Yata yata paslandık artik. yarin bekledigim bi veri iyi gelirse '' İstanbul'da dahil olmak uzere'' ilk kar haberini vericem. Yarin ola hayrola. Eger rölantide kalirsa 2. gunu bekleyin. 2.günün şafağında kuzeye bakın..
Güncellenmedimi verileriniz ? Kar haberini ne zaman veriyorsunuz kısmetse. Ben ay başında ılık ve yağışlı havalar görüyorum anomalilerde ay başı demezsiniz herhalde büyük ihtimal
Hocam yine dediğiniz çıkıyor. Diğer forumlarda da konuşulmaya başlanmış. :yes: @Efsane-Semih
Konuşulup konuşulmaması önemli değil. Mühim olan gelip yada gelmemesi. Gelmeyecekse, isterse herkes konuşsun ne manası var o zaman. Adını Feriha koydum, sarı çizmeli Mehmet ağa hesabı bu işler. Sistemler şu ara hep yakın vadeye girince eriyip gitme modundalar, yine öyle olur oda o yüzden hiç umutlanmıyorum.
Valla İQ, akıl, zekayı falan bilmemde bir milletin görsel basın aracılığı ile nasıl uyutulup aptallaştırıldığını sonrada bakın sizin İQ seviyeniz yerlerde sürünüyor denildiğini iyi bilirim. Tv' kerde çocuklarımıza izlettiğimiz çizgi filmlerden tutunda, yetişkinlerin vazgeçilmezleri arasında olan dizilere kadar birçoğunda bilinç altı mesaj net. Aptallaştırmaya, uyutmaya, düşünme ve kendini geliştirme yeteneğinden yozlaştırmaya kadar insanları zombileştirmeye yönelik hemen hemen hepsi. Ahlaksızlığı meşrulaştıran film ve yayınlardan bahsetmeye lüzum bile yok, çok açık ortada onlar zaten. Bir milletten savaş ile alamadıklarını masa başında almaya niyetli olan talihsiz güruhun bir planı ve oyunundan başka birşey değil. O yüzden kimler tarafından, hangi kıstaslara göre hazırlandığı, ne amaçla yapıldığı belli olan abuk subuk İQ seviyesi haritalarına takılmayın. Bunların oyunlarına gelmeyin, ülkemiz, milletimiz gayette aklı başında zeki insanlardan oluşmakta. İQ seviyesi düşükmüşte bilmem ne bu ne saçmalık yahu. Bizim İQ seviyemiz varsın düşük olsun, bu kahpe planları başka türlü nasıl ayarlayacaklar ki zaten Avrupa' da İQ seviyesi düşük olsaydı değil mi ? Firavun' luklarının altında fazla zeki olmaları yatıyor öyleyse. Eğer İQ seviyemiz artacakta, bizde böyle medeniyetsiz bir toplum haline dönüşecek isek eğer, bırakın olduğu yerde kalsın.
Bu büyüklükteki bir depremin yerin sadece 10 km altında gerçekleşmesi çok ilginç. O bölgedeki şiddetli depremler çok daha derinlerde meydana geliyordu. Yıkım çok büyük olacaktır.
2011 yılında Japonya' da ki 9.0 büyüklüğündeki dev depremde sığ depremlerdendi. Derinliği sadece 25 km idi. Ama bölgede 38 metereye varan dev tsunamı dalgalarına neden olmuştu. Allah yardım etsin diyorum deprem bölgesinde ki halka.
Bu senenin kışı Ocak ayından ibaret oldu. Bu kadar basit. Bu saatten sonra gelen kıytırık soğuklar kimseyi memnun etmeyeceğine göre, kış Şubat ayına girerken bitmiştir. Bunu görmek için uzman olmayada gerek yok kesinlikle. Biraz bu işleri takip eden herkes bu yazdığım sonuca ulaşabilir.
İstanbulda büyük deprem zaten uzun zamandır bekleniyor, 17 ağustos depremini yaşamış biri olarak Rabbim bizi büyük ve yıkıcı bir depremden korusun, hafif atlatmamızı sağlasın inşallah
Rabbim korur elbet, ama tevekkülüde sever. Tedbir olmadan mucize beklemek hayal olur. İstanbul' da çarpık yapılaşma devam ettiği sürece ve ordan çalarak burdan kırparak koca koca pis görünümlü çürük bina ucubeleri içerisinde insanlarımız ikamet etmeye devam ettiği sürece 6.5 - 7.0 arasında bir depremde bile ölü sayısı 50 binleri bulabilir, belki de daha fazla. Bunu uydurmuyoruz çünkü risk faktörleri hesaba katılarak nerede ne kadar yıkım olacağı ve tahmini nüfus göz önünde bulundurularak bu sayılara ulaşmak mümkün.
Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, uzun yıllarda meydana gelen büyük depremler ve meydana getirdiği maddi ve manevi kayıplar bir devletin 10 yıl geri gitmesine bile sebep olabilir. Çok ciddi bir mesele aslında. Ama ülkemiz deprem bilinci konusunda çok zayıf. Yapılarımızda öyle. Düşünebiliyormusunuz 5 büyüklüğünde bir depremde Ağrı' da 20' den fazla insan ölmüştü. Ama 8 9 büyüklüğünde dev depremlerde insanların burnu bile kanamıyor Japonya' da. Tsunami' de ölmüşlerdi ölenler. Ülkemizin %92' si deprem riski altındayken ve her gün bir bölgemiz sallanırken bu işe çok ciddi yatırımlar yapmamız gerek. Halkından mühendislerine herkese çok iş düşüyor. Herkes bilinçlenirse sorunlarda azalır, çünkü hatalar baştan yapılmış. Şimdi uğraş dur kentsel dönüşüm projeleriyle falan dimi ama. Bilmiyorum onlarda ne kadar bir fayda sağlayacak böyle bir felakette. Allah sonumuzu hayr eylesin.
