Beiträge von sparus

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    TÜRKİYE'DE
    SICAKLIK ANALİZİ


    Aylık sıcaklık
    dağılımına baktığımızda Asor'un kuzeye doğru genişlemesiyle ve aynı zamanda
    yörüngeye bağlı olarak yaz aylarında sıcaklıklar artıp, yağışlar azalmaktadır.


    Türkiye'nin uzun yıllık
    sıcaklık profiline baktığımızda 13°C etrafındaki salınımları ve bazı yılların
    normalinden sıcak, bazı yılların ise soğuk olduğunu görüyoruz.


    Aylık sıcaklıkların
    alansal dağılımına baktığımızda en düşük ortalamaların Ardahan, Kars Erzurum
    Hakkari, Uludağ, Çerkeş, ve Kangal da 4 - 8°C, Orta Anadolu'da 8 - 12°C,
    Marmara, Karadeniz ve Akdeniz'in kuzeyinde 12 - 16°C Akdeniz ve Ege kıyılarında
    ise 16 - 20°C olduğunu görmekteyiz.

    Zitat

    TÜRKİYE'Yİ
    ETKİLEYEN HAVA KÜTLELERİ


    Türkiye soğuk aylarda polar, sıcak aylarda ise tropikal hava kütlelerinin etkisi
    altındadır:


    1- Sibirya üzerinden gelen cP hava kütlesi karasal
    karakterli soğuk ve kurudur. Kış aylarında sis ve ayaza neden olur, bazen
    Karadeniz'i geçerken nem kazanarak orografik yağışlar yapabilir.


    2- Atlas Okyanusundan gelen mP hava kütlesi ise
    Avrupa ülkeleri ve Balkanları geçerek ülkemizi etkiler. Yerde belirgin olmayan
    A.B. Sistemleri ile gelmedikleri için kararsızlık yağışları yapar. Yağış olarak
    Karadeniz sahilinde yağmur iç kesimlerde kar bırakabilir. Akdeniz Üzerinden
    geldiğinde ise daha fazla etkili olur ve her türlü yağışı bırakır.


    3- mT hava kütlesi sıcak ve nemli karakterli
    olduğu için batı bölgelerimizde oldukça fazla yağış bırakır.


    4- cT hava kütlesi ise Kuzey Afrika üzerinden gelir
    karasal sıcak ve kurudur. Kuzey sistemlerle karşılaşırsa Akdeniz cephesini

    Zitat


    oluşturup yağış bırakabilir. Diğer taraftan Akdeniz'den geçerken yeterli ölçüde
    nem kazandığı takdirde yine yağış yapması söz konusudur. Zaman zaman gördüğümüz
    çamur yağışları da bu hava kütlesinin ülkemizi etkilemesinin bir sonucudur.

