Beiträge von berkeeldek

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Selamlar herkese, merak ettiğim bir husus var cevaplarsanız çok sevinirim.

    Sizler kadar değil ancak amatör olarak meteorojik verileri incelemeye ve anlamaya çalışıyorum, çeşitli makaleler okuyorum. Bazı modellemelerde en iyi veriyi hangisi sunuyor pek anlayamıyorum. Arada 3-5 derecelik bir sıcaklık farkı yaratan modellemeler var. Genelde en yakın tutturan modelleme sizce hangisidir bilen var mıdır? (Meteoblue / Icon / GFS / ECMWF) vs.

    Çok teşekkürler şimdiden.

    Selamlar hocam, hoşgeldin :)

    Farklı zaman dönemleri için farklı modelleri takip ederiz.

    Uzun vade için (10-15 gün) ECMWF'nin senaryo ortalamaları olan EPS çıktısı takibini öneririm. Tutarlılık için en makul görünen EPS olmakla beraber, GFS uzak vadede farklı görüntüler sunarak muhtemel senaryoyu, çıktılarından birinde illaki gösterir. (uzak vade GFS'nin tutarlılık oranı çok çok düşüktür ancak farklı çıktıları ve ihtimalleri göstererek gerçekleşecek olan durumu bize erkenden belli etmiş olur)

    Orta vadenin (120-240 saat) en uzak saatlerinde GEM modeli özellikle son yıllarda sinoptik yakalamakta oldukça başarılıdır. Ancak önceliğimiz tabi ki ECMWF olmalıdır. Vade kısaldıkça ECMWF'nin sapma oranları da düşer. 168. saate geldiğimizde UKMO ilk görüntüsünü gösterir ve artık sistem genel hattıyla oturmuş olur.

    Kısa vadede detayları oluşturmaya başlarız. Burada genel görüntü için yine ECMWF ve UKMO ilk durağımızdır. Son raddeye gelince ise (0-48 saat) ICON.EU modeli yüksek çözünürlüğü sayesinde detayları en güzel şekilde gösterir.

    Son 48 saatte 2m sıcaklıkları için en doğru durak kesinlikle ECMWF'dir.

    Yani işin özü neredeyse tüm kapılar ECMWF'ye çıkıyor :D

    Hocam, poyraz soğuk karakterli bir rüzgar diye bilirim. Sancaktepe'de poyrazin etkisyle,hatta Beykoz'da da daha düşük değerler beklerdim. Gece , rüzgar güney yönlerden esmiş olmasın...

    Hocam o zaman ezberci değerlerden uzaklaşarak bir daha yorumlayalım. İstanbul'da yılın yaklaşık 300 günü poyraz eser ve evet bunun çok büyük bir kısmında soğuk karakterlidir. Sebebi de ülkemizin kuzeyinde, bize göre genel olarak daha soğuk hava kütleleri olmasıdır. (kutuplara doğru güneşlenme açısı, süresi ve ortalama hava sıcaklığı düşer)

    Ancak şuan yaz ayından çıkıyoruz ve denizler oldukça sıcak. Bu sebeple denizlere yakın olan istasyonlar, geceleri iç kesimdekilere göre daha sıcak değerlerde kalırlar. Özellikle şehrin kuzey kesimlerinde, kuvvetli poyraz sebebiyle bu değer biraz daha yüksek kalır. Denizellik etkisi çok yüksek olur.

    Gündüzleri ise 23 derecelik denizden esen kuvvetli rüzgar sebebiyle bu istasyonlarda sıcaklık 25-27 dereceleri zor geçer. Yani poyraz soğuk karakterli bir rüzgar olmuş olur. Umarım daha anlaşılır olmuştur.

    Güneye inildikçe nasıl düşük çıkabilir, hayretler içerisindeyim. Kuzeyde fön oluşumu mu oluyor geceleri...

