Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Ilker Gunebakan hocam bu işin siyasi tarafı her zaman vardır önemli olan yanlışa yanlış doğruya doğru diyebilmektir. Bu inşaat sektörü maalesef her gelen tarafından korunan ve tabiri caizse ipi serbest bırakılmış köpek gibi bir sektör ve bu konuda kanunlar ve düzenlemeler olmasına rağmen her önüne gelenin bazı şeyleri görmezden gelebildiği yada uymadığı bir tarafı var.

    Bizim gördüğümüz şu, bu işte bireysel olarak bizimde hatamız var bizim yetiştiğimiz eğitim sistemininde, kontrol mekanizmasının işlemeyişinde de hatalar var. Yaşı yetenler için sorayım 17 ağustostan önce bulunduğu bölgenin 1. derecede deprem bölgesi olduğunu bilen bu konuda bilinçli kim vardı? jeoloji-jeofizik-sismoloji hocaları hariç kimse farkında değildi. Ne zaman 17 ağustos depremi oldu herkes bedenen olduğu kadar beynende sallandı. Ama kötü bir huyumuz var çabuk unutmak-umursamamak..

    Dediklerinize katılmamak mümkün değil. Kesinlikle haklısınız. Siyaset konusunda da söylediklerimi siyasi görüşlerden uzak yazıyorum demek istedim :)


    İnşaat Türkiye'de neden önemli?

    Müteahhit açısından çok büyük yatırım gerektirmiyor. İnşaat bileşenlerini piyasadan temin ediyorsunuz. Yatırdığınız parayı kısa sürede amorti edebiliyorsunuz ve kar marjlarınız çok yüksek. Genç olsam ben bile uğraşırdım.

    Bunun için ciddi lobi çalışması da yapabiliyorsunuz. Ben 2006 - 2012 yılları arasında hafif çelik yapılar yapan bir firma da

    çalıştım. Hafif Çelik ile ilgili yönetmelikler yok ve YAPTIRAMIYORSUNUZ.

    Meclis de mesela çok güçlü bir beton lobisi var. Her şey onların isteklerine göre şekilleniyor.

    Durum böyle neticede.

    Söylenecek çok şey var ama, bazen susmak da iyi olabiliyor.

    Toplumsal Bilinç konusunda ise, yazdıklarınızı hemen imzalayabilirim.


    Selamlarımla

    bizim z.burnunda her yer 5 katli bina dolu. Tek sans ada bazli donusum. Yani devlet burayi alacak yada aldiracak eger zemin uygunsa ki cevremizde 10 15 katli binalarda var 7 kat yapacak. Fazladan 2 kati satarsa hem kara gececek hemde donusumu saglayacak. Burada 7 katli evin maliyeti 1.2-1.3 milyon civari. Devlet daha ucuza yapar. Sifir daire fiyati sitede ortalama 1 milyonun uzerinde..

    Aslında söylemek istediğimi dile getirmişsiniz. Benim İlker, sizin Mesut olarak yapacakları sınırlı.

    Tüm bu çalışmalar Devlet güdümünde olmalı. İnsanlar, Devlet'in verdiği kararların adil olduğunu bilmeli,

    ve bu kararlar değiştirilmeden uygulanmalı.

    Finansal kısmı siz daha iyi bilirsiniz ben işin teknik tarafındayım :) ama,

    Mesela Avrupa Birliği fonları var, Dünya Bankası fonları var, İşsizlik fonu var, var Allah var.

    devlet bunları organize etsin, mesela sizin üzerindeki parasal baskı kalksın.

    Bakalım ben kendimce takip ediyorum. Neler yapılacak?

    Ulaştığım şeyleri sizle de paylaşroım.


