Beiträge von ilhan soğancı

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Kısa vadeli beklentim 30 dolar seviyelerinden 20 dolar seviyelerine düşmesi sebebi ise bugün yapılan yeni kontratlar. 4 saatlik grafiklerle takip ettiğim WTI, saat 16 da açılan yeni mumda 34,33 dolardan 33,70 civarına geriledi. Aslında burda bazı insanlarla ayrıştığımız bazı durumlar var, bazı insanlar bu ay sonuna kadar WTI petrolünün 17 dolar civarına gerileyeceğini düşünüyorlar ben bu kadar düşüş beklemiyorum 25-28 dolar civarına gerileyebilir. ( O kişilerin düşüş beklentisi Covid-19 virüsünün ABD'yi bu ay sonuna kadar daha da etkileyeceği ve kaos ortamının giderek genişleyeceğini düşünüyorlar)

    Orta vadeli beklentimiz haziran ayının sonunda yani 30'u gibi tüm dünyada çarkların yeniden çalışacağını düşündüğümüzden WTI petrolünün 40 dolar bandına tekrardan yükselmesi.

    Uzun vadeli bir yatırımım yok maalesef, çünkü WTI uzun vadeli yatırımı bizim gibi insanlar için uygun değil şahsi fikrim.

    Ayrıca şunu belirtmek isterim yukarıda yazdıklarım KESİNLİKLE yatırım tavsiyesi değildir.

    Doğrudur, rakamları analiz etmek gerek. Fakat doğru olan ciddi bir miktar döviz açığımızın olması ve bunun bu tür yöntemlerle kısa vadede belki çözebileceğimiz ama uzun vadede farklı bir yaklaşım geliştirmemiz gerçeğini değiştirmiyor maalesef.

    12 dakikalık bir video, hiç ekonomi bilgisi olmayan bir insanın dahi anlayacağı dilde anlatımı mevcut.

    Spekülatif bir yorum yazmamak için sadece videoyu atmak istedim. Amacım eleştiriyi kimseyi karalamadan ülke çıkarlarını gözeterek yapmaktı. Tek doğrunun ne olduğunu söylemek amacıyla yazdım.

    Videoyu çeken kişinin Prof. Dr. Özgür Demirtaş olduğunu belirteyim. Belki herkes sevmeyebilir fakat videoda saf ve güzel biçimde herşeyi anlatmış. Swap anlaşmalarına da değinmiş

    Yapılan veya yapılacak olan swap anlaşmaları çareyi bulamadıkları için dolaylı yönden piyasaya nakit akışı sağlamak. Yangını üfleyerek söndürmeye çalışmaktan öteye gitmeyen adımlar.

    Amerika, İngiltere, Japonya gibi ülkelerle anlaşma yapılmazsa piyasanın ateşi çok sönecek gibi değil.

    Yani anlaşma yapılan ülkelerin para birimlerinin çok güçlü olması gerekiyor.

    Riyal filan Türk ekonomisi için bir bardak sudan öteye geçemez.

    Aslında swap anlaşmaları da şu sıkıntılı günleri kurtarmak için yapılacak bir hareket. Uzun vadeli hiçbir karşılığı yok.

    Hele ki sürekli para basımı paramızın değerini kaybettiriyor, senelik 120 milyar dolar civarı paranın bu ülkeye ekstradan girmesi lazım. Bunun da tek doğru yolu üretmek hemde katma değerli ürün üretmek ve dünyaya satmak. Diğer yapılan tüm girişimler kısa vadeli rahatlamaktan öteye gitmez.

    İşe giden herkese test yapılmasından ziyade, insanlarla etkileşimi olan sektörlere test yapılmalı rutin bir şekilde. Mağaza çalışanları, banka çalışanları, restoran, kuaför ve berber gibi gibi. Herkese test yapılmasına gerekte yok ayrıca. Ülkemizin acilen pcr testine başlaması gerek, ilk önceliğimizin bu olması lazım. Kimlerin ilaçsız ayakta atlattığını ve bağışıklık haritamızı çıkarmamız lazım. Dünya gündeminde bu virüsün çok bulaşıcı olduğu fakat ölüm oranının Dünya Sağlık Örgütü'nün söylediği oranların çok altında olduğu tartışılırken bizim elimizde veri olması lazım. Ölen vatandaşlarımız var ve sayıları her gördüğümde içim acıyor fakat tam olarak kaç kişi hasta ve oranı verilerle hesaplamamız gerek. Tüm dünyayı bir kaosun içine bazı çevrelerin sokmuş olma ihtimalini konuşuyor ülkeler. Bazı şeylerin provası veya denemesi olduğunu söyleyen insanların sayısı az değil.

    Bu söylediklerimden hiç birşey olmaz gibi şeyler anlaşılmasın lütfen, biz önlemimizi alalım fakat artık bazı şeylerin aydınlanması gerekiyor.

    Bu salgın mart ayından beri tam anlamıyla tüm dünya ülkelerini etkiledi. Ekonomi de haliyle felaket etkilendi. Severek takip ettiğim bir ekonomi profesörü var ismi Özgür Demirtaş. Geçenler de bir video kaydında şöyle birşey söyledi, geçmiş tarihlerde ki ekonomik krizde hep bir veya iki sektör etkilendi. Mesela 2008 krizi, finans sektörünü etkiledi gibi. Fakat bu krizde dünya tüm sektörlerle birlikte kontak kapattı dedi. Yani misal olarak bir uçakta 4 motor var 2 si arızalansa diğer ikisi ile bir şekilde iniş yapılır fakat şu anda tüm motorlar durmuş durumda serbest uçuş var ekonomilerde diye örneklendirdi. Yani bu normalleşme çabalarının hızlı olması bu sebepten gibi görünüyor. Hiç görünmemiş bir olaya tanık oluyoruz ve sonucunu bilen yok.