    Hocam kuvvetli poyraz vardı. Karadenizdeki 23 derecelik deniz suyunun sıcaklığı sebebiyle kuzeyde sıcaklık 20-21'lerin altına pek inememiş. Güneyde de benzer durum var. Sancaktepe, Ömerli gibi istasyonlar iç kesimde ve ovalık alanda kalıyorlar. Bu şekilde enverziyon olduğu durumlarda en soğuk değerler hep buralarda ölçülüyor. Bir diğer örnek için de Silivri Orman Sahası istasyonu verilebilir. Tuzla ana mendirek fenerinde ölçülen değer de hatalı ölçüm olmuş. O istasyon deniz üzerinde.

    arkadaşlar geçtiğimiz saat yaşadığımız afetin büyüklüğünün bir çoğumuz tarafından anlaşılamadığını görüyorum. Çok kısa sürede düşen çok ciddi bir yağış miktarıyla karşı karşıya kaldık. Modellerde gördüğümüz

    ciddi yağış anlamına gelen sarı turuncu renkler saatte 2-3mm yağış miktarı, kırmızı 4-7mm değerleri ve aşırı kuvvetli olup cok nadir görünen bordo kahverengi tonlari 10-30mm değerlerine tekabül eder.

    Solda Yunanistan bölgesinde 2 günde düşen 500+mm yağış için (istanbulun 8-9 aylik yağış miktari) bordo kahverengi renklerinin kullanıldığını görüyoruz.

    Az önce yaşadığımız afette 1 saatten kısa bir süre içinde 100mmden daha fazla yağış düştü. Öyle ki yağışın en kuvvetli olmadığı arnavutkoy istasyonu bu değeri kaydetti. Basaksehir bölgesinde belki bundan bir kac daha fazla yağış düştü (300mm bile olabilir)

    Şehrimizde yaşanan en büyük sel felaketinde bu değer 3 günde toplam 128mm idi varın kiyasi siz yapin.

    Şimdi ise tüm ülke genelinde ve tüm istasyonlarımızda kaydedilmiş en kisa sürede düşen en büyük yağış miktarlarını alintiliyorum. Dikkat edin ki bu tarihin en ekstrem değerlerine denk bir yağışı. hepsinin aksine taşra veya dağlık alanlarda değil bir METROPOLÜN GÖBEĞİNDE aldık.

    Umarim maddi ve manevi çok büyük bir zarar görmeyiz.

    Hatayin zemini iyi değildi, tamamen kuartarner alüvyon zeminden oluşuyordu antakya merkez. Bununla beraber fayın tam ucunda olması ayrıca depremin supershear özellikler göstermesi nedeniyle 2200 pga gibi rekor değerler yaşadı.

    Zeminin önemini kahramanmaras şehir merkezinde güney aluvyonal kısımla kuzey kaya kısım arasındaki farka bakarak görebilirsin, Hatay'ın bazı ilçelerinde hiç yıkım olmaması da örnek gösterilebilir.

    İstanbul'un özellikle Avrupa yakasındaki bazı guney ilçeler için kıyamet senaryoları yapılabilir, çünkü hem fay hattına yakın hem de zemini çok kötü gevşek zemin. Ki buralarda da arkadaşımızın dediği gibi mercalli ölçeğinde max X lik bir şiddet bekleniyor. Antakya için bu XII idi. Şehrin önemli bir bölümünde şiddet VII VIII arasında olacak.

    Bu haliyle istanbulun geneli için sadece 1 milyon kisi kalacakli bir senaryo kurmak hayal olur.

    Deprem sonrası şehirde kaos yasanacagi muhtemel, lakin İstanbul'un 3 tarafı denizlerle çevrili olduğu için dezavantaj deniz yoluyla avantaja dönüşebilir.. Allah yardımcımız olsun.

