Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    PergamoN yıllık kayma hızı kuzey koluna göre daha düşük marmara güney kolunda da deprem tarihselliği uzun yıllar aralıklı gerçekleşiyor. Güney marmara kolu için düşüncen nedir? Pazarcık depremi gibi yada çardak fayı gibi bir davranış olabilir mi ne dersin? Malum güney koldada segmentler halinde ve atlamalı gidiyor KAF.

    Birde artçı depremlerin göksun fayı ile sonlandığını ve savrun fayına geldiğinde tamamen kesildiği görüyoruz. Yanlış hatırlamıyorsam bu fay ile ilgili bilgide kısıtlı, senin denk geldiğin bir makale varmı savrunla ilgili?

    Güney kolun Gemlik-Geyve arasında güncel gps hızları 4-5mm/yıl

    MTA'dan Emre ve diğ. tarafından 2013 yılında kabul gören bir çalışmada (Fayların haritalanması dahil) ülkemizde bir çok çalışmayı bu isimler üstleniyor.

    Gevye segmentinde son deprem muhtemelen 1296, İznik 1065 , Gemlik 1419 yılında meydana gelmiş diğer yabancı çalışmalardaki sonuçlar dahil Güney kolun davranışı çok düzensiz denebilir.

    40-57km arasında değişen 3 ana koldan oluşuyor segmentler.

    368 ve 1419 depremleri çok segmentli kırılmayı içeren 7.0>M>7.8 deprem davranışlarını içeriyor bu hatta meydana gelen en büyük depremler denebilir.

    Emre ve diğ. 1419 depreminde Gemlik ve İznik fayının beraber kırıldığını söylerek 95km uzunlunluğunda bi kırıkdan bahsediyor

    Yüzey kırığı uzunluğu ile deprem büyüklüğü arasındaki görgül (ampirik) bağıntılar kullanılarak 1419 depremin büyüklüğünün yaklaşık Mw: 7,3 olduğu söylenebilmektedir (Wells ve Coppersmith, 1994) son deprem tarihlerini segment bazında tekil depremler olarak alırsak;

    57km uzunluğunda Gevye= 2023-1296 = 727 yıl x 4.5mm= 3.2metre atım miktarı

    56km uzunluğunda İznik= 2023-1065 = 958 yıl x 4.5mm= 4.3metre atım miktarı

    15km Karada deniz uzantısıyla beraber 40km uzunluğunda Gemlik= 2023-1419= 604 yılx4.5mm= 2.7metre atım miktarına karşılık gelir.

    1419'da dedikleri gibi Gemlik ve İznik segmenti beraber kırıldıysa Gevye 3.2m ,İznik+Gemlik ortalama 2.7m atım miktarı yapar.

    Bu atım miktarları ve segment uzunlukları 3 hat içinde 6.9-7.1'lik bir depremin şuan bile meydana gelebileceğini gösteriyor. Gevye'de bu büyüklük 7.1-7.2'yi bulabilir.

    Güney kol büyük deprem potansiyeli olan deprem davranışları düzensiz, aletsel dönemde net bir sismik boşluk.


    Recai hocanın yeniden konumlandırdığı 14 Mart'a kadar ki deprem dağılımları kırığın Göksun'dan itibaren net şekilde 2 kola ayrıldığı görülüyor bu kesimdeki fayların yeniden haritalanması lazım Topografya belirgin fay izleri mevcut değil ve batıdaki kolda meydana gelen depremlerin odak mekanizması çözümleri normal fay veriyor, Savrun fayında belirgin bir depremsellik yok çalışmanın birinde 1513 depremini savrun fayına koymuşlardı 5mm/y hızdan 2.5-2.7m civarında bir atım birikiminden bahsediyorlardı ama 1513 depremi büyük soru işareti her çalışmada farklı bir bölgeye konuyor ve bu bölgenin gps hızları çok bilindiği söylenemez çalışmalar kısıtlı, uzun zamana yayılan gözlem şart farklı değerler mevcut bu bölgenin deformasyon hızı daha düşük olabilir bu yüzden Savrun fayındaki risk hakkında yorum yapmak çok zor görünüyor.

    Yeniden konumlandırılmış deprem dağılımlarından Sürgü fayındada bir depremsellik olmadığı (kırılmadığı) görülüyor.Kırılma Çardak fayının Sürgü fayıyla birleştiği kısımda haritalanmayan maviyle çizdiğim KD'ya doğru devam eden fay üzerinde görünüyor.Topografyada yükseltiyi kesmesiylede oldukça belirgin burda kırılma niye Malatya-Ovacık fayında değilde haritalanmayan diğer kolda devam etti soru işareti muhtemelen Doğanşehir fay zonunun devamı olarak haritalanıp/adlandırılıcak. Bu bölgeninde bir kavşak olduğu söylenebilir Malatya-Ovacık,Çardak,Sürgü ve Doğanşehir faylarının kesişim bölgesi olarak gözüküyor tabi kayma hızları bir Karlıova veya Hatay üçlü kesişim noktaları kadar hızlı değil.

    Ramazan hocanın depremden önce yaptığı çelişkili açıklamaları bu duruma düşürdü halbuki kendini yanlışlıyor eski çalışmaları ile son 3-4 yıldır (Elazığ) depremi öncesi yaptığı açıklamalar özellikle DAF'ın tehlike parametreleri bakımından tamamen birbiriyle çelişiyor.İlk çalışmaları aslında daha tutarlı, ısrarla böyle olmadığını anladık deyip DAF'da 1000-2000yıl tekrarlanma aralığını savunuyor m>7.5 büyüklüğündeki bir deprem bakımından bu değerler ÖDF,Amanos,Pazarcık segmentinin bir kısmı için doğru olabilir.DAF'ın kuzeydoğu (Çelikhan'dan) itibaren Bingöle kadar güncel gps hızları neredeyse her yeni çalışmada sabit 10-11.5mm/y kayma hızını gösteriyor. Gölbaşından itibaren Pazarcık segmentinde bu 5-7mm/y ,Amanos segmentinde 3-4mm/y , ÖDF'nin neredeyse tamamında 2.5-3.5mm/yıla kadar düşüyor.

    Ürettikleri depremlerde düzensiz görünüyorda 7-7.1M civarında bir depremin Pazarcık segmentinde 300-400 yıl 7.5M civarında bir depremin 800-1200 yıl arasında tekrarlanacağı son depremden sonra çok rahat söylenebilir. Türkoğlu-Gölbaşı segmenti episantrlı +7M bir depremin önümüzdeki 300 yıl boyunca olma ihtimali çok düşük bu kesim net şekilde kırıldı.

