Beiträge von sparus
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Merhabalar
Orkun Necioğu
29 Yaşındayım
Üniversite
Mesleğim: Su ürünleri Mühendisi ,özel bir firmada balık üzürine satınalma uzmanlığı yapıyorum
Meteoroloji bilgim 10 üzerinden 4-5 arası
Daha önce bir sitede görev almadım sadece kendi sitemi yönetiyorum
Birşeyler öğrenmek ve sizlerle birlikte bu forumda yer almaktan mutluluk duyarım.
Saygılarımla
Orkun Necioğlu
-
Kar gözüktü ama sıcaklıklar sınırda gene
-
Bence zamana ihtiyaç var biraz ama olacaktır.
-
-
Hatta altına iner gibi
-
Abrolos : Brezilya'da, St. Thome ve Frio Burunları arasında, Mayıs ve Ağustos ayları arasında gözlenen şiddetli fırtına.
Adveksiyon : Havanın hareketi (rüzgar) sonucunda, atmosfer içindeki herhangi bir özelliğin yatay taşınımı. Örneğin; sıcaklık ve nem adveksiyonu gibi. En basit anlatımıyla, yatay olarak ısının bir bölgeden bir bölgeye taşınmasıdır
Afos : Alan İşlemleri ve Hizmetleri Otomasyonunun kısaltması (Automation of Field Operations and Services). Bu otomasyon, Ulusal Hava Servisi birimlerini, hava veri iletişimini sağlamak amacıyla birbirine bağlayan bir bilgisayar sistemidir.
Akdeniz Batılısı
Akdeniz üzerinde esen batılı rüzgarlara verilen yerel bir isim.Akı
Radyasyon, ısı ve ışık gibi özelliklerin, bir yüzeyin birim alanından geçen veya akan miktarıAktinometre
Güneş radyasyonlarını ölçen alet. Bu aletin yazıcılı yani kaydedicili olanına da Aktinograf adı verilir.Alçak Basınç (Depresyon)
Alçak Yağış ve şiddetli rüzgarın eşlik ettiği esasta alçalan hava bölgesi. Alçak basınç kötü hava sistemidir, bununla beraber cephesiz eski alçak basınç çok kötü hava koşulu oluşturmayabilir.Altimetre
Basınç yerine yüksekliği göstermek üzere düzenlenmiş aneroit barometre. Üzeri eşit aralıklarla bölünmüş bu barometrede "sıfır" uçuşun başladığı yüksekliğe ayarlanmıştır. Yazıcı tipine ise "altigraph" adı verilir. Meteorolojistler tarafından altimetre, deniz seviyesi basıncına göre yüksekti ölçmede kullanılmaktadır.Altokümülüs
Uluslararası bulut sınıflandırmasında, B ailesi içinde bir orta bulut türü. Beyaz yada gri renkte, tabaka veya parça şeklinde olabilen gölgeli bulutlardır. Kenarları ince ve geçirgendir. Birkaç farklı seviyede birden gözlenebilir. Altostratus bulutu gün içinde değişerek altocumulus şekline dönüşebilir ve bu gün boyunca devam edebilir. Çoğunlukla genel görünüşü lif lif ve dağınık olmalarıdır. Orta enlemlerde bulut tabanı 8 000-18 000 feet arasındadır. Yün demeti şeklindeki görüntülerinden dolayı bazen cirrocumulus bulutlarıyla karıştırılır ama onlardan farkı kütlelerinin büyük olması ve gölgesinin olmasıdır. Bu bulut tipinin altocumulus castellanus veya altocumulus lenticularis, cumulogenitus, floccus, opacus, translucidus, undulatus ve Virga gibi alt tipleri vardır.Altokümülüs

Antisiklon veya Yüksek
Berraklaşan gökyüzü ve uzaklaşan yüzey rüzgârlarıyla esas olarak çöken hava sahası.Bahar Gündönümü
Kuzey Yarımkürede ilkbahar, Güney Yarımkürede sonbahar mevsiminde hemen hemen gece ve gündüzün birbirine eşit olduğu zaman. Kuzey Yarımküre için 20 Mart civarı gece ve gündüz birbirine eşit olur. Sonbahar gündönümünde ise 20 Eylül civarı ikinci kere gece ve gündüz süresi eşitlenir.Bar Basınç birimi.
Ortalama deniz seviyesinden 100 m. yukarıdaki ortalama atmosfer basıncına eşittir. Standart atmosfer basıncı ise 760 mm.dir (1013.3 Mb.). Milibar ise barın binde biri değerindedir.Baroklinik
Atmosfer içerisinde basınç yüzeyleri ile yoğunluk yüzeylerinin birbirleriyle kesişmeleri. En fazla kullanılan anlamıyla, kontur(eş yükseklik eğrisi) ve izotermlerin(eş sıcaklık eğrisi) birbirini kesmesi yani adveksiyonun var olduğu durumdur.Basınç Altimetresi
Basınç birimi yerine feet olarak yükseklik göstermeye ayarlanmış aneroid barometredir. Doğru altimetre ayarları kullanıldığında standart atmosfer değerleri sağlıklı olarak elde edilir.Basınç Eğimi
Basıncın zamana bağlı düşüşünün (yani basıncın değişim grafiğinin eğiminin) nicelik sınıflandırması aşağıda gösterilmektedir.
