Beiträge von sparus

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    ATMOSFERİN YAPISI VE BİLEŞİMİ:
    Dünyayı çepeçevre saran renksiz hava denizine atmosfer adı verilir. Atmosfer, genel akımlar ve bu genel akımlardan sapmalarla karekterize edilir. Bazı rüzgarlar, okyanuslardaki akımlar gibi belirli ve devamlıdır; diğerleri ise bazı anların uçuşu gibi değişkendir.

    ATMOSFERİN BİLEŞİMİ :
    Atmosfer çeşitli gazların fiziksel karıyımından meydana gelmektedir. Deniz seviyesindeki kuro hava, yaklaşık olarak, °/0 21 oksijen, °/o 78 Iditrojen (Azot) ve °/ 1 Argon ihtiva eder. Diğer gazlar, yani karbondioksit, helyum, kripton ve neon çok az ve degişik miktarda bulunurlar. Pek çok bilim adamının inancı odur ki, atmosferi içinde serbest oksijen bulunantek gezegen dünyadır. Miktarı değişken ve nisbeten çok az olmakla beraber, atmosferde başka bir unsur daha vardır ki, meteorolojide önemi çok büyüktür; SU BUHARI. Bir su molekülünün ağırlığı. kuru hava molekül ağırlığının yaklaşık olarak 5/8 i kadardır. Havada su buharı bulunmasaydı "hava durumu" adı altında sıralayabileceğimiz olay sayısı pek az olurdu. Bizi güneşten koroyan bulut örtüsü ve insanlarla hayvanların beslenme kaynağı oları bitkileri sulayacak yağmur olmazdı. Şimdiki şekliyle hayat yeryüzünde varlığını sürdüremezdi.
    Atmosfer içindeki su buharı miktan, enlem ve irtifaya göre değişir, yüksek enlem ve yüksek irtifalarda çok azdır. Her ne kadar pratikte bütün su buharı 25.000 feet'lik seviyenin altında toplanmış ise de, asgari 250.000 feet'e kadar olan seviyelerde, içinde kesinlikle hiç su bulunmayan tıavaya rastlanmamıştır.
    Toz, duman ve denizden havaya karışan tuzlar gibi katı zerrecikler, atmosferin alt kat larında bulunur. Boyutları, mikroskopik ölçüden çıplak gözle görulebilecek ölçüye kadar çok değişiktir. Bu zerrecikler. görüşü kısıtlar ve bazıier: da su buharının yogunlaşmasında çekirdek (tekâsüf zerrecikleri) rolü oynarlar.
    Hava hafif bir cisim olmakla beraber atmosferin ağırlığı çok fazladır. Ama, insan bu ağırlığı hissetmez; çünkü, vücudun içindeki hava ve sıvıların basıncı, dıştaki hava basınc· na karşı dengeyi sağlar. Atmosferin tüm yeryüzüne yaptığı basınç, 2116 lb/ftv yahut 14,7 Ib/inçkare'dir.
    Atmosferdeki türbülans~ bulutlar, sis, pus, yağmur ve kar gibi bazı unsur ve faaliyetlerin değerlendirilmesi, görmek ya da hissetmek suretiyle yapılabilir. Basınç. suhunet, rüzgar istikameti ve sürati, nisbi rutubet gibi olanları ise aletler aracılığı ile daha ivi ölçülebilir.

