Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Narsil

    Kesinlikle haklısınız. Aktif bir fay. Hatta konuyla ilgili bir şey söyleyeyim. Naci Görür Hoca, Fransız araştırma ekibiyle Marmara denizinde yaptığı çalışma da, özellikle Mürefte açıklarında ( ki konum olarak uçmakdere açıkları daha doğru olabilir) su altında yoğun gaz çıkışı görüldüğünü söylemişti.

    Bu fay hattının aktif olduğuna dair ciddi bir bulgudur. Buna karşılık yine tarih boyunca :) Gökçeada depremleri oluştuktan sonra, Ganos fayının harekete geçtiğini ( tetiklendiğini) söylemek zor.

    Ama dediğiniz gibi ve katıldığım görüş, her zaman tarihsel döngünün belirleyici olmayabileceği.

    Ben o fay hattının kırılmasından, beklenen İstanbul depremi kadar korkuyorum. Çünkü, Gelibolu, Keşan, Tekirdağ, Şarköy, Mürefte ve o hattaki yerleşimlerin yapı stokları, deyim yerindeyse, içler acısı bir halde. Hem maddi hem de manevi ciddi yıkımlar bizi bekliyor olabilir.

    Umarım bekledğim gibi olmaz.

    Hayırlı akşamlar, iyi forumlar

    Depremlere baktığımızda tekirdağ-yeniköy açıklarında sıklaştığını görüyoruz buda doğal. 1912 yılından beri enerji biriktiren ve ben hala aktifim diyen bir fay var orada. Daha önce bu konuda adı geçmişti Ganos fayının. Oluşan depremler bu fayın aktifliğini gösteriyor.

    Ganos fayının kırılmasına daha var :)

    En son 1912'de kırılmıştı, daha tarihsel döngüsünü tamamlamadı.

    Ama emin olduğum tek konu var, o da "Ganos" kırıldığında, Gelibolu Yarımadası değil, sanırım Gelibolu Adası diyeceğiz :)

    Not : lütfen deprem konusunda dalga geçtiğimi düşünmeyin. Ben Gelibolu'luyum. Şarköy-Mürefte depremi ve Gelibolu adası muhabbeti gençliğimizden beri arkadaş grubu arasındaki bir espridir. Burada okuyunca aklıma gedi.

    ege 1 yildir cok sallaniyor..bilim adamlari olagan diyorlar..allah korusun tum insanligi..gecmis olsun.

    Ege denizinde olan depremler ile, marmara denizi ve KAF hattı üzerinde olan depremlerin mekaniği farklı.

    Marmara ve KAF hattında olanlar, aktif fay hatlarının hareketleri ile oluşurken, Ege denizi depremleri Volkanik hareketler ile oluşuyorlar.

    Volkanik hareketler bazen yerel ufak fayları da harekete geçirebiliyor. Ama magma'nın hareketlerine paralel bazı yıllar çok hareketli olurken bazı yıllar çok sakin geçebiliyor. El Nino - La Nina hareketleri gibi :))

    Onun için Bahsettiğiniz hareketlilik bu sebeple olağan bir durum, sorun olacağını tahmin etmiyorum


    hayırlı akşamlar

    merhaba;

    Hep "deprem" konusunda denk geliyor yazmak ama, bazı mesjları görünce dayanamayıp yazıyorum.

    Birincisi, zaman konusu. Zaman konusunda yorum yapmanın hatalı olduğunu hep tartışıyoruz zaten. Depremlerin zamanı bilinemez ve hatta tahmin de edilemez. Sadece geçmiş yılların istatistiksel geçmişi size analiz imkanları sağlar.

    İkincisi Richter ölçeği adını verdiğimiz "skala" aslında logaritmik bir skaladır. Basitçe anlatmak gerekirse, 0,1 ile 0,2 arasında tam bir kat büyüklük vardır. mesela 7,1 büyüklüğündeki bir deprem, 7,0 büyüklüğündeki bir depremin 2 katıdır.

