Beiträge von mustafaethem

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Ben de size hatırlatmak istiyorum ki Pa Acıbadem, amatör meteorolojinin tek veri kaynağı modeller değildir, ben de modellere güvenmem AO ve NAO endekslerine göre tahminlerimi şekillendiririm, diyagramları da kullanırım, atmosfer verilerini de. Yani siz hala bana bir veri sunmadınız, sadece "göreceğiz bakalım ben haklıyım" tarzı söylevler ile kendinizin haklı olduğunu kanıtlamaya çalıştınız. Kısacası aynı tas, aynı hamam. Hala benim gözümde bir tahmin değeri yok. Tabii diğer arkadaşlarımı veya tahmincileri bilemem, belki onların gözünde bu tahmindir ama benim gözümde değil. Eğer beni de takmıyorsanız, "banane ister inan ister inanma" diyorsanız da orası size kalmış, oraya karışamam.
    Eski kışlar bitti felan krişe sözlerdir. Isı adası gibi terimlere uzanır, geçen yıl ocak sonunda 850hpa'da -12 girdi ve sistem bir Sibirya sistemiydi, gördük ısı adasını, gündüz bile en yüksek sıcaklık -3 oldu. Aynı zamanda İstanbul'un geçmişteki hallerini araştırmış ve iyi bilen biri olarak söylerim ki size, 1980'lerde belki de ısı adası denen şey daha da fazlaydı. Neden mi? O zamanlar tamamen soba kullanılırdı. Büyüklerinize de sorarsanız anlatırlar diye umuyorum, İstanbul'un üzerinde her kış kalın bulut tabakasına benzer bir oluşum gözlenirdi. Kalın bir karbonmonoksit tabakası... Hem sağlığa zararlı hem de havanın ısısını tutan ve sıcaklığın artmasına neden olan bir gaz. Sizce şimdi mi ısı adası daha kuvvetli yoksa o sobalardan çıkan zehirli gazların sera etkisi yarattığı zamanda mı? Eski kışlar artık yokmuş, pehhh. Hala var sadece insanlar kara daha fazla müdahale istiyor, belediye çok fazla müdahale yapıyor ve aynı zamanda arabalar da yere tutunmuş olan kar yağışını heba ediyor. Eski İstanbul bu kadar gelişmiş değildi ve bu kadar çok arabaya ev sahipliği yapmıyordu. Dünya üzerindeki ısınmaya dahi şuan bilim adamları şüpheyle bakmaya başladı, dünyadaki küresel ısınma adını verdiğimiz ve benim hiç inanmadığım şeyin durduğu söyleniyor bu bilim adamları tarafından. Peki kutuplardaki buzulların erimesi küresel ısınmayı kanıtlamaz mı? Diye sorabilirsiniz, bunu hemen kendi teorimle açıklayayım, (teorilerin kesinliği yoktur ve kesinliği kanıtlanana kadar sadece bir fikir öne sürmedir)
    Biliyoruz ki Rusya, dünyanın en büyük doğalgaz satıcılarından biri. Kendi ülkesindeki doğalgaz veya petrol her neyse, bittiğinde sömürgeleriyle -ki pek de sömürgesi yok- kalır. Şahsi görüşüm, kutup noktalarında, eskiden yaşamış olan kutup canlılarının oluşturduğu petrole ulaşmak için Rusya'nın bir gayret göstereceği yönünde. Bu ulaşım da yalnızca buz tabakalarını eriterek mümkün. Bilimadamlarının bu daha hızlı buz eritme çalışmalarını da Jüpiter'in bir uydusu olan Europa için yaptıklarını düşündürüp öyle yansıtıyorlar medyaya veya insanlara. Europa ne? Diye afallamış olabilirsiniz, bu normal bir şey. Europa jüpiter'in buzlarla kaplı olan bir uydusu. Bilim insanları bu uydudaki buz tabakasının altında yaşayan organizmaların olabildiğini düşünüyorlar. Yani kısaca, Rusya, Amerika ve diğer kuvvetli ülkelerin uydurduğu ve aslında kendilerinin oluşturduğu, doğayla ilgisi olmayan bir durum kutupların erimesi bence. Hem bakacak olursak neden her küresel ısınma dendiğinde aklımıza kutup ayısı geliyor. Kutup ayısı kuzey kutbunda yaşar, Rusya gibi ülkelerin kolay ulaşacağı yerlerde. Güney kutbuna ise çok dikkat edilmez çünkü orada henüz böyle bir sorun yoktur. Hiç penguenleri konu alan bir küresel ısınma belgeseli gördünüz mü?(sadece benim görüşüm ve teorimdir, gerçeklik payı henüz yoktur)
    birkaç konuyu açıklığa getirdikten sonra son olarak sistemle ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum. 4-5 şubat gibi gelecek olan 2. prova ve bence 14-15 şubat civarı gözlemlenebilecek bir efsane oluşum mümkündür.
    Saygılar...