Büyük düşüş
(veya yükseliş) 3 saatte 8-10 milibar (mb) veya
daha fazla
Hızlı düşüş
(veya yükseliş) 3 saatte 6-8 milibar (mb)
Orta düşüş
(veya yükseliş) 3 saatte 3-6 milibar (mb) arasında
Yavaş düşüş
(veya yükseliş) 3 saatte 3 milibar (mb) daha azEğimin, sadece geçici küçük bir değişim olmayıp, gerçek bir değişim trendi olarak kendini göstermesine olanak sağlamak için üç saatlik bir zaman aralığı alınmıştır.
Belat
Arabistan'ın güney kıyılarında esen ve iç kesimlerdeki çöllerden kıyılara kum taşıyan kuvvetli kuzey ve kuzeybatılı rüzgarlardır.Bellot Rüzgarları
Kanada Arktik bölgesinde esen rüzgar.Bulut Örtüsü
Görüntü alanına giren gökyüzünün sekizde biri ölçek alınarak ölçümlendirilir. Bizim kullanımımızda bu terim, gözlemlerin yapıldığı bölgeyi etkilemesi olanaklı olan bulut örtüsü anlamına daha yakındır. Örneğin bir ilerleyen cepheden cirrus ve altostratuslarla dolu bir batı gökyüzü yarı, yani sekizde dört kadar kapalı bir gökyüzünü ifade eder, ama ufuktaki tanımlanamayan ve hızla yaklaşmayacağı apaçık olan bulutlar da olmasa tamamen açık, temiz olacak bir gökyüzünün herhangi bir oranda bulutla kapalı kabul edilmesi gereksizdirBora
Adriyatik Denizinin doğu kıyılarında dağlardan aşağı doğru esen, kuru, soğuk ve zaman zaman hasarlara neden olan kuzey doğulu rüzgar. Genellikle kış mevsiminde, Orta Avrupa ile Balkanlar üzerinde yüksek basınç, Akdeniz üzerinde ise alçak basınç merkezi olduğu sinoptik modellerde görülür.Boran
Amerikan tipisine benzeyen, Sibirya ortalarında ve Güney Rusya'da yaşanan kuvvetli kuzeyli fırtınalar. Fırtınanın esas etkisi geniş düzlüklerde görülür. Yerde ince bir tabaka halinde bulunan karı yerden kaldıran fırtına görüşü sıfıra indirerek, görmeyi olanaksız kılar. Öldürücü bir soğuk fırtınaya eşlik eder ve ortamı yaşanmaz hale getirir.Boyun
İki yüksek ve iki alçak arasında durgun basınç bölgesi.Devam edecek...
Kaynak : Miktat Kadıoğlı
Tubitak-Bilim ve Teknik Dergisi [hr]
Castellanus
Normal olarak dış kısımlarında cumuluform bulut kulelerinin geliştiği altostratus bulutları dizileri. Birkaç saat içinde gökgürlemeli fırtınanın habercisidir.Cirit Boşalım
Doğrudan ve sürekli olarak buluttan yere doğru boşalan, zayıf ve negatif yüklü enerji.Curuf Buz
Hava sıcaklığı donma noktasına ulaşmadığı halde, aşırı soğumuş haldeki akan veya durgun su tabanlarında kar kütlesine benzeyen, ince uzun kristaller halinde veya küçük tabakalar halindeki buz. Bu tür buz oluşumları zaman zaman boruları tıkadığından barajlarda büyük hasarlara veya kanaletlerde su taşkınlarına neden olurlar.Çan Eğrisi Hareket
Kasırganın kendi normal güzergahı olan batılı yönden ayrılarak önce kutuplara doğru yönelmesi sonra da doğuya hareketiyle ortaya çıkan çan eğrisi şeklindeki hareketi.Çatal Şimşek
Şimşeğin ana kanalının yan taraflarından çıkan ışıklı çatalların oluşturduğu şimşek. Bu çatalların oluşmasındaki neden, ana kanalın etrafındaki (+) veya ( - ) yüklü elektrik iyonlarının birbirine karşı üstünlük taşımasıdır.Çekirdek
Meteorolojide, atmosferik nemin üzerinde yoğunlaştığı herhangi bir yapıdaki parçacık. Bu parçacıkların bir kısmı sülfür oksit veya azot gibi higroskopik gazlar içerirken, bazıları da organik veya inorganik toz parçacıklarından oluşur. Çekirdekler, toz fırtınaları, volkanik püskürmeler, tuzlu deniz suyu serpintisi ve yanma gibi işlemler sonucunda atmosfere karışırlar.Çekirdeklenme
Meteorolojide, su buharından sıvı suya veya sıvı sudan buza dönüşüm aşamasının başlaması durumu. Yoğunlaşmanın merkezlerinde, iyon ve diğer parçacıkların hareketi.Çiğkuşağı
Güneş ışınlarının çiğ damlalarında kırılması ve yansıması sonucunda yerde oluşan hiperbol şekilli renkli kuşak.Çökme
