Bir diğer durumda erken uyarı sistemi konusu bu sistem mevcut olsaydı anaşok başladığından itibaren 100km bir yarıçapda 10-13 saniyelik bir zaman kazandırabilirdi, her 100km'de 10-13 saniye 400-500km'lik bir hat boyunca yerel olarak 40-50 saniyelik sürelere ulaşan zaman kazanımları yaratırdı.
Beiträge von PergamoN
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
-
Birçok uydu şirketi bölgeye uydu gönderdi yüksek çözünürlüklü veriler yerel makam ve kurtarma ekiplerine yardım amacıyla iletiliyor.
Yetkili kişilerin elinde toplam yıkık-hasarlı bina sayısı dahil (tahmini) veriler mevcutdur ama bunu açıklayacak yürekli insan yok.
Görüntüler Osmaniye'den kırılan fay hattının üzerinde olmayan bir şehir olmasına rağmen ciddi yıkım mevcut fay hattının kestiği kesimler (Kahramanmaraş'ın neredeyse tamamı (ikinci deprem dahil)-Gaziantep'in batı ilçeleri Nurdağı-İslahiye-Hatay'ın tamamı (Zeminde kötü)-Adıyaman,Gölbaşı,Çelikhan,Sincik başta olmak üzere büyük bölümü-Malatya merkez ve Doğanşehir'de yıkım yoğundur.
Malatya'da 2020 depreminin etkileri yıkımları arttırmış olabilir özellikle ikinci depremde yine bu ilde güneye göre daha etkili.
Merkezden itibaren ve kuzeyinde Elazığ'da yıkımlar gittikçe azalıyor.
-
Hocam ülkemizde olabilecek depremler maksimum kaç büyüklüğünde olabilir ? Ve hangi fayda olabilir ?
Karasal olarak en büyük depremin birini yaşadık Kaf'da dahil 7.95Mw'yi geçmez 8 en büyük deprem denebilir, bu depreminde 7.87MW olma ihtimali mevcut 7.9Mw Güncellemesi gelebilir ilerki günlerde DAF'ın çok büyük kısmıyla , Ölüdeniz fayının kuzeydeki iki (3 ihtimal dahilinde) segmenti düşük atımlarlada olsa kırılmış.
Girit yitim zonunda 8.2-8.3'ler ihtimal dahilinde max 8.5Mw (9'luk bir deprem ihtimali yok).
-
Veriler güncellenmeye devam ediyor çok uzun bir kırık mevcut ama en yüksek atım miktarları Erzincan depremindeki kadar yüksek değil düşük atım miktarlarıyla Erzican depreminden daha uzun bir kırık gelişmiş ve çok kompleks görünüyor +5.5M çok sayıda artçı deprem önümüzdeki gün-ay-yıllarda devam edecek.
İlk deprem merkez üssünden yaklaşık olarak eşit uzaklıkta iki farklı yönde, Hatay ve Malatya'da meydana gelen sarsıntının kayıtları (
Kırığın özellikleri ve zemin koşulları sarsıntının karakterini belirler.) veri Eşref Yalçınkaya'ya ait.
-
Tevekkeli civarında 3 metrelik sol yanal atım mevcut Türkoğlu-Gölbaşı segmenti kırıldığı zaten belliydide netleşmiş oldu bu kısımdada 7’den büyük bir deprem ihtimali düşük olduğunu artık söyleyebiliriz atım miktarları düşük değil.
son tarihsel depremi doğruysa hala 1,5-2 metrelik bir eksiklikden söz edilebilir 5-6.5 arasındaki artçılar olağandır.
Görsel Hasan Sözbilir hocaya ait en az 3 segmentin kırıldığını arazi gözlemleriyle doğrulamış 500km’lik bir kırık mevcut.
-
hocam bu konulardan pek anlamayan biriyim bunun bize etkisi ne olur kayma açığı ne anlama geliyor. teşşekkür ederim.
Levhaların-fayların yıllık kayma hızları olur bunlar çok düşük hızlar tabi hissetmiyoruz uydular tarafından gps aracılığı ile ölçülür.
Bu kaymalar levha sınırlarında-fay segmentlerinde birikir kuzey anadolu fay hattında yılda ortalama 2,5cm doğu anadolu fay hattında 1.2-1,5cm civarlarında bir hız mevcutdur (segmentlere göre değişim mevcut ve bu hızlar sabit değil)
Deprem dediğimiz olay normal şartlarda her yıl bu hızlara bağlı hareket etmesi gereken bölgenin hareket etmeyip en son bir deprem sonucunda birden atım yapıp kaymasıyla oluşur.
