El Nino için tahminler daha da çılgın olmaya başlıyor. NOAA'da birkaç senaryo Kasım-Aralık aylarında +4°C ve üzerinde sıcaklık anomalisi tahmin ediyor. Ortalama ise şimdiden +3.5°C'yi geçmiş durumda. +4°C veren senaryolar şimdilik extreme senaryolar yani gerçekleşme ihtimalleri düşük ancak yine de +3°C geçilme ihtimali olabilir. Böyle bir durum sonucunda Küresel Isınma hızına hız katmakla birlikte Dünya'nın gelecek senelerdeki İklimimiz için etkileri de ciddi olacaktır. Özellikle El Nino'nun doğrudan etkilediği yerlerde başta Aşırı Yağış/Sel ve Şiddetli Kuraklık vb. olmak üzere böyle atmosferik olayların daha da aşırı ve yıkıcı olacağını söylemek zor değil...
Beiträge von O Sistem Buraya Gelecek!
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
C3S multi modelin (ECMWF, Met Office (UKMO), DWD (ICON), NCEP, Meteo-France, JMA, CMCC, ECCC ve BOM modelleri ortalaması) Mayıs ayı güncellemesi Yaz Mevsimi (Haziran-Temmuz-Ağustos) sıcaklık ve yağış tahmini:
-
Bugün ECMWF tahminleri güncellendi. Her yeni güncellemede El Nino sıcaklık tahminini yükseltmeye devam ediyor. Senaryolar artık +3°C ve üzerinde yoğunlaşmaya başladı.
Bu Yaz mevsimi sonunda Modern Tarihin En Güçlü Süper El Nino olaylarından biri ile karşı karşıyayız.
-
IRI modelini senelerdir takip ederim ancak yaz mevsimi için ülkemizde bu kadar normallerin üzerinde bir yağış tahmini yaptığını hatırlamıyorum.
Ülkemiz için Mayıs-Haziran-Temmuz ayları ortalamasına göre mevsim normallerin çok üzerinde oldukça yağışlı bir dönem tahmin ediyor.
Hatta Mayıs ayından Ekim ayına kadar tüm aylardaki yağış ortalaması mevsim normallerinin üzerinde olacak gibi duruyor.
Diğer tüm modellerde yaz mevsimi için yağışların normallerin üstünde olmasını tahmin ediyor:
C3S multi modelin (ECMWF, Met Office (UKMO), DWD (ICON), NCEP, JMA, CMCC, ECCC, Meteo-France ve BOM modelleri ortalaması) dün güncellenen Yaz Mevsimi (Haziran-Temmuz-Ağustos) tahmini:
Haziran-Temmuz-Ağustos ayları ortalamasına göre ülke genelinde yağışların normallerin üstünde olması tahmin ediliyor.
-
C3S multi modelin (ECMWF, Met Office (UKMO), DWD (ICON), NCEP, JMA, CMCC, ECCC, Meteo-France ve BOM modelleri ortalaması) dün güncellenen Yaz Mevsimi (Haziran-Temmuz-Ağustos) tahmini:
Haziran-Temmuz-Ağustos ayları ortalamasına göre ülke genelinde yağışların normallerin üstünde olması tahmin ediliyor.
Yine bu 3 aylık ortalamaya göre sıcaklıkların normallerin üzerinde olması tahmin ediliyor.
Haziran ayı için DWD (ICON) ülke genelinde ve ECCC modelinde ise ülkemizin güneydoğu kesimlerinde sıcaklıkların normallerde ve yer yer normallerin altında kalabileceğini de tahmin ediyor.
-
Dün güncellenen ECMWF tahminine göre bu yaz mevsimi sonunda Çok Güçlü - Süper El Nino olayına geçiş yapma ihtimalini verdi.
Orta dereceli Güçlü El Nino olayında bile 2026 - 2027 senesinde rekor sıcaklıklar bekleniyordu.
Kısacası, Süper El Nino tahmini gerçekleşirse, Küresel Isınma hızına hız katmakla birlikte 2026 - 2027 yılları Dünya'nın kayıtlı tarihteki en sıcak yıllar olarak kayıtlara geçecek olup, rekor hava sıcaklıkları, rekor deniz suyu sıcaklıkları ve rekor sayıda aşırı (extreme) hava olayları (başta aşırı sıcak hava dalgaları, sel vb.) kaçınılmaz olacaktır.