    ATMOSFERİN KATLARI :
    Meteorolojide dünyanın atmosferi, genel olarak iki esas bölüme ayrılır :
    · Alçak atmosfer
    · Yüksek atmosfer
    Alçak atmosfer, TROPOSFER diye adlandınlır. Troposferin kalınlığı zamana ve enleme göre değişir. Ortalama kalınlığı Ekvator üzerinde 54.000 feet. Kutuplarda 28.000 feet kadardır. Orta kuşaklarda, mevsimsi degişiklikler troposferin kalınlığını büyük ölçüde etkiler. Yaz mevsiminde daha kalın, kış mevsiminde ise incedir. Yeryüzü ve atmosferdeki ısı değişikliği nedeniyle, troposferin kalınlığı, gündüzden geceye ve mevsimden mevsime sürekli olarak değişmektedir. Bu mevsimlik ve günlük değişmelere rağmen orta kuşaklarda troposfer, ancak nadiren Ekvatordaki kadar kalın ya da Kutuplardaki kadar ince olur. 45° enleminde troposferin ortalama yiiksekliği yaklaşık olarak 35.000 feet'tir.
    Atmosferin katları içinde herhalde en istikrarsız olanı troposferdir. Bulut faaliyetlerinin ve gözle göriilebilir hava olaylannın en çok bulurıduğu bölüm burasıdır. Dünyadaki meteorolojik olayları meydana getiren bütün hava kitleleri, cepheler ve fırtınalar burada doğar.
    Birçok nedenlerle, meteorolojik olayların çogu, troposfer sınırları içinde yer almaktadır; şöyle ki :

    · Yüksek nisbette su buharı alçak atmosferde bulunur.
    · Yoğunlaşma zerrecikleri en çok troposferdedir.
    · Işının (radyasyon) yoluyla ısınma ve soğuma, yer seviyesinde maksimumdur. Troposfer içinde irtifa ile ortalama ısı düşmesi yaklaşık olarak 2°C/1.000 feet'tir. Bu ortalama ısı düşmesine "standart düşme orant (Standart Lapse Rate) denir. Isı düşmesinin önemli ölçüde degiştiği ırtifa, alçak atmosferi yiiksek atmosferden ayıran bölge yahut sınırdır. Bu hayali bölge TROPOPOZ olarak hilinir ve çoğu zaman ince ve kesin bir intikal bögesi olarak kabul edilir.
    Tropopozun ortalama irtifası enlemlere göre sistemli bir şekilde değişir; Ekvatorda yüksek, Kutuplarda daha alçaktır. 45° enleminde, iropopozun ortalama ısı derecesi -SS°C dır; kutuplarda tropopoz ısısı Ekvatordakine oranla daha sıcaktır (başlıca neden, troposferin kutuplarda çok daha ince olmasıdır)

    Unutmayınız ki, tropopoz sadece alçak atmosferle yüksek atmosfer arasındaki sınır bölgesidir; dolayısiyle yüksekliği troposferin kalınlığıyla beraber devamlı değişecektir. Troposferin üzerindeki atmosfer bölümü bazı kriterlere göre katlara ayrılmıştır ki, bu kriterler arasında en çok bilineni. ısı dağılımına göre olanıdır. Buna göre yüksek atmosferin katları şöyle sıralanabilir.

    Stratosfer :

    Troposferin hemen üzerindeki izotermal tabakadır. Tropopozdan yaklaşık olarak 80.000 feet'e kadar uzanır. Bileşimi troposferinki gibidir. Dikkati çeken özelliği, hulut ve türbülansın troposfere oranla az oluşudur; bununla beraber, stratosferin alt seviyesinde açık hava türbülansma rastlanır ve ara sıra "İnci Anası" diye adlandınlan sirüs tipi bulutlara rastlanır. Stratosfer terimi, tropopozdan başlayarak minimum ısı derecesinin bulunduğıı seviye olan 270.000 feet'e kadar devam eden atmosfer tabakası içinde kullanıla gelmiştir.

    Mezosfer

    :
    160.000 feet civarında oldukça yüksek bir maksimum ısıya sahip olan ve stratosferin tist sınırından başlayarak 270.000 feet'lere kadar uzanan atmosfer katına şimdi bu ad verilmektedir. Yoğun ozon nedeniyle bu katta önce yükselen ısı, yukarıya doğru çıkıldıkça ozonun azalması nedeniyle -100°F'a kadar düşer. Yeryüzündeki, şiddetli patlamalar gibi aşın yüksek sesler, mezosferdeki yüksek ısı tabakası tarafından geriye yansıtılır.