6.5-6.9 arasında bir depremde 50-150cm arasında atım miktarları ölçülürken 7.4-7.6’lık bir depremde bu atımlar ortalama 3 en yüksek 5-6 metre civarlarındadır.
Yani DAF hattında 7.4-7.6’lık bir depremin meydana gelmesi için kayma hızı gözönüne alındığında 375-600 yıl civarında bir süre geçmesi lazım en yüksek hızdan 1,5cm kabul edersek hızı 6 metrelik bir atım 400 yılda birikir.
Gölbaşı-Türkoğlu segmenti DAF üzerinde bekleyen bir sismik boşlukdu son depremi 1114 densede çok yüksek ihtimal bazı çalışmalardada geçen 1513 depremi bu segment üzerinde (Aletsel dönemdede 1900-günümüz DAF üzerindeki en suskun kesim bu segmentdi ilk +4’lük depremlerini geçtiğimiz aylarda üretti burdan konuşmuştuk bazı arkadaşlar hatırlar)
Tarihsel depremi doğruysa 2023-1513’den 510 yıllık bir süre zarfında ortalama 1cm’den 5metrelik bir atım birikimi var denebilir segment uzunluğuda baz alındığında (80-85km) bu 7.2-7.5 arasında bir deprem demek.
Son depremlerle bu hat kırılmış ama 6.7’lik bir depremin tek başına yaptığı atım miktarı biriken atım miktarını normal şartlarda karşılamaz.
Yani tarihsel depremi doğruysa bu bölgede en az 3-4 metre civarında bir atım eksikliği söz konusu olabilir buda uzunlukla orantılı 7.0-.7.2 civarında yeni bir deprem demek parçalı kırıcak olursak çok sayıda +6lık deprem demek
Hala Segmentlerin yaptığı atım miktar verileri mevcut değil tabi anaşokda bu bölgeyi kestiği için tamamende kırılmış olabilir verilerin netleşmesi bekleyeceğiz.
Telefonda olduğum için biraz geç yazıyorum.
-
Verilerde git gide netleşiyor 6.7’lik Deprem düşündüğüm gibi Türkoğlu/Gölbaşı segmentinde ilksel çözümlerin çoğu hatalı muhtemelen ve bu bölgede ciddi bir kayma açığı bulunuyor olabilir.
İlksel modelle yapılan coulomb stres analizi baz aldıkları kırık muhtemelen daha fazla çok sağlıklı bir veri olmayabilir.
-
Verilen sayılar Afad bazında tespit edilen sayılar herhangi bir kuruma bağlı olmayan şahsi kişilerin çıkardıkları canlı,cansız kişiler kime bildiriliyor? Bildiriliyormu sayılar nasıl tutuluyor belirsiz , ne yazık ki tam sayıyı hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz geçmişde yaşanan bazı büyük depremler sonucu (gölcük dahil) diğer ülkelerdede olduğu gibi en sonunda tahmini bir sayı verilecek.
(Kendi kendine yakınlarını defnedenler mevcut)
-
Hocam 1999 depreminde Gölcüğün bir kısmı sular altında kalmıştı. Rahmetli eniştemin müstakil evi de sular altında kalan yerler arasında ve hâlâ sular altında deniz oldu artık. Keza Karamürsel de bulunan halamların kaldığı sitenin Sahil bölümünde de su mevcut artık deniz oldu buralar. Bunun nedeni nedir.
Dolgu zemindir İstanbulda dahil bir çok bölgede denizler doldurularak yapılaşma yapılıyor doğa kendine ait olan şeyi geri alır.
Normal jeolojik oluşumlarda (çok yerel en kıyı kesimler hariç ondada görülen alan sınırlıdır)
Tek bir depremle böyle bir oluşum gerçekleşmez.
-
Hocam levhada güney yönüne 3 metre kayma söz konusu. Depremlerde levhalar yar değiştirirken dalma-batma durumları da söz konusu. Bölgenin bulunduğu levha kayarken belli oranda batma-dalma durumu da söz konusu bu yüzden deniz seviyesi yükseldi değil özeti levha rakımı düştü. Bu yüzden sular yükseldi gibi aksettiriliyor.