    Gökten, Denizden ve Bulutlardan Tahminler
    1. Bulutların ufkun kuzey taraflarında sıkışık bir halde toplanıp yükselmesi, kuvvetli bir yıldız rüzgârının çıkacağına ve havanın soğuyacağına ve yağmur da yağabileceğine.
    2. Ufkun batı taraflarında bulutların oluşması, batı tarafından rüzgar eseceğine ve yağmur yağmasının neden olacağına.
    3. Batı ve lodos rüzgârları esnasında havanın soğumaya başlaması, rüzgarın Yıldıza veya Karayele döneceğine.
    4. Rutubetsiz bir havada (yani kuru soğuk)şimal taraflarından tatlı bir frişka rüzgârı eseceğine.
    5. Havanın rutubetlen ney rüzgârının çıkacağına.
    6. Devamlı bir kuru soğuktan sonra sıcaklık hissedilmesi, kuvvetli bir fırtına çıkacağına. Devamlı bir sıcak havayı ardından soğuk hissedilmesi, yağmurlu bir fırtınaya.
    7. Birdenbire soğuk çıkması ve yağmur yapması, güzel bir havaya.
    8. Kışın don esnasında havada sıcaklık hissedilmesi, kar yağacağına.
    9. Yazın havanın birdenbire soğuk yapması, bol bir yağmura.
    10. Geceleyin çiğ yağması ve sabahleyin sis olması, güzel havaya
    11. Grupta fazlaca kırılma olması, yağmura ve rüzgâra.
    12. Yağmursuz gök gürültüsü ve şimşek çakıntısı, sıcak bir havaya.
    13. Bulutların yükselmesi ve yoğunluklarının azalarak renklerinin açılması, havanın güzelleşeceğine ve serinleyeceğine.
    14. Bulutların alçalması ve renklerinin koyulaşarak sarkık bir hal alması yağmura ve rüzgâra.
    15. Bulutların gevşek ve yumuşak görülmesi, yağmura; donuk renkli ve keskin kenarlı bir halde bulunması, şiddetli ve devamlı bir rüzgâra.
    16. Bulutların dağ tepelerinde sis halinde toplanması yağmura ve rüzgâra.
    17. Alt tabakada görülen bulutların uçuşmaları, frişka bir rüzgâra; ardaki bulutların ise devamlı bir iyi havaya.
    18. Bulutların atılmış pamuk gibi yükseklerde yığın halinde toplanması havada bir değişim olacağına.
    19. Yumuşak beyaz bulutların koyulaşması ve renklenmesi, yağmura; keskin kenarlı bir hal alması yağmurlu bir rüzgâra.
    20. Sabah ve akşam bulutların mor bir renk alması, yağmura.
    21. Semada şeffaf bulutlar peyda olması, kuvvetli bir frişkaya veya mutedil bir fırtınaya.
    22. Açık ve berrak bir grubâdan sonra yıldızlar görünmeyecek surette havanın bulanması ve beyaz bulutlar oluşması, yağmura ve rüzgâra.
    23. Güzel ve berrak bir gecenin sabahında semada ve ufukta boylamasına bulutlar görülmesi, yağmura ve rüzgâra.
    24. Güneş doğarken bulutların ufukta toplanması ve kabararak yükselmesi yağmura.
    25. Ufukta birdenbire karanlık ve girift vaziyette bulutlar hasıl olması hafif bir rüzgâra ve sonra yağmurlu bir boraya.
    26. Bulutlu bir havada güneşin bulutlar arasından huzmelerinin uzanması frişkaya.
    27. Göğün çok fazla renk alması, aniden kuvvetli ve bununla beraber devamsız bir boraya
    28. Denizin siyah veya yeşil bir renkte görülmesi, rüzgâr çıkacağına ve eseceğine.
    29. Geceleyin ufkun üzerinde beyaz bir kuşak gibi ziya görünmesi, hava çıkacağına ve sertleşeceğine.
    30. Sakin bir havada deniz yüzeyinin göz alacak kadar parlak beyaz bir renkte görünmesi ve havada sıcaklık hissedilmesi, büyük bir fırtınaya.
    31. Denizin donuk beyaz bir renk alması, sise ve güzel bir havaya.
    32. Rüzgârın güneşe doğru dönmesi, havanın yeniden tazeleneceğine alamettir.

    Hayvanlara Bakarak Tahminlerde Bulunmak
    1. Martıların sabahleyin denizlere doğru açılıp uçmaları, hafif rüzgarlı iyi, sahillere yakın olarak alçaktan dolaşmaları fırtınalı fena bir havaya.
    2. Umumiyetle kuşların sürü halinde yükseklerden uçmaları, iyi; alçaklarda gezmeleri, fena bir havaya.
    3. Baykuşların geceleri sık sık ötüşleri, güzel; kargaların kötü bağrışmaları ve deniz kenarlarına yayılıp başlarını suya sokmaları fena bir havaya.
    4. Kırlangıçların yükseklerde dolaşmaları, martıların sahillerden açılmaları, bal arılarının sürü sürü uzaklara yayılmaları, örümceklerin ağ işleriyle meşgul olmaları, yarasaların geç vakitlere kadar görülmeleri ve kümes hayvanlarının sakin bir halde bulunmaları iyi bir havaya. Kedilerin tuvalet yapmaları, ördeklerin neşeli tavır takınmaları, sineklerin insanlara musallat olmamaları, balıkların sudan yukarı fırlamaları, farelerin fazla gürültü çıkarmaları ve nihayet romatizmalı ve sinüzitli insanların ağrı hissetmeleri, fena havaya delâlet eder.