    Termosfer :
    Mezosferin üstündeki kat olup, giineşin ultraviyole ışınımının emilmesi nedeniyle ısı, irtifa ile beraber sürekli artar. Fazla miktarda iyonlaşmış atom, molekül ve serbest elektron bulunması nedeniyle atmosferin bu katı Qİyonosfer~ olarak da bilinir. 300 mil irtifada ısı 2200°F'a ulaşır.

    Egzosfer :
    Atmosferin en üst katını meydana getirir ve muhtemelen ternıosferin üst sınırı olan 300 milden baslar. Bu katta sesin yayılmasının imkansız olduğuna inanılr; çünkü, burada hava molekülleri son derece seyrektir; elips şekilli yörüngeler çizerler ve nadiren birbirleriyle çarpışırlar. En üst taraflarda yer çekiminin giderek azalması ve tamamen kaybolması nedeniyle bazı hava molekiilleri uzaya fırlayıp giderler.
    Kutuplarda göriilen tan olayları (şimal fecri gibi), atmosferin yeryi.izünden başlayarak 600 mil irtifalara kadar uzandığını ortaya koymaktadır.
    Fiziko - kimyasal açıdan bakıldığında atmosferde iki önemli tabaka görmek mümkündür.

    Ozonosfer :
    Yoğun miktarda ozon ihtiva eden ve 32.000feet ile 165.000 feet arasında yer alan tabakadır.

    İyonosfer
    :
    Yaklaşık olarak 19O.OO0 feet'ten başlayan ikinci önemli tabakadır.
    Yüksek atmosfer katlarını belirtmek amacıyla kullanılan, fakat kitabımızın kapsamı dışında kalan diğer birçok terimlerden bazıları şunlardır :


    · Keınosfer
    · Nötrosfer
    · Homosfer
    · Heterosfer

    Bazı bilim adamlarının son bin yılın en soğuk kışının yaşanacağı yolundaki açıklamalarına ilişkin haberler, herkesi şaşkına çevirirken, Prof. Dr. Orhan Şen’e, Gulf Stream’in ivme kaybetmesi olayını ve iddiaları sorduk…

    Şen haberlerin asparagas olduğunu söyledi ve ekledi;

    İşte, İTÜ Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen’in açıklamaları...


    GULF STREAM SICAK SU AKINTISI ETKİSİNİ YİTİRMEDİ

    Bin yılın en soğuk kışı haberi asparagas bir haber… Palavra demeyelim ama çok abartı bir haber… Meteorolojik verilerin kaydı en fazla 100–150 seneliktir. Bin yılın en soğuk kışı neye göre olacak? Bir defa bu noktayı tespit edelim. Ondan sonra bu haberin küresel ısınmayla bağlantısına bakalım. Bu habere baktığımız zaman Gulf Stream sıcak su akıntısı etkisini yitirmeye başladı. Yüzde 30 düşüş yaşandı gibi… Bu nedenden dolayı Avrupa buz altında kalacak. Çok soğuk olacak. Şimdi, Gulf Stream sıcak su akıntısının etkisini kaybetmesi, Avrupa’yı soğuk altına alır. Bu doğru… Ama Gulf Stream sıcak su akıntısı etkisini kaybetmedi ki! Bu durumda olayın küresel ısınma ile ne ilgisi var. Buna bakalım. Küresel ısınma da şu anda ortalama sıcaklık artısı 1.8 derece. Bu artışın 4–5 dereceye kadar çıkacağı tahmin ediliyor. Eğer önlem alınmaz ise…
    Böyle bir durumda 4-5 derecelik bir artışta kuzey kutbunda ki buzullar erimeye başlayacak. Erimeye başladı da, çok kuvvetli eriyecek. Karalar üzerinde buzullar var. Tatlı su… Yani denizden gelmiş bir buz değildir… Şimdi bunlar eridiği zaman kutup bölgesinde ki suyun kimyasını değiştirecektir. Nasıl kimyasını değiştirecek. Tatlı su girdiği vakit denize tuzlu suyun etkisi ortadan kalkacak. Bu nedenle Gulf Stream sıcak su akıntısı Meksika’dan doğup, İngiltere’nin batısından kuzeye kadar gidiyor. Atmosferde böyle bir değişiklik olduğunda tatlı su okyanusta aktığında, bunu aşağı doğru çekecek. Yani yüzeyde ki etkisini kaldıracak ve aşağıya dibe indirecek. İşte o zaman bu gerçekleşecek. Özetlersek, bazı bilim adamları diyor ki Gulf Stream sıcak su akıntısı etkisini kaybetti, onun için bu sene kış olacak. Geçen seneden bu seneye etkisini kaybetmez. Bu etki bizim tahminlerimiz göre 2050 yıllardan sonra yavaş yavaş başlayacak. Ama tek şart var. Bu çok önemli… Tek şart var o da küresel ısınma 4-5 dereceye çıkarsa…