    Cenk Hocanın ivme modellemesinin tutarlılığı 5.7 Silivri depreminde sağlanmıştı. Marmara depremi için modelinin gösterdiği ivme değerlerini paylaştım. (7.62'lik senaryosunda ganos segmentinin kırılmayacağını test etmişler. Oranın da risk altında olduğunu ve büyüklüğün 7.7'ye ulaşabileceğini savunuyor)

    İstanbul'daki çarpık kentleşme ve yapı stoğunun 0.4g ve üzeri ivme değerlerine dayanabileceğini sanmıyorum.

    İstanbul'un çoğu yerinde zemin Türkiye'nin en sağlam zeminlerinden biri. Fay hattı şehir merkezinden geçmiyor. Max 1 milyon insan kalır gibi sözler söylerek kıyamet senaryoları oluşturmanın anlamı yok. Max 1 milyon kişi göç eder olarak düzeltelim.

    İstanbul'da d100 karayolu güneyindeki konumların %70-80'i, bunların dışında geriye kalan nüfusun yaşadığı konumların da belli bir bölümü oldukça kötü zemine (alüvyon yatağı, eski dere yatağı, tarım arazisi veya heyelan bölgesi) sahip. Güneyde bulunan ve yenilenmemiş yapıların çok büyük kısmı 30+ yaşında. Öncelikle bu yapılar risk altında.

    Batıdan doğuya doğru sırasıyla Ganos segmenti, Kumburgaz segmenti ve Adalar segmentlerinin (2 parça olduğuna dair farklı görüşler var) maksimum gerilme halinde olduğunu ve geçmişteki depremlerden bir istatistik tuttuğumuzda zamanlarının dolduğunu biliyoruz. En iyimser senaryoda 6.9 büyüklüğünde adalar segmenti kırılacak ve anadolu yakasının güney semtlerinde VIII (8) şiddetinde yıkım yaratacak. Yeni yapılan binalar VIII (8) şiddetinde binalardan hasar almayacak ve IX (9) şiddetinde depremlerde yıkılmayacak şekilde tasarlanıyor. Bu senaryoda çok büyük bir felaket yaşanmadan sonraki depremleri beklemeye başlarız.

    Ancak değerli akademisyenlerimizin, dünyaca ünlü deprem bilimcilerin "genel görüşüne" göre çoklu kırılma ile ortalama 7.6~ büyüklüğünde bir deprem beklentisi var. (bir deprem bilimci olarak en muhtemel gördüğüm senaryo malesef çoklu kırılma). Bu senaryoda değerli Cenk Yaltırak hocamızın hazırladığı simülasyonda, Yalova merkez, ganosların etekleri, tuzla ve pendik sahilleri ile avcılar küçükçekmece hatlarında deprem şiddeti X (10) değerine ulaşacak ve İstanbul'un nüfusunun çok önemli kısmının yaşadığı yerlerde en az VIII (8) olmak üzere çoğunlukla IX (9) şiddetine ulaşacak olarak görünmektedir.

    Kıyaslayabilmek adına 6 şubat depreminde "fay hattının doğrudan geçtiği" ve "çok kötü alüvyon zeminlerde" bu şiddet değeri ulaşılabilecek son radde olan XII değerine (tam yıkım) ulaştı. Yine çok ciddi yıkımların olduğu bölgelerde genel olarak 9-10 (IX-X) şiddetinde değerlerdeydi. Büyük marmara depreminde fay hattı altımızdan geçmediği için tam yıkım değerleri olmayacak ama kötü senaryolarda IX-X değerlerini görme ihtimalimiz var. Sizce buna ne kadar hazırız?

    Deprem sonrasında 3-5m depremzede (evi yıkılmış veya hasar almış) vatandaşımız olabilir ve bu yaklaşık 10 milyon insanın göçüne sebep olabilir.

