Beiträge von Şaban Çilesiz

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Avrupa'da 10 bin mülteci çocuk kayıp
    Taşkesenlioğlu, "Uluslararası camiadan ceza almaktan korktukları için de bu anlamda sessiz kalıyorlar." dedi.


    TBMM AB Uyum Komisyonu Sözcüsü ve AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, İstanbul'da gerçekleştirilen NATO PA 62. Genel Kurulu'nda yaptığı açıklama, kurulun "Güvenliğin Siyasi Boyutu Komitesi"nde delege olarak görev aldığını anımsatarak özellikle mültecilerle ilgili sorunlara Avrupalı delegeler tarafından sessiz kalındığını ya da sorunların görmezlikten gelindiğini söyledi.
    Avrupa Birliğince kurulan Avrupa Polis Ofisi'nin (EUROPOL) mültecilerle ilgili bu yıl hazırladığı bir rapora dikkati çeken Taşkesenlioğlu, raporun açıklanmasının ardından ise hiçbir şey yapılmamasını eleştirdi.
    Taşkesenlioğlu, "Son bir sene içerisinde EUROPOL kayıtlarına göre 10 bin mülteci çocuk Avrupa'da kayboldu. Şu anda ise bu çocukların hakları, durumları hatta nerede oldukları ile ilgili herhangi bir bilgi dahi yok. Çocuklardan 5 bini İtalya topraklarına girdikten sonra, 3 bin 500'ü de Almanya topraklarında kayboldu. Yine rapora göre bu çocuklarımız 13 ila 16 yaş arasında değişiyor." diye konuştu.
    "Rakamın daha fazla olmasından endişe ediyoruz"
    Avrupa'da kayıp olan 10 bin mülteci çocuğun akıbetini bütün ulusal ve uluslararası platformlarda sormaya devam edeceklerini aktaran Taşkesenlioğlu, rakamın resmi bir rakam olduğunu ve kayıt altında olmayanlarla birlikte bu rakamın çok daha fazla olmasından endişe ettiklerini dile getirdi.
    Uzmanların, çocukların organ mafyası ya da uyuşturucu işiyle ilgilenen diğer illegal örgütler tarafından da kaçırılmış olma ihtimalinin yüksek olduğuna vurgu yaptıklarını dile getiren Taşkesenlioğlu, kayıp çocukların DEAŞ ve buna benzer terör örgütlerince de kullanılma durumlarının söz konusu olduğuna işaret etti.
    EUROPOL kayıtlarıyla konuştuklarına dikkati çeken Taşkesenlioğlu, şöyle devam etti:
    "Buna rağmen halen Avrupa'dan gelen mevkidaşlarımız bunlarla ilgili en ufak bir şey söylemekten ya imtina etmekte ya da reddetmekte. Demokrasiyi, insan haklarını tüm dünyaya öğretmeye nam salmış olan bir Avrupa maalesef hala bu konuda sessiz. Çünkü suçlular. Bunların akıbetleriyle yüzleşmekten kaçıyorlar. Bu 10 bin çocuğu koruyamadıkları için insan hakları sözleşmesine aykırı davranmış oldular. Uluslararası camiadan ceza almaktan korktukları için de bu anlamda sessiz kalıyorlar."

    Rönesans öncesi Avrupa korkunç. Ama şu an bilimin liderleriler. Bilim neredeyse, oraya gitmek lazım.

    şuan bilimin lideri olmaları gaddar olmadıkları anlamına gelmez . Suriye'de Irak'ta ortadoğuda afrikada milyonlarca insanın ölmesinde avrupanın direk parmağı vardır . oraları sömürdüler acımadan insanları öldürdüler hala öldürüyorlar aç bırakarak susuz bırakarak . avrupada küçücük Türk müslüman çocukları sudan sebeplerle ailelerinden alıkoyarak yaptıkları insanlık dışı harekete ne demeli . yada göçmenler geçmesin diye sınırlarda elektrik verdikleri dikenli teller .

    İyi okuyun bunu . Herkesin okuması gereken bir yazı .