İşimiz kocakarı soğuklarına kaldıysa yandı gülüm keten helva hesabı olur. O kocakarı soğukları şanına yakışır şekilde ne hikmetse uzunca yıllardır uğramaz oldu Mart aylarında pek.
Mart ayınında ruhuna Fatiha okuyacağız gibi. Zaten ilk yarı içerisinde bize kar getirebilecek bir sistem yok, bırakın sistemi ihtimali dahi yok. Diyagramların hali ortada. Ancak sıcaklıkları normaller civarına çekebilen yağışlı sistemler olur, onlarda gelir geçer zaten. Mart ayıda bu ayarda biter Gelmesinde zaten bu saatten sonra kar mar. Yazık yanacak açan çiçekler, erikler ve diğerleri
20 Kasım' da İstanbul' a kar geliyordu gelmedi. Sonra neden gelmediği hakkında açıklamalar yapıldı ki neden gelmediği herkesce bilinen bişey olmasına rağmen. Kasım sonunda 13 Aralık' ta sistem girecek diye başlık açıldı İstanbul' a kar yağacaktır diye sonuna eklenildi ve bugün 14 Aralık bırakın kar yağışını yağmur bile yok. Ortada herhangi bir sistemde yok.
Semih bey benden 15 gün sonrasına dair net şeyler duyamazsınız demiş birde. Ama duyuyoruz işte. Peki daha önce ki başlıkları kaç gün kala açmıştınız. 2-3 gün kala falanmı yoksa 15-20 gün öncesinden mi. Neyse 13 Aralık' ta olmadı. Şimdi 6 Ocağa kadar olan görünüm geldi. Ve 26-27 sinden bahsediliyor. Biraz sütten ağzınız yanmış olmalı ki, bu sefer kesin ifadeler kullanmamışsınız takdir ettim sizi.
6 Ocak gibi ise zaten kesin ifadeler kullanmamışsınız kullanmayında zaten bence. Ben forumu takip eden biri olarak eleştirim bu yöndedir, saygısızlık olarak adlandırılmamalıdır, ancak çok uzun vadeye giren tarihlere sistem sıkıştırmaktan bir an önce vazgeçilmelidir yoksa sürekli verilen tarihlerde gelmeyen sistemlerin neden gelmediği açıklanmak zorunda kalınılacaktır.
Aralık ayını kafadan kapattığınızı keşke Aralık ayı girerken deseydiniz, 13 Aralık2 ta İstanbul' a kar var yerine çok büyük takdir toplardınız en azından benim fikirlerim bu yöndedir başarılar dilerim bundan sonra ki tahminlerinizde.
Denizli-Honaz' da ki deprem Büyük Menderes Grabeni çöküntü alanı içerisinde meydana gelmiştir. Denizli civarı birkaç yıl ara ile bu tür depremler yaşar, bu çok normaldir. 5 ve üzeri bir büyüklükte de olabilirdi. Çok büyük bir deprem beklemek yanlış olur. Ancak bölge çöküntü kırıklara sahip olduğundan irili-ufaklı sıkça depremler yaşamaya müsaittir bunuda unutmamak gerekir.
Bu türden depremler ana kırık üzerinde herhangi bir stres boşaltmaz. Tam merkezi zaten deprem hattının üstü değil. Bu depremler herhangi bir öncüde sayılamaz. Yalnız Marmara' nın altının çatırdamalarıdır diyebiliriz. Bir stres var, ve bu bişekilde direnci küçük olan fayları kırıyor olay bundan ibarettir. Genelde KAF hattı gibi kırıklarda büyük depremlerin pekte öncü verdiği söylenemez. Bu daha çok Ege bölgesinde ki çöküntü alanları içinde ki faylarda gözlemlenir. 4 ve 5 civarı depremler fayların olduğu her yerde olur, olmayada devam edecektir zaten. Nitekim son yaşanan deprem bir öncü değildir, herhangi bir büyük depremin büyüklüğünüde küçültecek kadar bir kırılmada değildir. Sadece uyarıcı bir depremdir.
17 Ağustos 1999' da iki parça halinde Gölcük ve Düzce depremleri ile Marmara' nın doğusu rahatlarken batısı yeni bir riskin içine girmiş oldu. Çünkü bilinen büyük Erzincan depreminden sonra KAF hattında ki depremlerde fayın atılımı yönünde yani batıya doğru bir göç başladı. Bu süreç Marmara denizi içinde sonlanacak büyük ihtimalle. Sadece adalar fayında risk söz konusuda değil, Çınarcık açıkları, Gemlik körfezi ve Balıkesir dolaylarıda deprem tehditi altındadır. Dolayısıyla tek bir depremden söz etmek yanlış olur, önümüzde ki 30 yıl boyunca uzmanlarında sıkça dile getirdiği gibi Marmara deprem riski altındadır, kentsel dönüşüm ve buna ek olarak alınabilecek tüm önlemler vesaire bir an önce vakit kaybetmeden yerine getirilmeli, ve halka doğru dürüst deprem bilinci aşılanmalıdır.