    Yarın için kuzeye ve batıya doğru gidildikçe yağış miktarı artacaktır. İğneada - Demirköy hattı 100mm değerini geride bırakabilir. Bizde de Çatalca kuzeyinde 50+mm değerleri görebiliriz. Rüzgarın yönü batıya batıya doğru çok fazla dönük olduğu için Silivri haricindeki güney ilçelerde yağış oldukça az görülecektir. (Silivri 20mm, büyükçekmece 5-10mm, bakırköy 2-3mm, pendik 0-1mm gibi)

    hocam selamlar,

    Akdeniz gerçekten de çok sıcak. Kendi ortalamalarından sapması 8 dereceleri buluyor. deniz suyu sıcaklıkları için 1-2 derece sapmaların ne kadar önemli olduğunu burada bir çok kişi biliyor zaten. Bu sonbahar ekstrem güçte akdeniz siklonları görme ihtimalimiz gerçekten de azımsayamacağımız seviyede. Peki bu fırtınalar bizi vurur mu diye soralım.

    Soldaki görsel NOAA'nın temmuz sonu için yayınladığı deniz yüzeyi sıcaklık sapma haritası. Özellikle orta akdeniz kaynıyor.

    Sağdaki görselde de genel hatlarıyla akdeniz yarı-tropik fırtınalarının rotalarını görebiliyoruz.

    Bu iki veriyi yorumlayarak "ekstrem sonbahar sezonu" için favori bölgenin İtalya-Yunanistan-Balkan ülkeleri olduğunu, Ülkemizde genel hattıyla batı ve akdeniz sahillerinin "kurak" anomalide, karadeniz sahillerinin ise "yağışlı" anomalide geçeceğini düşünüyorum.


    Biraz daha detaylı bakınca Fas-Azor-Portekiz bölgesinde negatif anomaliyi görebilirsiniz. Bu bölgedeki negatif anomali hoşuma gitmiyor. Sezon içerisinde kuzeyden sarkan özellikle ULL'leri kendisine çekmekte çok başarılı. Bu anomali genel hatlarıyla o bölgede hakimse, kış sezonunu geciktirme etkisi olabilir.

    Son olarak dünya dünyadaki okyanus ve denizlerin anomalilerini paylaşıyorum. Amerika kuzeydoğusundaki aşırı sıcak sapma, oldukça Aktif bir İzlanda AB'sine sebep olacak gibi duruyor.

    hocam garip olan sistem yok şuan nasıl bunu alıyoruz skew t kısmını filan biliyorum ama basra etkisinde nasıl oraj oluyor onu anlamadım.

    hocam şuan nasıl oraj oluşabiliyor sorusunun cevabını "konveksiyon hareketleri" ve "konvektif yağış" terimlerinde bulabilirsin. Bunların yanında skew-t görüntüsünde bu oluşumun neden oluştuğunu gözlemleyebilirsin :)

    bu radar niye böyle garip ve neden garip bulutlar var kaç gündür havada ?

    bir kaç sayfa geride twitterdan alıntı yapılmış. orada çok güzel açıklanmış durum. Üst seviyelerde kuvvetli konveksiyon hareketleri ve kararsizlik var. Alt seviyedeki bozulmaya kadar cok güzel kütle oluşumuna sebep oluyor. Ancak alt seviyedeki bozulma (skew-t görüntüsünde görebilirsin) yağışların yeryüzüne ulaşmasına izin vermiyor veya cok zayif geçişler olarak alıyoruz. Aslinda günlerdir ışıl ışıl olan gökyüzü senin konumun bile olabilir

    bugün gayrı resmi sonuçlara göre 50'ler kervanına katıldık. bakalım akşam 9'da resmiyete kavuşacak mı.

    gerçekten üst düzey bir sıcak hava dalgasıyla karşı karşıyayız. adana-hatay-kahramanmaraş bölgesinde rekor sıcaklıkların yanında, korkunç bir nemle beraber hissedilen sıcaklık rekorları da kırılıyor. (60 dereceye varan)

    tabi bununla da kalmadık. ülkemizin tüm zamanlar sıcaklık rekorunu ciddi bir farkla geride bıraktık gibi duruyor. Hatay - Hassa istasyonu, eğer bir yanlışlık yoksa bugün tam 50.0 dereceyi gördü. Değer doğru kabul edilirse dünyada 50 derecenin üzeri ölçülmüş olan 22. ülke olacağız.

