Posts by Bay Hava

    Anzaklar (Australia and New Zealand Army Corps) Çanakkale Zaferi Mart 1915 falan filan. Terör saldırısının yapıldığı yerin adı bile özenle seçilmiş. Planlı programlı terör saldırısı. Ve bir terör saldırısından çok daha fazlası. Bu belki de İŞİD benzeri bir oluşumun Hristiyan olanı ve bir yerlerden düğmeye basılarak devreye sokuldu. Bir başlangıç da olabilir ve başka ülkelerde farklı şekillerde yeni eylemler ortaya çıkabilir. Sonra ver elini 3. Dünya Savaşı.

    Yeni MHK Fırat Aydınus'u istemiyor. Nerden biliyorsun derseniz şu anda MHK üyesi olan Mustafa Çulcu'nun üye seçilmeden önce TRT'deki teknik analiz programındaki yaptığı yorumlarından. Yine aynı programdaki yorumlara istinaden diyorum ki Suat Arslanboğa eğer ciddi hatalar yapmazsa parlayan yıldız olacaktır ve büyük takımların maçlarına atanacaktır. Futbol sahalarında ne küfürler ediliyor. Futbolcu futbolcuya, hakeme, teknik direktöre. Kaç tanesi ceza alıyor ki. İşlerine gelene okkalı ceza verip gelmeyene üç maymunu oynuyorlar. Caner olayı da böyleydi Fatih Terim olayı da. Fırat Aydınus'un PFDK'ya sevk olayı tamamen bir yıpratma operasyonudur. İsteseler edilen küfürlerin üstünü örter kimsenin haberi bile olmazdı ama medyaya ağzından çıkan küfürü olduğu gibi servis ettiler. Ben Fırat'ın yerinde olsam nasıl olsa yaş haddim de geldi der yüklü ücretle bir televizyon kanalına kapak atardım. Belki de bizim bilmediğimiz bir anlaşma da yapmış olabilirler ve bu anlaşmaya göre verilen ceza düşük tutulmuştur. Böylece imajı daha fazla zedelenmeden sezon sonu hakemliği bırakacaktır.

    Vintersaga haklısın bu kişisel bir yorum ama biraz da düzeltme yapmak amacıyla yazdım son yazdıklarımı. Yani ben soğuktan yağıştan şikayet eden bir insan asla değilim ama bu dediklerinizle ben anca kasımda aralıkta falan mutlu olurum. Ocakta şubatta soğuk olsun öbek öbek kar biriksin varsın ben doğalgaza aylık 1500 vereyim, sebze meyve kıtlığı olsun memlekette hiç önemli değil ama elde avuçta bir şey olmadan yani adam akıllı kar olmadan kuru kuruya masraf etmek de hiç işime gelmiyor doğrusu.

    Kış mevsim normalleri gereği soğuk geçiyor diye tek eleştirilen ülke biziz herhalde. Harikayız.. :)

    Kış normalinde geçsin kafi, mevsim normalinde soğuklar olsun falan bunlar avunma cümleleridir külahıma anlatın. Kar olacak kar. Kar olacaksa normalin 10 derece altı olsun her yer donsun buz tutsun olmayacaksa da hiç olmasın bu kadar basit.

    İşte bu kadar basit.Her şey bir yana havalar mevsim normallerinde olsun kafi.

    Yok be aga istemiyorum ben normal falan. Haybeye doğalgaz yakıyoruz. Sebze meyve fiyatları da tavan yaptı. zaten. Boşu boşuna cepten gidiyor. Bana kış içinde biri ocakta diğeri şubatta 3'er günlük şöyle üzerine bastığında katır kutur ses çıkaran örtü yapan efsane kar yağsın yeter. Fazlasına da yok demeyiz elbet ama varsın gerisi hep normal üstü olsun. İşe yarar bir karlı sistem olmadıktan sonra ne yapayım normali normalin az altını. Bizim gibileri normaller avutamaz, ekstrem şartlar lazım.

