Posts by ilker.gunebakan

    İnsanlık tarihinde onlarca kez virus,veba salgınları oldu arkadaşlar o zamanın kötü hatta sıfır teknolojisine rağmen insanlık yaşamına devam edebildi bundada bir şey olacağını sanmıyorum.Domuz gribinde olduğu gibi satarlar 30-50 milyon aşıyı indir paraları :) İspanyol Gribi yüzünden 6000-7000 insan öldü İstanbul'da sadece 1918-1920 yıllarında.

    Tarihsel olarak haklısınız. Ben iddia etmiyorum ama arada ufak bir not olsun :)

    Eğer virüs laboratuar ortamında üretilen bir virüs ise, geçmişteki virüsler gibi çok da masum(!) olmayabilir.

    (Düşüncelerim yanlış olabilir size göre ) ama bence bu virüs bir şirket oyunu gibi virüsü ürettiler saldılar şimdi tedavisi vardır onu yüklü miktarda paraya satacaklar durup dururken niye bir anda ortaya çıksın bu virüsün insan işi olduğunu düşünüyorum bende.

    Tabi bu bir ihtimal ve ben de buna inanıyorum . Hatta biyolojik savaş aracı bile olabilir ama kontrolden çıkmış gibi görünüyor.

    Virüsün resmi verilerle yayılışını bu siteden izleyebilirsiniz. Mutasyon geçirdiğinden üstel bir artış var.

    https://gisanddata.maps.arcgis…740fd40299423467b48e9ecf6

    Zaten sorun, virüs ilk ortaya çıktığında "Sars" virüsüne göre tehlikesi daha az bir virüs olmasına rağmen çok hızlı mutasyon geçirerek

    tedavilere karşı hemen bağışıklık kazanabiliyor.


    Corona virüsü zarflı tabir edilen bir virüs aslında. Zarflı olması hastalığın bulaşması için direkt temas ile diğer kişiye gemesi gerekli.

    Yani hapşırma, öksürme gibi. Ama virüs giysilere, aşyalarda yaşayamıyor.

    Örneğin bir elektronik alete bulaşması imkansız ve bir insanın solunum sistemine girmedikçe, kısa sürede ölebiliyor.


    Ama yukarıda dediğim gibi, virüs o kadar hızlı değişim gösteriyor ki, çok kısa sürelerde nasıl bulaşacağı, hangi ilaçlara direnç gösterdiği ve

    alacağı form bilinmiyor.


    Büyük olasılıkla Çin hükümetinin önlemleri bu korkudan dolayı.



    Not : yukarıda verdiğim bilgiler, bir çok kaynaktan okuduğum bilgiler, kaynak isterseniz büyük olasılık veremem :)

    Konu da artçı depremlerin ne kadar süreceği ile ilgili bir soru vardı ama şimdi bulamadım, onun için ortaya cevap vereyim.

    Anlaşılması için basit bir dil kullanayım.


    Derinliği 10 km., boyu yaklaşık 60 km. olan ve kırılan çok büyük hacimli ve ağırlıkta kaya parçası var. İlk kırılmadan sonra ( ana şok) bu çok büyük hacimlerin

    bir şekilde yeni yerlerine yerleşmesi gerekli ki bu devasa kaya parçalarının 5 metre kadar da yer değiştirdiğini düşünün.


    Şimdi bu yeni yerine yerleşme süresi, zemin, kırığın boyu, atım mesafesi ger.ek derinlik gibi bir çok parametreye bağlı olarak,

    aylarca hatta bazı durumlarda yıllarca bile sürebilir. O bakımdan işte "bir aya biter", "bir hafta sürer" , " bir yıl süresi var" gibi

    analizlerin bilimsel bir değeri yoktur.


    Ama ana deprem olduktan sonra büyük ve sık olan hareketler, zamanla daha ufak ve gerçekleşme aralığı uzayarak devam eder.


    Umarım açıklayabilmişimdir.



    Selamlarımla

    Basit bir soru daha sorayım. Dün gerçekleşen 6,8 Elazığ depremi değil de, mesela artçılarından olan 4,2 büyüklüğünde bir deprem yaratmak için ne kadar enerji gereklidir?

    Bu enerjiyi 10 km. derine nasıl transfer edeceksiniz? Bu enerji aktarımını hiç bir şekilde kimse nasıl anlamayacak?

    mesela aynı derinlik, aynı kırılma noktası gibi parametrelerle onlarca atom bombası gücünde enerjiyi aynı zaman dilimi içinde nasıl aktaracaksınız?


