Beiträge von sparus

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Merhabalar

    Yazdıklarının okunmadığına inanmıyorum.Özellikle forum sitelerinde birebir konuşamalar hariç cevap yazmak yerine takipçiler çok oluyor.İleriki dönemlerde birebir konuşabileceğimiz bir ortam hazırlanacaktır. Ayrıca rep puanı işin espirisi . Hepmiz yeni, şeyler öğrenmek ve paylaşım için burdayız. Siteyi takip etmeni tavsiye ederim

    Saygılarımla

    İnsanoğlu gemileri yaparak suya indirdikleri andan itibaren daima havanın durumunu bilmek ihtiyacını duymuştur. Önceleri sadece birbirini takip eden hava olaylarının gözlemine dayanan tahminler daha sonra meteoroloji bilimin gelişmesi ile daha bilimsel hale gelmiş, aletli tahminler ile desteklenmiştir.Her ne kadar günümüzde tahminler tamamen bilimsel yöntemler ile yapılmaktaysa da gemilerde daha basit kısa süreli ve yerel tahminlere de ihtiyaç duyulmaktadır. Bu neden ile denizcilerin yararlandığı basit tahminlere aşağıda yer verilmiştir.

    Aletsiz Tahminler ;

    Havadan tahminler

    Mevsimin olağan olan sıcaklığından fazla olan sıcaklarda bir fırtınanın veya yağmurla karışık şiddetli bir rüzgarın eseceği beklenmelidir.

    • Ufkun bir cihetinin koyu renkli bulutlarla kaplanmış bulunması o taraftan bir rüzgar eseceğine işaret eder.
    • Havanın sıcakken birdenbire soğuması fırtına ve rüzgara işarettir. Şayet soğuk hava ile beraber yağmur yağacak olursa havanın açacağına hükmedilir.

    Güneşin gurubundan tahminler

    • Boz renk,açan güzel havaya
    • Parlak sarı, sema rüzgara
    • Kırmızı renk,iyi hava; fakat hafif rüzgara
    • Pembe ve fıstıki renk, şiddetli yağmur ve fırtınaya
    • Turuncu renk,hafif rüzgara.
    • Güneş etrafında kırmızı,rüzgara işaret eder.

    Sema ve denizden tahminler

    • Kuzey Yarım Küre’de gök gürlemesi kıble rüzgarının eseceğine,
    • Mavi sema, geceleyin hafif beyazlık güzel havaya
    • Deniz renginin siyah veya yeşil görünmesi havanın sertleşeceğine
    • Denizin ayna gibi parlaması,fırtınaya
    • Yağmurdan sonra kuzey rüzgarı iyi havaya
    • Gece sis ve Çiğ, çok güzel havaya delalet eder.
    Aydan tahminler
    • Ayın fazla parlaklığı ve civarının kırmızı veya turuncu görünmesi fırtınaya
    • Ayın doğuşta kırmızı görünmesi sert rüzgara
    • Ayın etrafındaki halenin iç çevresinin kırmızı veya mor renkli oluşu şiddetli fırtınaya
    • Ayın etrafındaki halenin beyaz renkli olması iyi havaya

    Gök kuşağından tahminler

    • Sabah gök kuşağı fena havaya
    • Akşam gök kuşağı iyi havaya işaret eder.

    Haklı olarak birçok havaya duyarlı ve eğitimli insan radyo ve televizyonda
    verilen hava tahminlerinin neden çoğu zaman tutmadığını sorguluyor.

    [font=arial, helvetica, sans-serif]Başarılı hava
    tahmininin sırrı ise, atmosferin gelecekteki durumunu tam olarak
    belirlenebilmesinde yatıyor. Bu da eksik gözlemler ve atmosferin henüz tam
    anlaşılamamış ve hızla değişebilen kaotik yapısından dolayı kolay bir iş değil.
    Bunun için meteorolog Robert Ryan hava tahminindeki güçlükleri söyle
    özetliyor:

    [/font][font=arial, helvetica, sans-serif]Ana
    problem ne?

