Deprem odak noktası (episantr) başlangıcı ÖDFZ'na bağlı Narlı fayında, kırılma çok kısa bir süre sonra DAF'da Gölbaşı/Türkoğlu (Pazarcık) segmentini tetikliyor bu depremde Amanos ile Erkenek segmentlerini tetikliyor. Narlı fayı haritalandığı gibi DAF'dan bağımsız değilmiş son deprem sonrası geometri ve artçı dağılımları gereği Narlı fay zonunun DAF'ı kestiği söylenebilir.
19 Eylül 2012 tarihli Kahramanmaraş/Pazarcık depremi (5.1Mw) sonrası 2013 yılı sonuna kadar gelişen depremsellik ;
Bölgede aletsel büyüklüğü 1.1-4.7 arasında değişen 1540 deprem meydana gelmiştir. Artçı depremlerin dağılımı yaklaşık KKD-GGB ve KKB-GGD yönlü iki dağılım göstermektedir.
Söz konusu dağılımlardan KKD-GGB olan Narlı segmentinin doğrultusu ile uyumlu görünürken diğer dağılım aynı uyumu göstermemektedir.
Bu durum DAF ve ÖDF arasında gelişen antitetik yapıların olabileceğini akla getirmektedir. Öte yandan M=5.1 depreminin P dalgası ilk hareket yönüne göre yapılan fay düzlemi çözümü, sol yanal doğrultu atım bileşeni olan normal faylanmayı işaret etmektedir. Fay düzlemi
çözümüne göre depreme kaynaklık eden fay, K33°D genel uzanımlıdır. Bu değer Narlı Segmentinin genel uzanımı ile uyumluluk göstermektedir.
5.1'lik depremden sonra söz konusu zaman içinde 4'den büyük 15 deprem meydana geldi.Depremlerin odak mekanizması çözümü
Doğrultu atımlı faylanma ve doğrultu atım bileşeni olan normal faylanma mekanizması göstermektedir. Fay düzlemi çözümlerine göre depremlere kaynaklık eden faylar 64°- 85° kuzeybatıya (DAF'a) eğimlidir.
Tüm veriler değerlendirildiğinde depremlere kaynaklık eden faylar, DAF ve ÖDF arasında gelişen sintetik ve antitetik faylardır.
2013 sonrasındada bu kesimde , (8-9 ay önceki depremsellikler dahil) ,ikincil yapılarda meydana gelen +4M depremler devam etmiştir.
Temmuz ayındaki bir yorumum,Türkoğlu'nu kesen antitetik bu faylar o zaman için zaten tetiklemiş ve kırmayı başaramamışdı.
Sonuç olarak Narlı segmenti,Gölbaşı/Türkoğlu(Pazarcık) segmenti (zaten biliniyordu),Amanos segmenti(Tartışmalıydı) sismik boşluk konumundaymış burdaki soru işareti ve tartışma konusu Erkenek segmenti son depremi 1893 (7.1Mw) kabul ediliyor nispeten yakın tarihli bir deprem olduğu için diğer depremlere göre daha çok doğruluk içeriyor.
Narlı fayındaki 17km'lik yüzey kırığında ölçülen atımlar ve fayın toplam uzunluğu gereği (30km) tek başına bir deprem üretmiş olsaydı 7.0.-7.1Mw büyüklüğünde bir depremden bahsediyor olacakdık bu bölgenin deformasyon hızı ortalama 3-5mm/yıl ölçülen atımlar gereği 2.5-3m en son depremin 550-700yıl önce 1300-1400 yıllarda olduğu söylenebilir antitek ve sintetik faylarda başlayan belirgin hazırlık dönemi aletsel dönemde 2012'de, anaşok öncesi 2023-2012= 11yıl önce başladığı söylenebilir.
Gölbaş-Türkoğlu'unda ortalama 4-6metre atımlar söz konusu 5-7mm/y deformasyon hızına sahip son depremi 1114 ise 2023-1114=909yıl
909x6mm=5.4m 1513 ise 2023-1513=510yıl 510x6mm=3m atım miktarına karşılık gelir Ramazan hocanın dediği gibi 1513 depremi yüksek ihtimal Gölbaşı/Türkoğlunun tamamını kapsamıyor , son depremin fayın büyük bölümünde 1114 olup 2023 Deprem davranışını gibi çoklu kırılmayı içeriyor olma ihtimali çok çok yüksek m>7.8M kabul gören DAF'daki en büyük depremlerden biridir Adana,Maraş,Antakya gibi farklı lokasyonlarda yıkım ve hasarlar meydana gelmişdir.
Amanos segmentinde en yüksek atım miktarı 4.7-5.2 metre civarında fayın orta bölümünde ölçüldü kuzey ve güneye gidildikçe atım miktarı genel olarak düşüyor. 3-4mm/y hıza sahip bu kesim nasıl yorumlanır bilemiyorum 1822 depremini buraya koyan çalışmalar mevcut, 2023-1822= 201yıl 201x3.5mm= 70cm atıma karşılık gelir bu Amanos segmenti genelinde ölçülen 2-3m atımların çok altındadır 1822 depreminin Amanos segmentinde olma ihtimali yok , muhtemelen diğer bazı çalışmalarda sismik boşluk konumunda kabul edilen 526 Antakya (7.5M) depremi bu segment üzerinde 2023-526=1497yıl 1497x3.5mm= 5.23m atım miktarına karşılık gelir bu deprem tarihi ve atım miktarı ölüçen en yüksek atım miktarıyla uyumludur fayın kuzey ve güneyinde yarı yarıya atım farkları mevcut kuzeyindeki fark 1114 depreminden kaynaklanıyor olabilir.
