Ankara'nın en yağışlı ayı mayıstır yukarıdaki haritadaki görüntü çok normal. Marmara Denizi CIN alanı oluşturduğu için İstanbul'da böyle boşluklar bahar döneminde sıklıkla oluşur fakat bazen CIN alanına rağmen fırtına hücreleri İstanbul'u da etkileyebilmektedir. Özellikle konvektif yağışlarda yağış alması muhtemel yerlerle ilgili sınırlı alan modelleri daha sağlıklı fikir verir.
Beiträge von Bay Hava
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Hava olaylarına meraklı olan hobi olarak ilgilenen bir kişi klimatoloji yerine analiz ve tahmin yönüne ağırlık verirse bence daha iyi olur. Geniş kitlelere daha fazla hitap eder, rağbet görür. 1 hafta, 1 ay, 3 ay sonra havaların nasıl olabileceği klimatolojinin işi değil, o manada söyledim.
-
Mert, geçmişe rağbet olsa bit pazarına nur yağardı demiş atalarımız. Geçmişle ilgili küfürler bile vardır dilimizde, klimatoloji geçmişi inceler sen boş ver geçmişi de geleceğe bak. Şimdi ben bunu söylerken klimatoloji,arkeoloji,tarih gibi geçmişten beslenen bilimleri aşağılamak amacıyla söylemiyorum yanlış anlama olmasın ama geleceğe dair araştırmalar daha çok rağbet görür o manada söylüyorum.
-
http://www.hurriyet.com.tr/kadioglu-hortu…or-ama-26649340
Kadıoğlu, hortumun daha önce de yaşadığını ama farkındalığın bu kadar fazla olmadığını belirterek, "Eskiden kıyı kesimlerde yerleşim bu kadar fazla değildi, bazen hiç farkında olmadan hortum oluyordu, geçiyordu." dedi.
Mikdat Hoca da yukarıdaki haberde aslında benim söylediğimden farklı birşey dememiş. Olaylar kendi doğası içinde gelişiyor bazı yıllarda artışlar azalışlar gözlense de halen elimizde bunun sebebi iklim değişikliğidir diyebilmek için yeterince sağlam kanıt yok.
-
Güneyden gelen, sıcak ve dolayısıyla düşük yoğunluklu su üst katmanlarda kuzeye doğru akarken kuzeyden gelen, soğuk ve dolayısıyla yüksek yoğunluklu su ise alt katmanlarda güneye doğru akıyor. Ancak küresel ısınma nedeniyle okyanus sularına karışan tatlı sular,
kuzeydeki tuzlu okyanus sularının yoğunluğunun azalmasına neden oluyor. Böylece kuzeydeki ve güneydeki sular arasındaki yoğunluk farkı da azalıyor ve Gulf Stream akıntısı zayıflıyor.
hopaalaaaa demek bu yüzden abd gittikçe çetin kışlar geçiriyor.Bence hiç alakası yok. Çünkü ABD'deki soğuk kışlar kuzeydoğu Pasifik üzerine yerleşen veya Sibirya üzerinden sokulan yüksek basınç alanlarının kutbi girdabı güneye itmesi sayesinde gerçekleşiyor. Soğuk hava Atlantik üzerinden gelmiyor ki gulfstrem yüzünden böyle oluyor diyelim, gulfstream yavaşlarsa Avrupa çok soğuk kışlar geçirebilir fakat ABD gulfstream yavaş da olsa hızlı da olsa gayet soğuk kışlar yaşayabilir veya şöyle bir soru da sorulabilir gulfstream ABD'de çok soğuk kışlar yaşanmasına neden olacak kadar yavaşladıysa bu etkileri Batı Avrupa'da neden göremiyoruz? Bence günümüzde gulfstream akıntısının hızında da hava olaylarında büyük değişikliklere neden olacak boyutta bir oynama sözkonusu değil.
