Küresel ölçekte söz sahibi 2 ana akım var. Bunlardan birini Yahudi diğeri ise İngiliz akımı. ABD'yi oluşturan 2 ana damarı da bunlar oluşturur. Bizim son zamanlarda İsrail ile yakınlaşmamız da boşuna değildir ve bu durum İngiliz damarını fena halde kabartmıştır. Atatürk havalimanı saldırısı ve son darbe/işgal teşebbüsünün de sebebi budur. Pastadan pay alma çabaları ilerleyen günlerde artarak devam edecek. Bizler Rusya ve israil ile yakınlaştıkça İngiltere ve ABD'nin İngilizci kanadı çeşitli yolladan bize ceza kesmeye çalışacaklar. Biz de boş durmayacağız tabi. Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler.
30 seneden fazla bir süre boyunca devletin her kurumunda yuvalanan bir yapının 3 aylık OHAL süresi içinde tasfiye edilmesini beklemek en basit ifadeyle hayalciliktir. Önümüzde oldukça uzun ve yorucu bir süreç var. Bu hainlerin nerede ne şekilde yuvalandıkları da belli değil. Dost görünen düşman, düşman görünen dost olabilir. Sahte ihbarlar falan olabilir ki bu hainlerin en iyi bildiği iş ergenekon ve balyoz davalarından hatırlayacağınız gibi uydurma delil üretmek ve yalancı şahitlik yapmaktır. Hani derler ya hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diye gerçekten de öyle. Bu güvensizlik ortamından sıyrılmak hiç kolay olmayacak. Kimbilir ABD destekli bu karanlık yapı önümüzdeki günler için ne hain emeller peşinde. Bu yapının elemanları gözünü bu kadar karartabiliyorsa bu kadarla yetinmez mutlaka ilerde farklı şekillerde başka teşebbüsleri de olacaktır. Açıkçası OHAL uygulamasının 3 ayla sınırlı kalmayıp uzunca bir süre devam edeceğini düşünüyorum. İnşallah yanılırım.
Muhtemelen ilgili kanunun 1. maddesinin b fıkrası gereğince OHAL ilan edilecektir. Tabi bunun çerçevesi yarınki toplantıda tartışılıp değerlendirilir. Ortalıkta dolaşan abartılı, provakatif ve halk arasında endişeye neden olabilecek stok yapalım, para çekelim, yurtdışına gidelim, Erdoğan diktatörlüğünü ilan edecek vs. türünden yorumlara da fazla itibar etmeyin. Kanunsuz bir iş olmaz. Şu anda Fransa'da da OHAL uygulanıyor mesela ve günlük hayat olabildiğince normal şekilde devam ediyor.
Küresel güçler sağlı sollu geliyorlar. Wikileaks belgeleriyle devam edecekler. Bu süreçte millet olarak asla oyuna gelmeyip hiçbir parti ayrımı yapmadan tek vücut olmalı ve provakasyonlara karşı da uyanık olmalıyız. İlk dalgada bu başarılmıştır. Gelmesi muhtemel yeni dalgalarda da mutlaka başarmalıyız. Bir anlık gaflet darbecilerin ekmeğine yağ sürer. Herkes uyanık olsun. Bu badire atlatıldıktan sonra siyaset yapılır sorumlular sorgulanır.
Adamlar senelerce Sızıntı adıyla dergi çıkardılar. Sızmadıkları yer kalmamış. Temizlenmeleri kolay iş değil. Çok zaman alacak. Bülent Arınç, Hüseyin Çelik gibi isimlerin bu süreçteki akıbeti ne olacak onu da çok merak ediyorum. İşin tuhaf yanı da nedir biliyor musunuz bu isimleri Fetö'ye yardım ve yataklıktan derdest etmeye kalksalar ucu yürütmenin başı olan dönemin cumhurbaşkanı Gül'e ve başbakanı Erdoğan'a falan gider. Önümüzdeki günler çok enteresan gelişmelere gebe.
İnternet yavaşladı iyice. Birşeyler oluyor yine belli. Yurtdışı kaynaklı bazı ciddi analizlerde bu kalkışmanın hafife alınmaması gerektiği, ABD destekli olduğu ve Mısır'dakine benzer sonuçları olabileceği söyleniyor. Allah sonumuzu hayretsin.
Daha çok Tayyip in başkanlık için böyle bişey yaptığını yazıyolar twitterda da heryerde böyle
Eski MİT müsteşarı Mahir Kaynak şunu söylerdi: Yapılan sansasyonel eylem kimin işine yarıyorsa arkasındaki fail de odur. Örneğin ABD'deki 11 Eylül saldırıları görünürde El Kaide yapmış gibi gözükse de aslında ABD derin devletinin ortadoğu coğrafyasına müdahale etmek için kurguladığı bir senaryodan ibarettir. Eğer ki milleti sokaklara dökme çağrısı bu haftasonuyla sınırlı kalmayıp önümüzdeki haftaları da kapsayacak şekilde sürerse ve dev mitingler tertip edilip bu mitinglerde başkanlık propagandası yapılacak olursa bu yönde düşüncelerin sayısının katlanarak artabileceğini söyleyebiliriz. Yok eğer süreç sadece paralel yapı mensuplarına yönelik ciddi operasyonlarla sınırlı kalırsa böyle bir amaç için yapıldığını düşünmek abes olacaktır. Önümüzdeki günler pekçok kişi açısından turnusol kağıdı vazifesi görecektir. Süreci soğukkanlı bir şekilde izlemek gerekiyor. Benim düşüncem şu anki görüntüye göre bu kalkışma paralel yapı ve arkasındaki güçlerin son çırpınışlarıdır ve başarısız olarak adeta kendini imha etmiştir.