    SOĞUKLARIN NEDENİ BAŞKA
    Avrupa’yı bu sene çetin kış şartları bekliyor. Türkiye’de de kış sert çıkacak. Ama bunun nedeni Gulf Stream sıcak su akıntısı etkisini kaybetmesi değil, başka nedenler var. Başka nedenler ne olabilir? Dünyada olan bazı büyük meteorolojik olaylar, dünyanın diğer bölgelerinde ki meteorolojik olayları değiştirir. Örneğin, Gulf Stream sıcak su akıntısı
    Batı Avrupa’nın iklimini değiştiriyorsa, kalıcı olarak değiştiriyorsa bazı olaylar var ki bunlarda bazı bölgelerde iklimin geçici olarak değişmesine neden oluyor. Öreğin bunlardan bir tanesi El Nino’dur (yaramaz çocuk). El Nino, Doğu Pasifik’te ki okyanus yüzeyi sıcaklığının artmasından meydana gelen, bir meteorolojik olaydır. Ve bu o bölgeden başlayarak, atmosferde bir takım değişikler meydana getirir. Yani sıcak olan yerler soğuk, soğuk olan yerler sıcak gibi bir döngü meydana getirir. Frekansları değiştirir. Bu değişiklik bütün dünyada meydana gelir. Ondan sonra ki gelen yıllar La Nino’lu (kız çocuk) yıllardır. Şimdi biz, La Nino’lu yılların ikinci yılındayız üçüncü yıla giriyoruz. Bu dönemlerde dünyanın bazı yerlerinde meteorolojik değişiklikler oluyor. Biz buna bağlıyoruz bunu… Yani, La Nino’lu bir yılın meydana getirmiş olduğu dalga hareketi… Bu dalga hareketinden dolayı da Avrupa’da sıcaklıklar düşecek. Dolayısıyla bizde de etkileri hissedilecek. Ama abartıldığı gibi bin yılın en soğuk kışı gibi değil belki son beş yıl içerisinde gördüğümüz soğuklardan biraz daha şiddetli olabilir. Bu da nerelerde olacak. Kuzey bölgelerinde, Marmara, Batı, Orta ve Doğu Karadeniz ile İç Anadolu’da etkili olacak. Ne kadar etkili olacak. Ortalama sıcaklıklarda, 1-1,5 derecelik düşüşler bekleniyor. Bu durum günlük sıcaklıklarda 5-6 derecelik oynamalara neden olabilir. Sıcaklıklar 0 altına düşebilir. Bu da kar yağışlarına neden olabilir.

    Belirli bir ülke, bölge veya merkezde, bir zaman dilimi içinde görülebilecek meteorolojik olayların gözlem ve analizlere dayanılarak subjektif veya objektif yöntemler kullanılarak önceden öngörülme çalışmaları hava tahmini olarak adlandırılır.
    Hava Tahmini Üç Aşamalıdır:
    Gözlemler

