Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    PergamoN hocam bu ne olabilir? Volkanik bir aktivite olma ihtimali var mı? Yoksa gaz boşalması mı?

    Yüksek ihtimal gaz çıkışıdır tam konum öğrenilmeli fay dağı kesmiş olabilir ama doğrultu atıma bağlı bir jeolojik oluşumda ilk gözlenimim görünmüyor.Bu tür büyük depremler sonrası yeraltı suları kuruyabilir veya yeni su kaynakları oluşabilir özellikle dik yamaçlarda yanal yayılmaya bağlı heyelanlar görülebilir yine özellikle yüzey kırığının oluştuğu yerlerde gaz çıkışları gözlenebiliyor.

    Dağ volkanik bir dağmı bilmiyorum ama tek bir depremle volkanik bir oluşum oluşmaz.

    Edit: bölgede kaplıca mevcutmuş sanırım yüksek ihtimal sıcak su çıkışına bağlı buhardır ama siyah şey ne bilmiyorum araştırılması lazım

    GOJIRA

    Episantr birşey ifade etmez kırılmanın nasıl ilerlediği önemli ana kırık DAF hattı üzerinde,ilk şok yırtılma başlangıcı Pazarcık GB’sında Narlı fayında.

    Hatay,Kırıkhan,Hassa

    Gaziantep’in İslahiye,Nurdağı

    Kahramanmaraş’ın Türkoğlu (İkinci depremde Nurhak,Ekinözü,Göksun Malatya’nın Doğanşehir)

    Adıyaman’ın Gölbaşı,Çelikhan İlçeleri doğrudan kırık üzerinde

    Arkadaşlar zaman zaman etiketleme yapılarak sorular yöneltiliyor ilksel verilere dayanan bazı kişisel düşüncelerim elbette mevcut ama özellikle risk konusunda yazmama kararı aldım bu zamana kadar bilgilendirme babında her deprem sonrası yorum yapmaya çalıştım ama bu sefer durum farklı, hem bölge halkında paniğe yol açabilir hemde yetkili bir kişi olmadığım için şikayet olması halinde halkı korku ve paniğe sevk etmekden suçlu konuma düşerim.

    PergamoN hocam İsmetpaşa'daki durumu biliyorum fakat Haluk Özener, KAF'ın Marmara Denizi kuzeyindeki segmentlerden birinde de creep bulgularımız var diyor.

    Bunun hakkında Japon jeofizikçilerle bir makale yayınlamışlar.

    https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1029/2018GL080984

    Tartışmalı makaleler 2020 Elazığ depreminin kırdığı kesimin bazı bölgerindede Depremsiz kaydığına dair makaleler mevcutdu yüzey kırığı gelişmedi ama derinde 1,5metreye kadar atım miktarları mevcut. Yüzeye yakın sığ bir kesim kayıp derinde kitlenenen noktaların örnekleride başka ülkelerde mevcut.

    PergamoN hocam ne diyorsunuz bu duruma?

    Birkaç gündür açıklıyorum aslında çoklu kırılma mevcut ama dediği gibi değil yine görüşüne şuan için katılamayacağım (veri ulaşırsa elime yeniden yorumlamaya veya düzetme yaparım)

    İnSAR verilerinde ÖDF’ye bağlı segmentlerde deformasyon yok olanlardada Narlı fayının kuzeyi hariç oldukça düşük buralarda kırıldı demen için başta inSAR verileri olmak üzere arazide kırık gözlemlenmesi lazım şuan için böyle bir bilgi gelmedi DAF boyunca Antakya segmenti(atım miktarları düşük)/Amanos segmenti/Pazarcık (diğer ismiyle Türkoğlu-Gölbaşı segmenti)/ve Erkenek segmenti kırıldı. Kırılma yine 2020 Elazığ depreminin sonlandığı Pütürge civarında biraz daha güneyde sonlandı.

    ÖDF’nin kuzeyindeki Narlı segmentinin bir bölümündede yine belirgin bir kırılma mevcut ama başta Yasemek segmenti olmak üzere ÖDF’de deformasyon şuan ki verilerde oldukça düşük.

