Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Hortum parametreleri Trakya için düşük yarın için Bulgaristan/Montana civarında değerler uçuk ki estofex'de ordaki geniş bir bölgeye seviye 2 vermiş yine Romanya'nın güneyide risk altında neden seviye 2 içine almamışlar anlamadım. Trakya bazında hortum riski düşük ,dolu yapan yerler olacakdır yerel olarak kuvvetli olabilir.Özellikle Muratlı ve batısında Srh ve updraft verileri kuvvetli yer yer çok kuvvetli tabi bu veriler nokta bazlı çok sağlıklı değil ve modellerin hepsi desteklemiyor olası riskden bahsediyoruz radar takibi önemli.

    Dünkü tırtlamadan sonra trakya bugünde bekleneni veremeyebilir bu bölgenin tahmini balkanlara göre çok daha zor bu denli etkileyen şeyi hala çözemedim şiddetli hava verileri varken bu durumu yansıtan oluşumlar olmuyor ,çok daha kötü verilerde beklenenin çok üstünde oluşumlar olabiliyor.Romanyanın güneyinede seviye 3 verilmesi çok yerinde dün tahmin aralığına bakmamışdım bugün için farklı tahmin gelmiş ve seviye 3 verilmesi yerinde ,bölgede birden fazla hortum görülme ihtimal var ve bu oluşumlar güçlü olabilir.Özellikle ecmwf verileri diğer modellere göre biraz daha farklı Estofex'de bu durumu belirtmiş ecmwf dün trakya'da ki riski desteklemiyordu.Bazı sınırlı alanlarda özellikle yine Edirne/Yunan sınırı yüksek risk içeriyor radar takibi önemli.

    Hocam olası riskler ne hortum,cok iri taneli dolu gorulebilir mi?

    Hortum parametreleri Trakya için düşük yarın için Bulgaristan/Montana civarında değerler uçuk ki estofex'de ordaki geniş bir bölgeye seviye 2 vermiş yine Romanya'nın güneyide risk altında neden seviye 2 içine almamışlar anlamadım. Trakya bazında hortum riski düşük ,dolu yapan yerler olacakdır yerel olarak kuvvetli olabilir.Özellikle Muratlı ve batısında Srh ve updraft verileri kuvvetli yer yer çok kuvvetli tabi bu veriler nokta bazlı çok sağlıklı değil ve modellerin hepsi desteklemiyor olası riskden bahsediyoruz radar takibi önemli.

    Edirne/Yunan sınırında bazı sınırlı alan modellerinde gereksiz şiddetli hava verileri var , İpsala kuzeyi ( meriç) civarından geçecek/oluşacak bir hücre doğuya doğru Uzunköprü, Hayrabolu, Muratlı,Ergene hattına kadar ilerleyebilir. Daha ilerleyen saatlerde bu seferde Pınarhisar,Demirköy,Vize civarlarında yoğunlaşıyor bu veriler tedbirli olmakda fayda var.

    Nazca'nın riskleri göz önüne alındığında çok ender gelişen bir deprem değil depremin derin olması şiddeti azaltıyor hissedilen en büyük şiddet 5.5 ve 24bin kişilik bir nüfus etkilenmiş bu büyüklükde depremler bu bölgede özellikle deprem derindeyse can kaybı meydana getirmiyor kırsal kesimler ve nüfuslar düşük.

    Sabah gerçekleşen Balıkesir depremleri deprem fırtınası niteliğinde değil (şuan için) bu bölgenin yapısı çok kırılgan kısa süreli deprem fırtınası niteliği taşıyan depremsellikler görülebiliyor. Akhisar,Kırkağaç,Soma,Savaştepe bölge grabenleri 2016 Akhisar deprem etkinliği ile çevre faylarda dahil tamamen kırılmaya başladı 12 Eylül 2016 Akhisar/Sazoba 5.0Ml 4.8Mw depremi ve artçıları (Mavi noktalar) ve kısa bir süre sonra Simav grabenin batı ucu (Sındırgı mavi noktalar) deprem etkinlikleri gerçekleşmiş bir müddet sonra sönümlenmişti. Daha sonra 27 Mayıs 2017'de 5.5Ml'nin birkaç km güneyinde Gölmarmara/Deyneklerde 5.2Mw büyüklüğünde bir deprem gerçekleşmiş bu depremi kısa bir süre içinde artçı niteliğinde 4.9Mw Lütfiye/Saruhanlı 4.8Mw/4.8Mw/4.4Mw/4.4Mw/4.3Mw/4.3Mw/4.0Mw Kumkuyucak/Saruhanlı depremleri izlemişdi bu depremler Ozanca ile Gölmarmara fayları arasında gerçekleşti.Bu süreden sonra bazı 4'lük depremler oldu bölge genelinde ama hepsi kısa süreliydi ta ki 2019 Aralık Balıkesir/Akçaköy depremine kadar 5.0Ml(Kandilli) 4.6Mw(Afad) sura16 bahsettiği deprem bugün ki deprem episantrlarının denk geldiği nokta.