    1492 yılında Cenovalı kaşif Kristof Kolomb'un Nina, Pinta ve Santa Maria gemileri Amerika kıyılarına yanaştığında onları Arawak kızılderilileri karşıladı..
    Kızılderililerin inancında Tanrılar sakallıydı ve denizden gelmişlerdi..
    Sakallı istilacıları görünce onları doğaüstü sandılar..
    Yüzerek selamladılar..
    Mısır, patates ikram ettiler..
    Atları, iş hayvanları, demir silahları yoktu..
    Ama kulaklarına ince altın süsler takıyorlardı..
    İşte o altınlar sonları oldu..
    *. *. *
    Kolomb kızılderililerle ilgili ilk izlenimlerini İspanya Kraliçesine şöyle yazmıştı..
    “Bu insanlar o kadar yumuşak başlı, barışsever ki, yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerinizin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar; gerçi çırılçıplak dolaşıyorlar ama davranışları terbiyeli ve övgüye değer”
    Seyir defterine de şunları eklemişti.
    "Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Demir silahları ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmeyi bilmiyorlar. Hiç silahları yok... Kızılderililer son derece sade, dürüst ve eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar, öldürmüyorlar. Komşularını kendileri kadar çok seviyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar."
    Bir de not düşüyordu.
    "Bu insanların çalıştırılması, ekin ekmesi, gerekli her işe koşulması ve bizim (Avrupalalıların) gelenek ve göreneklerimizi benimsemesi gerektiği kanısındayım"
    *. *. *
    Ardından katliam başladı..
    Sakallı yabancılar altın ve değerli taş aramak için köyleri yağmaladı, yakıp yıktı..
    Yüzlerce kadını, erkeği, çocuğu kaçırdılar..
    Kadınlara tecavüz ettiler..
    Direnen erkeklerin kulaklarını kestiler, kafa derilerini yüzdüler..
    Gemilerine atıp köle olarak satılmak üzere Avrupa’ya götürdüler.
    Kolomb’un 12 Ekim 1492’de San Salvador sahiline ayak basmasının üzerinden on yıl bile geçmeden bütün kabileler, yüzbinlerce insan yok edildi..
    Ardından akın akın geldiler..
    Tüm Amerika Kıtasını cehenneme çevirdiler..
    Katliamlara papazlar da katıldı..
    Katolik olmayı kabul etmeyen Kızılderili şamanları ayaklarından asılarak canlı canlı yakıldı..
    Kolomb Amerika'ya vardığında dünya nüfusunun 5'te biri kızılerili idi..
    Sayıları 70 milyonu geçiyordu..
    1492'den bugüne sadece 2 milyon kaldılar..
    *. *. *
    Dünya tarihinin en büyük soykırımını yapan Avrupalı istilacıların bu katliamı kitaplara şöyle yansıdı..
    " İspanyollar istilacılar her geçen gün daha kibirli oluyordu. Aceleleri varsa yerlilerin sırtına biniyorlardı. İspanyolların canavarlığı sınır tanımıyordu.. Birgün ikisi de birer papağan taşıyan iki yerli çocuğa rastlayan iki papaz, papağanları aldılar ve sırf zevk olsun diye çocukların kafasını kestiler”
    Las Casas
    "Ben Küba’da iken üç ayda yedi bin çocuk öldü. Acıdan çılgına dönen bazı anneler bebeklerini nehirde boğuyorlardı... Böylece erkekler madenlerde, kadınlar ağır çalışma içinde ve çocuklar da süt bulamadıkları için ölüyordu. Bu kadar büyük, güçlü ve verimli topraklar kısa sürede boşaldı. İnsanlığa o kadar yabancı olan tüm bunları kendi gözlerimle gördüm ve şimdi bile yazarken ürperiyorum."
