Ay ortasına doğru bütün “resmi” tahminleri boca edecek bir sinoptik. Koronadan dolayı sürekli evdeyim. Ayın 14’ünde dışarı çıkmak zorundayım. Tipi eşliğinde dışarı çıkmak da varmışJ diyeceğim artık..!Umarım o gün başlar ve 4-5 gün aralıksız tipi halinde yağar.!
Beiträge von almunecar
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Eğer başkaları hakkında hep kıskançlık, öfke ve kötü düşüncelere sahipsen, kötü şeyler hep senin başına gelir. Eğer insanlık ailesini ayrıştırırsan, bu ayrışmadan en kötü kısım hep sana denk gelir. Eğer bilinçaltına ektikleri tohumu değiştirmezsen, senin tarlana artık sadece kıtlık ve kuraklık gelir. BİRİ iki görürsen nefret, ikiyi BİR görürsen sevgi gelir.! Eğer BİRLİK okyanusunda yüzersen temizlenirsin.. O zaman, sudan çıktığında karanlık ve sis kalkar; yerine sen gibi bembeyaz kar gelir.!
-
Bana bi fotograf at bakiyim giris cikislara
Foto çekmedim.. Zaten çeksem de yükleyemiyorum
-
Bugün Zeytinburnu'nda pazardaydım. Mesafe falan hakl getire.
-
-
İyi akşamlar. Polemik olmasın diye ilgili (covid-19) bölümüne yazmadım. Benim de anlamadığım bir şey var: Acaba kendi siyasi düşüncemize ya da kafamızdaki çalışma şekline aykırı diye bir belediye için "gerizekalı belediye" deme hakkımız var mıdır? Örneğin yorumcu-tahminci olunca bir belediyeye (eleştirmek yerine) "gerizekalı" diyebiliyor muyuz? Meğer ki o belediye yeterli önlemi almamış olsa bile. Acaba kendilerine yakın bir belediye olunca aynı hakaretamiz kelimeyi kullanırlar mı?
Bir de diyelim ki ben üyeliğimi sonlandırmak istiyorum. Bunun nasıl yapılacağımı profil-hesap ayarlarından bulamadım.
Teşekkür ederim.
-
Benim bu salgınla ilgili inandığım ve güvendiğim tek kurum, adı üzerinde Türk Tabipler Birliği'dir!
-
-
Elektrik kurumu çok ince düşünceli. Faturayı zamanında yatırırsam, gereksiz faizden kurtulurmuşum. Haa, bir de beni çok düşündüğünden sağlığım için ödemelerimi online yapmamı salık vermiş. Yahu, evdeyim evde. Alooo. Çalışmıyorum kardeşim!!
-
Hep şunu söylüyoruz: Doğa’nın intikamı, bencilliğimizin sonu vs.. Önemli olan doğanın intikamının vuku değil, bundan ders alınıp alınmadığıdır. Bu da şu günlerde insanlarımızın davranışlarının değişip değişmediği, “ben” değil, “biz” bilincinin yeşerip yeşermediğidir.
Ben kendi çevremden şu tespitleri yaptım:
1. Ev sahibim daha şimdiden kirasının derdinde. (Not: Herifin ve eşinin zaten iki farklı garanti emekli aylığı, bir de dükkan kira geliri var)
2.Markete gidiyorum, herkes “ben alayım da aç kalmayayım, gerisi umurumda değil” mantığıyla doldurdukça dolduruyor
3.Ben serbest çalışan biriydim ve işler bitti. Maaşım yok, evim kira. Benim garanti maaşlı 2 ağabeyim var. Yengemlerle birlikte toplam 13.000 TL. civarı emekli aylıkları, devletten bakım aylıkları vs. gelirleri var. Evleri kendilerine ait, kira giderleri de yok. Ve kriz başladığından bu yana beni aramadılar.
SORU: Sizce doğanın (ya da YARATAN’ın)mesajı alınmış mıdır?
-
Onu da yapamıyorum

-
Bugün Haramidere-Esenyurt arası işleyen bir dolmuşa bindim. Videoya çektim ama buraya yükleyemiyorum. (Sanırım mp4 olduğu için?? İnsanlar tıkış tıkış, mesafe falan hak getire. Plakasını da aldım. nereye hangi telefona şikayet ediyorduk?