    Yine aynı şekilde Amanos segmentinde 7.-7.2 arasındaki bir depremin 600-900 yıl +7.5M civarında bir depremin 1500-2000 yıl arasında tekrarlanma periyodu olduğu söylenebilir.Ramazan hocanın verdiği 1000-2000yıl tekrarlanma aralığı DAF'ın bu kesimi için +7.5M deprem bakımından doğrudur ama 3-4mm'yıl hızı DAF'ın tamamı için alıyor yeni çalışmalarda böyle bir sonuç yok , sen bunları reddedersen benim dediğim dedik dersen bilimi yok saymış olursun DAF'ın Kuzey ve Güney bölümü arasında ciddi bir deformasyon hızı farkı var.

    Tarihsel depremlerin tam kırılma mekaniği bilinmediği için Amanos segmentinin Kuzey ve güneyinde yarı yarıya düşen atım miktarları şuan için soru işaretidir bu atım farkları neyden kaynaklanıyor? kuzey bölümünün 1114 depreminde kırıldığı varsayarsak ,güneyi nereye bağlayacağız?? Ölçülen en yüksek atım miktarı gereği 526 depreminin bu kesimde olduğunu varsayarsak 526 depreminden sonra meydana gelen özellikle Antakyayı etkileyen 528 ve 531-534 arası, 532, 551, 557, 588, 589 yıllarında meydana gelen depremler Amanos segmentinde meydana gelen +5.5M büyük artçılarımı kapsıyor?? gibi sorular yöneltilebilir.

    Cenk hocada akşam ki yazıma benzer bir cevapla Ramazan hocaya cevap vermiş, Ramazan hocanın bunu bilmeme ihtimali yok ,yanlış bir görüşde kendini haklı çıkarmak için diretiyor nedense.


    Hocam öncelikle üstte verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.

    Gümüşhane kelkitte 4 5 gündür 2-3M büyüklüğünde depremler oluyor. Araştırdığım kadarıyla burada 1979 ve 1985 yılında 5M bandında depremler olmuş. Önceki yıllarda da buna belirgin deprem aktivitesi denir mi bilmiyorum ama aynı bunun gibi deprem aktivitesi olmuş (2012-2014). Buranın davranışı normal mi sormak istedim pek bilgim yok. Çok bir şey de bulamadım hakkında. PergamoN

    Son günlerde meydana gelen Kelkit güneyindeki deprem episantr'larında haritalanan uzun bir fay yok zaman zaman bu tür depremsellikler görülebiliyor küçük faylar mevcut normal denebilir.Risk daha çok doğusundaki Otlukbeli güneyinde Çayırlı-Aşkale arasında bu kesim sismik boşluk haritalanan fay uzunlukları gereği büyük deprem üretme potansiyeli var tarihsel depremleri haliyle son deprem tarihleri bilinmiyor. 2004 Aşkale 5.5/5.3Mw ve 2008 Otlukbeli 4.9Mw depremleri sonrası bu kesim ve çevresinde zaman zaman 4.-4.5 arasında depremler görülüyor.

    Deprem odak noktası (episantr) başlangıcı ÖDFZ'na bağlı Narlı fayında, kırılma çok kısa bir süre sonra DAF'da Gölbaşı/Türkoğlu (Pazarcık) segmentini tetikliyor bu depremde Amanos ile Erkenek segmentlerini tetikliyor. Narlı fayı haritalandığı gibi DAF'dan bağımsız değilmiş son deprem sonrası geometri ve artçı dağılımları gereği Narlı fay zonunun DAF'ı kestiği söylenebilir.

    19 Eylül 2012 tarihli Kahramanmaraş/Pazarcık depremi (5.1Mw) sonrası 2013 yılı sonuna kadar gelişen depremsellik ;

    Bölgede aletsel büyüklüğü 1.1-4.7 arasında değişen 1540 deprem meydana gelmiştir. Artçı depremlerin dağılımı yaklaşık KKD-GGB ve KKB-GGD yönlü iki dağılım göstermektedir.

    Söz konusu dağılımlardan KKD-GGB olan Narlı segmentinin doğrultusu ile uyumlu görünürken diğer dağılım aynı uyumu göstermemektedir.

    Bu durum DAF ve ÖDF arasında gelişen antitetik yapıların olabileceğini akla getirmektedir. Öte yandan M=5.1 depreminin P dalgası ilk hareket yönüne göre yapılan fay düzlemi çözümü, sol yanal doğrultu atım bileşeni olan normal faylanmayı işaret etmektedir. Fay düzlemi
    çözümüne göre depreme kaynaklık eden fay, K33°D genel uzanımlıdır. Bu değer Narlı Segmentinin genel uzanımı ile uyumluluk göstermektedir.

    5.1'lik depremden sonra söz konusu zaman içinde 4'den büyük 15 deprem meydana geldi.Depremlerin odak mekanizması çözümü

    Doğrultu atımlı faylanma ve doğrultu atım bileşeni olan normal faylanma mekanizması göstermektedir. Fay düzlemi çözümlerine göre depremlere kaynaklık eden faylar 64°- 85° kuzeybatıya (DAF'a) eğimlidir.

    Tüm veriler değerlendirildiğinde depremlere kaynaklık eden faylar, DAF ve ÖDF arasında gelişen sintetik ve antitetik faylardır.

    2013 sonrasındada bu kesimde , (8-9 ay önceki depremsellikler dahil) ,ikincil yapılarda meydana gelen +4M depremler devam etmiştir.

    Temmuz ayındaki bir yorumum,Türkoğlu'nu kesen antitetik bu faylar o zaman için zaten tetiklemiş ve kırmayı başaramamışdı.

    Sonuç olarak Narlı segmenti,Gölbaşı/Türkoğlu(Pazarcık) segmenti (zaten biliniyordu),Amanos segmenti(Tartışmalıydı) sismik boşluk konumundaymış burdaki soru işareti ve tartışma konusu Erkenek segmenti son depremi 1893 (7.1Mw) kabul ediliyor nispeten yakın tarihli bir deprem olduğu için diğer depremlere göre daha çok doğruluk içeriyor.

    Narlı fayındaki 17km'lik yüzey kırığında ölçülen atımlar ve fayın toplam uzunluğu gereği (30km) tek başına bir deprem üretmiş olsaydı 7.0.-7.1Mw büyüklüğünde bir depremden bahsediyor olacakdık bu bölgenin deformasyon hızı ortalama 3-5mm/yıl ölçülen atımlar gereği 2.5-3m en son depremin 550-700yıl önce 1300-1400 yıllarda olduğu söylenebilir antitek ve sintetik faylarda başlayan belirgin hazırlık dönemi aletsel dönemde 2012'de, anaşok öncesi 2023-2012= 11yıl önce başladığı söylenebilir.