    Las Casas
    “Tanrı’nın hususi takdiriyle savaştan kaçan kızılderililerin tamamına yakını çiçekten öldürdük. Tanrı topraklarımızı temizledi”
    "Massachusetts Körfezi Kolonisi’nin ilk valisi John Wintrop
    "Kızılderilileri yakıyorduk..Onları böyle ateşte kızarırken ve bu ateşi söndüren kan gölünde görmek korkunç bir manzaraydı, çürüyen cesetler ve bunlardan yayılan koku berbattı fakat zafer tatlı bir fedakârlık gibiydi Bizlere olağanüstü yardımlarda bulunarak bu kadar gururlu ve kibirli bir düşmanı elimize düşüren, bu kadar çabuk bir zafer bahşeden Tanrı’ya şükranlarımızı sunarız."
    Plymouth Kolonisi’nin Valisi William Bradford
    "Kızılderililerin hamal olarak kullanılmasını kınamıyorum. Ancak bir adamın bir domuza ihtiyacı varken 20 tane öldürüyordu. 4 Kızılderili'ye ihtiyaç duyduğunda bir düzine alıyordu. Metreslerini omuzlarda taşınan hamaklar içinde fakir Kızılderililer'e taşıtan birçok İspanyol vardı. Bu uygulamalar esnasında yerlilerin maruz kaldığı kötü muameleler, zararlar, soygunlar, haksızlıklar ve büyük kötülüklerin sayılması istense bunun sonu gelmez. Çünkü onlar için Kızılderilileri öldürmek, yararsız hayvanları öldürmekte birdi. "
    Cieaze de Leo
    "Kızılderililerin eğer altını yoksa çocuklarını satarlardı. eğer çocukları da kalmamışsa kendi hayatlarını verirlerdi. Bu haraçları veremediklerinden ötürü Kızılderililer işkence acıları altında ya da gaddarca zindanlarda öldürülürdü. Zira İspanyollar onlara hayvani bir vahşilikle muamele ediyor ve onları hayvandan daha aşağı görüyorlardı.. Kızılderililerin cesetleri köpeklerin önüne yem olarak atılıyor, vücutlarından yaralara iyi gelebilecek bir yağ üretiliyordu. Kızılderili kadınlar sıra hâlinde direk ve ağaçlara, çocukları da onların ayaklarına asılıyordu."
    Papaz Motolinia
    "Sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarlandığını kendi gözlerimle gördüm.
    Memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar.”
    Bartolome de Las Casas
    "Askerler pek çok Kızılderili'yi uykularında öldürdüler. Annelerinin göğüslerinden çekilip alınan bebekler anne-babalarının gözleri önünde kılıçla parçalanıyor ve bebeklerin parçaları ateşe atılıyordu. Kundaktaki bebekler beşikleri içinde parçalanıyor, kafaları eziliyor, en taş-yürekli adamın bile vicdanını sızlatacak bir vahşilikle öldürülüyorlardı..Bazı bebekler nehre atıldı, onları kurtarmak için anne ve babaları da suya atladı. Ama askerler ne çocukların ne de anne-babaların sudan çıkmalarına izin vermediler, hepsi boğuldu.”
    David de Vries
    *. *. *
    Gerçeğin ta kendisidir..
    Kızılderili kadınları çocukları doğduğunda elleriyle onların ağzını kapatırlar..
    Nefes alması için ellerini bir süre çekip, bebeğin tekrar ağlamasına fırsat vermeden aynı hareketi tekrarlarlar. .
    Ağlamamak, gözlerini dünyaya açan bir Kızılderilinin aldığı ilk derstir..
    Beyaz adamdan kaçarken, kucaktaki bebeğin ağlaması her şeyin sonu demektir..Dersini iyi alamayan bir bebeğin çıkaracağı ses, kurşun yağmurundan ölmek demektir.
    gizlidosya.net

