Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    PergamoN Aydın için biraz daha bekleyelim mi? Bana göre bayağı umutsuz vaka gibiyiz de.

    Merkezde ciddi birşey yoktu zaten kuzeybatı kesimlerde yeni kütlelerin oluşması muhtemel merkez etkilenirmi bilemiyorum.O bölge yine beklentilerin altında kaldı yağış geç başlasaydı iyi olacakdı erken başladı ciddi bir soğuma oldu öğlen oluşacak konvektif kütleleri olumsuz etkileyecek yinede radarı takip etmekde fayda var. 2-3 saat daha yerel oluşumlar olur özellikle havanın açtığı yerlerde.

    Yarın ege denizi üzerine inen mevsine göre soğuk -15 derecelik yukarı seviye alçağı (ULL) bölgemizde yer yer etkili sağanak ve gökgürültülü sağanak yağış bırakacağından meteorolojik uyarılar ve meteoroloji radarları dikkatle takip edilmeli.Aydın'ın kuzeybatı kıyıları ile izmir'in güneybatı kıyılarındaki yüksek cape ve kararsız lifted index değerleri önceki günlerden farklı olarak bu bölgelerde, bu sefer yağış ve gökgürültüsünü engelletmeyecek gibi görünüyor.

    dff71c6257.gif

    Özellikle gece ve sabah erken saatlerdeki temp'lerde CIN (Konvektif engelleme) mevcutsa, yağışlar sabah erken saatlerde başlamak yerine ,öğlen hatta öğle saatleri sonrasına akşamüstü'ye sarkar.Bu durum sıcaklığı ve kararsızlığı daha da arttıracağından bu saat'lere sarkan oluşumlar çok daha kuvvetli ve güçlü olabilir.Mevcut cape değerlerine fazladan ekleme yapmak gerekir,tabi bu her zaman geçerli değil gece görülen cın alanının ertesi günü hep böyle olucak diye bir kaide yok,çoğu zaman yer sıcaklığı ve nem desteği enverziyonu aşmaya yetmez dolayısıyla istenilen kararsızlığa ulaşılmaz.Kuzey ege ve manisa'nın iç kesimlerindeki nispeten düşük cape değerlerine bu yüzden fazla aldırış etmemek gerek.

    80b30ef23ab.gif

    Oraj tahminlerindeki en önemli verilerden biri nem'dir, nem yoksa yüksek cape (kararsız hava) olsada yağış ve gökgürültülü fırtınalar oluşmaz.Yarın bölgemiz genelinde nem değerleride 850hpa (1500metre) iyi görünüyor. Üst seviyelerde nemlilik daha kötü olsada deniz üzerinden esecek kararlı üst seviye rüzgarlarıyla, iç kesimlerde dahil nem adveksiyonu sağlanması olası.İzmir'in güneybatı (Urla,Seferihisar,Menderes,Torbalı,Tire,Ödemiş) Aydın'ın kuzeybatı kesimlerinde (Kuşadası,Söke'nin kuzeyi,İncirliova,Koçarlı'nın kuzey'inde) Tekil hücreler yerine ,organize olmuş nispeten daha güçsüz ama devamlılığı olan yağışlar görülmesi muhtemel.

    7c68a92dae9a3a0c34.gif

    Kuzey ege genelinde iç kesimlerde daha etkili olmak üzere (Bergama,Kınık,Soma,Kırkağaç,Akhisar,Gördes) Tekil ama yoğun (birden fazla) hücre oluşumları görülebilir.Bu hücrelerinde dolu yapma ihtimali düşük olsada, yağış anında düşük pw değeri nedeniyle gökgürültüsü az olan ama tepe yüksekliği fazla olan kütlelerde küçük çaplı dolu görülebilir.

    a970590081637b3b5c.png

    Bulutların oluşabileceği katman yüksekliklerindeki rüzgar yönlerine bakarsak bulutların hareket yönleri yarın'da bugünkine benzer olabilir.

