Beiträge von EtcilDayi

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Windows 10'un çekirdeği tamamen yeniden dizayn edildi RTM sürümü ve önceki 1-2 buildinde.

    Ayrıca Windows 10 NT platformu üzerinde ve, komut penceresi yalnızca girilen DOS komutlarını NT eşdeğerine çevirip yürüten bir derleyici.

    1. 31 mayıs 1995 - Windows NT 3.51'in çekirdeği üretildi. :)
    2. Sandığın gibi NT yeni ve özel bir teknoloji değil. Komut penceresinin NT üzerinde çalıştığını bende biliyorum. conhost.exe tarafından oluşturulur tüm konsol pencereleri. Demeye çalıştığım bu değil. Eğer dosya izin ayarlamaları (mesela cacls.exe) gibi şeyler hala komut penceresinde çalışıyorsa çekirdeğin NT olmasının bir önemi yoktur. NT çekirdeği de aynı DOS çekirdeği gibi aygıtları harflerle sınıflandır ve UNIX'teki Virtual File System gibi güvenlik sistemlerine sahip değildir. :)
    3. Çekirdek hala hybrid çekirdektir. Bir değişiklik yok. Microkernel, nanokernel, exokernel, modular kernel gibi başka bir kernel modeline geçiş filan yapılmadı. Koddaki açıklama satırlarıyla mı oynadı bunlar? :hfyeni (18): Ben başka bir değişiklik göremedim.
    4. Low level işleri bir kenara bırakıp sonuca bakalım. Linux sunuculardaki siteler mi yoksa Windows sunuculardaki siteler mi daha yüksek SEO, HTML5 gibi punlarda kazanıyor? Eğer Windows olduğunu iddia edeceksen kanıtla!
    5. Eğer Windows hız konusunda iyi ise 224,256 işlemciye sahip amerikan süper bilgisayarında (jaguar) neden dünya geneli üretimi olan linux kullanılıyor? Neden kendi amerikan Windows'larını kullanmıyorlar?
    6. Neden havaforum da dahil çoğu forum sitesi asp ve asp.net yerine linux ile ortaya çıkan PHP'yi tercih ediyor?
    7. Neden en iyi hackerlar linux kullanmayı daha mantıklı buluyor?
    8. Neden windows 32 bitlik sistemlerde bile zor çalışırken UNIX tabanlı sistemler en eski 8 bit teknolojiyi bile destekliyor?
    9. Neden UNIX sistem yapısı 1969'da üretildiğinden beri hala büyük bir değişiklik geçirmek zorunda kalmazken Windows sistemi DPMI, DOS, NT, Embedded vb. birçok farklı yöntem denemek zorunda kalıyor?
    10. Windows NT çekirdeğinin ilk sürümlerinin kodları açıldığında neden birçok programcı bu kodlar üzerine kurulu bir proje ortaya çıkarmak yerine şu adresteki projelerin (ReactOS hariç) hepsini unix tabanlı ve unix-like üretiyor?
    Şu adres : http://wiki.osdev.org/Projects
    11. Neden VFS, FAT, Ext, LEAN, HPFS, NTFS, HFS, HFS+, MFS, ReiserFS, FFS, UFS, BeFS, BFS, XFS, SFS, ZFS, ISO dosya sistemlerinin hepsini tanıyabilen UNIX sistemler yerine sadece NTFS, HPFS, FAT ve ISO tanıyabilen Windows'u destekliyorsun?
    12. Neden akıllı televizyonlar, android cihazlar, apple üretimi cihazlar ve diğer bazı marka cihazlar UNIX üzerine kurulu? Neden değiştirmeyi düşünmemişler? Neden kendi sistem çekirdeklerini yazmaya ihtiyaçları olmamış?

    Bunları burada konuşmak pek doğru değil aslında ama Windows 10 diye konu açtığına göre konuşabiliriz. Son olarak neden ben 4 yaşındayken ortaya çıkan bir sistem yapısı nasıl hala bozulmadı? 1969?

