Beiträge von Pangea

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Fotoğrafçı Fotoğraf Çekerken Tarihi Bir Olayı Kaydetmeyi Başardı


    Fotoğrafçı James Balog ve arkadaşları buzulların fotoğrafını çekerken inanılmaz bir olaya şahit oldular.

    Olay Grönland’ta meydana geldi. James ve arkadaşları birkaç yıldır Kuzey Kutup Dairesi etrafında fotoğraflar çekiyorlardı.

    James ve arkadaşları, hazırlayacakları belgesel için fotoğraf çekmeye başladılar. Ancak gözlerinin önünde gerçekleşecekleri muhtemelen onlar da tahmin etmiyordu.


    Amerikalı fotoğrafçı yıllardır doğa fotoğrafçılığı yapsa da iklim değişikliğine inanmıyordu.

    Aslında 20 yıl boyunca bilim insanlarını küresel ısınma hakkında yaptıkları araştırmalar için eleştirdi.

    Balog, “İnsanların küresel ısınmaya neden olabilecek kadar güçlü olduklarına inanmıyordum. Bana hiç inandırıcı gelmiyordu” dedi.

    Ancak 2005 yılında Balog küresel ısınmanın doğayı nasıl etkilediği konusunda daha fazla bilinçlendi.

    National Geographic’nin Kuzey Kutup Bölgesi üzerine düzenlediği fotoğraf yarışmasında, fotoğrafçı inanılmaz bir şeye tanıklık etti.

    Balog’un en iyi eseri olan ‘Chasing Ice’ belgeselinin ardından 10 yıl geçmişti ve Balog bu sefer eriyen buzullar üzerine fotoğraf çekmeye karar vermişti.

    Fotoğraf çekmeye gittiği sırada Balog inanılmaz bir kare yakaladı.


    Balog ve arkadaşları, 75 dakika içinde büyük bir şehir büyüklüğündeki buz kütlesinin okyanusuna düştüğüne tanıklık etti.

    Fotoğrafçının yakaladığı kareler Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi ve küresel ısınmanın ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne serdi.

    Küresel ısınma nedeniyle gerçekleşen ilk facia değil bu. Daha fazlası da olacak gibi gözüküyor.

    Videoyu hemen izleyin!



    2016’nın kasım ayında Arktika’nın sıcaklığı normalin 20 derece üstündeydi. Bu rakam bilim insanlarının tahminlerinin bile üstünde.

    Maalesef 2070 yılına kadar gerekli önlemler alınmazsa buzulların teker teker yok olduğuna tanıklık edeceğiz. Yine de bir şeyler yapmak için zamanımız var.

    Umarız ki videoyu izleyenler küresel ısınmanın ne kadar ciddi bir tehlike olduğunu şimdi daha iyi anlarlar.

    Küresel ısınmaya karşı birkaç kişi bir şey yapamaz. Ancak hepimiz el ele verirsek ciddi değişiklikler yapabiliriz. Paylaşmayı ve insanları bilinçlendirmeyi unutmayın!


    Stephen Hawking Ağustos 2015'de 40 yıllık paradoksa çözüm getirdi.
    Stephen Hawking'e göre Kara delik çok geniş olmayabilir fakat eğer dönüyorsa mutlaka farklı bir evrene geçiş sağlıyordur. Fakat bir kere diğer evrene geçerseniz tekrardan bu evrene gelemezsiniz.
    Stephen Hawking'e göre Kara delikler resmedildikleri gibi kara değillerdir. Onlar herşeyi içerisine alıp yok eden ve sonsuzluğa buluşturan birer öğütücü değillerdir.
    Fakat bu açıklama Albert Einstein'ın izafiyet teorisine ters düşüyor. Çünkü Einstein'ın teorisine göre kara deliğe giren madde yıkıma uğrar ve kaybolur. Her ne varki Einstein'ın teorisine karşı gelen bir olgu daha var "kuantum teorisi". Kuantum'a göre evrendeki bir bilgi asla yok olamaz. 1970'lerden beri bu iki teori bir türlü kombine edilemedi. Matematikçiler ve bilim adamları bunu "bilgi kaybı paradoksu" olarak nitelendirdiler.
    Stephen Hawking'e göre bilgi, kara delikten geçmiyor, süper çeviri dediğimiz aşamada "olay ufku" denilen yerde saklanıyor. Hawking'e göre kara delikler top gibi yuvarlak cisimler değillerdir fakat onları top gibi resmedersek olay ufku, topun yüzeyinde kalan kısmıdır. Süper çeviri aşamasında bilgiler olay ufkunda saklanıyor, kaybolmuyor.
    Yani basit bir dille bilgi kaybolmuyor, olay ufkunda kalıyor. Fakat kaybolmayan bilgi yine de pratik anlamda kullanım dışı oluyor. Bu şekilde Stephen Hawking bir nevi hem Einstein'ın izafiyet teorisi ile kuantum teorisini çeliştiren 40 yıllık paradoksun çözümünü öne sürmüş oluyor.

