Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Jeofizik Profesörü, Deprembilim uzmanı Haluk eyidoğan ;

    MALATYA/OVACIK FAYI GELİŞİYOR;

    Malatya-Ovacık Fayı’nın Arguvan ilçesinin yakınında 21 Mart 2019 tarihinde oldukça sığ derinliklerde bir deprem etkinliği başlamış ve yüzlerce küçük deprem olmuştur.

    Doğu Akdeniz günümüzde Avrasya, Afrika, Arabistan ve Anadolu Levhaları arasında süregiden hareketlerin sonucunda karmaşık bir jeolojik yapı ve depremsellik sergilemektedir (Şekil 1). Bölgedeki bu jeolojik süreç sırasında Anadolu Levhası’nda çok sayıda faylar ve kırıklar oluşmuş, büyüklüğü sekize varan çok sayıda depremin yer aldığı deprem tehlikesi yüksek bir coğrafya ortaya çıkmıştır. Anadolu’nun doğusu sıkışıp yükselirken, batısı genişleyip çökmektedir. Bu hareketler sırasında dört farklı aktif tektonik bölge oluşurken, Anadolu’yu çaprazlama kesen Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ve Doğu Anadolu Fayı (DAF) gibi iki büyük fay kuşağı oluşmuştur.

    Afrika ve Arab Levhası’nın Anadolu Levhası’nı sıkıştırmasından doğan hareketin önemli bir yüzdesini Anadolu’daki bu iki fay kuşağı hareket ederek açığa çıkarırlar. Doğu Anadolu Fayı bu hareketin 1/3-2/3 oranındaki bölümünü üzerindeki faylanmalarla karşılamaktadır (1). Kuzey Anadolu Fayı, Erzincan’nın doğusunda Karlıova’dan başlayıp D-B doğrultusunda Marmara Denizi’ne uzanmaktadır. Marmara Denizi’ni ve Saroz Körfezi’ni geçerek kuzeybatı Ege’ye yönelen ve boyu ortalama 1.400 km ile dünyanın sayılı büyük ve diri faylarından olan Kuzey Anadolu Fayı’nın üzerinde yılda ortalama 31 ile 48 mm arasında değişen sağ yönlü bir kayma oluşmaktadır. Bu fayla Karlıova’da buluşan ve Antakya’ya doğru uzanan Doğu Anadolu Fayı’nın ise uzunluğu ortalama 580 km’dir ve üzerindeki sol yönlü kayma değeri yılda ortalama 25 ile 35 mm arasında değişmektedir (2).

    Malatya-Ovacık Fayı

    Anadolu levhasının geniş bir alanda deformasyonu nedeniyle bu Kuzey Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı gibi iki ana diri fay kuşağına ek olarak çok sayıda ve çeşitli boyutlarda diri fay vardır. Yeni Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nda, tehlike hesabına katılan diri fay sayısı komşu ülkelerdeki faylarla birlikte 553’dür (3). Türkiye’de faylar ve depremler üzerine yapılan jeolojik ve jeofizik çalışmalarla, bilinen ve olası fayların deprem yaratma potansiyelleri araştırılmaya devam edilmekte ve Türkiye Diri Fay Haritası sürekli güncellenmektedir (4).

    KAF’ın doğusunda Yedisu-Palu-Karlıova üçgeni civarında faya açılı uzanan sağ ve sol yanal atımlı eşlenik (conjugate) küçük diri faylar bulunmaktadır (Şekil 1 ve Şekil 2). Bu faylardan biri de GB’ya doğru uzanan sol yanal atımlı Ovacık Fayı’dır (5). Ovacık Fayı, güney ucundaki Kemaliye civarında sol yanal atımlı Malatya Fayı ile birleşmektedir. 165 km uzunluktaki Malatya Fayı bu noktadan K20-30D doğrultusunda Doğanşehir’in güneybatısına kadar uzanır ve Doğu Anadolu Fayı’nı kesen Sürgü Fayı ve Elbistan Fayı’na ulaşır (6, Şekil 2). Malatya ve Ovacık Fayı birleştirilerek Malatya-Ovacık Fayı olarak adlandırılmıştır ve toplam uzunluğu 240 km’dir (5, 6). Malatya-Ovacık Fayı’nın Yazıhan-Doğanşehir arası kesiminde yön değiştirmiş dereler ve belirgin bir fay sarplığı gibi morfolojik yapılar bu fay zonunun günümüzde aktif olduğunun kanıtıdır. Malatya Fayı bölümündeki saha çalışmalarında fay üzerinde bazı kesimlerde Kuvaterner yaşlı (ortalama 2 milyon yıl yaşlı) birimlerin kesilmesi ve maksimum 7 m’ye varan sol yönlü atım gibi bulgular göz önüne alındığında Malatya-Ovacık Fayı’nın gelecekte hasar yapıcı kuvvetli depremler yaratma tehlikesinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır (7).

