Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Vintersaga

    Bu tür hareketlerin depremle ( deprem habercisi anlamında) ilgisi olduğunu düşünmüyorum.

    Benim mesela çocukluğum bir sahil kasabasında geçti, hatta gençliğim. O dönemler de bile

    iklimsel durumlara bağlı olarak da ciddi çekilmeler ve yükselmeler olduğuna bire bir

    şahit olmuşumdur. Sorun yok bence :)

    evrengurkan

    1509 ile ilgili kaynakların az olması derken, tabi ki tarihçilerin yazdığı bir çok belge mevcut.

    Yoksa, dalgaların surları aştığı, yıkımlar konusunda bir çok bilgiye ulaşmak imkansız olurdu.

    Belgeler az derken kastım, böyle büyük bir afet için yetersiz olması. Yoksa bir şey yazılmamış diyemem tab ki.

    Yanlış anlamaların önüne geçeyim :)

    Selamlarımla

    Ilker Gunebakan hocam 1509 depremi başlı başına çalışılması aydınlatılması gereken bir deprem ancak bence buna gerek kalmayacak biraz acıda olsa biz bunu tadacağız ve ne olduğunu göreceğiz. Dediğinize sonuna kadar katılıyorum böyle bir fay silsilesinden oluşan bir deniz ve etrafında 25 milyon insan yaşıyor ve biz düşmanımızı tanımıyoruz doğru dürüst..

    Tsunami için ne denli etkili olur bilmiyorum ama konunun uzmanı olsam deniz altından deprem sonrası bir heyelandan şüphe ederdim, çınarcık çukurunun olduğu yerden orta marmara sırtına kadar olan bölgede büyük bir sırt ve derinlik bulunuyor..

    herkes 1509 a odaklı elbette ilgi çekiyor ancak ben fay segmentlerinden çok bunların nasıl birbirini tetikleyecek yada nasıl bir mekanizma izleyecekler daha çok ilgimi çekiyor..

    Tabi ki katılıyorum. Zaten benim düşüncem ki daha önce de paylaştım, oradaki mekanizma tüm Marmara fay sistemlerinin tetiklendiği,

    Ardı ardına depremler olduğu ve tabiki, Saroz ve Ganos'da oyun dışında kalmadılar düşüncesi :)

    Bu 1509 denklemi mutlak aydınlatılmalı, ama dediğiniz gibi biraz gecikirsek, yaşayıp göreceğiz .

    Diğer tsunami olayı ise, %99 bir su altı heyelanı ( %1 uzaylı saldırısı :D)

    Ama şimdiye dek hiç bir kurumdan bireysel ufak tefek sesler haricinde bu konuda doyurucu açıklama gelmiyor.

    Üstelik günümüzde bu tsunami olayı daha da kritik, çünkü neredeyse 50 yıldır denizi dolduruyoruz. Üstüne de evler filan yaptık.

    Başa çıkılamaz bir kaos yaşayabiliriz bu sebeple. Bakalım ne olacak?

    İşte 1509 depremi o sebeplerle çok ilginç, etki alanı, çok uzun bir dönem etkisinin sürmesi, surları aşabilecek dalgalar yaratması gibi.

    Hele Tsunami olayı o kadar ilginç ki, İstanbul da şiddetli bir lodos fırtınasında 3-4 metre yüksekliğinde dalgalar oluşabiliyor.

    Ama bu dalgalar Surları aşıp sokaklara yayıldıysa, en az 10-12 metre yüksekliğinde dalgalar oluşması gerek.

    Bunu nasıl bir mekanizma oluşturdu, ilginç tabi.

    Yine bu depremde, Edirne dahil yıkımlar oluşmuş. Bu ifade de çok ilginç.

    Dönemin yapılarını düşünürseniz, genele ahşap binalar. Ve esas yıkım sebebi kışın olan depremlerde yangınlar.

    Fakat 10 Eylül de olan bir deprem de, yangın da olamaz. Çok ekstrem hava olayları olmadıysa, sobalar yanmıyordu. Sobaların yanmadığı bir dönemde

    Edirne de yıkım çok ilginç.