    "Dönen küremizi, çeşitli materyaller, çeşitli özellikteki
    çeşitli gazlar içeren 800 mil genişliğinde ve 93 milyon mil enindeki devasa bir
    alan içerisinde nükleer reaktörler tarafından ısıtılan bir sistem gibi düşünün.
    Dünya devasa büyüklüğünden dolayı farklı yer ve farklı zamanlarda farklı
    ısınmalara maruz kalmaktadır. Sonrada insanlar, 20 mil derinliğinde ve 250
    milyon metrekare gibi küçük bir alan içerisindeki bir noktadan gözlem yaparak,
    bu gazlar karışımının 3 günlük süre zarfındaki davranışını öğrenmek istiyorlar.
    İşte meteorologların yüz yüze kaldığı problem budur."

    Bütün bu zorluklara
    rağmen sorgulanmamızın nedeni biraz da bizim kesin hava tahmini yapmamızda
    yatıyor. Hava tahmininin yapılmaya başlandığı ilk yıllarda, yapılan tahminler
    arada bir doğru çıkınca insanlar son derece mutlu oluyorlardı.

    Bu gün
    ise bizler hava tahmininde mükemmeliyet beklediğimiz için arada bir doğru
    çıkmayan tahminleri gözümüzde büyütüyoruz.

    Bununla beraber aynı zamanda,
    hava tahmininin kesin olarak belirtilmesine yöneliyoruz. Öyle ki tahminlerde
    yağmur olasılığını kesin olarak belirtip, olayın meydana geliş zamanını ve
    beklenen yağışın miktarını da söylüyoruz.

    [/font][font=arial, helvetica, sans-serif]İstasyon eksikliği

    Modern hava
    tahminlerinin çok iyi çıkmamasının pek çok nedeni var. Öncelikle, çok önceden
    dünyada kurulmaya başlanmış olan gözlem istasyonu şebekesi tamamlanamadı.


    Ayrıca, dünyanın kara ve deniz yüzeylerinin büyük bir bölümümün uydu
    görüntülerini elde edebilmemize rağmen, birkaç bölge dışında, troposferin orta
    ve yukarı kesimlerinden yeterince veri elde edemiyoruz.

    Dahası,
    atmosferdeki olayların tamamen anlaşılamamış olması ve elimizdeki atmosfer
    modellerinin ideal olmaması da söz konusu.

    Bilindiği gibi herhangi bir
    şeyin davranışlarındaki sadelik ve düzen onun gelecekteki hareketlerinin de
    kolayca tahminini mümkün kılar. Örneğin, dünya ve diğer gezegenler basit ve
    düzenli bir yörüngeye sahip olduklarından onların astronomik hareketlerini
    kolayca tahmin edebiliriz.

    Örneğin, Halley kuyrukluyıldızının ne zaman
    görüleceğini çok önceden belirleyebiliriz. Öte yandan, atmosferdeki karışıklık
    ve düzensizlik ise, havanın gelecekte alacağı durumun önceden bilinmesini
    imkansız kılmaktadır.

    [/font][font=arial, helvetica, sans-serif]Degişken çokluğu

    Atmosferde
    değişimin tümüyle belirlenip açıklanması da çok zor bir problemdir. Bununla
    birlikte basit matematiksel modeller, atmosferdeki dinamik işlemleri anlamak ve
    açıklamakta bize yardımcı olabilmektedir.

    Çok hızlı bilgisayarların
    geliştirilmesine ve yeni atmosferik modellerin oluşturulmasına rağmen, hava
    tahmininde hálá istediğimiz noktaya ulaşamadık.

    Bu gün modern hava
    tahmini ağırlıklı olarak sayısal hava tahminine dayanır. Sayısal hava tahmini,
    atmosferdeki gazların, bilinen fiziksel prensiplerini kullanır. Mevcut sınır ve
    başlangıç şartları verildiğinde bu fiziksel kanunlar, atmosferin ilerideki
    durumunun tahmin edilmesinde kullanılabilir.

    Halen, atmosferin dinamik
    olmasını göz önünde tuttuğumuzda, değişkenlerin çok oluşu, bu metodun
    dezavantajı olarak görülüyor.

    Bu problemi çözmek için sayısal model,
    atmosferde zamanla değişmeyen değişkenleri hesaba katmaz. Bölgesel sayısal
    modeller de tüm dünyayı dikkate almaz.