    Paleosismolojik verilere göre BC 965-549 yılları arasında Malatya Fayı üzerinde büyük deprem olduğu ve son 10.000 yılda gözlemlenen dört geçmiş (paleo) olaydan depremlerin tekrarlama aralığının 2275 ± 605 yıl olabileceği önerilmiştir (6). Malatya-Ovacık Fayı çevresinde aletsel dönem depremselliği incelendiğinde deprem etkinliğinin yüksek olduğu görülmektedir. Fay güzergahına yakın alanlarda 1900-2019 yılları arasında olmuş ve büyüklükleri 4.0 ve daha büyük depremlerin çoğunluğunun Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fayı ile ilişkili olduğu anlaşılmaktadır (Şekil 2

    Malatya-Ovacık Fayı’nın Arguvan ilçesinin yakınında 21 Mart 2019 tarihinde oldukça sığ derinliklerde bir deprem etkinliği başlamış ve yüzlerce küçük deprem olmuştur (Şekil 3). Bu makalenin yazıldığı tarihte artçı deprem etkinliği sürmektedir. AFAD deprem kataloğuna göre Malatya Fayı yakın çevresinde büyüklüğü 4.0 ve daha fazla olan 11 adet depremin fay düzlemi çözümleri (Şekil 3) araştırılmış bunlardan ancak beş tanesinin çözümlerine ulaşılabilmiştir. Çözümlerden elde edilen KB-GD doğrultulu düğüm düzlemleri Malatya Fayı doğrultusu ile uyuşmakta ve sol yanlı doğrultu atımlı bir fay hareketinin varlığını onaylamaktadır.

    Sonuç ve Öneriler

    Morfolojik, jeolojik, paleosismolojik ve sismolojik veriler Doğu Anadolu Fayı’nın batısında KD-GB doğrultusunda konumlanan ve Ovacık’tan Doğanşehir’e doğru uzanan sol yanlı Malatya-Ovacık Fayı’nın varlığını ortaya koymuştur. Tarihsel ve aletsel dönem depremlerin etkinliği, depremlerin fay düzlemi çözümleri ve en son 21 Mart 2019’da Malatya, Arguvan’da oluşan depremler Malatya-Ovacık Fayı’nın sismolojik incelemelerinin yoğunlaştırılmasını gerektirmektedir. Çok genç ve diri fay olduğu kanıtlanan Malatya-Ovacık Fayı’nın büyük deprem yaratma olasılığına yönelik çok yönlü yerbilim yöntemleriyle araştırmalar yapılması önerilir.

    AFAD;

    04.04.2019 günü, Türkiye saati ile 20:31'de merkez üssü Sivrice (Elazig) olan Mw 5.2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir.Yerin 9.40 km derininde meydana gelen bu depremin en yakın yerleşim birimi olan Elaziğ ilinin Sivrice ilçesine bağlı Kiliçkaya köyüne uzaklığı 3.12 km'dir (Tablo 1.1). Ana şoktan, 04.04.2019 21:08'e kadar geçen zamanda, büyüklükleri 1.8 ile 3.3 arasında değişen 5 artçı deprem kaydedilmiştir (Şekil 1.1). İlk belirlemelere göre depremin süresi ise 8,15 sn olarak hesaplanmıştır.

    Deprem sol yanal doğrultu atımlı bir fay olan Doğu Anadolu Fayının Hazar Gölü-Sincik Segmenti üzerinde meydana gelmiştir. Yapılan odak mekanizması çözümü söz konusu segmentle uyumlu sonuçlar vermiştir. Bu segment üzerindeki son hasar yapıcı deprem, 144 yıl önce 1875 yılında meydana gelen M=7.0 büyüklüğündeki deprem olarak bilinmektedir. Segmentin yıllık kayma hızı 8- 10 mm/yıl olup, 3 metrelik atıma karşılık gelen > M 7.0 büyüklüğünde bir depremin yinelenme aralığı 300-375 yıldır. Dolayısıyla söz konusu segment üzerinde büyük bir deprem olma olasılığı düşük-çok düşük olarak öngörülmektedir. Ancak 2004 yılından bu yana bölgede meydana gelen ve büyüklükleri 4.7<M<5.7 arasında değişen 10 deprem nedeniyle son 15 yıldır Doğu Anadolu Fay Zonunun özellikle Gölbaşı-Türkoğlu ve Palu KD’sundaki Gökdere yükseliminin olduğu kesimlerde gerilmenin artmış olabileceği ve bu kesimlerin bir hazırlık evresine girmiş olabileceği düşünülmektedir. AİGM’nin 2009 yılında gerçekleştirdiği “Doğu Anadolu Fayının Paleosismolojisi” Projesi kapsamında DAFZ’nin Gölbaşı-Türkoğlu segmentinde gerçekleştirilen çalışmalardan elde edilen bulgular, yüzey faylanması oluşturan büyük-çok büyük depremlerin 400-700 yıl aralıklarla yinelendiğini ortaya koymuştur. Gölbaşı-Türkoğlu segmentinde en son 1513 yılından itibaren 506 (1114 depreminden bu yana 905 yıl) yıldır büyük bir depremin olmamıştır.