    Yer Gözlemleri

    Meteorolojide SİNOPTİK ve KLİMATOLOJİK olmak üzere iki çeşit yer gözlemi yapılmaktadır. Hava tahmininde kullanılan gözlemler sinoptik gözlemlerdir. Sinoptik gözlemler bütün dünyada meteoroloji istasyonlarında GMT saatine göre aynı anda yapılır. Bu saate göre, İngiltere'deki Grinwich'ten geçen boylam derecesi başlangıç kabul edilir ve bu başlangıç boylamında 12.00 GMT'de yapılan bir sinoptik rasat mahalli olarak Türkiye'de öğleden sonra 15.00'de, Hindistan'da akşam 18.00'de, Avustralya'da gece 22.00'de ve Orta Amerika'da ise sabah 05.00'de yapılır. Bu gözlemlerin hepsi de 12.00 GMT gözlemi olarak isimlendirilir.
    Sinoptik gözlemler GMT saati ile ve üçer saatlik aralıklarla günde 8 defa yapılır. 00.00, 06.00, 12,00, 18.00 GMT'de yapılan gözlemler Ana Sinoptik; 03.00, 09.00, 15.00, 21.00 GMT'de yapılan gözlemler de Ara Sinoptik Gözlem olarak isimlendirilir.
    Sinoptik istasyon bir havaalanında bulunuyorsa, burada ayrıca havacılıkla ilgili olarak METAR veya AERO gözlemleri de yapılır.

    Yer gözlemlerinde;

    [list]
    [*]Rüzgar yönü, hızı ve hamlesi
    [*]Hava sıcaklığı
    [*]İşba sıcaklığı, ıslak termometre sıcaklığı, nisbi nem ve subuharı basıncı,
    [*]Toprak üstü minimum sıcaklığı
    [*]Hava basıncı; aktüel basınç, deniz seviyesine indirgenmiş basınç ve tandans durumu ile miktarı.
    [*]Hava hadiseleri; halihazır ve geçmiş hava
    [*]Yatay görüş uzaklığı
    [*]Bulutluluk; kapalılık miktarları, cinsleri ve taban yükseklikleri
    [*]Yerin hali, toplam ve taze kar kalınlığı
    [*]Günlük buharlaşma, güneşlenme ve radyasyon miktarları
    [*]Yağış miktarı ve günlük toplam yağış miktarı
    [*]Denizin hali ve denize doğrü görüş uzaklığı
    [*]Deniz suyu sıcaklığı Ölçülen bu değerler kodlanarak milli meteoroloji merkezlerine buradan da uluslararası toplama merkezlerine gönderilir. Uluslararası merkezde toplanan bilgiler tekrar bütün ülkelere dağıtılır.
    Gemi Gözlemleri

    Yer gözlem istasyonlarında ölçülen meteorolojik olaylar ve elemanlar gemilerde yapılan gözlemlerde de ölçülür. Tek fark gemilerin hareketli olmalarıdır. Ölçülen değerler geminin bulunduğu yerin enlem ve boylamı ile birlikte bildirilir.
    Yüksek Hava Gözlemleri

    Atmosferin üst tabakaları için gözlem yapan istasyonlarda radyo vericili gözlem aleti, hidrojen veya benzeri hafiflikte gazla doldurulmuş bir balona bağlanarak atmosfere bırakılır. Bu balonlarla 30-40 km yüksekliğe kadar çıkabilen ölçüm cihazı; Belirli basınç seviyelerinin yüksekliğini, Bu seviyelerdeki sıcaklık ve nemi, Rüzgar yön ve şiddetini; Ölçerek radyo sinyalleri ile yer istasyonuna gönderir. Bu işlem 00:00 ve 12:00 UTC’de olmak üzere günde iki kez tekrarlanır. Türkiye'de 7 ve dünyada 1000 meteoroloji istasyonu tarafından yapılmaktadır.
    Radar Bilgileri


    Meteorolojide radar 2 türlü kullanılır:
    [list=1]
    [*]Uyarı: Kuvvetli yer rüzgarları, fırtınalar, microburst-macroburst, rüzgar shearleri, türbülans, hortum, şiddetli yağış, gibi hadiselerin yerlerinin ve şiddetlerinin tesbiti
    [*]Kısa vadeli tahmin: Rüzgar alanlarının ve bunların vektörel bileşenleri, yağış tahmini, cephe konumu, hamle, fırtına tahminleri. Uydu Görüntüleri