    Mevcut rekorlar aşağıda:

    ABD 56,7
    TUNUS 55
    İRAN 54
    İSRAİL 54
    IRAK 53,9
    KUVEYT 53,9
    PAKİSTAN 53,7
    BAE 52,1
    MEKSİKA 52
    SUUDİ ARABİSTAN 52
    FAS 51,7
    UMMAN 51,6
    CEZAYİR 51,3
    HİNDİSTAN 51
    AVUSTRALYA 50,7
    BATI SAHRA 50,7
    ÇİN 50,5
    KATAR 50,4
    TÜRKMENİSTAN 50,1
    ÜRDÜN 50
    GÜNEY AFRİKA CUM. 50
    TÜRKİYE 50

    Nem/sıcaklık arasındaki bağlantı yüzünden böyle oluyor.

    Yani şu şekilde; nem artarsa sıcaklık düşer, nem düşerse sıcaklık artar.

    Geçen gelen sistem Afrika asıllı olduğu için kuru hava şeklinde geldi. Nem düşük kaldı, sıcaklık yükseldi. Bu gelen sistem Basra üzerinden geliyor, nem yüksek sıcaklık düşük.

    Ama nem dediğimiz olay sıcaklığın hissedilmesini değiştiriyor tabiki

    berkay hocam selamlar,

    ben yorumunuza katılmıyorum. İlk sıcak dalgamız afrika kökenli olarak geldi ancak sırasıyla italya-yunanistan ve en son trakya üzerinden üzerimizden süpürülerek geçti. Bu sebeple denizden nem boşalması yaşamadan 1-2 gün içerisinde atlattık ve kuru hava rekor sıcaklıklara yol açtı. İkinci sıcak dalgamız basra üzerinden geldi ve güneydoğulu rüzgarlar hakimdi. Sıcaklık değerleri yine oldukça yüksekti ancak rüzgarın neredeyse kırılma noktasında kaldığımız için (güney sahillerde zayıf güneyli yönlerden, kuzey sahillerde poyraz ve hava sıcaklıkları 29-30 bandında kaldı) yine yüksek miktarda nem sorunu yaşamadan tamamladık. Bu sistemde basınç dizilimleri sebebiyle sıcaklar batıya kadar tam sokulamıyor ve kuvvetli poyraz sıcaklıkları düşük seviyede tutuyor. Balkanların etkisi diyelim. Ancak Tuzla gibi en güney doğu kesimlerde hem sıcaklıklar 37-39 bandına ulaşabilir hem de nem ilin kalan bölgelerine kıyasla daha yüksek miktarda olabilir.

    Anlayacağınız sorunun cevabı yine her zamanki gibi basınç dizilimleri. Mesela 150-200km doğumuzda (karadeniz kıyılarından uzaklarda) rekor sıcaklıklar kırılacak. Sıcak atak çok kuvvetli.

    Şu sıralar Adana'da sıcaklıklar çoğu istasyonda 45 derece ve üzerinde. Bağıl nem %36'ya dayanmış durumda. Bu o kadar yüksek bir değer ki çiğlenme sıcaklığı (havayı soğutmaya başladığınızda bağıl nemin yüzde yüz neme ulaşıp çiğe sebep olacağı sıcaklık) tam 32 derece.

    nem miktarını kıyaslayabilmeniz için aşağıdaki grafiği paylaşıyorum. adana 45 derece ve nem miktarı 30-32 gr/m3. İstanbul 28-30 derece nem miktarı yaklaşık 15 gr/m3. Daha basit bir dille Adana'da şuan tam olarak iki katımız nem var ve sıcaklık tam olarak 45 derece. Hissedilen sıcaklık tam olarak 55 derece!

    Herkese selamlar,

    ECMWF Copernicus İklim Değişikliği Servisi’nden (C3S), Temmuz ayı için öne çıkan verileri inceleyelim.