    Gölbaş-Türkoğlu'unda ortalama 4-6metre atımlar söz konusu 5-7mm/y deformasyon hızına sahip son depremi 1114 ise 2023-1114=909yıl

    909x6mm=5.4m 1513 ise 2023-1513=510yıl 510x6mm=3m atım miktarına karşılık gelir Ramazan hocanın dediği gibi 1513 depremi yüksek ihtimal Gölbaşı/Türkoğlunun tamamını kapsamıyor , son depremin fayın büyük bölümünde 1114 olup 2023 Deprem davranışını gibi çoklu kırılmayı içeriyor olma ihtimali çok çok yüksek m>7.8M kabul gören DAF'daki en büyük depremlerden biridir Adana,Maraş,Antakya gibi farklı lokasyonlarda yıkım ve hasarlar meydana gelmişdir.

    Amanos segmentinde en yüksek atım miktarı 4.7-5.2 metre civarında fayın orta bölümünde ölçüldü kuzey ve güneye gidildikçe atım miktarı genel olarak düşüyor. 3-4mm/y hıza sahip bu kesim nasıl yorumlanır bilemiyorum 1822 depremini buraya koyan çalışmalar mevcut, 2023-1822= 201yıl 201x3.5mm= 70cm atıma karşılık gelir bu Amanos segmenti genelinde ölçülen 2-3m atımların çok altındadır 1822 depreminin Amanos segmentinde olma ihtimali yok , muhtemelen diğer bazı çalışmalarda sismik boşluk konumunda kabul edilen 526 Antakya (7.5M) depremi bu segment üzerinde 2023-526=1497yıl 1497x3.5mm= 5.23m atım miktarına karşılık gelir bu deprem tarihi ve atım miktarı ölüçen en yüksek atım miktarıyla uyumludur fayın kuzey ve güneyinde yarı yarıya atım farkları mevcut kuzeyindeki fark 1114 depreminden kaynaklanıyor olabilir.

    Erkenek segmentinde 4.5-5m atım ölçülen noktalar var KD'ya gidildikçe atım miktarı genel olarak düşüyor. Ortalama 10mm/y hıza sahip son depremi genel olarak kabul gören 1893 dersek , 2023-1893= 130yıl 130x10mm=1.30m atım yapar 1893 depreminin bu kesimin tamamını kırmış olma ihtimali yok , 1513 depremi muhtemelen Gölbaşı-Türkoğlu (Pazarcık segmentinin) KD'su ile Erkenek segmentinin bir kısmını kapsıyor 2023-1513=510 yıl 510x10mm= 5.1m atım yapar, 1893 depremide daha KD'da atımın düştüğü daha kısa bir kısma karşılık gelir.

    Aslında Pazarcık segmentinin kırılması sonucu, 1893 depremi üreten kısmın Ramazan hocanın deyimi ile yeniden yırtıldığı söylenebilir 130 yıl sonra biriken tahmini 1.30m atım miktarları KD'da düşen 1-1.5M atım miktarlarıyla uyumludur.

    Benzer olay KAF'dada meydana gelmişdir literatürde Ramazan hocanın bahsettiği gibi kırılma-yırtılma denilerek farklı olaylar olarak ele alınmaz 1944 Gerede depreminin kırdığı kısım (180km ortalama 2-4m atım miktarları mevcut) , 1951 Kurşunlu (6.9M) depremi ile yeniden kırılmışdır . 7'in altındaki depremler KAF'da gözardı edildiği için çok bilinmiyor. Kurşunlu depremi 1944 deprem kırığının 60km'lik kısmını en yüksek 1.45m ortalama 1.10m atımlarla yeniden kırmışdır, bu deprem Ramazan hocanın dediği gibi aynı depremin tekrarı değil böyle birşey mümkünde değil zaten tamamen kırılma mekaniği ile alakalı ,artçı deprem bile denebilir 1944 gerede depremi biriken deformasyonu tamamen atamayıp meydana gelen kayma açığını 7 yıl sonra böyle bir depremle tamamlamış oldu bu olay ilk önce Kurşunlu depremi 6.9M 60KM uzunluk 1.10m atım miktarları sonra aynı kırığı içine 180km 'ye çıkan atım miktarlarının 2-4metreye çıktığı 7.6Ms Gerede depremi şeklindede gerçekleşebilirdi, dünyada çok fazla örneği mevcut bu tür risklerin bilinmesi için;Son deprem tarihinin net olarak bilinmesi ,son depremde ölçülen atım miktarları ve fay boyunca dağılımı,güncel deformasyon hızının biliniyor olması lazım özellikle günümüzde gerçekleşen depremlerde bu tür verilerin tamamı kayıt altına alınıyor bir sonra ki deprem riskleri çok daha iyi bilinecek hale gelicek.

    Benzer olay 1957 Abant ve 1967 Mudurnu depremlerinde mevcut 1967, 1957 deprem kırığının 20km’lik batı kısmını tekrar kırmışdır çünkü batısında atım açıklığı mevcutdu, 1967 depreminde ölçülen atım miktarları 1957 deprem kırığının diğer kısmındaki atım miktarından daha düşükdür.

    Bu tür olaylar fay/segmentasyon (geometri) ayrımlarında hataların mevcut olduğunun göstergesi yüzeydeki fay izleri ile derindeki fay pürüzleri aynı olmuyor ve düzenli davranışları içermiyorlar.

    1822 Depremi, son Maraş depremi sonrası ÖDFZ'na bağlı St.Simon (Halep) fayına koyuldu muhtemelen ordada değil daha kuzeyde Amanos segmentinin yanındaki karasu çöküntüsünü oluşturan Ramazan hocanın 859 depremi koyduğu kısma karşılık gelen Doğu hatay (Yesemek) fayında. Ambresy 1822 depremi sonrasında DAF'a bağladığı yüzey kırıklarını belgelemiştir ,DAF'da değil hemen doğusundaki ÖDF'ye bağlı doğu hatay fayını haritalamış denebilir, o zamanlar ÖDF'nin bu kısmı çok bilinmiyordu.

    DAF'da son gerçekleşen depremlerin tarihleri ve ayrımı muhtemelen bunlar:

    Zaten 859 Depreminin o kadar kuzeyde olma ihtimali yok kayıtlarda hasar Suriye/Lazkiye ve Antakya'da yoğunlaşmışdır,Lazkiye tamamen yıkılmışdır o deprem çok daha güneyde muhtemelen Hacıpaşa,Armanaz,Sermada segmentlerinden biri kaynaklı ÖDFZ boyunca deformasyon hızı 2.5-3.5mm/y'dır ortalama 4.5m atıma karşılık gelen 7.4-7.5 arasındaki depremlerin tekrarlanma aralığı 1500yıl bu depremler tarihsel deprem oldukları için büyüklükleri tartışmalı yaptığı hasara bakıyorlar 859 depremi güneyde hangi segmente ait tam bilinmiyor ama 1164yılx3mm= 3.5m atıma karşılık gelen muhtemelen yine Hatay ve çevresini etkileyecek, 7.2-7.3M deprem riski çok yüksek denebilir.

    resim

    Dikkatimi çeken bir şey var. 3 Aralık 2020 de Siirt Kurtalan'da meydana gelen 5.2 lik depremden sonra en büyüğü 2.4 olan sadece 10 tane artçı deprem oldu. Ama bugün Bolu'da meydana gelen depremden sonra 29 tane artçı sarsıntı kaydedildi. 5.2 büyüklüğündeki depremden sonra bu kadar az artçı olmasın zemin ile mi alakalı yoksa bölgedeki fay karakteriyle mi alakalı? PergamoN hocam bu konuda bir fikriniz var mı?

