
Keşan-Korudağ

Keşan-Korudağ
Final'e 64. sıradan başvurduk,bugün Bahçeşehir'in sınavı girdi.İndirim alırım inşallah.
Hayırlısı olur inşallah.
Final Okulları mı Bahçeşehir Koleji mi?Sizce hangisi?
Bahçeşehir
Atatürk'ü eleştiriyor, eleştirebilir yani hakaret etmediği sürece. Demokratik bir ülkeyiz, herkesin görüşüne saygılı olmalıyız.Bu konu uzamasın lütfen, siyasete kaçabiliz.
Tamam uzatmayacağım onun yaptıkları eleştriyi geçiyor hakaret ediyor dinsiz imansız ingiliz ajanı deyyus demediği yok.
Konuşmalarını dinledim, Atatürk'ten ziyade tek parti dönemini eleştiriyor.Bu konu burada konuşulmaz, fazla uzatmayalım.
Atatürkü eleştirmiyor mu ? Atatürkü bırak Türkçeyi Türklüğü eleştiriyor.
Ağır konuşuyorlar bazen ama kansız falan değiller. Bende 6 kitabı var Kadir Mısıroğlu'nun ve 2 tane daha sipariş verdim. Kansız bir tarafını görmedim adamın.
Konuşmalarını 1 dakika dinlemen yeterli kansız olduğunu görmek için.O adama asla para kazandırmam.Türklüğe karşı Türke karşı Türkçeye karşı Atatürke karşı Milliyetçiliğe karşı.Atatürke boş asılsız laflar atarak para kazanan bunamış biri.
Halil İnalcık 1 numaradır. İlber Ortaylı var, Murat Bardakçı var, Mehmet Çelik var, Kadir Mısıroğlu var, Mustafa Armağan var.Var oğlu var işte.
Kadir mısıroğlu Mustafa Armağan ? O kansızlar tarihçi bile değildir.
İdeoloji tartışmasına girmeyelim.
Sizce en iyi tarihçi kim? Bence tanınırlık açısından bilgi açısından her konuda en iyisi İlber Ortaylı Hocamız.
Önecelikle şu yanlışımı düzelteyim köy enstitüleri 1940 yılında açıldı yani İnönü döneminde Atatürk döneminde açılan halkevleriydi.
Halkevleri: Batı propagandasının ağır işlendiği kurumlardı buralarda çoğu şey batı kültürünün empoze edildiği yerlerdi. Ancak köylülere çeşitli zanaatlerde öğetiliyordu mesela Trabzon'da sırtta taşınan sele gibi bunların yapımı.
Köy Enstitüleri: Bunlar iste mecliste CHPli milletvekillerinin bile çok tepkisini çeken çok az bir oy farkıyla kabul edilen bir kanundur. Buralarda Trüklük ve Müslümanlık adına hiçbir şey yok. Şartlar o kadar ağırki. Köylülerin tamamı kadın-erkek kendisi yapacaktır bu okulları ve herkes en az 20 gün çalışmak zorundadır. Din eğitimi yok. Tiyatro ve batı müzikal aletlerine büyük ağırlık veriliyor. Bu okullardan mezun olanlar köyde en az 20 sene çalışmak zorunda. Köy ensititüleri bir nevi kominizmin aşılanmaya çalışıldığı mekanlardı. Köylülerin bu kadar tepsikini çekmesinde siyasi nedenlerde var dini nedenlerde var ezanın Türkçeleşmesi gibi. Bildiğiniz üzere dinine en bağlı kesim her zaman köylü kesimi olmuştur yada geleneklerine diyebiliriz.
İdeoloji ve siyasete girmeyelim.Daha çok uzarsa konu bunlara gelecek.
Vallaha ben gittim Amerika'ya dinle imanla alakaları yok. Varsa yoksa paraAmerika'nın kırsalı baya muhafazakardır fakat nüfusa oranları az.
Doğrudur ![]()
ABD'liler dinine çok bağlı insanlarmış.
