Deniz ile 850 hPa seviyesindeki fark 24 dereceden fazla açılınca iyice sıkıntı olmaya başlar. O yüzden bence en iyisi -11, -12 dir fazlası zarar.
Bu bilgi doğru değil. Böyle bir kural olduğuna dair hiçbir yerde,yurtiçi/yurtdışı akademik çevrelerce yayınlanmış bir makale yok. Eğer varsa paylaşırsanız sevinirim. 13 derece civarında bir fark alt sınır olarak belirtiliyor fakat bununla ilgili bir üst sınır konulmuş değil. 850mb seviyesi ile göl/deniz seviyesi arasındaki sıcaklık farkı arttıkça kararsızlık artacağından yağış da artacaktır. http://slideplayer.biz.tr/slide/9102904/
Hava sıcaklığı arttıkça havanın nem taşıma kapasitesinin arttığı, soğuduğunda ise azaldığı doğrudur, çok soğuk bölgelerde kutup çöllerinin oluşma sebebi budur fakat bu bölgelerde çok düşük yer seviyesi sıcaklıkları sözkonusudur. İlle de bir yağış azalması arayacaksak önceliğimiz yere yakın seviyeler ve su yüzeyindeki sıcaklık olmalıdır. Şöyle bir örnek verebiliriz, şu anda Karadeniz deniz suyu sıcaklığı 25 derece civarında, diyelim ki 850mb seviyesinde üzerine -5 derecelik hava kütlesi geldi aradaki fark 30 derece yani 24 dereceden epey fazla, rüzgarlar da uygun olsun, böyle bir durumda kararsızlık çok fazla olacağından yağışlar da sel boyutunda olacaktır, metrekareye 300kg ve üzeri miktarlarda yağış düşebilir. 850mb seviyesi ile deniz suyu sıcaklığı arasındaki fark 24 dereceden fazla açılırsa yağış miktarı azalır tezini bu örnekle çabucak çürütmüş olduk.
Deniz suyu sıcaklığının 10 derece olduğu bir dönemde 850mb seviyesinden -20 derecelik bir soğuk hava geldiğinde ise rüzgar yönleri, enverziyon seviyesi vs. uygunsa yine yağış miktarı fazla olacaktır yer yer 1 metreyi aşan kar yağışları görülecektir ancak şüphesiz ki 1. örnekte düşecek yağış miktarı misliyle daha fazla olacaktır, işte bu noktada yapılacak kıyaslamada havanın nem taşıma kapasitesi devreye girmektedir. Bunun dışında bir sıkıntı yoktur. Orta enlem ülkesi olduğumuz için denizlerimizin sıcaklığı deniz etkisiyle kar yağışı oluşumu için ideal seviyelerdedir.
Buffalo'da 3 sene önce kasım ayında yağan ve kalınlığı 1 metreyi geçen göl etkisiyle kar yağışında göl sıcaklığı 12 850mb sıcaklığı ise -21 dereceydi, aradaki fark tam 33 derece ve 850mb sıcaklığı da -12'lerin hayli üzerinde. Yukarıdaki tez doğru olsaydı Buffalo'da da kar serpintisinden fazlası olmaması gerekirdi.
Konumuzla ilgili tam doğru bir örnek olmasa da şunu da söyleyebiliriz, 1987 martında Marmara üzerine 500mb seviyesinde -45 derecelik çok hava kütlesi gelmişti ve kararsızlık artmıştı yukarıdaki tez doğru olsaydı yoğun bir kar görmek mümkün olamayacaktı, kar için 500mb seviyesinde -35 idealdir fazlası zararlı olur dememiz gerekecekti ki bu yanlış olurdu.
Deniz etkisiyle oluşan yağışların şiddetiyle ilgili olarak yeterli sıcaklık farkına eriştikten sonra önceliğimiz farklı katmanlar arasındaki rüzgar açıları ve yönleri ile kararsızlığın atmosferde hangi seviyeye kadar ulaştığını kontrol etmektir. Tepe enverziyonu seviyesi yükseldikçe ve rüzgar açıları da uygunsa yağış miktarı artacak, herhangi bir sıkıntı kalmayacaktır.
Kısacası Türkiye özelinde, bulunduğunuz noktada sıcaklık yönünden gerekli şartlar (yaklaşık 13 derecelik fark) sağlandıktan sonra eğer sizi tatmin edici bir deniz etkisiyle kar yağışı alamadıysanız ya rüzgar hız ve açılarından dolayı sıkıntı yaşamışsınızdır, ya yerşekilleri yönünden bir sıkıntı yaşamışsınızdır veya tepe enverziyonu seviyesi düşüktür.