    Tamamen kırılma mekanizması ile alakalı bir fay üreteceği en büyük depremi kayma açığı bırakmadan üretmişse artçıların az olması beklenir çoğu depremde birden fazla fay etkili olduğu için özellikle normal faylar genelde bir zon şeklinde geliştiği için daha fazla artçı-bağımsız deprem görülebiliyor.

    Daha iyi anlaşılması açısından örnek verirsek bir fay mevcut 5km uzunluğunda diyelim uzunluk gereği kırılma mekanizması açısından bu fay derinde en fazla 25cm atım miktarı biriktirebilir (Fay uzunluğu/atım miktarı genelde doğrul orantılıdır) 5km uzunluğundaki bu fayın tamamı kırılarak 23-25cm bir hareket gerçekleştirdiyse bu fayda çok az artçı görülür hareketin tamamı gerçekleşmişdir. Üzerinde 25cm atım birikimi var ve fayın tamamı ortalama 15cm hareket etmişse kalan 10cm kayma açığı, artçı depremlerle kapanır fay aslında 25cm hareketle 5.5M'lik bir deprem üretecekken ortalama 15cm hareket ederek 5.3M ürettiyse arkasından çok sayıda artçıyla 4.4-4.3-4.0 (örnek olarak veriyorum) bu 10cm açığı kapatır. 4.7'lik bir deprem 4.0'lık bir depremden 5 kat daha büyüktür.


    Bolu depreminin çözümü KD-GB yönlü hafif doğuya eğimli doğrultu atımlı faylanma çözümü verdi bu çözüm ve artçı dağılım haritalanan fayla uyuşmuyor ,depremlerin tamamı tek bir fay tarafından üretiliyorsa haritalanan fayı kestiği söylenebilir birbirini kesen faylar genelde kısa süre içinde tetikleniyor bu depremlerin bir kısmı haritalanan fay üzerinde gelişiyor olabilir bu depremler arçtı değil bağımsız gelişen depremlerdir, çözümleri göremediğimiz için bunun yorumunu yapmak zor ama haritalanan D-B yönlü fay üzerindede uzunluk gereği 4.5-5.0 arasında deprem gelişme ihtimali mevcut görünüyor.

    Narsil dediğin gibi her kümelenme hissedilir daha büyük bir deprem meydana getirecek diye bir şey yok ,ama meydana gelme olasılığı çok daha yüksekdir tabi zaman aralığını bilmek mümkün değil bu birkaç yıl sonrada meydana gelebilir.Marmara denizindeki kümelenmeleri takip eden özellikle (Tekirdağ açıklarında) çok sayıda +4M deprem mevcut.

    Yine ezbere bilinen yanlışlardan biri KAF'ın şuan için +7M deprem üretme potansiyeli olmadığıdır.KAF'ın Bolu güneyinde kayma hızı 20mm'nin altında değil 20-26mm arasında bir hıza sahip ortalama 22-23mm hızdan bahsedilebilir ,KAF'ın kuzey kolu boyunca zaten hızlar genel olarak 20mm altında değil özellikle birden fazla kolay ayrılan bölümlerde bu deformasyon bölünerek paylaşılıyor tabi.

    basit bir hesapla Gerede depremi üzerinden 2023-1944= 79 yıllık bir süre geçti 2cm hız baz alsak 79yılx2cm=1.58Metrelik kayma açığına karşılık gelir bu atım miktarı kırılacak uzunluğa bağlı şuan için bile ana kolda 6.8-7.0 arasında deprem üretebilir. KAF'ın geçmiş bilinen deprem davranışında böyle bir depremsellik yok tabi bu bölüm için 200-400 yıl aralığında ortalama 5-8m atıma karşılık gelen 7.4-7.7 bir depremin hazırlığından bahsedilebilir.

    Birde depremleri geçmiş depremselliklerle bağıntılı yorumlamayı bilmek çok önemli ,1 Aylık depremlere bakıldığında deniz içinde geçmiş deprem aktivitesine göre belirgin bir kümelenme olmadığı söylenebilir , hatta Çınarcık önündeki çok kısa süreli aktivite hariç bu depremler kümelenmeyi temsil etmez bunları tek bir etkinlik olarak ele alırsan yayılan toplam uzunluk gereği (35km) 6.8-7.0Mw arasında bir depremden bahsetmen lazım özellikle 3'ün altındaki çoğunlukla sismojenik zondaki kırılmayı simgelemeyen depremlerden bunun yorumunu yapmak imkansız. Batı çukurlukda 3.8Mw'yi takip eden birkaç küçük artçı depremle daha batısında 4-5 adet microdeprem mevcut, Marmara denizi içinde oldukça olağan ve çok sık gözlenen hareketlerden biri tabi bu hissedilir veya yıkıcı daha büyük bir deprem olmayacağı anlamına gelmiyor.

    Berkay34 sismik aktivetinin arttığı kesimlerde er yada geç hissedilir daha büyük bir depremin meydana gelme olasığı yüksekdir.Deprem davranışlarını ve geçmiş deprem aktivitesini (riski) bilmen yeterli.

    Bolu depreminin haritalanan fayla ilgilisi yok gibi görünüyor çözümlerin tamamı KD/GB doğrultu atımlı faya işaret ediyor, Afad'ın artçı dağılımla uyumludur Kandillideki artçılar haritalanan fay üzerinde gelişiyor ama çözüm uyumlu değil,geçmiş depremlerede baktığımızda bölgenin çok sayıda kısa fay tarafından denetlendiği bir göstergesi daha denebilir.

    İran depremide yine önceki depremlerden bağımsız DKD-BGB ihmal edilebilir doğrultu atım bileşeni olan bindirme fayı çözümü vermiş ,önceki depremler ağırlık doğrultu atımlı ve normal fay depremleriydi bu bölgedeki faylar hem uzun hemde çok sayıda görünüyor,topografyada çok belirgin.

    17 Kasım 2022 -16 Mart 2023 deprem dağılımı;

    Bugün ki depremin episantrı asıl kümelenmenin GB'sında bağımsız gibi duruyor bu kümelenme haberci niteliği taşıyor olabileceği gibi bağımsız bir etkinlikde olabilir bunun verisi yok ve yorumunu yapamıyoruz, asıl kümelenmenin olduğu kesimdede 4.0-5.0 arasında

    deprem-ler olası olabilir.