Böyle birşey söz konusu değil daha doğrusu asıl neden bu değil ,özellikle amik ovasında doğrultu atıma normal bileşende eşlik ediyor bölgede açılmaya bağlı deprem sırasında çökmelerin görülmesi normal (ovanın başlıca oluşum sebebide bu), arap levhası KD lı hareket ederken o bölge açılıyor daha kuzeyde ise anadolu levhası çok yavaş hareket ettiği için sıkışma mevcut, kara parçasının çökmesine bağlı bir su girişi mevcut olsaydı bu suyun kalıcı olması lazımdı bu tür jeolojik oluşumlar birkaç 10bin-100bin yıl sonra diğer depremler sayesinde görülebilir.
Bölgede tsunami mevcutmuş ve 1-2metreye kadar uyarı zaten verilmiş geçmiş sayfalarda paylaştım.
-
PergamoN hocam Çardak fayında oluşan deprem diğer büyük deprem tarafından enerji aktarımıyla mı tetiklendi yoksa bağımsız bir şekilde mi gerçekleşti?Görmediysem kusura bakmayın hocam
Bu faylar Levha içinde çok daha düşük kaymaz hızlarına sahip ve çok fazla bir çalışma yok tekrarlanma aralıkları daha yüksek ama son deprem tarihleri bilinmiyor bu kesimde bir sismik boşlukmuş (aletsel dönemde zaten belirgin bir deprem aktivitesi yok) hatta fayların aktifliği bile tartışılıyordu.
Bu deprem birkaç yıl içinde zaten olacakmış ama tetiklenerek çok daha öne çekti kendini tetiklenmiş bir depremdir.
Edit: görüntü telefonda kalmış silemiyorum paylaşınca fark ettim dışardayım şuan birşey ifade etmiyor
-
Hocam bilgiler için teşekkürler.
Afyonda yaşıyorum burasıda çoğu yer gibi deprem bölgesi ama son yılarda 10 katlı 20 katli binalar yapılmaya başlandı yok fore kazık yok şu yok bu. Onu da aldığımız duyumlara göre bazı firmalar yanlış yapıyormuş.
Fore kazık da kurtarır mı bilmiyorum.
Dün epey yorgunum demiştiniz, ben şunları merak ediyorum. Daf da depremler kuzeyden güneye doğru ilerleme davranışı gösteriyordu takip edebildiğim kadar. Bundan 2 yıl önce stres türkoğlu fayına aktarıldı deniyordu. Ama hocalar tvlerde ölüdeniz fay zonu diyor bu bambaşka bir fay mı? Türkoğlu sismik boşluğu hala duruyor mudur öylece, bu aktiviteye rağmen?
Birde dafın güneyinde hatay tarafında tali fay gibi duran adana kozan, ceyhan taraflarında büyük deprem olma ihtimali devam ediyor mu?
Geçmişde çokca kez anlattım dünde anlatmaya çalıştım ama çok düşük bilgi düzeyleri mevcut olduğu için anlamakda bir o kadar güç oluyor sanırım.
Ölüdeniz fay sistemi Kızıldeniz'den itibaren Suriye üzerinden Türkiyede Amik ovasının kuzeyine kadar uzanıyor.
1-Ölüdeniz fay sistemi Afrika- Arap levhalarına bağlı kıtasal bir doğrultu atımlı (transform) fay sistemi
2-Daf (Doğu anadolu fay sistemi) Anadolu-Arap levhalarına bağlı doğrultu atımlı (transform) fay sistemi
3-Bide deniz içinde Afrika-Anadolu levhası hareketlerine bağlı bindirme fayları ağırlıklı Kıbrıs yayı mevcut bu 3 sistem Hatay civarında kesişir üçlü kesişim bölgesidir.
kTarihsel depremlere göre K-G G-K ilerleyiş söylemleri ( şuan tam hatırlamıyorum),ilerliyor falan densene bu depremler tarihsel deprem olduğu için Tarihsel kayıtlardaki söylemlere (yıkımlara) bakılarak segmentasyon-tarih sınıflandırması yapılıyor aslında depremler farklı noktalarda gerçekleşmiş olabilir çok sağlıklı veriler değil.
Depremin ana şoku Ölü deniz fay sistemine bağlı kuzeydeki en az iki segmenti kırdı ve kendi segmentlerinde devam etmek yerine kuzeyde Türkoğlu civarında dafı keserek DAF üzerinde kırmaya devam etti normalde haritalanan fay segmantasyonları gereği böyle bir şey söz konusu değil ama depremler konusunda bilinmemezlikler günümüzde devam ediyor diğer bilim dalları gibi çok net bilgiler mevcut değil.
