Posts by arch87

    Adalar fayı kırıldı , B segmenti doğu marmara segmenti diye geçiyor 2 ayrı faylanma bu kesimlerinde bazı kesimleri hariç microdepremler oluyordu zaten ama hissedilir deprem ürettikleri söylenemez.

    Silivri açıkları ile aynı zamana (kısa aralığa) denk gelmeside tesadüf olabilir. 2 en aktif noktaydı zaten özellikle çınarcık en aktif’iydi


    Ama ne olursa olsun ,nerde olursa olsun bu tür depremlerden sonra en azından bi kaç saati (uygunsa) dışarda geçirin veya güvenli biyere geçin öncü olmadığının garantisi yok hiç bir depremin.

    Bizim büyük deprem beklediğimiz sadece istanbula adalar fayından biraz daha uzakta olan b segmenti (ve kumburgaz işe devamı) mi? Adalar fayının da kırılma riski yok mu ya da yakın zamanda beraber olma ihtimali daha düşük mü? Adalar fayı diyince daha çok ürküyorum, yakın olduğundanmıdır nedir..


    Fayların sadexe kırılma zamanlarına bakarak mı şurada risk var deniyor? Fay üzerindeki araştırmalarda gaz çıkışı hariç gözlemlenip işte bu fayda risk var denen şey ne olmalı sizce? Bir sürü araştırmacı, prof var ama neredeyse sayıları kadar da teori var. Tamam fay hattı tamamen bilinmiyor da bu kadar mı bilinmemezlik var? Büyük deprem olma riski kadar nispeten daha ufak bir deprem ihtimali de var ve o zaman neden %50 denmiyor da neden birisi çıkıp net bir şekilde 7.6 derken diğeri 6.5 diyebiliyor bunun mantıklı bir açıklamasını arıyorum da. Fay sayısını mı yoksa sadece kendi yorumladıkları fay kapasitesini mi baz alıp bunu diyebiliyorlar? Niçin yorumlar bu kadar farklı? Biri doğru öteki yanlış olarak değil, neye göre bu kadar farklı söylüyor olabilirler diye sormak istiyorum..


    Silivrideki depremden sonra insan ister istemez 4lük bir sarsıntının ardından birkaç gün içerisinde 5lik bir tane gelir mi ve birşeyleri tetikler mi diye endişe ediyor. En azından ben öyleyim.. Mantıksal ve bilimsel bir açıklaması olmasa da psikolojik olarak acaba dedirtiyor. Değil birkaç saat, birkaç gün diken üstünde olacağım galiba.

    PergamoN

    Hocam sanki marmaraya bir çubuk yerleştirmişler de bir bi ucu, bir diğer ucu sallanıyor. Ortası o kadar stabil ki korkutuyor. Tahtarevalli gibi, bir o taraf bir bu taraf. Bu ortada, adalar arkasındaki fayın kımıldayacak hiç yeri kalmadı, son huzursuzlukları mı demek?

    tesekkurler.5 katli bina 500 bin guclendirme.yikip yapsan 700 800 bin sanirim. Yikip yaparim daha iyi.

    Yeniden yapım için ya para ya daire istiyorlarmış aslında. Müteahitler min %40 pay alarak inşaatı yapabiliyormuş. (İnşaat sektörünü vuran son kriz sonrası anca bu oranla kar edebiliyorlarmış.) Sizin mülkünüzden pay alması sizin para ödememeniz anlamına geliyor. İmar oranında binanız yapılırkenki oran şuankinden düşük ise aradaki fark müteahitin alacağının bir kısmını sağlıyor (önceden 4daire çıkıyordu şimdi 5daire çıkıyor mesela), üzerini de sizin dairelerinizin m2lerini azaltarak yapabiliyorlarmış. Mesela kendi dairem için 160m2den 120m2ye düşmesini kabul edersem, kalanını da imar oranından kazandığımız m2leri alarak müteahit payını tamamlayabiliyormuşuz. İstersen daire başı atıyorum 300bin vererek m2nin o kadar azaltmadan yapılmasını da sağlayabilirmişiz. Yani 120değil 135m2 yap, o 15m2 için parasını ben vereyim diyorsun. (Kafam çorba gibi oldu. 3 ayrı bina için konuşa konuşa m2 ve fiyat bilgilerini/oranlarını büyük ihtimalle karıştırmış olabilirim ama kabaca evim küçülsün der müteahite verirsen daire başı ödeyeceğin para düşüyor.) Yani adamlar diyormuş ki; ya inşaatın parasını verin ya da inşaatın parasını çıkartacak mülk verin... Konuşulan yıkılıp yapılırsa şu kadar para istenir konusu buymuş.