-
Mert bu paylaştığın grafikle aslında farkında olmadan beni doğrulamış oldun. 1960'lı yıllarda da bu iklim değişiyor muhabbetler dönmüştür kesin ve eğer bugünkü teknolojik imkanlar aynen o yıllarda da olsaydı inan bana belki şimidkinden daha fazla sayıda ekstrem hava olayı rapor edilebilecekti. Bazı senelerde ekstrem olaylarda inişler çıkışlar olmuş ki bu gayet doğal, bir sürekliliği yok. Küresel ısınmadan ve iklim değişikliğinden falan pek bahsedilmeyen yıllarda bile ekstrem hadise sayılarında artış olabildiğini görmüş olduk bu grafik sayesinde.
-
Eğer beni kast ettiysen cevabımı vereli çok oldu.
Şahsa hakaret, küçük düşürücü laf falan da etmedim.
Meteoroloji okuyor diye bir şey olduğunu sanan bir arkadaş vardı ismini unuttum, o dün bana aklınca "tek başına debeleniyorsun" derken neredeydiniz.
Kendince o debeleniyor farkında değil, ancak bana o laf gelmeden önce kimseye en ufak ters bir lafım olmadı, olamaz da.
Şimdi debelensin dursunlar. Deli damarımı attırdınız dünden beri.
Üstat açıkçası ben onun meteoroloji okuduğuna da pek inanamıyorum. Yazdıkları hep kopyala yapıştır şeyler oluyor. Kendisi mitomanik bir vaka olabilir. Biz polis değiliz GBT taraması yapacak değiliz veya İTÜ'nün öğrenci işlerine telefon açıp sizde böyle bir öğrenci okuyor mu diye soracak halimiz yok günahı boynuna, benim açımdan önemli olan karşımdakinin ne okuduğu yada yaşı falan da değildir. Belli bir saygı hürmet çerçevesinde seviyeli tartıştıkça dürüst davrandıkça ciddiye alır konuşurum. Yoksa muhatap olmak istemem. Sana neden böyle hunharca saldırdıklarını da açıkçası anlayabilmiş değilim.
-
Bafralı ısınma trendinde olduğumuz doğru ancak küresel sıcaklık ortalamalarındaki bu artış iklimleri değiştirecek boyuta geldi mi gelmedi mi asıl sorulması gereken soru budur. Yoksa iklimler aynı karakteri korumayı başarıyor fakat detaylarda bazı ufak tefek değişiklikler mi görülüyor buna bakmak gerek. Rize'de eskiden beri çay yetişiyor halen yetişiyor, Akdeniz'de ananas, mango, kahve gibi tropikal meyvelerin tarımı halen yapılamıyor, eskiden ne ekiliyorduysa halen aynı şeyler ekilmeye devam ediyor, Marmara'da Ege'de zeytin, iç kesimlerde tahıl ağırlıklı tarım yapılıyor ayva, elma dışında bir meyve pek yetişmiyor yani iklimler olduğu yerde durduğuna dair önemli göstergeler bunlar ama mesela eskiden İstanbul'da şubat ayında ortalama kar yağışlı gün sayısı 5 iken ısınma trendine bağlı olarak bu 3'e 4'e düşmüş olabilir mi, güneşlenme süreleri bir miktar artmış mı, yağışlı gün sayıları bir miktar azalmış mı bunlar olabilir ancak bütün bunlar en azından şimdilik iklimlerimiz değişiyor demek için yeterli kanıtlar değildir. Sabırla izlemek gerekiyor iklimler değişiyor demek için daha çok uzun zaman var. Medyada reyting kaygısı nedeniyle bu yönde çok abartılı görüşler vardır hatta röportaj yapılan profesörlerin ertesi gün biz böyle dememiştik çarpıtmışlar, başka türlü yazmışlar dedikleri de çok olmuştur. Sadece bizde değil tüm dünyada abartanlara ve kabartanlara karşı temkinli olmakta fayda var.