Ana kaynak MGM ama kaynağın babası bende Bafralı. Siz yine MGM'nin açıklamasını bekleyin ama şimdiden 38 dereceye göre hesaplarını yapmanızda da bir sakınca yoktur.
Bence bir tiyatro değil. Bazen olayları fazla çetrefillendirmeden düz okumak gerekir. YAŞ öncesi ordudan atılacakların listesi belli olmuştu. Haliyle bundan ordu içindeki paralel yapı mensuplarının haberi vardı. Önlerinde 2 seçenek vardı. Ya kaderlerine razı gelecek veya isyan edeceklerdi. İsyan etmeyi ve gemiyi yakmayı tercih ettiler. Başarılı olsalardı amaçlarına ulaşmış, geleceklerini büyük ölçüde garanti altına almış olacaklardı. Olamadılar. Bu kalkışma YAŞ kararlarıyla halka duyurulacakların daha önce uygulanmasına vesile olmuştur. Ayrıca sadece bununla yetinilmeyip yargı içindekiler de temizlenmeye başlanmıştır.
Bu darbe teşebbüsünün özel harp dairesi veya MİT tarafından planlanıp paralel çete mensuplarının ordu ve yargıdan tasfiyesi için kılıf yapıldığı düşüncesine sahip olanlara ise katılmamakla birlikte saygı duyarım. Böyle bir ihtimali külliyen reddetmem ama bence zayıf bir ihtimal.
Doğu Perinçek'in ergenekon kumpasından tahliyesi sonrasında yaptığı açıklamaların da yaşadığımız ve bundan sonra yaşayacağımız sürece ışık tutacağını düşünüyorum. Dikkate alınmasında fayda vardır.
Temelsiz bir darbe olduğu için oldu bittiye getirilmek istenmiştir. Sanki ordunun tamamı bu darbenin arkasındaymış izlenimi verilerek halkta panik havası yaratılmıştır. Bir de tabi eskiden böyle haberler epey geç yayılırdı. Ne internet ne özel televizyonlar vardı. Şimdi malum herşey anında görüntü.
Çok ilginç bir girişim. Saat 22 de darbe açıklamasını kim yapar? Kenan Evren 5 de yapmıştı, 1 saatte iş bitmişti. Neyse Allah korudu en kötü diktatörlük bile darbe yönetiminden iyidir. Türkiyeyi kenetlenmiş halde gördük tekrardan.
Üstün yaptığı darbeyle astın yaptığı darbe bir olur mu hiç hocam. Adama nefes aldırmazlar ne kadar siyasi varsa hepsini derdest ederler milletin de gıkı çıkmaz çünkü sokaklara dökülün diye talimat verilmesine de kimse fırsat vermez. Velev ki çıksınlar kimsenin gözünün yaşına bakılmaz. Bu olayda üstlerin bir dahli yok paralelci ve sınırlı sayıda askerin planladığı bir darbe girişimi olduğu için çabuk püskürtüldü. Halkta da bir karşılığı yoktu. 80 darbesi öncesi şartlar darbe için çok elverişliydi sağ sol birbirini kırıyordu, darbe olması yönünde talep bile vardı ama bugün böyle birşeyi gerektirecek bir durum yok ki. Gezi olaylarıyla entegre bir teşebbüs olsaydı o zaman başarıya ulaşabilirdi belki ama bu denemede halk ayağı eksikti. İktidarı muhalefeti kimse yol vermedi.
Bu gece veya daha sonra münferit bazı olayların gelişme ihtimali olsa da bunlar büyük bir depremin artçıları gibi olabilir ve asla ilk baştaki şok etkisini yapmazlar. Dolayısıyla bu darbe girişiminin kesin olarak başarısız olduğunu söyleyebiliriz. Sokakları terketmeyin şeklinde çağrıların amacı da bence bir endişeden ziyade mevcut durumdan istifade etmek olabilir diye düşünüyorum. Eğer bu girişim başarılı olsaydı resmen bitmiş mahvolmuştuk, kimbilir ne ocaklar sönerdi. Ucuz atlattık.
Ülke açısından en kötü senaryo darbe girişiminin başarıya ulaşmasıydı. En basitinden döviz ve faiz fırlayıp ekonomi çökebilirdi neyseki bu gerçekleşmedi. Memleketin verilmiş sadakası varmış. Geldiğimiz noktada gezi olaylarından ve 7 Haziran seçimler sonrası belirsizlikten kaynaklanan zarardan bir kademe fazlası sözkonusu denilebilir. Bilanço çıkarılıp ortaya çıkan zarar bir şekilde giderilmeye çalışılacak. Önümüzdeki birkaç gün durumdan vazife çıkarmak isteyen bir takım şer odakları ve provakatörler mutlaka olacaktır. Halkı galeyana getirmek isteyebilirler. Bunlara karşı da teyakkuzda olunmalı.