ECMWF Nisan ayı tahminleri bugün güncellendi. Her geçen ay El Nino sıcaklık tahminini yükseltiyor.
Bugün güncellenen El Nino tahminine göre bu Yaz mevsimi sonunda Modern Tarihin En Güçlü Süper El Nino olaylarından biri ile karşı karşıya kalabiliriz.
-
Bugün güncellenen CanSIPS modelinin Yaz mevsimi (Haziran-Temmuz-Ağustos) tahminine göre ülke genelinde normallerde sıcaklık ile ülkemizin kuzeybatı kesimlerinde normallerin altında sıcaklıklar ile geçirirken, ülke genelinde normallerin üzerinde yağışlı bir yaz mevsimi tahmin ediyor.
-
Bu akşam saat 20.30 itibariyle İstanbul'daki barajların doluluk oranı %62.26 'ya ulaşmıştır.
-
Geçtiğimiz hafta Libya açıklarında oluşan, Sirte Körfezinde güçlenen ve rüzgar hamleleri 90-100 km/h+ ve aşırı yağışlarıyla Libya'da karaya çıkan, Almanya Meteoroloji Servisine (DWD) göre "Jolina" ismi verilen ve amatör meteorologlar tarafından ise "Samuel" ismi verilen ve bu "Medicane" benim Mart ayında bu kadar erken gördüğüm karaya çıkan en güçlü "Medicane" oldu.
Bunun en önemli nedenlerinden biride oldukça sıcak olan Akdeniz suları hatta deniz suyu sıcaklıkları biraz daha yüksek seyretseydi daha güçlü bir oluşum ile karşılaşacaktık. Böyle oluşumlar için deniz suyu sıcaklığı elbette önemlidir ancak tek başına yeterli değildir. Yine de El Nino olayı ile birlikte muhtemel rekor derecedeki deniz suyu sıcaklıkları ile beraber sadece deniz suyu sıcaklıklarına bakarak aslında bu oluşumun şimdiden Akdeniz'in önümüzdeki süreçlerin fragmanı olduğunu söylemek zor değil...
-
2026 Şubat ayında normallerin çok üzerindeki deniz suyu sıcaklığına sahip en sıcak denizlerden biri Ege Denizi oldu.
Akdeniz ise Şubat ayındaki en sıcak 3. deniz suyu sıcaklıklarına sahipti.
Karadeniz'in Türkiye kıyılarındaki deniz suyu sıcaklıkları yine normallerin çok üzerindeydi.
-
Kırmızı çizginin gösterdiği 23 Mart 2026 itibariyle Küresel deniz suyu sıcaklıklarında son durum böyle:
1982-2022 arasına göre (grafikteki her bir çizgi bu 40 seneye ait ve sarı çizgi ise 1982-2011 ortalamasını gösteriyor) küresel deniz suyu sıcaklıklarının normalde bugünlerde en yüksek değerlere ulaşıp azalışa geçmesi gerekirdi ancak grafikten de anlayacağınız üzere artış daha devam edecek gibi duruyor...
-
Böylesine kıymetli bir analiz ve çalışma için çok teşekkür ediyorum Onur35 Elinize emeğinize sağlık.

2025 yazı, dediğiniz gibi La Nina olmasına rağmen extreme sıcak hava dalgaları yüzünden hem Türkiye'nin en yüksek sıcaklık rekorunun hem de birçok şehrin en yüksek sıcaklık rekorlarının kırılmasına neden olmuştu. 2025 yazı, son 55 senenin en sıcak 2. yaz mevsimi oldu. Önümüzdeki yaz mevsimi içinde mevcut parametrelere göre yine sıcaklık rekorlarının kırılacağını söylemek zor değil.


-
C3S multi modelin (ECMWF, Met Office (UKMO), DWD (ICON), NCEP, JMA, CMCC, ECCC, Meteo-France ve BOM modelleri ortalaması) Nisan-Mayıs-Haziran tahmini:
Nisan-Mayıs-Haziran ayları ortalamasına göre sıcaklıklar normallerin üzerinde olacak ve yine 3 aylık ortalamaya göre Kıyı Ege'de normallerin üzerinde yağışlar görülürken, ülke genelinde yağışların normallerde olması tahmin ediliyor.