    Sadece gfs verilerini baz aldığım için tahmin tutarlılığı düşük, anlık radar takibi önem arz ediyor.

    Köylerin konumu çok kötü uludağ’ın kuzeyindeki katırlı dağı (1280m) eteklerinde orman örtüsünün azaldığı kesimlerde hep, en yakın istasyon 20,4mm yağış kaydetmiş,muhtemelen yüksek kesimlere orografik etkiyle daha fazla yağış düştü tepeden gelen balçık/çamur köy merkezlerinde 1-1,5metre yüksekliğe ulaşmış.Hayatını kaybedenlere allahdan rahmet diliyorum..(Görseller yaşar türker’e ait)

    İzlanda depremleri tektonik kökenli depremler yanardağ ile bir bağlantısı yok.Bölgede tjörnes kırılma bölgesi adında deniz altında bir yarık vadisi mevcut meydana gelen depremler ,deprem fırtınası tanımına uygun çok yoğun bir şekilde devam ediyor. 5.4Mw 5.6Mw ve son olarak 5.9Mw büyüklüğünde depremler meydana geldi son saatler itibarıyla deprem yoğunluğunda düşüş vardı aslında ama en büyük şok gerçekleşti (şuan için) bölgedeki risk bununla sınırlı değil,o bölgede 1755'ten beri büyük bir deprem olmadığı için Mw7,1'e kadar büyük bir deprem riski var.Tjörnes Kırılma Bölgesi'ndeki son büyük deprem 1976'da doğu kesiminde gerçekleşti ve Tjörnes Kırılma Bölgesi'nin batı kesimindeki son güçlü deprem 1963'teymiş.

    57d4dc721f53d4fe86f68733b.png

    lukadoncic77

    Kıta içi bir transform fay olan Kuzey Anadolu Fayı (KAF), Marmara Bölgesi’nde Kuzey ve Güney olmak üzere iki ana kola ayrılır. Bandırma ve Dokurcun Vadisi arasında Güney kol sağa sıçramalı sekmelerle birbirinden ayrılan, doğudan batıya doğru Geyve, İznik ve Gemlik olmak üzere üç ana fay segmentinden oluşur. Fay segmentlerinin uzunluğu 40 ile 57 km arasında değişir. GPS verileri Güney kolda yaklaşık 5 mm/yıl kayma hızı önermektedir. 40 km uzunluğundaki Gemlik segmenti üzerinde gerçekleştirdiğimiz paleosismolojik kazılarda iki yüzey faylanması olayı gözlenmiştir. Bunlar 1857 ve 1419 tarihsel depremleri ile deneştirilebilmektedir. Gemlik fayındaki son iki deprem arasındaki tekrarlanma aralığı 438 yıldır. Bulgular, İznik fayında varlığı bilinen 1419 depremindeki yüzey faylanmasına Gemlik fayının da dahil olduğunu ve bu depremde en az 95 km uzunluğunda çok segmentli yüzey faylanması geliştiğini göstermektedir. 5 mm/yıllık kayma hızına göre KAF’nın İznik Gölü ile Dokurcun vadisi arasında kalan kesiminde 595 yılda biriken yer değiştirme miktarı yaklaşık 3 metre olarak hesaplanmaktadır. Buna göre Kuzey Anadolu Fayı’nın Güney kolunun da en az Kuzey kol kadar büyük deprem üreteme potansiyeline sahip olduğu söylenebilir.

    Üstteki yazı mta’ya ait 1857 depremi diğer çalışmalardada meçhul son depremin 1419 olması daha ağır basıyor.

    Ramazan hocanın verileri ve yorumu böyle;

    1d28c84956387f16946756.png

    sura16 insar verisi; interferometrik yapay açıklıklı radar tekniğinin jeodezide kullanılması son yıllarda teknolojininde gelişmesiyle her önemli deprem sonrasında kullanılmaya başlanıldı.