    Bu nedenle sınır bölgelerindeki
    havayı doğru bir şekilde temsil edemez. Kullandıkları sayısal noktaların geniş
    aralığı nedeniyle yerel hava şartlarını da belirleyemez. Dağları ve yeryüzü
    özellikleri ile birlikte havadaki bir çok fiziksel olayları da tam olarak doğru
    bir şekilde temsil edemezÉ

    [/font][font=arial, helvetica, sans-serif]En büyük problem

    Diğer bir
    deyişle en büyük problemimiz, meteorolojik parametreleri tamamen doğru olarak
    hiçbir zaman ölçemiyor ve modellerde temsil edemiyor olmamızdır.


    Meteorolojik aletler ile sıcaklık, basınç ve benzeri değişkenleri
    yaklaşık olarak çok seyrek noktalarda ölçmekteyiz. Bu eksik ve doğru olarak
    ölçülemeyen parametreler, meteorologlar tarafından sayısal hava tahmin
    modellerinde başlangıç değerleri olarak kullanılmaktadır.

    Farklı
    başlangıç değerleri, modellerin farklı fiziksel özellikleri ve atmosferin kaotik
    çekicisinden dolayı tahminler gerçekten tamamen çok farklı olabilmesine yol
    açabilmektedir.

    Bununla birlikte günümüzde havadaki kelebek kavramı
    (kaotik çekici), atmosferi inceleme ve tahmin etmedeki yaklaşımlara yenilik
    getirerek hava tahminlerinin güvenilirliğinin tespit edilebilmesine olanak
    tanımaktadır.

    Lorenz’in kelebeği, ABD Ulusal Meteoroloji Merkezi, Avrupa
    Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi (ECMWF) ve diğer gelişmiş meteoroloji
    merkezlerinde artık sayısal modeller ile yapılan hava tahminlerinde kaosun
    ortaya çıkıp çıkmadığı ve tahmin edilebilir kararlı atmosferik yapının ne kadar
    korunabileceğini (yani tahminin güvenirliğini) tespit etmekte kullanılmaya
    başlanmıştır.

    [/font][font=arial, helvetica, sans-serif]Değerlendirme zorlukları

    Bu
    nedenle hava tahmininin yüzde ne kadar güvenilirlikle yapıldığını
    sorgulayabilirsiniz. Bu soruyu cevaplamak da, sanıldığı kadar kolay değil.


    Bu konudaki büyük problemlerden biri hava tahmininin ne kadar doğru
    olduğunun belirlenmesidir.

    Örneğin hava tahmininde minimum sıcaklık
    10¡C olarak verilse ve hava sıcaklığı 9¡C olarak gerçekleşse, bu hava tahmini
    doğru mu kabul edilecek?

    Hava tahmininde Ankara'da kar görüleceği
    bildirilse ve Ankara’nın 2/3'ünde kar yağışı gözlense bu tahminin yanlış olduğu
    mu kabul edilecek? Yoksa tahminin 2/3'ü mü doğrudur mu denilecek?

    Bu
    örneklerden de anlaşılacağı gibi hava tahmininin değerlendirilmesinde bu tip
    problemler göze çarpmaktadır. Gelişmiş ülkelerde yüzde olarak tahmini yapılan
    hava olayı sadece yağıştır. Her ne kadar yağışın meydana gelmesi % 80
    güvenilirlikle tahmin edilebilirse de, yağışın miktarı ve düşeceği yer halen tam
    olarak belirlenememektedir. Ülkemizde ise bu tür nicel bilgiler hiç
    verilmemektedir.

    Özetlersek, ülkemizin ECMWF’den temin ettiği gündelik
    hava tahminlerdeki hatalar, meteorolojik gözlemlerdeki eksiklik ve hatalar,
    sayısal modellerin sayısal noktaları arasındaki büyük mesafeler, sayısal
    hesaplardaki küsurat yuvarlamaları, modellerin atmosferi ve atmosferdeki
    fiziksel olayları temsil etmedeki yetersizliği, Türkiye’nin bu modellerin hesap
    alanının kıyısında bulunması ve atmosferin kaotik yapısından
    kaynaklanabilmektedir.

    Ülkemizde gündelik hava tahminlerindeki hataların
    ve yanılgıların nedenleri:

    [/font][font=arial, helvetica, sans-serif]Meteorolojik gözlemlerdeki eksiklik ve
    hatalar.