    Bu depremden kısa bir süre sonra 22 Ocak 2020 Akhisar/Musalar 5.7Ml 5.6Mw depremiyle yoğun bir depremsellik başladı birkaç adet +5Mw'lik depremde dahil çok sayıda artçı depremle Akhisar grabenindeki sismik boşluk (büyük mavi daire) tamamen kapandı yine bu depremleri 26 Haziran 2020'de Gölmarmara(Saruhanlı) 5.5Mw depremi takip etti haritaya ekledim çalışma bana ait olmadığı için depremleri ekleyemiyorum ama son 5.5Mw'lik depremle güney tarafda tamamen kapandı.Son deprem yine Ozanca ile Gölmarmara fayları arasındaydı ama çözümler Gölmarmara fayını işaret ediyordu. 7 km uzunluğundaki İsmetpaşa ve 11 km uzunluğundaki Hacıbaştanlar segmentlerinden oluşan Gölmarmara fayının üreteceği maksimum deprem büyüklüğü 6.4Mw olup kayma hızı 0,179 ila 0,518 mm/yıl arasında değişen (fayın merkezinde artan,

    uç kısımlarında azalan) yükselim oranı hesaplanmıştır son yıllardaki depremlere bakıldığında Gölmarmara ve Akhisar faylarının parçalı kırıldığı söylenebilir bu geçmiş deprem aktiviteleri ile (özellikle aletsel dönem depremleri) ile uyumlu.

    Kayma hızı Akhisar havzasında kuzey/güney yönlü açılma rejiminde 1.3mm/yıl'a tekabül ediyor.

    2016 ve 2020 deprem aktiviteleri sonucunda Akhisar-Manisa bölgesinin orta kısımları tamamen kırılmış ancak ??? işaretleri ile gösterdiğim bölgenin kuzeyinde yer alan Gelembe Fay Zonu ve Soma,Kırkağaç Fay Zonu ile Kuzeydoğu’da yer alan Gediz Grabeni’nin batısının (Sındırgı) kırılmadığı düşünülmektedir.

    Sağ alttaki fayın aktifliği kuşkulu kuvarterner fayı olarak haritalanmış.

    forum.havaforum.com/attachment/157643/ Bölgenin geçmiş deprem aktivitesi;

    04.04.1903 Manisa/Akhisar 5.6Mw

    23.05.1937 Manisa/Saruhanlı 5.5Mw

    05.02.1942 Manisa/Akhisar 5.5Mw

    28.10.1942 Balıkesir/Sındırgı 5.5Mw

    28.10.1942 Manisa/Kırkağaç 6.0Mw

    12.09.2016 Manisa /Akhisar 5.0Mw

    21.04.2017 Manisa/Saruhanlı 5.1Mw
    27.05.2017 Manisa/Gölmarmara 5.3Mw
    forum.havaforum.com/attachment/157644/

    Çalışmadaki görseller T.Serkan Irmak,Evrim Yavuz,Hamdullah Livaoğlu,Fadime Sertçelik,Semih Eski,Hasan Sözbilir,Bora Üzel,Çağlar Özkaymak,Ökmen Sümer gibi isimlere aittir.

    Hocam hala aynı düşüncede misiniz ve bugünkü Malatya 5.2 lik depremin çözümü çıktı mı ana fay mı veriyor tali fayda mı

    6.8 in artçısı mı yoksa 6.8 den bağımsız mı

    Ana fayda, doğrultu atımlı DAF'la uyumlu kırılma devam ediyor artçı,bağımsız deprem tartışmasına girmek istemiyorum görüşüm aynı bu bölge atım farkını kapatana kadar depremlerine devam eder Doğanyal/Sivrice anaşokuyla birlikte pütürge segmenti (altsegmenti neyse) birlikte hareket etti.