    Bölgede 1900 yılından günümüze kadar en büyüğü 6.8 olmak üzere 282 adet M>=4.0 deprem meydana gelmiştir.Ayrıca bahsi geçen bölgeye ait, 1900 yılı öncesi için, 41 adet tarihsel dönem depremi kaydı mevcuttur.

    Deprem Ön Hasar Tahmin Sistemi (AFAD-RED) kullanılarak üretilen şiddet haritasına göre depremin merkez üssüne en yakın, Türkiye sınırları içerisindeki, yerleşim yerinde depremin şiddeti MMI VI olarak hesaplanmıştır (Şekil 5.1). Sismik şiddet ve ön hasar kestirimleri, ampirik bağıntılar kullanılarak otomatik olarak hesaplanmıştır ve saha gözlemlerine dayanmamaktadır.

    Ramazan demirtaş hoca;

    04 Nisan 2019 /04 April 2019, 20:31 (TS)
    Sivrice (Elazığ)

    Doğu Anadolu Fay Zonunun Hazar-Sincik segmenti üzerinde Mw 5.2 büyüklüğünde bir deprem oldu.

    4 Nisan 2019 günü, saat 20:31'de Doğu Anadolu Fay Zonunun Hazar-Sincik segmenti üzerinde Mw 5.2 büyüklüğünde bir deprem oldu. Bu segment üzerinde en son 144 yıl önce, 1875 yılında M 7.0'dan büyük bir deprem oldu.

    Bu segment üzerindeki yıllık kayma hızı 8-10 mm/yıl olup, 3 metrelik atıma karşılık gelen > M 7.0 büyüklüğünde bir depremin yinelenme aralığı 300-375 yıldır. Dolayısıyla bu segment üzerinde büyük bir deprem olma olasılığı düşük-çok düşüktür.

    04 NİSAN 2019 KAVAKKÖY-SİVRİCE ELAZIĞ DEPREMİ BASIN BÜLTENİ

    04 Nisan 2019 tarihinde Kavakköy-Sivrice-Elazığ merkez üstünde yerel saat ile 20:31’de aletsel büyüklüğü Ml=5.2 (Mw=5.0) olan şiddetlice bir deprem meydana gelmiştir. Depremin odak derinliği yaklaşık 3 km civarında olup sığ odaklı bir depremdir. Deprem Elazığ ili ve ilçeri ile çevre illerde hissedilmiştir.

    Türkiye Deprem Tehlike Haritasında Elazığ ili PGA 475(yıl) maksimum ivme değeri 0.3-0.7g arasında değişmektedir. Bu ise bölgenin deprem tehlikesinin göreceli olarak özellikle DAFZ boyunca çok yüksek olduğunu göstermektedir.

    İl sınırlarının güney-güneydoğusu genel olarak Doğu Anadolu Fay Zonu’nun etkisindedir. MTA tarafından 2011 yılında hazırlanan Türkiye Diri Fay Haritasında görüleceği gibi güneyde Doğanşehir-Sürgü Fayları, Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Pütürge-Doğanyol’dan geçen kısmı ve Malatya Fayı bölgedeki önemli tektonik yapılardır. Genelde ana yapıların doğrultuları KD-GB gidişlidir. Bunun yanında D-B ve KKD-GGB gidişli aktif fay parçaları da bölgede bulunmaktadır. Ayrıca il sınırlarının kuzeyinden Kuzey Anadolu Fay Zonu, güney-güneydoğusundan ise Doğu Anadolu Fay Zonu geçmektedir.

    Elazığ ili kuzeyinde Kuzey Anadolu Fay Zonu ile güneyinde Doğu Anadolu Fay Zonu arasında bulunan depremselliği yüksek bir bölgedir. Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Karlıova’dan başlayan doğu kısmı Palu-Hazar Gölü parçası ile güney batıya devam eder ve bu segment bölgenin depremselliğini belirler. Elazığ ilinin kuzeydoğusunda yer alan KB-GD doğrultulu Karakoçan Fay Zonu da deprem üreten önemli kaynaklardandır.