    Fease Bolu yeniçağa-ismetpaşa arasında bir kesimde asismik crep mevcut bu atım miktarları dediğimiz şey orda yıllar içinde depremsiz gerçekleşiyor bir duvarı kesip ötelemesiyle keşfettiler ama kısa bir kesim genel manada kafda bu tür kısımlar bilinmiyorsa bile çok sınırlıdır.


    Ayberk ikinci depremin fayıyla ilgili çalışmalar çok kısıtlı o kesimde kimse bir riskden söz edemezdi ki sismik aktivitede o kısımda deprem öncesi oldukça düşükdür.

    Kahramanmaraş’da Türkoğlu-Gölbaşı arası kesim belirgin bir sismik boşlukdu burda bir deprem bekleniyordu ama daha küçük şekilde.

    Yani ikinci deprem tek başına gerçekleşmiş olsaydı yine bazıları televizyona çıkıp maraşı uyardık kardeşim diyecekdi ama alakası yok çünkü elinde veri yok,ülkenin deprem tehlikesi bu kadarda yüksek bunu kabullenmemiz lazım artık.


    DaF’daki depreme gelirsek ne böyle bir deprem beklentisi nede böyle bir deprem davranışını kimse beklemiyordu Her segmentin ayrı deprem ürettiğine dairdi senaryo ve veriler ama yalan oldu.

    Bu arada anaşok episantrının verildiği noktada Narlı fayının bir kısmıda kırılmış görünüyor bu kesimdeki artçıların-yoğunlaşan depremlerin nedeni bu.

    DAF’daki kırılmayı belirtmeye gerek yok artık anaşok daf’da kuzeyde pütürge civarından güneyde amanos segmenti dahil (bu kesimde atım miktarları güneye indikçe belirgin şekilde azalıyor.) kırılmış durumda. en güneydeki Antakya segmentinin büyük bir bölümünde deformasyon yok denecek kadar az (saha gözlemleri önemli)

    (Muhtemelen ilk narlı fayı kırıldığı için episantr orda gözüküyor çok kısa bir süre sonra dafda kırılma başlamış olabilir.)

    ldr1907 hocanın açıklamasını görmedim ama Narsil dediği gibi yedisuyu kasetmiş olabilir Bunlar aletsel dönem depremleri olduğu için biraz daha net veriler mevcut ve ona göre yorum yapılabiliyor özellikle günümüzde gerçekleşen depremlerde çok daha yüksek veriler elde ediliyor.

    1992 Erzincan depremi havza içinde gelişti kırık üzümlü’nün biraz doğusunda sonlanıyordu olası yedisu depreminde kırık yeniden Erzincan doğusuna kadar ulaşıcak bunu sanki senle daha öncede çokca konuştuk diye hatırlıyorum aslında konuyu takip edende birisin özellikle konuda aktif olup yazılarımı takip eden birçok arkadaşın çok iyi bir bilgi düzeyine ulaştığına eminim.

    Ayberk yine senlede çokca konuştuk diye hatırlıyorum birkaç gün öncede sarıköy fayıyla ilgili mta’nın bir bilgisini paylaştım.

    Kaf,daf gibi ana tektonik yapılar hariç özellikle anadolunun içindeki faylar çok düşük kayma hızlarına sahip büyük depremlerin tekrarlanma aralıkları insan ömrü dikkate alındığında çok yüksek denebilir ama birçoğunda çalışmalar kısıtlı ve elde edilen bilgiler ne kadar doğru tartışılır olduğu için son depremi bilinmeyen 10’larca fayın riski konusunda yorum yapılamaz.

    aletsel dönemde deprem üretmiş bir fayın ,bir sonraki depremini, sonra ki bir kaç jenerasyon da dahil görmeyeceksiniz özellikle fayların davranışları bilinmediği için M>7 deprem yerine daha kısa süre içinde +6M depremde üretebilir ama bunu yine sonra ki 1-2 jenerasyonda dahil görmezsiniz.


    Yani deprem akla gelince hatırlamasak birçok şeyi aşacağız ama yönetimler gibi halkda umursamadığı için şu zamana kadar değişen birşey olmadı milletçe bir tepki olsaydı özellikle 99 depreminden sonra herşey daha farklı ilerleyebilirdi.