    Düzce depremi sonrası Elmalık/Bakacak fay zonunda depremler görülmüşdü bunlar Düzce depremi sonrası tetiklenen depremler olabileceği gibi bağımsızda olabilir, Karadere segmenti havza içine doğru normal bileşeni olan doğuya eğimli doğrultu atımlı bir fay.

    Son 1 aydır deprem sayısı artan Sakarya'nın güneyinde bir etkinlik daha mevcut bu kesimdede 4.0-5.2 arasında deprem olasıdır ama bu kesin olacak diye birşey yok.

    Göze batan bi hareketlilik yok tabi bu deprem olmayacağı anlamına gelmiyor 1990 sonrası Güney marmara'dan itibaren (Güney marmara dahil) batı karasalında 5-5.9 arasında 40 6-6.9 arasında 2 deprem meydana geldi 5'liklerin bir kaçı artçı deprem kategorisinde ortalamaya vurduğumuz zaman (birşey ifade etmiyor fikir vermesi açısından) 33 yılda +5M =42 deprem yılda 0.7 adet yapar.

    Çan,Biga,Gönen,Balya,Manyas çevresinde depremler devam edebilir.

    Van/İran sınırında sismik boşluk konumunda olan noktalar var bu kesimdeki fayların tamamı birbirini kesiyor 2020 Başkale KD'sundaki 5.9/6.0Mw depremlerinden sonra bir çoğu tetiklendi ve birkaç 5.8-6.1'de dahil deprem üretti bu kesimde risk hala çok yüksekdir.

    pd8yn45.png

    Van/İran sınırı depremine istinaden bu kesimde , +6.5M (7 civarı) dahil bir deprem bakımından risk çok yüksekdir 2020 depremleri sonrası çok aktif.

    SnowManN Elmalık fay zonu kuzeyinde ikincil yapılarda meydana gelen depremlerden bir tanesi bu kesimde büyük bir deprem riski çok *düşük olmakla birlikde, Elmalık fay zonunda bazı uzmanlara göre 6.8-6.9M bir deprem riski var, bana göre Elmalık fay zonu dahil bu kesimde diğer kesimlerde risk zaten çok düşükde Elmalık fay zonunda (5.5-6.1) Arasında 1-2 deprem muhtemel olabilir 99 Düzce depreminden sonra haritalanıp deprem görülmeyen ( muhtemelen kırılmayan) bir kısım mevcut ama tartışmalı ,İzmit depremi sonrası Karadere segmentindeki açık net olarak biliniyordu bu kesimde izler izlenemedi.

    Çözümü görmek lazım ama artçı dağılımlar ve episantr Kızılağıl kuzeyinde haritalanan 2-4km uzunluk arasında değişen 2 faydan birinde gerçeklemiş görünüyor KKD-GGB normal fay yada doğrultu atım bileşeni olan normal fay çözümü vermesi olası. Artan sismik aktiviteye eşlik eden bölgenin depremselliği ile uyumlu normal bir deprem denebilir Berkay34 birkaç gün önce hatta ,haftası oldu sanırım paylaşmışdı bu depremleri takip edip az çok işi bilen biri 4-5 arasında deprem bekliyorum deseydi,deprem kahini olabilirdi :) depremin Elmalık fay zonu ile alakası yok.

    Bu deprem KAF'da olsa bile KAF ana segmentlerininin davranışı gereği bu kesimde yine büyük bir deprem riski çok düşük, 1944 Gerede 1957 Abant depremlerinde Bolu güneyi tamamen kırıldı. Deformasyon hızı gereği 2023-1944= 79yıl 79x2cm= 1.58M (Hız sabit değil) kayma açığından bahsedilebilir bu atım miktarı kırılacak uzunluğa bağlı KAF ana hattındada 6.8-7.1 arasında deprem üretebilir ama geçmiş bilinen davranışlarında böyle bir depremsellik yok ortalama 200-350 yıl sonra 4-5m atım ile birlikte 7.2-7.6M arasında bir deprem üretmesi yüksek ihtimal özellikle KAF ana segmentleri davranışı gereği kısa kırıkları içermiyor, birden fazla segmenti yırtarak çok büyük depremler üretiyor. Maraş depreminin büyüklüğü Jiang ve diğerleri tarafından 7.95Mw'ye revize edildi DAF'ın böyle bir deprem ürettiği ortamda KAF segmentasyon/geometri yapısı gereği kayma hızınıda göz önüne alınca 8.0Mw'lik bir deprem davranışı içeriyor olabilir 1668 Depremi KAF'da meydana gelen en büyük deprem olarak kabul ediliyor Bolu-Erzincan arasında 600km'lik bir yapıdan bahsediliyor Erzincan/Tokat arasında zon çok dar Amasyadan itibaren birkaç kola ayrılıyor , yine Tokat/Bolu arasıda dar denebilir Boluda itibaren fay kolları ve ikincil yapılarda diğer kesimlere göre çok daha fazla artış mevcut.

    DKB-BGD yönlü bazı çözümlerde ( USGS) saf Bindirme bazı çözümlerde ise doğrultu atım bileşeni olan (ihmal edilebilir) bindirme fayı çözümü veriyor bölge tektoniği ile uyumlu, 365 depremide 8.3M(-+0.3) bindirme şeklinde gerçekleşmiş Girit'in batısında 9-12Metre arasında yükselimlere neden olmuşdur. oluşan tsunami kuzey bölgelerden ziyade güneyde Libya, özellikle İskendiriye (Mısır)'da etkili olmuşdur, günümüzde oluşturulan modellerdede ülkemiz kıyılarını etkileyen tsunami bazı bölgeler ile sınırlı ve çok güçlü değildir.

    Dün sabaha karşı Pütürge'de meydana gelen depremlerin iki farklı kurum tarafından çözümleri yayınlanmış biri OCA'nın biri GFZ'nin çözümü ikisi farklı depremlerin ( biri 4.8 biri 4.4'ün çözümünü vermiş) 4.8 ve 4.5'lik depremler Kandillinin verdiği episantrlar gereği anakolda gibi görünüyor GFZ'nin 4.8'lik deprem çözümüde ana kol gibi çözüm vermiş KD-GB yönlü doğrultu atımlı faylanma yada KB-GD yönlü doğrultu atımlı faylanma olması lazım, Artçı depremlerin sıklığı azaldığı için bu tür depremlerin yorumu kedi artçılarıyla birlikde artık daha rahat yapılabiliyor. GFZ'nin verdiği çözüm ve +3M depremlerin dağılımı, verdiği olası KB-GD yönüyle uyuşmuyor ana kol uzatısında KD-GB yönünde ise kendi içinde artçı dağılım mevcut değil , OCA'nın 4.4'lük deprem için verdiği çözüm ve artçı dağılımlar ana faya dik normal bileşeni olan GB'ya eğimli KB-GD yönlü 5-7km civarındaki bir fayla daha uyumlu, muhtemelen Kandillinin episantrlarıda hatalı AFAD'da çok daha kuzeyde konumlanmış bu depremlerin ikincil kırıkda meydana geldiği söylenebilir.