    Uydular sensörleri vasıtasıyla kaydettikleri verileri belirli aralıklarla yer istasyonlarına göndererek, hava olaylarının küresel olarak incelenmesini kolaylaştırırlar.
    İlk meteoroloji uydusu 1960 yılında yörüngeye fırlatılmıştır. İki türlü meteoroloji uydusu vardır:
    Sabit yörüngeli uydular:

    Ekvator üzerinde 36.000 km yükseklikte bir yörüngede bulunup, dünyanın dönüş hızıyla aynı hıza sahip bulunduğundan dünya ilegöreceli olarak aynı konumda kalmaktadır. Sabit yörüngeli uydular bulunduğu yerde dünyanın görüntüsünü yaklaşık olarak 4-5 km çözünürlükte, kuzey ve güney yarım kürelerinde 65 enlem dereceleri arasında alırlar.
    Kutupsal yörüngeli uydular:

    Yaklaşık olarak 850 km yüksekliktedir. Güneşe göreceli olarak sabit bir pozisyonda bulunmaktadırlar ve sürekli olarak ekvator üzerinden yerel saatle aynı zamanda geçmektedirler. Kutupsal yörüngeli uydular dünya üzerindeki dönüşlerini 1 saat 42 dakikada tamamlamakta ve dünya üzerindeki herhangi bir noktadan 12 saatte bir geçmektedir. Sabit ve kutupsal yörüngeli uydular ile dünya üzerindeki herhangi bir noktanın 6 saatlik aralıklarla günde 4 defa görüntüsü alınabilmektedir.
    Otomatik Gözlem İstasyonları

    Normal meteoroloji istasyonlarında yapılan ölçümlerin tamamı, otomatik olarak ölçülüp kodlanarak, hata oranı en aza indirilmiş halde ilgili yerlere iletilir.
    Analiz

    Toplanan gözlem verileri yer haritasına işlendikten sonra eşbasınç eğrileri oluşturulur. Alçak ve yüksek basınç alanları tesbit edilir. İki farklı hava kütlesini birbirinden ayıran hattı temsil eden cepheler analiz edilir.
    Cepheleriyle birlikte analiz edilmiş haritalardaki hava kütlelerinin yerleri uydu resimleri, prognostik haritaları ve radar bilgileri ile karşılaştırılır.
    Yapılan bütün analizler; atmosferin durumunu gösteren değişkenlerin (sıcaklık, rüzgar, nem ve basınç) zamana ve yere bağlı değişimlerini ifade eden denklemlerin (hareket, termodinamik, süreklilik, hidrostatik eşitlik) matematik çözümleri yapılarak gelecekteki durumunu tahmin etme işlemi olan sayısal hava tahmini ile de mukayese edilir.
    Tahmin