    Arkadaşlar kendim yorum yapmak istemedim. Ama arkadaş senden bu yorumu beklemiyorum deyince. Bir açıklama getiriyim.


    Ben ülkenin geliştiği büyüdüğü yönündeyim bunu verilerle gösterdim. Zaman zaman hata yapılıyor mu? Evet şu son dönemlere oldukça fazla. Ama ülke olarak zor dönemlerden geçiyoruz.

    Dikkat ederseniz kötü verilerin hepsi dış ülkelere bağlı istatistikler. Altın,benzin,dolar gibi. Tabi Türkiye'ninde yanlış seçimlerinde kaynaklanıyor ama tek yönlü bakmamak lazım.

    Ülke olarak çok kötü değiliz çok iyi değiliz ortada dolanıyoruz bir iyiye bir kötüye kayıyoruz kısa zamanda doğru yola girip o istikamette ilerlememiz lazım. O zaman gerçekten hızlı büyürüz. Eğitim ve Bilim her zaman tekrar ettiğim gibi :)


    Not: Hiç bir siyasi parti taraftarı, destekcisi değilim. Tarafsızım. verilerle anlattıklarımlada bunu görebilirsiniz.

    Yıllara göre Otogaz (LPG) fiyatları nedir?



    (Bütün yıllarda Aralık Ayındaki fiyatlar baz alınmıştır)
    Ülkemizde Özellikle Otogaz’ın ilk kullanıldığı dönemlerde Benzin’e göre fiyatının oldukça düşük olması nedeniyle birçok araç sahibi otogaz sistemleri taktırmıştır. Günümüzde Otogaz benzin ve motorine göre litre fiyatı olarak yine düşük miktardadır.
    2000 Yılında Litresi’ni 20 Kuruş’a almış olduğumuz LPG 2014 Ekim itibariyle Yılı itibariyle 2,78 TL’ye çıkmıştır. Oranlayacak olur isek 2000 yılından bugüne değin 14,5 kat artış göstermiştir.



    2000 0,20
    2001 0,73
    2002 1,03
    2003 0,95
    2004 1,15
    2005 1,37
    2006 1,44
    2007 1,75
    2008 1,58
    2009 1,98
    2010 2,30
    2011 2,40
    2012 2,83
    2013 2,90
    2014 2,78


    2017 3.30


    Yıllara Göre Altın (Gram) Fiyatları nedir?
    Altın birçok ülkede olduğu gibi ülkemizdede önemli bir madendir, Özellikle yatırım aracı olarak birçok insan Altın yatırımı yapmaktadır, Düğünlerinde Yıllardır vazgeçilmez takısı olmuştur.
    Altın 2000 Yılında Garamı günümüz parası ile 5,85 TL iken şuan İtibariyle yaklaşık olarak 90 TL (Ekim 2014)’dir. Yani Aradan geçen yaklaşık 14 Yılda aşağı yukarı 15 kat artış göstermiştir.