Hatay civarında ve kuzeyinde DAF'a bağlı 1822-1872'de 7'den büyük depremler olduğu için bu kesimde risk düşük DAF'da Türkoğlu-Gölbaşı segmenti (80-85km) belirgin bir sismik boşlukdu ama bu kesimde kırılmış görünüyor belirgin bir anaşok olmadığı için bu kesimde ne kadar atım miktarı gerçekleşti şuan bilemiyoruz ama bu bölgede belirgin bir kayma açığı devam ediyor olabilir.
Ramazan hocanın bahsettiği gibi DAF'da 5-8mm/yıl kayma hızı mevcut değil, birçok çalışmada 12-15mm geçiyor ve bu kayma hızına bağlı depremler +1000 yıl değil +7m depremin ortalama yaptığı atımı baz alırsak (5m) ortalama 370-400yılda bir tekrarlanıyor görünüyor. +6.5larda bu süre çok daha düşüyor 100-130 yıl civarında.
-
Alles anzeigen
Oturduğumuz yerden yorum yapıp eleştirmek kolay olanı;
Bu işin içinde olup ilgilenenler neler olup bittiğini daha iyi anlıyor tabi ama özellikle bu ülkede en basit levha tektoniği hareketlerini bilen insan sayısı bile çok çok düşük.
Bu büyüklükdeki bir depremi hiçbir avrupa ülkesi tek başına kaldıramaz buna Japonya dahil ki kısa süreyle iki bağımsız büyük deprem yaşadık bide Japonya'nın durumu biraz daha farklı hem levhaların hızları yüksek hemde levha sınırlarının çok yakınında bulunuyor bu yüzden çok yüksek bir deprem aktivitesi ve çoğu derinde ve açıkda okyanusda olmak üzere çok sık büyük depreme maruz kalıyor (bu depremler genellikle yıkıcı ivmelere ulaşmaz yinede hasar ve can kayıpları meydana gelebiliyor) haliyle ülke çok eskilerede dayanan deprem bilinci içinde deprem eğitimleri çocukluk çağından başlatılıyor her deprem sonrası ona göre önlem alınıyor. 2011 büyük tohoku depreminden sonra derhal tsunami seddi kurulması gibi örnekler verilebilir ama felaket başa gelmeden anlaşılamıyor 2011'de 20binin üzerinde kişi hayatını kaybetti en basitinden bu set niye daha önce yoktu gibisinden bi soru yöneltilebilir.
Özellikle doğrutlu atımlı fayların yapısı gereği hattın kestiği betonarme yapıların ayakda kalması mümkün değil bunda en kral işçilik ve malzeme kullanılması birşeyi değiştirmez yapıyı full çelik konstrüksiyon şeklinde inşa etsen bile atıma bağlı bu çelik ikiye bölünür veya yamulur Birçok ilçe ve köy ne yazık ki fay hattının üzerinde yer alıyor.
Büyüklükleri gereği bu 2 ayrı bağımsız deprem aletsel dönemde dünya genelinde kaydedilmiş en büyük karasal doğrultu atımlı fay depremleri arasında girdi bu büyüklükdeki depremler dünya genelinde sayılıdır.
Geçmiş tarihsel kayıtlarda bu bölgede imparatorlukları bitiren , binlerce insanı yok eden bir kaç deprem kaydı mevcutdu ama bunlara abartı gözüyle bakılıyordu aletsel dönemde ilk kez bu kadar büyük bir deprem meydana geldi ve yapılan deprem senaryoları segment ayrımları dahil tamamen hayal ürünü oldu bağımsız olarak lanse edilen Ölüdeniz fay sisteminin kuzeydeki en az 2 segmenti kırılarak Daf'ı kesiyor ve kırılma DAF üzerinde ilerlemeye devam ediyor ve saatler sonra kıta içi fay olan bir başka fayda 7.5 gibi çok büyük bir deprem daha meydana geliyor dün bazı arkadaşlarda yorumda bulunmuştu bu depremin kısa bir süre içinde meydana gelmesi bencede şans birçok kişi benimde düşünceme göre (temennimde bu yönde) muhtemelen dışardaydı diğer kötü senaryo enkaz altında olanlar çok daha zor duruma düşmüş olabilir.
Depremin büyüklüğü bu arada 7.7'de değil 7.82Mw ve 7.7'den 1.5kat daha büyük bir deprem.
Eleştirilecek noktalar elbet var ama öncelik şuan bu olmamalı ama net bir şekilde söyleyebilirim başka bir yönetimde olsa şuan çok farklı bir manzara olmayacakdı.