    Önce üst sıralar, Avrupa kupalarına katılma, şampiyonlar ligi elemeleri vs. derken Başakşehir şampiyon yapılıp Katarlılara satılacaktır. Bu bir projedir ve minareyi çalan kılıfını hazırlar misali süreç tamamlanacaktır. Şu bir gerçek ki Katar gibi ülkeler olmasaydı dara düştüğümüzde sıcak para sıkıntısını aşamazdık. Başakşehir Katarlılara satıldıktan sonra sıra diğer kulüplere de gelecektir. Bakın işte elimizden geleni yaptık ama kurtaramadık kulüpler borca batık denilerek Katarlısı Çinlisi artık kim uygun görülürse kulüpler birer birer satılacaktır. Dünyada pekçok örneği var. İngiltere Fransa İtalya bu sisteme seneler önce geçiş yaptı. Faydalı mı değil mi tartışılır yoruma açık gri pozisyon deyip geçiyorum ama Başakşehir projesini sadece devlet desteği/kayırma gibi kalıplara sığdırmak bence yeterli olmaz. Çok daha geniş düşünülmeli.

    son yıllarda iyice azıtan hazar-kafkas bölgesinde bulunan ve 2 yıldır ülkemizin kuzeydoğulu sistemlerine set olan yüksek basıncın derinlemesine araştırılması gerektiği kanaatindeyim. yapışkan gibi bir yüksek, orada ki zaafiyetin her geçen yıl daha güçlenmesinin sebebinin mutlaka irdelenmesi gerekiyor.

    O yüksek basınç Sibirya yükseğinin ta kendisidir lakin ait olduğu yerde yani normal konumunda bulununca bize bir faydası olamıyor. Zaman zaman Doğu Anadoluda Kars Erzurum dolaylarında ayazlı gecelerde ölçülen çift haneli eksili değerlerin sebebi de odur. Kuzeybatıya doğru gelip güçlenmesi gerekiyor ki işimize yarasın. Azor İzlanda bildiğiniz tüm basınç sistemleri için aynı durum geçerli aslında. Dün de yazmıştım faydamıza veya zararımıza olması biraz da nasip kısmet işi. Hava hareketleri genelde batıdan doğuya doğru olduğu için o yüksek basıncın işimize yarar şekilde hareketi daha az görülüyor. Azorun doğulaması veya İzlanda kökenli sistemlerin bizi etkilemesi bu nedenle Sibiryanın batılamasından çok daha kolay ve sıkça karşılaştığımız bir durum.


    Global+Barometric+Pressure.jpg

    Son yıllarda ılık kışlarımızın ve Doğu ABD'nin yaşadığı kutup soğuklarının sayısının artması en çok kutupsal ısınmayla bağlantılı. Deniz buzunun azalması, Ekim ayında Avrasya kar örtüsünün artması, negatif AO ile geçen kışların artması, stratosfer ısınmasına bağlı girdap bölünmelerinin daha sık yaşanması hep bu yüzden. Eskiden normal bir kışta 2-3 tane günlük hayatı etkileyen boyutta kar yağışlı sistemler görürdük. Son yıllarda bu sayı 0-1 olmaya başladı :(  

    Milli takımlarda nasıl ki yabancı futbolcu olmuyorsa bana göre yabancı hoca da olmaz. Adı üstünde milli takım. Tamamen yerli ve milli olmalı. Farklı milletten olup sonradan vatandaşlığa geçirilip milli takıma alınan devşirme futbolculara da atletizmdeki devşirmelere karşı olduğum gibi karşıyım. Yurtdışında doğup büyüyen altyapı eğitimini orada alan futbolcular da çok mecbur kalmadıkça kadroya alınmamalı belki 2-3 kontenjan verilebilir. Diyelim ki 11 tane futbolcum hepsi de Türk ama Alman altyapısından yetişecek ve bu takım şampiyon olacaksa ben istemem böyle şampiyonluğu bu olsa olsa Almanya'nın şampiyonluğu olur. 80 milyonluk ülkeden cengaver bir kadro çıkaramıyorsam yazıklar olsun. İsterse sonucunu olsun o takım benim takımımdır.