    Güneşin ve Ayın Durumlarına Göre Tahminlerde Bulunmak
    1. Grupta ufkun parlak kırmızı bir renk alması iyi bir havaya, koyuca ve donukça olması hafif bir rüzgâra.
    2. Grupta ufkun parlak turuncu bir renk alması, güzel bir frişkaya, açık sarımsı bir renk alması kuvvetli bir rüzgâra, yeşili andıran solgun bir sarılık rüzgâra ve yağmura.
    3. Güneşin bulanık kırmızı bir renk alması kuvvetli bir rüzgâra.
    4. Güneş doğarken ufkun sarı bir renk alması güzel havaya, kırmızıysa, rüzgâra ve yağmura.
    5. Güneşin doğarken soluk sarı renkte görülmesi mutedil bir fırtınaya.
    6. Akşam gökkuşağı, iyi bir havaya, doğu taraflarında bir yağmura.
    7. Sabahleyin gökkuşağı görülmesi fena bir havaya ve batı taraflarında yağmura.

    Zitat

    alıntı

    METEOROLOJİDE KULLANILAN ALET VE CİHAZLAR

    Sıcaklık Ölçen Aletler

    Sıcaklık
    ve ısı kavramları, genellikle birbiriyle karıştırılan ve aynı manada
    kullanılan, farklı manalar taşıyan iki değişik kavramdır. Isı bir enerji
    çeşididir. Sıcaklık ise ısı alan maddenin halini tarif eden özelliktir.
    İki değişik madde birbiri ile temas halinde olduğu zaman bunların
    özelliklerinde hiçbir değişiklik meydana gelmezse bu iki cisim aynı
    sıcaklıkta denir. Isı, iki sistem arasındaki sıcaklık farkından dolayı
    birbirinden diğerine geçen akım veya enerjidir. Hacminin değişmesi ile
    kendi sıcaklığı hakkında bilgi veren cisimlere termometre denir.
    Meteorolojik gayeler için aşağıdaki sıcaklık ölçümleri yapılır.

    1. Yeryüzeyine yakın hava sıcaklığı: Yerden 1.25 m. İle 2 m. Arsındaki havanın sıcaklığıdır.
    2. Yüksek hava sıcaklığı (O hPa’a kadar ölçülen hava sıcaklığı)
    3. Muhtelif derinliklerdeki toprak sıcaklığı: Standart derinlik, yerden 5,10,20,50 ve 100 cm. dir.
    4. Nehir, göl ve deniz yüzeyi sıcaklıkları

    Meteorolojik
    gayeler için kullanılan termometreler, değişik maddelerin ısı
    karşısında gösterdikleri özelliklerden yararlanılarak yapılmışlardır.
    Yapılışları aşağıdaki özelliklerden birine dayanır.

    1. Isı karşısında genleşme,
    2. Su buharının sıcaklığa bağlı oluşu,
    3. Isınma ile iletkenlerin dirençlerinin değişmesi,
    4. Termoelektrik etki.

    Termometrelerin Sınıflandırılması:


    Çeşitli prensiplerden yararlanılarak yapılan termometreleri 6 sınıfta toplayabiliriz.
    1.
    Normal Termometreler ; Herhangi bir anda bulunduğu yerin sıcaklığını
    gösteren termometrelerdir. Sıcaklığın yükseldiği anda, civanın kılcal
    boruda yükselmesi, düştüğü anda ise civanın hazneye tekrar dönmesi
    esasına göre yapılmıştır.
    2. Toprak Termometreleri ; Muhtelif
    derinliklerdeki toprak sıcaklığı özel şekilde yapılan civalı
    termometreler ile ölçülür. Toprak sıcaklığı için standart derinlikler 5,
    10, 20, 50 ve 100 cm. derinliklerdir.