    Ülkemiz için batı karadenizde yağışların ortalamanın üzerinde, diğer kesimler için ise ortalamalar civarında olduğunu, (görsel 1)

    Bağıl nemin iç kesimlerde ortalamanın biraz üzerinde, geri kalan kesimlerde ise ortalamanın altında olduğunu (görsel 2) (bu aralar sıkça söylüyorum)

    Toprak neminin trakya, akdeniz havzası ve kuzeydoğu anadolu haricinde mevsim normalleri veya daha üzerinde olduğunu (görsel 3) (trakyada ciddi bir kuraklık söz konusu)

    Temmuz ortalama sıcaklığının ise batı kesimlerde ve en doğu kesimlerde ortalamanın biraz üzerinde, iç ve orta kesimlerde ise ortalamanın biraz altında geçtiğini görüyoruz. (görsel 4)



    Ancak bunların dışında dünya geneline baktığımız zaman tablo malesef pek iç açıcı değil.

    2023 Temmuz ayı küresel ortalama sıcaklığı, dünya tarihinde kayda alınan herhangi bir ay için en yüksek seviyede gerçekleşti.

    2023 Temmuz, 1991-2020 yılları arasındaki Temmuz ortalama sıcaklığına göre 0.7°C ve önceki en sıcak ay olan Temmuz 2019'a göre 0.3°C daha sıcaktı.

    2023 Temmuz, 1850-1900 ortalama sıcaklığına göre ise yaklaşık 1.5°C daha sıcak olduğu tahmin ediliyor.

    Güney Amerika ülkelerinin birçoğunda ve Antarktika’nın büyük bir kısmında sıcaklıklar belirgin şekilde ortalamanın üzerindeydi.

    Kuvvetli El Niño koşulları, ekvatoral doğu Pasifik’te devam etti.

    Deniz hava sıcaklıkları birkaç diğer bölgede ortalamanın oldukça üzerindeydi.

    Kaynak: @copernicusecmwf

    %89 anlık nem vaaaooovvv🔥

    06:40😎

    hocam selamlar,

    geçen gün nem ile ilgili yazdıklarımı tekrar okumanızı tavsiye ederim.

    %89 anlık nem dediğiniz değer çok normal hatta İstanbul yaz değerlerinin altında bir değer.

    Siz o mesajı yazdığınızda konumunuzda hava 21-22 derece bantlarındaydı. O sıcaklıktaki %89 nem değeri yaklaşık 12-13 gr/m3'e denk geliyor. Yani hava 35 dereceyken yaklaşık olarak yüzde 30 olan neme denk. Yaz aylarında İstanbul'da hava 20 derecelere düştüğünde yüzde 80'den az nem olma ihtimali yok. Bu zaten yeterince düşük bir nem miktarı.

    Bunaltıcı nem hava 30 derece olduğunda %70-80 nem olmasıdır.

    Akşam 9 civarindan beri yenikapı etkinlik alanındayım. Sıcaklık 25-26 derece civarlarında. 20-30km/h civarlarında oldukça üşüten bir poyraz hakim.

    Nem miktari 20 gr/cm3 civarlarında, hava sıcaklığı 30 üzerinde olsaydı gercekten çok zor bir gece olabilirdi ancak sıcaklık düşük olduğu için bunaltmak yerine rüzgarla beraber bir tık üşütüyor.

    şimdi gelsin serin günler 8)

    Merhaba herkese,

    Basra sıcakları bastırdı, nemle savaş başladı. Ancak bir süredir bu konuda çok fazla bir bilgi kirliliği ve yanlış bilinenler olduğunu görüyorum. Hadi bildiklerimizi tazeleyelim ve doğrulayalım.

    En temelden başlayalım. Nem nedir? Havadaki nemin (su buharının) artışı neden hissedilen sıcaklığı artırır? Peki "mutlak nem", "bağıl nem" ve "maksimum nem" gibi terimler ne anlama gelir? Sırayla hepsine cevap verelim.