    Aslında sadece 1509 için bile bir çalıştay düzenlense yeridir. Büyük konuşmayayım ama halka açık

    olursa o çalıştayı izlemek isterdim.

    Narsil

    Ben son zamanlar da 1509 depremlerine taktım kafayı :)

    Ama çok ilginç bir durum var, Osmanlı tarih arşivleri bile çok fazla bilgi içermiyor. Tabi bire bir çalışma değil de , kaynak taraması şeklinde

    yapmaya çalıştığım bir araştırma. Üstelik o dönemde Amasya, Manisa dahil Şehzade konaklarındaki yemek tarifleri bile

    bulunurken, deprem detayları çok yetersiz.

    Daha önce de örnekleri var, sanırım yıkım, kayıp ve oluşan korkular o denli büyük ki, "hatırlanması çok fazla istenmeyen" bir dönem

    yaşanmış gibi. Daha da ilginci, Bilimsel araştırmaların yoğunlaştığı son 30-35 yıllık dönemdeki saha araştırmaları da

    çok yetersiz. Çok daha ilginci, saha çalışmaları dendiğinde, Aykut Barka, R.Demirtaş, C.Yaltırak ve Fransız Araştırmacıların

    Marmara çalışmaları haricinde ele gelir başka bir şey de yok.

    Türk jeoloji bilimi adına ne kadar üzüntü verici değiil mi?

    1509 fay segmenti ile 1766 aynı değil. 1894 te kırılan fay ile bu faylarda başka..

    1490 da izmit fayı kırıldıktan tam 19 yıl sonra 1509 depremi geliyor. Cenk hocaya göre özellikle izmit depremi ve 1509 fayı ile ilgili bir bağlantı söz konusu buda zaten kendi önermiş oldukları haritalarda mevcut ve mantıklı. 1766 da kırılan 2 fay segmenti birbirine ilintili görünsede aynı anda kırılmamışlar,..

    Aslında ben hep bunu söylemeye çalışıyorum. Evet zaman içinde bir devinim söz konusu.

    Ama her depremin dinamikleri farklı. Tetikleme deyimini çok sevmiyorum ama, gerilim ve Afrika platosunun Anadolu platosunun

    altına girmesi, magmasal hareketler derken, fay sistemlerinin bir birini etkilemesi her seferinde farklı gerçekleşiyor.

    Hiç bir deprem bir birinin kopyası olmuyor. Şimdi yaşayacağımız Marmara depremini de gelecekte analiz ederken, çok farklı

    bir dinamiğe sahip olduğunu göreceğiz ki 5,8 Silivri depremi bir çok ezber düşünceyi yıkıp attı.

    Onun için endişeliyim gelişmelerden.

    evrengurkan

    Zor soru sordunuz. :)

    Şunun için zor, depremin ne zaman olacağını bilmiyoruz, ne kadar süremiz kaldığını bilmiyoruz, mevcut durumumuzu

    bilmiyoruz, fay haritalarımız sağlıklı değil sadece öngörülerimiz var, bilimsel anlamda ağız birliği edemiyoruz,

    yerel yönetimler ve merkezi yönetim arasında koordinasyon sorunu var, maddi kaynak sorunu yaşıyoruz,

    kaynakların yönetimi sorunu yaşıyoruz, AFET yönetimi ve hazırlığı planlarımız yok ya da yasak savma anlamında var,

    vs. . vs.

    Eğer yarın sabah, tüm olanaklarımızı seferber ederek çalışmaya başlarsak, depremin oluş zamanından bağıımsız yol alırız.

    Yarın başlamadığımız ama konuştuğumuz her gün kayıptır. Yarın başlarsak zaman vardır )

    Tabi hangi gözle bakıldığını bilmek mümkün değil :) ama İstanbul'un yıkılması sadece İstanbul için değil, ülkenin geleceği için

    bir beka sorunudur. Tartışılır tabi ama yeri burası olmaz sanırım :)

    selamlar

    Afad tarafindan yapilan calismalarda istanbulun yikim eşiği 6.4 olarak belirlenmis ancak itu tarafindan yapilan degerlendirmelerde bu degerin cok iyimser oldugu yonundedir. 6.2 olarak ongorulmekte istanbulun yikim esigi. 5.8 de yuzlerce yapinin hasar aldigini goz onunde bulundursak. 6 lik bir deprem bile yikimlara neden olur diye dusunuyorum.

    iletisim konusundada alt yapiyla ilgili hic bir hasar olusmamisken. il genelinde elektrik kesintisi bile cok kisitli yasanmisken coken mobil sebekelerin yikici bir depremde calisabilecegini hic sanmiyorum. Sahsi fikrim.