Genellikle antisiklonlarda görülen havanın aşağıya doğru olan hareketi. Çökme olayı, atmosferin aşağı tabakalarında yatay harekette diverjans görülen geniş bir sahada gözlenir. Basınç yükselişi görülen bölgelerde çökme olayı kaçınılmazdır. Havanın aşağıya doğru yavaş çöküşü sırasında sıkışan hava kuru adyabat oranında ısınır, termal yapısı değişir ve daha da kararlı bir yapıya bürünür. Geniş bir alanı kaplayan ve hareketi engellenmiş yüksek basınç alanlarında çökme olayı oldukça belirgindir. Çökmenin olduğu alanlarda yerde eğer sis ve kirlilik varsa bu olayların etkisi bir kat daha artar.Çözülme
Yüksek atmosferde, ultraviyole radyasyonunun da etkisiyle, atmosferik moleküllerin atom bileşenlerine ayrışması. Bir molekülün çözülmesini sağlamak için gerekli olan en az enerji, o molekülün "ayrışma enerjisidir". Atmosferde ayrışma genellikle oksijen gazında ve 80 km'den daha yukarı seviyelerde gerçekleşir.Dağ Rüzgar Sistemi
Dağlık alanlarda, dağ ve düzlük, dağ ve vadi, vadi boyunca, vadiye çapraz olarak veya eğim rüzgarları gibi günlük sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan rüzgarların genel oluşum sistemi için kullanılan terim.Dağılma
Havada asılı halde duran küçük parçacıkların üzerine gelen radyasyonun tüm yönlere dağılması işlemi. Dağılma işlemi, atmosferin mavi rengi almasında, gökkuşağının oluşmasında veya günbatımında gökyüzünün portakal rengini almasındaki temel nedendir. Bu parçacıklar aynı zamanda radarla yapılan işlerde, radardan gönderilen veya geri dönen radyo dalgalarının az da olsa yönlerinin değişmesine neden olmaktadır. Dağılma işlemi, aynı zamanda gelen radyasyonun şiddetinin azalmasına da neden olmaktadır.Dağınık Gökyüzü Radyasyonu
Doğrudan gelen güneş ışınlarının yer tarafından emilmesinden ayrı olarak, atmosfer tarafından yansıtılan güneş radyasyonun yer tarafından emilmesi. Yerküre, yıl boyunca emdiği toplam kalorinin 36 birimini doğrudan güneş radyan enerjisinden, 26 birimini ise atmosferden dağınık olarak yansıyan radyasyondan sağlar.Dalga Siklon
Bir cephe sisteminin önünde oluşan ve cepheyle beraber cephenin önünde hareket eden siklona verilen isim. Siklonun merkezi civarındaki sirkülasyon, cephesel sistemin, cephesel dalganın deforme olmasına, bozulmasına neden olur. Göçmen siklon veya göçmen alçak olarak ta isimlendirilir.Dalga Yansısı
Bir radar sinyalinin dalga geliş yönünün tam zıttı yani 180 ° olarak geri yansıtılması. Bu kavram aynı zamanda radyan enerjinin yeryüzüne ulaşmadan geriye yansıtılmasını açıklamak için de kullanılır.Deniz Seviyesi
Meteorolojide sık kullanılan bu terimden aslında anlaşılması gereken şey ortalama deniz seviyesidir. Deniz seviyesi, uzun yıllar boyunca yapılan ölçümler sonucunda elde edilen aktüel deniz suyu yüzeyinin ortalama yüksekliğidir. Ortalama deniz seviyesi yüksekliği, bu seviyeden yukarıda veya aşağıda olan yerlerin bu seviyeye göre yükseltisini belirtmek için kullanılır. Gerçek deniz seviyesi, dalgalar, ölü dalgalar, gelgitler ve değişen statik atmosfer basıncı nedeniyle sürekli olarak değişmektedir. Bu nedenle ortalama deniz seviyesi yüksekliğinin elde edilebilmesi için uzun yıllar ölçümü gerekmektedir. Genellikle ortalama okyanus seviyesi, okyanus su sıcaklığının derinlemesine ısınması veya soğumasıyla yayılma veya daralma nedeniyle; veya buz adacıkları ile buzulların erimesiyle değişiklik göstermektedir. Lokal olarak ise su tabanında olabilecek bir çökme veya yükselme ile kıyıların kaybolması veya daha fazlasının ortaya çıkarak seviyeyi değiştirmesi mümkündür.Deniz Şafağı
Deniz veya okyanuslarda dolaşan gemilerin parlak yıldızları yol belirlemede referans olarak kullanabildikleri ve ufuğun belirgin olduğu zaman. Deniz şafağı, güneş merkezinin ufuktan 12 derece daha aşağıda olduğu zaman son bulur. Bu durumda ufuğun gözle görülmesi ve yıldızların izlenmesi zorlaşırDensus
Yüksekliği ve kalınlığından dolayı rasatçı tarafından tam olarak tanımlanamayan ve diğer tür orta ve alçak bulut türleriyle karıştırılan cirrus bulutu.Dereko
