Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Narsil

    Kesinlikle Hocam, Cascadia çok büyük risk faktörü artık. Bir dönem sessizdi. Hatta "artık büyük deprem üretir mi acaba?" soruları gelmeye başlamıştı.

    Fakat son dönemlerdeki hareketler, "ciddi bir aktiflik" mesajı verdi.

    Ben ABD'nin San Andreas'ı göz ucuyla izleyip, buraya yoğunlaştığını düşünüyorum. Umarım olmaz ama

    olursa, dünyanın eğimi, dönüş hızı, plakaların hareketleri, volkanlar ve bir çok parametreyi değiştirir.

    Allah hepimizi korusun diyeyim.

    California'da, San Andreas fay hattında beklenen büyük deprem yaklaşık 8.0 büyüklüğünde oluşacak.

    Esas sorun San Andreas değil aslında. Daha kuzeyde, Oregon eyaletinin karşısında "Cascadia" dalma-batma zonu çok daha büyük bir tehlike.

    Bu hatta beklenen deprem 9 büyüklüğünde olacak. San Andreas fayının etkileri ABD ile sınırlı kalırken,

    "Cascadia" zonundaki deprem çok büyük Tsunami'ler oluşmasına hatta tsunami dalgalarının Avrupa kıtasını bile vurmasına sebep olabilecektir.

    Üstelik bu Tsunami dalgaları, çok hzlı - çok güçlü - çok yüksek olabileceklerdir.

    Son zamanlarda Cascadia zonunda bir takım depremler oluyordu ama bu olan deprem her iki fay hattı içinde öncü - tetikleyici unsur olabilecektir.

    Sıkı takipte fayda var.

    Not : Son zamanlardaki en risk içeren durumdur. cascadia dalma-batma zonunda 9 büyüklüğünde bir deprem dümyanın bir çok yerindeki fay hatları için tetikleyici olabilir.

    Diyorum ya hocam Çernobil'de böyle başladı yalanlamalar ile.ABD'nin de acil olarak toplanması "acaba" dedirtmiyor değil.ABD ya bu yüzden acil toplandı yada İran'a saldıracaklar diye düşünüyorum.

    Hiç bir açıklama yok ama, ABD,Rusya ve Çin acil durum ilan etmişler, BM güvenlik konseyi toplantıya çağrılmış, AB'de acil komisyon oluşturup, komisyon başkanlığınıda Almanya Savunma Bakanını getirmiş.

    Ama hiç bir haber, sızıntı da yok.

    Çok ilginç, tek goy goy Türk twitter hesaplarında var.

    Benim tahminim, eğer bu aciliyet geçerli ise, İsrail veya ABD İran'ı vuracak, bilgilendirme yapıldı, bunun hareketlenmesini yaşıyoruz. Ya da düşük olasılık K.Kore.

    Ama dediğiniz gibi, böyle dünyayı harekete geçirecek bir nükleer alarm durumu varsa, durum ciddi demektir.

    Bu arada Rusların kazaya uğradığı söylenen nükleer denizaltısı ile ilgili ABD'nin acil durumla toplandığı söyleniyor.Aklıma Çernobil geldi yine ondada başlarda saklamaya çalışmıştı Ruslar ancak bu sefer cidden olay doğruysa durum daha ciddi onlarca nükleer bomba taşıyordur o deniz altı

    Norveç yalanladı nükleer sızıntı iddialarını ama belli olmaz yine bu işler.

    Narsil

    hocam,

    Depreme gerek kalmadan önlem almayız biz. Eski dere yataklarına konutlar yaparız, Akarsulara HES'ler filan.

    Türk ulusunun beğenmediğim taraflarından biri de, " Kervan yolda düzülür" mantığıdır. Yok kardeşim, kervan yolsa filan düzülmüyor.

    Önlemini al, planlamanı yap, projelendir ve projene uy, kontrol et, denetle.

    Her şeyi kuralına göre yapsak başımız ağrımayacak ama işte aksiyona özlem duyan bir toplumuz.

    Ne demişler;

    "nerede hareket, orada bereket" :)

    Ilker Gunebakan Hocam bugün Pendik Sülüntepe diye bir yerdeydim İstanbul'dayım 2 gündür seminer için yolda yürüyordum bildiğin ayakkabımın altına asfalt yapıştı erimiş zift gibi cıvık cıvık şasırdım cidden ilk kez başıma geldi.Çok yazık cidden bu betonlaşma ile birlikte bu kadar ısınma normal.