    1. Windows 10 kesinlikle kullanmayın. Bunu microsoft düşmanı olduğum için filan söylemiyorum. Developer Preview sürümünün tüm özelliklerini inceledim. Sistem altyapısının Windows Vista'dan beri gelen altyapıdan hiçbir farkı yok ve hala DOS konsolu üzerine kurulu.
    2. Sistem neredeyse tamamen tabletlere göre tasarlanmış. Tabletlerdeki performansın düşük olması sebebiyle tüm style'ler kaldırılmış. Aero vb. hiçbir şey kalmamış. İş yapmanın zor olduğu bir start menu eklenmiş. Hiç olmasa daha iyi olurmuş.
    3. Sistem tamamen cloud üzerine kurulu. Cloud'a bağlanmadan hiçbir şey yapamazsınız. Herhangi bir cloud servisine bağlanırsanız sizden izin istemeden her türlü bilgiyi gönderebiliyor. Windows'un önceki sürümlerindeki gibi izin istemiyor. Lisans ve gizlilik sözleşmesi de bunun üzerine kurulmuş. Eğer kullanırsanız kabul etmiş sayılıyorsunuz.
    4. Özelleştirmeler kalmamış. Birçok ayar devre dışı bırakılmış. Hatta Windows Update'i açıp kapatmaya bile izin vermiyor. Bunu yapabilmek için Group Policy ayarları ile uğraşmanız gerekiyor ve bunu normal bir kullanıcının yapması imkansız gibi birşey.
    5. Sistem performansında bütün uğraşlara rağmen büyük bir değişim yok. Bunu iyi bir bilgisayar kullanan biri olarak söylüyorum. Diğer sistemlerden daha yavaş olduğu bir gerçek.
    6. Çoğu ekran kartı ve ses kartı sürücüsü kaldırılmış. Özellikle tablet sürüclerine ağırılık verilmiş. PC'de pek uyumlu değil. Ayrıca 2010 öncesi bilgisayarla arası hiç iyi değil.

    Ben bir linux kullanıcısıyım. Ve gayet memnunum. Eğer oyun delisi bir genç değilseniz ve bilgisayarı iş için kullanıyorsanız kesinlikle linux kullanın.

    Özgür yazılım severim ben.

    "Soğukçular hiç sevinmesin maalesef. Bu orajlar sıcak orajlar olacak."

    Tüm bu verilere dayanarak Ağustos başından Aralık ortasına kadar havanın ılık-sıcak olacağını ve aşırı miktarda yağmur olacağını söyleyebilirim. Yani geçen sonbahar gibi serinlik pek görmeyeceğiz.
    Bu yağmurlar çoğu yerde baraj kapaklarının açılmasına hatta kıyılarda sellere neden olacaktır. Havanın pek soğuyamaması sebebiyle denizlerin Aralık'ta bile sıcak kalmasını bekliyorum. Hatta 15-20 derece aralığında bile kalabilir! (Karadeniz'in özellikle doğusu)
    Aralık ortasından itibaren El Nino hızla zayıflamaya başlayacak. Buzul çağı söylentisinin asıl nedeni olan güneşteki zayıflama sebebiyle Sibirya yerinde durup giderek güçlenecek. Ocak-Şubat aylarında bol sibirya sistemi göreceğiz.
    Sonbahar kış tahminim budur. Bunların dışında özellikle 20 ocak tarihinde... :hfyeni (18)::hfyeni (18):

    Bugün şu saat için artık 28 Temmuz'dayız. Ağustos başında gelmesini beklediğim sisteme çok az kaldı. 30 temmuz akşamı CAPE değerleri Ege kıyılarından başlayarak giderek artacak ve 31 temmuzda aşırı değerlere ulaşacak.

    Bu haritada ülkemizi etkileyecek konveksiyon görünmüyor. Zaten bu haritayı fırtına sisteminin çekirdeğinin ne kadar kuvvetli olduğunu göstermek için koydum. 4500 CAPE ve -11 Lifted Index :hfyeni (18): Daha yüksek olup olmadığını bilmiyorum haritada daha fazla renk yok çünkü.

    Genelde diyagramlar üzerinden tahmin yapmayı severdim. Ama diyagramlık bir şey yok artık. Herşey belli. Çoğu yerde ortalama 1600 civarında ve 2500'i geçen senaryolar var. Şu haritada ülkemize etkisi gayet güzel bir şekilde görülüyor :

    Bu orajlı sistem özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında etkili olacak. Bunu dışında Manisa'nın kuzeyi, Balıkesir, İstanbul Anadolu Yakası ve Batı Karadeniz tarafına uzanacak. Balıkesir'in Marmara denizi kıyılarında SRH değerleri yüksek. Güney Marmara ve Ege hortumlar için dikkatli olmalı. İç Ege ve İç Anadolu'nun batısında kuvvetli yağış olasılığı yüksek.

