Gréy D seçeneği
Ayrıca flood olmasın diye tek mesaj atayım.
Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü "Salgın hala devam diyor. Bizim yaptığımız bu salgını durdurmak değil çünkü bunu durduracak bir gücümüz yok şu an. Dünyada kimsede böyle bir güç yok. Çünkü bu salgın iki şekilde durur; Bir- Elinizde aşı olur, enfekte olmayan, virüsle karşılaşmayan insanları aşılarsınız toplumun önemli bir kesimini, %60-70 aşı yapabilirseniz bu virüsün bulaşmasını durdurabilirsiniz ve salgını bitirirsiniz. Henüz böyle bir aşı yok. İki- Virüsün bulaşmaya devam etmesi ve toplumda önemli bir kesimi, %50-60lık bir kesimi enfekte edip kendi bağışıklığını oluşturmasını ve kendi kendini bitirmesidir. Bu da mümkün ancak bedeli ağır bir yöntem. Üstelik bağışıklık oluşturup oluşturmadığı tartışmalı ve aynı zamanda mutasyona çok açık bir virüs olduğu için bu virüsün devam etme olasılığı yüksek. Aynı olasılık aşı olduğu zamanda geçerli.
Biz ne zaman eskiye döneriz derseniz eskiye hiçbir zaman dönemeyeceğiz bu bir gerçek. Yani çok kırılgan bir dünyada yaşıyormuşuz bunu görmüş olduk. İlk vakanın tespiti üzerinden 100 gün geçti ve bugün geldiğimiz noktada 8 milyar insan evde çıkamıyor. Hayat durdu, ekonomi durdu. O yüzden geçmişe dönmeyi beklemeyin. Hiçbir şey COVID-19dan önceki gibi olmayacak. Bu virüsle kendimizi yaşamaya alıştırmamız gerekiyor.
Aşının bulunacağı da meçhul. Yani yapılan çalışmalar, Ercüment hocanın çalışması da dahil olmak üzere. SARS virüsü için üretilen aşı hala geliştirilemedi aradan 20 yıl geçtiği halde aşısı yok daha. Çalışmalar bir türlü geliştirilemiyor. Çalışma var ama başarılı olmadı. Çok iyimser olanlar aşının Ekimde çıkacağını söylüyorlar ama hiçte bulunamayabilir böyle ucu açık iki noktadayız.
Bilim kurulunda normalleşmeyi konuşuyoruz çünkü kaçınılmaz bir şey bu hayatı durduramazsınız, ihtiyaçları bitiremezsiniz, insanları aylarca evde tutamazsınız bir şekilde hayatı başlatmanız lazım ama bu hayat eski hayat olmayacak. Ramazan bayramı sonrası normalleşmeyi almaya başlayacağız belki daha yakın zamanda da duyabilirsiniz bunların planlamaları yapılıyor şu an.
Türkiye dahil bütün dünya için konuşuyorum; Sosyalleşme güvenli olmayacak, kalabalık mitingler, toplantılar, mesafenin korunamadığı alanlar her zaman tehlikeli olacak ve oralara sokulmamamız gerekecek. Üretim yerleri, alışveriş yerleri, toplu taşıma bunları yeniden düşünmemiz lazım çok kolay olmayacak."