Çok uzun yol kat edebilen, hızlı hareketli, yaygın ve yoğun oraj hattı. Yüzlerce mil boyunca esen doğrusal ve hasar yaratan rüzgarlarıyla tanımlanır. İspanyol kökenli bir kelimedir.Doğru ve Ters Dönme
Rüzgâr yönünü saat yönünde değiştirdiğinde doğru dönme (kısaca "doğru") ve ters saat yönünde değiştirdiğinde ters dönme (kısaca "ters") adı verilir.Don
Meydana gelmesi için soğuk hava ve açık gökyüzü gereklidir. İlk önce çukur ve rüzgârdan korunmuş, nispeten alçak bölgelerde oluşur. Evvela toprak sıcaklığı donma noktasının altına iner (toprak donu). Eğer soğuma devam ederse soğuk giderek zeminin üzerindeki hava tabakası içine yayılır (hava donması). Eğer bir don hafif bir rüzgârla birlikte olursa o zaman şiddetli don olması muhtemeldir.[hr]
Eğik Rüyet
Ufka doğru eğimli görüş hattı boyunca, belli bir referans noktasının çıplak gözle görülebileceği ve tanımlanabileceği en uzak görüş uzaklığıdır.Eğimli Çizgisel Yağış (Fallstreaks)
Yüksek bulutlardan -çoğunlukla cirrus'lerden- kaynaklanan üst atmosferde binlerce metre yükseklikten gömülen buz sağanakları (muhakkak yere kadar inmeyebilir). Kötü hava sistemlerinin önünde olduklarında alçalırlarken, aşağı seviyelerde normal olarak yukarıdakilerden daha kuvvetsiz olan rüzgârların içine düştüklerinde yollarından saptırılırlar. Bu şekilde, kaynaklandıkları ana bulutun baş tarafından geriye doğru sürükleniyormuş gibi görünürler. Hava kütlelerinin sıcaklıkları ile rüzgârlar arasındaki karşılıklı ilişkiler nedeniyle buz parçalarının kuyruk çizgileri sıcak hava kütlesinin bulunduğu bölgeyi işaret eder. Böylece sıcak cephenin ilerisindeki eğimli yağışlar çoğunlukla güney-batıya (SW) ve soğuk cephe arkasındakiler de güney-doğuya (SE) yönlenirler. (Güney yarıküresinde ise sırasıyla kuzey-batı [NW] ve kuzey-doğuya [NE] yönlenirler).Eksozfer
Atmosferin gaz yoğunluğu düşük, bir molekülle diğerinin çarpışma mesafesi yüksek, moleküllerin atmosfer dışına kaçması mümkün olan en üst, en dış tabakası. Eksozferin alt tabanının yere olan uzaklığı yaklaşık 700 km.dir.Ekvatoral Hava
Ekvator kuşağı üzerinde ve yakın enlemler üzerinde görülen alçak basınç karakterli, yer ve mevsimine göre değişmekle birlikte konvektif-kararsızlık faaliyetlerin fazla olduğu, yerde konverjans, yukarı seviyelerde diverjansın bulunduğu, sıcak ve nemli hava kütlesi. Bergeron'un hava kütleleri sınıflamasında 'E' ile sembolize edilir. Tropikal hava kütlelerinden değişmeyen temel özellikleri -nem ve sıcaklık gibi- nedeniyle ayrılır. Ekvator bölgesinden kuzey ve güney yönüne doğru hareketleri sırasında oluşturdukları batılı akımlar nedeniyle subtropikal antisiklonların oluşmasına neden olurlar.Elefanta
Güneybatılı Musonların bitişinin habercisi olan, Eylül ve Ekim ayları boyunca Hindistan'ın Malabar kıyılarında güney ve güneydoğu yönlerden esen kuvvetli rüzgar.Elektrojet
Aşağı iyonosferde, ekvator yakınlarındaki aşağı enlemlerde gerçekleşen ve yerde etkileri gözlenen dar bir şerit halindeki yoğun dinamik elektrik akımları.Enerji Dengesi
Yeryüzü ile atmosferin belli seviyeleri arasında emilen ve yayılan radyasyon arasında sürekli bir fark vardır. Genel olarak denge, yer yüzünde gündüz boyunca pozitif, gece ise negatiftir. Gelen ve giden radyasyon akıları arasında tam bir eşitlik olduğunda radyasyonel denge sağlanmış olur. Radyasyon dengesi ile eş anlamlı olarak kullanılır.Enkaz Bulutu
Yerde ve yere yakın yerlerde oluşan kendi etrafında dönen, yerde oldukça fazla hasara neden olan toz veya bulut tabakası. Enkaz bulutlarının görünmesi, o bölgede kuvvetli orajın veya fırtınanın yaşanacağının habercisidir.Enverziyon