Dinleri imanları para olduğunu düşünürsek öylelerdir ![]()
Siyasete girmeyin, ha girelim diyorsanız çok şeyler söylerim tek parti zamanıyla ilgili.
Benimde bazı şeylerle ilgili söyleyebileceğim çok şey var.Denemeler olmadı mı tek parti döneminden çıkmak için?
Sadece imanla olmaz. Tevekkül denen bir şey var. Çalışacaksın ki Allah sana yardım etsin.
İşte demek istediğim bu.ABD şuan nasıl zirvede çalıştığı için değil mi? Orada müslümanlar sadece küçük bir azınlık.
köy ensititülerinde ne yapıldığını araştır sonra konuşalım seninle. Demokrat parti nasıl iktidara geldi sanıyorsun?
1- Toplumsal nedenler:
toprak ağaları, şeyhler, tutucu kesimler köyde ticaretle uğraşanlar çıkarları gereği halkın uyanmasını istemiyorlardı.
2- Ekonomik nedenler:
toprak ağaları; hem mülkün hem de köylünün sahibiydiler. emekleri sömürülen köylünün, bilinçlenip ağaların karşısına dikilip, haklarını aramalarını hangi ağa isterdi?
3- Siyasal nedenler:
dönemin dp (demokrat parti) milletvekilleri seçmenin ve özellikle köylünün uyanmasını istemediler. hem seçmene şirin görünmek, hem de saltanatlarını sürdürmek için kapatılmasını istediler.
DP komünist nesil yetiştiriyor bahanesiyle kapadı.
Sevr Antlaşmasından haberi yok bunların galiba Snowiest o yüzden Atatürk e karşılar.Ve tabi daha bir çok şeyden haberlero yok.Atatürk ün Hülagü Han ı ömür olması da onları rahatsız edebilir.
Atatürk Timuru çok severdi.En sevdiği komutandı.
Kazım Karabeki neden İstiklal Mahkemeleri'nde yargılandı neden İsmet İnönü ile küstü Atatürk. Doğruları olduğu kadar yanlışları olan birisi askeri bir deha ama kesinlikle berbat bir siyasetçi. Halkevleri ve köt ensititülerinde neler yapıldığını biliyor musun? Ankara'ya köylünün girmesinin yasak olduğunu? Asıl yobazlık budur. Mustafa kemal köyden kente göçü engellemek için köylüyü eğitmeye çalıştı ve köylüyü köyde kalmaya mecbur bıraktı ama ne şartlarda? O enstitülerde verilen eğitimi biliyor musun?
Şuan görüyoruz köyden gelenlerle büyük şehirlerin halini.Neden mi yargılandı çünkü Atatürke tuzak kurmuşların partisindeydi o.Bunun için yargılandı.Berbat bir siyasetçimi?Halifelik karşılığı sevri imzalayanları konuşmuyoruz.Hatayı almak için hasta halinde bile askeri geçit töreni yapan günde 3-4 saat uyuyan 49 fabrika inşaa ettiren Atatürk hakkında konuşuyoruz.Siyasetten anlamadığınız belli oldu bu sözünüzle.Ankaraya ne zaman köylü giremedi neden ilk sizden duydum?Utanmasanız şapka takmayan idam edildi diyeceksiniz(Şapka sadece devlet memurlarına zorunluydu.) Köy enstitülerini nasıl kötülersiniz?Halkı eğitmenin nesi suçtur?Bugünki gibi cahil mi olsun daha mı iyiydi?
malesef dostum azerbaycan türklerinin büyük çoğunluğu şii biz ise sünni ve tarihe bakarsan din ve mezhep her zaman ırkın önüne geçmiştir en büyük örnekleride katolik-ortodoks çatışmaları yani bu yüzden fazla güvenme umut bekleme onlardan iran da şii eğer ırkı bu kadar önemseselerdi çoktan iranda bir türk devleti kurulurdu.