-
Şubat ayında İstanbul Bölge (Kartal) merkez istasyonunda 24.7°C ile İstanbul'un Şubat ayındaki en yüksek sıcaklık rekoru kırıldı.
Florya istasyonunda ise bu kış mevsimindeki tüm aylarda (Aralık 2025 , Ocak 2026 , Şubat 2026) en yüksek sıcaklık rekoru kırıldı:
Aralık ayında 23.2°C ile en yüksek sıcaklık rekoru kırıldı.
Ocak ayında 20.6°C ile en yüksek sıcaklık rekoru kırıldı.
Şubat ayında ise 24.4°C ile en yüksek sıcaklık rekoru kırıldı.
Bu istasyonların eski rekorlarını ve kaç derece farkla yeni rekor kırdıklarını aşağıda Aralık-Ocak-Şubat aylarını hepsini ayrı bir tabloda paylaşıyorum:
Merkez Uzun Yıllar Aralık
Maksimum (°C)Aralık 2025
Maksimum(°C)FARK
(°C)FLORYA 23.1 23.2 0.1 Merkez Uzun Yıllar Ocak
Maksimum (°C)Ocak 2026
Maksimum(°C)FARK
(°C)FLORYA 20.5 20.6 0.1 Merkez Uzun Yıllar Şubat
Maksimum (°C)Şubat 2026
Maksimum(°C)FARK
(°C)İSTANBUL 23.4 24.7 1.3 FLORYA 22.5 24.4 1.9 -
1 Ocak 2025 - 31 Aralık 2025 tarihleri arasındaki Marmara Bölgesindeki deprem aktivitesi:
Toplam 2210 adet deprem meydana geldi.
Bunların en büyüğü Mw 6.2 Marmara Denizi depremi (İTÜ'ye göre Mw 6.3)
M 5 ve üstü büyüklüğünde toplam 3 adet deprem meydana geldi.
M4 ve üstü büyüklüğünde ise toplam 21 adet deprem meydana geldi.
-
Dün güncellenen ECMWF tahminine göre bu yaz mevsimi sonunda Çok Güçlü - Süper El Nino olayına geçiş yapma ihtimalini verdi.
Orta dereceli Güçlü El Nino olayında bile 2026 - 2027 senesinde rekor sıcaklıklar bekleniyordu.
Kısacası, Süper El Nino tahmini gerçekleşirse, Küresel Isınma hızına hız katmakla birlikte 2026 - 2027 yılları Dünya'nın kayıtlı tarihteki en sıcak yıllar olarak kayıtlara geçecek olup, rekor hava sıcaklıkları, rekor deniz suyu sıcaklıkları ve rekor sayıda aşırı (extreme) hava olayları (başta aşırı sıcak hava dalgaları, sel vb.) kaçınılmaz olacaktır.
-
Bir çok kez adam gibi bir sistem almamız gerekiyordu ve alamadık, peki neden?
Güney Avrupa -Sicilya bölgesi ve Sibirya -ural bölgesi.
Gelecek gibi görünüp detaylarla kaybettiğimiz sistemlerle ilgili, sizce gözden kaçırdığımız nedir
Özellikle son senelerdir daha da dikkat çekmeye başlayan bir durum var: İzlanda ve Norveç arasında daha çok 144-168 h vadelerinde bir anda beliren ve Baltık Denizi üzerinden aşağıya inerken güçlenen bir "parazit" durumu var.
Baltık denizi üzerinden inen bu parazit aslında çokta derinleşmese aynı zamanda ülkemize sistemin gelmesi ve konumu için iyi bir potansiyel taşıyorken, maalesef hep bu paraziti hep derinleştiğini gördüğümüz içinde sistemi ya oldukça doğuya atıyor ya da kuzeyde bırakarak ülkemizi es geçmesine neden oluyor.
Baltık Denizi'nin son yıllardır ısınması korkunç boyutta. Aslında konu yine dönüp dolaşıp Küresel Isınma konusuna geliyor.
Şimdi Baltık Denizi'nin son senelerdir nasıl ısındığına daha yakından bakacak olursak: (1. Görsel)
2000 senesine kadar aylık deniz suyu sıcaklığı ortalaması 0°C ila -1°C arasında olurken, 2000 senesinden sonra artık bu anomali +1°C değerlere yaklaşmış ve hatta +1°C değerini aşmaya başlamış.
