canbayrock artçıların yoğun dağılım yaptığı yerden ayrılmaya başladı dediğin gibi ,bölgedeki faylar hep gelişi güzel çizilmiş (ayrıntılı değil) durumda yorum yapmak çok zor olmakla birlikte tetiklenen başka bir fay olabilir.
Beiträge von PergamoN
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Sisam adasında 2 Türkiyede 12 kişi olmak üzere can kaybı sayısı 14’e yükseldi.
2020’nin en yüksek can kayıplı 2. Depremi konumuna geçti;
1-Malatya/Doğanyol 41 Kişi 6.8Mw
2-İzmir/Seferihisar açıkları 14 Kişi 7.0Mw
3-Türkiye/iran sınırı Van/Başkale 10 kişi 6.0Mw
4-Meksika/oxaca 10 kişi 7.4Mw
-
Tsunami olma ihtimali var mı hala ben kaçırdım işteyken her şeyi. Japon bir vatandaş Türkiye'de yaşayan geceyi yüksek yerlerde geçirmeye bakın falan yazmış.
Hayır bu deprem nedeniyle gelişen etkili bir tsunami olmaz bu büyüklükde başka depremler olması lazım.Bu tür kısa mesafelerde ilk 10-15dk içinde vurur tsunami..
-
Tsunami’nin gelişimi;
-
En büyük atım 1.7 metre civarı normal fay olduğu için 1.7 metrelik (merkez ve civarında) ortalama 30-40Km'lik bir alanda 1 metre çökme meydana geldi.
Büyüklük 7.0Mw etkin süre 30 saniye civarı.
-
Her depremden sonra birçok şey söylenir. Yine daha kötüsünün geleceği söyleniyor. Tetiklenme olma ihtimali var mı ki? PergamoN hocam bir fikriniz var mı?
Seferihisar,Tuzla fayı gibi karadaki doğrultu atımlı fayları izlemekde fayda var.Seferihisar fayı büyük menderes grabeninin transfer fayı ,şayet bu deprem büyük menderes grabeni kaynaklı bir depremse bu riskden bahsedilebilir.Büyük bir depremden sonra çevre faylarda risk artar.
-
Hocam Büyük Menderes Grabeni kaynaklı olabilir mi? Germencik bölgesi de sismik boşluk diye biliyorum umarım tetiklenmeye neden olmaz.
Sisam'ı sınırlayan çok sayıda bağımsız normal fay var. Yunanistana ait araştırmacılar bu fayları çıkarmış ve haritalamış,deniz'in içi ise bir o kadar bilinmemezlik içeriyor. Türkiye ve yunanistan arasındaki sorunlar nedeniyle bu bölgelerde sağlıklı araştırmalar yapılamıyor,Depremin büyüklüğünü ve episantr merkezini ilk gördüğümde tuzla ve gülbahçe fay zonlarının deniz içindeki devamında çiçek yapısında meydana geldiğini düşünmüştüm ama bu fayların ikiside doğrultu atımlı faylar. Çözüm ise DOĞU-BATI uzanımlı normal fay veriyor , Büyük menderes grabeni deniz içinde devam ediyor olabilirmi? acaba diye sordum sadece kendime bu varsayamı ait çalışmalar mevcut.
Bu varsayımdan olası riskler hakkında ekstra bir sonuç çıkmaz tabi..
-
Bütün çözümler D-B uzanımlı normal faylanma verdi artçı dağılım uyumlu, deniz içindeki faylanma net bilinmemekle birlikte Büyük menderes grabeni deniz içinde devam ediyor olabilirmi soru işareti? (Depremin büyüklüğü 7.0Mw)
-
Virüs yalan oldu ,herkes iç içe can havliyle amatörce, yanlışda olsa can kurtarmaya çalışıyor. Allahım yardım etsin herkese..
-
4.3Milyonluk İzmir tamamen kitlenmiş durumda, ne telefonlar çekiyor nede trafik akıyor.. Ya bu deprem karada olsaydı?
-
Ege açılma sistemine bağlı gelişen normal faylanma depremi büyüklük 7.0Mw ,Ege denizindeki normal faylanma depremleri 6.5Mw'yi geçmez söylemleri yalan oldu..
Edit:TSUNAMİ görüntüleri gelmeye başladı.
-
Hiç bir veriye ulaşamıyorum şuan ama seferihisar açıkları çiçek yapısı denen faylanma tipini barındırıyor içinde ,yoğun bir depremsellik bu saatten sonra beklenebilir.Hasarlı yapılara kesinlikle girilmemeli..
-
bergama şiddetli deprem m6 muhtemel..
