Latince kökenli aura, 'tanyeri' anlamına gelir. Kuzey ışıkları, aurora borealis olarakta literatürde tarif edilmektedir. Aurora borealis terimi ilk olarak 1619'da Galileo Galilei tarafından ileri sürülmüşse de, Galileo bir hata yaparak, güneş ışınlarının yüksek basınç tarafından yansıması ile aura ışınlarının oluştuğunu iddia etmiştir. Ancak, daha sonra aurora borealis yerine kuzey ışıkları denilmeye başlandı. Auranın güney yarımküre için adlandırılan özel ismi aurora australistir. Aurora australis ve aurora borealis, ikisi beraber aurora polaris olarak adlandırılır. Günümüzde, basitçe her ikisine de çoğunlukla aura denmekle birlikte, Kuzey Işıkları da denmektedir.


Adından da belli olduğu gibi, aura atmosferde 100 ila 1000 km arasında oluşan ışıklı bir olaydır. Aurolar en iyi biçimde, 15-30 derecede bulunan aura kuşağında görülür, burası Dünya'nın manyetik alanının en yoğun olduğu yerdir. Bölgede, aura ışıkları oluştuğu sırasında, yalnız uzaydan tam olarak görülebilen Aura ovalı da oluşur. Aura ovalının merkezi geomanyetik kutuplarauzanır - bunu coğrafik kutuplarla karıştırmamak gerekir.
Çok ender de olsa, ekvator çizgisinde görüldükleri bile olur. Kuzey ışıkları; gökyüzünde, hafif rüzgarda dalgalanan devasa perdeler gibidirler, değişken renklerde gökyüzünü kaplayabilirler. Birden fazla aura, gökyüzünde birarada görüldüğünde, tıpkı kar taneleri gibi birbirine benzemez. Aura, bir uçtan diğer bir uca zayıf parıltılı bir örtü gibi veya gökyüzünde kutuplara doğru yönelen zayıf ışıklı parçalargibi başlar. Kavis şeklinden gelişen ışınlardan, muazzam bir ışık gösterisi oluşabilir. Kuzey Işıkları, çeşitli yoğunluklarda olabilir, oluşan çoklu şeritler, gökyüzünde parlaklayan dalgalanmalar içinde titreyerek yanıyormuş gibi gözükür.

Kutup Işıklarının Renkleri
Kuzey ışıklarının rengi, hangi atomdan kaynaklandığına ve çarpışmaların gerçekleştiği yüksekliğe bağlıdır. Mesela yeşil renkli ışıklar, oksijenin güneş rüzgarı ile atmosferin 250 km yukarısında çarpışması ile ortaya çıkar. Eğer çarpışma bundan daha yüksekte olduysa ışıkların rengi kırmızı olur. Azot atomları ise mavi, mor ve eflatun renkli ışıklar yayar. Kutup ışıkları yay şeklinde, bulut şeklinde ya da yatay veya dikey çizgiler halinde olabilir.
Siz de kuzey ışıklarını görmek isterseniz 60 derece kuzey ve güney enlemlerinden daha yüksekteki şehirlere gitmelisiniz.
Aura Nasıl Oluşur ?
Güneşten, Dünya atmosferine ve diğer gezegenlere doğru sürekli akan ve Güneş rüzgarı adı verilen enerji yüklü parçacık akımı bulunmaktadır. Atmosferin Manyetosfer katmanı bu akımın zararlı etkilerine karşı Dünya'yı korurken içeriğindeki iyonize haldeki oksijen ve azot bulutları ve enerji yüklü parçacıklarla çarpışır. Çarpışma esnasında ise oksijen ve azot atomları, bulundukları yüksek enerjili seviyeden, temel enerji seviyesine dönerler. Yaşanan enerji kaybı sonucu atomlar foton salınımında bulunur. Manyetosferdeki enerji yüklü atomlar, manyetik alan çizgilerini takip etme eğiliminde olduğu için kutup bölgelerine doğru akış vardır. Foton salınımı sonrasında oluşan ışımalar, bu yüzden kutup bölgelerinde yoğunlaşmaktadır.
Bir çok rengin karışımı halinde görülen ışımaların hangi renkte olacağı ise kaybedilen enerji miktarına ve atmosferden ne kadar yüksekte gerçekleştiğine bağlı olarak değişmektedir. Atmosferden çok yükseğinde oksijen atomları sık bulunur ve oksijen atomlarının yüksek seviyede enerji kaybı kırmızı ve tonlarını oluşturur. Yeşil ışımalar biraz daha aşağıda gerçekleşen enerji kayıplarında oluşur. Azot atomları ise daha çok mor mavi tonlarında ışımalara sebep olmaktadır.

Ne Zaman Oluşur ?
Kutup ışıklarının en çok görüldüğü zamanlar, ekinoks ayları olarak belirlenmiştir. Ancak neden ekinoks aylarında ya da mevsimlere bağlı olarak gerçekleştiğine dair net bir açıklama yoktur.
Kutup ışıklarının, dünyanın manyetik alanına herhangi bir zararı olduğu kanıtlanmamıştır. 2 Eylül 1859 yılında büyük manyetik fırtına olarak tarihe geçen ışımalarda telgraf iletişiminde sorunların yaşandığı tespit edilmiştir. Bu olay ile bilim adamları kutup ışımalarının ve elektrik arasındaki ilişki sağlamlaştı. Daha sonra manyetometrelerin ışımaların ne zaman görüneceğine dair bilgi verebileceği anlaşıldı. Günümüzde ise Güneş rüzgarlarının, Dünya manyetik alanına etkisini ölçümleyen önemli bir cihaz olmuştur. 
Aura Işıklarının Görüldüğü Tek Gezegen Dünya Mıdır ?
Kesinlikle hayır ! Manyetosferde veya manyetik alanda hareket eden her gezegende aura ışınları oluşabilir. 1996 yılında, ünlü Hubble teleskopu, buna kanıt teşkil edebilecek, Jüpiter'e ait nefes kesen aura resimleri yakaladı. Ancak, uydumuz olan Ay'ın da, az da olsa manyetik alanı olmasına rağmen aura görülmez ne kadar acı !
Kuzey Işıkları'nı İzleyecebileceğiniz En İyi 6 Yer ! TIK
{KarTutkus03}