    894rwsq.jpg


    Sivrice anaşokuyla (6.8Mw'lik ) daha yüksek atımla kırılan kesim 25-28km uzunluğunda 1.5m ortalama atım miktarı mevcut derine indikçe bu miktar biraz daha artıyor (2-2.30m) civarı , anaşok sonrası depremlerin dağılımı ise 75-80km uzunluğundaydı bu uzunluk büyüklükle doğru orantılı değil çünkü güneybatıda (Pütürge) atım miktarı gittikçe düşüyor. Pütürge segmentinde bu yüzden anaşok sonrası hemen büyük artçı depremler gerçekleşmedi ama büyük artçıların bu kesimde yoğunlaşacağı belliydi , birkaç ay sonra başlayan aktivite en büyükleri 8 Ağustos 2020 depremi kandilliye göre 5.7mw ve sonraki aylarda meydana gelen çok sayıda 4.8-5.2-5.3'lük depremler bunun kanıtı.Bugün ki depremle bir tık daha güneybatıya kaydı Pütürge depremleri Başmezra'nında güneybatısına geçti.

    pjtdvcg.png

    Uydu haritasına göre Pütürge/Hazar gölü çizgiselliği ve bölgenin deprem aktivitesi DAF'ın depremselliği en yüksek kesimi yapıyor bu bölgeyi, aletsel dönemdede en aktif kesim zaten Çelikhan segmentiyle DAF'ın yapısı değişiyor özellikle Kahramanmaraş'dan sonrasını birçok deprem bilimci (yerli,yabancı) DAF'a bağlamıyor DAFS’nun Kahramanmaraş’tan sonraki devamı tartışmalıdır. Arpat ve Şaroğlu (1972, 1975), fayın Karlova’dan başlayıp Bingöl, Palu, Hazar Gölü, Sincik, Çelikhan ve Gölbaşı’ndan geçerek yön değiştirdiğini, Hatay grabenini oluşturan faylarla devam ettiğini ve Ölüdeniz fayına birleştiğini belirtmektedir. Buna karşılık diğer bazı arştırmacılar (McKenzie 1972, 1975, Alptekin 1978, Şengör 1980), Hatay grabenini oluşturan fayları Ölüd deniz fayı ile birleştirirken, bu sistemi DAFS’den ayırmışlardır. McKenzie (1975), DAFZ’nun Ölüdeniz fayından farklı oduğunu, Adana-Misis dağlarına ulaşarak bindirme bileşenli karakter kazandığını, burada bindirme bileşeninin olmasının Ölüdeniz fayının hareketinden daha hızlı hareket etmesiyle mümkün olabileceğini savunmaktadır. DAFS’nin oluşum yaşı ve fay boyunca gelişen yanal ötelenme değerleri arasında var olan ilişkiler, fayın yıllık kayma hızını 7.9±0.3 mm/yıl olarak göstermektedir. Bu kayma hızı özellikle DAFS’nin Karlıova-Sincik arasındaki bölümü için geçerlidir (Herece,E.)

    4njg728.png

    Naci hoca'nın açıklamaları ezbere olmakla birlikde , Ramazan hocanında DAF hakkındaki görüşlerine kesinlikle katılmıyorum DAF'ın Kahramanmaraş kesimi bilinmemezliğini korurken birçok çalışmada Karlıova-Sincik arasında ortalama 7.9mm/hız öngörülüyor Ramazan hoca kaç mm/yıldan hesap yapıyor bilmiyorum ama 1500-2000yıl tekrarlanma aralığı dersen 1500x0.79cm=1185cm 11.85m atım miktarı yapar bu atım miktarı +7.7Mw depremle giderilir, Daf'daki en büyük depremler 7.5Mw civarında tarihsel kayıtlarda Elazığ'da dahil +15bin ölüme neden olan bu büyüklükde depremler mevcut.