    Soğukçular hiç sevinmesin maalesef. Bu orajlar sıcak orajlar olacak. 850 hPa'nın 15 derecelere düşmesini bile beklemiyorum. Daha önce de dediğim gibi ılık ve hortumlu muson yağmuru gibi.

    Ağustosun ilk haftası Ege ve Akdeniz'de denizde açıklarda dolaşmak doğrudan ölüm anlamına gelebilir. Bu yağışlar 5000 metre civarındaki donma seviyesi nedeniyle muhtemelen dolu içermeyecektir ama kuvvetli rüzgar, downburst, yıldırım, hortum gibi olaylar çok sık görülebilir. Bu sistem 1 günlük bir sistem değil. Ağustosun ilk haftası hergün dikkatli olunmalı. Bugün Kırklareli'de görülen oraj bu sistemin habercisiydi. Havanın aşırı ısınması sonucunda dikey sıcaklık farkı giderek bir uçuruma dönüşüyor. Az kaldı sadece 3 gün. :hfyeni (18):

    Aklıma gelmişken yazayım. Geçen gün bir tandığımın bilgisayarında "Musallat" adında bir virüsle karşılaştım. Evet gerçekten bir adı vardı. :) Normal bir kullanıcı bu ismi fark edemez fakat ben bazı işlemler yaparak fark ettim. Virüsü musallat.exe olarak üretmişler. Virüs olduğunu açıkça da göstermişler yani. :hfyeni (18):
    Neyse. Sonra virüsü güvenli bir şekilde kendi usb belleğime attım. Windows'u bozmasın diye Linux kullanarak USB'yi açtım. Virüsü biraz inceledim. Çok tuhaf özellikler fark ettim. Mesela bu virüs Windows'u tamamen ele geçiriyormuş. Hatta bu virüsün bulunduğu bir bilgisayarda bizim gördüğümüz sistem tamamen virüs oluyormuş. Ayrıca tüm Word vb. kişisel dosyaları veritabanına kaydedip düzenli olarak sahibine e-mail atıyor. Yani bir tür trojan aslında.
    Zararları bu kadar değil tabi. Sistemde ciddi yavaşlamaya neden oluyor. En önemlisi ise USB'nin içindeki klasörlere kendini kopyalıyor, ama akıllıca bir şekilde. Virüsün ikonu bildiğiniz klasör ikonu şeklinde. :) Klasör sanıp açan aslında virüsü başlatmış oluyor. Normal bir kullanıcı da hiç düşünmeden açacağı için virüs başlatıyor. :)
    En kötü özelliği autorun.inf dosyası. Çoğunlukla devlet okullarında hala Windows XP kullanılıyor. Windows XP bu dosyayı herhangi bir tarama yapmadan başlatıyor. Kullanıcıya da birşey sormuyor. Yani CD/USB takıldığı anda eğer antivirüs yoksa virüs bulaşmış oluyor. Bu bilgisayarın sahibi bir öğretmendi. Neden devlet okulundan bahsettiğimi anlamışsınızdır.
    Berbat bir özelliği daha var. USB'deki tüm dosyaları görünmez hale getiriyor. Dosyaları kurtarmak için yapmak gerekenler aslında çok basit olmasına rağmen bilgisayar öğretmenleri bile bazen bu sorunu çözemiyor. (tanıdığımın okulundaki bilgisayar öğretmeni) :) Dosyalara ulaşamayınca da format atıyorlar ve bütün dosyalar boşuna siliniyor.
    Ayrıca bütün bunların sonucunda kendini bilgisayardan bilgisayara kopyalamış oluyor. Bu yüzden antivirüssüz bilgisayarlara USB takmayın.