-
Yanlız bu sel artış olan bölgeler Ege,Akdeniz,Marmara bölgelerini kapsıyor.Karadeniz için bir araştırma yapılmamış.Mert tüm Türkiye diyerek hata etmiş.Karadeniz makale içinde yok Mert'in kaynak olarak sunduğu
Sorun değil sadece batı bölgeler için de görüşüm aynıdır. Nüfus artış hızı en fazla olan bölgeler zaten batı bölgeler dolayısıyla çarpık yapılaşmanın en fazla olduğu yerler de buralarıdır. İstanbul'da görülen seller hep dere yatağına yakın yapılaşma sonucudur. Son yıllarda Alibeyköy, Ayamama gibi dereleri ıslah ederek bu sorunun önüne geçmeye çalışıyorlar.
-
tamam verilerimden sadece birini yazicam 1963de ortalama 140 sel var turkiyede
2000 den sonra ise 160 170Bak bu yazdığını görmemiştim. 1963'te 140 sel var 2000'den sonra 160-170 yani yıllık sel vakası sayısında 30-40 tane civarında artış var ve sana göre bunun sebebi iklimdeki değişiklik bizim tropikal benzeri bir iklime doğru geçmemiz. Ben de diyorum ki hayır bunun sebebi iklim değişkliğiyle çok da bağlantılı değil, tamamen nüfus artışına bağlı olarak ortaya çıkan yeni yerleşimler ve hesapsız kitapsız yapılan yollar vs. Mesela dere yatağına yapılmış olan Basın ekspres yolu ve bu yolun yanındaki binalar olmasaydı 2009 eylülündeki sel yaşanmayacaktı veya Karadeniz sahil yolu olmasaydı Karadeniz'de son yıllarda meydana gelen sellerin bazıları yaşanmayacaktı. Kısacası bana göre sel vakalarındaki bu artış insan kaynaklıdır.
Başka veriler de bekliyorum senden ama sağlam olsun.
-
Bence Great de bu konuda gayet donanımlı birine benziyor belki benim kadar çok makale okumamıştır ama asla boş değil bu konularda hakkını yememek gerek. Bafralı'nın sunduğu kanıtlar benim tezimi çürütmez çünkü dediğim gibi 2010 öncesinde internet ve akıllı telefonlar yaygın değildi. Benim tezime göre x kişisi 2015 yıında hortumların sayısı 2010 yılına göre az da olsa arttı diyorsa bu artışın sebebi kayıt altına alabilme ve bunları paylaşabilme imkanlarının artmasından dolayıdır. Ayrıca konumuz tahminler değil gözlemler. Sen bana hep yapılan tahminlerle ilgili şeyler söylüyorsun.
Ben kısaca diyorum ki ülkemizde ve dünya genelinde görülen şiddetli hava olaylarının sayısında son 50 yılın ortalamasına göre aslında kaydadeğer bir artış olmamıştır, teknolojideki ilerlemeyle birlikte şiddetli hava olaylarının kayıt altına alınma ve bunları sosyal medya hesapları gibi kanallar aracılığıyla yayılma imkanları geliştiğinden sanki sayılarında artış varmış gibi algılanmaktadır Sen de hayır bu böyle değildir diyorsan kanıtlarını sun görelim ikna etmeye çalış bakalım.
-
Pazar gününe kadar sana süre. Madem beni muhatap aldın ikna etmeye uğraş bakalım

-
konumuzun basi zaten hortumdan degil tropik kelimesinden turedi uydu ve radardan anlayamazsin ancak oradaki index değerlerinden az biraz neler olabileceğini anlayabilirsin
Onlar da modelin öngörüsünü yansıtır kesinlik arzetmez ki. Skew-t'de vardır diye kesin olacak diyemeyiz.
-
tamam rapor edilir haklisin ben yanlis bi cumle kurdum ozur dilerim
Bak simdi senin verdigin raporlar dogrultusunda mi tahmin yapilir hayir? Senin raporlarin dogruktusunda radari guncellerler mi hayir? Haberlere yansitilan tornadolari bosver sen meteoroloji arsivinde uydular oldugu gunden beri her tornadonun goruntusu var zatenUydu ve radar görüntüsünden bir noktada hortum oluşup oluşmadığını kesin ve net olarak doğrulayamazsın, sadece ihtimal olarak dillendirilebilir. Bu ancak kasırgalar ve tropikal siklon benzeri oluşumlar için mümkün olabilir.