    Yazdığınız her şeye cevap yazıyorum gibi oldu ama :) konu öyle gerektirdi, kusura bakmayın :)

    Ben şu düşünceye karşıyım. Ya da şu şekilde empoze edilmesine. İşte İstanbul için yıkım eşiği 6,5 gibi.

    Halbuki toplumun bilinçlenmesi açısından bu tür değerler yerine, ilçe hatta daha dar lokasyonlar için zemin bilgileri

    verilmeli, yoksa yapılmalı. Bina deprem etüdleri acilen yaptırılmalı ki buna eskiler öncelikli, yeniler de dahil edilmeli.

    Bu tür genellemeler, insanları hatta yerel yönetimleri bile atıl hale getirir.


    Selamlarımla

    itu maslak yerleskesi labaratuvarlarinda da mevcut hatta birgun insaat teknikleriyle ilgili bir cekim icin gitmistik (basin mensubuyum) bizim icin 17 agustos depreminin simulasyonunu calistirmislardi bire bir kandilliye ait sismometre verilerileri kopyalayarak simule ediliyor demisti gorevli arkadas. ivmeleri canli canli gorunce hayrete dusmustum. sanki hic bir yapi o sarsintiya dayanamaz gibi gelmisti.

    Onu da biliyorum. Orada da testler yaptık.

    Orada mesela, kolon - kiriş bağlantıları, özel duvar yapıları nispeten küçük ölçekleri test ettik.

    Ama Ankara da bakanlık bünyesindeki bire bir üzerine yapıyı kurup simüle edebileceğiniz bir tesisdi.

    O sebeple söyledim. Mesela bizim uğraştığımız yapı 2,5 kat tabir edilen toplam da 120 m2 bir yapıydı.

    7,8 büyüklüğünde bir deprem simülasyonu yapmıştık.

    ilker.gunebakan hocam ulaşım konusunda aynen katılıyorum

    Merak ettiğim İstanbul’a 150 km uzaklıkta bir 6.5 depremi bu derinlikte olursa ne kadar yıkım yapar

    Mesele Avcılar için deprem eşiği ortalama 6.2 falan mıdır

    6.5 başta 7.2’lere göre hafif gelse de Avcılar bölgesi için ağır sonuçları olabilir

    Ama şahsen 5.8’in hasarının beklediğimden çok daha az olduğunu söylemeliyim

    5,8 konusunda çok sağlıklı yorumlar yapamıyorum. Her ne kadar yıkılan bina filan olmasa

    bile mesela ben Fatih bölgesinde kızımın ve arkadaşlarının kaldığı bazı evlere baktığımda

    çok ciddi yapısal hasarlar gördüm. Yine mesela Çapa tıp kampüsü tam bir korku filmi gibiydi.

    Avcılar kısmına gelirsem, orada da mesela İ.Ü. Veterinerlik Fakültesi kampüsü gibi yapılar

    ağır hasarlıydı. Gözümle görmedim ama basında bir çok yapının belediyeler tarafından mühürlendiği

    bilgisini okudum.

    Bu çok kabaca şu demek, bundan sonra bırakın 6,5 filan, bir tane daha 5,8 olursa bu binalar yıkılır ve daha bir çok

    yapı ağır hasarlı konuma geçer.

    Eğer dediğiniz gibi, 150 km uzak ve 10 km derinlik de bir 6,5'luk deprem sadece zemin kaynaklı Avcılar lokasyonunda

    ağır hasar ve yıkım sebebidir. Diğer lokasyonlar için tahmin zor. Ama Yalova için de pek iyi düşünemiyorum bu arada,

    Yalova'nın bir taşınma projesi vardı, bir an önce gerçekleşmesi şart o taşınmanın.