    InSAR tekniği yardımıyla; herhangi bir bölgeye ait orta çözünürlükte ve doğrulukta SYM (Sayısal
    Yükseklik Modeli), herhangi bir bölgedeki herhangi bir nedenden dolayı oluşabilecek
    deformasyon hassas bir şekilde belirlenebilir. Bu deformasyon alanıyla yırtılmanın (kırılmanın) nerede gerçekleştiğini belirleyebiliyorsun. 5.9 Ve 5.5Mw depremlerin episantr'ları güneyde görünmesine rağmen insar'da deformasyon daha kuzeyde, kırılma kuzeyde gerçekleşmiş yani.

    d333c54.png
    Nevada depreminin interferogramı mesela çift kırılma gerçekleşmiş artçı deprem etkinliği ilede uyumlu;

    7ab5f07e79b02d374ec41.jpg

    Yine örnek Malatya/doğanyol depremi özellikle kış aylarında kar örtüsüde olduğu zaman doğu anadoluda meydana gelen depremlerin insar verileri çok sağlıklı olmuyor ;

    Kısaca uydu görüntüleriyle bölgede meydana gelen deformasyon/yer değiştirmenin belirlenmesi.

    Tahminlere şöyle bir göz gezdirdim ,en düşükden puan almayan çok az kişi var, tam isabet yok. En fazla puan alanlar (en düşükden) şöyle;

    1-canbayrock : 54

    2-Karasaliklim : 54

    3-PergamoN : 54

    4-Fehmi28 : 52

    5-karasah : 52

    6- bjk23 : 50

    7- sooner33: 50

    8-White tiger28: 50

    9-Hasanow : 48

    10- murat48 : 46

    Gelişi güzel baktım tabi ben atladıklarım olmuş olabilir, nihai sonuçları akşam açıklanınca görürüz,gündüz en fazla bende 25.7 gördüm bu saat'den sonra bu istasyon 25.7'yi geçmez büyük ihtimal. En yüksek 25.7/25.8 karasah/orasa vb. yazan arkadaşlar var gündüzden tam isabet gelebilir, kaç açıklanacak bakalım 25.7 açıklanırsa gecedende iyi puan alan karasah tam isabet bonusuyla ilk hafta güzel puanla birinci olabilir yine aynı şekilde 25.8 açıklanırsa geceden çokda iyi puan alamayan orasa arkadaşımız tam isabet sayesinde birinci olabilir.Uzun zamandır yarışmalara tam katılım yapamıyordum ,bu yaz yarışmasında ölüm kalım olmazsa son haftaya kadar devam etmeye çalışacağım bende, gerçekden zevkli bir yarışma katılımın artmasıyla heyecanda artıyor katılmayan arkadaşlar birdaha düşünsün derim geç olmadan ilk haftanın günahı olmaz :)

    Acıgöl grabeni güneyinde 3.9Mw Burdur/başmakçı merkezli deprem meydana gelmiş.Grabenin kuzeyinde geçtiğimiz ağustos 6.0Mw Denizli/bozkurt depremi olmuştu eğim atımlı normal fay mekanizmaları mevcut.

    34edb5065ae5.jpg

    d01e13.png

    Yedisu Havzasının doğusu ile Karlıova üçlü eklemi arasında Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ)’nun uzunluğu 55 km dir. KAFZ bu bölgede iki ayrı segment olarak düşünülmüştür. Birincisi üzerinde 17 Ağustos 1949 depreminin meydana geldiği Elmalı segmenti, ikincisi ise Elmalı segmentinin doğusu ile Karlıova üçlü eklemi arasında kalan Kargapazarı segmentidir. Bu çalışmada 1949 Elmalı depreminin yüzey kırığı ve Kargapazarı sismik segmentinin geometrisi arazi çalışmaları ile birlikte hava fotoğrafları, 1:25.000’lik sayısal yükseklik modelleri ve yüksek çözünürlüklü ASTER, LANDSAT uydu görüntüleri birlikte değerlendirilerek ortaya konulmuştur. Ayrıca 1949 depreminde yüzeyde meydana gelen deformasyonların ve Kargapazarı segmentindeki morfolojik bazı yapıların LIDAR ile detaylı mikrotopoğrafya haritaları yapılmıştır.