    Hocam o zaman biz kime güveneceğiz anlamadım Cenk hocada aslında verileri Kandiliden alıyor diye biliyordum

    Kandillide çalışan Fatih bulut'dan alıyordur son Maraş depreminde bahsettiği veri kime ait bilmiyorum, 1999 depremi öncesindeki micro depremleride Fatih bulut keşfetti Jeodezi uzmanı Depremler, İnterdisipliner (farklı) bilimlerin bilgi gereksinimlerini içeriyor bir kişinin bütün konularda uzman olmasının imkanı yok Fatih Bulut deprem konusunda bu ülkenin değerli bir şahsı ve çalışmaları çok değerli öncesinde kayıt edilemeyen bir hareket varsa bile çok ayrıntılı çalışması lazım böyle bir şey söz konusu ise makalede yayınlarlar zaten ama +3M 8-9 deprem ciddi bir iddaa bu bölgede gerçekleşen 3.5M'lerde hissedilme bildirimi gönderiliyordu EMSC bazında depremi yaşayanlardan böyle birşey duymadım şuana kadar.

    Hocam kandili bu tarz depremleri girmiyor bunlar niyeyse bizlerde gözükmüyor mesela 1999 17 Ağustos depremi öncesinde öncü depremler olduğu söyleniliyor 4 büyüklüğünde

    Böyle bir şey söz konusu değil tamamı net şekilde hissedilecek depremler 4.6-4.2-4.0-4.0 gibi depremlerin kaydedilmeme ihtimali yok O Sistem Buraya Gelecek! paylaşmış bilinen 0.9-2.8 arasında değişen 18 deprem var bunlarında girişlerinin yapılmaması o zaman ki istasyon sayısının az olmasından kaynaklanıyor 2000 yılların başı dahil çoğunlukla +3M depremler kaydedilebiliyordu, ülkenin deprem ortalamasının artması İstasyon sayısının çoğalmasıyla birlikde artış gösterdi ve küçük depremler dahil kayıt edilebiliniyor artık , o 18 Micro depremde ayrıntılı çalışılarak ortaya kondu.

    Orasa o zamanda açıklamıştım yine açıklayayım birden fazla deprem mevcut Ekinözü depremi hariç kırılan her segment bazında 4 farklı depremden bahsedilebilir ama dünyanın hiç birinde bu depremler ayrı deprem olarak ele alınmaz çünkü ayırt etmek çok zordur, çok kısa süreli farklarla kırılmalar tetiklenmişdir, depremin büyüklüğü salınan toplam enerji miktarını ifade eder.

    2016 Kaikōura 7.8Mw depreminde (2 dakika süre) 25 farklı segment kırılmışdır bu depremden sonra deprem görüşleri ve neyin bilinip bilinmediği, deprem camiasında yeniden tartışılmaya başlanmışdır.

    Birbirinden sıkışmalı veya açılmalı aralı aşma/sıçramalarla ayrılan DAFZ, yedi ana segmentten oluşur. Bunlar KD’dan GB’ya doğru sırasıyla Karlıova, Ilıca, Palu, Pütürge, Erkenek, Pazarcık ve Amanos fay segmentleridir (Duman ve Emre, 2013).

    06 Şubat 2023 Pazarcık (Kahramanmaraş) depremi (Mw 7,8) sırasında, DAFZ 24 Ocak 2020 Sivrice (Elazığ) Depremi (Mw 6,8) sırasında kırılan Pütürge Segmenti’nden itibaren, güneydoğuya doğru sırasıyla Erkenek, Pazarcık ve Amanos Segmentleri üzerinde yüzey kırığı meydana
    getirmiştir. Amanos Segmenti yüzey kırığının en güney bölümünü oluşturmaktadır.

    DAFZ'nun ana kolu üzerinde yer alan segmentlerin genel özellikleri (Üretebileceği maksimum deprem büyüklüğü ve yer değiştirme miktarları. Wells ve Coppersmith (1994) tarafından yayınlanmış olangörgül eşitliklere göre hesaplanmıştır).

    İlk depremde Kahramanmaraş/Pazarcık (7.87Mw kabul görüyor) Erkenek 62km, Pazarcık (Türkoğlu-Gölbaşı) 82km , Amanos segmenti 112km ve ÖDFZ'na bağlı Narlı fayı 35km (17km yüzey kırığı gözleniyor) kırılmışdır toplam kırık 290-300km civarında kırılma Narlı fayında çekirdeklenmeye başladı.

    Her segment bazında ayrı ayrı yüzeyde izlenen yer değiştirmeleride katarsak 7.6M Amanos ,7.5M pazarcık 7.2M Erkenek, 7.0M Narlı olmak üzere 4 depremden bahsedilebilir ama bu depremlerin bazı simülasyonlardaki gibi Narlıdan başlayıp sırayla kırılmıyor.Mesela Amanos segmentinde kırılma ortasında başlayıp 2 taraflı ilermişdir bu yüzden fayın kuzeyinde ve güneyinde atım miktarları ciddi şekilde düşüyor.

    Bu arada depremlerin büyüklükleri Jiang ve diğerleri tarafından Mw 7.95 ve 7.86 olarak revize edilmiştir.

    DAF'da meydana geldiği bilinen tarihsel depremler ve muhtemel kırdıkları yerler, kırmızı çizgi büyüklükleri(kırıkları) simgeliyor. 1822 depremi ciddi şekilde tartışılıyor şuan birçok raporda Amanos segmentinin son depremle kırılmasıyla birlikde ,Halep depremi olarak değiştirildi ÖDF'ye bağlı St. Simeon Fayı (Armanaz segmentine) koymaya başladılar. Pazarcık biliniyordu zaten ama Amanos segmentide bir sismik boşlukmuş denebilir (Bazı çalışmalarda sismik boşluk olduğu belirtilmiştir ama tartışmalıydı) ölçülen ortalama atımlar ve bu kesimin kayma hızı gereği (4.5mm) en az 600 yıldır bu kesimdede deprem meydana gelmediği söylenebilir geri kalan depremler muhtemelen doğru özellikle 1872 Depremi Son Antakya 6.4 Depreminin atımlarıyla uyuşuyor,

    2010 Kovancılar depremi (6.1Mw) ana fay üzerinde değil ama artçıların bir çoğu ana kol üzerinde kümelendi birçok çalışma anakolda alıyor.

