Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Avcılarda 941 kişimi öldü ben hiç öyle hatırlanıyorum

    Evet. Hatta o dönem çalıştığım firma Gölcük - Avcılar bölgesine yardım da bulunuyordu. Özellikle

    Avcılar da kalan bir tanıdığımız vasıtası hem de bu yardım işleri için Avcılar'a gittim.

    Aman Allahım, gördüklerim hayatımda gördüğüm en korkunç şeylerdi.

    işin ağırlıklı olarak insani tarafı ağır basıyor ama, bu ölümlere sebep olan yapılara teknik olarak

    göz gezdirince, donatılar, zemin, beton ağırlıklı malzeme anlamında yapılanları görünce, bu yapıları yapan müteahhit, mühendis, usta, kalfa kim varsa elime

    bir makinalı tüfek lıp yaptıkları binanın önünde infaz etme fikri bile bende oluşmuştu.

    Avcılar da kayıp sayısının daha da yüksek olmasını beklerken o 900 sayısı beynime işledi gitti.

    Hava_Forum

    Vehbi

    Merhaba;

    Öncelikle bazı konularda kanun maddeleri açık olmadığı için, uygulamalar yönetmeliklerle belirlenebiliyor.

    O bakımdan, önce bağlı bulunan belediye'ye baş vurarak yöntem öğrenilmeli.

    Ama dediğim gibi, genel anlamda uygulama şöyle işliyor.

    Belediyeler konu ile ilgili bi birim oluşturduysa o birime, yoksa ilgili belediyenin fen işlerine başvurulmalı.

    Belediye Fen işleri kontrol için ekip yönlendirmesi yapıyor. Bazı belediyeler bu hizmeti ücretsiz, bazıları cüzi

    bir ücret karşılığı veriyor.

    Denetimden sonra binanız için hasar raporu hazırlanıyor. Bundan sonra da bir kaç adım var.

    Az - Orta hasar varsa, güçlendime çalışmaları yapan bir firma ile anlaşılıp, onarım bedeli kat malikleri

    arasında eşit pay edilerek güçlendirme çalışması yapılabiliyor.

    Sorun ağır hasar durumunda.

    Eğer eviniz kentsel dönüşüm alanında ise, kentsel dönüşüm yapan bir inşaat firması ile anlaşabilir hatta yapı kanunu

    ek maddeler,ne istinaden kira nakdi yardımı da ( sanırım) alabilirsiniz.

    Ama ağır hasarlı binanız kentsel dönüşüm alanlarrı dışındaysa, yıkım - yıkım hafriyat- yeni yapım dahil her şeyin

    ücretini kat malikleri olarak eşit şekilde ödersiniz.

    Ama size en doğru bilgiyi ( bölgeniz için tabi) bağlı olduğunuz belediye göstereecktir.


    selamlarımla

    Konuya çok dahil olmasam da her bilgiyi okuyorum ve hepsi değerli. Bana en mantıklı ve anlaşılır gelen Silverhand in ekşisözlükten alıntıladığı makale oldu. Diğer bilgileri anlayıp analiz edebilmek için ciddi bir alan bilgisine ihtiyaç olduğunu var. Bilmeyenler için acayip şekilde kafa karıştırıcı olacak ve belirsizliği arttıracak diye düşünüyorum. En güzeli ve halk için en faydalısı, deprem çalışmalarının tüm kurumların ortaklaşa yapacağı istişareler sonucunda açıklanmasıdır. Aksi taktirde halkı paniğe sürüklemekten başka bir işe yaramıyor çok fazla.

    Burada Narsil Hoca'nın söylediklerine katılıyorum. Deprem bilimciler farklı ekollerden gelen farklı teoriler üreten ve tabi ki kendi görüşlerini savunan

    kişiler.

    Aynı şekilde, üniversitelerin açıklamaları da aynı şekilde, kendi kadrolarının görüşlerini yansıtıyor.

    Şimdi hepsini bir odaya kapatıp, ortak bir metin yazın deseniz, o odada kavga çıkar.

    O bakımdan Türkiye için AFAD'ı kabul edip, onların açıklamalarını kabul etmek gerekli.