    Arkadaşlar açıklamalarınızı okuyorum fakat söylediğim gibi şubat ayı karşılayacağımız sistem marmara ege batı karadeniz gibi bölgelerde 20 aralık sistemine yaklaşırsa sevinin. Ocak sonu sistemine gelirsek gündüz sıcaklığı istanbul gibi bir metropolde +3 derecenin altına inmeyecek ve kky belki yüksek bölgelere direk kar yağışı bırakacaktır bu sene istanbulun güney kıyı kesimleri 5 cm den yukarı kar görmesi imkansız bu benim en büyük iddaam şubat'dan sonra bu tahminim için beni kutlayacak arkadaşlara şimdiden teşekkür etmekteyim :))


    Hiç kusura bakma dostum ama sen bize ne bir dayanak ne de bu tahminin gerçekleşeceğini destekleyen bir oluşum gösteriyorsun. Bu şekilde yapılan şey tahmin değil, fikir yürütmedir. Kabaca sallamadır. Bize verileri sun hele, şu şöyle olacak bu böyle olacak diye sonra bu cümlelerine saygı duyalım, gerçekleşirse de seni tebrik edelim. Senin sadece fikir yürütmekten oluşan bu mesajına tahmin demek, onlarca veriyi inceleyip burada paylaşanların mesajlarına bir hakarettir bence ;)2323 [hr]
    Lütfen veriler eşliğinde veya nedenlerini yazarak tahmin yapalım, aksi taktirde kalite düşüyor bence. @dmin üstadımızın da bu konuda bana katıldığını düşünüyorum. Verisiz veya neden-sebepsiz yazılar, çaysız kayvaltıya benzer ;)2323[hr]
    Sakın şubattan şüphe etmeyin, kestane olmaz. Zaten kestane şu zamanda çok pahalı, azor güçlenirken, iskandinav ve sibirya uyanırken İzlanda beş parasız haliyle bize kestane alamaz merak etmeyin :D :D :D

    -1'de yağmur çok istisnai bir şey olup her zaman gerçekleşmez. 500hpa sıcaklığının yer seviyesine göre olması gerekenden daha sıcak bir hal almasıyla gelişir. Görülse görülse, sibirya sistemlerinde görülürler. Fakat 500hpa ile yer seviyesi arasındaki sıcaklık farkı az olacağından bulutlar daha fazla gelişemez ve yağış azalma trendine girer. Bu durum da hem bu yağış şeklini kısa süreli ve etkisiz, hem de nadir gözlemlenebilir bir hale sokar. Genellikle -1 derecede kar veya donan yağmur gözlenir, sıvı yağmur için bir çok şart gerekmesine rağmen bu asla gerçekleşmeyecek anlamına gelmez :)

    Bugün önemli bir gün. 9. Yıldönümü bugün 2004 ocak efsanesinin. Herkesi 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyor, şubatta beklediğim efsanenin 2004'ü yakalayabileceğini ve hatta geçebileceğini belirterek huzrunuzdan ayrılıyorum :)[hr]
    Bu arada ocak sonu sisteminin tekrar can bulması ile bu yıl 2004'e çok benziyor tezimizi de attığımız çöp kutusundan geri aldık :) belki ocak sonu efsane olmayacak ama bir umut bekleyişimiz devam etsin, umudumuzu yitirmeyelim ocak içinde efsane için arkadaşlar, hep beraber indirelim akşam güncellemesinde -10'ları ülkemize :)

    Şahsen şubat ayı içerisinde -20 gibi uçuk kaçık senaryolar beklemiyorum. Ocak sonu gibi bekliyordum ama o hayal oldu :) Şubatta o tip bir oluşum bana göre ve son verilere göre imkansız. Ama şubatın efsane olmasına çok yüksek ihtimal gözüyle bakmaktayım, neredeyse eminim hatta. Fakat efsane her zaman -20'lerle olmaz, ard arda -10'larla gelen 4 dalgalı bir sistem de efsane olur. En fazla -16 girer bence şubatta. Fazlası zor, ama olursa da şaşırmayın, tadını çıkarın :) Beklentim uzun uzun, zevkini bol bol çıkaracağımız karlı bir sistem, veya sistemler dizini. Hiç endişelenmeyin, bence enfes bir şubat bizi bekliyor :)[hr]
    Moderatörler nerede? Hala yukarıda küfürlü mesaj duruyor...