Atmosfer içerisinde yukarı seviyelere doğru çıkıldıkça hava sıcaklığının azalması yerine artmasıdır. Yer seviyesindeki enverziyonun temel nedeni, üst seviyeleri etkilemeyen alt seviyedeki radyasyonel soğumadır. Serbest atmosferde enverziyon, sıcak hava kütlesinin soğuk hava üzerine tırmanmasıyla gerçekleşir ve buna cephe enverziyonu denir. Yüksek basınç alanlarında görülen enverziyon ise çökme enverziyonudur. Enverziyonun olduğu koşullarda, enverziyon tabakası oldukça statik kararlıdır ve türbülans yoktur. Genellikle tabaka bulutların ve adveksiyon sislerinin tepelerinde görülür. Açık gecelerde radyasyon kaybı, devamlı çökme, tropopoz ve cephesel faaliyetlerle ilgili olarak enverziyon görülür.Eşit Sapma
Normal değerlerden sapmadaki eşitlik. Eşit sapma eğri veya çizgilerine izometral adı verilir. Elde edilen sapma değerleri bir harita üzerine işlenip eş olan değerler birleştirilerek eş sapmanın hangi bölgelerde aynı olduğu saptanır.Fathom
İngiliz ölçü birimi kullanan ülkelerde, okyanus derinlik ölçü birimi. 6 feet veya 1.83 metredir. 120 fathom, deniz milinin onda birine eşit olduğundan, yatay görüş uzaklığını ifade etmekte de kullanılır.Feç
Aynı yönde ve sabit hızda esen rüzgarın su yüzeylerinde oluşturduğu dalga alanları. Bu terim aynı zamanda rüzgarın esiş yönü doğrultusunda oluşan dalga alanlarının boyutunun (uzunluk, genişlik gibi) belirtilmesi için de kullanılır.Flokus
"Demet" anlamına gelen ve bulutları tanımlamada kullanılan Latince kelime. Cumulus tipi bulutlardaki demet şeklindeki görünüşleri vurgulamak için kullanılırFraktostratus
Stratus bulutunun parçalı tabakası. Bağımsız bir şekilde gelişen, altostratus veya nimbostratus bulut tabakalarının altında yer alan, ince, alçak seviyeli, saydam bulut tipi. Nimbostratustan ayırıcı özelliği renginin daha koyu ve parçalı olmasıdır. Eğer bu bulut tipi tabaka şeklinde değil de, parçalı ve dikey gelişme gösteren tipteyse o zaman fractocumulus denir.Fractus
(Parçalı Bulutlar) Bir stratus formudur ve alçak bulutlar oluşurken veya dağılırken görülen intizamsız, dağınık küçük parçalar halindedirler. -
Rüzgar Nedir?

Yaşadığımız atmosfer çeşitli gazlarla doludur.Gazlar hava moleküllerinden oluşmuştur.Belli koşullar altında bu hava
molekülleri harekete geçerler.Bir bakıma rüzgar havanın yeryüne paralel yaptığı harekettir.Hava daima yüksek basınç merkezinden alçak basınç merkezine doğru hareket eder.
Deniz seviyesinde 1013 milibar hava basıncı normal hava basıncı olarak kabul edilir.Bunun altı değerler alçak basınç,üstü değerler ise yüksek basınç sayılır.Yüksek ve alçak basınç arası fark ne kadar çok ise,bu alanlar arası etkileşim o kadar kuvvetli olur ve rüzgar hızlanır.Ayrıca basınç alanlarının arasındaki mesafade rüzgar hızında etkilidir.
Rüzgarlar sürekli rüzgarlar,mevsimlik rüzgarlar,günlük rüzgarlar ve yerel rüzgarlar diye ayrılırlar.
Günlük Rüzgarlar
_________________________________________
Genel hava basıncının etkisiz olduğu ,durgun olduğu zamanlarda gece ve gündüz arası sıcaklık farklarının yaptığı basınç farklarından oluşan
rüzgarlardır. Gündüzleri karalar,denizlerden daha çabuk ısınırlar .Dolayısıyla deniz üzerinde yüksek,kara üserinde de bir alçak basınç alanı oluşur .Bunun sonucunda denizden karaya doğru bir rüzgar başlar.Bu rüzgara deniz meltemi denir.Bu rüzgar hızı,sıcaklık arttıkça artar ve öğlen saatlerinde en fazla hızına ulaşır.hava karardığında ve güneş battığında ise tüm bunların tam tersi yaşanır.Kara daha çabuk soğuduğu için bu seferde karadan denize bir rüzgar esmeye başlar.Buna da kara meltemi denir.
Mevsimlik Rüzgarlar
____________________________________________
Deniz ve karaların sıcaklıkları mevsime bağlı olarak değişkenlik gösterir.Buna bağlı olarakta yaz ve kış aylarında farklı basınç alanları oluşur ve farklı rüzgarlar etkili olur. Genelde bu tür rüzgarlar Güney Amerika ile Güney Asya'da etkili olurlar
Yerel Rüzgarlar
__________________________________________________ ___________________
Bölgelerde genelde esen hakim rüzgarlardır.Dolayısıyla bölgesel isimlerle söylenirler.Bu rüzgarlar atmosferde gezen gezici alçak ve yüksek basınç merkezlerinin yaptığı rüzgarlardır.
