Beiträge von SnowPaladin03

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Evet atmosfer kendini bir yerde dengeleyecektir. Bu ilkbahar ve yaz. kuvvetli sağanakları sık sık göreceğiz gibi gözüküyor .Bazı mevsimsel tahminler ilkbaharı normaller üzeri yağış gösteriyor zaten.

    Cold.EFso

    Konu için teşekkürler.

    3 Aylık Kuraklık Haritası

    Haritadan görüldüğü üzere Güneydoğu hariç bu sonbahar çoğu yer istenen yağışları alamamış. Zaten 2018 sonbaharından sonra ülkemizde sonbahar yağışlarında dramatik bir azalma göze çarpıyor. Umarım dönemseldir çünkü cidden üstüne kış kuraklığı eklenince çok büyük sıkıntılar yaşatıyor ve şu an yaşıyoruz. Bu Konunun 3-4 parametresi var.

    1. İklim değişikliği: Ülkemiz yarı kurak iklim kuşağında. Su fakiri değiliz ancak su zengini de değiliz. O yüzden suyumuzu dikkatli ve özenli kullanmaya ihtiyacımız var. Artık son yıllarda görüyoruz ki iklim değişikliği sebebiyle ülkemizde yağışlı dönem kısalıyor. Eskiden Eylül-Haziran arasında yağışlı dönem olarak kabul ederdik. Ama artık bu iklim değişikliği sebebiyle sonbaharda istediğimiz siklonik ve cephe yağışlarını alamıyoruz. Yağışlı mevsim artık Aralık'ta ya da Ocak'ta başlıyor. Bu büyük sıkıntı. Eskiden en azından sonbahar yağışları toprağı suya doyururdu ardından kış yağışları ise üstüne ekler ve barajlarımız rahat bir şekilde dolardı. Şimdi ise Yağışlı dönem Aralık-Haziran olarak değişti maalesef. Artık iklimimiz 6 ay yağışlı 6 ay kurak şeklinde. Bir nevi ılıman savan iklimine benzedi.

    2. Nüfus ve Göç sorunu: Burada siyaset yapmak istemem. Ama sayın Ümit Özdağ haklı. Ülkemize Suriye-Afganistan başta olmak üzere Arap yarımadasından ve Asya'dan göç geliyor. Su kaynakları kıt olan ülkemizde artan nüfus suyun daha çabuk tükenmesine sebep oluyor. Özellikle büyük şehirler ve Güneydoğu'da ki şehirlerimiz bu göçten çok daha fazla etkileniyor. Önümüzdeki yıllarda iklim değişikliği ile beraber Muğla-Van hattı boyunca bu şehirlerimizde 2100'e kadar %20-40 yağışların azalması beklenirken. Güneydoğu şehirlerinde artan Suriyeli nüfus burada su sorunu demektir. Çünkü ortalama bir Suriyeli kadın 5,3 çocuk doğuruyor. O yüzden kim iktidara gelirse gelsin 2-3 sene içinde en geç tüm Suriyelilerin-Afganların vs. ülkelerine gönderilmesi lazım.

    Büyükşehirler için ise özellikle İstanbul gibi şehirlerde Nüfus planlaması lazım. Nüfus kotası konulmalı. İstanbul 10 milyondan fazla nüfusu kaldıramıyor. 15 milyon Türk var. Buna göçmen ve turistleri vs. eklediğimizde 20 milyon nüfus yapıyor. İstanbul'da toprak alanı kısıtlı. Dolusuyla baraj olsa da yetmiyor demek ki sorun ne ?Nüfus. İstanbul'da nüfusun aşamalı olarak azaltılması gerekli. Bir de Hükümetimiz gösterişli ve biraz da şov amaçlı yapmaya çalıştığı 'Kanal İstanbul' projesi İstanbul adına büyük ihanettir. En az +5 milyon nüfus ve İstanbul'un Avrupa yakasının önemli su kaynaklarının bulunduğu Terkos ve Istırancaların devre dışı kalması demek.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ne güne duruyor onu da merak ediyorum. İlla yumurta kapıya dayandıktan da sonra mı harekete geçmek gerekiyor. Ya da başımıza musibet mi gelmesi gerekiyor??? Acilen en yakın zamanda kentsel dönüşüme sokulan binalarda hem de yeni yapılan binalarda su hasadına uygun inşa edilmesi gerekiyor. Çok zor değil bir yönetmelik çıkarmaya bakar devlet gerekirse müteahhitlere sübvanse etsin .Barajlar artık şehri beslemeye yetmiyor. Su hasadına tüm büyük şehirler ve Karadeniz hariç tüm illerde başlanması acilen gerekli.

    3. Tarımda Bilinçsiz Sulama: Ülkemizde barajlarda ki suyun %70'i tarımsal ve zirai amaçlar için kullanılmaktadır. Maalesef ülkemizde çiftçimiz eğitilmiyor ve onların çoğu da bilinçsiz bir şekilde hareket etmekteler. O yüzden ilk önce Çiftçilerin eğitilmesi gerek. Devletin gene Tarımda bilinçli sulamanın altyapısını kurmalı. Damla sulama sistemi ivedilikle tüm tarım alanlarına kurulmalı. Diğer konu ise gelişi güzel açılan kuyular. Kuyular için ise ruhsatlandırma yapılmalı. Ruhsatsız kuyuların kapatılması ve sıkı denetim yapılması. Kurala uyulmaması halinde caydırıcı cezaların tatbik edilmesi şart. Aksi takdirde yağışına az olduğu bölgelerde çok daha Obruk oluşumu devam edecek. Konya'da güncel Obruk sayısı 2500.