-
Bizim site habire aidat borcunuz var diye SMS atıyor,ev sahibine de atmış,ev sahibi de bana,öde borcu kabili mesaj atmış. Ayın 10unda kira var,herif şimdiden bastırıyor, vicdan mı? anlayış mı? Ona kira yetiştirmek için dışrda çalışmaya devam
-
Dikkat Dikkat: Tekrar uyarıyorum: İstanbul'un bazı kesimlerinde (Esenyurt, Fatih, vs..) yoğun şekilde yabancılar ve özellikle Afrikalılar hiçbir korunma olmadan bütün kalabalık ortamlara kasten giriyorlar. Türklerin yüzde yetmişinde maske eldiven vs var ama bunların hemen hemen hiçbirinde yok.! Toplayın şu herifleri artık yaa TOPLAYIN!!!!
-
Size bir gözlemimi aktarmak istiyorum. Aşağı yukarı haftada bir dışarı çıkıp ihtiyacım olanları alıp eve giriyorum. Esenyurt taraflarında sitelerin bulunduğu bir alanda bir şey dikkatimi çekti. Irkçılık anlamına gelmesin ancak bu taraflarda aşırı bir Afrikalı nüfus var ve ben bir tanesinde bile ne maske ne de eldiven görmediğim gibi bir çoğu kalabalık geziyor ve mesafe kuralını hiç mi hiç dinlemiyorlar. Sanki kasten yapıyor gibiler. Kimse bunu dikkate almıyor ancak bu Afrikalılar buraya neden geliyor, nereden geliyor ve kimdir bunlar, burada ne iş yapıyorlar, kayıt altındalar mı ve devlet bunun farkında mı bilmiyorum. Marketlerde dikkatimi çekti, usul usul insanların dibine kadar giriyorlar. Bugün en son bir eczanede bir tanesiyle birbirimize giriyorduk. "Biraz uzak dur" deyince dikleniverdi. Ben ilaçlarımı alırken, herifin nefesi ensemde idi.
Bakın buradan sesleniyorum, bunlar Afrkka'dan geliyor, sars mars geçirmiş tipler. Mesafe falan umurlarında değil. Umarım başımıza bela olmazlar! Valla bugün boşluğuma geldi, acelem vardı, eğer bir daha olursa hem vallahi hem billahi çakacam bir tanesine..
-
az evvel eczanedeydim. Arkamda bir Afrikalı bekliyor, "mesafeyi korur musun?" dedim, dayak yemediğim kaldı, "Am I toasting you?" dedi. Güler misin ağlar mısın?
-
Mükemmel bir öneri. Alkışlıyorum. Hatta ilave yapalım. Bu dönem de saray 1 ay kapalı kalsın. Oraya ödenen elektrik su gibi giderler halka dağıtılsın. Mutfak masrafları v.s tüm giderleri kısılsın. Önemli kişilerin korumaları yarıya indirilsin. Maaşlarda yarıya insin. Bu dönemde hala işçi çalıştırmaya devam eden firmaların vergisi iki katına çıkarılsın. Ne dersin?
Valla ne diyeyim kardeşim. Bir misal: Tanıdığım bir baba-kız var. Babası 83 yaşında ve çift emekli maaşı alıyor, 6.000 TL. civarı, (42 yaşında emekli olmuş) kızı vergi dairesinden emekli 60 yaşında (38 yaşında emekli olmuş) ve 3.400 tl alıyor, toplam 9.400 TL. Daha niceleri var. Mesela kocasından yalandan boşanan ve babasından emekli maaşı bağlatan mı dersin, sahtekarlıkla özrülü maaşı bağlatan mı dersin. Halbuki, devlet, bir bütündür ve bireylerden oluşur. Onların devlet dedikleri biziz, sensin benim, bizim ödediğimiz vergilerdir. Bu yazdıklarım, hiçbir katma değer üretmeden alıyorlar, sadece alıyorlar. Ve şu anda meslek sahibi gençler 2500 TL için birbirlerini eziyor iş için. Bir başka tanıdığım ise güvencesiz günübirlik çanta vs. alıp satıyordu. Ve biliyorum ki yukarıdaki baba-kızdan daha fazla vergi ödüyordu. Kirada idi ve şimdi ne yer ne içer düşünüyorum. Ve herkes sadece kendi derdine düşmüş. Tuzu kurular, "amanın iyi de erzak aldık, aman benim çoluğuma çocuğuma bir şey olmasın" derdinde. Bu virüs, ülkeyi tam da bu halde yakaladı. Sadece şunu haykırıyorum: Adaletin batsın be ! Adaletin batsın!!!