    Ambraseys ve Finkel'e göre 1905 , 1908 depremlerinin episantrları 1893'depremi daha güneybatıda muhtemelen +7Mw'lik bir deprem (Tarihsel depremlerin büyüklükleri soru işareti içeriyor)

    puedh3q.png

    2020 Depremi 1875 depreminin tekrarı olabilirmi soru işareti 145 yıl fark var, 0.79cm kayma hızından 1.15m civarında atım birikimine denk geliyor 2020 depreminde ise derinde 2.30m sığda ortalama 1.60m civarında atım gerçekleşti kayma hızının sabit olmadığı kabul edilirse parçalı kırılan segmentler için (6.7-6.9Mw büyüklük için) DAF'da 150-200yıl tekrarlanma aralığı mümkün +7.2Mw için DAF'ın özellikle bu kesiminde 500-600 yıllık bir deformasyon gerekli 1500-2000yıl tekrarlanma aralığı çok uçuk değerler Elazığ/Malatya'nın etkilendiği bir sürü tarihsel deprem var zaten çok büyük depremleri baz alarak risk düşük dersen 6-6.8Mw'lik depremlerde suçlu konuma gelirsin deprem literatüründe çok büyük depremler olmasada ülkemizde hasar ve ciddi can kaybına neden olabiliyor.Sivrice depremindede aynı hataya düştü risk düşük diyordu halbuki aletsel dönemde bu bölge çok aktifdi 6.8'lik Anaşok öncesindede benzer bir yazıyla yanlış söylemlere girdiğini dile getirmişdim kısa bir süre sonra tesadüf olarak deprem gerçekleşti.

    1905 depremi Pütürge segmentindeyse 2020'ye kadar ki zamanda 90-95cm civarında atım birikmiş olur , Sivrice anaşoku sonrasındaki 35cm ortalama kayma miktarıyla Sivrice'de gerçekleşen ortalama atım olan 1.75m'yi çıkarırsak 175cm-90cm=85cm 35cm civarında 2020 depreminde hareket gerçekleşti 85-35=50cm açıklık oluşuyor bu açıklığıda böyle 4.8/6.0Mw arasındaki depremler kapatıyor 6.4-6.5Mw civarında tek bir depremlede kırabilirdi.

    Çelikhan segmentinde 2020 depreminde hareket olmadı depremlerin oraya kaydığıda yok tamamen pütürge segmentiyle alakalı depremler ,geçen hafta 4.5Mwlik bir deprem oldu yakın çevrede meydana gelen depremler sonrası değişen stres düzeni yüzünden normal sayılabilir ki zaman zaman çelikhan bu büyüklükde depremleri üretiyor.

    Çelikhan segmentinde son büyük deprem 2020-1893 127yıl 127x0.79cm= 1metre atım yapar 1893 depremi +7Mw olduğunu varsayarsak parçalı kırılmadığı takdirde bu segmentde gelecek 50-75 yıl 6.8'lik bir deprem için bile risk düşük. 1-1.20metrelik atımla kırılacak olursa 6.5Mw civarında bir deprem üretebilir.Düzenli deprem davranışı olmayan faylar için +7.5Mw'leri beklemeye gerek yok.

    Akaryakıt zamlarının hala savaş veya dolar kuruna bağlı zam yapıldığını sanıyorsunuz ,evet bunlar en büyük etkenler olmakla birlikde Türkiye bazında zamların tek nedeni bunlar değil, KDV kayıplarının devlet tarafından yerine konulması veya alternatifinin bulunması gerekir özellikle Türkiye gibi vergiye dayalı sistemde birşeylerden ödünç veriyorsan başka alternatifler bulmalısın. Yine yanlış bir politika yürütülüyor orası ayrı bu yılın geçen yıla göre daha kötü geçeceği baştan belli olmakla birlikde savaş tuzu biberi oldu,Küresel enflasyonun arttığı bir dönemde,FED faiz yükseltecekken biz faizleri indirdik,bu yıl enflasyonu düşürmekle ilgili önlem alınamayacak birkaç önemli nedeni var; Kura dayalı mevduat yüksek zamlarla finanse edilecek yani tüm halk küçük bir kesime gelir aktaracak,Akaryakıt tüm girdilerin fiyatlarını yükseltecek bu başlısa enflasyon nedeni zaten. sevdiğim bir hocamında dediği gibi Hikmet Hanım Teyze bu yıl çok zorlanacak ve torununa hediye alamayacak.