    Sayısal modellerin sayısal noktaları arasındaki büyük
    mesafeler.

    Sayısal hesaplardaki küsurat yuvarlamaları.


    Modellerin atmosferi ve atmosferdeki fiziksel olayları temsil etmedeki
    yetersizliği.

    Türkiye’nin bu modellerin hesap alanının kıyısında
    bulunması ve atmosferin kaotik yapısından kaynaklanabiliyor.
    [/font][font=arial, helvetica, sans-serif]
    Prof. Dr. Mikdat
    Kadıoğlu

    İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim
    Üyesi

    [/font]

    İnsanlar çok eski çağlardan bu yana hava tahminlerinde bulunmuşlardır; ama havanın bilimsel yöntemlerle incelenmesi, oldukça yenidir. Hava tahmini konusunda önemli girişimler, ancak elektrikli TELGRAF gibi haberleşme araçlarının ortaya çıkmasıyla gerçekleşmiştir.
    İngiltere Meteoroloji Kurumu'nun ilk başkanı olan Amiral Fitzroy, 1863 yılında alçak basınç alanlarının oluşmasında sıcak ve soğuk hava kütlelerinin rolünü saptadı. 19181921 yılları arasında,V.ve j. Bjerknes adlı iki Norveçli, siklonların oluşmasını açıklayan Bergen kuramım geliştirdiler. Bu kuram, günümüzde de, hava tahminleri konusunda ve havanın
    incelenmesinde birçok yöntemin temelini oluşturur. 1940 yıllarında İngiliz R. C. Sutcliffe ve İsveçli S. Peterssen, üç boyutlu inceleme ve hava tahmini yöntemlerini ortaya attılar ve bütün meteorologların yararlanabileceği analitik ve ampirik araçlar geliştirdiler.
    Bundan sonra, bilgisayarların ortaya çıkışına kadar büyük bir ilerleme görülmedi. Günümüzde dünyanın önde gelen meteoroloji istasyonlarında, yüksek hızlı BİLGİSAYARLAR kullanılmaktadır. Bilgisayarlar, başlangıç ölçümlerini, hava değiştikçe sürekli yenileyerek, gerçek zaman boyutunda hava tahmin çizelgeleri hazırlamaktadırlar.

    Kısa vadeli hava tahmini: Bulutların hareketini ya da sağnak biçimindeki yağışı radardan izleyen gözlemci, belli bir yer ve bir, iki (hattâ altı) saat sonrası için, oldukça doğru hava tahminleri yapabilir. Ancak, daha uzun vadeli tahminler yapabilmek için, çok geniş bir alandaki hava koşullarını bilmek gerekir. Bu alan, 24 saatlik bir hava tahmini için 5 000 km'yi, daha uzun süreler içinse, bütün bir yarıküreyi içine alabilir.
    Yarıkürenin bir yerindeki atmosfer olayları, havanın genel dolaşımı nedeniyle, yarıkürenin başka yerlerindeki gelişmelere bağlı olabilir. Ayrıca, oluşan süreçler, yalnızca yer değiştirme biçiminde değildir. Hava tahmincisi, kendi yöresindeki hava sistemlerinde büyük bir değişiklik görülmese bile, bütün yarıküredeki atmosfer oluşumlarını bilmek zorundadır.
    Bir Birleşmiş Milletler kuruluşu olan Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) desteğiyle kurulmuş olan meteorolojik haberleşme sistemi, bütün yarıkürede 12 saatte bir, yarıkürenin yarısında 6 saatte bir, daha küçük bölgelerde de 3 saatte bir, eksiksiz bilgi alışverişi sağlamaktadır. Yapılan gözlemlerin (Bk. METEOROLOJİ) sonuçları, bölgelere, ülkelere ve kuşaklara göre düzenlenir. Böylece beş basamaklı yedi ya da sekiz sayıdan oluşan bir şifre dizisi, belli bir yerdeki hava konusunda bütün bilgiyi verir. Aynı yöntemle, veri alışverişinde de bulunulur ve bütün yarıküre için, düzenli aralıklarla çizelgeler hazırlanır. Böylece, herhangi bir ülkedeki bir meteorolog, gerekli hava raporunu, gözlemin yapılışından aşağı yukarı iki saat sonra elde edebilir. Veriler, ulusal meteoroloji merkezlerindeki bilgisayarlara verilerek, tahmin için gerekli hesaplara uygun nitelikleri ve tutarlılığı taşıyıp taşımadıkları denetlenir. Aynı anda atmosfer ses aygıtlarından (radyosonda) gelen veriler, dünyanın her yanma ulaştırılarak, rüzgarlar, sıcaklık ve nem derecesi konusunda bilgi verilir.
    En yaygın hava tahmini yöntemi, «izobarlar (eşbasınç çizgileri) ve «cephe Hava değişikliklerinin yeralabileceği alanların, sözgelimi bir alçak basınç alanının oluşmasını, genişlemesini ve hareket yönünü ya da bir yüksek basınç alanının oluşmasını saptamak için, bu çizelgelere, çeşitli matematiksel ampirik kural ve deneyler uygulanabilir. Zamanla, hava tahmincileri, çizelgeleri ve bunlarla ilgili ampirik tahmin yöntemlerini kullanmada oldukça uzmanlaşmışlardır. Günümüzde sayısal yöntemler, bu uzmanlığı tamamlamıştır (bir ölçüde de yerlerini almıştır). Sayısal yöntemlerde atmosfer hareketini betimleyen temel matematiksel ve fiziksel denklemler, son veriler kullanılarak, gerçek zaman için çözülür.