    1. Deniz Termometresi ;
    Deniz termometreleri de bir normal termometre olup, muhtelif tipleri
    vardır. Yalnız termometrenin sudan çıkarıldığı zaman, sıcaklığının hemen
    değişmemesi için, haznenin etrafında, içinde bir miktar su bulunduracak
    şekilde delikli bir çanak olması gerekir. Bu termometrenin de haznesi,
    toprak termometreleri gibi büyük olup, sıcaklık değişikliklerinden geç
    etkilenir.
    2. Azami Termometre ; Günün en yüksek sıcaklığını ölçmeye
    yarayan termometrelerdir. Iskala sıcaklığın artması ile haznedeki
    civanın kılcal boruda yükselmesi ve hava sıcaklığının düşmeye başladığı
    andan itibaren ise, civanın kendiliğinden tekrar hazneye dönememesi
    esaslarına göre yapılmıştır.
    3. Bellani Termometresi ; Günün en yüksek ve en düşük sıcaklıkları bir arada gösteren termometrelerdir.
    4.
    Asgari Termometre ; Günün en düşük sıcaklığını ölçmeye yarayan
    termometrelerdir. Çok daha düşük sıcaklıkları ölçebilmek için kılcal
    boruda civa yerine alkol kullanılmıştır.
    Termograf ; Sıcaklığı bir diyagram üzerine devamlı olarak kaydeden aletlere termograf denir.
    Termograf
    Kontrol ve Kalibre Cihazı ; Zamanla termografların hassas kısımları
    özelliğini kaybeder. Termografın bu hassas kısımları değiştirildikten
    sonra, bu cihazda gerekli ortamlar oluşturulup alt ve üst limitlerde
    doğru değer gösterinceye kadar denenmek suretiyle ayarı yapılır.

    Azami Termometre Asgari Termometre Termograf

    Nem Ölçen Aletler
    Nisbi
    Nem ; Herhangi bir sıcaklıktaki havanın taşıdığı su buharının, aynı
    sıcaklıkta taşıyabileceği azami su buharına oranına nisbi nem denir.
    Mutlak Nem ( Su buharı yoğunluğu )
    Su buharı basıncı 1 m3 havanın
    ihtiva ettiği su buharının ağırlığına bağlıdır. 1m3 havanın içindeki su
    buharının ağırlığına mutlak nem denir.
    Nem ölçmede kullanılan metotlar
    1. Psikrometrik ölçümler
    2. Higrogkopik maddelerin boyutlarının değişmesi esasına dayanan metot (saçlı higrometre ve benzeri metotlar)
    Piskrometre Çeşitleri ; Psikrometreleri, havalandırma şekline göre iki kısma ayırabiliriz.
    a.
    Basit psikrometreler (tabi vantilasyonlu tip) : Bir kuru ve bir ıslak
    termometrenin meydana getirdiği takıma psikrometre denir.
    b. Suni
    havalandırılmalı psikrometreler : Bu tip psikrometrelerin, basit
    psikrometrelerden farkı, suni havalandırma kaynağına sahip olmalarıdır.
    Sabit kasa tipi psikrometreye, aspiratör denilen hava akımı temin eden
    cihaz takılarak bu psikrometreler elde edilir.

    Saçlı
    Higrometreler ; Havanın nisbi nemini doğrudan doğruya gösteren aletlere
    higrometre denir. Bir saç demetinin, havadaki nisbi nem oranına göre
    uzayıp, kısalması esasına dayanarak saçlı higrometre aleti yapılmıştır.
    Higrograf ; Bulunduğu yerin nisbi nemini devamlı olarak kaydeden aletlere higrograf denir.

    Saçlı Higrometre Higrograf
    İşba
    dolabı ; Bu dolabın hacmi takriben 0,25 m3'dür. Bu metal dolabın
    içerisi nem emecek cinsten çuhayla kaplanmış olup, nemi aynı oranda
    etrafa dağıtabilmek için dolabın köşesine küçük bir vantilatör
    yerleştirilmiştir. Bu dolapta tutulan aletin de % 96 nispetim göstermesi
    lazımdır, değilse ayar edilir.

    Yer Yüzeyine Yakın Rüzgarı Ölçen Aletler

    Rüzgâr,
    yatay veya yataya yakın yönde yer değiştiren bir hava kütlesinin
    hareketidir. Rüzgâr vektörel bir kuvvet olup, yön ve hız olmak üzere iki
    faktör halinde ölçülür. Meteorolojik amaçlı rüzgar ölçümleri aşağıdaki
    aletlerle yapılır.
    a) Sabit Anemometre : Rüzgarın hızını ve yönünü direkt olarak ölçmeye yarar.
    b)
    El Anemometresi : El Anemometresi seyyar olarak ölçülmesi istenen
    rüzgâr hızını veyönünü direkt olarak Ölçme işinde kullanılır. Alet
    olarak sabit anemometreye benzemekte olup daha küçük ebadlıdır.