    Yapılan bütün analizler son defa bütün uzman ve tecrübeli personelin katıldığı brifingde tekrar değerlendirilir. Hava kütlelerinin; tahmini yapılacak sahayı etkilemesi beklenen süre ve şiddeti hakkında son kararlar verilerek hava tahmin raporları oluşturulur.
    Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nde Hazırlanan Raporlar:
    Türkiye'de Hava: Sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde üç defa tüm Türkiye için hazırlanır.
    Sabah Hava Tahmin Raporu:Sabahtan akşama kadar tüm yurtta hava durumu, bazı illerde ölçülen en düşük hava sıcaklıkları ile o gün beklenen hava durumu ve en yüksek hava sıcaklıkları, Van Gölü'nde hava, denizlerimizde hava bilgileri bulunur. Periyodu 12 saattir. Her sabah 07:00'da hazırlanır.
    Öğle Hava Tahmin Raporu:Tüm yurtta hava durumu ile bazı illerde o gün beklenen hava durumu ve en yüksek hava sıcaklıkları, son 24 saatte ölçülen yağış miktarları, Yaz mevsiminde deniz suyu sıcaklıkları, kış mevsiminde kar kalınlıkları, denizlerimizde hava bilgileri bulunur. Periyode 24 saattir. Her öğle 12:00'de hazırlanır.
    Akşam Hava Tahmin Raporu:Tüm yurtta hava durumu ile bazı illerde o gece beklenen hava durumu ve en düşük hava sıcaklıkları, bazı illerde o gün ölçülen en yüksek hava sıcaklıkları, Van Gölü'nde hava bilgileri bulunur. Periyodu 24 saattir. Her akşam 18:00'de hazırlanır.
    TV Bölgeler Hava Raporu: Coğrafi bölgelerimizin hava durumları ile bütün illerin gece en düşük ve bir sonraki gün en yüksek hava sıcaklık tahminleri yanında yurtdışından 53 merkezin hava durumu ve en yüksek hava sıcaklığı tahminleri bulunur. Periyodu 24 saattir. Her gün 18:00'de hazırlanır.
    Basın Raporu:Coğrafi bölgelerimizin hava durumları ile bütün illerin gece en düşük ve bir sonraki gün en yüksek hava sıcaklık tahminleri yanında yurtdışından 53 merkezin hava durumu ve en yüksek hava sıcaklığı tahminleri, denizlerimizde rüzgar, varsa ölçülen kar kalınlıkları bulunur. Periyodu 24 saattir. Her gün saat 10:00'da hazırlanır.
    Haftalık Hava Tahmin Raporu:Tüm yurtta bir hafta boyunca beklenen hava durumu gün gün harita üzerinde ve yazılı olarak anlatılır. Her gün Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanır.
    3 Günlük Rüzgar Tahmini:Tüm yurtta önümüzdeki 3 gün boyunca beklenen rüzgar yön ve hız tahminleri gün gün harita üzerinde anlatılır. Her gün Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanır.
    Deniz Tahmin Raporu:Tüm denizlerimize ait hava durumu, rüzgar yön ve hızı, dalga yüksekliği bilgileri bulunur. Her gün 06:00 ve 18:00'de olmak üzer iki defa Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanır.
    Denizlerimizde 3 Günlük Hava:Tüm denizlerimize ait hava durumu, rüzgar yön ve hızı, dalga yüksekliği bilgileri gün gün harita üzerinde anlatılır. Her gün hazırlanır.
    Meteorolojik İhbar:Önemli meteorolojik olaylar öncesinde tüm yurt için ya da bölgesel olarak hazırlanır. Tüm yurda ve tedbir almaları için ilgililere iletilir.
    Bu raporların haricinde analiz merkezinde her gün 50'ye yakın değişik amaçlar için değişik formatlarda raporlar hazırlanır ve ilgili yerlere bildirilir

    en yüksek sıcaklık 2008’de görüldü, en yüksek kar 1934’te yağdı.
    Isparta Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün 1929 yılından günümüze uzanan meteorolojik değer çalışması, şaşırtıcı bilgileri ortaya koydu. Buna göre, Isparta’da en yüksek sıcaklık 6 Ağustos 2008 yılında görüldü. Kuraklığın çiftçiyi vurduğu o yıl sıcaklık 41 derece olarak ölçüldü. Isparta’da en düşük sıcaklık 3 Şubat 1974 yılında yaşandı. Isparta’da sıcaklık o gece -21 derece olarak saptandı.
    RÜZGARIN HIZI SAATTE 110 KM HIZA ULAŞTI
    Kentin en çok yağış aldığı tarih 4 Ocak 1953. O tarihte m2’ye tam 108 kilo yağış düştü. Rüzgarın en şiddetli estiği tarih ise 12 Ocak 1968. Meteoroloji uzmanları, o gün esen rüzgarın hızını 110.5 km olarak hesapladı.
    85 CM KAR BİRİKTİ
    Isparta’da kar yağışının en yüksek görüldüğü tarih 14 Şubat 1934. O gün yağan karın yüksekliği 85 santim olarak ölçüldü. Isparta’nın yıllık ortama sıcaklığı 12 derece. Ortalama nem oranı yüzde 61. Havanın ortalama 122 gün açık olduğu ilde, halkın güneşlenme süresi 7.5 saat. Isparta’ya düşen yıllık yağış miktarı ise yıllık 643 mm olan Türkiye ortalamasının altında. Isparta’nın ortalama yıllık yağış miktarı 499 mm .