    2000 5,85
    2001 12,9
    2002 18,0
    2003 18,9
    2004 20,0
    2005 22,4
    2006 28,8
    2007 30,5
    2008 41,3
    2009 55,8
    2010 68,4
    2011 97,8
    2012 96,5
    2013 80,8
    2014 90,0

    2017 150,00

    Yıllara Göre Dolar ($) Fiyatları nedir?
    Geçmiş yıllarda olduğu gibi günümüzde de en iyi yatırım araçlarından bir tanesi Dolar’dır. Dolar genel itibari ile Türk parasına göre sürekli bir değer artışı yaşamaktadır. Günümüzde Döviz olarak Euro ile Dolar en çok kullanılan Dövizlerdir.
    2000 Yılında günümüz parası ile 0,67 TL olan Dövüz bugün itibariyle 2,23 TL civarındadır. Yani aşağı yukarı 3-4 katlık bir artış meydana gelmiştir.


    2000 0,67
    2001 1,44
    2002 1,51
    2003 1,48
    2004 1,33
    2005 1,34
    2006 1,40
    2007 1,15
    2008 1,52
    2009 1,49
    2010 1,54
    2011 1,89
    2012 1,78
    2013 2,08
    2014 2,23

    2017 3,69




    Yıllara Göre Benzin Fiyatları Nedir?




    2000 Yılında 1 Litre benzine ödediğimiz para günümüz parası ile 60 Kuruş iken bugün itibariyle 4,80 TL’dir. Yani bu geçen süre zarfında yaklaşık olarak 8 katlık bir artış göstermiştir. Yani 2000 yılında 60 TL’ye 100 Litre Yakıt alınır iken, bu gün itibariyle 60 TL’ye 12,5 litrelik bir yakıt alınmaktadır.



    2000 0,60
    2001 1,25
    2002 1,60
    2003 1,80
    2004 2,30
    2005 2,60
    2006 2,75
    2007 3,00
    2008 2,80
    2009 3,40
    2010 3,90
    2011 4,30
    2012 4,60
    2013 5,00
    2014 4,80

    2017 5,40


    Yıllara Göre Motorin(Mozot Fiyatları)
    Motorin günümüzde en çok kullanılan otomobil yakıtlarından bir tanesidir, ilk yıllara göre benzine göre biraz daha ucuz olan Motorin fiyatları son yıllarda neredeyse benzinle aynı fiyat olma durumuna gelmiştir. Aradaki makas git gide kapanmıştır.
    Örneğin 2002 Yılında Mazot’un litresine 1,25 TL veriliyor iken günümüzde 4,30 TL verilmektedir (Ekim 2014) 2002 Yılından bugüne değin yaklaşık olarak 3,5 katlık bir artış meydana gelmiştir.


    2002 1,25
    2003 1,35
    2004 1,80
    2005 2,00
    2006 2,30
    2007 2,55
    2008 2,45
    2009 2,70
    2010 3,15
    2011 3,85
    2012 4,10
    2013 4,50
    2014 4,30

    2017 4,65


    Yıllara göre Asgari Ücret ne kadardır?
    Ülkemizde birçok insan Asgari ücret ile çalışmakta ve bu ücret ile evlerini geçindirmektedirler. Asgari Ücret miktarı günümüzde yılda iki kez belirlenmektedir, Ocak ve Temmuz aylarında yapılan toplantılar neticesinde Asgari Ücretin ne kadar olacağı kararlaştırılmaktadır.
    2000 Yılında yaklaşık olarak 86 TL olan Asgari ücret miktarı Ekim 2014 itibariyle 891 TL’ye çıkmıştır. Aradan geçen 14 Yıllık süre zarfında asgari ücrette meydana gelen artış miktarı yaklaşık olarak 10,5 kat seviyesinde olmuştur.