Erkenek segmentinde 4.5-5m atım ölçülen noktalar var KD'ya gidildikçe atım miktarı genel olarak düşüyor. Ortalama 10mm/y hıza sahip son depremi genel olarak kabul gören 1893 dersek , 2023-1893= 130yıl 130x10mm=1.30m atım yapar 1893 depreminin bu kesimin tamamını kırmış olma ihtimali yok , 1513 depremi muhtemelen Gölbaşı-Türkoğlu (Pazarcık segmentinin) KD'su ile Erkenek segmentinin bir kısmını kapsıyor 2023-1513=510 yıl 510x10mm= 5.1m atım yapar, 1893 depremide daha KD'da atımın düştüğü daha kısa bir kısma karşılık gelir.
Aslında Pazarcık segmentinin kırılması sonucu, 1893 depremi üreten kısmın Ramazan hocanın deyimi ile yeniden yırtıldığı söylenebilir 130 yıl sonra biriken tahmini 1.30m atım miktarları KD'da düşen 1-1.5M atım miktarlarıyla uyumludur.
Benzer olay KAF'dada meydana gelmişdir literatürde Ramazan hocanın bahsettiği gibi kırılma-yırtılma denilerek farklı olaylar olarak ele alınmaz 1944 Gerede depreminin kırdığı kısım (180km ortalama 2-4m atım miktarları mevcut) , 1951 Kurşunlu (6.9M) depremi ile yeniden kırılmışdır . 7'in altındaki depremler KAF'da gözardı edildiği için çok bilinmiyor. Kurşunlu depremi 1944 deprem kırığının 60km'lik kısmını en yüksek 1.45m ortalama 1.10m atımlarla yeniden kırmışdır, bu deprem Ramazan hocanın dediği gibi aynı depremin tekrarı değil böyle birşey mümkünde değil zaten tamamen kırılma mekaniği ile alakalı ,artçı deprem bile denebilir 1944 gerede depremi biriken deformasyonu tamamen atamayıp meydana gelen kayma açığını 7 yıl sonra böyle bir depremle tamamlamış oldu bu olay ilk önce Kurşunlu depremi 6.9M 60KM uzunluk 1.10m atım miktarları sonra aynı kırığı içine 180km 'ye çıkan atım miktarlarının 2-4metreye çıktığı 7.6Ms Gerede depremi şeklindede gerçekleşebilirdi, dünyada çok fazla örneği mevcut bu tür risklerin bilinmesi için;Son deprem tarihinin net olarak bilinmesi ,son depremde ölçülen atım miktarları ve fay boyunca dağılımı,güncel deformasyon hızının biliniyor olması lazım özellikle günümüzde gerçekleşen depremlerde bu tür verilerin tamamı kayıt altına alınıyor bir sonra ki deprem riskleri çok daha iyi bilinecek hale gelicek.
Benzer olay 1957 Abant ve 1967 Mudurnu depremlerinde mevcut 1967, 1957 deprem kırığının 20km’lik batı kısmını tekrar kırmışdır çünkü batısında atım açıklığı mevcutdu, 1967 depreminde ölçülen atım miktarları 1957 deprem kırığının diğer kısmındaki atım miktarından daha düşükdür.
Bu tür olaylar fay/segmentasyon (geometri) ayrımlarında hataların mevcut olduğunun göstergesi yüzeydeki fay izleri ile derindeki fay pürüzleri aynı olmuyor ve düzenli davranışları içermiyorlar.
1822 Depremi, son Maraş depremi sonrası ÖDFZ'na bağlı St.Simon (Halep) fayına koyuldu muhtemelen ordada değil daha kuzeyde Amanos segmentinin yanındaki karasu çöküntüsünü oluşturan Ramazan hocanın 859 depremi koyduğu kısma karşılık gelen Doğu hatay (Yesemek) fayında. Ambresy 1822 depremi sonrasında DAF'a bağladığı yüzey kırıklarını belgelemiştir ,DAF'da değil hemen doğusundaki ÖDF'ye bağlı doğu hatay fayını haritalamış denebilir, o zamanlar ÖDF'nin bu kısmı çok bilinmiyordu.
DAF'da son gerçekleşen depremlerin tarihleri ve ayrımı muhtemelen bunlar:
Zaten 859 Depreminin o kadar kuzeyde olma ihtimali yok kayıtlarda hasar Suriye/Lazkiye ve Antakya'da yoğunlaşmışdır,Lazkiye tamamen yıkılmışdır o deprem çok daha güneyde muhtemelen Hacıpaşa,Armanaz,Sermada segmentlerinden biri kaynaklı ÖDFZ boyunca deformasyon hızı 2.5-3.5mm/y'dır ortalama 4.5m atıma karşılık gelen 7.4-7.5 arasındaki depremlerin tekrarlanma aralığı 1500yıl bu depremler tarihsel deprem oldukları için büyüklükleri tartışmalı yaptığı hasara bakıyorlar 859 depremi güneyde hangi segmente ait tam bilinmiyor ama 1164yılx3mm= 3.5m atıma karşılık gelen muhtemelen yine Hatay ve çevresini etkileyecek, 7.2-7.3M deprem riski çok yüksek denebilir.