    Değerli Hocam;

    Betonlaşma bir sorun, planlama yapılmadan kentlerin rüzgar geçiş yollarını kapatacak şekilde olan yapılaşma bir sorun,

    Plansız şekilde yapılan, Termik, Jeotermal ve Doğalgaz çevrim santralları bir sorun, HES'ler bir sorun, kontrolsüz sanayi tesisleri ayrı bir sorun:)

    Amiyane bir tabirle, " Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete" görüntüsü bu.

    Allah sonumuzu iyi etsin demekten başka çare yok.

    Bir çok ülkedeki twitter yazışmalarını filan takip etmeye çalıştım ama, bahsi geçen iddiaları Türk Twitter hesapları dışında paylaşan filan da yok :)

    Sadece ABD - Beyaz Saray açıklamaları var, "sorun yok, çayınızı kahvenizi için kardeşim" diye.

    İlginç :) Umarım Türklerin heyecanıdır da, başımıza iş açılmaz :)

    selamlar

    Dünyadan çok ilginç haberler geliyor.Trump'ın öldüğü iddiası var (Yalanlandı). Rusya'nın patlayan denizaltısının abd'nin vurduğu ve büyük bir nükleer sızıntının olduğu söyleniyor (iddia).Ayrıca abd başkan yardımcısı acilen beyaz saray'a geri çağırıldı ve rusya,çin,ab acil toplanma kararı aldı.Diğer bir iddia ise İsrail,İran'ın nükleer bilgilerini ele geçirdiği ve Abd Başkanı Trump'ın vur emri verdiği İran'a harekat başladığı yönde.İlginç olaylar oluyor takipteyiz.

    İsrail Başbakanı Netanyahu: “Trump'u, Mossad'ın; İran nükleer programına ait gizli bilgilerin ele geçirilmesi operasyonu öncesi bilgilendirdim.”

    Nükleer sızıntısı iddiaları var. Durum ciddi.

    Norveç, nükleer sızıntı olduğuna dair bir ölçüm olmadığını bildirmiş. Büyük olasılık Nükleer sızıntı veya bir denizaltının vurulması değil olay.

    Benim tahminim, ABD'nin, İran'a veya ( düşük olasılık K.Kore) bir saldırı düzenleyeceği ve Rusya, Çin, Almanya,Fransa ve İngiltere'yi bilgilendirdiği.

    Dünya çapında böyle bir hareketliliğin başka açıklaması yok.

    White Tiger28

    Küresel ısınma ( aslında buna küresel iklim değişimidaha doğru) sürecinde insan etkisi mutlaka var.

    Kimse aksini iddia edemez. Ama düşüncem / düşüncemiz sürecin dünyanın doğal bir süreci olduğu ve insan etkisinin bu sürecin bir parametresini

    oluşturduğu.

    Şimdi görüşe pek katılmasam da, küresel ısınma raporlarını hazırlayan kurumlara olan güvenim de eksik.

    Örneğin, dünya da ilaç sektörünün bir kısım araştırmacı hekimlere kendi istedikleri raporları maddi kazanç karşılığı hazırlatmaları,

    her küresel ısınma raporunun güneş ve rüzgar enerjisinde dünya markalarının övülmesi ile sona ermesi şüphe uyandırıcı.

    Var mı? Bana göre var. Ama dediğim gibi esas etken değil.

    Özellikle son bir kaç "kış" mevsimi öngörülerin dışında geçiyor.

    Dünya çapında iklim modelleme sistemleri, bir çok parametreyi girdi olarak kullanmalarına rağmen öngörülerinde şaşıyorlar.

    Değişen ne peki? Sadece atmosfere salınan sera gazları ile bu değişimin olması mümkün mü?

    değil sanırım. Ama çok gündem olmasa bile, dünyanın manyetik kutuplarının yer değiştirdiği ve bunun etkileri halen göz ardı ediliyor ( bilim kurgu harici tabi :))

    Üzerinde çok tartışılabilecek bir konu. Ve tartışılmalı da.

    Nükleer konusundan bahsetmişsiniz iletinizde. Nükleer konusu son derece mesafeli yaklaşıp asla güven duymadığım bir konu.

    Endişelerinize sonuna kadar katılıyorum. Başka bir konu da onu da tartışırız.

    Selamlarımla

    Berkay34

    Güneş lekeleri ile buzul çağı ( ya da global soğuma) arasında direkt bir ilişkiye inanmıyorum.

    Dünya gezegeninin milyonlarca yıllık iklimsel döngüsünü etkileyen belki de binlerce parametre var

    Güneş lekeleri bu parametrelerden biri ama sürece etki oranını matematiksel olarak bilmek imkansıza yakın.