    Kendimizce yapacağımız çözümler:

    1. Dişlerimizi fırçalarken suyu kapamak.

    2.Sebze ve meyveleri bir kap suda yıkamak.

    3. Duşlarımızı ise hızlı bir şekilde almak.

    4.Su sızdıran muslukları tamir etmek.

    5. İhtiyacımız kadar giyim ürünü almak ve sık sık dışarıdan yemek yememek. Ülkemiz bir tekstil ülkesi. Tekstil ürünlerinin üretim için çok su harcanıyor: Bir Tişört için 2500 lt. bir kot pantolon için ise 4000 lt. su harcanmaktadır. Bir fincan kahve için 250 lt. ve bir hamburger için ise 2500 lt. su harcanmaktadır.

    6. İhtiyaç kadar su ısıtılmalı.

    7. Çamaşırlar biriktirilip öyle yıkanmalı.

    8.Bulaşıkları zorunda olmadıkça muslukta yıkanmamalı. Bulaşık makinesinde yıkanmalı.

    9. Gıda israfı azaltılmalı.

    Karbon ayak izimizi küçültmek kadar su ayak izimizi azaltmakta önemli. Bunun için tüm yetkililerin merkezi yönetim hem de yerel yönetimlerin bilinçlendirme ve eğitim çalışmaları yapmalı. Toplum bu yaşama hızlıca adapte edilmeli. Okullarda öğrencilere bu konularda dersler verilmeli.

    Benim bu konuda düşüncelerim naçizane böyle arkadaşlar.

    Önümüzdeki hafta Antalya ve Denizli'de kuvvetli sağanak yağmurlar sel ve su baskınlarına yol açabilir. Eğer beklenen yağış olursa Isparta ve Burdur'da ise dikey soğumaya bağlı olarak yoğun sulukar ve kar yağışlarını görebiliriz. Bir süpriz olabilir. :)

    Özellikle Antalya'da durum ciddi. Kumluca'da yaşanan görüntüler tekrar yaşanabilir. Bu sistemde süre daha da uzun. Dikkatli ve tedbirli olmakta fayda var.

    ens_image.php?geoid=117677&var=202&run=6&date=2023-01-07&model=ecm&member=ENS&bw=1


    ens_image.php?geoid=117415&var=202&run=6&date=2023-01-07&model=ecm&member=ENS&bw=1

    ens_image.php?geoid=117143&var=202&run=6&date=2023-01-07&model=ecm&member=ENS&bw=1


    ens_image.php?geoid=117537&var=202&run=6&date=2023-01-07&model=ecm&member=ENS&bw=1

    Afyon-Kütahya-Uşak'ta şu an için kuvvetli yağış gözükmüyor. Daha çok orta şiddette ve hafif. Bu illerimizde yağış bu şekilde olursa yağmur ve zaman zaman kky. Eğer bu şehirlerimizde de yağış artarsa kar olabilir. Bu iller arasında da en avantajlı Uşak duruyor yağış açısından. Bu tür sistemlerde yağış kuvvetli olmazsa kar yağışı olması çok mümkün olmuyor.

    Hocam Denizli'de kar kalınlığı daha fazlaydı, meteroloji verilerde de yanlış hatırlamıyorsam düzelt sizden daha fazla yağış almıştık. Oturduğum yüksek semtte 60 cm civarıydı ki alınan yağışa göre olması lazımdı.

    Hocam sıcaklıktan dolayı ilk başlarda birikmede problem olmuş olabilir. Sıcaklık yüksek kalmış. 41 mm yağış düşmüş. güzel rakam. Sizin semtiniz yüksek olduğu için 60 cm. birikmiş olabilir.

    5 OCAK 2015 EFSANEYİ YAŞADIĞIMIZ GÜNLERDEN BİRİSİDİR. KÜTAHYA VE AFYONU YAĞIŞ MİKTARİ OLARAK GERİDE BIRAKTIĞIMIZ MERKEZDE 1 HAFTA İLÇELERDE 2 HAFTA OKULLARIN TATİL EDİLDİĞİ 12 OCAK EFSANESİ İLE AFYONUN BANKO YAPTIĞI GÜNLERDİ...
    Buradan anmak istedim o tarihle geniş bir görsel ve içerik olarak arşivim mevcut . Paylaşasım bile gelmiyor şu günlere bakınca :(
    Bu kış 1 sistem bile alamadan kapanacak gibi öngörüyorum.

    Bugün 5 Ocak 2015 sisteminin yıl dönümü. 2012-13 2013-14 kar bakımından kıt geçen sezonlardan sonra iç egenin genelini vuran en güçlü sistemdi. Kütahya öncesinden zaten kopmuştu. 1 Ocak 2015'te 55 cm. ölçülmüştü.

    6 Ocak 2015'te Kütahya ve Afyon merkezde 41 cm. kar kalınlığı ölçülmüştü. Denizli ise 29 cm. ölçülmüştü. Uşak'ta da 20 cm. civarı vardı herhalde.

    Afyon'dan manzaralar:

    ,,,

    5 Ocak 2015'te yoğun kar yağışının etkili olduğu zamanlar.

    6 Ocak 2015 sabah saatleri: