1987 Kışı ve Analizi

  • Nerdeyse 36 saat içinde tişörtten atkı eldiven giydiren bir dönüşe geçen efsane bir kar yağışı idi..Annem dışarda kar yağıyor deyince okula gitmemek için bahane uydurduğumu söylemişti

  • 1987 üniversite yıllarımda. Bir gün evveli maçım vardı. Hava oldukça ılık. Gece yattım. Sabah rahmetli babam her zaman benden önce kalkar ve işe giderdi.o sabah elinde çayı salonun caminin dışarı bakıyordu. Hayırdır diye sorduğumda hiç bir şey soylemeden kafaşı ile camdan disarisini işaret etti.baktığımda gözlerime inanamadim karşı taraftaki göçmen evinin sadece bacası görünüyordu tamamen kara gömülmüş ve heryer toz duman. Kar yağışı uzun bir zaman durmadı. Ekmek firinlarinin çoğu çalışmadı. Ekmek icin Gaziosmanpaşa meydana giderdik kizaklarimizla.keşke öyle bir kış gorsek. Cocuklugumuzu gencligimizi yaad etsek .

  • SiberianTiger Hocam 1987 kışında 13 yaşındaydım. Daha o zamanlar hava olaylarına çok meraklıydım.Hep meteoroloji mühendisi olmak istemiştim ancak

    Finansçı olduk. Hayat bu yapacak bir şey yok. Hava forum sayesinde bu özlemimi biraz olsun giderebiliyorum.


    Neyse konuyu çok fazla dağıtmadan 1987 efsane kışı ile ilgili yaşamış olduğum deneyimleri paylaşmak istiyorum.

    Kahvaltımı yapıyordum radyoda bir ses duydum. [Yurdumuz bu geceden itibaren Balkanlar üzerinden gelecek soğuk ve yağışlı havanın etkisine girecektir.] şeklinde

    Kar sevdalısı biri olarak anons çok hoşuma gitmişti. Sonrasında yenibir uyarı daha geldi. [Marmara ve İstanbul ' da kuvvetli fırtına olacağı ve sıcaklıkların hissedilir derecede azalacağı beraberinde de yoğun olarak kar yağışı görüleceği söyleniyordu.] Ben tabi sevinçten havalara uçuyordum. 15 tatil bitmek üzereydi ve bu kar belkide okul tatilini uzatacaktı. O zamanlar TRT 1 var özel televizyonlardan eser yok. TRT ' de hava raporunda [ Tüm Marmara ve İstanbul için etkili ve sürekli kar yağışlı beklendiği söyleniyordu.] Ben artık o saatten sonra sürekli gözlem yapma moduna geçtim. Sabah saatinde normal esen rüzgar öğlenden sonra giderek şiddetlendi ve fırtına şeklinde esmeye başladı. Fırtına o kadar kuvvetliydi ki evlerin çatılarındaki kiremitler havalarda uçuçuyordu. Rüzgarın etkisi ile sokağımızdaki Cereyan telleri biribirine çarpıyordu. Fırtına ile birlikte kuuvetli bir sağanak geldi. Aşam saatlerinde yağış kara döndü ancak kar ince sert insanı boğacak şekilde bildiğimiz kum tanesi gibi yağıyordu. Dışarıya ekmek almaya çıktığımda yağıştan nesef alamamadım insanın nesefini kesen çok sert bir rüzgar ve yüzünüze gözünüze dolan sert kar taneleri ellerimle yüzüme siper ederek zorlukla yürüyebilmiştim. Kar yağışı her geçen saat daha da kuvvetlenerek devam etti.Yaklaşık 1 haftaya yakın yoğun şekilde kar yağdı. Okullar beraberinde tatil oldu tabiki. Kar yağışı yurdumuzu terk edecek şeklinde hava raporları geliyordu. Bende artık kar bitti yağış kesiliyor vedalaşma zamanı derken aniden bir şey oldu. Sabah yağış bitiyor diyen hava raporu bu sefer aynı günün akşamında Yurdumuz orta Avrupa üzerinden gelecek olan yeni bir soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına gireceği bilgisini veriyordu. Nitekim söyulenen aynı günün gecesinde oldu da. Yağış tam bitiyor derken O gece öyle bir tipi öyle bir kar yağdı ki mevcut kar örtüsünün üzerine sabah kalktığımızda kar yüksekliği 1 metreyi geçmişti. Babam işe gidememişti. Hiç bir motorlu araç yola çıkamamıştı. Evimizin dış kapısı açılmıyordu. Kar birikimi olduğundan dolayı kapı tamame kapanmıştı. Babam ve ben kürek ile bakkala kadar patika açtıık. Yolda normal patika açmadan yürümek imkansuzdı. Kar da bir yandan yoğun şekilde yağmaya devam ediyordu. İnsanlar fırnlar çalışmadığı için ekmek bulamadı. Annem evde undan ekmek yaptı. 10 gün boyunca evdeki stoklar ile idare ettik. Hatta bir gün ekmek almaya çıktığımda önümde arkadaşımın babasını gördüm ona yetişmeye çalıştım adam bir anda kayboldu. Meğersem İski ' nin açtığı çukur tamamen kar ile olduğu için yaklaşık 2 metre adam oraya düşmüş. Çevreden bir kaç kişinin yadımı ile çıkarabilmiştik. O gün fırın sınırlı sayıda ekmek üretebilmiş ve bizede sınırlı adette ekmek vermişti. Bende üşümemek için ekmekleri montumun içine koyarak eve o şekilde gidebilmiştim. Kar tetili bu arada 15 + 15 toplam 1 ay olmuştu. :) Kar yeğışı kesildiğinde sokağımızda kardan adacıklar oluşmuştu. Arkalarına saklanarak diğer mahalleden gelen çocuklar ile kartopu savaşı yapıyorduk. Bazı çocuklar kızaklar ile bazıları ise fırınlı ocakların emaye kapakları ile hatta tahta merdivene binerek kayak yapıyorlardı. Ne kıştı ama. Tam bir efsane yaklaşık 15 gün boyunca durmadan kar yağmıştı. Evlerin camı tamamen buz halini aldığı için dokunamıyorduk. Nisan başlarında kar örtüsü kalkmaya başladığında yerde yaklaşık 30 cm kalınlığında buz parçalarının olduğunu görmüştüm. Su giderleri 3 katlı evlerde yere kadar yaklaşık 10 metre kadar buz olarak donmuş kalmıştı. Biz buzları alıp kılıç yapıyorduk . Nisan ayında bazı kar örtüsünün üzerinde tozların birikerek toprak görünümü verdiğini ayağımızla kazıdığımızda altından temiz karın çıktığını dahi gördüm. Kar örtüsünün ne kadar uzun süre kaldığını herhalde iyi anlatabilmişimdir. İstanbul ' a efsane kışı getiren sistemin Kutuplar üzrinden gelen JET akımları olduğunu daha sonralarda araştırdığımda öğrenmiştim. Güznümüzde de işte bize böyle bir şeyler lazım. Sıcaklık değerleri ise istanbul ' da gece -10 derecelere gündüz ise -3 derecelerin üzerine çıkamamamıştı uzunca bir süre. Biraz uzattım kusura bakmayın ama yazmış olduğum şeyler bizzat yaşadığım gerçek kayat hikayesidir. 45 yaşındayım umarım ölmeden bir kez daha bu şekilde bir efsane görmek nasip olur. Herkese çok selam teşekkür ediyorum.