    Tarihsel dönemde (M.Ö. 1800-M.S. 1900; Soysal ve diğ., 1981) bölgede özellikle Doğu Anadolu Fay Zonu’nun geçtiği hat boyunca şiddet değeri Io=VIII olan depremler meydana gelmiştir. Ayrıca Elazığ ilinin güneyinde Malatya ilinde meydana gelmiş şiddet değeri Io=IX olan 1893 depremininin de varlığı bilinmektedir.

    Aletsel Dönemde (M.S. 1900-2018; büyüklüğü M>4.0 KRDAE Deprem Katalogu) il sınırları içerisinde meydana gelen önemli depremlerin büyüklükleri M=6.0-6.9 arasında olup M≥6.0 olan bir adet deprem vardır. Tabloda da görüleceği gibi büyüklüğü M≥6.0 olan depremler genelde Doğu Anadolu Fay Zonu üzerinde ve komşu il sınırları içerisinde (Tunceli, Adıyaman, Bingöl) meydana gelmiş depremlerdir. il merkezine en yakın deprem 41 km. uzaklıkta olan 1905 Payamdüzü- Çemişgezek (Tunceli) depremidir.Merkezimiz tarafından yapılan hızlı fay düzlemi çözümü bölgenin genel tektoniği ile uyumlu olup, genel doğrultusu KD-GB gidişli doğrultu atımlı bir fayın kırılması ile meydana gelmiş bir deprem olarak değerlendirilmektedir.

    Bomonti06 emsc’nin uygulaması var ayarlardan hangi bölgeye kadar hangi büyüklükde bildirim almak istediğini ayarlayabilirsin ayrıca ülkemizin kurumu afad’ın uygulamasıda bildirim yolluyor seçtiğin şehirlerden hangi büyüklükde onuda ayarlayabilirsin en hızlı emsc bildirim yollar.

    Vintersaga 10 büyüklüğünde olduğunu tarihsel kayıtlardan okumuştum ama aletsel dönemde ölçülebilen bi veri yok yer yüzü şekli değişiyormuş dağ oluşumu, deniz oluşumu vb.

    En büyük deprem ise (22 mayıs 1962 ŞİLİ 9.5M) şiddet ve büyüklük farklı kavramlar ama kandilli ve afadın verdiği değerler büyüklük (magnitüd) şiddet ise her depreme göre göreceli olarak değişiyor yaptığı yıkıma süresine vb. Bakılıyor roma rakamlarıyla ifade edilir ülkemizdede IX ,X gibi değerler olmuştur

    Magnitüd Şiddet

    Açıklama

    1.0 - 3.0 I Hemen hemen hiç hissedilmez .
    3.0 - 3.9 II Özellikle üst katlardaki bazı insanlar tarafından hissedilebilir.
    III Binalarda bulunanlar, özellikle üst katlarda yaşayanlar açıkça hissederler. Birçok insan sarsıntının deprem olduğunu farkedemez. Duran araçlar hafifçe sallanır. Sarsıntı, büyükçe bir kamyonun geçişi sırasındaki sarsıntıyı andırır. Başlama ve bitişi insanlar tarafından hissedilebilir.
    4.0 - 4.9 IV Gündüz vakti binalarda bulunan hemen herkes tarafından hissedilir, dışarda bulunanların çok azı sarsıntıyı hisseder. Gece vakti bazılarını uykudan uyandırır. Tabaklar, pencereler ve kapılar sarsıntının etkisi ile titreşime geçer; duvarlardan çatlıyormuşçasına sesler gelir. Büyük bir tırın binaya çarpmasına benzer bir etki uyandırır. Duran araçlar görünür bir şekilde sallanır.
    V Hemen hemen herkes tarafından hissedilir ve gece vakti çoğu insanı uykusundan uyandırır. Bazı pencereler ve tabaklar kırılır. Dengesiz nesneler devrilir. Sarkaçlı saatler durabilir
    5.0 - 5.9 VI Herkes tarafından hissedilir ve korku verir. Bazı ağır mobilyalar hareket eder; sıvalarda dökülmeler gözlenir. Genel olarak hafif hasarla sonuçlanır.
    VII Dizaynı ve inşatı çok iyi olan yapılarda gözardı edilebilecek bir hasarara yol açarken; iyi inşa edilmiş sıradan binalarda hafif ya da orta ölçüde hasar gözlenir; kötü malzeme kullanılmış ya da kötü dizayn edilmiş binalarda önemli ölçüde hasara neden olur. Bazı bacalar yıkılır.
    6.0 - 6.9 VIII Özel olarak dizayn edilmiş binalarda hafif hasar; normal yapılarda orta hasar zayıf binalarda ise oldukça büyük hasara yol açar. Bacalar devrilir, üst üste yerleştirilmiş malzemeler devrilir, duvar ve kolonlar yıkılır. Ağır mobilyalar devrilir.
    IX Özel olarak dizyn edilmiş binalarda orta ölçekte hasar oluşurken; iyi dizayn edilmiş kafes yapılar ekseninden kayar. Normal binalarda büyük hasar oluşur ve yer yer yıkılmalar gözlenir. Binalar temellerinden kayarlar.
    7.0 veya daha büyük X İyi inşa edilmiş ahşap yapılardan bazıları yıkılırken; taş ve kafes yapıların büyük bir çoğunluğu temelleriyle birlikte yıkılır. Demiryolları eğilir.
    XI Birkaç yapı (özellikle taş) dışında tüm binalar ve köprüler yıkılır. Demiryolları büyük oranda eğilir ve bükülür.
    XII Bütün binalar yerle bir olur. Ufuk çizgisi oynak bir yüzeye dönüşür. Nesneler havada uçar.

