Posts by ilker.gunebakan

    Havacı


    Video için teşekkürler. Hakikaten etkileyici.

    Ama dikkatinizi neler çekti? diye sorsam mesela.


    Benim dikkatimi çekenler :


    1-) Eğitim, şoförleri, yoldaki yayalar, videodaki herkes neredeyse, ne yapacağını, nasıl davranacağını

    neredeyse ezbere biliyor. Korku çığlıkları hariç ki gayet doğal olması, en ufak panik yok.


    2-) Depremden bir kaç saniye önce, mesela araç radyolarında bir anda uyarı sesi ve deprem uyarısı veriliyor.

    Yine gece çekiiminde elektriklerin kesildiği görülüyor. Büyük olasılık, radyo, televizyon, elektrik, doğalgaz

    hatta su sistemlerini bir anda kapatıp, açacak bir yapıya sahipler.


    3-) Yapıların hareket ve tepkilerinden az katlı yapıların ahşap ve hafif çelik konstrüksiyona

    sahip olduklarını görebiliyorsunuz


    4-) Yine çok katlı yapılaşma şehir merkezlerinde iken, merkezden uzaklaştıkça az katlı yapılar

    dikkat çekyor.


    5-) Tabi ufak tefek deformasyonlar dışında alt yapı hiç deforme olmuyor. patlayan su ve gaz boruları

    neredeyse görülmüyor.


    Yine üstüne basa basa söyleyeceğim şey, adamlara mükemmel bir eğitim verilmiş.

    Kim ne derse desin.



    Selamlarımla

    hocam inşaatçı değilim çok bilgim yok ancak kolonlara bakarak bodrum katına kadar indiğini kontrol edin, genelde taşıyıcı kolonlar temele kadar iner, özellikle bina köşelerini veren kolonlar özellikle taşıyıcıdır diye biliyorum ama dediğim gibi daha bilgili olan varsa bu konuda yardımcı olabilir

    Tabi çok teorik konuşuyorum ama, biraz fikir verebilir.

    Bir yapının hesapları yapılırken, yapıdaki her elemanın bazı yükleri taşıyacak şekilde hesabı yapılır.

    Yine bir elemanın görevini yapamayacak durumda, diğer elemanların da bu yükü toleranslar dahilinde taşıması

    için hesaplar yapılır.

    Taşıyıcı veya değil, teorik anlamda o kolon da deformasyon varsa, diğer yapı elemanları

    aslında olması gerekenden daha fazla kuvvetlere maruz kaldığından,

    proje hesaplamalarına göre risk durumu ortaya çıkar.


    Demeye çalıştığım, eğer kolon ve kirişlerde hasar görülüyor veya şüphesi varsa, bilirkişi isteyin ve kontrol ettirin.


    Selamlarımla

    Hocam, guzel laflarınız ıcın cok tesekkur ederım.

    Zaten ozellıkle sızın ve yonetımın destegını hep hıssettım acıkcası.

    Bu aralar ıkı sorunla ugrasıyorum. Bırıncıı gıp ama artık atlattım gıbı.

    Dıger sorunum bılgıayarımın klavyesı gıttı.alı gunu servısten alacagım.

    Ama telefon veya tablet ıle verı gırısı hem cok zor, hem de ben cok yavasım :)

    Oglum da kendı makınasanı kullandırmıyor :)


    Salı gunune kadar sorunum cozulur umarım.


    ıyı aksamlar, selamlarımla

    Kışın foscuları misali deprem konusuna da benzer işler sıçramış. Küçümsemek mi dersin, emeğe saygısızlık mı dersin; bunlar maalesef oluyor bu ortamlarda. Hava işinde de veri verene saygısızlık hep olur, hele ki sallayan kazara birşey tutturursa yandınız. Moral bozucu olduğuna eminim, bu forumda çok yaşandı bu hadiseler. Yönetimde emeği her zaman destekler, o konuda içim rahat. O yüzden, kararınıza saygım sonsuz, son karar sizin tabi ama kararınızı son bir kez daha değerlendirin isterim. Sanki tövbe haşa depremi yapan bizleriz.. PergamoN   ilker.gunebakan

    Haklisin da, bir örnek vereyim mesela aksam icin. Yaklasik 4 tane makale okudum, birinde bir İspanyol bilim adamina referans yapılmış. Google transate ile parça parca çevirdim. Olmadi, once ingilizce yaptım, ordan Türkçe yaptim. Tek tek kelime araştırdım.

    Bu arada ateşim var, dişlerim kesilmiş ve geçici dişler yerinden çıktı. Sonra foruma geldim. Ve bingo.


    Tepkin ne olurdu?


    Bu arada mesaj kutuma gelen bazı mesajlari da, kisiye saygım sebepli yazmiyorum bile.


    Napardin sevgili Vintersaga

    Oblik fay (verev) bir köşeden diğer köşeye kesmiş (çapraz).

    eskisi kadar Paylaşım yapmayacağım artık bu arada uzmanlar gerekli konuları açıklıyor arkadaşların dediği gibi bizim ekstra yorum yapmamıza gerek yok :)

    Hissiyatlarla konuşsun herkes bilimsel veriler bizim topluma fazla geliyor..

    Bu konuda çok haklısın. Dün akşam bir arkadaşa cevap vermek zorunda kaldım ama

    farkettim ki, bilimsel anlamda yaklaşmak, daha doğrusu insanlara fikir vermek, aydınlatmak ve fikirler

    üzerinde tartışmalarını sağlamak çok da istenen şeyler değil.

