Türkiye'nin derbi anlayışı bu değil ama. Türkiye'nin derbi anlayışı şampiyon olan takımlar arasında yapılan maçlara denir.
O açıdan derbi ama ben dünyadaki anlamını kullanmayı tercih ediyorum.
Türkiye'nin derbi anlayışı bu değil ama. Türkiye'nin derbi anlayışı şampiyon olan takımlar arasında yapılan maçlara denir.
O açıdan derbi ama ben dünyadaki anlamını kullanmayı tercih ediyorum.
2010-2011 sezonu şampiyonu Fenerbahçe'dir... Bu fotoğraf tartışmayı bitirsin
Çok güzel bir söz var aslında, ''trabzonn'' nickli üye çekinmeden istediğini desede, biz demeyelim abi :D.
Trabzon maçını derbi saymıyormuş.
Hahahaha![]()
Aynı şehirde olan iki takımın maçı derbidir. Fenerbahçe İstanbul'da, Trabzon Trabzon'da kardeş. Ezme kendini bu kadar.
Alles anzeigen
1 saat kaybolduk diye kaçtık sanmayın.
Semih sana 2 sorum var.
1) Ben ne zaman kaçtım.
2) Sen benle konuşurken ne zaman haklı çıktın? (Haklı olabileceğin konularda bile olamadın.)Meriç sana gelelim.
Maç analizine katılıyorum. Aziz Yıldırım seçeneği için ekleme yapayım. Derbiyi kaybederseniz 1 numaralı sebep Aziz Yıldırım olacaktır. Gör bak sen...
Basket meselesine gelelim. Sadece erkek basketten mi bahsediyorum ben? Galatasaray sadece Türkiye'nin değil Avrupa ve Dünyanın en iyilerinden. Varsa itirazın beklerim
Her başarısızlık başkanın zaten, kendi dedi ama kaybetmeyiz. Derbilerde biraz şanslıyız (Trabzon maçını derbi saymıyorum).
Fenerbahçe Ülker'de, kadın basketbol takımıda öyle. FB Ülker Avrupa'nın en iyi 4. takımı malum. Ayrıca Euroleague finali GS-FB idi, bundan ben gurur duyuyorum, iki Türk takımı Avrupa finali ama siz tek taraflı düşünüyorsunuz. Basketbolda genel olarak iyiyiz, ülke olarak.
2010-2011 Şampiyonu Trabzonspor.
Ya sen ne saçmalıyosun Allah aşkına ahahahahahaha :D.
Sorumda meriç yazan bir yer mi var ben mi göremedim?
Doğru görmüşsünüz de beni merakım fanatik olunca ne olunacağı. O yüzden öyle dedim. Fanatiğimde merak ettim.
Fanatik olan benim, bir problem mi var ?
1959 senesi öncesi eklenirse 28 şampiyonluğumuz var Furkan, o meseleye girme istersen
.
Son bilgi yanlış.Şampiyon gelmiştiniz zaten.Maçta çıkan olaylar da Kadıköy'de çıkan olaylar yüzünden çıktı.Taraftar sadece olay çıkarmak için gitmişti maça
Yanlış hatırlıyormuşum, kusura bakmayın. 100. yılınızda sahanıza şampiyon geldik diyelim madem.
Yarın Konya'yı yenersek haftaya lideriz demiştim, olmadı. Konya'yı yenemedik. Neden ?
a) Aziz Yıldırım.
b) İsmail Kartal'ın tercih ettiği defansif ilk onbir.
c) Karşı karşıya gol atamayan futbolcularımız.
Öncelikle b ile başlayalım. Konya'ya karşı önde basan, hücum oynayan her takım farklı yeniyor (bkz. Konyaspor 0-5 Galatasaray). Ve Galatasaray lider, kazanıp, derbide yenip, lider olmak gibi bir düşüncesi olmadığı için hocamızın, üç tane defansif orta saha (Selçuk-Meireles-Topal) ile başladık. Yani bu üç adamdan hiçbirinin görevi pozisyon yaratmak, hücumcuları pozisyona sokmak değil. Alper-Emre-Diego'dan en az biri oynamalı ki bence tek defansif orta saha (oda Topal) yeterli. O saydığım üç isim ne kadar yararlı olur onuda yazalım ;
Diego : Sene başından beri beyfendinin lige alışmasını bekliyoruz. Kötü değil ama sıradan.
Emre : Bir hafta oynayıp iki hafta yatıyor. Cristan Baroni gibi.
Alper : Sezon başından beri Fenerbahçe'de en iyilerden biri. Kazık diyen bazı rakip taraftarlar, kazık olmadığının farkına varmadıysa, Allah ıslah etsin.
Benim şahsen istediğim onbir şu ; 
Yani cidden akıl alır gibi değil. Yahu zaten pozisyona girince gol atamayan bir takım olduk iyice, bide çıkıp üç tane DOS'la başlıyoruz. Akıl almaz akıl.
C'ye gelelim. Bu takımda Ersun Yanal'ın gitmesine üzülen, gitmesini istemeyen nerdeyse yoktu. Neden ? Ersun hoca takımı çalıştırıyor, hata yapınca, saçmalayınca azarlıyordu, iyi işler yapınca kutluyordu. Futbolcu-hoca ilişkisi budur, bu olmalıdır. O zamanlar İsmail Kartal'da Ersun hoca ile oyuncuların arasını sıcak tutuyordu, böylece kavgalar falan olmadı sene içinde. Ersun hocayı oyuncular istemez tabii. Adam çalıştıyor, mücadele ettiriyor, azarlıyor. Rahat değildi oyuncular gönderdiler, oyuncuların arkadaşı gibi sevdiği (asistan oyuncu ilişkiside budur) İsmail hoca takımın başına getirildi. Otoritesi zayıf, oyuncuları pek yormayan biri. Aralarında mesafe yok bir kere, ki olmaz zaten asistanla oyuncu arasında. E hal bu oluncada oyuncular daha az çalışıyor, kondisyon sorunları oluyor, Emenike, Sow gibi geçen sene gayet iyi olan isimler bu sene böyle kazmalışıyor işte.
