Posts by PergamoN

    ruyamda 7 lik deprem oluyordu. Yikilan binalar vardi. Yanilmiyorsam yaz gunuydu. Bina yikilmasi daha cok egilme seklindeydi.

    Birçok aynı söylem var. Herkes rüya görmüş hayır olsun,hepside benim rüyalarım çıkar diyor.

    Psikolojik bir durum olabilir, 5.8 aynısı diyenler var

    Bölge hakkında konuşmaya gör hemen cevabı geliyor...

    Minor mag. 3.6 earthquake - Dodecanese Is.-turkey Border Reg (Greece) on Tuesday, 8 October 2019

    Pliny-strabo hendekleri çok tehlikeli bölge bayadır büyük deprem üretmiyor. 4-5m sık gerçekleşiyor‘da arada büyükte patlatabilir.

    Yıkım yaparmı bilmiyorum ama güzel sarsar.

    Sarı bölgede beklenebilir diyebilirmiyiz PergamoN

    Fazla batıya kaymış gibi bahsedilen transform fay fethiye civarından giriyor muğla’nın geri kalan faylanmaları farklı.

    Telefondan amatörce oldu mavi alanın içinde beklenilebilir.


    Denizli/bozkurt depremide acıgöl’ün yanıbaşında oldu (6.0Mw)

    Ben de bu soracaktım...

    Deprem oluş,zaman eğrisi grafiğide deprem fırtınası olduğunu açıkca gösteriyor. Acıpayam depreminden sonra belkide anaşok denedi bölge bilemiyoruz ama anaşok olmadan bu denli deprem gerçekleşmesi deprem fırtınası olarak adlandırılıyor.

    (Derinlikler ayrı dikkat çekiyor)

    Ne anlamalıyız hocam peki bu grafikten siz daha iyi yorumlarsınız.

    Bir şey anlayamazsın rapor için bu tür veriler kaydedilir.Çok düzenli gittiği söylenemez artıp,azalıyor ama birşey ifade etmiyor daha öncede söylediğim gibi. Afad paylaşmış burda paylaşayım dedim.


    Yarın,öbür gün bunla deprem tahmini yapmaya kalkanlar olacaktır inanmayın :))

    Benzer içerikler tartışma,sonuç eklemiş sadece

    Burdur/fethiye fay zonu’nun burdur/tefenni’deki deprem fırtınası sonrasında büyük risk taşıdığını belirtmiştim ,bölge tartışma konusu jeolojik özellikleri konusunda farklı görüşler mevcut.

    Burdur/tefenni,karamanlı deprem fırtınasına benzer hareketler sonrası genelde ( çok yüksek oranda) takibindeki ay-yıllarda aynı bölge, yakın civarında (komşu segment’lerde) büyük deprem-ler olmuş.

    Cenk yaltırak’da tefenni’nin hafif KD’sunda kalan kemer civarını işaret etmişti bir hareket gelebilir diye.


    Ramazan hocada gölhisar ve kuzeyinde uzun zamandır deprem olmadığını,antik kentleri yıkan deprem kayıtları mevcut olduğuna dile getirmişti.1996’da hazırladıkları haritada aksu bindirmesini sismik boşluk olarak belirlemişlerdi zaten bölgeyi biraz daha genişletmiş diyebiliriz.


    Deniz/bozkurt 6.0Mw depremi’nin bu hareketlerle bağıntısı olabilirmi hala kafamda soru işareti. Ama bölgede uzun zamandır kırılmayan faylar mevcut ramazan hocanın’da dediği gibi ,daha doğrusu büyük deprem üretmeyen faylar mevcut ve 7.1m ile sabıkalı bir bölge

    Storm Chaser sahildeki bu denli su yükseliminin nedeni tsunami değil.sahilde dolgu zeminlerin çökmesi,sıvılaşması kaynaklı oldu diye biliyorum.

    Su yüksekliğinin net ölçümleri yapılmıştı bulursam atayım ama özellikle yalova sahil kesiminde düşey atım gerçekleşmemiş olmasına rağmen belirgin çökmeler meydana geldi.

    Doğrultu atımlı bir faydan ne kadar tsunami beklenebilir bilmiyorum ama 8-10metreler uçuk rakamlar fayın doğrultu atım bileşenli ters fay olması lazım.


    Cenk yaltırak’ın deniz verdiğini geri alacak söylemi bundan kaynaklanıyor.aman aman bir tsunami beklentisinden değil sahillerdeki bütün dolgu alanlar 99’depremindeki gibi fay kaynaklı düşey atım olmamasına rağmen dolgu olduğu için çökecek. Benzer görüntüler muhtemel

    Ramazan demirtaş;


    Twitter ve facebook sayfalarında yaptığım paylaşımlarımın altında yapılan yorumları okuyunca, sanki deprem olmayacak demişim gibi yapılan yorum ve yanlış anlaşılmaları engellemek, doğru bilgilendirmek adına, bu konu ile ilgili görüşlerimi aktarmak isterim


