Girit depremi büyük ihtimal açıkta değil Usgs verileriyle uyumlu karada adanın doğusunu KKB/GGD yönünde kesen normal bir faydan kaynaklandı ve muhtemelen kuzeyde ve güneyde deniz içindede birkaç kilometre devam ediyor.Bu fay haritalanmamış tahminim inaktif kabul ediliyordu ama jeomorfolojik olarak belirgin.Bazı çalışmalarda Zera fault olarak kısa bir fay haritalanmış,fay hakkında bilgi yok.
Kandilli haritasında gösterimi; Siyah çizgi fayın uzantısı,mavi daire muhtemel episantr merkezi.
forum.havaforum.com/attachment/117855/
forum.havaforum.com/attachment/117854/

USGS verileriyle oluşturulmuş senaryo;
Fay uzunluğu 20.5Km, ortalama atım 68cm ,Fay genişliği 13.1Km
forum.havaforum.com/attachment/117853/
Girit adasını Kuzey/Güney yönlü kesen normal fayların oluşum sebebi Afrika levhası aşağı yönlü dalarken ,ege plakasını çekmesinden kaynaklanıyor yay’a dik gelişen bu ark yapılarının gösterimi genelde sığ oluşumlar;
forum.havaforum.com/attachment/117856/
Ada karasalını bu özellikle oluşup kesen (K/G) doğrultulu fayların kayma hızları 0,3-1,3mm arasında karakterize ediliyor.Depremlerin büyüklüğü genelde
M ≈ 6.0–6.5 (Mmax ≈ 6.2–6.7) ile karakterize edilen orta ila kuvvetli morfojenik depremlerle ve değişen tekrarlanma periyotlarıyla ilişkilendirilebilir. Fayın özelliğine göre tekrarlanma aralıkları 179-812Yıl arasında değişiyor Girit karasalını etkileyen en büyük deprem (aletsel dönem) geçtiğimiz haftalarda meydana gelen 6.0Mw’lık depremdi.Benzer mekanizma ve çalışma şablonuyla 2 hafta sonra 6.4’lük başka bir deprem meydana geldi.Adayı kesen (D/B uzanımlı, normal faylarda var onların çalışma mekanizması farklı ,kayma hızı vb. daha büyük deprem potansiyelleri var.)
Tarihsel depremlerin büyüklüklükleri ve gösterilen episantr merkezlerinin hiç bir geçerliliği yok.Giriti etkileyen etkileyen en büyük deprem olan MS 365 depremi ile ilgili yüzey kozismik düşey deformasyonunun 5,5 ile 6,5 m arasında olduğu değerlendirilmiştir, bu nedenle 30◦–35◦ KD'ye eğimli bir kabuk rampası boyunca 9,5–13.0 m'lik bir kayma(atım) anlamına gelir.O bölgenin gps hızlarıda dikkate alındığında bu büyüklükdeki bir depremin tekrarlanma aralığı 900 ± 281 Yıla tekabül ediyor.Helen yayı pasifikdeki dalma/batma zonları gibi çok büyük depremler üretmiyor kayma hızlarıda onlara oranla düşük.Akdenizdeki tsunamilerin başlıca nedeni çukuluklarda meydana gelen heyelanlardır bu yüzden meydana gelicek 7-7.5 arasındaki bir deprem heyelana sebep olursa ciddi bir tsunami yaratabilir.
Megatsunamiler, sıradan tsunamilerden oldukça farklı özelliklere sahiptir. Sıradan tsunamiler, su altı tektonik aktivitesinden (yerküre levhalarının hareketi) kaynaklanır ve bu nedenle levha sınırları boyunca ve deprem ve ardından deniz tabanında bir su hacmini yerinden eden yükselme veya alçalma sonucunda meydana gelir. Sıradan tsunamiler, açık okyanusun derin sularında, en güçlü depremlerde (+9Mw) yaklaşık 30 metre (98 ft) maksimum yükselme yüksekliğine yaklaşan karaya yaklaştıkça yüksekliği çarpıcı biçimde artan sığ dalgalar sergiler.[1] Buna karşılık, megatsunamiler, büyük miktarda malzeme aniden suya veya suya yakın herhangi bir yere (örneğin bir meteor çarpması,heyelan veya volkanik aktivite yoluyla) düştüğünde meydana gelir. Herhangi bir sıradan tsunaminin çok ötesinde, yüzlerce ve muhtemelen binlerce metreye kadar değişen son derece büyük ilk dalga yüksekliklerine sahip olabilirler. Bu dev dalga yükseklikleri, suyun çarpma veya yer değiştirme ile yukarı ve dışa doğru "sıçraması" nedeniyle oluşur. (https://en.m.wikipedia.org/wiki/Megatsunami )
Akdeniz/Ege denizinde ülkemizide etkileyen Aletsel dönemde meydana gelmiş en büyük deprem 1956 Amorgos (7.6-7.7Mw) depremidir adalarda tsunami yükseliği 30Metreye yaklaşmışdır.Pasifikdeki 9Mw depremlerinin ürettiği tsunamilerle eşdeğer.