Rüzgar Yönleri
Ülkemizde rüzgarlar yönlere göre yandaki gibi isimlendirilirler.Kuzeyli olan rüzgarlar(yıldız,poyraz,karayel) özellikle kış aylarında havayı soğutucu etki yaparlar.Güneyli rüzgarlarsa ısıtıcı etki yaparlar.
Ülkemizde aralık ayı sonu,ocak ve şubat aylarınca oldukça şiddetli lodos rüzgarları görülür.İstanbul'a denizden gelen bu rüzgar denizi kabartarak,deniz ulaşımına ve denizcilere olumsuz etki
yapar.Lodos Ege ve Akdenzide'de kış aylarında şiddetli eser.Yaz aylarında ise genelde kuzeyli rüzgarlar hakimdir.
Ülkemiz rüzgar bakımından oldukça şanslıdır -
Geçen sistem neden es geçti istanbulu sizce soğuma mı yetersizdi Deniz suyu sıcaklığımı çok etkili oldu ?
-
İç anadoluda bazı okullar tatil edilmiş
-
Alles anzeigen
Hepinize merhabalar.Ben sizlere toplam yağış hakkında bilgiler vereceğim.Bildiğiniz gibi toplam yağış,bir bölgeye yağış olduğu zaman ölçülür bu ölçüm 1 metrekarede yapılır ve mm cinsinden ölçülür ve bu ölçümü bazı yerler litre,kilogram gibi birimlerle ifade eder bu şuna eşittir 1 metrekare'ye 1mm yağış olursa bu 1 kiloya ve 1 litreye eşittir.Yağışın sınıflandırılması
KAR=CM ile ölçülür
Yağmur mm'ye göre ölçülür.Ama o yağışın şiddeti de vardır
İşte DMİ'ye göre yağış şiddeti sınıflandırılması:
Hafif Yağış
1 - 5 mm
Orta Kuvvette Yağış
6 - 20 mm
Kuvvetli Yağış
21 - 50 mm
Çok Kuvvetli Yağış
51 - 75 mm
Şiddetli Yağış
76 - 100 mm
Aşırı yağış
100 mm üzeri
20mm üstü yağışlar çevreye zarar verebilir örneğin(su baskını,sen,ani sel,heyelan, gibi...)
İşte DMİ'nin toplam yağış haritası:
Bu haritaya göre yurdun büyük bir kısmında yağış olmuş Adana-Kahramanmaraş civarında yağış çok kuvvetli olmuş...
Bu arada eksikliklerim varsa yazmaktan çekinmeyin
Teşekkürler
B -
İzmire kar yağmasının sebebi 850 hpa da -8,-9 onların üzerindeydi ve soğuma daha etkili oldu ayrıca onlar akdenizdeki AB'a konum olarak daha yakinlardir
Yanlışım varsa düzeltiniz...Bence de doğru ki istanbul -30' u bile yakalama dı
-
üzülme arkadaşım daha yeni başlıyoruz
Hadı bakalım hayırlısı ,selamlar
-
Hiç birşey kalmadı yaww
sistem fos yeni sistemleri heyacan ile bekliyoruz -
-
benim öngörüm ;
Bu hafta soğuk devam edecek yağmurda ,belki sulukar 5-6 gün içersinde sıcaklıklar yükselecek ve ay sonuna ( şimdiden çok zor görmek sanırım ) doğru gelecek sistemlerle belki kar görebiliriz
[hr]
Geçen sistem neden es geçti istanbulu sizce soğuma mı yetersizdi Deniz suyu sıcaklığımı çok etkili oldu ? -
DMI 'NİN İMKANLARI OLSSA ELİMİZDE
-
Teşekkürler
saygılar
-
HAVA İYİCE AÇTI ZATEN
-
DÜNYAMIZ

ATMOSFER
Atmosfer, Dünya'nın oluşumundan bu yana, çeşitli gazların karışımından oluşan ve gezegenimizi saran, binlerce kilometre kalınlıkta bir gaz kütlesidir. Atmosfer, yerçekimi etkisi ile Dünya'ya bağlı kalır. Yerçekimi dolayısıyla, havanın yeryüzüne yaptığı ağırlık "hava basıncı" olarak tanımlanır. Dünya'yı, Güneş'in zararlı ışınlarından koruduğu gibi, canlılar için yaşamsal önem taşıyan gazları da içermektedir. Atmosfer, Güneş'ten gelen ısıyı tutarak, havanın yeryüzüne yakın kesiminin ısınmasına; dolayısıyla hava koşullarının oluşmasına neden olur. Atmosfer'i oluşturan başlıca gazlar: nitrojen(azot) (% 78), oksijen (% 21), argon (% 0,934), karbondioksit(% 0,033) ve geri kalan (% 0,0033) miktarı ise, neon, helyum, kripton, ksenon, hidrojen, metan gibi gazlardır. Ayrıca, toz tanecikleri ve su buharı da bulunur.Atmosfer'i oluşturan gazların; (su buharı ve ozon hariç) yerden 80 km ye kadar, temel özellikleri değişmez. Bu bölge, homosfer olarak adlandırılır. 80 km' nin üzerinde ise, atmosferik gazlar, molekül ağırlıklarına göre ayrışır. Bu tabakaya da, heterosfer denir. Atmosfer'in yoğunluğu, deniz seviyesinde en fazla olup, yükseklere çıkıldıkça azalır. Giderek, gezegenler arası uzayın, boşluk denecek kadar seyrek moleküllü hüviyetini kazanır. Bu nedenle, atmosfer'in üst sınırını, dolayısıyla kalınlığını kesin olarak tespit etmek mümkün değildir. Atmosfer'in, kütlesinin % 97'si, yeryüzünden 29-30 kilometrelik bir yükseklik içinde bulunur. Daha yukarılarda, gaz moleküllerinin yoğunluğu elbette çok azalır.