    Belirtiler :
    1. Eğer USB'nin içi boş görünüyorsa bu virüs yüksek ihtimaldir.
    2. Eğer USB'yi taktığınızda bir işlem beklememenize rağmen bir işlem oluyorsa bu virüs olabilir, başka bir virüs de olabilir.
    3. Eğer bilgisayarınız yavaşlamışsa ve bildiğiniz bir neden yoksa bu virüs muhtemeldir.
    4. Bilgisayarınız bilginiz dışında fazla ağ işlemi yapıyorsa muhtemelen bir trojan vardır. Bu virüs olabilir de olmayabilir de.
    5. Antivirüs programınız sürekli güncelleme uyarısı veriyorsa fakat güncellemiyorsa muhtemelen virüs vardır.
    6. Windows'ta klasör ve arama seçeneklerinden "Gizli Dosya ve Sürücüleri Göster" seçeneğini seçtiğinizde eğer USB'nizin için musallat.exe veya new folder.exe gibi bir dosya varsa bu virüsün var olduğuna emin olabilirsiniz.
    7. USB'nizde adı olmayan veya ad yerinde hiçbir şey yazmayan diyeyim bir klasör/dosya varsa bu virüs çok yüksek ihtimaldir.

    Tedavi Yöntemleri : :)
    İlk olarak bilgisayarı güvenli modda açın. Antivirüs programlarının çalışması bu virüs varsa tam tersi etki yapar. Bu yüzden güvenli modda açmak gerekir. Tabi eğer sağlam bir antivirüs değil ise.
    Klasör ve arama seçeneklerine girip, "Gizli Dosya ve Sürücüleri Göster" seçeneğini seçin. Ayrıca "Bilinen dosya türleri için uzantıları gizle" seçeneğini kaldırın. Bir dosyanın gerçekten klasör mü yoksa virüs mü olduğunu böyle anlayabilirsiniz.

    Daha sonra USB'nizi açın. İçindeki autorun.inf dosyasını silin. Varsa new folder.exe, mail.dll, musallat.exe, explorer.exe vb. dosyaları da silin. Sonra adı olmayan bir klasör göreceksiniz. O klasörü açıp içindeki herşeyi masaüstünüze açtığınız yeni bir klasöre atın.
    Evet dosyalarınıza ulaşmış olacaksınız ama hemen sevinmeyin. O klasörlerin hepsinin içinde "klasör görünümlü uygulama" yani virüs var. Dikkatli bir şekilde tüm klasör ve alt klasörleri inceleyip içindeki sahte klasörleri sileceksiniz. Tamam şimdi dosyalar kurtuldu. Ama işlem bitmedi.
    Dosyalarınız yeni bir klasörde dururken siz USB'yi formatlayın. Aslında şu aşamada gerek kalmadı ama yine de önlem olsun, zaten dosyaları kurtarmış olacaksınız.
    Şimdi zor bir iş var. cmd'yi açıp regedit yazıp entera basın.

    Regedit açılınca musallat.exe diye aratın. Ctrl+F ile aratabilirsiniz. Hiç bulunamayana kadar "sonrakini bul"a tıklayın. İçinde musallat.exe olan herşeyi silin. Yanlış şeyi silerseniz sizi format da kurtarmaz, dikkat edin. :hfyeni (18):
    İş hala bitmedi. Herhangi bir klasörünüzü açın. Adres çubuğuna %AppData% yazıp enterlayın. Çıkan klasörde "Declare.ini" ve "musallat.exe" dosyasını silin. (Varsa)
    Çok az kaldı. Windows 7 ve önceki sürüm kullanıyorsanız cmd'ye msconfig yazıp enterlayın. Başlatma kısmına geçip içinde musallat.exe olan girdileri devre dışı bırakın. Eğer Windows 8 ve sonrası kullanıyorsanız Görev Yöneticisinde Başlangıç kısmına girip aynı şeyleri yapın.

    Windows 8 ve sonrasında :

    Windows 8'den önceki sürümlerde :

    Bu işlemleri tamamladıktan sonra kopyaladığınız ve temizlediğiniz dosyalarınızı formatlanmış tertemiz USB'nize kopyalayın. Eğer dosyalar gizli görünüyorsa dosya özelliklerine girip gizli seçeneğini kaldırın sorun kalmaz. Evet artık bitti. :) Bu kadar şeyi anlattım çünkü bu virüs çok sayıda bilgisayarda var, boşuna USB'ler formatlanıyor ve buna rağmen virüs yok olmuyor. Siz bilin, karşılaşırsanız sorun çıkmasın. Biraz bilgisayarla ilgilenmiş olanlar için anlattıklarım basit gelecektir. Eğer ihtiyacınız olursa bu ve bunun gibi virüsler için (deltahomes çok sık karşılaşılır mesela) sorabilirsiniz. Bomboş durmayayım. :) Fazla uzun yazdım biliyorum. Kızmayın lütfen. Eğer bu virüsle karşılaşmış olsaydınız neden bu kadar uğraştığımı anlardınız. Önemsiz olsa bu kadar uğraşmam zaten.