    Selamlar

    Ilker Gunebakan hocam atın ölümü arpadan olsun diyen bir toplumuz, bu tür şeyler kişilerin kendi kafasına da yerleşmeli ki deprem olgusu ve korkusu insanlara tedbir almayı öğretsin. Diğer yorumunuza katılıyorum, bazı şeyler bireyleri geçer bu konuda resmi makamların harekete geçmesi gerekli, bu arada yerel ya da devlet bazlı ne çalışması var bilmiyorum bu konuyla ilgili bilgi almaya çalışırım, ancak açıklamalar bu doğrultuda.. Açıklamalar ya da yapılmak istenenler havada mı kalır uygularlar mı onuda göreceğiz.

    Gönül isterdi marmara denizi çevresine gerekli önlemler çok önceleri alınsa ve uygulansaydı..

    Hocam tabi çok uzun yıllar olmadı ama, beni kısmen tanımışsınızdır. Genelde yazdıklarım siyaset dışı konulardır ve siyasete

    çekilmemesi içinde kılı kırk yararım.

    Yine siyaseten düşünülmesin lütfen, bu yaşadıklarımız bir kaç yılın sorunları değil. Çok uzun yılların birikmiş problemleri.

    Türkiye de, ne boyutta olursa olsun siyaset neredeyse ticari bir yatırım gibi düşünüldüğü için, her konuda bir rant geliri elde etmeye

    uğraşıldı. Arsası, gayrımenkulu, söylemi, müteaahhitliği filan derken, her konunun etinden, sütünden, postundan yararlanılmaya çalışıldı.

    Onun içindir ki, şimdi işler içinden çıkılmaz hale dönüştü. Şehirlerin her yeri gelir getireceke alanlar olarak ele alındı.

    Mesela ben yaşadığım yer olan Çorlu'dan bir örnek vereyim. Burada bir "Havuzlar" semti var. Zemin yapısı çok katlı yapılaşmaya uygun değil.

    Önce belediye, 1989'da gelen Bulgaristan göçmenleri için çok katlı yapılar inşa edip, "yatay inşaat " kuralını bozdu.

    Onsan sonra uyanık müteahhitler bunu emsal gösterip binaları diktiler. Şimdilerde çok katlı yapı izni verilmiyor ama yaklında

    o kurak yine bozulur. Şimdi sorun şu, yarın bir depremde havuzlar yıkılırsa sorumlusu nerededir? Ve dönüşüm için ne yapılmaktadır?

    Cevap şu, "hiç bir şey"

    Çorlu konusunu iyi bildiğim için örnekliyorum, aynısı Tekirdağ, Çanakkale, Gelibolu, Şarköy ve hatta Edirne ve dahi Kırklareli, Lüleburgaz

    için de geçerlidir.

    Çok büyük olasılık la İstanbul içinde " konuşma"n haricinde ir şeyler yapılıyordur.

    Neyse konu uzun, ama bende konuyla ilgili bir gelişme öğrenirsem sizleri bilgilendiririm.


    İyi günler dilerim.

    sorun su ki o kadar zamanimiz var mi bilmiyoruz hocam, ancak bende bazi seylerin degisim surecine girdigini dusunuyorum..

    Hava_Forum


    Bireysel olarak değişikliklerin olmaya başladığı doğru. Ama itirazım ve size katılamadığım nokta, bireysel girişimler sorununun

    kaynağına inilmedikçe çözüm değildir.

    Şöyle ki;

    Merkezi yönetim ve yerel yönetimler koordine için de çalışmalıdır. Özellikle alt ve üst yapı komple elden geçirilmeli, ortak finansman

    kaynakları yaratılmalıdır. Belki de ( ki kesin) yurtdışı finans kaynakları devreye sokulmalıdır.

    Merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında pay edilmiş olan iskan ve imar izinleri ve süreçleri ortak koordine

    edilmelidir.

    Kamu yapıları komple elden geçirilmelidir. Bireysel girişimler için çok özel finansman destekleri yaratılmalıdır.

    Şimdi bireysel çabalar olsa bile ki asla yeterli değili devletin "dün" faaliyete geçmesi gerekirdi.