    2000 86
    2001 122
    2002 184
    2003 225
    2004 318
    2005 350
    2006 380
    2007 419
    2008 503
    2009 546
    2010 599
    2011 659
    2012 740
    2013 803
    2014 891

    2017 1404 TL

    Yıllara Göre Enflasyon Oranları nedir?
    Enflasyon ülkemizde uzun yıllar 2 ve 3 haneli rakamlar seviyesinde olmuştur, Özellikle 90’lı yılların ortasında Enflasyon oranları oldukça yüksek seyretmiştir.
    Enflasyon oranı 2000 Yılında %39 seviyelerinde iken günümüz itibariyle bu oran %9-10 civarında seyretmektedir.
    İşte 2000 yılından günümüze değin enflasyon oranları:


    2000 39,0
    2001 68,5
    2002 29,7
    2003 18,4
    2004 9,3
    2005 7,7
    2006 9,7
    2007 8,4
    2008 10,1
    2009 6,5
    2010 6,4
    2011 10,5
    2012 6,2
    2013 7,4

    Mart 2016 7,46






    Arkadaşlar iyi kötü bütün verileri sunarak tarafsız bir anlatım yaptım amaç bilgilenmek kimseyi suçlamak değil.


    @Baybars Hocam araştırdım uzun sürdü biraz :)

    Arkadaşlar istenildiği için hazırladım bu konunun yeri burası değil ama silinmez ise sevinirim. Uğraştırdı baya :D



    Kaynaklar

    TÜİK
    Vikipedi
    Ntv
    Maliye Bakanlığı
    KDK (Kamu Diplomasi Koordinatörlüğü)
    TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi)

    Bunlara Karşılık İyi olmayan verilere bakalım.


    Türkiye dış borcu sürekli artmış.





    1980-1990 Dönemi

    Türkiye, 24 Ocak 1980 tarihinde Ekonomik İstikrar Programı’nı uygulamaya koyarak, bu tarihe kadar izlediği temel ekonomi politikalarını tamamen değiştirmiş, daha liberal ve dışa açık politikaları yürürlüğe koymuştur. Bu politikalardan birisi, dış borçlanma ile genel olarak yatırımların arttırılmış olmasıdır.


    2001-2014 Dönemi


    Türkiye'nin dış borcu bu dönem içinde (2001 4.Çeyrek) 129 Milyar dolardan 336 Milyar dolara (2012 4. Çeyrek) yükselmiştir. 2013 yılının üçüncü çeyreğinde Türkiye'nin brüt borcu 372.7, net dış borcu ise 214.4 milyar dolar olarak belirlenmiştir.



    Dış borçlar


    Osmanlıdan devreden borçların ödenmesi


    Osmanlı İmparatorluğu'ndan Devreden Borçlar Ülkelere göre

    Türkiye 84,597,495 TL
    Suriye,Lübnan 11,108,858 TL
    Yunanistan 11,054,534 TL
    Irak 6,772,142 TL
    Yugoslavya 5,435,597 TL
    Filistin 3,284,429 TL
    Bulgaristan 1,776,354 TL
    Arnavutluk 1,633,233 TL
    Suudi Arabistan 1,499,518 TL
    Yemen 1,182,104 TL
    Ürdün 733,610 TL
    İtalya 243,200 TL


    2000 yılından 2015 yılına kadar asgari ücretler ile yıllık ortalama benzin fiyatları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Buna göre asgari ücretlerdeki artışlar ile benzin fiyatlarındaki artışlar birlikte değerlendirilebilir.
    Son 10 yılın hatta 15 yılın net asgari ücretleri ve ortalama benzin litre fiyatları ile alım gücü hesaplanmıştır.


    YIL ASGARİ ÜCRET BENZİN (tl) ALIM (litre)
    2000 86.922.900 0,59 147,326
    2001 122.186.520 1,24 98,537
    2002 184.251.937 1,62 113,735
    2003 225.999.000 1,8 125,555
    2004 318.233.475 2,29 138,966
    2005 350,15 2,57 136,245
    2006 380,46 2,75 138,349
    2007 419,15 3,06 136,977
    2008 503,26 2,78 181,029
    2009 546,48 3,38 161,680
    2010 599,12 3,87 154,811
    2011 658,95 4,29 153,601
    2012 739,79 4,57 161,880
    2013 803,68 5,00 160,736
    2014 891,04 4,60 193,704
    2015 1.000,55 4,45 224,843




    Not: Asgari ücretler o yılın net asgari ücretidir, benzin fiyatları da o yılın ortalama fiyatlarıdır. Benzin fiyatları değişiklik gösterebilir, kesin tutarlar değildir.