    Yabancı sınırlaması olayına da gelirsek GS UEFA şampiyonu olduğunda yabancı sayımız bence ideal ölçüdeydi. Somut örneği karşımızda duruyor şampiyon olunacaksa öyle de olunabiliyor demektir. Bu sayı arttırıldıkça daha mı iyi olduk. Hayır. O günlere geri dönülmeli. 6 oyuncu yeterlidir ve gelecek olanlar da belli kriterlere göre gelmeli. Yaş sınırı, milli takımda oynama vs. Hagi Popescu Sneijder Drogba gibi kaliteli marka oyuncular gelecekse tamam ya da yatırım amaçlı genç çocuklar olacaksa ona da kabul ama menejerler para kazanacak kulüpler hortumlanacaksa gelmesin öyle yabancılar.

    Zaten ne çekiyorsakda bu İzlanda'dan çekiyoruz. Dirençli ve kıta Avrupa'sına hakimiyet kurabilen bir basınç türü.

    Konumuna göre değişir. Bazen cefa bazen sefa. 2004 sistemleri İzlanda kökenliydi 2002 de 2008 de ve daha birçok sistem daha. Azor da çile çektirir Akdeniz boyunca uzanırsa ama İngiltere'ye yerleşti mi sürersin sefa. Sibirya da çile çektirir Orta Asya'da çakılırsa ama 2012 gibi kışları yaşadıysan o da Sibirya sayesinde. İskandinav yükseği de saç baş yoldurur sistemleri Avrupa'ya yolladığında ama bize de yollayabilir tabii ki o zaman da taht kurar gönüllerde. Kısacası bu basınç sistemlerinin hepsi konumuna göre iyi de olabilir kötü de. Nasip kısmet işi biraz

    Bir model sistemi zayıf gösterip sonradan kuvvetlendirse de kuvvetli gösterip sonradan zayıflatsa da bütün bu kusurları örtecek olan modeli yorumlayanlardır. Model bir araçtır. Önemli olan gemiyi en kötü şartlarda bile sağ salim limana ulaştırabilmektir. Modeller ne kadar hata yaparsa yapsın son noktayı tahminci koyar ve yaptığı her doğru tahminde bunun keyfini çıkarır mutluluğunu yaşar. Hata yapmışsa da yaptığı hatadan da ders çıkarmaya çalışır ve bir daha benzer durumda aynı hataya düşmemek için uğraşır. Modellerin her gösterdiği harfiyen gerçekleşseydi veya sıfır hatayla çalışan bir model geliştirilseydi bu modelleri yorumlayan amatör veya profesyonel yorumcuların ne önemi kalırdı. Model takiplerini çekici kılan da atmosferin ve dolayısıyla modellerin yanardönerliği değil midir? Marifet modelin bilemediğini bilebilmekte, göremediğini görebilmekte. Bunu yapabildiğin oranda büyük tahmincisin. Nasıl yaparsan yap hangi yöntemi kullanırsan kullan insanlar sonuca bakar. Mazeretle pek ilgilenmez. Başarılı tahminler yapıyorsam başarılı olan benim model değil. Başarısız olmuşsam da suçlusu model değil. Benim olaya bakış açım böyle.