-
ataberkgnay hayırlı olsun başarılar

-
-
-
-
-
Alles anzeigen
Alaska depremi lokasyonu ve artçı dağılımı 1938 Depremi (8.3Mw ) ve 1946 Depremi (8.6Mw) arasında sismik boşluk konumunda kalan alanı kırmış görünüyor.Mega bindirme niteliğindeki bölgede bu büyüklüğe varabilecek hala birden fazla sismik boşluk mevcutdur.Kayma hızıda yüksek olduğu için depremlerin tekrarlanma süreleride nispeten daha düşüktür.c5f57e5d927.pngDeprem sonrası meydana gelen yer değiştirmeler yüzey kırığı değil,insan eliyle inşa edilmiş yapılarda yol,köprü vb. meydana gelen deformasyonlardır. Ters/Bindirme niteliğinde bir fay olduğu için yatay bir atım değil yükselim şeklinde deformasyon görülüyor;
Benzer kırıklar 2011 Van depremi (7.2Mw)'indede görülmüştür. 2011 Van depremi kör fay denilen , kör bindirmede meydana gelmiştir.Bu yüzden belirgin bir yüzey kırığı izlenemezken Alaska depremindeki gibi insan eliyle inşa edilen yapılarda deformasyonlar gözlenmişdir. (Görsel; Cengiz Zabcı,Taylan Sançar,Serdar Akyüz'e aittir.)
7128f3.png
Sismik Boşluk Kavramı
Kabuk içerisinde gerilmelerin kümulatif olarak artıp, jeolojik birimlerin dayanım gücünü aşacak düzeye erişince, aniden boşalması ile deprem meydana gelmekte ve yüzeyde faylanmalar oluşmaktadır. Oldukça uzun faylar boyunca, uzun süredir depremlerin olmadığı kısımlar, gelecekte deprem oluşturma potansiyeli yüksek olan yerler olarak tanımlanmaktadır. Mogi (1979) tarafından bu kırılmadan kalan kısımlar birinci tip sismik boşluk olarak (First kind of seismic gap=Spatial gap) tanımlanmıştır. Sismik bir bölümde büyük depremlerin artçı şokların yayıldığı bölgelerin harita üzerine işaretlenmesi sonucu, arada yer alan boşlukların hepsinin gelecekte deprem oluşturmasının şart olmadığı belirtilmiştir. Çünkü bu kuşakların bazı kesimlerinde asismik kayma sonucu sürekli deformasyon boşalımı olabilir ve çok sık olarak mikrodepremlere maruz kalırken büyük magnitüdlü depremler oluşturmazlar. Bu kısımlar,fayların krip (kayma) gösterdiği segmentleri olarak bilinir (Demirtaş vd. 2000).Bazı durumlarda, büyük bir deprem oluşmadan önce, büyük depremin odak bölgesinden uzakta yer alan bölgelerde yoğun mikro deprem etkinliği görülür. Büyük bir depremden önce odak bölgesinde bir çeşit haberci olaylara işaret eden bu sismik suskunluk ilk defa Inouye (1965), tarafından ikinci tip sismik boşluk (Second kind of seismic gap=temporal gap) olarak tanımlanmıştır (Demirtaş vd. 2000). Sismik boşluk alanları yorumlanırken dikkat edilmesi gereken bir konu sismik boşluk
teorisine uymayan bazı istisnaların olmasıdır. Örneğin İmperial Valley’de (Kaliforniya) 1979 yılında orta büyüklükte bir deprem, 1940 yılında benzer büyüklükte bir deprem oluşturmuş fayın aynı segmentinde tekrarlanmıştır. Bu yüzden aynı fay segmenti
boyunca depremlerin hızlı bir şekilde tekrarlanması sözkonusu olabilir (Demirtaş vd. 2000). Paleosismolojik çalışmalar, deprem tekrarlanma aralıklarının normal faylarda doğrultu atımlı faylara nazaran daha uzun ve ters faylardaki depremlerin daha kısa aralıklı olduklarını ortaya koymuştur (Demirtaş vd. 2000).Bugün ki depremin episantr merkezi 22 Temmuz’da meydana gelen 7.8M’lik depremin artçı şoklarının merkezinde yer alıyor.İlk çözümler bindirme fayı değil, doğrultu atımlı faylanma vermiş ilginç olan Sand point’de ölçülen su yüksekliği (Tsunami) 22 Temmuz’da meydana gelen tsunami yükseliğini geçmiş(+1,5Metre).
22 Temmuz;
19 Ekim;
-
En yüksek: 18.8
En düşük: 5.5