    Belki de toplum bunu istiyor, tabii bilemem. Ama eğer o aşamaya gelindiyse

    kötü tabi. Daha önce de bir kaç olay sonrası, yazmama/kısıtlı yazma kararım vardı benim de.

    Ama sahip olduğum bilgiyi paylaşmak bana mantıklı gelmişti.

    Demek ki, insanlar istemiyormuş diye düşünüyorum ve bende sizin seyrek yazma

    düşüncenize sonuna kadar katılıyorum.


    selamlarıma

    Prof. Ahmet Ercan dün akşam ki deprem sonrası yaptığı değerlendirmede yine Marmara için 2045 tarihini vermiş. Hocaya saygı duyuyorum söylediklerine saygı duyuyorum ki duymamam zaten yakışıksız olur çünkü ben konunun uzmanı değilim. Ancak az çok bildiklerimle şunu sorgulama gereği duyuyorum. 2045’e kadar deprem olmayacağını nasıl bilebiliyorsunuz? Yaptığınız çalışmalar, araştırmalar neticesinde böyle bir kanaate ulaşmış olabilirsiniz eyvallah doğrudur ama nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz? Söyleyin biz de bilelim. Kaldı ki Marmara bu kadar gerginken, arka arkaya depremler olurken 2045’e kadar (26 yıl) boyunca büyük depremin gelmeyeceğini nasıl garanti edebiliyorsunuz? Belki dediğiniz olabilir hatta belki 2045 değil 2070’de de olabilir kimse bilemez ama bu kadar net ve uzak bir tarihi nasıl verebiliyorsunuz? Bu tarihi söylerken acaba içinizden hiç geçmiyor mu ya arkadaş taa 26 yıl sonrasından bahsediyorum ya öncesinde olursa diye (kaldı ki olma ihtimali çok yüksek) içinize bir kurt düşmüyor mu? Hani olursa mahçup olurum diye hiç düşünmeden 26 yılın garantisini nasıl verebiliyorsunuz?:/ Israrla tarih vermekte ki amaç nedir? Bu depremin bir kumandası var da 2045 geldiğinde düğmeye siz mi basıp da depremi yaratacaksınız diye sormak isterdim ve bu sorularımın tümünü Sevgili Hocaya sormak isterdim şahsen. Bunlar benim şahsi düşüncelerim ve eleştirilerimdir. Tekrar Ahmet Hocaya ve diğer tüm hocalara saygılar sunuyorum.

    Haklısınız kesinlikle. Bir de işin vicdani boyutu var. Tedbir almakta bu beyanlara inanarak geciken insanların kayıpları halinde

    bunun hesabını vicdanına nasıl verecek.?


    Sorumsuzluktur.

    kusura bakmayın, tam anlayamadım. Yani ne yapalım?

    Bizler uzman değiliz evet forum yonetimi mesela deprem konusunda İTU'nun kontrolüne mi girsin ? Neticede uzman onlar. Tavsiyeniz nedir?


    İyi akşamlar dilerim

    BaFRaLI55


    Hocam,


    Kim ne derse desin, Amerika'nın "devlet politikaları" var. Başkan, Bakanlar hatta Pentagon generalleri bile çıkıp ne derlerse desinler,

    uygulama "devlet politikaları" kapsamında yapılır.


    Kısaca, söylemler ne olursa olsun, adamlar ( tabi ki İsrail destekli olmak zorunda dinsel sebeplerle) Ortadoğu, Balkanlar, eski İpek yolu ülkeleri,

    Afrika konusunda belki de yüzyıllardır bir planı sinsi sinsi yürütüyorlar.


    Lokasyon gereği, bazen Avrupa, bazen Asya bazen diğer çoğrafyalardan ülkeler destek verse de;

    işin saç ayağı üç ülke, A.B.D. , İsrail, İngiltere.


    Arada verilen beyanatlara filan çok takılmayın.

    100 yıllık geçmişin belli başlı nihenk taşlarını bulun okuyun, inanın değişen hiç bir şey göremeyeceksiniz.



    İyi akşamlar

    divane


    Hocam, depremleri duyunca aklıma hemen siz geldiniz "yerindeki gözlemci" olarak.

    Ben de çok tedirginim çünkü kızım İstanbul'da öğrenci.

    Hocam, sormak istediğim şey şu;


    - devamlı bir sesden bahsediliyor ya, şunu biraz tariflemenizi rica etsem.


    Çok geçmiş olsun tekrar, iyi akşamlar

    Sevgili Dostlar;


    Ağır bir grip geçiriyorum. Ama Ordumuzun terörizm kuklaları ve sahiplerine karşı giriştiği

    sınır ötesi harekatı duyunca yazmadan duramadım.


    Allah yollarını açık etsin, orduma yönelik her silah, o silahı çevirenin üstüne dönsün.

    Zaferleri daim olsun inşallah.

    Hic kredi cekmedim. Faize bulasmam. Oleceksekte adam gibi oluruz. Devletin bu krediyi faizsiz vermesi lazim. Ben olmasam devlet neden var ? Halksiz devlet mi olur ? Neyse iş baska yerlere gidiyor. Bu arada dedigin destegi veriyor devlet. Faizinde bir kismini karsiliyor. Kira yardimi yapiyor. Tapu harc vs. Parasida almiyor.

    Veriyorsa iyi. Hizmet ya parasız olmalı, ya da sıfır faiz, çok uzun vade.

    Dediğiniz gibi, " devlet halkını korumayacaksa niye var?"