    Türkiye Ekonomik Verileri


    Öncelikle Dış Ticaretten Başlayalım.

    Bin Abd Doları $ Cinsinden

    1980 Yılında İhracat: 2 910 122

    2016 Yılında İhracat: 142 606 247


    1980 Yılında İthalat : 7 909 364


    2016 Yılında İthalat: 198 601 934


    2014 Yılı Ülkeler Göre İhracat


    Ekonomik Güven Endeksi


    2007 Yılına Kadar veriler var gerisini bulamadım.



    2007 yılı Ekonomi Güven Endeksi :Ocak Ayı : 113.0 Aralık Sonu:109.4


    2016 Yılı Ekonomi Güven Endeksi: Ocak Ayı:95.3 Aralık Sonu: 89.2


    2017 Yılı Ocak Ayı Ekonomi Güven Endeksi: 85.7



    Not: Ekonomik Güven Endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni; 100’den küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir.



    Kendi Notum: Arkadaşlar 2017 Yılındaki bu düşüşün. 2016 yılında Ülke olarak çok zor günler geçirmemizden kaynaklandığını düşünüyorum. Darbe atlattık, Ülkedeki terör olayları,Turist gelmemesi, TL'nin diğer ülke para birimleri karşısında değer kaybetmesi. Yakın zamanda ülke olarak bu sorunları atlattığımızda tekrar yükselişe geçecektir. Yoksa olası bir ekonomik kriz bizi bekler. Allah korusun.




    Dünyanın en büyük ekonomileri listesinde ilk üç sırayı Amerika, Çin ve Japonya paylaşmaktadır. IMF verilerine göre hazırlanan bu listede Türkiye dünyanın en büyük 18. ekonomisi olarak yerini almaktadır



    Türkiye, 1980 yılında 94,3 milyar dolar GSYH'ye sahipti. Bu tutarla 22. sırada bulunan ülke, 1983 yılında 82,9 milyar dolar ile 25. sıraya kadar geriledi. Bu dip noktanın ardından ülke 1990'da 202,3 milyar dolar GSYH ile 20., 1993'de 242,1 milyar dolarla, 1980'den bu yana ilk kez 17. oldu. 1994 kriziyle 174,5 milyar dolarla 7 basamak düşerek 24. sıraya gerileyen Türkiye, 1995'te 227,5 milyar dolar ile 23., 2000'de 266,4 milyar dolar ile 19. oldu. Türkiye, 2004'te 17. sırayı buldu ve 2010'a kadar yerini korudu.



    Ülkenin GSYH'si 2004'teki 392,2 milyar dolar düzeyinden 2010'da 741,8 milyar dolara yükseldi.




    Bu süreçte dikkat çekici olan nokta Güney Kore'nin performansı oldu. 1987'ye kadar Türkiye'den küçük bir ekonomiye sahip olan ülke, 1988'de 266,8 milyar dolar SGP-GSYH ile Türkiye'yi geride bıraktı ve 2010 itibariyle 1,5 trilyon dolar SGP-GSYH ile 12. sıraya kadar yükseldi.




    Ülke Olarak her sene gelişmişiz ama diğer ülkeler ile paralel bir gelişme olduğu için yerimiz hep sabit kalmış. Daha hızlı büyürsek üst sıralara yükselebiliriz.





    Türkiye son yıllarda çok önemli bir turizm merkezi haline gelmiş bulunmaktadır. 1980 yılında sadece 326 milyon dolar olan turizm gelirleri, yaklaşık 24 kat artarak 2001 yılında 8,1 milyar dolar düzeyine yükselmiştir. Turizm gelirlerindeki yıllık ortalama artış oranı yüzde 16,5 olmuştur



    Kaliteli tıbbi hizmetleri ve yetenekli doktorları ile Türkiye, düşük fiyatları ve Avrupa ile Orta Doğu arasındaki konumu ile önemli bir sağlık turizmi bölgesi olmuştur. Yabancı turist sayısı 2002 ve 2005 yılları arasında 12.8 milyondan 21.2 milyona ulaşmıştır ki, bu sayı Türkiye'yi "Yabancı Ziyaretçiler için En İyi 10 Ülke" sıralamasına sokmuştur.