Özellikle 2010 senesinden sonra artık deniz suyu sıcaklıklarının adam akıllı düşmediğini görebilirsiniz.
2021 senesi itibariyle aylık deniz suyu sıcaklığı ise aylık ortalamalarında kayıtlı tarihinde ilk defa +3°C değerinin üstüne çıkmaya başlamış.
Baltık Denizi'nde artık sonbahar ve kış aylarında bile çok ciddi bir şekilde soğuyamıyor. Denizde 2022 Kasım ayında, 1997 yılından sonraki Kasım ayındaki en yüksek SST değerleri ölçüldü. (2. ve 3. Görseller)
Aşağıya bu paraziti yaşadığımız bu seneden 1 Ocak 2026 tarihinde yaşadığımız bu örneğin sinoptiğini koyuyorum. (4. ve 5. Görseller)
Aslında sorunlar sadece Baltık Denizi'ndeki parazit nedeniyle değildi elbette. Yine bu sene özellikle Atlantik'te adeta koloni kuran parazitler yüzünden ve yine İber Yarımadası başta olmak üzere Akdeniz ve hatta dediğiniz gibi Sicilya bölgesine uzanan bir bölgede gelişen durumlar yine ben buradaki SST'lerin en önemli faktör olduğunu düşünüyorum. Yine belirttiğiniz gibi Sibirya-Ural bölgeside önemli. İlerleyen günlerde Akdeniz SST durumuna ve Sibirya-Ural durumlarına bakarak tekrardan böyle bir yazı paylaşmayı düşünüyorum.



-
Aşağıdaki grafikte şu andaki Dünya'daki ortalama küresel deniz suyu sıcaklıkları gösteriliyor. Mor çizgi ve "2026 to date" yazısı yazan kısım şu andaki küresel ortalama deniz suyu sıcaklığını gösteriyor.
10 Şubat'ta, 2023'teki El Nino olayı ile birlikte aynı çizgide ilerlemesine dair bu deniz suyu sıcaklıklarının 2026 yılı içerisinde nasıl ilerleyebileceğine dair bir tahmin yapılmıştı, bunu grafikte Kesikli Mor Çizgi olarak görebilirsiniz.
Fakat grafikten de anlayacağınız üzere ve hem de daha La Nina olayından yeni çıkmamıza rağmen (yani Kesikli Mor çizginin çok üzerinde) küresel ortalama deniz suyu sıcaklıkları tahmin edilenden ve beklenenden çok daha hızlı bir şekilde ısınmaya başladı.
İlerleyen süreçte El Nino olayınında hakim olmasıyla birlikte Dünya'da rekor düzeyde deniz suyu sıcaklıkları ile karşılaşabileceğimizi söylemek zor değil... Rekor derecedeki deniz suyu sıcaklıkları ise denizde/okyanusta yaşayan canlılar için hiç iyi bir şey değildir ve yine rekor derecedeki deniz suyu sıcaklıklarıyla birlikte extreme hava olaylarının artacağını söyleyebiliriz.
-
Bu konuda, ABD'de geçen hafta yaşanan bomba siklonuyla birlikte rekor kar yağışını örnek vererek ya da Moskova'da rekor kar yağışını örnek vererek veya başka ülkelerde yaşanan aşırı kar yağışları ve aşırı soğukları örnek verilerek "Hani nerede Küresel Isınma?" diye soruluyor. Ayrıca "Küresel Isınma'dan sadece bizim ülkemiz mi etkileniyor?* diye soruluyor. Hayır, sadece bizim ülkemiz etkilenmiyor, mesela İran'ın başkentinde yaklaşık 15 milyon kişinin yaşadığı Tahran'da Aralık ayında sular bittiği için şehrin tahliye edilmesi gündeme gelmişti ve yine örnek verecek olursak, 2025 senesi, hep kapalı havasıyla bildiğimiz Birleşik Krallık'ta en açık gün yani en çok güneşli gün sayısına sahip bir sene oldu ve en sıcak sene oldu ve hatta Birleşik Krallık'ta bazı barajlar alarm durumuna gelecek seviyeye kadar düşmüştü. Yani tüm Dünya, Küresel Isınma'dan etkileniyor ancak en çok etkilenen bölgelerden birisi ise bizimde içinde bulunduğumuz Akdeniz Havzasıdır. Ne yazık ki Küresel Isınma'nın tam olarak anlaşılmadığını görüyorum.