    Ben bunu deprem tahminlerindeki geçmiş yılların istatistiksel çıkarımlarına benzetiyorum biraz.

    Döngüyü oluşturan diğer parametreler de uyum sağlayıp soğuma gerçekleştiğinde bunu lekelere bağlamak gibi bir şey.

    Hatta biraz ileri gideyim, bu olayı NASA'da çalışan kardeşlerin magazinsel ilgilerine de bağlamıyor değilim :)

    Sevgi ve selamlarımla

    SnowPaladin03

    Bu konudaki fikrimi söyleyeim ben de :)

    Dünya gezegeninin bir doğal döngüsü olduğunu düşünen birisiyim.

    Netice de çekirdeğinde erimiş bir içeriği bulunan, bu erimiş içeriğin üstündeki kabuğun devamlı hareket ettiği, erimiş içeriğin bazen yeryüzüne çıkmaya

    çabaladığı bir gök cisminin üzerinde yaşıyoruz.

    Bu gök cisminin elektromanyetik alanı var, kendi çevresinde ve Güneşinin etrafında da fırıl fırıl dönüyor :)

    İlk oluştuğu zaman, resmen bir ateş topu, zamanla bu ateş topu soğumaya başlayıp, kabuklanınca :) soğuma belirginleşip, bir buzul çağı oluşturacak seviyeye gelebiliyor.

    Ama dünya da "sanayi" devriminin gerçekleşmediği çağlarda bile bu ısınma ve soğuma gerçekleşmiş.

    Bu doğal bir döngü bahsettiğim dinamikler kaynaklı.

    Şu an da mevcut, sera gazları, atmosferin farklı etkilerlekirlenmesi gibi olaylar bu süreci hızlandıran katalizörler olarak düşünülmeli bence.

    Tabi şu da var, belki doğal sürecinde taşların yavaş yavaş yerine oturacağı bir süreç, insana bağlı katalizörler sayesinde, rayından çıkıp, marjinal

    efektler gösteriyor olabilir.

    Ama sürecin varacağı npktayı değil, izlediği yolu değiştirir sadece :)

    selamlarımla

    Narsil

    Evet, haklısınız da, aslında akla en yakın teoriyi bozan ve iki olayı birbirinden ayıran ( ya da öyle biliyoruz ^^ ) en önemli kısım "ağaçlar"

    Belki de " hüsn-ü kuruntu" diyoruz ya, biraz fazla kurcalıyoruz olayı, tabi kendi adıma konuşuyorum.

    Büyük olasılık basit bir açıklaması vardır :)

    not : Değerli Hocam, birazda vakit geçirip, eğlenmek amacım. Yapım gereği her olayın bir bilimsel açıklaması olduğuna inanırım.

    Size takılıp cevap vermem, birazda işin latifesi.


    Selamlarımla


    Not2: Ama büyük olasılık Bay Putin işin doğrusunu biliyor :D:D:D

    belkide astreoid karaya çarpmadı çarpmaya çok yakın patlayarak yok oldu? Bu şekilde olursa, patlamayla oluşan şok dalgası bunu yapabilir

    O konuda da bazı teoriler var aslında. Bir kısım Bilim insanı, yazdığınız fikri savunurken, bir kısmı doğal olarak karşı çıkıyor :)

    Karşı çıkanların öne sürdüğü olgu, eğer bir astreoid yüzeye çarpmadan atmosfer de parçalanıp düştüyse, o belki de binlerce parçaya ne oldu?

    Parçalandı diyenler bu sefer de, tekrar buz bir astreoid yapısına dönüyorlar, o zaman da soru "su" nerede ? oluyor.

    ilginç bir vaka aslında )

    Silverhand

    Bu olay benim de çok ilgimi çeker.

    Neredeyse tüm Avrupa'dan gözlemlenmesi, ama o çarpmayı açıklayabilecek bir krater oluşmaması, ağaçların yapraklarını döküp bir yöne yatmaları ama gövdeleriniin nispeten sağlam kalması, eğer bir " buzdan oluşan kütle" ise çarpan, o hacimde bir kütlenin çarpması sonucu beklenen suyun olmaması ama suyun olmamasını sıcaklık ile açıklayanların, ağaç gövdelerinin sağlam kalmasını açıklayamaması gibi.

    Neticede dediğiniz gibi ki bence de öyle, olay halen gizemini koruyor.

    Belkide, KGB'nin halen saklanan "alien" dosyalarında çözümü vardır, kim bilebilir k? ^^