    Not: Yine dediğim gibi son yıllarda yaşadığımız kötü olaylar sebebiyle bu veriler biraz daha azalmış durumda.


    2005 361.500 488.100 7,6
    2004 300.600 428.900 9,9
    2003 239.800 356.700 5,9
    2002 180.100 273.500 7,9
    2001 146.100 176.500 -9,5
    2000 201.500 125.600 6,3




    Not: 2001 yılında ekonomik kriz yaşandığı için -9,5 büyüme oranı var.







    Türkiye, IMF ile bir dönemi kapattı. Hazine, 14 Mayıs´ta Türkiye´nin IMF’ye olan borcunun son taksidini ödedi. 422,1 milyon dolar tutarındaki bu ödeme ile, Türkiye´nin IMF´ye borcu sıfırlandı. Son 10 yılda IMF´ye toplam 23,5 milyar dolar ödeyerek borcunu bitiren Türkiye; bundan böyle IMF´de borç veren ülke olarak yer alacak.

    IMF-Türkiye Kısa Kısa:
    - IMF 188 üye ülkenin oluşturduğu uluslararası bir kuruluştur.
    - Türkiye, IMF’ye 66 yıldır üye.
    - IMF ile 1947’de İsmet İnönü döneminde tanıştı.
    - IMF ile ilk stand by düzenlemesi 1 Ocak 1961’de yapıldı. Son anlaşma 2005’te Ak Parti iktidarı döneminde imzalandı.
    - AK Parti, 2008 yılında ise IMF ile stand-by anlaşması yapmama kararı aldı.
    - Türkiye ile IMF arasında toplamda 19 stand-by anlaşması imzalandı.
    - Türkiye’nin IMF ile stand-by yolculuğuna 8 Cumhurbaşkanı ve 37 hükümet eşlik etti.
    - 14 Mayıs 2013’te Hazine 19. stand-by çerçevesinde IMF’ye yaklaşık 422,1 milyon ABD doları ana para ödemesi yapacak. Böylece Türkiye, 52 yıldan beri borçlu olduğu IMF’ye borcunu sıfırlayacak.
    - Türkiye’nin 2002’den beri IMF’ye ödediği 23,5 milyar dolar, 109 ülkenin GSYH’sinden daha fazla.
    - 2014-2016 döneminde IMF İcra Direktörlüğü pozisyonunu Türkiye üstlenecek.

    Türkiye’nin 10 Yıllık Ekonomik Gelişimine Dair Birkaç Not:
    - Türkiye bugün Avrupa’nın 6., dünyanın 16. büyük ekonomisine sahip.
    - 2001’de 31 milyar dolar olan ihracat rakamları, 2012’de 5 katına çıkarak 152,5 milyar dolara ulaştı.
    - 2004’te çıkan yasayla Türk Lirasından 6 sıfır atıldı. 1 Ocak 2005’te tedavüle çıkan banknotlarla Türk Lirasına itibarı geri kazandırıldı.
    - 2001’de %54,4 olan enflasyon, 2013 Nisan ayı itibariyle %6,1’e düştü.
    - Kişi başına düşen milli gelir 2001’den bu yana 3 kat artarak 10.500 dolara yükseldi.
    - Küresel ekonomik kriz, tüm dünyada etkilerini sürdürürken; Türk ekonomisi 2010 yılında %9,2; 2011’de ise %8,5 oranında büyüme gösterdi.
    - Küresel krizde New York, Londra, Almanya ve Japon borsaları üçte bire varan oranlarda daralırken; Borsa İstanbul’un 2008’de 248 milyar dolar olan işlem hacmi, 2012’de 358 milyar dolara yükseldi.
    - Türkiye bugün, 81 farklı ülkede insani yardım ve kalkınma faaliyetleri yürütüyor.


    Alıntı: kdk.gov.tr