Küresel Isınma, Dünya'nın küresel ortalama sıcaklıklarının artması demektir. Bununla birlikte extreme hava olaylarının artması demek. Yani Dünya'da yine aşırı soğuk hava dalgaları, aşırı kar yağışları görülmeye devam edilecektir. Hatta rekor derecede soğuk ve kar yağışları mümkün olmaya devam edecektir.
Başta Jeolojik kayıtlar olmak üzere birçok parametre sayesinde Dünya'daki son 500 milyon senedeki İklim kayıtlarını biliyoruz. Hatta şu anda içinde yaşadığımız dönem son 500 milyon yıl içerisindeki en soğuk dönem. Önceki dönemlerde çok daha sıcak bir Dünya var idi. Günümüzde yaşanan Küresel Isınma ise Dünya'nın kayıtlı tarihindeki en "HIZLI" ısınma. İşte sorunda tam olarak budur: Dünya'nın bilinen tarihte bilinen en "HIZLI" ısınmanın içerisindeyiz: Geçen sene bugün bu konu hakkında bir konu açmıştım: Küresel Isınma ve beraberindeki iklim değişikliği için : İnsanlık İçin Son Çıkış bu konuyu görmeyenlere daha kapsamlı ve detaylı yazdığım bu konuyu okumanızı öneriyorum: İnsanlık İçin Son Çıkış
Yine ilerleyen günlerde sadece ülkemizin değil, Akdeniz Havzası başta olmak üzere bu durumdan Dünya'nın nasıl etkileneceği, ondan sonra ülkemizdeki tüm denizlerimizdeki ortalama sıcaklık değişimlerini de dahil edeceğim Türkiye'deki bu durum nasıl daha ciddi şekilde etkilemeye başlayacak bunun hakkında yazılar gelecektir. Şu anda La Nina olayından çıkıyoruz ve El Nino olayına yeni yeni geçiş yapmamıza rağmen Dünya'daki tüm deniz suyu sıcaklık ortalaması çok ciddi şekilde yükselmeye başladı, önümüzdeki 2026 Yaz mevsiminin Dünya için zor geçeceğini söylemek zor değil, bunun gibi Küresel Isınma ve İklim Değişikliği olayları hakkında paylaşımları da aktif bir şekilde sürdürmeye devam edeceğim.
Alles anzeigenSon yılların en Soğuk Şubat ayını geçirirken yaşadığımız bu Dünya'nın ve Türkiye'nin en büyük problemlerinden birini unuttuk:
Konunun başlığını "Küresel Isınma veya İklim Değişikliği vb." başlıklar koyabilirdim, ancak şu an koyduğum bu başlık bu konuya çok daha uygun. Çünkü artık geri dönülemez yola girdik.
4.57 milyar yaşındaki Dünya’mız aktif jeolojik olaylara ve atmosferik olaylara sahip olduğundan bir iklime sahiptir ve bu iklim “Doğal” yollar ile ( yani İnsan etkisi olsada olmasada ) her zaman değişmiştir ve değişmeye de devam edecektir.
Ancak günümüzde yaşanan "Küresel Isınma" Dünya'nın son 500 milyon yıldır yaşadığı en "HIZLI" ısınma. Bunda tabii ki insanoğlunun etkisi çok büyük. (Tabii hızlı ısınma ve hızlı soğuma kavramını anlaşılır olması adına kullanıyorum. Süpervolkanik patlamalar veya devasa göktaşı çarpmaları olayları ile de çok kısa süre içerisinde çok hızlı küresel soğumalar olabiliyor.)
İçinde bulunduğumuz Küresel Isınma'da işte anlaşılmayan durumda bu "Hızlı" kavramı işte.
Bende bu konuda: Küresel Isınma'da "Hızlı Isınma" kavramı ne demek, Küresel ısınma ve İklim Değişikliğiyle birlikte yaşadığımız bu Dünya'da neler oluyor ve neler olacak, İnsanlık olarak nereye doğru gidiyoruz bunları anlatmaya çalışacağım. Ama tabii bunu da söylemek istiyorum: benim meteoroloji, atmosfer fiziği, iklim veya klimatoloji üzerine dair bir eğitimim yok, bunların hepsiyle amatör olarak ilgileniyorum.