    Cold.EFso hocam benim iki yaşında oğlum var depremin olduğu gün her zaman kigibi evde eğleniyormuş gayet de mutluymuş ne olduysa deprem olmadan beş dakika önce çok huysuzlanmış sürekli eşimin kucağında durmak istemiş kesinlikle yerde durmak dahi istemiyormuş oyunu filan bırakmış suratı asmış sürekli kucakda kalmak istemiş sonrasında deprem oldu ve yarım saat daha eşimin kucağından inmemiş

    Bunları eşim anlattı bana şaşırdım

    Bir ilgisi varmı bilmiyorum ama ben çok şaşırdım

    Böyle bir kaç durum bana a anlatmışlardı bire bir yaşayanlar.

    Doktor bir dostumuzla konuştuğumuzda şöyle bir açıklama yapmıştı.

    "özellikle çocukların algı reseptörleri çok hassas olabiliyor. Duyma eşikleri daha doğrusu hissetme eşikleri

    çok daha düşük olabiliyor."

    Belki bununla ilgili bir konu olabilir. Yazılınca benim de aklıma geldi.

    Peki değerli dostlarım 6.5 lik Marmara denizi depremi olursa ( Silivri’nin biraz daha güneybatısında) etkisi ve zararı ne olur (derinlik yine 10/20 km lerde)

    Mesela iletişim çöker mi (bence çöker )

    Ana yollar kitlenir mi (bilemedim)

    Yakın dönemlerde olursa iletişim kesin çöker Hocam.

    Bir operatörün dronecell gibi bir çalışması vardı ama sadece görselmiş o da.

    iletişim tarafında güvenmemek lazım. Ama ben konuşma kısmı çöküp, internet çok kötü de olsa kaldığı için, tüm aile üyelerine,

    bir yazılım, powerbank taşımaları şartını koştum. Yazılım, internet ve GPS üzerinden yer belirtip, chat imkanı sunuyor, tavsiye ederim.

    Ulaşım kesin sekteye uğrar. En basit bir örnek vereyim. Edirne istikametinden İstanbul tarafına gelirken, Bahçeşehir, Avrupa konutları yol

    katılımları o kadar kötü planlanmış ki, bırakın depremi, bir aracın lastiği patlasa Avrupa yakası felç olabiliyor.

    Varın hesaplayın. İstanbul iç ise rezaleti. Arabaların gelişigüzel parkları, dar yollar, hatalı katılımlar derken, panikle olacak kazalar,

    itfaiye, ambulanslar derken ilk 5-10 dakika içinde günlerce çözülmeyecek kaos ortaya çıkar.

    Bence durum kötü Hocam.

    evrengurkan

    2011 Yılında Ankara'da o zaman ki Bayındırlık ve İskan Bakanlığı sorumluluğunda, gerçek deprem simülasyonları

    yapabileceğiniz bir "deprem platformu" mevcuttu. Hatta ben o dönem çalıştığım firma adına hazırlanmış

    hafif çelik bir yapının deprem testlerini orada yaptırmıştım.

    Gayet de başarılı bir düzenekti. Ama şimdi ki durum nedir bilmiyorum. Umarım çalışır vaziyettedir.

    Orada değişik yapıların değişik kuvvetlerde test denemeleri yapılıırdı ama o testlere ulaşılabilir mi,

    bilmiyorum açıkçası. Aynı zamanda ticari ve teknik sırlar kapsamında da olabilir.

    Ama ülkemizde de yapılıyor bu testler.

    Estağfurullah Üstadım. Hisler tabi ki önemli. Ben yeteneksizim ama mesela eşim ciddi ciddi

    hisseder ve çok şaşırırım. O konuda itikadım vardır. Biraz espri yapayım dedim :)

    Düşünce olarak ben daha farklı düşünüyorum ve işin daha olumsuz tarafındayım.

    Ama umarım bu benim planlama dönemlerimden kalan " kötüyü planla, iyi olursa sevinirsin" alışkanlığımdır.

    Yoksa yazdıklarınıza katılmamak elde değil tabi.

    Selamlarımla

    Deprem konusunda hislerine güvenen var mı ?