    Sabit Anemometre El Anemometresi
    c)
    Anemograf ile : Mekanik anemograf, rüzgârın yönünü, saatte ortalama
    hızını ve rüzgâr hızındaki dalgalanmaları, yani hamleyi yazarak ölçen
    bir alettir.
    Rüzgâr Kanalı (Tüneli) ;Sabit anemometre, anemograf ve
    el anemometresi gibi çeşitli rüzgâr aletlerini kontrol ve kalibre
    edebilecek bu cihaz gerek klimatolojik maksatlarla yapılan rasatlarda,
    gerekse uçuş emniyeti bakımından havacılık İçin çok önemli olan rüzgârın
    gerçek değerini tesbit etme yönünden rüzgâr aletlerinde gerekli
    düzeltmeleri sağlayabilmektedir.


    Yağış Ölçen Aletler

    Su
    buharının atmosferde yoğunlaşarak yerçekimi etkisi sonucunda,
    yeryüzeyine muhtelif şekillerde düşen ve toprak üzerinde belirli
    miktarda su veren hadiselere yağış denir.
    Memleketimizde yağış aşağıdaki aletlerle ölçülür.
    1. Plüviyometre : Atmosferden yeryüzeyine düşen yağışı direkt olarak ölçen alettir.
    2.
    Plüviyograf : Atmosferden yeryüzeyine düşen yağışı diyagram üzerine
    kaydeden alettir. Su toplama kabında toplanan yağış, mihber denilen
    taksimatlı yağış ölçeğiyle mm cinsinden ölçülür.

    Plüviyometre Plüviyograf
    Buharlaşma Ölçen Aletler
    Buharlaşma, suyun sıvı halden, su buharı haline gelmesi şeklinde tarif olunur.
    Buharlaşmayı Ölçen aletleri iki gurupta inceleyebiliriz.
    a)
    Gölgedeki buharlaşmayı ölçen aletler (Piş (Piche) evaporimetresi) :
    Alete su konulduğunda, su seviyesi hangi değeri gösteriyorsa o değer
    kaydedilir. Buharlaşma ile alet içerisindeki su miktarı azalır. Rasat
    anında ikinci okunuş yapılarak, ilk değerden çıkarılır. Böylece
    buharlaşma mm. cinsinden ölçülmüş olunur.
    b) Açık su yüzeyindeki
    buharlaşmayı ölçen aletler (Yuvarlak buharlaşma havuzları): Alete
    işaretlenen yere kadar su konur. Buharlaşma ile alet içerisindeki su
    miktarı azalır. Rasat anında ikinci okunuş yapılarak, ilk değerden
    çıkarılır. Böylece buharlaşma mm. cinsinden ölçülmüş olunur.


    Radyasyon Ölçen Aletler
    Meteorolojik
    amaçlı radyasyon ölçümü Aktinograf aleti ile ölçülür. Aktinograf aleti,
    yatay bir yüzeye gelen toplam radyasyon şiddetini kalori cinsinden
    diyagram üzerine kaydeden alettir.


    Güneşlenme Müddetini Ölçen Aletler

    Güneş
    ışınlarının süresini veya günün ne kadar kısmının güneşli geçtiğini
    kaydeden aletlere Helyograf denir. Helyograf aleti, güneşten gelen
    direkt güneş ışınlarını bir diyagram üzerine kaydeder.