    NOT; Kırılan bölgenin hemen yanı başındaki hazar gölü sismik boşluk olarak kabul ediliyor .

    Hazar gölü sismik boşluğunda, günümüze en yakın deprem 1866
    yılında VIII şiddetindeki depremdir (Öcal 1968). Diğer sismik boşluklar; Hazar gölü, Kahramanmaraş/türkoğlu ,Kahramanmaraş/Andırın, Hakkari/yüksekova,Van/saray(sınır bölgesi) Bingöl/yedisu ,Erzurum/aşkale,Erzincan/çayırlı

    Doğu Anadolu Fayı, yüzyılımızda ve Önceki yüzyıl içerisinde
    olduğu gibi sismik olarak oldukça suskun bir dönem geçirmektedir. Bu
    faydaki sismik boşlukların dağılımları,
    muhtemelen Kuzey Anadolu Fayı'ndaki 1939-1967 deprem serisine
    benzer bîr deprem serisinin önümüzdeki yüzyıl içerisinde oluşabileceğini
    göstermektedir, Bu fayın kısa bir süre
    içerisinde tamamen kınlmasına ne
    den olabilecek, 1939 Erzincan dep*
    remine benzer bir büyük depremi tetikleme rolü üstlenebilir. Bu yüzden
    Doğu Anadolu Fayının bu işaret edilen sismik boşluklan civarında çalışmaların yoğunlaştırılması, deprem
    tehlikesinin belirlenmesi ve zararlarının en aza indirgenmesi açısından oldukça büyük önem taşımaktadır

    Diğer taraftan, her sismik boşlukta olduğu gibi özellikle başta Andırın
    civarında olmak üzere Ergani ve Hazar gölü civarında 1989'dan bu yana
    her yıl Ms > 4,0 şiddetinde birkaç
    deprem oluşmuştur (Demirtaş ve
    Yılmaz, 1996). Dünyanın değişik
    bölgelerinde geçmişte oluşmuş depremler üzerindeki haberci olaylara
    (precursory) ait çalışmalar, kırılacak
    segment uzunluğu ile habercilerin süresi arasında doğrudan bir bağlantı
    olduğu sonucunu ortaya koymuştur.
    Buna en iyi örnek olarak günümüzde
    meydana gelen 1 Ekim 1995 Dinar
    depremi verilebilir (Demirtaş vd3
    1996a» Demirtaş vd, 1996c), Dinar
    depreminde 10 km uzunluğunda bir
    kırık oluşurken, haberci olaylar 30
    gün öncesinde ortaya çıkmaya başlamıştır. Buradan hareket ederek Doğu
    Anadolu Fayı'nda sismik boşluklarda
    oluşması muhtemel, haberci olarak

    nitelendirilebilecek Ms > 4,0 depremlerin 5-7 yıl öncesinde gözlenmeye
    başlanması, kınlabilecek uzunluklann
    oldukça uzun (100 km veya daha
    uzun) olabileceğine işaret etmektedir.
    Bu açıdan fayın bu bölümlerinin yeterli derecede yoğun bir gözlem altında bulundurulması yerinde olacaktır,

    Aynca bu sismik boşluklar üzerinde
    geçmiş son yüzyıl içinde (1900*
    1995) hasar yapıcı ve yüzey kırığı
    oluşturan büyük depremlerin meydana gelmemesi, bu bölgenin önemini
    daha da artırmaktadır,

    Ilker Gunebakan büyük riski bende görüyorum hocam malatya/ovacık fay zonu uzantısından bekliyordum şahsen sinyalleri orası veriyordu malatya depremleriyle ama tam tersi diğer (güney) koldan geldi afad ve kandilli'nin çözümlemeleri önemli paylaşırlar birazdan benm diğer dikkatimi çeken 2.8km derinlikte gerçekleşmesi bi hata yoksa revize falan etmezlerse depremleri takip ettiğimden beri bu büyüklükde (çok sığ) ilk defa rastladım yüzey faylanması (kırığı) bile meydana gelmiş olabilir bölgeye araştırmacılar mutlaka gidecektir ulaştığım bilgileri ve düşüncülerimi buradan paylaşırım. afad 9.4km emsc 9km vermiş derinliği