-
2010dan oncesi hukumsuzdur diyorsun acaba neden?
Çünkü o dönemden önce akıllı telefonlar ve internet yaygın değildi. Bunlar artık dünya genelinde yaygın bir biçimde mevcut.
-
bay hava yapma gozunu seveyim meteorolojide telefon mu kullanilarak rapor edilir?
Buyur tıkla incele linkleri. Bak bakalım nasıl rapor etmişler.
Ben mesela rastgele tıkladım bir tanesine http://derstandard.at/2000035844497/…eekettenpflicht
-
simdi bakin arkadaslar
Elimizde yabanci makale var mgmnin raporu var yab her türlü verimiz var adam dio ki sosyal medya yoktu o zamanlar ondan
Beni cildirtan sey buNiye çıldırıyorsun canım benim gayet mantıklı bir tez ileri sürüyorum. Hortumların sayısı arttı deniliyor, ben de bu gayet doğal, aslında hortum sayısı artmıyor, hortum sayısı aşağı yukarı aynı ama gözlemlenen (rapor edilen) hortum sayısı artıyor çünkü herkesin elinde foto, video çeken akıllı telefonlar, bu çektiklerini paylaşabilecekleri internet ortamları var bu durum hortumların sayısının, sadece hortum da değil pekçok şiddetli hava olayının arttığına dair algı yaratıyor diyorum. Bu tezi çürütmeniz için de en az 20 sene kadar gözlem yapmanız gerekir. Çünkü şartlar eşit olmalı. Bazı yetersizliklerden dolayı 2010 öncesi hükümsüzdür. Bunun dışında tüm söylenenler de kim söylerse söylesin safi goygoydan ibarettir. Benim böyle körlerle sağırlar birbirini ağırlar misali kahve köpürtür gibi laflara da karnım tok. Gençsiniz kanınız kaynıyor diye sağdan soldan dolduruşlara kapılıyor olabilirsiniz 20 sene sonra bizim yaşlara geldiğinizde büyük ihitmalle sizin de görüşleriniz değişecektir. Haa belki de siz haklısınızdır gerçekten de iklimlerde büyük değişimler olur Trabzon'da ananas Çanakkale'de mango falan yetişmeye başlar harbi harbi tropikleşiyoruzdur bunların hepsi ortaya çıkar bu konuda da hiç şüpheniz olmasın. Ömrümüz yettiğince şahit oluruz olan bitene.
-
Bafralı, önceki yıllara ait sağlıklı bir kıyaslama yapacak verimiz yok sıkıntı burdan kaynaklanıyor. Zaten referans olarak gösterdiğin Deniz Bozkurt makalesinde de bu sıkıntı belirtilmiş. ESWD'ye yapılan bildirimlere göre son yıllarda hortum sayısında artış olduğuna dair bir çıkarımda bulunmuş ki bu gayet normaldir. İnternet yaygınlaştı, gördüklerimizi kayıt altına almak kolaylaştı eskiden meydana gelen hortumların büyük bölümünden kimse haberdar olamazken artık haberdar olmaya başladı. Eskiden ne ESWD gibi bu tür gözlemlerin rapor edildiği bir internet ortamı vardı, ne de şahit olduğumuz bir hortumu kaydedecek, kaydetsek de geniş kitlelere duyuracak imkanımız vardı. Atıyorum Türkiye'de meydana gelen 100 tane hortumun 30 tanesinden haberimiz oluyorduysa artık bugün 70 tanesinden haberimiz oluyor bu da haliyle hortum sayılarında artış mı oluyor algısının yerleşmesine zemin hazırlıyor. En basitinden forumlardaki canlı paylaşımları buradan sağlanan veri akışını gözönüne getirin Türkiye'nin çoğu ilinde kar hangi saate başladı ne zaman yağış ne zaman kky'ye döndü vs. anında haberimiz olabiliyor. İstanbul'un merkezinde 2014 yazında görülen hortum benzer şekilde atıyorum 3-4 senede 1 görülmeye başlarsa şüphesiz ki bu ciddi bir veridir ve dikkate alınması gerekir ama 20 senede 1 olursa bu çok da büyütülecek bir hadise sayılmaz. Bir de tabi Antalya gibi yerlerde deniz üzerinde görülen su hortumuyla karalar üzerinde oluşan hortumlar birbirinden farklı oluşumlar. Bunları aynı kefeye koymamak gerekir.