    Eğer bir sorun olursa, bilim insanları veya üniversiteler AFAD ile iletişime geçip dertlerini oraya anlatırlar. Kamuoyunun da kafası kaışmaz.

    İstisnası şu olur, hakikaten önemli bir durum söz konusudur ama AFAD sizi kaale almaz. o zaman görüşlerinizi paylaşırsınız.

    Ama rutin AFAD üzerinden yürür.

    Belli olmaz, süre, zemin, yerleşimlere yakınlık ve bir çok parametre var.

    İkisi de az veya çok zararlı olur diyemeyiz.

    Ama tüm değişkenler aynıyken, 25 km.'lik 7 tercih edilesidir :)

    Bu başlığı 5,8 lik depremin olduğu günden beri merakla takip ediyorum.Açıkçası deprem ve fay hareketleri ,deprem sonrası hayat kurtarabilecek bilgiler anlamında çok şey öğrendim bu başlıktan..Fakat izninizle konuya biraz farklı bir açıdan bakmak istiyorum.BİNALAR!!

    Arkadaşlar 17 Ağustos 1999 dan sonra inşa edilen binalar(özellikle değiştirilen deprem yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği 2001 yılıyla birlkte) depreme çoğunlukla depreme dayanıklıdır.Hatta herhangi bir bankadan ev kredisi kullanmak istediğinizde almak istediğiniz ev 2001 öncesi yapıldıysa çoğunlukla kredi alamazssınız..İşte bu noktada deprem konusunda hassas olması gerekenler 2001 öncesi inşa edilmiş yapılarda oturanlardır.Şahsen bulunduğum il(Edirne)1.derece deprem bölgesi olmadığı halde oturduğumuz apartman 1996 yapımı olduğu zihnimde ciddi soru işaretleri var..

    Ben size bir gün yapı denetimii konusunu anlatırım Hocam.

    İnanın bu işin yönetmelikle filan zaktan yakından ilgisi yok.

    ( tabi işin teorisinden değil, pratiğinden bahsediyorum)

    Allah razı olsun Ilker Gunebakan değerli Hocam , çok rahatladım 8.5 falan 😊

    6.5 luk senaryolarınız tutar inşaallah

    Psikoloji bilimi der ki, kendini en kötüye hazırla, iyisi olursa ballı ekmek kadayıfı olur :)

    Tabi Hocam, oarada telaffuz ettiğim sayılar tamamen atmasyon konuyu anlatabilmek için :)

    Ama size çok samimi bir şey söyleyeyim mi, rakam telaffuz eden anlı şanlı hocalar bilmiyor o rakamların nasıl çıktığını :)

    Bu deprem sürecinde logaritma fonksiyonunu bilmeyen Hocalar televizyonlarda geziyor Hocam.

    Profesör birisi 6 ile 7 arasında 30 kat fark var diyor, kimisi 900 diyor, kimisi 300. :)

    Olan depremlerin konumlandırması için bile görüş birliği yok.

    Benim hiç bir şeye güvenim kalmadı Sn. Hocam.

    Saygılar

    Kimse imkansız diyemez Sayın Hocam.

    eğer Marmara fay sistemi tümden kırılırsa, büyüklük belki 7,5 olsa bile, şiddeti belki de 10 olacak.

    Bu işin bir tarafı.

    Diğer tarafta tarihsel bilgiler, enerji biriktirme, plakaların hareketi gibi "şeylerden" büyüklük tahminleri yapılıyor ama

    beno hesaplara da çok fazla inanmıyorum. Bundan 500 yıl önce atıyorum tabi :)

    Marmara denizi dinamikleri ile, 100.000 yıl öncesi ya da günümüzün dinamikleri arasında fark olmalı.

    Çökelti bir zeminden bahsedioruz neticede. Zeminin oturma dinamikleri her an değişiyor.

    Ama değişimimin hangi yönde olduğunu bilmiyoruz. Çok büyük depremlerden küçülerek devam eden bir süreç olabileceği gibi

    belki bir noktadan sonra büyüyen bir skala söz konusu olabilecektir.

    Şimdi öyle bir durum ki bu, bırakın bu varsayımları, elimizde aktüel faylar haritası bile yok.

    Onun için cevabımı tekrarlayayım, en büyüğü 6,5 olan depremler silsilesi de olabilir, 8,5 büyüklüğünde de.