    Modellerin kötü olduğu dönemler mutlaka var. Bu biraz da paternle alakalı. Mesela yüksek basınç etkisinde olduğumuzda veya kuzey yarımkürede bir yerlerde güçlü bir blocking gelişmişse modellerin performansı da yükseliyor yaz mevsimi gibi kararlı hava koşullarının olduğu dönemlerde de zirveye ulaşıyor. Ancak atmosferin kararsızlaştığı alanlarda hele kutupaltı alçak basınç sistemlerinin sahaya hakim olup sistemlerin jet hızıyla hareket ettiği dönemlerde bir dibe vuruş kaçınılmaz. İyi günde kötü günde sevdiklerimizin yanında olmamız gerekir. Ne diyor şarkıda hayatta en zor olan bir insanı tanımak, kabul etmek huylarını değişmeden bir olmak. Tuttuğumuz takım kötü gidiyorsa da dur ben yeni bir takım tutayım demiyoruz mesela. Yapmamız gereken yaşanılmış tecrübeleri yanımıza alarak modelin ne şekilde değişebileceğini doğru şekilde öngörebilmek. Bunu yapamayacaksak modelin gösterdiğini peşin peşin kabul edeceksek ve hiçbir yorum katamayacaksak hele bir de tahminlerimiz tutmayınca bütün suçu modellere atacaksak eyvahlar olsun. Otomatik uygulamalardan robotlardan bir farkımız kalmaz ki. Bize de ihtiyaç yok o zaman. Yerli ve milli model düşüncesi kulağa hoş geliyor. Yunanın Skiron gibi bir modeli varken bizim de en azından benzer bir modelimiz neden olmasın elbette olabilir ama böyle bir modelin varlığı şu anda yaşadığımız sorunları asla ortadan kaldıramayacaktır. Benzer sorunları kendi yerli ve milli modelimizde de yaşamayacağımızın garantisini kimse veremez. Bunun da sebebi yukarıda da söylediğim gibi atmosferin kaotik yapısıdır.

    Biz şu anda yeni bir model yapsak bile tutarlılık yönünden CMA, CPTEC, NCMRWF, BOM gibi olsa da olur olmasa da modelimsilerden pek farkımız olmaz diye düşünüyorum. Yeni model geliştirmek ve brexit yapmak yerine ortağı olduğumuz ECMWF ile yola aynen devam etmek ve güçlünün yanında yer almak daha doğru olur. Klasik modellemeler yerine istatistiksel ve analog verilerden üretilebilecek farklı bir modelleme düşünülebilir belki. Böyle bir deneme yapılabilir ama böyle bir modelin de şu anda zirveye oynayan ECMWF, UKMO, GFS gibi klasik modellerden daha başarılı olacağını zannetmiyorum. Modelleri gönlümüzden geçenlere uydurmaya çalışmaktansa biz modellerin çalışma prensibini anlayıp atmosferin kaotik yapısını kabullenebilsek ciddi bir sorun da kalmaz aslında. Çünkü yanar dönerlik atmosferin fıtratında var. Model dediğimiz şey de sanal atmosferlerdir nihayetinde. Buna rağmen olabildiğince iyi performans gösterdiklerini düşünüyorum. Bakın mesela kaç gündür koro halinde ne kadar da istikrarlı gidiyorlar bize hiç soğuk dalga yollama taraftarı değiller diyagramlar maşallah ip gibi ve öyle de oluyor. Şimdi işimize gelmeyen sinir bozucu bu gelişmeler karşısında modellere kızmaktansa makus talihimize ağlamak daha iyi bir tercih olabilir.

    İtalya üzerindeki AB ile kuzeyindeki YB nin oluşturduğu rex blocking bizim adımıza resmen tyrex blocking olmuş durumda! Umarım çözülür çünkü totalde iskandinavya o ULL yüzünden işini yapamıyor! Azor mu o Atlantikten karaya çıkamıyor!

    Uçuk bir senaryo yarına değişir. Akdenizdeki alçak basıncı hızlıca doğuya süpüren senaryolar çoğunlukta. Modeldeki görüntü değişmez aynen gerçekleşecek olursa kışın en verimli zamanında 2 haftamızı yer bitirir ama ben bu senaryoyu çok düşük bir ihtimal olarak değerlendiriyorum.