    Haarp teknolojisi denilen "şey" elimizdeki bilgilerle açıklanamayan bir çok doğa olayını kolayca açıklamaya çalışan bir "komplo teorisi" aracıdır.

    Ve kesinliği de yoktur.

    Ilker Gunebakan hocam saygı ve sevgilerimle, yazdıklarınızın altına imzamı atarım. Müslümanlık oh olsun diyememektir. Hep aynı örneği veririm, peygamber efendimiz Taif'te taşlanırken ve acılar içindeyken, yüce rabbim onları affet bilmiyorlar diye dua ediyordu. Böyle bir peygamberin ümmeti oh olsun gebersinler dememeli nazichane düşüncem..

    Değerli Hocam zaten böyle bir düşünce yapısını canı gönülden benimsersek, her şey daha güzel olacak.

    Bize "İnşallah" demek düşüyor sadece.


    sevgi ve selamlarımla

    Van depremi hariç bildiğim yıkıcı depremler hep gece olmuş. Tesadüf ama kötü tesadüf. Birde kışın olunca işler daha çok zorlaşıyor. Arama, kurtarma ve hayatta kalmak çok daha zor oluyor. Gündüz veya yazın olduğu zaman bir nebze hayatta tutunmaya çalışıyorsun. Çok zor Allah yardımcıları olsun ....

    Bu genellemeler hatalı ne yazık ki. 17 Ağustos depremi yazın oldu ama sonuç biliyorsunuz.

    Yani şöyle düşünün, iki tane hacimsel ve boyutsal devasa parçalar var. Bunları özellikle gece veya gündüz denk getirip kıracak

    dinamikler mevcut değil.


    Çok takılmayın

    KageUchira


    Kusura bakmayın ama sağlıklı bir düşünce tarzı değil bu yazdıklarınız.

    Biraz önce olan deprem mesela, ne bileyim Ermenistan, Yunanistan gibi ülkeler "Türkler bunu hak ettiler, umarım hepsi ölür"

    diye yayınlar yapsalar tepkiniz daha doğrusu duygularınız ne olurdu?


    Acı, keder, ölüm duyguları evrenseldir. Arada sınırlar, ekonomik kaygılar, siyasi çekişmeler daha doğrusu iktidarlar olmasa,

    inanın insanlar bir birleri ile düşman olmazlardı.


    Ben Çin'de üstelik Şanghay kırsalında bir çok fabrika gezdim. Bu fabrikalarda örneğin 1500 kişi çalışıyor ama yatakhaneler sadece 500 kişilikdi.

    500 kişi vardiyada, 500 kişi dışarda, 500 kişide uyuyordu. Vardıya bitince bu insanlar henüz yataklarından kalkan insanların yattığı yerlere

    yatmaya gidiyordu. Ve bu insanların aldığı ücretler 25 dolar civarıydı.

    Şimdi bu insanların siyaset, etnik kökenler, kaliteli yemekler ve yatacak yerler düşündüğünü mü sanıyorsunuz.

    Bu insanlar yönetim farketmeksizin, resmen vahşi kapitalizmin esiri olmuşlardı.


    Umarım böyle acıtıcı düşüncelerin esiri de olmazsınız.


    Selam ve sevgilerimle

    Tabi henüz çok erken ama, devamlı hatırlamamız için kendimi yazmak zorunda hissediyorum.

    Bu akşam olan depremi İstanbul'da düşünün.

    Daha yoğun trafik, patlayan alt yapı, doğalgaz, su, elektrik hatları, iletişim, ulaşım her şey öldü..


    Sizleri, yarın sabah ki İstanbul'u da, bu deprem de canını kaybeden insanlarımızı da Rahmetle yad ederek sessizce düşünmeye davet

    ediyorum. Felaketi hayal etmek felaket tellallığı değil, belki de vicdan görevimizdir.

    Abi ne yalan diyim 2010 da Bişkek te deprem yaşadım. Salak salak sırıtmıştım bende. İstemsizce olan bir şeydi ama

    Storm Chaser


    Tabi hemen yaftalamamak lazım. Bu da benim hatam. Hep göz ardı edilen bir unsur var, o da insan psikolojisi.

    Bu tür stres durumlarında insanların tepkileri beklenenden çok farklı olabiliyor.


    Erken değerlemem için özür dilerim :/