    Basınç Ölçen Aletler
    Basıncın Tanımı ve Basınç Ölçme Metotları
    Basınç,
    meteorolojik elemanların en önemlilerinden biridir. Bir yüzeyin birim
    alanına bu yüzey üzerindeki hava sütununun yapmış olduğu etkiye basınç
    kuvveti denir.
    Basınç (P)= Kuvvet (F) / Yüzey (A)
    Atmosferik basıncın ölçülmesinde üç ana metot vardır.
    1.
    Atmosferik sütunun, bir sıvı sütunu ile dengesini kullanmaktır. Sıvı
    olarak alçak buhar basıncına sahip civa kullanılır. En sıhhatli ölçüm bu
    metotla yapılır.
    2. Bir zarın veya bir metal levhanın bir
    tarafındaki basınç, diğer taraftakinden farklı ise zarın şekli değişir.
    Bu metotdan yararlanarak Aneroid (Metal) Barometreler ve barograflar
    yapılmıştır.
    3. Sıvıların kaynama noktaları yüzeyleri üzerindeki
    basınca bağlıdır. Sıvı üzerindeki buhar basıncı, üzerinde duran
    atmosferin basıncına eşit olunca buharlaşma başlar. Sıvının kaynama
    noktası ölçülerek barometrik basınç bulunur. Müfettiş barometresi olarak
    kullanılan hipsometreler bu metotdan yararlanarak yapılmışlardır.
    Civalı barometreye göre basınç ölçümü standarttır. Diğer aletler civalı barometreye göre ayarlanır.
    Atmosferik Basınç Birimleri
    Basıncın
    Ölçülmesinde muhtelif birimler kullanılmaktadır. Meteorolojik amaçlarla
    basınç ölçülmesinde kullanılan eski birim milibardır. Ancak, WMO
    tarafından 1 milibara eşit olan hektopaskal (hPa), yeni basınç birimi
    olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca cıvalı barometrelerden bazıları
    standart şartlar altında «mm» veya «inç» olarak
    taksimatlandırılmışlardır. Bu standart şartlar altında 760 mm. lik
    gerçek ıskala yüksekliğine sahip olan civa sütunu 1013,250
    hektopaskallık bir basınç meydana getirir.

    yok diyorunuz ama bu sefer inşallah yağar her zaman var dedik ne oldu :)


    Bana göre de boğaz donmadı buzullar geçiş yaptı diye düşünüyorum.

    Konu hakkında araştırma yaptım bazı belgeler koyacağım sonra , tekrar yeniliyorum tuzlukuk oranı ve akıntı durumuna göre boğazın donması mümkün değildir. Tatlı su yapısı nedeniyle hızlı donar tuzlu suyun donma moktası ise yüksektir. ( %23 tuz donma noktasını -21C ye düşecektir. )


    [hr]


    İstanbul Boğazının komple donmasının hiçbir zaman gerçekleşmediğini
    belirten Doç. Gazioğlu, donma olayının oşinografik şartlardan dolayı
    mümkün olmadığını anlatıyor. Gazioğlu, Bizim bulunduğumuz enlemde o
    şartların oluşması mümkün değil. Deniz suyu sıcaklığı -4e düşse bile çok
    ince bir zar şeklinde donar. Komple sistemin dibe kadar donması mümkün değil. Bizim bölgemizdeki hava
    sıcaklığının Kuzey Buz Denizindeki seviyeye gelmesi mümkün olmadığından
    dolayı İstanbul Boğazında donma olayı gerçekleşmez. diyor. Çünkü Kuzey
    Buz Denizi ve civarında hava sıcaklığı -45, deniz suyu sıcaklığı ise
    -10larda seyrediyor. Boğaz suyunun donma sürecinin başladığı +4
    derecenin altına inmesi için İstanbuldaki hava sıcaklığının -25 derece olarak
    ölçülmesi gerekiyor. Meteoroloji Yüksek Mühendisi Gökhan Abura göre,
    İstanbul son yüz yılda Kandilli kayıtlarına göre -13,8, Meteoroloji
    Bölge Müdürlüğüne göre -16 dereceyi gördü. Termometreler -20leri henüz
    kaydetmedi. 1900lerden önce hava sıcaklığının -25lere kadar düşüp
    düşmediği bilinmiyor; ama bilim adamları düşmediği görüşünde. Aksi halde
    Orta Avrupa ile Türkiyenin kuzey ve orta kesimlerinin tamamen donması
    gerekirmiş.


    İstanbul boğazının donmuş görüntüleri mevcut hatta boğazın neredeyse
    yarısına kadar yürüyerek yada zıplaya hoplaya gelindiğide doğru,peki o
    zaman bu nasıl oluyor Karadenizden gelen (özelikle tunadan) buz
    parçaları zaman zaman boğazdan geçiş yapmak istiyorlar ve bu muhteşem
    görüntüler oluşuyor.Kaynakwh webhatti.com:


    Bu konuda tartışmaya mahal yoktur boğazda geniş buz tabakaları üzerinde
    yürüyebilirsiniz ama teknik olarak donmuş bir istanbul boğazı olamaz
    tabiki bu küresel ısınma devam edip akabinde gelecek olan buz devrine
    girmezsek.