    Hiç bir bilim adamı da aksini iddia edemez. Ben bu kısıtlı bilgilerimle bile tartışırım onlarla.

    Bir tek Üşümezsoy'dan korkarım, vücut filan çalışıyor sinirlenir filan uğraş sonra :)


    selamlar

    En son 1509 da olmus yanlis bilmiyorsam. Az olmasa gerek.

    1509 depremi çok muallakta bir konu. Değişik yorumlqr yqpılıyor konu hakkında ama

    ben Marmara fay segmentleri ile beraber ( tabi gecikmeli olabilir) Ganos, Saroz ve Bursa segmentlerninde kırıldığını düşünüyorum.

    Bu konuda ciddi problemlerimiz var Türk bilim dünyası olarak ( tabi işin içi,nde merkezi yönetimde var)

    Mesela toprak ve kaya yapılarından kesitler alınarak bazı bilgilere ulaşılabiliyor. Ama bizde bu çalışma yok.

    çok basit bir örnek vereyim sizi. Kumburgaz da çalıştığım firmanın bir işi için hafriyat çalışması sırasında basitçe toprak oluşumlarından filan yola çıkaraki 1500 - 1600'lü yıllarda çok büyük yangınlar olduğunu görmüştük.

    Patronumuz bu konulara çok meraklı olduğu için araştırdık ama İTÜ, YILDIZ, BÜ gibi üniversitelerimizin hiç birinde bırakın arşivi filan, böyle

    bir çalışma bile yoktu.

    Şimdi konunun bir de başka yönü var. Merakınızı çok iyi anlıyorum ve bende aynı duygular içindeyim ama ne yazık ki hiç bir üniversite, bilim adamı

    bu fay sistemlerinin yerlerini filan detaylı şekilde BİLMİYOR:

    Herkesin ellerindeki haritalar ciddi revizyona muhtaç haritalar.

    Bu depremden sonra ana deprem, artçıları gibi konulardaki belirsizlikler, olayın karmaşık olmasından çok, bilginin eksik veya hatalı olması kaynalı.

    O bakımdan benim düşüncem tabi, detaylı değerlendirmeler için bir süre beklemek ve temkinli olmak

    Arkadaşlar;

    Benim esas uzmanlığım aslında amatör Mikdat Kadıoğlu olmak :)

    Uzun yıllar sanayi tesislerinde ana işlerime ilaveten "Afet Yönetimi" konularında çalıştım.

    Ama hem işimle ilgili olarak hem de şahsi ilgimden dolayı, yerkürenin mekaniği,

    ana hareketleri, magma dinamikleri gibi konularla da halen uğraşıyorum.

    Ben kendi adıma Türkiye üzerindeki fay hatlarını ana bir sistem ve alt kolları olması açısından değerlendiriyorum.

    Fay hareketleri ve depremlerin detayları konusuna PergamoN arkadaşımız çok daha

    hakim. O bakımdan bazı yanlış anlamaların giderilmesi açısındanr açıklama gereği hissettim.

    Buna karşılık, genel anlamda tüm sorularınızı ve afet planlaması ve yönetimi konularında her soruyu elimden geldiğince

    yanıtlamaya çalışırım.

    Sevgi ve selamlarımla

    Usumezsoyu cok dinledim. Gorusunun temeli faylari cukurluklarin bolmesi. Orta marmara cukuru vs gibi. O yuzden kirilma yapsada cukurluga gelince duracak diyor. Ben boyle hatirliyorum.

    Doğru hatırlıyorsunuz. Ama Marmara denizi Hoca'nın kuramındaki kadar da ideal ve homojen değil.

    Ben şahsen söylediklerini sadece fikir olarak dinleyip, temkinli yaklaşmaya başladım.

    Hocam bana en mantıklı gelen örneği, kapıyı ittirince ilk önce menteşeler çatırdar ondan sonra kapı kırılır demesi.

    Hoca şunu atladı sanırım. Kapının malzemesi homojen değilse, önce ana gövde dağılır ama menteşeler sağlam kalır.

    Ya da iri yarı bir arkada gelir, kapıya bir dalar. Ne kapı kalır ne de menteşe.

    Bu da Hocanın tezine, antitez ^^^^^^