    Matematiksel betimleme: Temel denklemler, açı.sal momentumun korunumu ilkesine dayanan hareket denklemleri (en yalın biçimiyle, rüzgar ile basınç değişiklikleri ve dünyanın dönmesinden doğan kuvvet arasında bir ilişki kurar) ve basınç ile yükseklik ve yoğunluk arasında ilişki kuran hidrostatik denklemlerdi. Hava tahmini sorununun karmaşık olması nedeniyle ve bu denklemlerin çözülebilir olması için, birçok fiziksel ve matematiksel varsayım yapmak gerekir. Ayrıca, bir girdabın ya da atmosferdeki sarmal
    dönme olayının matematiksel ifadesi gibi, bir ya da daha çok denklemden yararlanmak da gerekebilir. Belli denklemler ve varsayımlar topluluğuna, «hava tahmin modeli En gelişmiş modeller bile, ancak çok genel bir hava tahmini tablosu sunabilmektedir. Bu, özellikle, tahmin kısa bir süre içinde yapılacaksa geçerlidir. Bununla birlikte, önceden yapılan hesaplar, beklenilen basınç dizisini ve rüzgarları oldukça iyi belirtmekte, rüzgarların rol oynadığı olaylarda (sözgelimi uçuş rotasının belirlenmesinde) başarılı sonuçlar vermektedir.
    Bir ulusal hava tahmin istasyonundaki sorumlu hava tahmincisi, meteorologlardan oluşan bir ekiple birlikte sinoptik çizelgelerden, sayısal tahminlerden, uydudan çekilen resimlerden ve radar verilerinden oluşan bütün bilgileri toplar ve yapacağı hava tahmini için önemli gördüğü bütün olayları belirlemeye çalışır. Bir, iki ya da üç gün sonrasının hava tahminini içeren bir dizi çizelge hazırlanır. Bu çizelgeler, uluslararası anlaşma gereğince, öteki hava tahmin kuruluşlarına gönderilir. Beklenilen hava konusunda teknik terimlerle yapılan bir değerlendirme, tarım, ticaret ve endüstri alanlarına uygun, ayrıntılı tahminler yapacak olan yerel tahmincilerin başlıca dayanağıdır.
    Birçok ülke, hava tahminini her altı ya da on iki saatte bir, Greenwich saatiyle 00.00, 06.00, 12.00 ve 18.00 olan ana haber saatlerinde yeniler. Aradaki saatlerde önemli yerel değişmeler ortaya çıkarsa, o bölgenin hava tahmincisince gözlenir.