Ayrıca bu forumda, sosyal medyada, etrafta gördüğünüz ve duyduğunuz "Küresel Isınma'nın ve İklim değişikliğinin yalan olduğuna" veya "Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin 'dış güçlerin' bir oyunu olduğuna" ya da "daha doğrusu zaten Dünya'nın her zaman yaşadığı iklim döngülerinden geçtiğimizi bu yüzden Küresel Isınma'nın çok önemli olmadığını söyleyenlere" karşı bu konuyu açmak ve İklim değişikliği ile birlikte ülkemiz Türkiye başta olmak üzere Dünya'yı nasıl bir gelecek beklediğine dair vb. konuları olabildiğince en kısa ve en anlaşılır şekilde anlatmak istiyorum:
Dünya'daki son 500 milyon yıllık tarihindeki iklimi ve iklim değişikliklerini gayet iyi biliyoruz (1. Görsel).
Dünya'mızın şu andaki küresel ortalama sıcaklıkları 15°C-16°C'dir. Ancak günümüzden 60 milyon sene önce, 100 milyon sene önce ve 425 milyon sene önce, bugünkünden çok daha aşırı sıcak olan bir Dünya vardı. Dünya'daki tektonik levhalar hareket halinde olduğu geçmiş senelerde tüm kıtalar ekvatora ve çevresine daha yakındı bu yüzden de kutuplarda kara olmadığı Dünya'nın ortalama sıcaklıkları daha yüksek oluyordu.
Canlı popülasyonun epey fazla olduğu ve Dinozorların Dünya'ya hükmettiği 100 milyon sene önceki Dünya'nın küresel ortalama sıcaklıkları yaklaşık 35°C idi.
Yani Dinozorların yaşadığı dönemde bugünkünden ortalama olarak 20°C çok daha sıcak bir Dünya vardı.
Yani şu anda son 500 milyona baktığımız zaman aslında çok soğuk bir dönemde yaşıyoruz.
Ancak şu anda yaşayan tüm canlılar 15°C-16°C küresel sıcaklık ortalamasına göre yani günümüzdeki koşullara göre adapte olmuş durumda yani bu yüzden 1.5°C veya 2°C işte iklimi ciddi bir şekilde ve bunula birlikte canlı popülasyonunu etkiliyor.
1. görselde gördüğünüz üzere 445 milyon yıl önce Ordovisyen kitlesel yok oluşu, 225 milyon yıl önce Permiyen kitlesel yok oluşu ve 66 milyon yıl önce Kretase-Tersiyer kitlesel yok oluşları zamanlarında Dünya'da günümüzdeki kadar olmasa da önce hızlı bir soğuma sonrasında çok ciddi bir ısınma gözüküyor. Buradaki ani iklim değişiklerini yaratan olaylar ise süpervolkanik patlamalar ve dev göktaşı çarpma olaylarıdır.
İnsanoğlu, ilk başta kömürü enerji olarak kullanabileceğini fark ettiğinde Dünya'nın her yerine kömür ile çalışan termik enerji santralleri kurmaya başladı. Ondan sonra sanayi devrimiyle beraber her yere fabrikalar kurmaya başladı ve çok hızla artan fosil yakıt kullanımı ile Dünya'nın her geçen sene küresel ortalama sıcaklıkları daha da artmaya başladı.
2024 senesinde ilk defa Küresel ortalama sıcaklıkları 1850-1900 yıllarına göre göre yani 150 sene önceki küresel ortalama sıcaklıklarına göre 1.5°C eşiğini geçti. Aralık 2015'te Paris İklim Anlaşması imzalandığında, Dünya'nın Mart 2045'e kadar 1,5°C eşiğine ulaşacağı tahmin ediliyordu. Son verilere göre artık 1.5°C eşiğine 2030 yılının Haziran ayında ulaşacağız. Zaten "şimdilik" 2024 senesinde bu eşiği geçtik bile...
Son 150 senede küresel ortalama sıcaklıkların +1.5°C üzerine çıktığı bir dönem yok. İşte bu yüzden canlı popülasyonlarının adapte olamayacağı şekilde çok hızlı bir şekilde bir "ısınma" var.