    Not: Aşağıda verilen istanbul boğazının donma haberleri ne kadar sağlıklı bilmiyorum ama hoş birer yazı olarak okunabilir.


    " 763 kışında Haliçin çevresindeki kıyılar 100 adım mesafeye kadar
    donmuş. Hem de yer yer 30 metre derinliğe kadar. Karadenizdeki buzlar
    çözülürken, kütleler kenetlenince Boğaziçi ve Haliç tıkanmış. Dönemin
    metinlerinde, insanların ve hayvanların Üsküdardan Galataya yürüdükleri
    yazıyor.


    " Tam 100 yıl sonra bu hadise yeniden gerçekleşmiş. Sonra 928de bir
    daha. Üstelik buzların erimesi dört ay sürmüş. Ardından 934te bir
    daha... 1232de bir daha...


    " İstanbul, Osmanlı İmparatorluğunun himayesine girdikten sonraki ilk
    büyük don olayı 9 Şubat 1621de gerçekleşmiş. Yine Boğaziçi ve Haliç
    donmuş. İnsanlar çoluk çocuk, yaşlı genç demeden Üsküdardan Galataya yürümüşler; buzların arasında sıkışıp kalan kayıkların arasından geçerek.


    " 1823te, II. Mahmud padişahken yaşanan dondurucu soğuklarda sadece Haliç değil, şehrin çeşmeleri de donmuş.

    Saygılarımla
    Orkun
    Su ürünleri yüksek Mühendisi


    Arkadaslar iste benim tahminim 7 ocaktan itibaren ulkemizde ilik havalar yasanacaktir bu 19 ocaga kadar devam edecektir.20 ocaktan sonra ise hafizalara kazinacak sistemler ulkemize gelecektir.Ozellikle subat-mart!Peki bu nasil olacak? Iste ongorum su yonde:
    Azor orta avrupaya kadar genisleyecek ve balkanlar uzerinde konumlanacak.Bunun sonucunda sibiryanin gidecek tek bir yeri var.Polonya uzerinden doruca ulkemizin karadeniz kiyilari birde ic anadoluya akdeniz yerlestimi.Cicek gibi olur.Beklentim bu yondedir arkadaslar AO yu takip edin 19 ocaktan itibaren kuvvetli pozitife yukselecek.Avrupa son demlerini yasiyor artik sira bizde hayirlisiyla..

    uzun mesafeli zor bir yorum ama inşallah olur


    Karamsarlığım şundan. Geçmiş yıllarla kıyasla bu yıl çok az yağış aldık (ekim, kasım, aralık Bartın için) önceki yıllarda mutlaka yılbaşından önce kar yağardı. Malesef aralık 11, aralık sonu, 5 ocak sistemi derken hepsi burayı ıskaladı. Şimdi kaldık 20 ocağa. Evet modeller diyagramlar 20 ocak ta soğumayı işaret ediyor, aynı önceki sistemlerde olduğu gibi. Ya bunu da ıskalarsak? En büyük avantajımız kuzey yarım kürenin en soğuk günlerinin ocak sonu olması, denizlerin yeterince soğumuş olması. Ama 9 ocaktan sonraki 10 günlük durağan dönemde güney ege ve akdenizden bademler çiçek açtı haberleri gelmeye başlar ve sinirleri biraz daha gerer. 20 Ocak sistemi de kaçarsa moraller hepten çöker. Benim tedirginliğim o yüzden. Neden üzülmeyeyim, Avrupa tarihinin en soğuk kışını geçiriyor ben daha şemsiyemi geçen kış kaldırdığım yerden çıkarmadım. İnşallah bu işe emek harcayanları bu sistem utandırmaz da adam gibi bir kış yaşarız. Bıktım şu kıytırık sistemlerden.

    Son veriler güzel gidiyor ama yağış ile buluşma lazım oda kısmete bağlı