En basit eleştiriyse bu kadar kat yapılaşmasına nasıl izin verildi 16-17 katlı yapılar bu bölgede gereklilikmi? yüksek katlı yapılaşma yıkılma tehlikesini başlı başlına arttıyor.Muhtemelen bundan sonra diğer bölgelerde dahil ciddi yasaklar gelecekdir.
Bölgedeki vatandaşların isyan ve feryat etmesi çok çok normal büyük bir acı ve çaresizlik mevcut hava şartları, meydana geldiği saat vb. gibi diğer etkenler işleri çok zorlaştırdı yer yer imkansız kıldı normal şartlarda bu bölgeden karadan sevkiyat sadece fay hattı üzerinde zaten saatler sürer ki bazı bölgelerde özellikle fayın kestiği yollarda ulaşım imkansızdır şuan batı bölgelerden giden yardımlara bağlı yollardaki yoğunluk ve kar yağışını katmıyorum..
TSK'de dahil gece karadan sevkiyat işin içinden çıkılmaz bir hale sürükleyebilirdi, çok ciddi bir planlama ve kordinasyon dahilinde ilerlemesi lazım herşeyin ve şuan buda çok sağlıklı bir şekilde ilerlemiyor-ilerleyemiyor havadan sevkiyat çok önem arz ediyor. Gerekirse haiti depremindeki gibi malzemeler uçakla dağıtabilir ama topografyada bu bölgede çok sağlıklı değil bu uygulamanın yapılacağı il merkezlerine yakın düz ve boş bir alan varmı bilmiyorum.

Enkazlara kepçe ve vinç gibi araçlarla doğrudan müdahale edilmez enkaz altında yaşayan kişileride öldürürsünüz, yine diğer ekipman,araç,gereçler çok önem arz ediyor elle müdahale etmekde imkansızdır ve çalışmalara katılan arkadaşların işleride kolay değil ciddi bir beden gücü ve dayanıklık ister herkesin yapabileceği bir iş değildir yine işi bilen biri olmak çok önemli yanlış hareketler ciddi olumsuzluklara yol açar.
Depremin ilksel modellerle yapılmış inSAR verisi (gerçek veri değildir) bunun için uydu geçişi lazım ve bazı bölgelere kar örtüsü eklendi ne kadar sağlıklı bir veri gelir oda meçhul deprem bilimcilerin işide kolay değil bunları çözmek zaman alacak.
Çok gereksiz muhabbet döndüğü için yazı arkada kaldı bir daha alıntılıyor ve tsunami yorumları için bir bilgi daha ekliyorum;
Dün takip edemediğim için tsunami verilerine bakamamıştım depremden sonra Erdemlide 30cm yüksekliğinde tsunami zaten görülmüş
bu hareket Akdenizde yayılarak ve geri dönerek 1.5-2 metre yükseliğine kadar yine vurabilir diye uyarıda verilmiş zaten bu yüzden tsunami görülmesi alçak kıyı kesimlerde olağan ve doğrudur ve özellikle amik ovasındaki normal bileşen nedeniyle çökmelere bağlı ve amik ovasındaki düzlüğe bağlı uyarılar dahilinde 1-2 metre yükseliğe ulaşırsa iç kesimlere kadar ilerleyebilir.
-
Oturduğumuz yerden yorum yapıp eleştirmek kolay olanı;
Bu işin içinde olup ilgilenenler neler olup bittiğini daha iyi anlıyor tabi ama özellikle bu ülkede en basit levha tektoniği hareketlerini bilen insan sayısı bile çok çok düşük.
Bu büyüklükdeki bir depremi hiçbir avrupa ülkesi tek başına kaldıramaz buna Japonya dahil ki kısa süreyle iki bağımsız büyük deprem yaşadık bide Japonya'nın durumu biraz daha farklı hem levhaların hızları yüksek hemde levha sınırlarının çok yakınında bulunuyor bu yüzden çok yüksek bir deprem aktivitesi ve çoğu derinde ve açıkda okyanusda olmak üzere çok sık büyük depreme maruz kalıyor (bu depremler genellikle yıkıcı ivmelere ulaşmaz yinede hasar ve can kayıpları meydana gelebiliyor) haliyle ülke çok eskilerede dayanan deprem bilinci içinde deprem eğitimleri çocukluk çağından başlatılıyor her deprem sonrası ona göre önlem alınıyor. 2011 büyük tohoku depreminden sonra derhal tsunami seddi kurulması gibi örnekler verilebilir ama felaket başa gelmeden anlaşılamıyor 2011'de 20binin üzerinde kişi hayatını kaybetti en basitinden bu set niye daha önce yoktu gibisinden bi soru yöneltilebilir.
