
Konu açıldığından beri üç saattir bir şey yazılmadı, kimsenin gelmediğini görünce ben yazayım dedim. İlk olarak bahsedeceğim şey iklimle alakalı değil. Güneş olaylarının Dünya'ya ne kadar büyük etkisi olduğunu göstermek için 13 Mart 1989 Jeomanyetik Fırtınası'nı anlatacağım.
6 Mart 1989'da çok büyük bir güneş patlaması yaşandı. Üç gün sonra 9 Mart 1989'da Güneş'te "Taçküre kütle atımı" olarak adlandırılan bir olay gerçekleşti ve dört gün sonrasında, 13 Martta jeomanyetik fırtına Dünya'ya ulaştı. Bunun sonucunda normal koşullarda ancak Norveç ve kuzeyinde gözlemlenebilen Aurora, Texas ve Florida'dan bile görüldü. Bu jeomanyetik fırtına Soğuk Savaş döneminde yaşandığından birçok kişi Aurora ışıklarının nükleer silah olduğunu zannetti. Olay Quebec/Kanada'daki çok büyük bir enerji aktarım santralini 9 saat boyunca çalışmaz hale getirdi. Ayrıca bundan daha önce 1-2 Eylül 1859'da çok daha büyük jeomanyetik fırtına yaşanmıştı ve Telgraf tellerinde indüklenmeye yol açaracak telgraf operatörlerinin yanmasına neden olmuştu. Herhalde bu iki fırtına güneş olaylarının Dünya'ya ne kadar büyük etkisi olduğunu anlatmak için yeterlidir.
Neyse bu fırtınayı dediğim gibi Dünya'nın güneş olaylarından nasıl etkilendiğini göstermek için yazdım. Konu bu değil. Daha fazla ayrıntılı bilgi isteyenler ingilizcesi iyiyse buradan baksın. Bir kısmını ben de oradan çevirdim. Şimdi asıl konuya geleyim.

@"Efsane-Semih"'in anlattığı, güneş aktivitelerinin azaldığı iki soğuk süreci de grafik üzerinde gösterdim. Bu şekilde daha iyi anlaşılır.
Fakat bu grafiği koymamın asıl nedeni yaşadığımız küçük "Güneş Döngüleri"nin aslında çok daha büyük döngülerin içerisinde gerçekleştiğini göstermekti. ![]()

Güneş aktivitesinin bu kadar gündemde olmasının nedeni bu grafikte belli oluyor. Son üç güneş döngüsünde de güney aktivitesi her seferinde giderek azalmış.
Bu da belki Dalton, Maunder gibi bir soğuk döneme girme ihtimalimiz olduğu anlamına geliyor. NASA'nın ve İngilizlerin 30 yıllık buzul çağı geyiği de buradan kaynaklanıyor. ![]()

Hele tahmin edilen duruma bakarsanız zaten grafiği görür görmez insana üşüme geliyor. Beklentiler değişmezse "25. döngü" şuankinden de zayıf olacak. ![]()
Geçen kıştan önce @"Efsane-Semih" bu durumun en önemli sonuçlarından birini söylemişti. Gidişatta değişiklik olmazsa dediği gibi bundan sonra Sibirya yüksek basıncının olmadığı bir kış yaşamak mümkün olmayacak. Bu bizim için her zaman Sibirya kökenli sistem alacağımız ve 30 yıl boyunca 1929 gibi kışlar göreceğimiz anlamına filan gelmiyor. Ama Sibirya YB varlığı negatif endeksler için ihtimali arttırıyor. Bu da bol yağmurlu, bol lodoslu ve bol karlı, soğuklu kışlar yaşayacağımız anlamına geliyor. Verilerde değişiklik olmazsa bütün bunları birleştirdiğimizde 2017 kışının bu kıştan da sert geçeceğini ve tarihin en sert kışlarından biri olabileceğini söyleyebilirim. Şuan saatin 01:45 olması ve forumda tek başıma dolaşıyor olmam nedeniyle ben devam etmeyeceğim. ![]()
Bilgisi olanlar devam ettirsin. ![]()













benzemiyor mu sizce