    Hava tahminlerinden yararlananlar: Halk için gerekli hava tahminleri radyo, TV ve basın aracılığıyla yayınlanır. Resmi yayınlar, geniş alanlar için genel hava tahminlerini iletirler; yerel radyo istasyonlanysa, ayrıntılı bilgi verirler. Ekonomik açıdan hava tahminciliğinin en önemli yanı, hava durumunun önemli olduğu işler için, bunlara özgü tahminlerin yapılabilmesidir. Hava ve deniz taşımacılığında rüzgar durumunun düzenli olarak bilinmesi, büyük önem taşır. Gaz ve elektrik kurumları da, enerji istemini etkileyecek etmenler (sıcaklık gibi) konusunda, uzun ve kısa vadeli tahminleri bilmek zorundadır. Taşımacılık ve ulaşımda kar, don, sis olaylarının bilinmesi gerekir. Çiftçiler, belli hastalıkları körükleyen hava koşullarıyla ve kuraklık dönemleriyle ilgilenirler. Hem ticaret hem de endüstri alanlarında, hava durumundan etkilenen ve hava tahmincisinin önerilerine gerek duyan daha birçok kesim vardır. Endüstrileşmiş ülkelerde hava tahmini hizmetinin, gayri safi milli hasılaya (katışıksız ulusal gelir) % 0,1 — 0,5 kadar katkıda bulunduğu hesaplanmıştır.

    Havanın tahmin edilebilirliği: Hava tahmininin doğruluk oranı, göz önüne alınan hava olaylarının çapma bağlıdır. Tahminin geçerli olma süresiniyse, söz konusu hava özelliğinin sürekliliği belirler. Sözgelimi, sağnak yağmur yaklaşık 30 dakika sürer. Bundan sonra çevrede başka bir yağmur daha oluşabilir; ama bu, ilkine benzemez ve yeri tam olarak kestirilemez. Bu durumda hava tahmincisi, «yer yer yağmurlu Normal alçak ve yüksek basınç alanları, yaklaşık 45 gün (daha küçük olanlar daha kısa süre) etkilerini sürdürürler. Bu durum, kısa vadeli hava tahminlerinde kullanılan geleneksel yöntemlerin uygulanmasını sınırlar; çünkü geleneksel yöntemler, bir basınç haritasında belirlenebilen hava olaylarının incelenmesine dayanır. Oysa modern yöntemler, yeni gelişmelerin de izlenmesine olanak vermekte, ancak, gelişmenin beklendiği bölgeyi genel olarak belirleyebilmektedir. Tahminin kapsadığı süre ne kadar uzun olursa, verilen alan da o kadar genel olmak zorundadır. Bu yüzden, ayrıntılı bir hava tahmini, 24 ya da 36 saatle sınırlı olur. Daha sonraki bir iki gün konusundaki beklentilerse, genel olarak belirtilir. Günümüzde çok büyük bilgisayarlar, karmaşık atmosfer modellerini inceleyebilmektedir. Bunlarla, hava tahmini yöntemlerinin beş, belki de sekiz gün ileriye uzanacağı sanılmaktadır. Ne var ki, en son sınır sekiz gündür ve daha uzun dönemler için tahminlerde bulunmak, ancak yeni yöntemlerin geliştirilmesiyle gerçekleşebilecektir.

    Uzun vadeli hava tahmini: Uzun vadeli hava tahminleri için istatistik ve örnekseme yöntemleri kullanmak gerekir. Genellikle 30 günlük bir dönemi kapsayan bu tür tahminler, beklenilen hava durumu konusunda ancak genel bir fikir verebilir. Bu tahminlerden, belirli bir gün havanın nasıl olacağı çıkarılmaz. Kullanılan yöntem, belirli bir süre (genellikle bir ay) boyunca elde edilebilen bütün verileri toplamak, bu süre içinde görülen yüzey basıncı ve sıcaklık değişmelerini belirlemek, sonra da kayıtları bulunan geçmiş yıllar içinde, yani 100 yıllık bir süre içinde, buna benzer değişme biçimleri aramaktır. Söz konusu ay içinde ve daha öncekilerde görülen hava olayları da göz önüne alınır. Bu yöntemin içerdiği başlıca güçlük, hava olaylarının hiç bir zaman tam anlamıyla yinelenmemesi, 100 yıllık bir süre içinde bile gerçek benzerlikler bulunmamasıdır. Bu yüzden, belli bir uzlaşmaya gitmek zorunlu olur. Kusursuz bir Örneksemenin yapılabilmesi için, yalnızca hava olaylarının değil, dünyanın her yanında yer yüzeyinin fiziksel durumunun da aynı olması gerekir.
    Özellikle deniz yüzeyinin sıcaklığında ya da tropikal bölgelerdeki bitki örtüsünde ortaya çıkan değişiklikler, atmosfere giren ısı tutarını, dolayısıyle de hava sistemlerinin evrimini, önemli ölçüde etkiler.