Özellikle doğrutlu atımlı fayların yapısı gereği hattın kestiği betonarme yapıların ayakda kalması mümkün değil bunda en kral işçilik ve malzeme kullanılması birşeyi değiştirmez yapıyı full çelik konstrüksiyon şeklinde inşa etsen bile atıma bağlı bu çelik ikiye bölünür veya yamulur Birçok ilçe ve köy ne yazık ki fay hattının üzerinde yer alıyor.
Büyüklükleri gereği bu 2 ayrı bağımsız deprem aletsel dönemde dünya genelinde kaydedilmiş en büyük karasal doğrultu atımlı fay depremleri arasında girdi bu büyüklükdeki depremler dünya genelinde sayılıdır.
Geçmiş tarihsel kayıtlarda bu bölgede imparatorlukları bitiren , binlerce insanı yok eden bir kaç deprem kaydı mevcutdu ama bunlara abartı gözüyle bakılıyordu aletsel dönemde ilk kez bu kadar büyük bir deprem meydana geldi ve yapılan deprem senaryoları segment ayrımları dahil tamamen hayal ürünü oldu bağımsız olarak lanse edilen Ölüdeniz fay sisteminin kuzeydeki en az 2 segmenti kırılarak Daf'ı kesiyor ve kırılma DAF üzerinde ilerlemeye devam ediyor ve saatler sonra kıta içi fay olan bir başka fayda 7.5 gibi çok büyük bir deprem daha meydana geliyor dün bazı arkadaşlarda yorumda bulunmuştu bu depremin kısa bir süre içinde meydana gelmesi bencede şans birçok kişi benimde düşünceme göre (temennimde bu yönde) muhtemelen dışardaydı diğer kötü senaryo enkaz altında olanlar çok daha zor duruma düşmüş olabilir.
Depremin büyüklüğü bu arada 7.7'de değil 7.82Mw ve 7.7'den 1.5kat daha büyük bir deprem.
Eleştirilecek noktalar elbet var ama öncelik şuan bu olmamalı ama net bir şekilde söyleyebilirim başka bir yönetimde olsa şuan çok farklı bir manzara olmayacakdı.
En basit eleştiriyse bu kadar kat yapılaşmasına nasıl izin verildi 16-17 katlı yapılar bu bölgede gereklilikmi? yüksek katlı yapılaşma yıkılma tehlikesini başlı başlına arttıyor.Muhtemelen bundan sonra diğer bölgelerde dahil ciddi yasaklar gelecekdir.
Bölgedeki vatandaşların isyan ve feryat etmesi çok çok normal büyük bir acı ve çaresizlik mevcut hava şartları, meydana geldiği saat vb. gibi diğer etkenler işleri çok zorlaştırdı yer yer imkansız kıldı normal şartlarda bu bölgeden karadan sevkiyat sadece fay hattı üzerinde zaten saatler sürer ki bazı bölgelerde özellikle fayın kestiği yollarda ulaşım imkansızdır şuan batı bölgelerden giden yardımlara bağlı yollardaki yoğunluk ve kar yağışını katmıyorum..
TSK'de dahil gece karadan sevkiyat işin içinden çıkılmaz bir hale sürükleyebilirdi, çok ciddi bir planlama ve kordinasyon dahilinde ilerlemesi lazım herşeyin ve şuan buda çok sağlıklı bir şekilde ilerlemiyor-ilerleyemiyor havadan sevkiyat çok önem arz ediyor. Gerekirse haiti depremindeki gibi malzemeler uçakla dağıtabilir ama topografyada bu bölgede çok sağlıklı değil bu uygulamanın yapılacağı il merkezlerine yakın düz ve boş bir alan varmı bilmiyorum.

Enkazlara kepçe ve vinç gibi araçlarla doğrudan müdahale edilmez enkaz altında yaşayan kişileride öldürürsünüz, yine diğer ekipman,araç,gereçler çok önem arz ediyor elle müdahale etmekde imkansızdır ve çalışmalara katılan arkadaşların işleride kolay değil ciddi bir beden gücü ve dayanıklık ister herkesin yapabileceği bir iş değildir yine işi bilen biri olmak çok önemli yanlış hareketler ciddi olumsuzluklara yol açar.