    Cuma günü fırtınaya dikkat merkez ilçeleride içine alan kıyı ve yüksek kesimlerde rüzgar çok kuvvetli yer yer fırtına şeklinde 70-90km ortalama hız öngörüyor modeller hamlelerle özellikle yarımada ve körfez çevresinde 100-110Km/h gören istasyonlar olabilir yüksek kesimlerde bu değerler bazı sınırlı alan modellerine göre +140km/h'e kadar çıkıyor.

    Türkiye'de reel faizler eksi 30-50 aralığında. Enflasyonun çok altında bir faiz haddi var.
    Bu faiz haddi harcamaların artmasına ve mevduattan uzaklaşılmasına neden olur ve talep enflasyonu yaratır.
    Negatif reel faiz ile yabancı sermaye ülkeden kaçar ve gelmez.
    Dünyanın enflasyonist bir ortama girdiği bu konjonktürde Türkiye'nin faizleri düşük tutması rasyonel değildir.
    FED faiz arttırımına devam edecek , kesin gibi. TCMB'nin faizleri düşürmesini geçtim (artık isteselerde yapamazlarda ) sabit tutması bile kur ve enflasyon baskısını yükseltir. TCMB üç ay boyunca düzenli olarak faiz yükseltmelidir bu işin başka çözüm yolu yok.

    Bu sabah Nazilli de meydana gelen deprem çevre illerde hissedilmedi heralde oldukça etkiliydi. PergamoN hocam rica etsem bi inceleme yapar mısınız değişik bir deprem di

    Küçük bir deprem olduğu için çözümü mevcut değil Büyük menderes grabeni kaynaklı normal faylanma depremi muhtemelen, bu faylar eğimli olduğu için deprem episantrları farklı noktalarda olabiliyor hangi fay parçası kaynaklı olduğunu episantr'a bakarak söyleyemeyiz.Bölgenin açılma hızı düşük deprem tekrarlanma aralıkları yüksek ama birçok fay parçası (segment) mevcut 1955 Söke 6.8Mw 2020 Kuzey Sisam fayı 7.0Mw Depremleri aletsel dönemde meydana gelmiş aynı sistemin büyük depremleri. Aydın/Köşk , Denizli/Sarayköy (Sultanhisar,Yenipazar,Nazilli,Buharkent) arası sismik boşluk konumunda küçük depremler her zaman meydana gelebiliyor, ekstra bir yorum yapmak güç Denizli merkezli depremler aletsel dönemde 6Mw'yi geçmedi genelde faylar parçalı kırılarak 5.0/6.0Mw arası depremler üretiyor ama potansiyeli daha büyük faylar mevcut , Aydın tarafında geçmiş deprem izlerinde en büyük atım düşeyde 3.4metre civarında bu atım miktarı normal faylarda 7.1 Mw'lik depreme denk geliyor ama bu atım miktarının başka bir izi yok diğer izlerin hepsi parçalı kırılmaya işaret ediyor, 1.3m ile 1.8metre arasında değişiyorlar bu atım miktarlarıda 6.8-6.9Mw depremlere eşit meydana gelecek en büyük deprem muhtemelen bu bölgede 6.9Mw'yi geçmeyecek, tekrarlanma süresi normalde yüksek olduğu için sismik boşluk konumundaki bölgenin ne zaman sonra deprem üreteceği konusunda yorum yapılamaz bu süre +50 yıldan fazla bile olabilir, yarında büyük bir deprem gerçekleşebilir paleosismolojik verilerle depremin ne zaman gerçekleşeceği konusunda yorum yapılamıyor.

    forum.havaforum.com/attachment/156697/

    PergamoN hocam 3.9 luk bir depremin artçısı 4.3 olamayacağına göre bu bölgede herhangi bir başka tali eşlenik fayı tetiklemiş olabilir mi ve 1855 depremi olduğundan bölgede stres yok ama Ulubat fayı ile Mustafakemalpaşa fayı arasında kalan tali kırıkların parçalı kırılmayla 5.0-5.5 civarı depremler yapma ihtimali var mi

    4.3 ün artçısı olmaması biraz bence soru işareti gibi

    İki ana fay zonu arasında kalan küçük kırıklar haritalanmamış, uzunlukları hakkında bir bilgi olmadığı için yorum yapılması güç kaç metre veya km uzunluğunda değişiyor kırıklar bilmiyorum. 4-4.2 Arasındaki bir deprem 3km'lik bir alanın 1-2cm hareket etmesiyle oluşuyor küçük ama hissedilen depremler , sabah ki depremle son depremin episantrı çok yakın muhtemelen aynı fay üzerinde meydana gelen depremler ama onun çözümü çıkarılmadığı için yorum yapamıyorum çok fazla kırık olduğu için başka bir fayda olabilir.