    Benim itirazım hala bu çalışmaların başlamamış olması.

    Abi yanlış biliyorsam düzeltin ama o yağışı kar olarak alsak sanırım barajlara daha fazla etki yapıyor :)(yanlış biliyorsam lütfen söyleyin)

    Şaka bi yana geldiğimiz hale bakın, yağış olsun yeterci olduk hepimiz...

    Tabi ki barajlar ve yeraltı suları için en ideal yağış kar. Ya da klasik bahar yağmurları olur ya, günlerce sürer ama şiddetli sağanak olarak değil de

    usul usul yağar, faydası olan yağış o.

    Ama bu aralar dediğin gibi, yağışın her türü yarar bize :)

    Günaydın Değerli Dostlar;

    Bursa dolaylarına geçmiş olsun diyeyim önce ama, bu depremler bölge coğrafyasının

    son derece doğal davranışları. Onun için özel bir anlam katmaya gerek yok, içiniz rahat olsun.

    Tabi burada mevcut faylr ve davranışları ile ilgili detay bilgi PergamoN arkadaşımız tarafından

    daha doğru düzgün verilir ama, ben genel hatları ile bir kaç şey yazayım.

    Bölge aslında volkanik bir alt yapıya sahip. İşte kaplıcalar, termaller filan derken alt tarafta

    bir magma hareketi var. Uludağ'ın aslında bir yanardağ olmadığı iddiaları var ama, eski yazılarda " dumanı tüten ukudağ" tasvirleri

    olduğu söyleniyor, işin peşindeyim :)

    Bir nokta da depremin gök gürültüsü benzeri bir sesle gelmesi. İki sebebi var. Az derinlik, volkanik yapı. Büyük olasılık

    depremin kaynağı ( ya da sonucu) büyük hacimli gaz sıkışması/patlaması/yer değiştirmesi olabilir. Tabi bu fay hareketlerinin bir

    göstergesi de olabilir ama ben olay " gaz sıkışması" teorisine bağlayanlardanım. :)

    Hava_Forum Hoca'nın dile getirdiği "alarm" konusunda ise sadece tek cümlem var.

    Eylül-2019 5,8 olduktan sonra yaklaşık bir ay konuşuldu, sempozyumlar düzenlendi, merkezi hükümet açıklamalar yaptı.

    Şu anda ki durum sadece ( ekranlara çıkartılmadıklarını tahmin ediyorum) R.Demirtaş ve C.Yaltırak twitler atıyor.

    Durum budur.


    İyi günler dilerim.

    Burada Türkiye hakkında bir şeyler yazılıyor son bir kaç iletide de, bende kendimce "sorun nedir?" sorusuna bir anekdotla cevap vereyim.

    Anekdotun herhangi bir siyasi görüşle ilgisi yoktur, genel bir toplum eleştirisidir aslında.


    Anekdot şu;

    Uzun yıllar önce bir İngiliz Elçisi, Sadrazamın huzuruna çıkar. Hoş beşten sonra İngiliz elçisi,

    Paşam der, " Şu Osmanlı hakikaten çok büyük bir devletmiş, onu anladık İngiliz devleti olarak"

    Sadrazamın çok hoşuna gider bu sözler tabi,

    " Peki neden Sefir bey? bu kanıya nereden vardınız?"

    İngiliz Elçisi, duraksamadan cevabı verir.

    " Çok büyük ve kuvvetli bir ülkesiniz, Çünkü yıllardır, biz dışardan, siz içeriden o kadar uğraşmaya rağmen yıkamadık"


    Evet, bu coğrafya da yaşayan bizlerin sorunu bu. Bunu her açıdan verilen olumsuz uğraşlar olarak düşünebilirsiniz ne yazık ki.