    Depremlerde kayıp vermemek mümkün değil bunu minumuma indirecek çalışmaların yapılması lazım.

    Ülkenin ekonomik şartları ne kadar el verir orasıda meçhul tek başına devletin altından kalkacağı bir iş değil ortak hareket edilmeli en azından riskin az çok bilindiği yerlerden derhal başlanmalı.

    Birde mümkün olduğunca travmaları nükseden videoları paylaşmamaya çalışalım büyük bir deprem yaşamayan kardeşlerimiz yaşanan olay-ların hala farkında değil 99 depremini dışarda yaşayan 2 tanıdığım gözünün önünde yerin yarıldığını görünce akli dengesini yitirdi.

    Bu depremi yaşayan binlerce belki birlaç milyon kişinin psikolojik destek görmesi gerekecek.

    Afetler artan nüfuslar nedeniyle çok daha fazla kişileri etkiliyor artık 1939 Erzincan depreminde ilde 60bin nüfus varken 16bin kişi resmi rakam ( belkide daha fazla) kişi hayatını kaybetmişdir ki kırık batıya ilerlediği için Erzincan’dan daha fazla etkilenen il/ilçeler mevcut. 1940 sayımı Türkiye nüfusu 17 milyon 820 binken ,günümüzde Kayıt dışılar hariç 85 milyon 200bin

    Doğrultu atımlı faylar yapısı gereği ana kesme zonu hariç çevresinde çok fazla deformasyon ve fay (yerel kırık) oluşturur.

    DAF,KAF,Ölüdeniz gibi levha sınırı yanal atımlı transform faylar levha boyunca totalde çok uzun uzunluklara sahip iyi gelişmiş yanal fay sistemleri.

    Bu sistemler bir çok fay segmenti içerir tek bir doğrusal hat değildir segmentlerin sıçrama yaptıkları her kesimde yüzeyde farklı jeolojik oluşumlar gözlenir.( Fay gölü,Tepeler gibi) Hazar gölü,Palu bindirmesi gibi örnekler verilebilir.

    Fayın sıçrama yaptığı bir segmentde hareket diğer segmenti kesiyor ise kestiği noktadan itibaren bindirme (ters fay bileşeni) görülür doğrultu atıma göre (çok daha düşük düzeyde) yükselimlerde eşlik eder.

    Yine iki farklı segment sıçrama yaparak farklı bir noktadan devam ediyorsa Bu harekete bağlı çek-ayır havza gelişerek çökme oluşturur buna örnek olarak hazar gölü verilebilir hazar gölü daf üzerindeki belirgin bir segment ayrımı (sıçrama) noktasıdır bu kısımdaki depremlere doğrultu atıma normal bileşende (çöküntü) eşlik eder.

    (Bazı artçı olarak meydana gelen deprem çözümlerinde saf normal veya ters fay çözümüde görülüyor)

    6A371296-A78A-4011-BE97-0EB58E1A1D54.jpeg

    Çiçek yapısı dediğimiz olaylar bu iki farklı segmentin derinde birleşmesiyle (listrik yapı)

    sonucu oluşur çökme mevcutsa negatif,sıkışmaya bağlı yükselim mevcutsa pozitif çiçek yapısı olarak adlandırılır.

    Birden çok segmentin kırılmasının bir nedenide (açıklamasıda) budur fay segmentleri aslında derinde birleşiyor.

    Anaşok episantrı (kırılma başlangıcı) 7km verilsede (hangi kurum ne verdi bilmiyorum ileriki günlerde oda netleşecekdir)

    Hat boyunca aynı derinliği izlemez yer yer 35km derinliğe kadar iniyor bu derinlikler.

    Yüzeyde meydana gelen kırıkların oluşumundaki atım farklılıklarıda bu derinlik farkından kaynaklanıyor derinde gerçekleşen atım miktarı yüzey kırığına yansımıyor. (6.8’lik elazığ depreminde yüzey kırığı gelişmemişdir atımın büyük kısmı derinde kalarak yüzeye erişmeden sönümlendi.) normalde bu büyüklükdeki birçok depremde yüzey kırığı gözlenir.