TROPOSFER
Troposfer, atmosfer'in en alt tabakasıdır. Kalınlığı, kutuplarda 7 km, ekvatorda 17 km civarındadır. Bu farklılık, havanın kutuplarda, soğuyarak alçalması, ekvatorda ise ısınarak yükselmesinden kaynaklanır. İklim olayları, troposferin genellikle 3-4 km' lik alt katında, meydana gelir. Bunun başlıca sebebi, su buharının, troposferin alt katlarında olmasıdır. Bu tabaka, ısı değişkenliğinin en çok görüldüğü tabakadır. Troposfer, daha çok yerden yansıyan ışınlarla ısındığından, yerden yükseldikçe her 100 metrede sıcaklık 0,5 °C azalır. Atmosfer'i oluşturan gazların, % 75'i, su buharının % 99'u, bu katmanda bulunur. Su buharı yoğunlaşması, enlemlere göre değişiklik gösterir ve büyük bölümü tropik enlemlerde yer alır. Su buharı, Güneş enerjisini ve yerden gelen ısı radyasyonunu emerek, sıcaklığın ayarlanmasında önemli rol oynar. Şayet, atmosferdeki bütün su miktarı, yağış olarak yere bir kerede düşseydi, Dünya'nın zemini, 2,5 cm derinliğinde suyla kaplanırdı.
Atmosfer ve yerküre arasındaki enerji alışverişinin, neredeyse tamamı bu katmanda meydana gelir. Ayrıca genel bir ısınma olarak adlandırılabilecek olan, sera etkisi de, atmosferdeki önemli gazlardan biri olan, karbondioksite bağlıdır. Doğal karbondioksit(CO2) döngüsü, yılda 70 milyar tondur. Ayrıca, insanların ürettiği milyarlarca ton CO2 de, buna eklenmektedir. Troposferden sonraki katman, 50 km yüksekliğe kadar yükselen stratosferdir.
STRATOSFER-OZON TABAKASI
Buradaki hava, kuru ve daha az yoğundur. Yeryüzünden gelen ısı etkisi, yükseldikçe azalır. Sonuç olarak, yükseldikçe havanın daha da soğuması gerekirken, stratosfer daha sıcaktır. Troposferin sınırında(ortalama 11km yükseklikte) hava sıcaklığı, yaklaşık -56 °C iken, stratosferinsınırında (ortalama 50 km) 0 °C civarındadır. Demek ki bu katmanda bir enerji kaynağı var. O da, Güneş'ten gelen, morötesi (ültraviyole-UV) ışınlarının, yüksek frekanslı kısmını soğuran ozon tabakası.
Yeryüzündeki hayatı, bu ışınların zararlı etkilerinden koruyan, stratosferde oluşan ve yaklaşık 12 km kalınlığında olan ozon tabakasıdır. Ancak bu tabakada, ortalama 2-3 mm kalınlığında, çok yoğun bir halka vardır ki; adeta Dünya için bir zırh görevi yapmaktadır. Ozon tabakasının, iki önemli işlevi vardır: Birincisi yeryüzündeki temel ısı dengesine yardımcı olmak, ikincisi zararlı UV radyasyonunun yeryüzüne ulaşmasına engel olmak. Ozon, atmosfer içinde, Dünya yüzeyinden 50 km yüksekliğe kadar olan kısımda yayılmış olsa da, stratosferdeki yoğunluğu çok fazladır.Ozonun Dağılımı Ve Troposfere Etkileri
Stratosferde, kısa dalga(yüksek frekanslı) mor ötesi ışınlar,oksijeni, ozona dönüştürür. Ozonun, atmosferdeki dağılımı farklıdır. Gazın % 90'ı stratosferde tutulur, geriye kalan % 10 troposferdedir ve bu % 10'un, ancak onda biri, yer yüzeyine yakın bölgelerdedir. Yapılan araştırmalar, son zamanlarda, troposferin yeryüzüne yakın bölgelerinde, ozon miktarı artarken, stratosferdeki ozon tabakasında, azaldığını göstermektedir.