    Bu ne demek? İstanbul'da beklenen 7 ve üstü bir depremin, depremciklerle soğurulması için, binlerce küçük depremin, yakın zamanlarda olması gerekir ki şu anda söz konusu değildir. yani küçük depremler büyük depremin şiddetini teorik olarak azaltır ama pratikte faydası olmaz. Aynı zamanda beklenen büyük depremi tetiklemek ile de ilgisi bulunmaz. Ama 1999 depremini hatırlarsanız, depremden sonraki gün, Yalova açıklarında kısa zaman aralığında yüzlerce depremcik oluşmuş, Rahmetli Mete Işıkara insanları uyarmak zorunda kalmıştı, ama bir şe çıkmadı şansımıza.

    Koku konusuna gelirsek, İstanbul için tabi, faylardan çıkması olası kükürt, metan gibi gazların yayacağı kokular, İstanbul'un kanalizasyon, çöp, ekzost gazları, sanayi tesislerinden yayılan kokuların yanında göz ardı bile edilebilir. inanın o kokuların kaynağı kesinlikle doğal değil, doğal olmayan insan kaynaklı kokulardır.

    Sevgili arkadaşlar;

    bu konularda en önemli husus, insanları paniğesevk edecek favranışlardan kaçınmak olmalıdır. İlk etki, hatalı, panik davranışlar şeklin de gözlenir ki, çok risk içeren bir durumdur, ikinci etki içinde, "yalancı çoban" masalını bulup okumanızı öneririm :)


    panik yaratmayın, ama önleminizi de almayı unutmayın.

    Hayırlı geceler olsun sizlere

    Teşekkür ederim arkadaşlar iltifatlarınız için.

    Tabi analiz yapmak dediğiniz gibi güç bir uğraş ve özellikle bizler gibi tek donanımı internete bağlı bir bilgisayar olanlar için daha da zorlu ve çok dikkatli olunması gereken bir süreç.

    Elimdeki tek veri depremlerin tarihsel devinimleri. İran öngörüsü tamamen bu istatistiksel bağlı bir öngörüdür.

    Lütfen bir "kehanet" ve tutması olarak düşünmeyin.


    bu vesile ile, depreme hazır olmakta, yapılması gereken işleri savsaklamamakta fayda var.

    tekrar teşekkürler ve iyi forumlar dilerim.

    Narsil

    Türkiye hakkında öngörü konusuna zaten herhangi bir qtıfta bulunmadım. Güney Amerika ve takiben Alaska ve hatta Şili öngörünüze de kesinlikle katılıyorum.

    mesejınıza lave olarak tarihsel depremsellik sürecinde sadece Asya ve kişisel tahminim olarak da İran'a da ben dikkat çekmek istedim.

    hemfikiriz, sorun yok :)

    selamlarımla, iyi forumlar

    Ateş çemberinde işler karışık, son zamanlardaki güney amerika depremleri dikkat çekiyor..

    Yerküre üzerindeki "fay hatları" ya da "çatlak-kırık" sistemlerini düşünürseniz, o çoğrafya da enerji boşalımları / enerji yüklemeleri kaynaklı sıra depremler oluşuyor. Aslında öngörünüzde çok haklısını, bu aralar Güney Amerika çoğrafyası çok aktif. Fakat tarihsel döngü, ikinci aktif çoğrafya'nın, Asya çoğrafyası olacağını gösteriyor ki, Türkiye risk bölgesinde yer almasına rağmen, esas tehlike İran için söz konusu olacak.

    Venazuella'da 7.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin bir özelliği de yüzeye çok yakın bir konumda gerçekleşmesi.

    henüz ölü/yaralı/kayıp sayıları hakkında bir bilgi yok. Ama yüzeye yakın ve 7.0 büyüklüğünde gerçekleşmesi, yerleşim yerlerine olan yakınlığa göre tehlikeli olabilecek bir deprem.

    Allah tüm Venezuella halkının yardımcısı olsun.