    Yaklaşık 30 yıldır deprem araştırmaları yapan; Türkiye'deki hemen hemen tüm deprem üreten fayları bir şekilde dolaşan ve araştıran; yüzeyde faylanma oluşturmuş birçok fay üzerinde fay kazıları yaparak eski depremlere ait yinelenme aralıkları ve en son ürettikleri deprem tarihlerini saptamaya çalışan, her depremden sonra "Allah bir daha böyle büyük deprem göstermesin" ifadesine hiç bir zaman katılmayan bir deprem araştırmacısı olarak şunu açıkça belirtmek isterim:


    Depremler dünyamızın ilk oluşumundan bu yana olmaktadır. Kıyamate kadar da oluşmaya devam edecek. Depremler yeryuvarımızın nefes alma olaylarıdır. Depremler/faylar olmadan dünyamız dengesini sağlayamaz. Depremler yeryuvarı içindeki ısı akımları sonucu yerkabuğunun kırılması ile, birbirine göre belirli hızlarla göreceli olarak levhaların hareket etmesi sonucu oluşmaktadır.


    Depremler/faylar olmadan dünyamızda yaşam olmaz. Tüm yeraltı-yerüstü kaynaklarımız, maden oluşumlarına yol açan magmatik-volkanik faaliyetler, petrol, kömür, sular, ovalar, gibi birçok oluşumlar depremler/faylar sayesinde olmaktadır.


    Bir deprem araştırmacısı olarak söyleyebilirim ki "Deprem-ler olmayacak" demek, deprem bilimine terstir. Yıllık kayma hızlarına bağlı olarak, her fay yeterli miktarda birikim yaptıktan sonra deprem üretecektir. Aksi düşünülemez.


    Marmara Denizi içinden geçen Kuzey Anadolu Fay Zonu'na ait dört parçası üzerinde de bu depremler mutlaka olacak. Marmara Denizi'nin en doğusunda, 17 Ağustos 1999 deprem kırığının batı ucunda yer alan Doğu Marmara parçası üzerinde, en son 1509 yılında M>7.5 büyüklüğünde bir deprem olmuştur. Bu depremden bu yana 510 yıl geçmiş durumda.. Bu fay üzerinde yıllık 16 mm civarında bir birikimle 510 yıl x 16 mm = 8 metrelik bir birikim oldu. Bu M 7.5 büyüklüğünde bir depreme karşılık gelmektedir.


    Doğu Marmara parçasının batısında Orta Marmara Sırtı üzerinde Nisan 1766 yılında M>7.0 ve bu sırtın batısında, Orta Marmara Çukurluğu ile Tekirdağ Çukurluğu arasında kalan parçasında, 3 ay sonra Ağustos 1766 tarihinde M>7.0 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha oldu. Bu depremlerden itibaren 253 yıl geçti. Bu iki parça üzerinde 253 yıl x 16 mm = 4 metrelik bir birikim oldu. Bu birikim de yaklaşım M>7.0 büyüklüğünde depreme karşılık gelmektedir. 26 Eylül 2019 günü Silivri açıklarındaki Mw 5.8 lik deprem bu fayın hemen kuzeyinde tali bir kırık üzerinde oldu.


    Tüm bu gerçekler ortadayken, Marmara Denizi içinden geçen bu üç parçada deprem olmayacak demek, kendimizi kandırmak demektir. Ancak tüm paylaşımlarımda açıklamaya çalıştığım konu şu: 510 yıl ve 253 yıl geçen ve deprem üretme potansiyeli yüksek üç parça var. Bu parçalar üzerinde mutlaka 1509 ve 1766 benzeri depremler mutlaka olacak, ama NE ZAMAN? Bunu söyleyebilecek elimizde sihirli bir değnek yok.. 1999'dan bu yana bekleniliyor.


    Lütfen bir dakika düşünün.. 17 Ağustos 1999 depreminden (M7.4) 3 ay sonra, bu fayın doğusunda 12 Kasım 1999 (M7.2) depremi oldu. Ama batısında 20 yıldır olmadı. 1999 yılından bu yana bekliyoruz. Ama 20 içinde bu depremin ne zaman olacağını hala bilme şansımız yok.


    Beklenen Doğu-Orta Marmara deprem(leri) 1999, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarında olabilirdi. Ama OLMADI..


    Çünkü Yıl-ay-hafta-gün-saat olarak "Depremlerin Önceden Kestirilmesi" yapılabilecek ne bir TEKNOLOJİ, ne bir GÜVENİLİR YÖNTEM, ne de bir MATEMATİKSEL BAĞINTI, DENKLEM, FORMÜL var.


    Bu gerçekler ortadayken, sosyal ağ ortamında üç vakte kadar deprem olacak safsataları ve masalları ortaya atan insanlarımızın korkularını ranta, pazarlamaya, şöhrete, fırsata ve paraya dönüştürmeye çalışan çok sayıda deprem falcıları, kahinleri, medyumları, üfürükçüler, rüyacılar, vahiy gelenler, sancısı tutanlar, karıncacılar, bulutcular, gezegenciler, papağandan yağ çıkaranlar, servis edilen grafiklerle sözde deprem tahmincileri türedi.


    Getirdikleri nokta ortada, psikolojileri ve sağlıkları bozulmuş, tedirgin olmuş, uykusu kaçmış, antidepresan ilaçları almış, yukarıda saydığım malum kişilere inanmış, kısacası moralman çökmüş insanlar topluluğu..


    Saygılarımla