Ayrıca Küresel Isınma biraz yanlış anlaşılabiliyor aslında sadece her geçen gün küresel ortalama sıcaklıkları artacak demek değil. Şu şekilde de diyebiliriz: Bizler Kutuplarda rekor derecede soğuklar ile karşılaşabileceğiz veya çoğu ülkede +40°C'ler artık normal bir hale gelmeye başlayacak. İklim değişikliğiyle birlikte ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasında kuraklık sorunu baş göstermeye başlayacaktır.
2. grafiktede gösterildiği üzere her geçen senede aslında Dünya'nın küresel ortalama sıcaklıkları ciddi şekilde artmıyor. Mesela Dünya'da 1960'lar, 1940'lara göre daha soğuk geçmiş. Yani sadece bu 20 yıla baktığımız zaman aslında küresel ortalama sıcaklıkları daha da düşmüş. Aynı şekilde 1995'ten sonra daha sıcakken, 2000'li senelerin başlarında küçükte olsa küresel ortalama sıcaklarında düşüş olmuş. Yani Küresel Isınma'yı anlamamız için sadece 20-30 senelik verilere bakmak yeterli olmayacaktır. Son 150 seneye baktığımızda Küresel Isınma'nın etkisini anlayabiliyoruz.


NASA, Hadley/UEA, NOAA, Berkeley ve Copernicus ERA5 tüm veriler son 150 yıldaki ısınmayı gösteriyor. Buradaki tüm verilere baktığımızda Dünya'mızın son 50 senedir çok ciddi şekilde ısındığını söyleyebiliriz. Özellikle 2000 senesinden sonra ısınmanın çok daha ivme kazandığını söyleyebiliriz.
Küresel Isınma için gerçekten "Ya Şimdi, Ya Hiç” kuralıyla birlikte ya şimdi adam akıllı önlemler ile olabildiğince yavaşlatmaya çalışacağız ya da hiç bir zaman başaramayacağız.
Dünya'mızı çok hızlı bir şekilde mahvediyoruz. Dünya'mız zaten 5 kere Büyük Kitlesel Yok Oluş yaşadı, 6. Kitlesel Yok Oluşumuzu kendi kendimize getirmeyelim.
"Doğayla savaş halindeyiz, kazanmamız halinde zaten çoktan kaybetmiş olacağız..."
Bugün yaşadığımız küresel ısınmanın baş sorumluları olan "Para ve İktidar Sahiplerine" ünlü Kızılderili atasözünü hatırlatarak bu yazımı sonlandırmak istiyorum:
“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacaksınız...”
Themaİnsanlık İçin Son Çıkış
Son yılların en Soğuk Şubat ayını geçirirken yaşadığımız bu Dünya'nın ve Türkiye'nin en büyük problemlerinden birini unuttuk:
Konunun başlığını "Küresel Isınma veya İklim Değişikliği vb." başlıklar koyabilirdim, ancak şu an koyduğum bu başlık bu konuya çok daha uygun. Çünkü artık geri dönülemez yola girdik.
4.57 milyar yaşındaki Dünya’mız aktif jeolojik olaylara ve atmosferik olaylara sahip olduğundan bir iklime sahiptir ve bu iklim “Doğal” yollar ile ( yani İnsan etkisi olsada…
O Sistem Buraya Gelecek!1. März 2025 um 21:30 -
Türkiye ve yakın çevresinde 2025 senesinde (1 Ocak 2025 - 31 Aralık 2025) toplam 54.072 adet deprem meydana geldi. (1. Görsel)
M 4 ve üstü büyüklüğünde ise toplam 453 adet deprem meydana geldi. (2. Görsel)
Bunlardan 5 tanesi M 6 ve üstü büyüklüğündeki depremler:
Marmara Denizi - 23 Nisan 2025 - Mw 6.2 (İTÜ tarafından bu depremin büyüklüğü Mw 6.3 olarak güncellendi.)
Sındırgı - 10 Ağustos 2025 - Mw 6.1
Sındırgı - 27 Ekim 2025 - Mw 6.0
Girit Adası - 14 Mayıs 2025 - Mw 6.1
Ege Denizi - 22 Mayıs 2025 - Mw 6.2