Depremin ilksel modellerle yapılmış inSAR verisi (gerçek veri değildir) bunun için uydu geçişi lazım ve bazı bölgelere kar örtüsü eklendi ne kadar sağlıklı bir veri gelir oda meçhul deprem bilimcilerin işide kolay değil bunları çözmek zaman alacak.
-
Etiket atılarak yine sorular sorulmuş inanın uzun süredir uyumadım ve uyuyamıyorum sitede aktif gibi görünsemde ,başım çatlıyor saflaştım. Kafalardaki soru işaretini gidermek için bir daha paylaşım yapıyorum, 7.7'lik anaşok ölüdeniz fay sisteminin kuzey segmentlerinde (doğu hatay fayında sarı çizgi) meydana geldi tahmini 200km civarında bir kırılma mevcut bu kırılma Hatay'a hatta Suriye sınırlarına kadar uzanıyor.Bu fay sistemi normalde DAF'dan bağımsız KD'ya kıvrılırken doğrultu atımlı fay sistemlerinde tipik olarak görülen çizgisel bir kırılma ilerleyişi mevcut ve kuzeye doğru kırılmaya devam ederek Türkoğlu civarında DAF'ı kesti, DAF'ın Türkoğlu-Gölbaşı segmenti( 80-85km) bir sismik boşluk DAF'da Türkoğlu'nun güneyi 1822 Antakya depremi (7.2-7.3)'le kırıldı (Tarihsel deprem belirsiz)
bu yüzden bu kesimde belirli bir aktivite yok ve büyük bir deprem riski düşük olduğu söylenebilir.
Anaşokun kestiği Türkoğlu civarından itibaren DAF KD'ya doğru Elazığa kadar tetiklendi ve çok sayıda 4-5'lik deprem üretti bu bölgede girişi yapılmamış bir anaşok gerçekleşmiş olabilirmi diye düşünüyordum ama bunun verisi şuan için elimde yok, deprem büyüklükleri logaritmik arttığı için 4-5'lik depremin yaptığı atım miktarıyla 7 ve daha büyük özellikle 7.7'nin yaptığı atım miktarı arasında uçurumlar mevcut bu yüzden DAF'ın bu kesiminde kırıldığı-kırılmaya başladığı söylenebilir. Elazığ civarında depremler belirgin olarak sonlanıyor ve 2020'de 6.8'lik deprem meydana geldiği için bu kesimde +7Mw riski düşük denebilir ama Türkoğlu-Gölbaşı sismik boşluğundaki atım miktarları şuan belirsiz olduğu için bu kesimde düşük atıma bağlı kayma açığı fazlaysa yeni bir anaşok (7.2-7.3) görülebilir ama bu kesimde çokda düşük atım miktarları gerçekleştiği sanmıyorum , bu kesim 6.6-6.7 gibi büyüklüklerde birden fazla olmak üzere parçalı kırılma davranışıda sergileyebilir.
DAF'danda bağımsız Kıta içi fay olan çok daha düşük kayma hızına sahip olan Çardak fayında 7.6'lik büyük bir deprem gerçekleşti bu fay Sürgü fayını Sürgü fayıda Dar bir açıyla DAF'ı kesiyor Sürgü fayı hem daha kısa hemde 1986 Malatya Doğanşehir 6.6Ms (Sürgü depremiyle) kırıldığı için bu fay üzerindede büyük bir deprem riski düşük denebilir.
Birde Sürgü fayını kuzeyden dik bir şekilde kesen Malatya fayı mevcut ve son yıllarda Yazıhan,Arguvan civarlarında çok sayıda 4.5-5'lik deprem üretmeye başlamışdı bu fay haritalanan uzunluğu gereği (125km) 7.5-7.6 civarında büyük bir deprem üretebilir ama bu tamamen teorik olarak haritalanan uzunluk gereği ezbere verilen bir büyüklük fayın nasıl davranış biçimi sergilediği ve son büyük deprem tarihi bilinmiyor.Özellikle Çardak fayının kırılmasıyla (episantr gereği söylüyorum) Malatya fayının güneyinde 6.0-5.8'lik depremler meydana gelmiş olabilir çözümleri olmadığı için kesin Malatya fayı kaynaklı diyemiyorum Çardak fayının artçıları olma ihtimalide yüksek.
DAF'da bir çok çalışma olmasına rağmen belirsizliği korurken ,Çardak Malatya fayı gibi kıta içi faylarda çok az çalışma mevcutdur bu yüzden bu fayların hakkında çok sağlıklı yorum yapılamıyor ama görüldüğü gibi haritalanan uzunlukla orantılı büyük depremler üretebiliyorlarmış Çardak fayında görmüş olduk ve aletsel dönemde bunun kaydı tutuldu bir sonraki bu büyüklükdeki depremi Doğu hatay fayı dahil birkaç yüzyıl sonra..