-
Geçenlerde Mikdat Kadıoğlu TGRT'ye çıkmıştı orada çok güzel birşeyden bahsetti, ülkemizde meteoroloji okuryazarlığı yok en büyük sıkıntı bundan kaynaklanıyor okullarda coğrafya derslerinde eğitim verilmeli demişti. canlı yayında bir soru sordular hocam dün Samsun 35 dereceydi bugün 12 derece sizce bu normal mi daha önce hiç olmadı dediler o da cevaben yoo gayet normal şeyler bunlar daha önce de olmuştur unutmuşlardır, cephe geçti işte ama halk bunu bilmiyor bilse yaşanan şeyin gayet normal olduğunu anlar dedi. Bilmedikleri için havalar sapıttı iklimler değişti falan diyorlar dedi.
Hortumların sayısında artış olduğuyla ilgili teze de şüpheyle yaklaşmak gerekiyor. Çünkü bundan önceki yıllarda gözlem yapmak ve bunları kayıt altına almak sıkıntılıydı. Ücra bir köyde meydana gelen bir hortumdan sadece o yörede bulunanlar haberdar olabiliyordu olsa da bunu yaymaları mümkün olamıyordu. Bugün ise artan nüsfusla birlikte artık neredeyse her yetişkin bireyin elinde bir akıllı telefon var. Herhangi bir olayı kayıt altına alıp sosyal medyada paylaşıp milyonlara ulaştırmak an meselesi. 2014 yazında yaşanan ekstrem hava olayları severe weather gibi facebook sayfaları sayesinde tüm dünyaya yayıldı. Hatta radarlar sayesinde hortum oluşması muhtemel yerlere giden fırtına avcıları bile var. Hortum gibi bazı ekstrem hava olaylarının son birkaç yılda arttığına dair bir algı oluşmasında en önemli etken teknolojik gelişmedir. Akıllı telefonlar vs. 1990'larda kullanılsaydı bu haberleri 20 sene önce duyardık. Keşke sıcaklık arşivlerinden faydalandığımız gibi elimizde hortum sayılarını sağlıklı bir şekilde kıyaslayabileceğimiz bir veritabanı olsaydı da daha somut şöyler söyleyebilseydik. En azından 2010 sonrası dönem için belki bunu yapabiliriz, mesela 2050'li yıllarda 2020'li yıllara göre hortum sayısında artış var veya yok diyebiliriz.
Sonuç olarak bugün itibariyle ortada abartılacak bir durum yoktur, safsatlara ve doldur boşaltlara kulak asmayınız gaza gelmeyiniz.
-
gunaydin hayirli sabahlar
Dun hortum muhabbeti vardi hatırlıyorsaniz
Hortum sayisinin artmasi iklimin biraz daha degismesi sinyali olabilirBen bulunduğumuz coğrafyada hortum sayısında bir artış olduğu kanaatinde değilim. Sıradışı hava olayları başta akıllı telefonlar olmak üzere teknolojik imkanların gelişmesi sayesinde çok daha kolay bir şekilde kayıt altına alınabiliyor ve sosyal medya aracılığıyla da hızlı bir şekilde geniş kitlelere ulaşabiliyor. Bu durumun, sadece ülkemizde değil tüm dünyada, hortum, iri taneli dolu gibi ekstrem hava olaylarının sayısının arttığına dair bir algıya neden olduğunu düşünüyorum. Küresel ısınma gerçeğini kabullenmekle birlikte en azından şimdilik belirgin bir iklim değişikliği yaşadığımızı söylemek için elimizde yeterli veri yok.