    1. Şuanda Türkiyenin hiçbir yerinde yüksek basınç yok. En düşük basınç Hakkari'de 991 hPa En yüksek basınç ise İstanbul 1013 hPa ve yüksek basınç sayılmıyor. :)
    2. En düşük nem oranı %4 Denizli, en yüksek %87 Sinop, Türkiye genel ortalaması %30 civarında. :hfyeni (18):
    3. Sıcaklık ortalaması 30 ve üstünde. En yüksek 40 Kahramanmaraş, En düşük 22 Artvin
    4. Hiç yağışlı yer yok. Hava sadece 6 ilde kapalı. 5'i ise karadenizde. :)

    Basra geldi, devamı da geliyor, alev alev yaklaşıyor.

    Uyarı : Basra üzerinden ülkemize aşırı sıcak hava dalgası geliyor.

    Bu alçak basınçlı sıcak dalgası Karadeniz üzerindeki yüksek basıncı yenecek, poyraz zayıflayacak ve ağır ağır esen rüzgar Karadeniz ve Marmara'da aşırı düzeyde nem toplayacak.
    Sıcak o kadar kuvvetli olacak ki ısınmaya bağlı konvektif hareket Anadolu üzerinde Basra'dan bağımsız lokal alçak basınç alanlarının oluşumuna neden olacak. Aşağıdaki çıktıda bu görünüyor.

    Bu ısınma sebebiyle deniz suyu sıcaklıkları çok artacak, toprak yüzeyi aşırı ısınacak. Buharlaşmanın inanılmaz düzeye ulaşmasına rağmen sıcaklık çok yüksek olduğu için nem oranı düşük kalacak ve yağış olamayacak. 25 Temmuz günü bazı Karadeniz kıyıları ve Marmara'da belki sağanaklar olabilir. Ama sadece 1 gün.

    Fakat bu böyle devam etmeyecek. Yukarıdaki haritada İngiltere civarında 850 hPa'da +5'ler Avrupa'ya girmeye çalışırken gördüğünüz gibi önünde bir alçak basınç alanı oluşturuyor. İşte o alçak basınç alanında aşırı konvektif olaylar olacak. Şu şekilde :

    O alanda muhtemelen fırtına hatları (multicell) oluşacaktır. O konvektif alan Avrupa'ya doğru ilerleyecek ve şiddetli olaylara, yer yer hasara yol açacak. İlerledikçe önünde daha sıcak bir havayla karşılacağı için etkisini arttıracak ve bir felakete dönüşecek. Daha geniş bir alana yayılacak çünkü o alçak basınç kuvvetlenmiş olacak.


    Konvektif alçak basınç alanı sanki kışın oluşan bir tepki alçağı gibi sessizce yaklaşacak. :) O yaklaşırken biz alev alev yanıyor olacağız. Bunalmış bıkmış olacağız. Hatta Anadolu üzerinde bağımsız büyük bir alçak basınç oluşmuş olacak. Kısaca sokağa çıkamaz halde olacağız.

    Arkasından alçak basınç Marmara ve Batı Karadeniz'e ulaşacak. Muhtemelen o bölgeler iyi orajlar yaşayacak. Ama asıl sistem bu değil. Çünkü bu orajlar pek bir serinleme getirmeyecek. Daha sonra çok daha kuvvetli sistemler üst üste gelecek. Karadeniz üzerinde tropikal siklon oluşursa şaşırmayın, ciddiyim. Karadeniz kıyılarında çok kuvvetli rüzgarlar ve yağışlar olacak. Kaan'ın 8 ağustos tahmini vardı ya hani. 1-2 gün sapmayla, belki tam olarak tuttumuş olacak. :)

    Ayrıca çoğu modele göre ay sonu-ay başında kutupta 850 hPa'da -10'lar tekrar ortaya çıkacak. Uzun süredir -5'in altını görmüyorduk. Ağustos 15'ten sonra kışa döneceğiz.