    Ramazan hocanın çizdiği fayların üzerine çözümü ekleyip muhtemel fayı gösterdim çözüm ters bileşeni olan baskın doğrultu atımlı fay (oblik),Ulubat fay zonu ,Mustafa Kemalpaşa fay zonu gibi ana tektonik yapılarda saf doğrultu atımlı olmayıp normal bileşenli oblik faylar bölgedeki deformasyonu Bursa ,İnegöl gibi faylar dahil bu yapılar üstleniyor.

    forum.havaforum.com/attachment/156679/

    Ulubat fayı hakkında farklı çalışmalar ve sonuçlar mevcut en son çalışma benim takip ettiklerimden Taylan Sancar,Volkan Karabacak,Azad Saglam Selcuk,Yusuf Buyukdeniz birlikteliği ile yapılan çalışma;

    ÖZET;

    Ulubat Fayı geometrik karakteristik ve paleosismolojik davranışına göre 3 segmente ayrılmıştır. Paleosismoljik fay kazıları ile fay segmentlerinde son 16 bin yılda en az 6 eski deprem izi ayırt edilmiştir. Tarihsel kayıtlarla ilişkilendirilen yaş sonuçları Ulubat Fayı boyunca en son yüzey kırıklarının sırasıyla MS <161/170 (I=IX), MS 1143 (M=6.0) ve MS 1855 (M=7.3) depremleri ile oluştuğunu ve batıya göç ettiğini göstermektedir. Yeterli istatistiksel değerlendirme şansı sunmamakla birlikte, bu çalışmada ortaya konulan paleosismolojik veriler KAFZ güney kolunu oluşturan segmentlerin tekrarlanma periyodu anlamında karakteristik deprem davranışı sunmadığını ve bu düzensizliğin fay zonunun bölgedeki çok parçalı geometrisinden kaynaklı olabileceğini kanıtlamaktadır.

    forum.havaforum.com/attachment/156683/

    Yakın geçmişte Ulubat Fayı batı ucunda (27 Şubat 1855, M=7.3) ve Bursa Fayı boyunca (11 Nisan 1855, M=6.3) meydana geldiği öne sürülen 2 büyük depremin varlığı (Sieberg 1932, Ambraseys ve Finkel 1991, Barka 1997, Eyidogan ve diğ. 1997), bu zondaki fay segmentlerinin yüzey kırığı üretme potansiyellerini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, Uludağ Yükselimi kuzeyindeki fayların deprem davranışları üzerine net bilgiler bulunmamaktadır.

    Bu çalışmada, literatürde bulunan farklı yorumlar göz önünde bulundurularak, Ulubat Fayı tarafımızdan detaylı arazi verileri ile yeniden haritalanmıştır. Buna göre 54 km uzunluğunda olan DKD-BGB doğrultulu fay uzanımı, genişlemeli sıçrama alanları ile birbirinden ayrılan ve ayırt edici geometrik ve kinematik özellikler sunan 3 farklı segmentten oluşmaktadır. Literatürdeki kargaşayı arttırmamak adına bu segmentler Batı, Orta ve Doğu uzanım şeklinde adlandırılmıştır. Segmentlerin uzunluğu sırasıyla 18, 21 ve 15 km’dir.