    Kadıköy erenköydeyim. Kendi apartmanımda m2 küçülmeden tekrar yapım için bizden daire başı istenen 400bindi geçen sene. İmar oranı yani arsa inşaat alanı binanın yapıldığı zamankinden değişmiş bizim burada, inşaat sonrası müteahite daire de kalıyor.. Maliyetin (ve de beklediği karın) bir kısmını biz ödeyeceğiz, bir kısmını daireyi satıp kazanacak hali bu yani..


    Güçlendirme için de tarantula çok haklı ama günümüz şartlarında devlet desteği olmadan vatandaşın gücü yetemezki yeniden yapıma. Yettiği kadarıyla tedbir almak için uygun olmayan durumda dahi mecbur kalacak malesef. Bu da bir gerçek.

    Yalova , K.Maraş , İzmir , Van , Bingöl , Afyon , Kütahya zor coğrafyalar


    İstanbul’u terketme şansım depremin olmama ihtimaline yakın bir ihtimal

    Onun İçin geciktiği kadar geciksin

    Ha daha hafif gelecekse (6/6.5) bir an önce gelsin de şu işkenceden kurtulalım


    İstanbulda doğup büyümüş biri için istanbul dışında yaşamak çok zor gibi geliyor. Kendi adıma ve çevremdeki arkadaşlarım adına en azından böyleydi. Ama şu deprem riskine rağmen arpa boyu yol alınmamış olmasını deneyimlemiş olmak 1 haftada fikrimi değiştirtti galiba benim. Hep bir umut vardı içimde sanki ben görmüyorum ama var iyi şeyler yapılıyor diye düşünüyordum ama... Bizim sokağımızın toplanma alanı yüksek binalarla çevrili bir ara yol. Değil yeşil alan kaldırım dahi yok yol kenarında.. ben depremde ölmekten değil sağ çıkmaktan korkuyorum galiba bu şehirde..

    Twitter da 'dysonlin1' isimli çinli kullanıcı çok ilginç şeyler paylaşıyor,sanırım bir cihazla ölçüm yapıyor,10 gün içinde istanbulda deprem olacağından bahsetmiş. Blog linki;

    https://quakeforecast.blogspot…110m6m7-110-m6m7.html?m=1


    Bu adam nasıl bir cihazla ölçüm yapıyor anlayamadım ama tek anladığım bir tür enerji algılıyor ve bu enerji istanbul istasyonunda ani bir çizgi göstermiş ve istanbul ve yakınında deprem uyarısı yapmış adam. Peki bu adam türkiyede istanbul haricinde hangi istasyona sahip? İstanbul haricinde belki antalyada da böyle bir çizgi görülecekti? Yani kalkıp akdenizdeki deprem bu beklentimi karşılamıyor diyorsa bu adam; yakın çevresinden kastı baya geniş bir alan ve tahmini tüm türkiye için geçerli olabilir ancak. Niye istanbul diyerek bu kadar panik yaratıyor? Mantıklı bir açıklaması varsa da bu tahmin çok geniş bir alan için tahmin yapılmış bence. Senpai sismogramlarda akdenizdeki depremin istanbuldakilere yansımasını gayet açık göstermiş. Demek ki türkiyenin güney ucundaki deprem neredeyse en uç kuzeyinde sismogramlara etki edebiliyor. O zaman bu tayvanlı adamın da istanbul için spesifik bir uyarı yapabilmesi mümkün değil. Var ise gerçekliği bu enerji olayının noktasal tahmin zor gibi görünüyor. Adam bildiğiniz takipçi toplamış kendine. İstanbullular sayesinde takipçi sayısını ikiye katlayacak neredeyse..

    Narsil

    Bu özete göre istanbulda hiç hasar almadan kurtulma şansımız çok düşük o zaman.. Şile taraflarına falan yerleşsek anca.. Anlamadığım sağlam zemindeki iyi binalar hafif hasarla kurtulurken diyor ya, peki japonyadakiler niye hasar almıyor?

    arch87 öncü deprem kavramı hala bilinmemezliğini koruyor gerçekleşen bir depremden sonra aynı lokasyonda daha büyük bir deprem meydana gelirse diğer deprem öncü olarak adlandırılır.