    Ekleme : USGS depremin büyüklüğü 7,3, derinliğini 123 km. olarak revize etti. Yüzeye yakınlık kriteri düzeltildiğine göre yerleşim yerlerine olan uzaklığı hasarı belirler. Yinede çok büyük bir deprem ve ekonomik sorunlarla boğuşan Venezuella halkı için çok kötü bir gelişme. Allah yrdımcıları olsun.

    17.Ağustos.1999 deprem felaketinin 19.yıl dönümünde hayatını kaybeden yurtdaşlarımıza başsağlığı dilerim.

    Yaşamını yitirmeyen ama o felaketin tüm acısını, yaralanıp hastanelerde, evinde çeken, yüreklerinde derin yaralar açılan diğer yurtdaşlarımıza da, içlerinde asla dinmeyecek o acıyı bastırabilmeleri için Allah'ımdan o insanlara güç vermesini dilerim.

    Yüce rabbim bizlere ve ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın.


    Bir dakika durup düşünelim sadece.

    ne yaptık, ne yapıyoruz, ne yapacağız.

    Çok da fazla spekülatif konular yazıp forumu meşgul etmek istemiyorum ama yazmasam da kendimi vicdanen rahatsız hissedeceğim. :)

    biraz önce haber sitelerini gezerken bir haber / manşet ile karşılaştım. İçeri olarak aynen şu;

    " Yıldız Teknik Hocasından uyarı, büyük felaket geliyor. 7,7 ile İstanbul yıkılacak"

    alıntı ! yapılan haber içeriği ise şu;

    https://www.haberler.com/prof-dr-ersoy-…1148515-haberi/

    Aslında Hoca, yeni bir şey söylememiş, hep bilinen gerçekleri, afet yönetimi prensipleri içinde tekrarlamış.

    Buna karşılık "medyamız" içeriği alıntılarken, resmen insanları ürkütmek, korkutmak ve ilgi çekmek amaçlı olarak resmen içeriği çarpıtmış.

    Bununla ilgili yazacak çok şey var ama, elim varmıyor yazmaya.

    Sevgili dostlar, dolmuşa gelmeyin, önlemlerinizi almaktan ve sesinizi duyurmak için de bağırmaktan vazgeçmeyin.


    sevgi ve selamlarımla

    soda141

    merhaba;

    Lütfen yanlış anlamayın sizin şahsınızla alakalı bir şey değildir yazacaklarım.

    Deprem zaman tahmini için bazı teknikler geliştirilmeye çalışılıyor. Mesela kayaçların gerilimini elektriksel çıktılara bağlayan sistemler, yine kayaçların milimetrik hareketlerini ölçümleyip analizler yapan sistemler, ses ölçümleri vs.

    ama halen çok olumlu sonuçlar alınamadı bu çalışmalardan. Bazı tekniklerle sadece "başlayan" bir sismik hareketin, yerleşim yerlerine ne kadar zamanda geleceğini / ulaşacağını bilen sistemler geliştiriliyor.

    şimdi linkteki bilgiyi eleştirmek amaçlı olarak;

    Bulutlara, bulut tip ve yönlerine bakarak bir tahmin tekniği kullanıldığı söyleniyor. Ama bilimsel anlamda geçerliliği olmayan bir yöntemdir.

    Çünkü;

    fay hatlarındaki sismik hareketlenme öncesi/sırasında/sonrasında gaz çıkışları olduğu bir gerçek. Fakat bu gaz çıkışları daha çok, metan, sülfür gibi gazların çıkışları kaynaklı olup, bildiğmiz anlamda değişik tipte "bulutlar" oluşturmaz.

    yani bulutlara bakarak deprem tahmini yapmak "bilimsel" bir yöntem değildir.

    o bakımdan, bu tür spekülasyonlara inanmak sadece hayatı çekilmez kılan detaylardır :)

    İstatistiksel olarak, içinde olduğumuz çoğrafya da büyük depremler olacağını bliyoruz. Yapmamız gereken şey basit aslında.