    Elmalı segmenti Yedisu Havzasının doğusunda başlar ve Elmalı vadisi boyunca Kaynarpınar köyüne kadar devam eder. K70B / D-B doğrultusunda ve 30 km uzunluğunda olan Elmalı segmenti, arazide gözlenen yüzey kırığı geometrisine bağlı olarak iki alt segmente ayrılmıştır. Batıda bulunan Dinarbey segmenti Yedisu Havzasının güneyindeki Şenköy'den başlar ve Dinarbey köyünün batısına kadar K70B / D-B konumlu olarak 15 km devam eder. Birbirlerine yaklaşık paralel üç koldan meydana gelmiştir. Doğuda bulunan Kaynarpınar segmenti ise Dinarbey köyü doğusu ile Ilıpınar köyü arasında doğu-batı konumlu olarak 15 km uzanır. Bu kırık hattı üzerinde yapılan arazi çalışmalarında gerek 1949 depreminde meydana gelmiş gerekse uzun dönemli fay aktivitesine bağlı olarak oluşmuş morfolojik unsurlar gözlenmiştir. Elmalı segmentinin geometrisi, Yedisu sismik boşluğunun doğudaki sınırı olması nedeniyle oldukça önemlidir.

    Kargapazarı segmenti ise K65-70B doğrultusunda, Kızılçubuk köyü ile Kargapazarı köyünün kuzeyi arasında yer alır. Segment bazen çift kol halinde 25 km uzunluğa sahiptir. Ötelenmiş dereler, sıcak su kaynakları, çöküntü alanları bu segmentin geometrisinin belirlenmesinde kullanılan jeomorfolojik unsurlardır. Bu segment üzerinde yakın geçmişte bir depremde oluşabilecek herhangi bir yapı gözlemlenmemiştir. Bölgede yaşayan insanlar 1949 depreminde bu segment üzerinde bir yüzey kırığı oluşmadığını belirtmişlerdir. Bu segmentin doğusunda bulunan Varto fayı üzerinde 1966 yılında deprem olduğu bilinmektedir. 2005-2007 yılları arasında meydana gelen Karlıova depremlerinin bir kısmı bu segment üzerinde olmasına rağmen fay üzerindeki enerjiyi boşaltacak büyüklükte değillerdir. Dolayısı ile Kargapazarı segmentinin deprem üretme potansiyeli olduğu söylenebilir.

    (Taylan sançar,Cengiz zabcı,H.Serdar akyüz,Volkan karabacak)

    Hava_Forum

    Kargapazarı segmenti çalışmaları;

    Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) Yedisu Havzası'nın doğusu ile Karlıova üçlü eklemi arasında 55 km uzunluğa sahiptir. KAFZ bu bölgede iki segmente ayrılmıştır. Batıda bulunan Elmalı segmenti, Yedisu Havzası'nın doğusundan başlayıp Kızılçubuk köyüne kadar 30 km devam eder. Bu segment üzerinde 1949 yılında Ms=6.7 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. KAFZ'nun en doğu segmenti olan Kargapazarı segmenti batıda Kızılçubuk köyünden başlar ve Karlıova üçlü eklemine kadar devam eder. 25 km uzunluğundaki bu fay kesiminin doğrultusu K65-70B arasında değişir. Kargapazarı segmenti üzerinde yapılan arazi gözlemlerinde doğrultu atımlı fay sistemi ile ilgili pek çok morfotektonik yapı gözlenmiştir. Ötelenmiş dereler, basınç sırtları, fay şevleri bu fay kesiminin haritalanmasında kullanılmıştır. Ayrıca fay zonuna yakın yerlerde ana kol veya ikinci kollar üzerinde sıcak su çıkışı ve traverten oluşumu görülmektedir. Segmentin doğu ucunda Yoncalık köyünün bulunduğu alan fay etkisi ile açılmış bir havzadır. Havzayı sınırlayan güney kol Karlıova üçlü ekleminden batıya doğru süreklilik gösterirken, kuzeydeki kolda süreklilik gözlenememiştir. Bu yüzden havzanın fayın sağa sıçraması ile açıldığı, ancak daha sonra kuzey kolun terk edilerek hareketin güney kol tarafından karşılandığı düşünülmektedir. Kargapazarı segmentinin batısında yer alan Elmalı segmentinin 1949 yılında, doğusunda yer alan Varto fayının ise 1966 yılında kırıldığı bilinmektedir. Bölge halkı, 1949 ve 1966 depremlerinde Kargapazarı segmenti üzerinde yüzey kırığı gelişmediğini belirtmiştir. Bu nedenle Kargapazarı segmentinin bir sismik boşluk olması mümkündür. Bu segmentin özelliklerini, tarihçesini ve üzerinde meydana gelmiş son depremi belirlemek amacı ile Yoncalık Havzası’nı güneyden sınırlayan kol üzerinde iki adet fay kazısı çalışması yapılmıştır. Hendek duvarlarında belirlenen yapısal ve stratigrafik ilişkilerin değerlendirilmesinden yola çıkılarak Yoncalık-1 hendeğinde üç, Yoncalık-2 hendeğinde bir (olası iki) olay ön bulgusuna varılmıştır. Bu segment üzerinde daha önce yüzey kırığına yol açmış depremlerin varlığı hendeklerde belirlenmiştir. İlk yorumlara göre hendek duvarlarında çok genç bir olay olmadığı düşünülmektedir. Ayrıca 1949 ve 1966 depremlerinde yüzey kırığı gelişmemiş olması,

    Kargapazarı segmentinin bir sismik boşluk olma ihtimalini güçlendirmektedir. C14 ve OSL için alınan örneklerin yaşlandırma çalışmaları devam etmektedir. Bunun yanında 1966 Varto depremlerinin sismik kayıtları yeniden değerlendirilecek ve yüzey kırığı oluşturmayan bir depremle (1966b) segment üzerindeki enerjinin boşalıp boşalmadığı araştırılacaktır. Bu veriler Kargapazarı segmentinin tarihçesinin anlaşılması dışında Karlıova üçlü ekleminin davranışı hakkında önemli bilgiler sağlayacaktır.

    2008’den bir makale (Taylan sançar,Cengiz zabcı,H.Serdar akyüz,Volkan karabacak)

    Kargapazarı segmentinin uzunluğu dikkate alındığında üreteceği max deprem 5.9Mw değil,Fayın geçmiş deprem davranışı bilinmediği için yorum yapmakda güç.Depremlerin episantr noktaları (afad,kandilli,emsc) hafif güneyli insar verilerinde kırılma daha kuzeyde gerçekleşmiş (kargapazarı fayında) tabi o insar verilerine 5.6Mw’lik deprem dahil değildi yeni sentinel uydu geçişi olup insar verisi çıkarırlarmı bilemiyorum,Okla gösterdiğim yer kırılan kesim.

    sura16 inegöl’deki fay zonu kısa bir takım faylardan oluşuyor (fay zonu) olarak haritalanmış MTA’dada ,bir kısmı normal fay bir kısmı ise sol yanal atım yapıyor,son büyük deprem tarihini bilmiyorum ,tarihsel dönem kayıtlarıda gerçeği yansıtmıyor olabilir, inegöl depremleri mevcut ama paleosismoloji çalışması yapmadan yorum yapmak imkansız.Son deprem izi bulunup yaşlandırma yapılması lazım.