-
Devletimiz büyük ve güçlüdür ve mutlaka bir bildiği vardır ve aziz milletini aç bırakacağını sanmıyorum. Madem ki devletimizin kasası boş deniyor (ben diyenlerin yalancısıyım) ve madem ki birileri bu olağan üstü dönemde hala gelire sahip: Bu sebeple (aktif çalışmak zorunda olanlar ve tüm sağlık çalışanları hariç) şu an evinde kalan ve maaşları ödenen tüm devlet memurlarının ve kamudan emeklilerin maaşlarının yarıya düşürüleceğini ve arta kalan tutarın da hiçbir sosyal güvencesi olmayan, sokaklarda yaşayan, üç gün çalışmazsa aç kalacak olanlara eşit şekilde pay edileceğini umuyorum. T.C. kimliği yeterli olsun.
Örneğin 6.000 TL. alan bir memurumuzun maaşı 3.000 TL. olunca ölmez. Ancak o 3.000 TL en azından 2 kişiye bölüştürülse o kişiler de açlıktan ölmekten kurtulur.
-
Bugün zorunlu işlem için bankaya gittim. Banka kapıları kapalı müşterileri iki iki alıyorlardı içeri. Güvenlik arkadaş da maske ve eldiven takmış vatandaşın teki ortalığı yıktı siz bize hasta muamelesi yapamazsınız diyor ben hasta değilim siz bana bu muameleyi yapamazsınız ben müşteriyim bu bankaya girerim diyo . Sizi şikayet edeceğim diye çalışanlara çemkirdi durdu. Bazı insanlar gerçekten boşvermişliğin dibini yaşıyorlar maalesef.
İyi ki ben orda değildim.. O arkadaş, o yakınmalarını en yakın acil serviste de devam ettirebilirdi!!
-
Aman hocam ağzınız yel alsın ne alaka Marmara depreminde bir anda evde otursan dışarıda olsan bile 10 binlerce kişi ölüyor bunda en azından önlem alabilme ihtimali var daha az kişinin ölme ihtimali var.
Hocam öylede insan önce kendini düşünür bende kendimi düşünüyorum deprem olsa Yine de allah bilir ama evden dışarı adımımı atmıyorum zaten binama da güveniyorum zaten babam yönetmelikte konması gereken malzemenin statik vs daha fazla fazlasını koymuş
E tabii senin evin sağlamsa sorun yok. Değiş-tokuş yapalım. Virüs bitsin, 8.2 büyüklüğünde deprem olsun. Mesela 45 senelik binalarda yaşamak zorunda kalan insanlar, senin gibi babasından desteği olmayanlar, ev kirasını denkleştirmek için sokaklarda çalışmak zorunda kalanlar. Boşver yaaa. Senin evin sağlam, arkanda da parasal desteğin var ya. Ne olucak canım..!!
-
Anlaşıldığı kadarıyla nüfusun özellikle belirli kesiminin evde oturması gerekiyor. Unutulmamalı ki çalışmak zorunda olanlar var. Herkesin tuzu kuru değil. Neden? Kirasını, faturalarını ödemek zorunda olan milyonlar var. Benim önerim: En azından elektrik, su, doğalgaz, cep telefonu vs.. ödemelerin birkaç ay alınmaması gerekir. Durumu iyi olan kişilerin ekonomik açıdan zorda olanları idare etmesi gerekir. Kiranı üç ay almazsan ölmezsin. O kişiyi sokağa atıp çalışmak zorunda kalmasını izlemezler. Madem ki aziz bir milletiz. Hadi şimdi görelim bu azizliğin derecesini.!
