Elimizde güçlü bir silahımız var: "YAKALANMAMAK"
Gerisi hikaye....
Elimizde güçlü bir silahımız var: "YAKALANMAMAK"
Gerisi hikaye....
Tam da bu dönemde sağlık bakanı her adıma dikkat etmesi gerekirken yeni genelge ile artık temaslı olanlar test edilmeyecek, kendisi istiyorsa özel hastaneye gidip paranla testini yaptır diyecekler. Yakında maskelerden kurtulacaz lafları... Her şey sanki yolunda ilerliyor da... Yazık... Yazmayacam diyorum ama olmuyor artık arkadaş...Ölelim mi yani, sevdiklerimiz bir bir ölsün mü gözümüzün önünde... Ama siyasiler, kendi çevreleri düzenli biçimde kontrolden geçiriyorlar aman bize bişi olmasın, gece gündüz test yapıyorlar da ne oldu da temaslıya test yapmaktan vazgeçtiniz? Akşam o mavi ekranı görünce tiksiniyorum artık, sinirlenmemek elde değil. İple çekiyorum 2023'ü. O seçim günü sabah ilk sırada gidip oy kullanmak için hevesle uyanacam. Tabi o güne kadar sağ kalabilirsek....
Bu işin aşı haricinde sadece dalganın artış azalış artış azalış yaparak ilerleyeceği az çok belli bence. Şöyleki sosyal mesafeye, maske ve hijyene dikkat edilmediği sürece vakalar hızlıca artar ve bu artış sürecinde millet akıllanmaya başlar. Bir süre sonra tepe seviyesine ulaşır aşağı doğru iner, vakalar düştükçe millet yine gevşemeye başlar. Bu bir süre sonra dalganın tekrar yukarı yönlü hareket etmesine sebep olur. Ben bunu yaşadığım şehir (Batman) itibariyle söylüyorum. Doğu şehirleri normalleşme döneminde erkenden gevşedi, hiç bir şey yok gibi düğünler, şenlikler... Ağustos ayı burası tavan yaptı. Bildiğiniz sürü bağışıklığı yaşadık. Vakaların tavan yaptığı dönemde millet burada kendi ohalini ilan etti. Esnaf kendi isteğiyle kepenk kapattı, bıraktı işi. Hastanelerdeki kuyruk herşeyi açılıyordu zaten. Sokaklarda insan bulamaz olduk. Vakalar düşmeye başlayınca yine cıvıtmaya başlıyorlar tabi. Hastanelerde şu an covid poliklinikleri yaza göre çok sakin. Batı illerinde ise durum farklı. Oralarda millet yazın daha bilinçliydi. Ancak şu aralar görülüyorki o taraflar da işi gevşetmiş.
Herkese merhaba, benimde meteorolojik konular üzerinde merakım var. Hava durumu ile ilgili modelleri yorumlamak ve tahminde bulunmak istiyorum biraz araştırma yaptım fakat pek bir şey bulamadım. Öğrenmem için nasıl bir yol izleyebilirim.
Forum Arşivi bölümünde daha önce yazılanlar, çizilenler çok. O bölümden ulaşabilirsin. Arşiv bölümü 14.-15. Sayfalarda dersler var. Oraya bakabilirsin. Onun haricinde kendin arşiv bölümünü de karıştırmanı tavsiye ederim.
Ocak ayına kadar bu sıcakların devam etmesi taraftarıyım. Aşı bulununcaya kadar devam etmesini umuyorum. Çünkü gerçekten çok riskli bir dönem bekliyor bizi.
Bulaşıcılığı gripten 10 kat daha fazla söylemi gerçeği yansıtmıyor o zaman.
Mevsim faktörü ve bilinçlenme düzeyi önemli. Virüsün çoğalması aslında diğer virüslere göre çok daha hızlı ve bulaştırıcılığı yüksek
Fatihaltinay55 haklısınız, temaslı oluyorum. Yanlış kavram kullanmışım. Doğrudan temasım olmadı ama covid için doğrudan-dolaylı fark etmiyor zaten. Dediğim gibi evde belirtiler çıkmadan kim taşıyıcı olduğunuzu bilmediğiniz için temas kurmamaya çalışın. Ve mümkünse dışarı çok çıkıp giren kimse evde bile maske kullanabilir. (garip ama hastalık aileye bulaştıktan sonra insan aklım olsaydı koruma tulum bile giyseydim diye düşünüyor)
Sağlıklı bireyler olarak evde de bazı alışkanlıklarımızı terk etmemiz gerekiyor. Bunu bizzat evde yaşadığım için söylüyorum. Biraz uzun yazabilirim, kusura bakmayınız. Olay şöyle=Babam virüsü dışarda kapıp belirtilerin olmadığı dönem içinde temaslı olduğu kardeşim ve anneme bulaştırmış. İlk belirtiler kardeşimde çıktı. Öksürük ve ateş. (kardeşim her seferinde sık sık nezle olup üşüttüğü için daha önceki şüpheli iki-üç durumda da negatif çıktığı için 3. Seferde rahat davrandık. Kendisi hiç dışarı çıkmadığı için ayrıca hiç ihtimal vermedik. Meğer covidliymiş sonradan geç öğrendik. Daha önceki iki durumda da bizzat ben onu hastaneye götürüp test yapmıştım. Kpss sınavına odaklandığım haftaya denk gelince çok uğraşamadım. 3 gün boyunca yüksek ateş ve öksürükle biz evde beraber ailece yemek yedik. Yan yana oturduk. Hatta aynı bardakları bile kullanmışızdır muhtemelen. Aynı çay kaşığı, aynı tuzluk, aynı yemek tabağı ve yakın mesafe. Ama benim kardeşimle hiç bir zaman temasım olmadı. 4.gün kardeşimde belirtiler birden kesildi, babamda başladı. Artık durumdan iyice şüphelendik. Babama özel hastanede test yaptık. Sonuçlar gelmeden annemde de öksürük başladı. Sonra hepimiz test yaptık. Sonuç temaslı durumda olan annem-babam-kardeşim pozitif. Ailede kimsede temasta bulunmayan ben ve ablam negatif.
