Ülke olarak yine bir şeyler atlıyoruz. Hatta tren yine kaçacak. Şöyle ki;
Hepimiz depremin mekanizmalarına kitlendik, öncü, artçı tartışmalarına girdik ama ben çok daha büyük bir tehlikeden ( risk demiyorum direkt tehlike)
bahsetmek istiyorum. Bir kaç günden beri İstanbul Çapa, Avcılar gibi bölgelere biraz farklı işler için gittim.
Çok kısa şekilde izlenimlerim :
- Kızımın arkadaşarının bir kısmının ailesi, yakın olmam sebebiyle çocukların kaldığı evleri görmemi istei.
Tek kelime ile korkunç bir durum. Şehremini, Çapa civarlarında çocukların kaldığı evlerin neredeyse tamamı hasarlı.
Üstelik orta hasar seviyesinin üstünde: Durumdan çok daha kötüsü, bu yapılara az hasarlı raporu verilmesi.
Ev ahiplerinin belediye ve çevre müdürlüğüne baskısında söz ediliyor. Rezillik
- Kamu yapıları : okul, hastane, karakol, belediye ve bakanlıkların binaları.
Çapa tıp fakültesini gezdim. Bunu anlatmıştım ama bir daha emin oldum ki, kızımı ben bir şey değişmezse okula
göndermem arkadaş.
Ama tartıştığımız şeyler yanlış. Evet biz depremi burada tartışırız, üniversitlerin ilgili bölümleri tartışır, AFAD tartıpır.
Ama icraat yapacak devlet kurumları bunu tartışamaz. Yapar, yapmalı.
Yine vakit kayediyoruz, yine kaybedeceğiz.
Not : Sayın Hocam, sizin iletiniz altına alakasız bir yazı oldu, kusura bakmayın ama dayanamadım gördüklerimden .
Bi belediyenin icinde sayilirim. Eskileri bilmem genc muhendislerin hicbiri onay vermiyor. Bilgin olsun.