    Mesela 4.6 dan sonra İstanbul’a 5.8 geleceğini hisseden oldu mu (şahsen hissetmiştim bunu ve yazmıştım da )

    Kesinlikle hissetmedim Üstadım.

    Zaten bu konularda inanılmaz yeteneksiz birisiyim. Hiç bir şeyi hissedemem.

    Sadece eşimle, arkadaşlarla konuşurken marka, yer gibi şeyler söyleyince gezdiğim web sitelerinde

    filan onlarla ilgili reklamlar çıkınca inanılmaz şaşırırdım, onda da google amca bizi dinlermiş, öğrenince

    psişik yeteneğim yok oldu diye baya üzülmüştüm. Durumum budur :)

    evrengurkan

    Yok bence öyle değil :)

    Ya projeleri bulamadılar, statik hesaplara ulaşamayıp patlayıcıları yerleştiremediler,

    ya da konulacak noktalara eksik/fazla koydular.

    Statik projesi, uygun ve yeterli patlayıcı ve iyi ekip ile yıkılmayacak sağlamlıkta (!) bina yoktur :)

    Uygulama hatası, emin ol :)

    yeni yapinin tek parcaya dayanmasi bile kesin degil bence.

    Hocam deprem yükleri yanal yüklerdir. Yani bir binaya alttan veya üstten değil, yan taraflardan bir yük / kuvvet uygulanacağı

    varsayılarak hesap yapılır.

    Geçmiş zaman verileri, güvenlik katsayıları gibi parametreler eklenerek bir yatay yük katsayısı belirlenir.

    Ama bence durum şu ki, depremin nasıl oluşacağı, hangi fay/fayların kırılacağı, kırılma uzunlukları,

    ve bir çok şey bilinmiyor. Sadece tahminler var. Bir kısmını akılcı bulurken, bir kısmını kabul etmeyebiliyoruz.

    Sorun şu, bu bilinmezlik içinde deprem ivmesi / yerçekimi ivmesi yapının tasarımında kullanılan yatay yük

    katsayısından büyük gerçekleşirse ne olur?

    Bunun cevabı yok. (( asında var da telafuz etmek istemiyorum)

    Bu durumda dediğiniz gibi, yeni yapılarında tepkilerini bilemeyiz. Tek yapacağımız şey ( bu bilinmezlik sürerse tabi)

    depremin hesaplanan katsayılar dahilinde olması.

    Programın tekrarına bakma fırsatım oldu da, Prof. Dr. Dan Peter Mckenzie bence güzel bir yaklaşımda bulunmuş.

    Depremin hangi tarihte olacağını bilsek ne olacak, İstanbul'u tahliye etmek çok zor. Batı Anadolu'da kaosa yol açar dedi ve tek çözümün ısrarla sağlam yapı ve kuvvetli iletişim altyapısı olduğunu ifade etti.

    Ayrı olarak: Kendisi uçtan uca tek seferde kırılmanın olacağını düşünüyor.

    Prof. Mikdat Kadıoğlu' nun büyük bir kısmına katıldığım bir düşüncesi var.

    der ki;

    "bırakın fay hatlarını, yaşam üçgenlerini filan, depremde yıkılmayacak sağlam binalar yapın"

    olay aslında bu. Bir yerden sonra, tahliye, pasif korunma tedbirleri filan her şey hikaye.

    Prof. Dr. Dan Peter Mckenzie'nin dediği gibi, bir de kontrol edilemez kaoslara yol açarsınız.

    Sağlam yapılar, üst ve alt yapılar üretmek bu işin çözümü.


    Diğer tek - çok parça kırılma söylemine gelirsek,

    Dün akşam bir örnek vermiştim. Bir teli bükmeye başlarsanız, bir süre sonra stres etkisi ile,

    o tel artık beklenen tepkileri vermez. Malzeme, gerilim, yükleme açısı ve onlarca parametreye

    bağlı olarak " kontrol dışı" efektler oluşturarak kopar.

    Marmara fayları da bana kalırsa aynı durumda. Kırılma /lar çoklu mu olacak, tek parça mı, hiç bir modelleme,

    buna doğru cevap veremez. Sadece kırılınca analiz edebiliriz.