    Geçmiş olsun ,O bölgeden bi hareket geleceği belliydi umarım anaşok'tur kandilli ne verecek bakalım çözümlemeye ,elazığ/sivrice demiş kandillide malatya/ovacık fay zonunda değil direk malatya fayı uzantısında gelen bi kırılma geçmiş depremlerle uyumlu daf'da meydana gelen depremlerin +5m orada yoğunlaştığı görülüyor ,pütürge,doğanyol,sivrice uzantısı yoğun deprem sürecini ise kanıtlar nitelikde gelen bi kırılma daha ortalama 3-4ayda bir 5'lik kırılma yaşarken 2019'da ilk 4ayda hatta ilk 3 ay diyelim gelen +5lik 4.cü kırılma

    Son 24 saate afad’a göre afyonkarahisar’da 5 biri 3.3m

    Kandilliye göre 4 kırılma oldu en büyüğü 3.2 devamı gelicekmi bakalım :/

    Benim korktuğum bölgede orası açık söylemek gerekirse daha öncede söylemiştim üst üste yazıp sıkmak istemiyorum ama dün akşam olan tunceli/ovacık depremleride korkumu 1-2tık arttırdı malatya merkezli gelmeyebilir ama kilitlenen baskı yapan bi bölge olduğu aşikar çevre illerde dahil sahaya inilmeli acilen geçmiş büyük depremler gerek oluş sayısı gerek büyüklükleri olsun kırmızı hatta yoğunlaştığı görülüyor bir büyük depremde geçmişde sarı bölgede tunceli/cemişgezek’de olmuş ovacığın hemen altı ..

    Erzincan/otlukbeli 4.2m büyüklüğünde deprem oldu geçmiş olsun..

    Edit: afad’da erzican/otlukbeli yazıyor kandilli 4.1 denizli ekledi karıştırmış olabilirler yada kandilli anca çözümlüyor..

    Edit2: denizli artçısını ekledi afad erzincan duruyor ayrı deprem olmuş

    5.1/5.2 falan muhtemelen kandilliye otomatik düşmüş revize ederler birazdan ne zaman olacak diye bekliyordum şahsen bu depremlerin en büyük özelliği ana şoka yakın farklı segmentte bugün ki gibi kırılmalar oluyor +5lik 1-2 kırılma daha muhtemel ilerleyen zamanlarda..

    PergamoN hocam bende Adalar'daki o suskunluğu düşünüyordum, gerçekten çıt yok. Hatta Prof. Dr. Naci Görür hoca 2011'de Tekirdağ açıklarında olan 5.2'lik deprem sonrası şöyle demiş :

    "Bu deprem, Tekirdağ çukurluğu ile Orta Marmara çukurluğunun arasında Batı Marmara sırtı dediğimiz yerde oldu. Yani ana fay üzerinde. Silivri açıklarında bulunan Orta Marmara çukurluğu ile Adalar'a kadar olan 50 kilometrelik kesim kilitlenen kesimdir. Yani burada büyük bir enerji birikimi vardır. Burada ne bir gaz çıkışı, ne bir sıcak su çıkışı ne de mikro deprem yoktur. Bu kesimde hiçbir hareket, kıpırtı, enerji çıkışı olmamaktadır. Bu da, bu hat üzerinde büyük miktarda enerji birikimin olduğunu göstermektedir. Bu deprem, bu suskun yani kilitlenen fayın yakınlarında meydana gelmiştir. Biz büyük deprem beklerken böyle küçük depremler de olabiliyor. Bunlar uyarı depremleridir. Bunları böyle tanımlamak gerekir."

    PergamoN

    Ilker Gunebakan

    KAF üzerinde ufak depremler oluyor nasıl yorumlarsınız

    Olağan kırılmalar olmaması daha tuhaf olurdu :) kırılan yerlerdeki Fay hatları ben buradayım depreme hazırlanıyorum diye mesaj veriyor asıl önemli olan yerler kırılma olmayan (hareketlilik) olmayan bölgeler ne yapacağını kestirmek mümkün değil.

    Öksürük vücudun sigarada’ki zararlı maddelere karşı verdiği sağlıklı tepkidir..

    Depremine hazırlık yapan diri bir fayda sağlık belirtisi olarak üzerinde depremler üreterek,tepki verir adeta canlı olduğunu ilan eder ve orada olduğunu bize hatırlatır.