    İklimbilim:îklimbilim, atmosferin on ya da yüz yıl gibi uzun süreler boyunca gösterdiği ortalama hareketlerle ilgilenir. Belirli bir bölgede, sözgelimi bir köprünün ya da bir petrol kuyusunun yapım yerinde görülecek sıcaklık, rüzgar ve yağışların tahmin edilmesi, bu bilimin alanına girer. Uzun vadeli planlar yapılacağı zaman, yalnızca kısa süre önce görülen hava koşullarına bakarak tahminde bulunmak, geçerli bir yöntem değildir. Hem ortalama) hem de uç koşulları göz önüne akması gereken mimarlar, iklim
    bilim verilerine başvururlar. Avrupa ve Kuzey Amerika'nın büyük bir bölümünde, XIX. yüzyıl boyunca yapılan oldukça ayrıntılı gözlemlerden elde edilmiş istatistikler vardır. Daha önceki zamanların ye başka bölgelerin iklimini tanıyabilmek içinse, tarihten, arkeolojiden, bitkibilimden, buzulbilimden ve bazı eski yazılarda bulunabilen kuraklık, sel gibi doğal yıkımlarla ilgili bilgilerden yararlanılır.
    İklimbilimciler, gelecek konusunda tahmin yapabilmek için, uzun dönemler boyunca süregelmiş belli hava koşulları konusunda bilgi toplamaya çalışırlar. Ne var ki, 2030 yıl önce ortaya çıkan iklim değişikliklerinin son birkaç yüzyılda görülenlerden daha büyük olmadığı ve iklimbilim verilerine dayanılarak önümüzdeki kış ya da yazın, geçen kış ya da yazdan daha soğuk ya da sıcak olacağı konusunda anlamlı tahminler yapmanın olanaksız olduğu anlaşılmıştır. Uzun dönemlerde havanın göstereceği değişiklikler konusunda tahmin yapmak da güçtür. Geçmiş bir milyon yıl içinde yeryüzü, birbiri ardından buzul ve buzullararası dönemlerden geçmiştir. İçinde bulunduğumuz buzullararası dönem, aşağı yukarı 10 000 yıl sürmüştür ve bu süre, daha önceki buzullararası dönemlerin tahmini süresine eşittir. Bununla birlikte, günümüzde yeni bir buzul çağının geleceğini belirten hiç bir gösterge yoktur. Kuzey ve Güney kutuplarındaki buzlar, bazen bulundukları yarıkürenin sınırlı bölgeleri içinde güneye ya da kuzeye kayar; ama bu kaymalar, kutup bölgesinin öteki kesimlerinde, nispeten sıcak dönemlerle dengelenir.
    Hava durumu ile çeşitli meteoroloji dışı etkenler arasında bağlantı kurulmaya da çalışılır. Hava olaylarının çok değişken olması, sınırlı zaman süreleri içinde, hava durumu ile haftanın belli bir günü gibi etkenler arasında, istatistik açıdan önemli görünen ilişkilerin kurulmasını sağlar. Ama süre genişletilince ya da başka bir dönem incelenince, söz konusu bağlantıların geçersiz olduğu anlaşılır


    Kaynak http://www.nuveforum.net/1104-genel-ara…ksel-betimleme/

    Merhabalar

    Bilmiyorum hava çok kararsız. Farklı yorumlar söz konusu tabi. Fakat Dmi bile tahmininde geçikti ve halen sıcaklıklar konusunda emin değil. Modellerde soğuma gözükyor. Fakar yağış girecek mi belli değil. Son zamanları en kararsız havası diyebilirim

    Saygılar
    orkunb

    Merhabalar

    Morale ihtiyacımız olan bu dönemde bu bayram çok iyi gelecektir. Bazı kesimler bu bayramı göbek atılacak çallgı veçengili düğünlerle karıştırıyor. Umursamayın asın bayrağınızı çıkın sokağa.....

    Sen Rahat uyu Atam bizburdayız

    Kahrolsun Pkk

    Saygılar