    İyi akşamlar

    Sayın Hocam, kesin bir kural olmamakla beraber, büyük depremler ki mesela Alaska 9 büyüklüğü gibi,

    sahip oldukları farklı dinamikler yüzünden kısa süremiyor. Yine Alaska'yı örnek verirsem, oluşan depremler bizdeki gibi klasik fay yapılarından değil,

    dalma-batma zonlarının hareketleri ile oluşuyor. Ve bu zonların karakteristikleri, su altında, çok derinde ve büyük hacimli alanların

    yukarı aşağı hareketleri ile oluşması ve uzun süreli olmaları. Alaska'da 9 büyüklüğünde deprem oluyor ama 2-3 belki daha fazla sürebiliyor.

    Biz de olan Faylar esaslı depremler ise, nispeten daha yüzeyde, daha kısa süreli ama az derinlik sebebi ile daha etkili ve yanal, doğrusal hareketleri sebepli

    daha hasar yapıcı olmaları.

    Yani dediğiniz gibi çok ortası yok b8 işin :)

    selamlarımla

    izlanda'da ki volkanik hareketler ile ilgili berkay_tuku arkadaşımızın ilettiği bir twit var.

    Bölge de olan deprem hareketi ve patlaması olasılıklar dahilinde olan ASKJA yanardağı hakkında.


    Hatta patlama olursa, bundan tüm Avrupa hem iklim hem de ticari anlamda etkilenebilir.

    berkay_tuku ya bilgilendirmesi için teşekkürler tekrar.

    6.5’lik 36 saniyelik deprem mi 7.0’lık 12 saniyelik deprem mi daha hasar verir acaba?

    Bu arada 7 üzeri depremlerden en kısa süren hangisi olmuştur ve ne kadar sürmüştür merak ettim doğrusu

    Hocam zor sorular soruyorsunuz :)

    eğer, aynı bölge, aynı derinlik gibi tüm parametrelerin benzeştiği bir bölge de olursa, 7 büyüklüğünde ki deprem

    daha hasar yaratabilir. Kabaca 6,5 ve 7,0 arasında büyüklük olarak 15 kat fark var.

    Ama farklı lokasyonlar söz konusu olursa ve tabi parametreler de değişirse, olasılık olarak 6,5 daha fazla hasar yaratabilir.

    Ama dediğim gibi, arazinin jeolojik yapısından tutunda, derinlik, yapı kalitesi gibi bir çok değişken mevcut.

    Aslında sizin sorunuzu şöyle anladım, sizi büyüklük ve süre arasında bir korelasyon sorguluyorsunuz ama kesin bir cevabı yok.


    sorunuzun ikinci kısmını araştırmak gerekli, şu anda bilgim yok açıkcası.


    iyi akşamlar

    İzlanda açıklarında 15:14 TSI'dan beri M3.0'dan büyük 12 mikrodeprem meydana geldi. Bunlardan biri 16:17 TSI'de gerçekleşen M4.5'lik anaşok.

    Bomonti06 arkadaşımız da sormuştu bu durumu.

    Coğrafya volkanik altyapıya sahip bir bölge.

    Tabi detay çözümlemeler olmadan ezbere konuşmak hatalı bile olsa,

    çok büyük olasılıkla volkanik kaynaklı aktivitedir.

    Biliyorsunuz İzlanda jeotermal / kaplıca olarak zengin bir bölge ve bu da volkanik hareketlerin sebebi.


    Selamlarımla

    Cold.EFso

    Değerli Hocam;

    Benimde kısa bir işim vardı İstanbul - Halkalı civarında.

    İstanbul da arabanın termometresi bir ara 26 derece filan gösteriyordu.

    Allahtan Çorlu'ya gelince 21 dereceye düştü, kendime geldim :)

    tabi burası özellikle akşamları baya bir serinliyor ama gündüz sıcaklıkları hakikaten ilginç.

    Sistem otomatik veriyor ama, yine de tarihe not düşelim.

    Bugün 15.Kasım.2019 Lokasyon Türkiye


    ^^^^^^