    Tiryakinin öksürüğü aniden kesildiği zaman ciğerleri artık bitmiş,kanser hastalığı tüm ciğerlerini sarmış organ artık hiç birşeye tepki veremez hale gelmiş demektir. (Adalar ve doğudaki birçok fay gibi) yıllardır deprem üretmeyen en ufak kırılma dahi olmayan faylar mevcut asıl korkulması gereken bölgeler oraları olması lazım bana göre. Deprem olduğu zaman çıkıp konuşan uzmanlar ne hikmetse adalardaki suskunluğu dile getirmiyor 1912’de kırılan ganos fayında bile günümüzde hissedilir depremler olurken (batı marmara denizi) adalarda fayında en ufak kırılma olmuyor ve sıra onda deniliyor ne iştir anlamadım gitti. İrfan hocanın’da dediği gibi bu faylar kanser hastasımı yoksa? Hiçbirşeye tepki vermiyor..

    Prof.Övgün A.ERCAN

    Türkiye’de deprem çekincesi en yüksek olan yer, Doğu Marmara (Sakarya Çukuru – Adapazarı, İzmit, Düzce, Bolu’dur). Bu bölgede her 7 ile 30 yılda bir yıkıcı deprem olmaktadır. Bunu Bingöl kavşağı, (Erzincan, Bingöl, Erzurum), Güney Marmara (Gönen, Manyas, Ulubat), Gediz Çöküntüsü (Gediz-Demirci-Denizli), ile Elmalı-Menteşe Yarımadası (Fethiye-Marmaris-Finike) izler. Ayrıca Yeryüzünde, Türkiye’de depremlerin 30 yıllık bir artış dönemselliği vardır. Bu yineleme sürerse. Türkiye 2019-2032 yılları arasında yeniden yoğun deprem oluşum süresine girecektir.

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    ANADOLU KIRIKLARI GICIRDIYOR

    Prof. Dr. Övgün A. ERCAN, Jeofizik Y. Mühendisi, İTÜ.

    Önceki açıklamalarımda 2019 ile birlikte Anadolu depremli döneme giriyor diye belirtmiştim. Denizli Acıpayam'da M5,5, Malatya'da olan M4,7 büyüklüğündeki küçük, orta büyük depremler yalnızca beklenen sarsıntıların başlangıcı. Güneyden, doğudan gelen baskılar altında Türkiye geriliyor. Kırıklar boyunca oluşan küçük büyüklükteki depremler yalnızca "gıcırtılar". Gerilme sürüyor. Daha büyük depremlerle kırmaya çalışıyor.

    "İnşallah deprem olmaz" diye bir dilek olamaz. Doğanın bir işleyişi vardır; kışın gelmesi, güneşin doğması, çiçeklerin açması gibi. Yaratılışta toplu iğnenin başı kadar bir yanlışlık yoktur. Yanlışlık onun üzerinde yaşayan toplumların, bilinçten yoksun olmaları, doğanın yaratılış kurallarına aykırı davranmalarıdır. Depremler olacak, dağlar, göller, ırmaklar, balıklar, maden yatakları, kaplıcalar, ılıcalar, kızık-jeotermal alanlar oluşacaktır. İnsan için önemli olan, baktıkları, yararlandıkları andıklar-hayvanların barınakları ile kendi konut ile işyerlerine sağlam yerde sağlam biçimde yapmalarıdır.

    Kendim derledim 2019'da meydana gelen depremler (hissedilir depremler) Yoğun deprem sürecini destekler nitelikte..