    DAF’ın deprem davranışı aletsel dönemde bilinmiyordu çok acı bir şekilde en büyük şekliyle tecrübe ettik.

    Hocam benim gözlemlerime göre tarıma elverişli arazide yıkım fazla. Özellikle kepir arazide. Ancak Kayalık arazide yıkım yok.

    Bu konu bilinen en temel bilgi bunları bende biliyorum , tarıma elverişli dediğiniz alanların Hepsi çökme sonucu oluşan ovalar tamamı alüvyon zemindir.

    Çok sağlam bina yapsan dahi yıkılmayıp olduğu yerde sıvılaşmaya bağlı yan yatıp,gömülebilir, 1998 Adana depreminde bunlar çok sık görüldü birçok bina yan yattı.

    Hangi bölgede nasıl bir zemin ve kayaç mevcut olduğunu bilmiyorum ve saydığı mermer,şist,fillit gibi başkalaşım kayaçlarının hangisi sağlam depremde nasıl bir tepki veriyor bilgim mevcut değil.

    TRT haberde depremin gelişimini anlatan çok önemli açıklamalar yapılıyor tüm kanallarda ortak yayın yapılması gerekirken sadece TRT'nin vermesi çok ilginç.

    Edit: (Trt haberde yarıda kesti şaşılacak bir durum)

    KAF ve DAF'ın birbirini tetiklemesi söz konusu değil bu faylar birleşik ama farklı çalışan faylar en belirgin özelliği ise biri kilitliyken diğerinin aktif olması 1939-1999 deprem serisinde KAF çalışırken DAF suskundu aynı şekilde 1800'lerdeki bir takım depremde DAF aktifken KAF suskundu.Bu tabi deprem olmayacağı anlamına gelmiyor KAF üzerindeki Bingöl-Yedisu belirgin bir sismik boşluk bu deprem 1 saat sonrada meydana gelebilir 10-15 yıl belki daha fazla yıl sonrada meydana gelebilir bunu bilecek bir teknoloji ve formül günümüzde mevcut değil öncelikle bunu beynimize kazımamız lazım her küçük deprem sonrası bölgeyi uyaran bir takım deprem kahini sonunda bu deprem olunca bildim diyecek ve binlerce cahil kişiyi peşinde sürükleyecek bu tür uyarılar hiç bir canı ne günümüzde nede gelecekde kurtaramayacak.

    Ölüdeniz fayının kuzeyinde kırılma olmamış diyemeyeceğim ama ciddi bir çözüm hatası muhtemel görünüyor ana kırık belirgin şekilde DAF üzerinde buna ek Ölüdeniz fayının en kuzeydeki segmentinde görünen anaşok episantrını belirgin bir artçı şok aktivitesi izliyor, burdaki segmentin biride kırılmış ama inSAR verilerinde belirgin bir deformasyon görünmüyor bir kaç uydu geçişini daha beklemekde fayda var hatalı veriler olabilir ama DAF hattında ki kırık hem arazide hemde inSAR verilerinde çok net.

    Bölgedeki fay yapısını hala kavrayamayan arkadaşlar var kırmızı kesim Ölüdeniz fay sistemine ait segmentler (Kızıldenize kadar uzanıyor) -Siyah kesim DAF (doğu anadolu fay hattına bağlı segmentler daha uzun kısa tutmuşum en alta kadar uzanıyor) Depremler sonrası gelişen yer şekilleri (Topografya) faylar tarafından denetlendiğini çok net ortaya koyuyor bu yer şekilleri birkaç yüzbin yıllık süreçler sonrasında oluştu tabi.

    Image

    Olayın vahametini hala kavrayamayan kişiler mevcut televizyondan gördüğü-yapılan açıklamalardaki gibi sanıyor ama büyük bir trajedi mevcut arkadaşlar vasıtasıyla uzakdan tanıdığım bu bölgelerde yaşayan 10-15 civarında tanıdığım mevcutdu neredeyse tamamının ölüm haberini aldım yaşayan bir kaç kişininde bir çok yakını vefat etmiş.