    Başka türlü öncü/anaşok/artçı sınıflandırılması yapılamıyor.

    yani aslında öncü deprem dediğimiz öncü mü bilemediğimiz bir deprem. Sadece deprem sonrası süreç değerlendirmede var. Önceki deprem aslında. Öncü ama öncüsü olduğu vurana kadar kimse bilmiyor. Güzel..

    Bir yerde 1999 depreminin önceki kayıtları verilmişti hatırlamıyorum geçen sene izlemiştim bir programda öncesinde hiç deprem olmamış ki bende buna katılıyorum çünkü 1999'da deprem olduğunda biz ne oluyor demiştik ailemle bir çok kişi öyle demiş zaten.


    Anneme sordum 1997 olabilir evet dedi. O da geceydi hatta dedi. Öyle şiddetli bir deprem değildi bi gitti geldi işte dedi ama okulda bahsedilmişti. Marmarada olmamıştır belki sadece istanbulda hissedilmiştir.

    1997 deprem diye aratınca şu link çıktı ama bilgi yok. Sadece başlıkta var.

    https://www.sacitaslan.com/mar…iyorum-demis-haberi-52695

    hocam 99 depreminin birkaç sene öncesinde istanbulda hissedilen bir deprem hatırlıyorum. 97 senesi olabilir en fazla, emin değilim ama hatırladığım kadarıyla öyle olmalı. 2.sınıftaydım diye hatırlıyorum çünkü. Okula gittiğimizde depremden bahsedilmişti. Deprem anında masanın altına saklanın gibi şeyler anlatılmıştı. Eve geldiğimde annem gece koltukta otururken bi gitti geldi işte diye söylemişti. Büyüklüğü kaçtı, nerde oldu konusunda hiçbir fikrim yok. Bu depremi hatırlayan var mı bilmiyorum ama acaba 99 öncüsü de o olabilir mi mesela? O zaman bu durumda bu son depremin birkaç sene sonra başka bir depremin öncüsü olduğunu da konuşabilme olasılığımız var mı? Öncü deprem aslında hazırlık depremi mi yoksa sebep depremi mi oluyor? Kırılacak olan alanın kırılmaya başlaması mı yoksa kırılmayı tetikleyen deprem mi öncüdür yani? Bu ayrım yapılabilir mi? Çok karışık oldu sorularım galiba kusura bakmayın ama öncü deprem nediri anlamaya çalışıyorum

    İstanbul üniversitesinde okuyan bir arkadaş avcılar kampüsünde yapıların iyi durumda olmadığından bahsetmişti. Kimdi bulamadım ama cerrahpaşada diş hekimliği fakültesinin tahliye edilmesine karar verilmiş. 7 adet bina varmış fakülteye ait ve boşaltılacakmış.

    Bu bina tahliyeleri ilk bakışta can sıkıcı görünüyor olsa da umut verici aslında. Kamu yapılarına bugüne kadar detaylı inceleme yapılmamış demek ki.. Açıklamada yazana göre deprem sebepli hasardan önce deniz kumu kullanıldığı vs yüzünden boşaltılıyormuş binalar.

    Her şerde bir hayır varmış, bu deprem sonucunda da sonunda deprem bilinci oluşmaya başladı sanki şehrimizde? Kamu yapılarında başlayan ve sonrasında da tüm yapılara yayılan inceleme ve uygun yenilemeler olur inşallah bu işin sonu.