    OCAK; 6 Adet

    ÇOBANHİSAR/AKHİSAR/MANİSA 4.3M

    YAHSELLİ/MENEMEN/İZMİR 4.4M

    AKDENİZ 5.3,4.9,4.1

    GÖKOVA KÖRFEZİ 4.4M

    ŞUBAT; 17 Adet

    TARTAŞIK/AYVACIK/ÇANAKKALE 5.4M

    ÇAKIRLI/ BİGA /ÇANAKKALE 4.1M,4.1M

    MARMARA DENİZİ (BATI) EREĞLİ AÇIKLARI 4.0M

    ORTABAYINDIR/ORTA/ÇANKIRI 4.8M, 4.1M

    ADAKLI/BİNGÖL 4.0M

    KAPIKÖY/SARAY/VAN 4.1M

    AYŞEHOCA/KOZAN/ADANA 4.5M

    SAMANDAĞ/HATAY 4.2M

    ARİFKÖY/FİNİKE/ANTALYA 4.2M

    YAĞCA/HEKİMHAN/MALATYA 4.2M

    AKDENİZ 4.6M,4.1M,4.0M

    GİRİT ADASI AKDENİZ 4.4M, 4.0M

    MART; 24 ADET

    AÇIKYOL/MURADİYE/VAN 4.1M

    YAĞCA/HEKİMHAN/MALATYA 4.7M

    KAVACIK/HEKİMHAN/MALATYA 4.1M

    YÜREKTAŞI/ARGUVAN/MALATYA 4.2M

    HAKVERDİ/ARGUVAN/MALATYA 4.0M 4.4M

    YENİKÖY/ACIPAYAM/DENİZLİ 5.7M En büyüğü 4.8m olmak üzere 12 adet +4M artçı

    BAYRAMDERE AÇIKLARI/BURSA 4.2M

    BOZCAADA AÇIKLARI 4.5M

    SAKIZ ADASI 4.1M

    EGE DENİZİ 4.1M

    ANTALYA KÖRFEZİ 4.3M

    Malatyadaki (son 24 saat)'taki olan depremler ise dikkat çekici belli bi doğrultuda uzanmış bir makalede okumuştum gölcük depreminden öncede kırılacak hat boyunca belli sırada 26 adet öncü depremcik olmuş gölcük'de kırılan hat 120km uzunluğundaydı burada ise 31km civarı çıkıyor 4'te biri

    Her ne kadar depremler için 6, 7, 8 gibi birer artan ifadeler kullanılsa da aslında şiddet hesaplama formülü 10 tabanlı bir logaritma içerdiği için bu sayılar logaritmik olarak 10’ar olarak artarlar.Yani 6 şiddetinde olan bir deprem 3 şiddetinde olan bir depremden 6-3=3 ise 10.10.10= 1000 kat güçlü bir etkiye sahip olacaktır.Richter ölçeği sadece depremin şiddeti hakkında değil depremde salınan enerji hakkında da bilgi verir. Bir depremin yıkıcı gücü, sallanma genliğinin 3/2’nci kuvveti ile orantılıdır. Dolayısıyla bir depremin şiddeti Richter ölçeğine göre bir birim arttığı zaman, depremin yıkıcı gücü 10(3/2)=31,6 katına çıkar. Bunu yaklaşık 30 olarak kabul edersek kabaca 7 şiddetindeki bir depremde salınan enerji miktarı 5 şiddetinde salınandan 900 kat daha büyüktür diyebiliriz.

    120km uzunlıktaki fay 7.5m deprem üretiyorsa 30km'lik kırılacak bi alan (olursa) büyüklüğü ne olur?

    30 km’lik bir fayın 30 cm-40 cm kırılması 6,5’lik bir deprem oluşturabilir. Eğer fay 30-40 km kadar uzanır ve 50-60 cm’lik bir kayma ile yırtılırsa 6,7’lik bir deprem oluşur.Geçmiş (aletsel dönem) depremlerine baktığımızda o uzantıda(hekimhan,arguvan,yazıhan) olan en büyük deprem 5.4 olarak görülüyor ve o uzantıda bilinen bir fay haritalara yansımamış tam tersi uzanan malatya/ovacık fayı mevcut..

    Tarihte Bugün (Mekanları cennet olsun..)
    -28 Mart / March 1969 Demirci (Manisa) Depremi / Earthquake , M 5.7 23 Mart'taki depremin artçısı can kaybı yok 1.800 Ağır hasarlı bina

    -28 Mart / March 1969 Alaşehir (Manisa) Depremi / Earthquake, M 6.7 ( 53 kişinin ölümüne 4500'den fazla evin yıkılmasına sebep oldu)
    -28 Mart / March 1970 Gediz (Kütahya) Depremi / Earthquake, M 7.1 ( 3500 ev tamamen yıkıldı, 7000 ağır, 10600’den fazla bina da fazla ölçüde hasara uğradı. 33000 aile, yaklaşık olarak 80000 kişi barınaksız kaldı. 6 saniye süren depremde 1086 kişi hayatını kaybederken, 1260 kişi de yaralandı.Deprem sonrasında yıkılan ve tamamen harabeye dönüşen şehrin Uşak yolu üzerinde 7 km ilerisine yeniden bir şehir kuruldu ve yıkılan şehre "Eski Gediz"adı verildi.

    PergamoN hocam, ben dahi net olarak anlayabildim, gayet açıklayıcı ve bilgilendirici bir paylaşım daha. umarım temenni ettiğin gibi olur, emeğine sağlık.

    Alıntı bilgiler çoğu (İrfan aydınoğlu) bazılarını kendim ekledim bayadır yazılarına ulaşamıyorum ama. Ramazan demirtaş,irfan aydınoğlu değer verdiğim hocalar makaleleri çok önemli bilgiler içeriyor. Öğrendiklerimden kendimce birşeyler yapıp burada paylaşıyorum doğruluğunu veya tutarlılığını hem kendimce buraya kaydederek hemde meraklı kişilere öğretici bilgi babında paylaşıyorum öğreneceğimiz her bilgi ne konuda olursa olsun kişiliğimize artı katar bilgiden zarar gelmez :)