    Tarih 17 Şubat 2017. Uyarılar yapilmisti, Istanbul efsane sisteme hazir bekliyordu. Yaklasik 100 bin karla mucadele ekip araci geceden nobetteydi.
    Sabah 06:00 karla mucadele ekipleri efsanenin gelmeyecegini dusunmeye baslamislardi. Fakat o esnada bir anda kopan firtina istanbulu adeta ucurmustu. Bogaz koprusu ve Fatih sultan mehmet koprusu saatte 140 km firtinaya dayanamayip halatlari birer birer kopuyordu. Firtina oylesine hizliydi ki istanbul da disarda dolasan insanlar firtina nedeniyle ayaklari yerden kesilmisti. Firtinaya kopruler daha fazla dayananamis ve yikilmisti. Yeni 3. Kopru ise ayaktaydi fakat o kopru de o esnada gecen ucagin firtinaya maruz kalarak dusmesiyle yikilmisti. Istanbulun avrupa ve asya baglantisi kalmamisti. Sehirde firtinanin ciglik sesi vardi. Elektrikler, radyo ve tv yayinlari hepsi devre disi kalmisti. Firtina yaklasik 1 saat surmustu. Firtinanin ardindan sehir harabeye donmustu. Bu soku atlatamadan yogun kar yagisi baslamisti. Kar o kadar siddetli yagiyordu ki 5 dakikada 50 cm kar ortusu olustu. Yagdi yagdi sabaha kadar yagdi sabah kalkildiginda gokdelenler bile gozukmuyordu. Turkiye nin cesitli noktalarindan istanbul ve cevresine yardimlar geldi fakat, gec kalinmisti.. Ertesi gun ise afrika uzerinden beklenmedik gelen sicak hava, sicakliklari 35 derece cikarmisti. Bir gunde sicaklik 55 derece birden artmisti. Karlar hizla eridi ve sel oldu. Sel o kadar buyuk capliydi ki Istanbulun en yuksek noktasiyla deniz birlesmisti.... Devami gelecek

    Binlerce insan ölür. Hiçbir zaman böyle bir hayalim olmadı. Ayrıca 140 km rüzgar köprüyü yıkmaz. Köprünün rezonanstan yıkılması meselesiyle ilgili bir bilgi vereyim.

    Kármán vortex street :

    Hep kararsızlık olarak konveksiyonu biliriz. Ama her zaman böyle değildir. Eğer bir cismin çevresinden geçen rüzgar veya madde akışının hızı, cismin çapıyla bağlantılı olan potansiyel girdap frekansına uygun ise madde akış yönünde birbirine bağlanan çok sayıda girdap oluşturur. Bu da bir kararsızlıktır. Bazı adalarda siklonların oluşmasına ve yağışa neden olur.

    Köprünün rezonanstan yıkıldığı meselesi bununla ilgilidir. Kısaca anlatan bir grafik :
    https://upload.wikimedia.org/wikipedia/comm…e_Animation.ogv

    Eğer boğaz köprüsünün vortex street frekansı rüzgar ile uyumluysa 40 km rüzgarda bile yıkılır. Bu hız temsilidir. Hangi hızda yıkılacağını bulmak için karışık bir hesap gerekir.

    Re = Vd/v

    d = Silindir Çapı
    V = Sabit hız
    v = Maddenin kinematik vizkozitesi

    fd/V = 0.198 (1 - (19.7/Re))

    f = Girdap oluşum frekansı
    d = Silindir çapı
    V = Akış hızı

    Boğaz köprüsünün hangi hızda yıkılacağını hesaplamayacağım. Üşendim. Merak eden aratırıp hesaplasın. :hfyeni (18):

    Bu arada "herkes Suruç meselesini konuşuyorken sen yok mu sayıyorsun!" filan demeyin. Herşeyin farkındayım. Artık bu olaylardan bıktım, kimin yaptığının ve neden olduğunun hiçbir önemi yok. Herşeyde olduğu gibi yine insanın insanlıktan çıkmasının bir sonucudur. Hırsın, para deliliğinin dolaylı sonucudur. Bin tane siyasi gerekçe sadece boş bahanelerdir. İnsanlığın ne halde olduğunun göstergesidir. Gençlere önerim : çalışın, uğraşın gidin mars'a, bu dünyayı düzeltmekle boşuna ömrünüzü yemeyin.