    Arkadaşlar dışardaydım etiketli mesajları birazdan okudukça dönüş yapmayı çalışacağım verilen ilk Episantr gereği modeller ve yorumlar Ölüdeniz fay sistemine ait kuzeydeki iki segmentin kırıldığına dairdi bu kırık Türkoğlu civarında DAF'ı kesip DAF üzerinde kuzeye doğru ilerlemeye devam etti diye yorumlamışdık , gece Japonyadan gelen ilk inSAR verisini paylaşıncada yorumlamışdım bu faylarda bir deformasyon görünmüyordu (yeni veriler geldikçe yorumlama ve düzetlmeler yapmaya çalışacağım)

    200-250km arasındaki bir kırıkda ortalama 2-4m atımlar söz konusu doğrudan doğu anadolu fay hattında gelişmiş anaşok Türkoğlu güneyinde daf üzerineki İslahiye/Nurdağı arasında muhtemelen direk Türkoğlu üzerindede olabilir (bunun güncellemesi sonra gelicekdir kendi yorumum) risk konularına çok girmek istemiyorum ama tarihsel deprem-segmentasyon ilişkisi ve deprem davranışları DAF üzerindeki modelleri çökertmişdir 2020 Elazığ depremi aslında bu hatta başlayacak bir deprem serisinin habercisiymiş aletsel dönemdeki kaydedilen en büyük depremde o zaman için 6.8 ile o olmuşdu.

    Diğer depremdeki episantr'da hata yok gelişen kırıkla uyumlu.

    Image

    Yine depremin ilk inSAR verileri japonya tarafından gelmiş yeni gördüm verilen episantr ve modeller gereği Ölüdeniz fayının iki kuzey segmentinde anaşok gerçekleşti diyoruz-deniliyor ama bu veride deformasyon tamamen DAF hattında görünüyor ve DAF neredeyse komple hareket etmiş bu depremin netleşmesi biraz zaman alacak saha gözlemleri ile desteklenmesi çok önemli.

    Yine artçı depremlerin girişleride yapılarak çıkarılan columb stres analizi; veri Sezim Ezgi Güvercin hocamıza ait özellikle artçıların bir çoğu yanal atımdan ziyade normal fay çözümü vermiş (çöküntü) depremleri Çardak fayının batısında yoğunlaşan depremlerde yine ağırlık normal fay görünüyor.

    Yine usgs’nin ilksel modellerine göre ikinci depremde 10m atım öngörülüyor bu bölgeden bilgi gelmiyor ama bu veride hata yoksa çok ilginç,7.6’lik bir deprem için nispeten kısa bir kırılmada çok yüksek atım yapmış gibi duruyor.

    Birkaç etiket gelmiş yine Hatay bazında bundan sonra m>7 bir deprem ihtimali önümüzdeki birkaç yüzyıl düşük görünüyor,DAF’a bağlı segmentler 1822-1874 depremlerinde 7’den büyük 2 farklı deprem üreterek kırılmışdı (tarihsel deprem konumlarında hata yoksa)

    Doğusundaki Ölüdeniz fay sistemine bağlı kuzeydeki 2 segment sismik boşluk konumundaydı 7.8’lik depremle birlikde o iki segment’de kırıldı.

    Kırılma DAF’ı kesti ve DAF’da devam ederek Türkoğlu-Gölbaşı segmentinide kırdı bu kısımda bir sismik boşlukdu ve bu segment üzerinde 6.7M’lik bir deprem mevcut olmakla birlikde 3-3.7m arasında atım miktarları ölçülüyor bu kısımdada bundan sonra M>7 bir deprem ihtimali düşük görünüyor.

    Malatya/Ovacık fayının akıbeti bilinmiyor haritalanan uzunluğu gereği M>7.5 deprem üretme potansiyeli olabilir ama son deprem tarihi ne zaman meçhul,bu faylar kıta içi fay denilen çok düşük kayma hızlarına sahip faylar olduğu için büyük depremlerin tekrarlanma aralıkları 1500-2750yıl arasında.

    DAF üzerinde Palu civarında, Palu bindirmesi bir sismik boşluk 6.5/6.9 arasında bir deprem üretme ihtimali olabilir.

    Yine DAF’a bağlı ana faydaki palu segmentinin M>7 depremi 1875 yılında gerçekleşti bu kesimde bir deprem tetiklenecekse bile 6.5/6.9 arasında olma ihtimali yüksekdir M>7 ihtimali yine düşük görünüyor.