Ozon tabakasındaki incelme, mor ötesi ışınlarının, Dünya'ya ulaşması dışında, troposferi de etkilemektedir. Stratosfer soğurken, troposfer gittikçe ısınmaktadır. Stratosfer, troposferin yalnızca sıcaklığını etkilemekle kalmaz, hava basıncını da etkiler. Çünkü troposferde, ne zaman bir alçak basınç bölgesi oluşsa, stratosferde de, aynı anda yüksek basınç bölgesi oluşur. Yani, alçak basınç bölgesindeki hava yükselince, yarattığı etki, üst katmandaki ters etki ile dengelenir. Tersine, alt katmandaki hava alçalır ve yoğunlaşırsa, yüksek bölgedeki basınç düşer. Troposferden stratosfere geçen parçacık, uzun süre yeryüzüne dönmeden, birkaç yıl orada kalabilir. Örneğin, büyük volkanik patlamalardan oluşan küller, stratosferde korunur ve küresel soğuma işlemine sebep olur.MEZOSFER
Mezosferde, 50 km' den daha yukarıda, ozon yoğunluğu, birden bire azalır ve üst sınırda (yaklaşık 80 km de) sıcaklık, -93°C'a kadar düşer. Mezosferde rastlanan incecik zar gibi buz tabakaları, bu yükseklikte bile su buharı bulunduğunu gösterir. Daha da yükseğe çıkıldığında, atmosferin yapısının, büsbütün değiştiği gözlenir. Alt katmanlar için fiziksel, orta katmanlar için kimyasal süreçler, tipik özellik arz ederken, üst katmanlarda, tamamen farklı olaylar gelişir.
Mezosferde, hava basıncı ve yoğunluğu, en düşük seviyededir. Mezosfer tabakası, yeryüzünü, uzaydan gelen meteorlardan korur. Meteorlar, bu tabakaya girdiklerinde, yanarlar. Bu yükseklikte, nefes alacak oksijen yoktur.İYONOSFER VE TERMOSFER
Güneş'ten kaynaklanan güçlü enerji yayılımı, molekülleri ayırır. Böylece elektronlar ve iyonlar oluşur. Bu nedenle, 80 km'nin üstündeki bu tabaka; iyonosfer, ya da termosfer, olarak adlandırılır. Termosferde, Güneş'ten gelen elektromanyetik dalgalar, yansıtılır. Bu katmandaki tüm hareketler, Güneş'ten gelen elektrik yüklü parçacıklardan kaynaklanır. Atmosferde, saatteki hızı 1000 km'ye kadar çıkan bu parçacıklar, ışık yayan cisimlere dönüşürler. "Kutup ışığı", bu şekilde meydana gelir. Ne kadar yükseğe çıkılırsa, Güneş ışınlarının etkisi de, o kadar artar. 600 km yükseklikte, sıcaklık da, yaklaşık 1000°C'dir. Termosferin ötesinde, seyrelme devam eder ve gezegenler arası gazlarla karışır.
HİDROSFER(Su Küresi)
Su Devri daimİt.com

Hayatın kaynağı sudur. İnsan vücudunun % 55-60 sudan oluşmaktadır. Su, bütün yaşam sürecinde, en temel maddedir. Su çevriminin başlama noktası yoktur. Su çevrimini, harekete geçiren Güneş, okyanuslardaki suyu ısıtır, ısınan su, buharlaşır. Yükselen hava akımları, su buharını, atmosfer içinde yukarıya kadar taşır. Orada bulunan daha soğuk hava bulutlar içinde yoğunlaşır. Hava akımları, bulutları dünya çevresinde hareket ettirir. Bulutların içinde, damlaları taşıyan toz zerreleri, bir araya gelerek, büyürler ve yağış olarak gökyüzünden düşerler. Bazı yağışlar, kar olarak Dünya'ya geri döner ve donmuş su kütleleri halinde, binlerce yıl kalabilecek olan buz dağları ve buzullar şeklinde birikebilir.
Ilıman iklimlerde, ilkbahar geldiğinde, çoğu zaman kar örtüleri erir ve eriyen su, erimiş kar olarak, toprak yüzeyinde akışa geçer ve bazen de sellere sebep olur. Yağışın çoğu, okyanuslara, ya da toprağa düşerek, yerçekiminin etkisiyle yüzey akışı olarak akar. Akışın bir kısmı, vadilerdeki nehirlere karışır ve buradan da nehirler vasıtasıyla okyanuslara doğru hareket eder. Yüzey akışları ve yeraltı menşeli kaynaklar, tatlı su olarak, göllerde ve nehirlerde toplanır. Bütün yüzey akışları nehirlere ulaşmaz. Akışın çoğu, sızarak yeraltına geçer. Bu suyun bir kısmı, yüzeye yakın kalır. Yeraltı suyu boşaltımı olarak, tekrar yüzeydeki su kütlelerine ve okyanusa katılır. Bazı yeraltı suları, yer yüzeyinde buldukları açıklıklardan, tatlı su kaynakları olarak tekrar ortaya çıkarlar. Sığ yeraltı suyu, bitki kökleri tarafından alınır ve yaprak yüzeyinden terlemeyle atmosfere geri döner.