EDİT: görseldeki depremler eski depremlerdir fay çizimleri ve topografya belirgin olduğu için anlatımda bunu seçtim.
-
Tamarisk 2.0 depremi öngörme gibi bir durum hiç bir zaman söz konusu değil çardak fayında anaşok olmadan önce belirgin bir depremsellik söz konusu değildi birden anaşok gerçekleşip artçıları üretmeye başladı depremler DAF üzerinde dağılım gösteriyordu,öngörme nasıl olur mesela çardak fayının güneyindeki Andırın fayında şuan bir depremsellik söz konusu değil eğer büyük bir deprem olucaksa ana şok olmadan önce fay öncüleri üretmeye başlarsa depremlerin dağılımına bakar burası tetiklendi daha büyük bir deprem üretebilir gibisinden bir ihtimalden bahsedilebilir ama bunun kesinliği yoktur anaşok gerçekleşmeyebilir.
Ayberk Fay dediğimiz şey aslında bir kırıkdır depremler sonucunda kendini yeniden kırar (yırtar) falan çok takılmıyorum bu söylemlere ama depremler sonucu gelişen yüzey kırıkları bir sonra ki büyük depreminde farklı noktalarda gelişecek hep aynı güzergahı izlemez.
-
3 Ayrı ana tektonik yapıda depremler görülmeye devam ediyor. Ölü deniz fayının kuzey segment-leri (Karasu basin /Doğu hatay fayı) Türkoğlu civarından hataya kadar Daf'dan bağımsız 190km kırdı normalde bu fayın devam segmentleri KD'ya kıvrılıyor ama yön değiştirmek yerine kırılma kuzeyli devam ederek Daf'ı kesti ve Dafı tetiklemiş oldu Nurdağından itibaren DAF boyunca Elazığa kadar belirgin 200km uzunuluğunda bir kırılma daha mevcut bunların parçalı kırılıyor olması yüksek ihtimal belirgin bir anaşok girilmedi çünkü, dahada kuzeyde Güneydoğu bindirmesi dahil Tunceli civarlarına kadar yerel tetiklenen faylarda mevcut bu bölgelerdende 6-6.5'luk depremler meydana gelirse şaşırmamak lazım güneydoğu bindirmesinde aletsel dönemde meydana gelen tek büyük deprem 1975 Diyarbakır/Lice 6.6M depremi.
Bir diğer anaşok Daf'dan bağımsız kıta içi fay olan Çardak fayında gerçekleşti 7.6Mw büyüklüğünde 110km civarında bir kırık oluşturdu bu fayda doğrultu atımlı fay çözümü veriyor ve her iki ucuna stres aktarmış oldu büyük artçılar batı ucunda yoğunlaştı, doğu ucunun kestiği , hatta birleştiği bir başka kıta içi fay olan Malatya fayında (episantr gereği öyle söylüyorum çözümleri mevcut değil) 6.0-5.8'lik depremler meydana geldi Malatya fayı hakkında çalışmalar kısıtlı olmakla birlikte uzunluğu gereği büyük deprem üretme potansiyeli olan bir başka fay.
Çardak fayının kestiği Saimbeyli ve daha güneyindeki Andırın fayları gibi faylar tetiklenirmi meçhul ama bir tetikleme beklenilecekse aşağıdaki görselde işaretlediğim daire noktalarda beklenilir artık (Malatya fayı,Saimbeyli fayı,Andırın fayı) bu fayların hakkında çalışmalar çok kısıtlı ve hangilerinin sismik boşluk konumunda olduğu (son deprem tarihi) bilinmiyor.
(+5Mw depremlerin dağılımı)
-
Kandilli otomatik çözüm 5.5 Ferizli/Sakarya mevcut 10km derinlik görünüyor ama yoğun depremselliğin görüldüğü anlarda deprem girişleri hatalara açıkdır hissedilmediyse hatalıdır muhtemelen.
Emsc ve bazı uygulamalar kandilli otomatik çözümlere entegreli .
-
Son deprem 7.5-7.6 neyse DAF'dan bağımsız normal bileşeni baskın doğrultu atımlı fay çözümü veren kurumlar var, bu deprem biraz daha karışık net yorumlar için kendi artçıları ve çözümlerin netleşmesini bekleyeceğiz.