    Paris İklim Anlaşması nedir?
    Türkiye'nin de dahil olduğu 191 ülkenin imzasıyla yapılan Paris İklim Anlaşması, küresel nitelikte en fazla imza toplanan ilk anlaşmadır.

    ABD Başkanı Donald Trump, ülkesini Paris İklim Anlaşması'ndan çekme kararı aldığını açıkladı.
    Trump, "Amerikalı şirketlere, çalışanlara ve vergi mükelleflerine daha adil şartlar sunan bir anlaşma için müzakerelere başlayacağız. Paris Anlaşması, iklim değişikliği mücadeleyle değil, diğer ülkerin ABD'ye karşı ekonomik avantaj kazanmasıyla ilgili bir anlaşma." sözleriyle ülkesinin çekildiğini belirtmesinin ardından büyük tepki topladı.
    Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde sera gazları salınımını azaltmaya yönelik önlemleri içeren bir anlaşmadır. Anlaşma 22 Nisan 2016 tarihinde imzaya açılmıştır ve yeterli sayıda üye ülkenin imzalamasının ardından 4 Kasım 2016 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

    ANLAŞMADA 191 ÜLKENİN İMZASI VAR
    Anlaşma 191 üye ülke tarafından imzalanması bakımından, dünya tarihinde iklim değişikliği ile ilgili en geniş kabul görmüş anlaşma olma özelliğine sahiptir.
    Anlaşma ile devletler aşağıdaki amaçlarda hem fikir olmuşlardır:
    - Uzun dönemde, küresel sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 2 derecenin altında kalmasının sağlanması
    - Sera gazı salınımının küresel seviyede azalma eğilimine geçirilmesi
    - Anlaşma yürürlüğe girdikten itibaren bilimin elverdiği her türlü olanak kullanılarak sera gazı salınımını azaltacak her türlü önlemin en kısa sürede devreye alınması
    Anlaşma çerçevesinde, anlaşmaya taraf devletler, konulan hedefleri sağlamaya yönelik ne gibi tedbirler aldıklarını ve bunların sonucunda hedeflerini ne ölçüde başardıklarını özetleyen raporlar yayınlayacaklardır.

    AMAÇ SERA GAZININ SALINIMINI AZALTMAK
    Anlaşmaya göre her ülke sera gazı salınımına yönelik hedeflerini kendisi belirleyecektir. Burada anlaşmanın tek beklentisi, hedeflerin zorlayıcı olmasıdır. Ayrıca hedeflerin güncellenirken, sürekli daha az miktarda gaz salınımı hedeflenmelidir. Böylece küresel ölçekte iklim değişikliğini durdurabilecek seviyede bir sera gazı salınım azalması mümkün olabilecektir.
    Ülkelerin 2025 ve 2030 yılları için hedefledikleri sera gaz salınımları göz önüne alındığında, 2030 yılında küresel ölçekte 55 gigatonluk bir gaz salınımı öngörülmektedir. Küresel ölçekte sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutabilmek adına, bu salınımın 40 gigatona düşürülmesi gerekmektedir. Bu durum ülkelerin daha zorlayıcı hedefler koymaları gerektiğini ortaya koymaktadır.

    GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE YARDIM FONU
    Paris iklim anlaşması çerçevesinde, özellikle gelişmekte olan ülkelerin gerekli önlemleri alabilmeleri adına, bir fon kurulması ve burada biriken paraların, gelişmekte olan ülkelerde sera gazı salınımını azaltmaya yönelik projelere aktarılması da hedeflenmektedir. Bu çerçevede, 2020 yılına kadar yıllık 100 milyar dolar miktarında paranın gelişmekte olan ülkelere yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Fonda şu ana kadar 10 milyar dolar civarında para toplanmıştır.

    DENETLEME VE YAPTIRIM YOK
    Ülkemiz tarafından da imzalanmış olan Paris İklim Anlaşmasına yönelik en temel eleştiri, anlaşmanın ülkeler tarafından uygulanmasına yönelik herhangi bir denetleme veya yaptırım olmamasıdır. Bu noktada anlaşmanın uygulanması tamamen devletlerin iyi niyetine bırakılmaktadır. Ayrıca hükümet değişiklikleri, örneğin A.B.D.'de olduğu gibi, yeni gelen yönetimin anlaşmayı uygulamakta gerekli çabayı göstermemesi ile sonuçlanabilmektedir. Küresel ısınmanın geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşmadan yavaşlatılması için Paris İklim Anlaşması oldukça önemli bir adımdır. Ancak devletlerin ve özel şirketlerin, bu anlaşmayı ciddiye alarak uygulamaları gerekmektedir. Bu olmadığı takdirde, küresel ısınmanın verdiği zararlar çok ciddi ve geri dönüşü olmayan boyutlara ulaşabilir.