    TARTIŞMA VE SONUÇ
    Ortaya konulan çalışmalar sonucunda (jeolojik-jeomorfolojik arazi gözlemleri, kinematik değerlendirmeler ve paleosismolojik çalışmalar), Ulubat Fayı baskın olarak sağ yanal doğrultu atımlı özellik sunan bir Holosen Fayı olarak tanımlanmıştır. Arazide yaklaşık 54 km takip
    edilebilen uzanım boyunca Batı, Orta ve Doğu olarak adlandırılan 3 segment tanımlanmıştır. Orta ve Doğu segmentlerde yürütülen paleosismolojik çalışmalar ile son 16 bin yılda en az 6 eski deprem izi ayırt edilmiştir. Geometrik segmentasyon ile uyumlu olan paleosismik davranış her bir segmentte bağımsız kırık gelişimine işaret etmektedir. Tarihsel kayıtlarla ilişkilendirilen yaş sonuçları Ulubat Fayı Doğu ve Orta segmentleri boyunca en son yüzey kırıklarının sırasıyla <161 (veya 170) (I=IX) ve 1143 (M=6.0) depremleri ile oluştuğunu göstermektedir. Batı segmentte henüz paleosismolojik kayıt elde edilememiş olmakla birlikte, tarihsel kayıtlarda 28 Şubat 1855 (M=7.3)’de meydana gelen büyük deprem sırasında bu uzanımın kırılmış olabileceği şeklinde bir görüş birliği bulunmaktadır (örneğin; Öztin ve Bayülke 1990, Ambraseys ve Finkel 1991, Barka 1997). Bu durum Ulubat Fayı boyunca deprem aktivitesinin, son iki bin yılda, KAFZ genel karakterine uygun şekilde batıya göç ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Bursa yerleşim yerine (Nilüfer İlçesi) en yakın şekilde konumlanan Doğu segment üzerinde yaklaşık 1850 yıllık bir suskunluk bulunmaktadır.

    Marmara Bölgesi’nde yapılan Küresel Konumlama Sistemi (KKS) hız ölçümleri ve modellemeleri Uludağ Yükselimi kuzeybatısı boyunca KAFZ güney kolu üzerinde 2,9 - 9,6 mm/yıl sağ yanal faylanma hareketi ve 4,2 - 8,8 mm/yıl normal faylanma hareketinin varlığını ortaya koymaktadır (Meade ve diğ. 2002, Reilinger ve diğ. 2006, Aktug ve diğ. 2009). Bu deformasyonun Balıkesir ve Gemlik yakınlarında konumlanan paralel kollar ile paylaşıldığı göz önünde bulundurulduğunda (Şekil 1a), Ulubat Fayı payına göz ardı edilemeyecek ölçekte bir güncel deformasyon varlığı düşmektedir. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar Ulubat Fayı’nın Uludağ Yükselimi kuzeyinde önemli bir aktivite üstlendiğini göstermektedir. Yürütülen çalışmalarla elde edilen veriler ışığında Ulubat Fayı segmentlerinin karakteristik özellikleri Tablo3’te özetlenmiştir. Doğu segmentte her depremde yaklaşık 40 cm düşey yer değiştirme meydana geldiği tespit edilmiştir. Yaklaşık 1mm/yıl’lık düşey kayma hızı ile bu yer değiştirme 4 bin yıllık periyotlarda deformasyon birikimi gerektirmektedir. Bu durum paleosismolojik gözlemlerin ve çıkarımların bölgedeki güncel KKS hız verileri ile (Gemlik, Gençali, Zeytinbağ, Karacabey gibi en az 3-4 paralel kol üzerine dağılan 1-2 mm/yıl sağ yanal ve normal kayma hızı) tutarlı olduğunu ortaya koymaktadır.

    Orta segmentde yaklaşık 3-6 bin yıl ara ile tekrarlanan depremler, Doğu segmentte 4-5 bin yıllık bir periyotta tekrarlanmaktadır. Bununla birlikte, ulaşılan kayıtlarda günümüzden yaklaşık 7 bin yıl önce en az iki segmentin (Orta ve Doğu) bir arada kırılmış olabileceğine yönelik deliller de elde
    edilmiştir. Bu durum, KAFZ güney kollarının birçoğunda (Geyve, İznik, Gemlik, Edremit, Mustafa Kemalpaşa, Bekten, Manyas ve Orhaneli Fayları) tartışma konusu olarak ön plana çıkan paleosismolojik davranış modeli ile benzerlik göstermektedir ve Ulubat Fayı segmentlerinin deprem davranışının düzenli olmadığı şeklinde yorumlanabilir. Sonuç olarak bu çalışmada ortaya konulan paleosismolojik veriler, Güney Marmara’da KAFZ kolları boyunca yayınlanmış veriler ile birlikte değerlendirildiğinde; (1) KAFZ güney kolunu oluşturan segmentlerin karakteristik deprem davranışı sunmadığını, (2) bu düzensizliğin fay zonunun bölgedeki çok parçalı geometrisinden kaynaklı olabileceğini kanıtlamaktadır.