    Yapıların güçlendirilmesi, güncel afet planlarının oluşturulmasıve asla bilimsellikten uzaklaşmamak.

    sevgi ve selamlarımla

    KUZEY

    soda141

    Merhaba arkadaşlar,

    Aslında, her şeye muhalefet eder şekilde, konulara " jaws" şeklinde atlama taraftarı değilim. Yanlış anlamayın lütfen :)

    Fakat fazla uzatmadan, bir kaç noktayı belirtmek isterim.

    Hava şartları ile deprem ilişkisi, bilimsel olarak kurulabilen bir ilişki değildir. Sadece bazı durumların, tesadüfen bir araya gelmesi söz konusu olabilir ama neden-sonuç ilişkisi kurmak hatalı olabilir.

    17 Ağustos depreminde, havanın aşırı sıcak olması, rüzgar olmaması, yüksek basınç etkisi de depreme eşlik edebildiği gibi, 1924 Erzincan depremi, Gölcük depremi ile tam tersi hava koşullarında gerçekleşmiştir.

    Diğer bir konu gök cisimlerinin, Dünya ile konumları ve deprem ilişkisi.

    Teorik olarak, çekim etkisinin, Dünya üzerindeki tabakaları etkilemesi olası tabi.

    Ama med-cezir olayı, her ay tekrarlanan bir olgu ( ay'ın dünya etrafındaki yörngesi kaynaklı) ama bu olası yörünge içinde fazla yaklaşması ve diğer gezegenlerle özel sıralanım pozisyonlarının, ilaveten getireceği çekim gücü, gözardı edilebilecek bir güç olabilyor.

    O bakımdan stress altına girmeden, doğanın güzellikleri yaşamak gerek :)

    Ama KUZEY arkadaşın dediği gibi, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu da unutmadan, tedbiri elden bırakmamakta lazım.

    iyi forumlar dilerim, sevgi ve saygılarımla

    ilker.gunebakan hocam, siz ve çevrenizdekiler gece oluşan hadiseyi, İnşallah zararsız ziyansız atlatmışsınızdır.

    Teşekkürler ilginiz için. Bulunduğum semtte, kırılan ağaç dalları harici bir sıkıntı olmadı

    Ama Çorlu için elektrik arızaları devam ediyor

    Ben zaten sorun yaşıyorum ama, bulunduğum mahalle de internet yok. Elektrik kesintisi veya altyapı sorunu yaşanıyor. İşin kötüsü mobil operatörler, mesela Turkcell de de kesintiler var. Dolu sebepli araçlarda hasar var deniyor ama, ben de bir şeyyok. Sanırım Emlak Konut bölgesi daha da şanssız bu konuda.

    Şimdilik bilgim bu yönde, farklı bilgiler gelirse paylaşırım.

    Sizlerde kendinize çok dikkat edin.

    Sevgi ve selamlarımla

    CAPE çok fazla yüksek görülüyor değil mi?

    Mikdat Kadıoğlu Hoca da twitlerinde uyarıyordu. özellikle yarın için kararsızlığın çok arttığını, sel, dolu, şiddetli yağışalara hazır olunması konusunu vurguluyordu.

    İnşallah kazasız belasız bu dönemi atlatırız.

    iyi forumlar olsun

    Kış aylarında haber kaynakları faal durumdaydı ama yaz sezonu dolayısı ile biraz sönük kalıyor bilgi akışı :)

    Penceredeb baktığım kadarıyla, Çorlu'da hava kapalı ama nispeten sakin bir gece gibi görülüyor.:)

    Kütleler Çorlu bölgesini teğet geçip, Silivri taraflarından İstanbul'a kaçıyorlar sanki. :)

    Hadi bakalım hayırlısı.

    Yaklaşık 1 saat önce, yoğun gökgürültüsü ve şimşekler eşliğinde sıkı bir gösteri ger.ekleşti. Tabi bulunulan mevki önemli.

    Ben, Zafer mahallesi, Mekke camii civarlarındayım. Diğer Çorlu ve Tekirdağ sakinlerinden bilgi almak öneml.

    Allah, kazasız belasız güzel yağışlar versin inşallah.


    Hayırlı forumlar