    Biraz önce aşı çalışması ile ilgili bir kaç yazı okudum 12-18 ay arası aşının çıkması muhtemel deniliyor. Herkes gibi benim de bel bağladığım sadece bir seçenek kalıyor doğal bağışıklık. Aralık - Ocak aylarında ülkemizde görülen ağır grip salgını belki de Covid-19 ile bağlantılı birşeydi. Amerika'da Aralık ayında bu hastalığı atlatmış insanlar olduğu tespit edilince buna inancım git gide daha çok oluyor. Hayatımıza çok hızlı giren bu virüs belki de çok hızlı bir şekilde hayatımızdan çıkacak. Eğer ki Aralık aylarında atlatılan bu salgın ile Covid-19 arasında bir bağ bulunursa ülkemizin belli bir kesiminin bağışıklık kazanmış olma ihtimali çok yükseliyor.

    Asıl üzülmemiz gereken konu, bu virüse karşı bilimin çok geri kalması. Dünya ülkeleri olarak demek ki gidilecek daha çooook fazla yol var, bu virüs her ülkeye kötü bir tecrübe oldu.

    550 milyon TL civarında bir para var yayıncı kuruluşun ödemesi gereken, ligler oynanmadığı için ödemeleri yapmıyor haklı olarak. Kulüplerde bu paradan vazgeçemiyorlar çünkü batık durumdalar. Tek çıkar yol bu paranın devletimiz tarafından karşılanması, belki o zaman ligler iptal olabilir. Diğer türlü o para sebebiyle oynatacaklar gibi duruyor süper lig maçlarını.

    DPT nin tekrar kurulması en büyük isteklerimden birisidir.2001 raporundan ; DPT bölgeler arası göçün önlenmesi için bölgesel kalkınmaya önem verilmesi, başta tarım kesimine dikkat edilmesi gerektiğini de söylüyor. Ancak kurum bunu söylediğiyle kalıyor. Zira 2000 yılında 10 milyon olan İstanbul nüfusu 2019 yılı itibariyle 15 milyonu geçmiş durumda. 1950 yılında nüfusun yüzde 7,5’i İstanbul’da yaşarken, 1965’de bu oran yüzde 8,3’e çıkıyor. 1980’den sonra ise plansız büyüme politikalarıyla ivmelenen oran 2000’de yüzde 14’e yükseliyor. Bugün ülke nüfusunun yüzde 18,3’ü tek bir ilde toplanmış durumda. Uzmanlara göre haftaiçi bu oran yüzde 25’e yani 20 milyona yaklaşıyor. DPT’nin uyarılarının aksine ekonomi de tek merkeze endeksli hale getirildi. Ticaret Bakanlığı verilerine göre ülke ihracatının yüzde 42’si İstanbul’da. TÜİK verilerine göre nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan kilometrekareye düşen kişi sayısı İstanbul’da 2 bin 900, Türkiye ortalaması ise sadece 107.

    Olası bir İstanbul depreminde ekonomik sonuçlar çok büyük olacaktır...

    Siz yazdıktan sonra biraz araştırdım ne kadar kapsamlı işletildiğini, keşke kapanmasaymış.

    Fakat okurken hakkında yazılanları şöyle birşey gözüme ilişti, DPT bakanlar kurulunun esasları doğrultusunda hareket eder yazıyordu. Bu sebeple şu anda kabinede bir kaç bakanımız hariç görevlerini layıkıyla yapan bakan sayımızın azlığından eski işlevsel halini uygulayacağını pek sanmıyorum. Doğru bir planlama ile mükemmel sonuçlar elde edilebilir.

    Severim ben de kendilerini takip etmek isterseniz YouTube'da kendisi kanal açtı videolarını izleyebilirsiniz.Ben de yeni buldum sayılır 1 tanesini izleme fırsatım oldu.

    Mahfi Eğilmez'i de severim bu arada.

    Bende video attıkça izliyorum, en son dün akşam video yükledi onu da izledim.

    Ülkece üzülmemiz gereken konu bu tür kendi alanında uzman kişilerin TV kanallarına çıkmak istememesi. 2017 yılından beri çıkmıyor hiç bir kanala, sebebi ise yaptığı açıklamalar yüzünden İMF'nin adamı veya Amerikan uşağı yaftasının vurulması. Çünkü biz anlatılanları dinlemeyi uzun zamandır bıraktık. Eğer anlatılan bizim lehimize değilse karalayıp yok etmek istiyoruz.

    Fahrettin Koca: "Biz toplumdaki hareketliliğe göre salgının nasıl seyredebileceğini önceki günlerden tahmin edebiliyoruz. Hareketliliğin arttığını görüyoruz."

    Fahrettin Koca: "Önümüzdeki günlerde hareketlilikle doğru orantılı olarak aşağı doğru bir iniş bekliyoruz. Sadece bir tahmin olduğunu belirtmek gerekir."

    Burda yanlış yazmışsınız, kendisi bu sadece bir tahmin değil elimizde ki bilgiler sebebiyle bunu söylüyoruz anlamında cümle kurdu.