  • Dedemin 80'lerde tabiriyle 87'yi kast ettiğini umduğum sözlerini aktarayım.Saçaklardan yerlere kadar buz, adam boyu kar vardı o zaman motorlar (Traktör) ufak olduğundan karda gömülüveriyordu köyde motorsuz küreklerle açtık yolları , kar birkaç hafta yerden kalkmadı hayvanları yalağa (suya ) götüremedik kova kova su taşırdık derdi.Soğukların ardından çok yağmur yağdığı ve bir hafta on gün daha tarlaya giremediklerini söylerdi.Birde o sene kolay kolay taşmayan köy deresinin taştığını hatta suyun eski asma köprünün boyuna ulaştığını söyler.Susurluk-Balıkesir çevresinde misal köy kahvehanesine oturduğunda nerde o eski kışlar denildiğinde illa bir büyüğümüzün ağzından o 80'ler lafı duyulur.

  • 10 yaşındaydım..Hala unutamadığım anılarım içindedir.İstanbul Fatih de oturuyorduk.Yaşamım boyunca gördüğüm en fena kar olayıydı.İşe gidemiyordu insanlar.

  • 1987 yılında 5 yasında idim ,babam askere gitmişti,Karakoy Galata kulesinin alt tarafında oturuyorduk ,oyle bir kar varki anlatmak mumkun degil Dayım yaklaşık 1.80 boyunda bir adam ,şunu hatırlıyorum komurluge gidip kömür alması gerekiyor,öyle bir kar varki kömürlük alt katta olduğu için girmesi lazım,bende peşine koştum ,ağlıyorum belki dayi gitme diye,bir atladı karın içine dayım kayboldu,ben daha fazla korku içinde ağlıyorum,Dayım karları iki eli ile zorla iterek kendine yer açtı,gitti aldı kömür v.s ,1.80 ortalama kar vardı demiyorum ama oraya biriktigi için dayım içinde kayboldu,o kadar uzun sürdüki kar ,evden dışarı çıkamadık ,ekmek kıtlığı olduğu anlatılırdi,birde kar sonrası akan suları hatırlıyorum oluk oluk ,bir daha 87 gibi kış istermiyim açıkçası emin değilim,

  • Aslında 87 kişi değil de Mart ayındaki efsane sistemiyle anılıyor ve Marmara karadeniz hariç öyle sert bir kış değildir bi anormal ısınan sonra biarnada kar olan sistemler geçirmiş hatta çoğunlukla ılık bir kış galiba bu şeneyi andıran bir kişmis.

  • ilkokul 3. sınıfa gidiyordum Balıkesır Bandırma da yaşıyorduk kar yağışı nasıl geldi hatırlamıyorum hatırladıklarım yarın okul yok dedi annem bır hafta boyunca okul yok elektrik yok su yok mum ışığı ve soba muhteşemdi 6 katlı bır apartmanın 4. katında oturuyorduk tabiki hep cama çıkardım koca bir cadde vardı araba falan yok asfalt zaten gözükmüyor du ınsanlar buyuk su bidonları bağlamışlar ipi buzun ustunde bidonları çekiyordu 8 yasında bir çocuk olarak ahatırladıklerım bunlar ee tabiki kartopu nu da unutmamamk lazım.

  • 87........... adı bile içimde tatlı bir gülümseme bırakıyor... inşaallah eve geçince bir kaç resmim olacak ... onlara paylaşıcam... sadece şunu düşünseniz inan abartı etmiş olmam....düşününki uludağda karlı bir 15 gün geçirdiniz... o derece güzeldi...gündüz bi miktar kar erir gibi olurdu... akşam olmadan dona çekerdi... bu 15 günün bir gündüzü yağmasa gecesi mutlaka başlardı...o kadar şaşkın ve sevinçliydikki anlatamam...mahallemizin bakkalı hayrettin amcamız vardı 80 küsur lü yaşlardaydı o dönemde... o bile derdiki ömrümün bir başında bôyle kar gôrdüm... birde son dönemimde derdi... başında kastettiği 1929 İstanbul kışıydı... hep lafa tutar anlatmasını isterdim...Allah cümle geçmişlerimize rahmet eylesin bu arada... cümlemizin...

  • Sabah annemin yakın arkadaşının Kızı ameliyat olmuş onun yanına gideceğiz ve annem o gece hastanede refakatçı kalacak bir kalktık diz boyunu geçmiş bir kar yağışı .. biz hiç bir şey olmamış gibi hazırlandık sokağa çıkınca ne görelim yoldan ne araba geçmiş ne bir şey sadece insanlar gidip gelmek için bir patika yol yapmışlar oda 30-40 cm’lik neyse bu şekilde meydana çıktık orada dank etti işte karın şiddeti tam 1 m hani instagramda paylaşıyorlarya arabanın tepesinde 1 m ilk bir kar bütün duran arabalar o şekildeydi biz tabii olayın vahametini yavaş yavaş kavramaya başladık otobüs durağının oraya gittik araba YÖK neyse aklıma bir arkadaşım üniversiteye girerken sınava yetişemeyince polislerden yardım istemiş onlarda okula götürmüştü .. bizimse acil hastamız vardı şansımızı denenmeliydik karakola gittik mazeretimizi anlatacağız biraz bekledik bu arada bir telsiz konuşması amirim avcılardayız araba 1 m kara saplandı .. amirde imkanlarınız ölçüsünde geri dönün dedi yani Avcılar’da ağır kar yağışı vardı . Bizi sağolun polis ekibi saraçhaneye kadar bıraktı oradan Samatya hastahanesine yürümemiz gerekecekti bizde başladık yürümeye bir ara anneme baktım başörtüsünde buz sarkıtı oluşmuş . Hastaneye gittiğimizde gece hastanın yakında kalan ablam sabah kadar ceviz büyüklüğünde yağdı ddi . Ablamı alıp annemi hastanede bırakıp dönüş yoluna geçtik . İlk defa kar küreme araçlarını İstanbul’da görmüştüm bir taraftan kürüyorlar bir km sonra sanki oradan hiç araba geçmemişti ... yagması ve kalkması tam 1 ay sürdü banada unutulmaz hatıralarla birlikte her sene dünya gözüyle bir kere daha görsem diye dua bıraktı geriye

  • Şu anda Kocaeli'nde yaşıyorum. 6-7-8 Ocak 2017 İstanbul efsanesinde mesela İstanbul koparken, benim yaşadığım Kocaeli Körfez ilçesinde (Yarımca) 10 cm kar ya oldu ya olmadı.


    Arkadaşların anılarını keyifle okudum da (sağ olsunlar hepsi), acaba 1987 yılındaki durum nasıldı? İstanbul'da o anlatılan olaylar yaşanırken, Kocaeli'nde durumlar nasıldı? Bunu çok merak ediyorum.

  • 87'yle ilgili annemlerden şunu duydum; "Nisan ayında teyzenin nişanında yerde hala kar vardı" demişti.

    ->Everyone you meet is fighting a battle you know nothing about. Be kind. Always.


    ->Karşılaştığın herkes hakkında hiçbir şey bilmediğin bir savaşta savaşıyor. Nazik ol. Her zaman.