    Kıyı kesimlerin tehlikeli olduğu yazılmış evet doğru alacağı dalga belki ilk ve en güçlüler olacaktır elbet risklidir ayrıca su baskını (tsunami ya da) riski de var doğru ama zeminde sıvılaşma denen şey kıyıdan uzaktaki bölgelerde de tehlikeye sebep olur. Yani aman kıyıdan uzağım rahatım, ya da kıyıdayım en tehlikeli yerdeyim demek doğru değil bence. Sizin zemininiz kayadır iki sokak yanınız kurumuş bataklıktır. Sizin zemininiz size avantajdır, iki sokak ötenizde dezavantajdır. Hatta yandaki yapı ile bile zemininiz aynı olmayabilir. Kıyıda olup alt katları sular altında kalmış ama ayakta duran yapı fotoğrafı hatırlıyorum ben 99depreminden. Ya da tüm sokaktaki yapılar yıkılmışken tek kalmış bir bina fotoğrafı vardı havadan çekilmiş. Ya da bina sağlam ama yan yatmıştı. Kimse umutsuz olmasın. Her türlü tedbiri aldıktan sonra gerisi tevekkül.. Konumdan önce asıl yapıların kendisi risk teşkil ediyor bizde. Maalesef biz şili ya da japonya gibi deprem sonrasını konuşmaktan önce deprem anında sağ kalmayı konuşuyoruz. Deprem anında kendinizi güvene alabileceğiniz sonrasında da yapıyı en hızlı terk edebileceğimiz yolları belirlemek ve enkazda kalma durumunda yardımı olabilecek tedbirleri almak tabii ki önceliğimiz. Deprem çantası bu yüzden şart, yaşam üçgeni alanlarını belirlemek bu yüzden önemli. Tartışma için değil bu yazdıklarım. Hiçbirşey tek yönlü değil. Tek doğru da yok maalesef. Hiçbirimiz tam güvende değiliz. Kendi yapımız sağlam olsa bile gün içerisinde girip çıktıklarımız ne olacak?

    Ilker Gunebakan

    Hocam linkte de bahsediyor. Mantığım başta itiraz etse de bilim dergisinde makale olarak yayınlanmış bir görüş olunca mantığım da şaşıyor.

    Yazan aynen şöyle;

    “Taipei 101''in yaklaşık 700 bin ton ağırlığında olduğunu ve bunun da dikey kuvvet olarak 4.7 barlık bir basınca eşit olduğunu söyleyen Lin''e göre bu basınç Taipei kentinin üzerinde bulunduğu çöküntü kayalıkları harekete geçirebilir.“

    PergamoN

    Hocam çok saçma gelecek belki okuyunca ama bilgisi olan birinin fikrini duymak istedim.

    Taipei 101 diye bir bina var, belki duymuşsunuzdur. Hayran olduğum bir deprem mimarisine sahip. Deprem topu diye birşey var binanın ortasında asılı. Dünyanın en uzun yapısıydı yapıldığında yani ciddi bir yüksekliği var. Ama bu yüksek gökdelen yapılırken bölgedeki depremlerde ve büyüklüklerinde artış oluyor. Bilim adamları depremlerin bu binanın zeminde sebep olduğu yük ve stres ile ilişkilendirilebileceğini iddia etmişler o dönem. Bina depremlerin olduğu fay hattına çok yakın inşa edilmiş, fay hattının üstüne hatta. Sonrasında tam ispat edilebildi mi, nasıl ispat edilebilir bir fikrim yok ama istatiksel olarak veriler vardı sadece ellerinde. Hep istanbulda yapılan yüksek binalar diye konu açılınca bu bina gelir aklıma. Hakikaten böyle bir etkiye sebep olur mu yapılaşma? Yer kabuğu mantıken bu kadar hassas olmamalı tahteravalli misali olmamalı ama yapılaşma gerçekten etki edebilir mi fay hattına? Taipeinin olduğu yer zaten deprem bölgesi bu yüzden deprem topunu asıyorlar ama önceden çok nadir ve küçük depremlerin olduğu bir fayda inşaatla beraber deprem sayısı artmaya başlıyor ve bitiminde deprem büyüklükleri de artıyor. Mümkün mü böyle bir etki sizce? Yoksa sadece tesadüf mü denmeli? Yer kabuğu yer üstündeki yüklere tepki verebilir mi? Mümkün ise istanbuldaki aşırı yapılaşma da etki eder mi diye düşündürüyor ister istemez.


    Buyrun bu da haberi:

    http://v3.arkitera.com/h5978-e…aya-deprem-suclamasi.html

    Cold.EFso

    Toplumumuzda hep var unutmak ama sanki bu deprem sonrası biraz faaliyet var hem yönetim kademesinde hem toplum olarak. Yani ne yalan söyliyeyim okulların kontrol edilmesi ve hızlı şekilde çözüm odaklı karar alınması bile bende bir umut ışığı yaktı. İnşallah bu paniğin sebep olduğu bilinçlenme sönmeden iyi şeyler yapılır tüm şehirde. Hem yapısal hem çevresel..