Yok artık.Bu kafa en son 1500lerde kaldı.Türklüğü bile böldün ya helal olsun.Müslüman azerbaycan türkünü kardeş görmüyorsan hristiyan macarı hiç kardeş görmezsin.Çünkü gözlerin herşeye kapalı.Memnun değiller onlarda İrandan.2006 olanlara biraz bak iran faşistliğine tepkilerine bak.Hain arapları kardeşin gör sen git en has kardeşini şii diye kardeş olarak görme.Sadece diyeceğim yok artık.Sizin deyişinizle elin macarı bile bizden daha çok türk milliyetçisi ya helal olsun.Biz hala arapların arkasından koşalım.Ne yararlarını gördüysek artık.
Atatürk'ün yalanı Kazım Karabekir gibi silah arkadaşlarını satmasıyla ortaya çıkıyor. Önce kullandı sonra çöp gibi attı hepsini o savaşa girdiği komutanlardan neredeyse hiçbiriyle dost kalmadı meclise sokmadı bu mudur adalet? Kemalist olduğun demeçlerinden anlaşılıyor demene gerek yok zaten. Türklük konusuna ve küçük mücadeleleri büyütme konusuna katılıyorum zaten bu yüzden lider olduğunuda biliyoruz. İngiliz neden kendi başına almasın bu kadar komik olma İngiliz alamayacak ama desteklediği Ermeni ve Rum alacak hahah!
Atatürk Kazım Karabekir ve diğer silah arkadaşlarını sattı mı?Kazım Karabekir milletvekili olmadı mı?İstiklal madalyası almadı mı? Orgeneral olmadı mı?Salladıkça sallayın.Belki tutar.Sizinde yobaz olduğunuz çok belli.Hatta master bile yapmış olabilirsiniz.Ayrıca ben solcu bir kemalist değilim anlatabiliyor muyum?İngilizler Çannakkalede kendi ingiliz askerini değilde anzakları kullanması gibi birşey bu . Eğit donat sistemi.Padişaha rağmen İngilizler bile alamadı bu toprakları sen rahat ol.Bizim gibi Atatürk gibi türk milliyetçileri oldukça kimse alamaz bu toprakları.
Türkiyeden nerdeyse 7000 km uzaklıktaki Banda Açede Türk'e, Türklüğe vefasını gösteren bir nesil yaşıyor. Kanuni döneminde Piri Reis'in Hint Seferlerinde Endonezya'ya varabilen Türk Denizcilerin torunları öz vatanlarını, öz benliklerini hiçbir zaman unutmuyorlar.
2004 yılında yaşanan büyük tsunami felaketi nedeniyle, bölgeye giden BBC muhabiri George Alagiah, ilk izlenimlerini şöyle anlatıyordu:
"Açe'ye indiğimde kendimi Türkiye'de sandım. Hayır, her yerde kebap dükkânları olduğu için değil... Bana kartpostal satmaya çalışan çocukları gördüğümden de değil... Yok yok, ayakkabı boyacılarının bağrışmalarından ya da araba kornalarından da değil... Belki inanamayacaksınız ama; herkesin Türk bayraklı şapka giymesinden dolayı böyle bir fikre kapıldım. Yolda gördüğüm bir genç Açeli'ye, neden şapkalarında Türk bayrağı olduğunu sorduğumda bana verdiği yanıt çok ilginçti. Adı Recep olan bu genç, 'kendi bayrağımız olan şapkayı giyersek, altı ay hapis yatıyoruz. Türk bayrağına kimse bir şey diyemiyor. Türk bayrağı da bizimkiyle aynı... Zaten, Türkler bizim atalarımız sayılır ve biz bayrağımızı 500 yıl önce onlardan almışız. Bundan dolayı, ne zaman bir maç olsa Türkiye Millî Futbol Takımının formasını giyiyor, evlerimize Türk bayrağı asıyoruz.' "Şaşırdım kaldım 'Tanrım bu Türkler nerede yok?' dedim"