    yeniakit.com

    İftarı geciktirmek neden uygun değildir ?
    İftar vaktinin kıymet ve mahiyeti nedir? İftarın geciktirilmesi neden uygun görülmemiştir? İşte o önemli neden...
    İftarı geciktirmek Yahudi ve Hristiyanların adetidir


    “İnsanlar, iftarı geciktirmedikleri müddetçe hayır üzere devam ederler. Öyleyse iftarı ta’cil edin. (ilk vaktinde orucunuzu açın) Çünkü Yahudiler, iftarlarını geciktirirler” (Kütüb-i sitte)
    Enes bin Malik’den (ra) Hz. Peygamber’in (asm) iftar etmedikçe akşam namazı kılmadıkları, hiç değilse bir yudum su içtikleri rivayet edilmiştir. İftarda acele etmenin sebebi şudur: Yahudi ve Hıristiyanlar, oruçlu oldukları zaman iftarı yıldızlar görülünceye kadar geciktirirlerdi. Onlara benzememek için iftarı acele yapmak müstehap sayılmıştır. Sahuru son vaktine kadar geciktirmek de müstehaptır. (Buhari)
    “Kullarımın bana en sevimli olanı, onların iftarda en acele edenidir"
    Bir Kudsî hadiste şöyle buyurulur:
    “Kullarımın bana en sevimli olanı, onların iftarda en acele edenidir" (Tirmizî, Savm, Ahmed İbn-i Hanbel)

    "İnsanlar ,iftarı acele yaptıkları sürece, hayır üzere devam etmiş olurlar" (Buharî, Müslim)
    İftar anında Allah’ın (cc)affı vardır.
    “Allah (cc) her iftar anında bir takım cehennemlikleri azat eder” (Taberânî, Beyhakî)
    İftar vakti yapılan dualar kabul edilir

    Peygamberimiz (asm) bu konuda şöyle buyurmuştur: “Üç kimsenin duası geri çevrilmez, kabul edilir:
    1- Oruçlunun iftar vaktindeki duası,
    2- Adaletli hükümdarın duası,
    3- Mazlumun duası.” (Tirmizî)

    Orucu hurma veya suyla açmak faziletlidir

    “Biriniz orucunu açtığında onu hurmayla açsın. Çünkü o, berekettir. Onu bulamazsa suyla açsın. Çünkü su çok temizdir” (Tirmizî, İbn-i Mâce)

    Allah (cc)iftar vaktinde oruçlunun kalbinde sevinç yaratır
    “Oruçlunun iki sevinci vardır: Biri iftar ettiği vakit, diğeri de Allah’a (cc)kavuştuğu zamandır.” (Buhârî, Müslim)

    yeniakit.com

    Erzincan'da Çatışma Çıktı! PKK'lı Kadın Terörist Ölü Ele Geçirildi
    Erzincan'ın Kemah İlçesi kırsalında düzenlenen operasyonda pkklı kadın terörist ölü ele geçirildi.
    5 KİŞİLİK PKK'LI GRUPLA SICAK TEMAS
    Erzincan İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı jandarma özel harekat, komando ve güvenlik korucuları ile birlikte Kemah İlçesi Oluk Vadisi ve çevresinde terör örgütü pkkya yönelik Şehit Jandarma Binbaşı Yılmaz Tankül Operasyonu düzenlendi. Jandarma özel harekat timlerinin bölgeye intikali sırasında saat 02.00 sıralarında 5 kişilik terörist gurupu ile sıcak temas sağlandı.
    PKKLI KADIN TERÖRİST ÖLÜ ELE GEÇİRİLDİ
    Çatışma sonrası bir kadın terörist beraberindeki silah ve teçhizatı ile birlikte ölü ele geçirildi. Havadan Kobra helikopterlerinin de takviyesi ile bölgedeki operasyonun devam ettiği öğrenildi.
    sondakika.com

    @Baybars abi ama onlarda görmeli terörün acı yüzünü ve o korkuyu onlarda yaşamalı . . . O zaman şöyle söyliyelim abi bir gün içinde bu saydığım ülkelerdeki belli başlı kişilere suikast düzenlense örneğin amerika da emre uslu almanya da can dündar aynı gün gebertilse dünyaya çok iyi bi mesaj olmazmı