    Güneydoğu bindirmesindeki çalışmalar kısıtlı son deprem tarihleri bilinmemekle birlikde aletsel dönemde bu kesimde 6.6’lık Diyabakır/Lice depreminden başka büyük bir deprem yok ve sismik aktivite düşük 7.8’lik deprem sonrası bazı küçük depremler tetiklenmiş görünüyor)

    Karlıova üçlü kesişim bölgesinde (Hatay gibi burasıda bir kavşaktır KAF,DAF gibi yanal atımlı levha sınırları (transform faylar) hariç Arap levhasının kuzeye doğru sıkıştırması nedeniyle bindirme etkisindedir)

    Hatay üçlü kesişim bölgesinde ise(DAF/Ölüdeniz transform fay sistemi ve kıbrıs yayı (bindirmesi kesişir.

    Karlıova civarında (Bingöl sınırları içinde) bir çok yerel kırık olmakla birlikde 5.5-6.0 arasındaki depremler her zaman ihtimal dahilindedir 7.8’lik deprem sonrası bu kesimdede micro deprem aktivitesi mevcut.

    KAF’a bağlı ana segmentlerden Bingöl/Yedisu segmentinin son depremi 1784 yılında ve Kaf’daki yüksek kayma hızı gereği Kaf genelinde olduğu gibi bu kesimde büyük depremlerin tekrarlama periyodu 250yıl civarında bu kesim bir sismik boşluk 7.2-7.4 arasında bir deprem ihtimal dahilinde anaşok ne zaman ??? bilinmiyor

    Aykut barka,Ross stein gibi isimlere ait Gölcük depreminide birkaç yıl öncesinden öngören çalışmaya göre Gölcük depreminden önce ilk bu kısmın kırılmasına daha yüksek oranlar veriliyordu hala kırılmadı.

    Gölcük depremi sonrası herkesin malumu bir sonra ki durak olan Marmara denizini (İstanbul) uyardılar.

    Erzincan/Çayırlı Erzurum/Aşkale arasındaki fay muhtemelen bir sismik boşluk (çalışmalar kısıtlı) 2004 yılında can kaybı meydana gelen 5.5’lik bir kaç depremde meydana geldi bu depremlerde yüzey kırığı gözlenmedi.

    Ölüdeniz fay sistemine ait Suriye/İsrail sınırları içindeki segmentlerdede sismik boşluk konumunda olanlar mevcut ve bu faylardada M>7.4 depremler meydana gelebilir.

    7.8’lik depremden sonra birkaç adet depremde meydana gelince deprem kahini daha doğrusu şarlatanı hogortbest’midir nedir hemen gezegen cart curt diyerek yine uyarmış , olurda tetiklenmeyede bağlı bir deprem meydana gelirse deprem kahini ilan edilmeye devam edicek olmazsa sorgulayan yok tabi.

    Bu tür büyük depremler ciddi şekilde stres düzenini değiştirir Ölüdeniz fayının güneyi ile DAF’ın kuzey segmentlerinde bir stres artışı mevcut ve bu tür büyüklükdeki bir deprem fay boyunca bir deprem serisi başlatabilir.

    normal şartlarda 400-900 yıl sonra görülecek 7’den büyük bir deprem yerine Segmentler son deprem tarihinden itibaren biriktirdiği atım miktarına bağlı depremler üreterek birkaç 10 yıl içinde fayı boydan boya kırabilir.

    DAF’ın diğer segmentlerinde yakın tarihsel dönemde depremler mevcut olduğu için M>7 deprem ihtimali düşükdür Hatayda dahil 6.0/6.9 arasındaki depremler bence olağandır ama deprem davranışları gereği bu segmentler büyük depremine kadar bekliyor genelde 7.8’e bağlı kırılan ölüdeniz fayının iki segmentinde görülen artçılar hariç yerel kırıklarda meydana 5.0/5.7 arasındaki depremlerden başka bir deprem beklenmez normal şartlarda.

    (tamamen şahsi ve amatör yorumlarımdır bir geçerliliği yok soru yöneltildiği için yazıyorum)