    ECMWF ve GFS'nin şu görüntüsüde İstanbul çok rahat kar alır :) yağış da bol, ülkenin çoğu bölgesi kar yağışlarından etkilenecek gibi ;)
    Son diyagram verilerini incelediğimizde de görüyoruz ki aysonu sistemi 2 dalgadan oluşmakta. 27 ocak civarı başlayacak olan düşüş trendi, 29 ocakta son noktasına varacak ve 850hpa sıcaklıkları -5 ila -10 arasında olacağa benziyor. İkinci dalga ise 30 ocak civarı başlayacak ve 2 şubat civarı son noktasına ulaşacak gibi(İnşaallah). Bu dalgada 850hpa sıcaklığı ise bence -5 ila -15 arasında olacaktır. Diyagramlar bu sistemlerden sonra pek bir şey göstermiyor 8 şubata kadar. Ao ve Nao'nun aşırı enfes hali de bize bu sistemi getirecek unsurlardan biri. 8 şubattan sonra tekrar negatife meyil edecek gibi görünen Ao endeksinin kendi tahminlerime göre 12 şubat civarı tekrardan nötre yükselişiyle 13-14 şubat civarı efsane oluşum gerçekleşebilir. Takip etmekte fayda var.

    Bu yıl hafif el nino'dur. El nino yıllarında Avrupa'da bol bol alçak basınç olur. Yağış bollaşır ama aynı zamanda soğuk da artar çünkü alçak basınçlar güney enlemlere inmeye çalışan soğukları kendisine çeker, la-nina yıllarında ise geçen yılki gibi bir olay söz konusudur. Avrupa yüksek basınç etkisinde kalır, Kıtaya Sibirya, İskandinav ve Azor yüksekleri hakim olur. Avrupa bu yıllarda da sıkıntı çekmez çünkü la-nina yıllarında yaşanacak devasa soğuk çekirdek salınımları Akdeniz havzasında ab oluşumunu tetikler, özellikle Adriyatik civarı bol bol yağış alır. Geçen yıl çok kuru soğuk yemiştik hatırlarsanız. La nina yıllarında AO pozitif, el nino yıllarında ise AO negatif seyirlidir. Bu yıl açıkça negatif seyrin yaşandığını görmekteyiz. Geçen yıl ise daha çok pozitif seyirliydi.
    Sıcaklık arttıkça basınç azalır. Gulfstream Avrupa'ya Meksika körfezinden ne kadar çok sıcak pompalarsa, onunla ters orantılı olarak İzlanda civarlarında ve Avrupa'da basınç değerlerinde azalışlar görülür. Alçak basınç çoğu zaman yağış habercisidir. Alçak basınçları elnino yıllarında İzlanda, Akdeniz havzasına pompalar, bu sayede güney bölgelerimiz normallerin çok üzerinde yağış alır. Lanina yıllarında ise neredeyse İzlanda diye bir şey yoktur, şuan Azor nasıl ölü adamsa, la nina yıllarında da İzlanda bir ölü adamdır. Zorlayarak belki arada Azor ve iskandinava blok vurur ama bu da çok kısa sürelidir, Avrupa kıtası genelde yüksek basınç hakimiyetindedir. Yüksek basınçlar da saat yönündeki dönüşleri sayesinde uygun basınç yerleşimlerinde soğukları Doğu Avrupa'ya ve Balkanlara indirir. Bu yıl açıkça bir hafif el nino yılıdır.
    [hr]
    Bu veriyle de nokta koyuyorum. Açıkça el nino yılı yaşamaktayız.
    http://www.esrl.noaa.gov/psd/enso/mei/ts.gif

    Pasif olması da pek bir şeyi değiştireceğe benzemiyor. Hem şuan modellerde görünen Kasırga gözü gibi mübarek 930mb'lik İzlanda'nın erimesi o kadar da kolay olmayacaktır. Erise dahi tamamen aktifliğini kaybetmesi imkansıza yakındır. Tamamen pasiflik için gulf stram akıntısının yavaşlaması ve el-nino sürecinden geçen yılki gibi la-nina sürecine girmesi gerekir. Yani son durumlara göre pasifleşmesi çok zor o İzlanda'nın. Pasifleşmesini de yüksek ihtimalle gerçekleşmeyecek bir olasılık olarak görmekteyim. Güç kaybeder ama sürekli aktif olacaktır. Eğer şimdi 930mb'lerde değil de 980mb'lerde olsaydı belki de -10 mu girecek -15 mi girecek diye tartışıyor olacaktık. Elimizden birkaç sistem kaçıracağız maalesef İzlanda yüzünden fakat geçici yb'ler veya İskandinav-Azor, Sibirya-Azor birleşimleri ile İzlandaya block vuracak oluşumlar muhtemeldir. Bu arada yukarıda söylediklerinize bir de dayanak verseniz gayet iyi olurdu.