    Peşindeyiz Galatasaray! on Twitter
    “😍 Güzel İzmir’im #9Eylul 🇹🇷”
    twitter.com

    Galatasaray 13 kişi oynayacak yine top saklayamaz kalite farkı ortada, evinde sürpriz bir golle öne geçiyorsun o gazla deplasmanda oynadığın oyunun 2 katını vermen lazım yorgunlukmu var fazlamı stres yapmışlar çözemedim ama deplasmandaki konsantrasyon yok herkes adamını kaçırıyor deplasmanda hepsi adamını kitlemişdi.Şimdi skor üstünlüğüde var bizim adamları deli dana gibi koşturtuyorlar yoruldu hepsi, atmamız zorda inşallah diyelim..

    Ne kadar sakinler 😧kadın kayıt alıyor bizde olsa telefon aklımıza gelmez heralde Allah'ım göstermesin ?(

    Deprem dalgalarının hızı kabuğun yapısına göre 1.5 ile 8 km/sn arasında değişir ortalaması 5km'dir. bu insanların depremleri genelde açık denizde meydana geliyor bugün ki depremde ortalama kıyılara 120km uzakda daha uzak olan noktalarda var. 120km uzaktaki bir depremde ortalamadan 5km hızdan hesaplarsak 24-25 saniye civarında önceden erken uyarı alıyorlar hepsinin evinde arabasında bu sistem mevcut.

    İki kişi öldü; biri Sōma'da pencereden atladıktan sonra, diğeri Miyagi'de kalp krizinden. 88 kişi yaralandı. 20 cm (0.66 ft) yükseklikte bir tsunami gözlemlendi diye kayıtlara geçmiş.

    PergamoN hocam Balıkesir radarına bakar mısın kütleler güçlenerek İzmir e almıyor mu sizce de?

    Balıkesir radarı yanıltır ,Balıkesire kuzeyden nem desteği mevcut, İzmir’deki oluşumların nedeni üst seviyedeki trof’a bağlı dinamik konveksiyon ve yine üst seviyedeki deniz üzerinden nem taşınımı etkisiyle oluşuyordu bu şartlar ecmwf’de saatlerin ilerlemesiyle kötüleşiyor.Gfs gibi Balıkesire uzanan vortisite öngürürsen Balıkesirdeki kütlelerin erimeden Kuzey ilçelerden başlayarak güneye akması gerekir Ecmwf’de bu şartları göremedim Somadan itibaren kütleler eriyecekdir güçlü kütleler erisede yarında dahil yerel hafif kar geçişleri yapabilir.(Orografik etkiye sahip dağ yamaçlarını yok sayıyorum buralar her sistemde benzer özellik gösteriyor)

    Trofun hareketini İzmir radarında hareketli görüntüde işaretli kütleden görebilirsin.

    Akşam yerel geçişler mümkün ama gfs ve bazı tahmin sayfaları gibi çok daha yoğun bir yağış beklentim yok Gfs öngürüsü gerçekleşirse anlık yorum yapmaya çalışırım radarda kendini belli edecekdir zaten.

    forum.havaforum.com/attachment/150710/

    Soru geldiği için bi göz gezdirdim;

    Oluk hattı (Üst seviyedeki trof) git gide uzaklaşıyor yerel oluşumların nedeni trof’a bağlı dinamik konveksiyonlar Gfs’de gözüken etkili yağışı ben beklemiyorum ecmwf verilerinde böyle bir görüntü yok.

    forum.havaforum.com/attachment/150688/

    Gfs’deki gibi 700Hpa seviyesindeki vorticity’i Balıkesirdeki deklerle birleştirirsen haliyle bu kütleler erimeden İzmir’e kadar ulaşır İzmir güneyinde artan vortisiteye bağlı dahada yoğunlaştırıyor yağışı haliyle tüm İzmire cephe yağışı gibi yağış öngörmüş.

    forum.havaforum.com/attachment/150689/