    DAF'daki 19.yüzyıl deprem serisinden sonra, son depremler dahil kırılmayan 2 bölge kaldığını söyleyebiliriz Palu ve Pütürge'deki 30km'lik bir kesim (Tartışmalı) Son depremle birlikde DAFZ’da KAFZ gibi çok segmentli kırılarak büyük depremler meydana getirebileceğini kanıtlamıştır ve düzenli bir deprem davranışı olmadığı söylenebilir.

    berkay_tuku kayıtlarda böyle bir depremsellik yok kaldı ki 3'den büyük depremler merkez üslerinde hissedilir. 7.7Mw Ekinözü depreminden önce kısa süreli bir öncü şok mevcut 4.5'lik çekirdeklenmeyi başlatan sonrasında Çardak fayı merkezli ana şok meydana geldi.

    Şubat ayı itibariyle haberci sayılabilecek +3Mw depremlerin meydana geliş tarihleri: (6-7 aylık belirgin bir hazırlık süreci mevcut)

    2023.02.03 14:05:08 4.2M Osmaniye/Ellek Depremi hariç etkili bir deprem söz konusu değil.

    follower81 'ın 24 Kasım 2022'de Bolu için sorduğu soruya ( amatör şahsi görüşüm) olarak verdiğim cevap Elmalık fayında büyük bir deprem riski bana göre düşük bu kesimde bir deprem riski varsa bile 5.5-6.0M arasında birkaç adet deprem şeklinde gelişme ihtimali oldukça yüksek,arşive alınan konudaki bütün görseller gitmiş tabi göremiyorsunuz. Görüşlerim amatör olmakla birlikte tamamı yabancı sismologların yaptığı çalışmalarda dahil dünya genelindeki depremlerden edindiğim bilgilere dayanıyor.

    Kaynaşlı’nın doğusundan(Asarsuyu vadisi) itibaren benzer atım farklılıkları çok daha düşük olsada Düzce’dede mevcut ama Düzce depremi çok kompleks bir deprem yüzey kırıkları 1km genişliğe kadar yayılmış doğrultu atım ve düşey atımlar birlikde gözlenmişdir faylar çok parçalı 7-10km uzunluklarda birbirinden sıçrama yaparak ayrılırken tipleride değişkenlik gösteriyor. 15km civarındaki bu kesimde bazı çalışmalara göre deprem ihtimali varken bazı çalışmalara göre yok,Gölyaka’daki benzer davranış beklenmeyebilir çünkü normal ve doğrultu atımlı faylar aynı deformasyonu biriktirmez atım farklılıkları bu kesimde bu yüzden normal kabul edilebilir.Segmentlerinde çok sık sıçrama yaparak birbirinden ayrıldığı göz önüne alınırsa bu kesimde (15-20km) uzunluk tek bir deprem beklenmez bir deprem ihtimali varsada (olmayadabilir normalde gelişen atım miktarları sıçrama yapan segment uzunlukları ile uyumlu) 5-7km arası değişen uzuklukdaki bu segmentlerde 5.5M civarlarında birden fazla deprem şeklinde gelişme ihtimali çok daha yüksekdir.

    Bugün ki depremin orasıyla alakası yok tabi tamamen KAF zonu içinde gelişen ikincil yapılardaki depremlerden biri KAF yeniçağa'dan itibaren farklı kollara ve çok geniş bir zona yayılıyor ana kollar arasında çekme rejimi altında gelişen çok sayıda kısa uzunlukda normal faylar mevcut. Erzincan/Tokat arasında zon genişliği çok daha dar.

    Son 1 aylık depremlere baktığımızda microdeprem bakımıdan 3 farklı kümelenme görünüyor Berkay34 birkaç gün önce paylaşmıştı Düzce depremleri tamamen artçı deprem kategorisinde ,Bolu tarafında kümelenmeler çok sık görülüyor aynı şekilde Sakarya'daki yerel kırıklardada yılda birkaç defa bu tarz kümelenmeler her zaman oluyor, bu bölgeler bazında normal davranış olarak kabul edilebilir.

    Bu tarz kümelenmeleri her zaman olmasada belli bir süre sonra 4.0-4.7 arasında depremler takip edebiliyor.

    Bugün ki deprem Mesciçele'nin birkaç km KD'sunda gerçekleşti bu kesimde +3MW (3.0-3.9) arasında çok sayıda deprem mevcut +4M Depremlere baktığımızda sayı biraz daha seyreliyor 2000-2023 arasında 10-11 adet +4Mw deprem görüyoruz bunları çok büyük bir kısmı 2000-2001 tarihlerinde 99 depremlerinden sonra ki stres düzensizliği sonrası gerçekleşen depremler (+5Mwler) dahil bu depremler bu kesimlerin kısa faylar tarafından denetlendiğinin en büyük göstergesi etkili son depremler 4.9Mw (5.0M) 24.11.2013 Bolu/Ulumescit KAF ana segmentine dik KD-GB yönlü normal faylanma depremiydi yine aynı şekilde,Bugün ki depremin batısında Mesciçele'nin birkaç km KB'sında Yeşilcele'de 8 Nisan 2018'de Kandilliye göre 4.6Mw (4.9Ms) Afad'a göre 4.4Mw'lik bir deprem mevcut.

    Bu kesimlerde büyük bir deprem riski çok düşük olmakla birlikde özellikle 4.0-5.0 arasındaki depremler olağan görünüyor.

    2c9wtjf.png


    Berkay34 Marmara denizinin batısında sığ derinlikde 0-10km'de ,ağırlık 0-8km'de creep mevcut 20mm kayma hızının 11mm'si kendi kendine kayarak enerji biriktirmiyor Batı marmaradaki yüksek mikro depremselliği buna bağlıyorlar (Kandilliden bir ekip ve Japon bilim adamları Haluk özener dahil) Kandilli biliyorsunuz 99 depremi sonrası Marmara denizini yeni sistemler kurarak oldukça fazla çalışıyor birkaç yıl önce yayınladıkları makalede böyle bir yorumları mevcut ama meydana gelen depremlerin derinliklerinde hata yoksa 15-30km arasına kadar iniyor buda aynı çalışmaya ait kilitli kısma denk geliyor nasıl yorumlanır bilemiyorum.( bu kesimde Marmaraereğlisi civarında birkaç adet 5'lik depremde mevcut)

    Elazığ depreminin meydana geldiği kesimdede depremden önce özellikle yüzeyde creep olduğuna dair çalışmalar mevcutdu (başka bir ekip tarafından) bu kesimde yine Marmaranın batısı gibi DAF'ın aletsel dönemde en aktif kesimiydi çok sayıda +3m deprem mevcut, 6.8'lik depremde atımın çoğunluğunun derinde kalmasıda bunu doğrular nitelikde burdan şu sonuç çıkar bu (zaten biliniyorda) sığ creepler depremleri engellemiyor ama yüzeydeki düşük (sığ atım) nedeniyle ivmeleri oldukça düşürüyor olabilir 6.8'lik Elazığ depreminin büyüklüğüne göre ivmeler oldukça düşük kalmışdır bunu bölgenin zemin yapısına bağlayanlarda mevcut.