    Hem yanlış bilinen birşeyi söylemek hem de tuhaf teorimden bahsetmek istiyorum.

    Öncelikle Basra Alçak basıncı diye bildiğimiz şeyin merkezi normalde Basra değildir. :) Gerçekte hiçbir anlamı olmamasına rağmen cumhurbaşkanlığındaki 16 yıldız "bir anlamı" olması için 16 türk devlet ile ilişkilendirilmiştir. Hatta okullarda bu şekilde öğretilmeye başlanmıştır. Fakat ilk ortaya çıktığında bu devletlerle alakalı olarak ortaya çıkmamıştır. :) Aynı şey Basra'da da geçerlidir. Gerçekte basra alçağı genel muson alçak basınç sisteminin bir parçasıdır. "Aşırı ısınan havanın yükselme hareketi sonucunda oluşur." lafı ise muson sisteminin bir sonucudur ve asıl kaynağı basra değildir. İnanmıyorsanız Mikdat hocamıza sorabilirsiniz. :) Bilgi kendisine ait.

    Neyse ben kendi teorime geçeyim. Teorimin adı "Hazar musonu" :) Hazar denizinin üzerinde görece yüksek basınç yerleşmiş durumda, uzun süredir orada, ve uzun süre daha orada olmaya devam edecek. Aynı zamanda içinde basranın da bulunduğu muson alçak basınç sistemi hazarın güneyine kadar çıkıyor. Bunun sonucunda hazar denizinin güneyinde bildiğiniz muson oluşuyor. Kanıt :


    Böyle bir fikir daha önce ortaya çıktı mı, zaten biliniyormuydu bilmiyorum. Ama göremedim şuana kadar.


    Cfs,ciddi misin :D

    Aralıkta bu kadar kuvvetli sistemler genelde gelmez. Ama ocakta ve şubatta gelebilir. Bu kış muhtemelen gerçekten efsane olacak. Çoğu mevsimlik tahmin hemfikir. Yani 40 cm'lik "efsane" değil, gerçekten efsane. Ocak'ı bekleyelim. Ayrıca El Nino daha da kuvvetli olacak gibi. Kuru bir kış ihtimali hiç yok. En kötü koşulda kar yerine bol oraj olur. Ama bence bolca thundersnow olacak.

    23-28 Temmuz arasında çoğu bölgeyi etkileyecek çok sağlam bir sistem ihtimali var. Konveksiyon olarak özellikle Marmara ve Doğu Karadeniz'i etkiler. Fakat Muğla, Denizli, Afyon tarafı iyi yağış alabilir. Daha önce ayın 20'si civarı bir ihtimal olduğunu söylemiştim. Fakat bu sistemin gelmesinin nedeni yukarı seviye soğuması değil aşağı seviye ısınması olacak. :) Ilık ve hortumlu havalar. Muson yağmuru gibi. En sevdiğimden.

    Bilgisayar ile ilgili bir araştırma yapıyordum. OSDev.org forumuna girdim. Diğer forumların aksine kullanıcıların seviyesini belirli bir sınıflandırma üzerinden yapmak yerine sürekli artan biçimde yapmışlar. Yani "şu seviyeye ulaşayım" diye bir şey yok. Bildiğim kadarıyla MyBB forum scripti böyle bir şeyi desteklemiyor olsa da bu durumun değiştirilmesinin daha iyi olabileceğini düşünüyorum. Seviyeler ortadan kalkmasın, fakat en yüksek seviye diye birşey de olmasın. Şuan en üst seviye admin, ayrıca "admin" ulaşılan bir seviye değil. :) Bu yüzden adminlerin seviye sınıflandırmasından bağımsız olması daha iyi olabilir. Zaten daha üstü yok. Böyle olması anlamsız bir rekabeti ve daha çok mesaj yazma gerekliliğini azaltacaktır. Ve kimse birbiriyle karşılaştırılmacaktır. Türkiye'de henüz böyle bir forum yok. Havaforum bir ilk olsun!