    Nem havada bulunan su buharına verilen isimdir. Suyun ısı iletkenliği havadan daha fazla olduğu için havadaki nem "MİKTARI" arttıkça soğuğu ve sıcağı daha fazla hissederiz. Şimdi terimlerin farkına gelelim.


    Mutlak nem: Havada bulunan nem "miktarına" verilen isimdir. 1 metreküp havada bulunan suyun gram cinsinden ifade edilmesidir.

    Maksimum nem: 1 metreküp havanın taşıyabileceği nem miktarıdır. Hava sıcaklığı arttıkça, havanın taşıyabileceği "nem miktarı" kapasitesi artar. (30 derecelik bir hava, 10 derecelik bir havadan yaklaşık 3 kat daha fazla nem taşıyabilir.

    ve gelelim bağıl neme (bizim yüzde olarak ifade ettiğimiz nem)

    Bağıl nem: Mutlak nemin, maksimum neme oranadır. Yani o maksimum değerin yüzde kaçının dolu olduğudur. Eğer bağıl nem %100 olursa yoğuşma yani yağış başlar.

    Bu tabloda değerler ile örneklendirilmiş. Havada 5 g/m^3 nem olduğunu var sayalım. Hava 0 derece ise maksimum değerin üzerinde olduğu için yağış görülür. Sıcaklık 10 dereceye ulaştığında havadaki nem miktarı hala aynı olmasına rağmen bağıl nem %53'e, 30 dereceye ulaştığında ise %16'ya düşmüştür.

    İşte yanılgı burada başlıyor. Nem azaldı ohh diyoruz. Ancak nem miktarı hala aynı. Dolayısıyla hissedilen sıcaklık bazında bir azalma malesef olmadı.

    Şimdi aşağıdaki grafikte havanın (standart atmosfer koşullarında) nem taşıma kapasitesini inceleyelim.

    20 derecelik hava yaklaşık 15 gr/m3

    30 derecelik hava yaklaşık 28gr/m3

    44 derecelik hava yaklaşık 60gr/m3

    nem taşıyabilmektedir.

    Şuan İstanbul için farazi olarak bir günü baz alalım. Havada 14 gr/m3 nem olsun. Gündüz hava sıcaklığı 30 derece iken nem %50, gece ise hava serinleyip 20 dereceye düşsün. Havadaki nem miktarı hiç değişmediği halde bağıl nem 14/15= %93 olacaktır.

    Peki bizim hissedilen sıcaklığı değiştiren terimimiz neydi? NEM MİKTARI. O zaman görmeliyiz ki %93 burada bizi yanıltmaktadır.

    Peki bağıl nemin önemi ne? neden bağıl nemi takip etmeliyiz? Bunun cevabı da "yağış için" Biliyorsunuz yağış olabilmesi için havanın su buharına doygun olması gerekmektedir. Bulutların bulunduğu konumda nem %100'e ulaşınca yağış oluşur.


    Şimdi günümüze gelelim. bluesky~ hocam havanın 24 derece ve nemin %60 olduğunu söylemiş. Bu sıcaklıkta havanın taşıyabildiği maksimum nem yaklaşık 21 gr/m3. Bağıl nem %60 ise havada yaklaşık olarak 12-13 gr/m3 nem bulunmakta. Bu da İstanbul'da yaz mevsimi için oldukça düşük bir değerdir. Nem miktarı artmadan hava sıcaklığı 35 dereceye ulaşırsa bağıl nem sadece %30 kadar olacaktır.

    Çok fazla uzattım. Umarım kafalar daha fazla karışmamıştır :D Önümüzdeki günlerde sıcaklık, bu sebeple yoğunlaşma miktarı ve doğal olarak da nem miktarı artacaktır. Hissedilen sıcaklıklar ise tatsız seviyeye gelecektir. Sorusu olanları bildiğim kadarıyla cevaplandırabilirim :)

    Sevgiler