    Düzce depremlerinin bir kısmı 6.0Mw'lik depremin artçıları.Bolunun doğusunda Elmacık fay zonu ise zaten sürekli aktif bir kesim (Micro deprem bakımından) Cenk yaltırak dahil bazı depremciler 6.8-6.9Mw'ye varacak deprem bekliyorlar Kaf'da bu kesimin kırılıp kırılmadığı tartışmalı,Sakaryanın güneyindede zaman zaman kümelenmeler hep oluyor, bu kesimde Kuzey ve Güney ana kolların değişen geometrileri gereği çekme rejimi altında gelişen çok sayıda kırık mevcut bu kesim zaman zaman bu kümelenmeleri takiben belli bir zaman sonra 4.5-4.7 varan 5.0-5.1'lerde mevcut (çok az sayıda) deprem üretebiliyor.

    Marmara adası çevresinde ,Erdek açıkları ve güney marmara karasalı dahil son 4-5 yıldır artan bir micro aktivite mevcut zaman zaman 4-4.5 karasalda 5.0-5.5 arasında depremler üretmeye başladı son deprem tarihleri bilinmeyen faylar var ,müsait bi zamanda güney marmara dahil avrupa tarihsel deprem arşivinden bu kesimlerde meydana gelen depremlerin tarihlerini çıkarmaya çalışırım tabi hangi faylardan kaynaklandıkları meçhul.

    Son haftalardaki deprem hareketlerine baktığımda (kendi düşüncem) uzun yıllardır depremleri takip ederim , geçtiğimiz günlerdeki Aşkale deprem davranışının o bölge için normal olmadığını söylebilirim bu kesim bir sismik boşluk , 2004 depremleri hariç etkili bir deprem mevcut değil 25 mart 2004 ve 28 mart 2004 depremlerinde 5.5/5.3Mw ve çok sayıda artçı depremde ,10 kişi hayatını kaybetti 88 kişi yaralandı bir çok ev hasar gördü bu kesimde bu yıl bitmeden ,benzer bir davranış (5.5'e varan) deprem-ler gelişebilir Aşkale fayının deprem davranışlı bilinmiyor 2004 depremlerini baz alarak bunu söylüyorum daha büyük bir deprem ihtimalide olabilir.

    Az önceki sarsıntının merkez üssü ile aramızda 23 km var. Kısa ama kötü salladı. Yapılarımız kötü durumda. PergamoN hocamızın dediği gibi burası sismik bir boşluk. Sıkıntılı görülüyor.

    Boşluk konusu biraz tartışmalı olası bir sismik boşluk daha doğru tabir olur, Mutlu'nun KD'sunda (Kırılmanın sonlandığı yerin bir kaç km uzağında meydana geldi bu normal bir durumdur +3m deprem dağılımlarının tamamı atım farklarının olduğunun segment uçlarında yoğunlaşıyor sismojenik zondaki kırılmayıda +3m depremler simgeler.

    pfczwt9.png

    Depremin çözümü (Kandilli) bu bölgedeki DAF ana fay segmentleriyle uyumlu saf doğrultu atımlı faylanma ;

    1234518.MT.jpg

    Elazığ ve Maraş depremleri sonrasında bu bölgede meydana gelen +4m deprem dağılımları;

    bu depremlere göre boşluğun çok daha KD'da Pütürgeden itibaren başladığı söylenebilir ve 20km civarında bir uzunluk mevcut ama 6.8'lik anaşok sonrası bu bölgede Doğanyolun 5-10km GD'su dahil belirgin bir deformasyon vardı deformasyon olmayan kısım daha güneydoğu'da görünüyordu daha öncede dediğim gibi Doğanyol depreminin atım dağılımı Pütürge'ye doğru düşüyordu o zamanda 6.0-6.8 arasında bir deprem riskinden bahsetmişdim o büyüklükde meydana gelmedi ama özellikle 5.7-5.5'lerde dahil (4-5 adet) +4m depremlerin tamamı bu bölgede yoğunlaştı , bu kesimde bir boşluk kalmamış olabilirde çok tartışmalı görünüyor saha gözlemleri dahil çok ayrıntılı incelenmesi lazım.

    Elazığ depremi inSAR verisi ve sonrasındaki Pütürge depremlerinin bu bölgeyi kırdığını varsayarsak ,deprem meydana gelmeyen 20km'lik sarı kısımdan inSAR'da kırıldığı görülen kısmıda çıkarırsak bu olası boşluk siyah çizgi uzantısında 7-10km'ye kadar düşer buda en fazla 5.7-6.1 Arasında bir depreme karşılık gelir.

    Bu fotoğraftaki fay üzerinde mi oldu deprem ?
    ve bu fotoğraf hariç başka biryerde bu kırmızı fayı göremedim erdek etrafında .
    devamı gelir mi ? PergamoN hocam

    Bu görsel genel olarak sistemi tanımlamış, segmentasyon ayrımı (faylar) farklı böyle bir haritayla risk yorumu yapamazsın.

    OCA'nın çözümü KD-GB yada KB-GD yönlü doğrultu atımlı faylanma vermiş, artçı dağılım olmadığı için tam hangisi bunun yorumunu yapamıyoruz KD-GB daha muhtemel, Cenk hocanın haritaya episantr girilerek uyuşan fay varmı görülebilir.Mudanya,Eğerce,Kurşunlu,Bandırmayı sınırlayan güney kola ait segmentlerde tarihsel ve aletsel dönemde 6.-6.5 arasında depremler mevcut ama güney kol deformasyonu çok az bir kısmını karşılıyor (kayma hızı düşük) daha açıkları kuzey ve güney kolun çekme rejimlerine karşılık gelen 2 doğrultu atımlı fay sistemi arasında gelişen sığ ve kısa normal faylar içeriyor o depremlerden bir tanesine olabilir ama çözüm doğrultu atımlı bu kesimlerin batimetri haritaları yok olanlarda çok sağlıklı veri içermiyor Erdek, Bandırma arasının ise doğrultu atımlı bir fay tarafından denetlendiği çok açık görülüyor.

    Kandilli tarihsel deprem kayıtları:

    170 Bandirma,Erdek,Gemlik ŞİDDET: 9

    543 Erdek,Bandirma-(Tsunami) ŞİDDET:9

    Aletsel dönem:

    1935 Erdek/Marmara adaları depremi 6.4Mw ŞİDDET:8