A'ya gelelim. Aziz Yıldırım ne demişti ? Bundan sonra başarılar İsmail hocanın, başarasızlıklar benim demişti. Bence şuan gayet başarısızız ve bunun sorumlusu başkan. O dedi. Ha demese yine o. Şampiyon yapan hocayı özel hayatı (bizi gram ilgilendirmeyen) yüzünden kovdu adamı ki oda bahane.
Şampiyonluk yolumuz haftaya belli olacak. Haftaya çok çok kritik bir hafta. Eğer Galatasaray'ı yenersek şampiyonluk ihtimalimiz sürer ve kuvvetlenir. Olası bir beraberlik veya mağlubiyette (%0.1) ise şampiyonluk hayal olur. Benim tahminim 2-1 kazanacağımız yönünde. Evimizde derbi kaybedeceğimizi düşünmüyorum. Bu arada son 10 yıldaki derbi karnemiz ;
En kötü berabere biter. Klasik olarak Galatasaray taraftarının '' bu sefer yeneceğiz '' haftası başlamış, hayırlı olsun.
Bu arada Mehmet abi dün neden yok şaşırdım demiş benim için, telefondaydım. Telefondan siteye girmesi zor oluyor, PC'de geçemezdim evde değildim. Fener yenilincede geliyorum yoksa, bu tür olaylar (mağlubiyetler, Bursa ve GS faciası, Benfica-Chelsea'ye elenmemiz vs.) beni Fenerbahçe'ye daha çok bağlıyor. İyi güncü değilim hamdolsun.
Basketbol konusu değil ama Cross'a cevap vereceğim çok kısa. 

CSKA, Barcelona, Celtics, Anadolu Efes galibiyetlerinden falan bahsetmeyeceğim, bunlar bence yeterli. Tabi Euroleague'de ki durumun Galatasaray basketbol şubesinin ekonomisiyle falanda alakası var ancak bunun bi anlamı yok. Büyük takımın ekonmiside iyi olmalı diye düşünüyorum.
Son olarak capslere cevaplar.
Sahamızda kupa kaldırmışlarmış. Al kardeşim ;
Abdi İpekçi'de sizin stadınızdı değil mi ? Ha siz Galatasaray Spor Klubü'nü mü, Galatasaray'ın futbol takını mı destekliyorsunuz bilmem. Ha futbolsada ;
Bu arada Kerem kardeşimiz tekrar futbol konusuna gelmiş, hoş gelmiş, sefalar getirmiş. Bu arada Kadir abi net Galatasaray'lısın, sıcak buluyorum falan filan boşuna yorma ağzını :D.
İstediğin kadar yap. O yorumumun arkasındayım.
Senin yorumun komik, rezalet dünkü maç.
Ooo caps sov varmis diger sayfalarda, imalar imalar. Yarin bir kac imada biz yapalim madem :). Caps derken "karanlik" olanlarindan bahsediyorum.
Ahahahahahahahahah :D. Basketbolda Galatasaray >(müs) Fenerbahce ahahahahahahaha :D. Mobilim. Bugunku rezaletle ilgili yarin bir yorum yapacagim :).

Ahahahahahahahahah ![]()
Konu silindi. Foto atamam. Meşale her türlü yasak. Tek tük meşale yakılır ve sorunsuzca söndürülürse sorun olmaz. O derbide de sorun olmamıştı ama bir sebepten dolayı ceza aldık.
Meşale sevmiyorum dememişimdir, imkansız, olanaksız, yanlış okumuşsun. Sahaya zarar vermediği sürece, oyunu etkilemediği sürece, (sahada sis, sahaya atılması vs dışında) meşaleye ceza vermek mantıksız. Tribün kültürü öldürülmeye çalışıyor, ne yazıkki.
Ya Meriç Ahmet Çakar diyor ya sıva yapmayın diye. Onu diyesim geldi.
Geçen sene Arena'daki derbide meşale yandığında ben sevmiyorum, zaten yasak vs vs diyip durdun. TFF ceza vermeyecek diyede bir sürü laf söyledin. (Ama verdi)
1) Meşale sevmiyorum mu dedim ? Cidden tuhaf. Sarhoştum herhalde. Fotoğraf atar mısın ?
2) Meşale yüzünden (bence sahaya atılmadığı sürece gereksiz) ceza yedik. Siz yemezseniz eleştirirm tabi, yemişseniz problem yok.
Ultras dünyasında büyük ilgi görmüş ve takdir edilmiş tribün olayıdır. Beyaz yakalılar pek haz etmez böyle şeylerden ancak, gerçekten muazzam. 
Fikstür şanşımız yüksekti bu sene. İkinci devrede ki derbilerin Kadıköy'de olması büyük avantaj. Herkes Trabzonspor kadar şanslıda olmayacağı için, Fenerbahçe :).
Burada Cardozo mu Emenike mi tartışması yapılırken %80'imiz Emenike demiştik.
Geçen sana falan iyiydi gayet, bu sene triplere girdi :D.