Buradan şunu anlatmak isterim. Kardeşim hiç dışarı çıkmamasına rağmen dışarı alışverişe giden babam virüsü almış. Sonra temaslı olan kardeşim ve anneme bulaştırmış. Şayet kardeşim gibi ben de EVDE TEMASLI olmuş olsaydım muhtemelen ben de yakalanırdım. Aynı ailede birkaç kişide olması diğerlerinde çıkmaması mümkün. Herkes illa yakalanacak değil. Ancak dediğim gibi hasta olan üzerinize doğrudan öksürmediği ve uzun süreli çok yakın mesafede bulunmadığınız sürece kolay kolay bulaşmaz. Bir diğer ayrıntı= evde pozitif çıkanlarımız evde iken sürekli ellerini gözüne, yüzüne, burnuna götürme gibi alışkanlıkları vardı. Anlattıkları gibi evde maskesiz bile olsanız aranızda 50-60 cm olduğu sürece, aynı eşyaları kullanmanız, aynı masada oturmanız, aynı wcyi kullanmanız size pek bulaştırmıyor. (burada süre faktörü önemli. 15 dk üzeri risk artar) Doğrudan temas, doğrudan üzerinize hapşırma öksürme, havasız oda ve elini yüzüne gözüne götürme olaylarına mutlaka dikkat edin. Virüs ailede birine bulaştığı takdirde belirtiler çıkmadan bulaşmaya yayılmaya başlıyor. Sağlıklı görünseniz bile, ailede belirtiler olmasa bile her zaman aile içi bunlara dikkat edin derim. Yoksa ailenin komple birden hastalanması çok berbat bir durum. Kimse kimseye yardım edemez duruma gelir ve hiç görmediğiniz kadar günlük ev işleri işkence gibi gelir. Allah kimseye yaşatmasın. Hepinize sağlıklı günler dilerim.
ozandenizli20 hocam Covid-19 için halihazır Sağlık Bakanlığının ilaç uygulaması zaten yeterince ağır bir uygulama. İlk gün sabah mide koruyucu(nexium, Lansor, pantactive gibi) 1 tablet, kahvaltı sonrası 8 adet (Favicovir) ve üstüne kan sulandırıcı (coraspin) gibi ve gün içi 6 saatte bir o da ağrı-ateş olması durumunda (Parol) aynı akşam 8 adet (Favicovir) sonraki 4 günde sabah akşam 3'er (Favicovir) diğerleri rutin devam. Şeklinde bir uygulama var. Hastalık sürecinde ilaç etkileşimlerini ve normalde sürekli ilaç kullanan vatandaşlarımız da olduğu için bu süreçte vücut bu bahsettiğiniz ilaçları kaldıramayabilir. Önerdiğiniz ilaçları kullanıp Sağlık Bakanlığının verdiği ilaçları kullanmayan ise hastalık sürecinde hastaneye kaldırılması durumunda ilk sordukları verdikleri ilaçları kullanıp kullanmadıklarıdır. Fazla sayıda ilaç kullanmak hastalık sürecinde ishal-mide bulantısı gibi bağışıklığı düşüren, vücudu besinsiz mineralsiz bırakan vakalara neden olabilir.
Mart ayından beri ailece sıkı tedbirlerimizi aldık, paraları bile dezenvekte ediyorduk. Zorunlu olmadıkça çıkmadık hiç. Ofisi bile açtırmadım, evden esnek çalışma modeline geçtim. Ailece dışarda hiç bir zaman maskesiz dolaşmadık. Eve 6 aydır misafir kabul etmedik, düğün davetiyelerine gitmedik. Dede-torun bile anca balkondan baktırdık.Hem kendi sağlığımız için hem de başkasının ölümüne sebep olmamak için hastalanıp acı çekmesine vicdanen rahat olamayacağımız için 6 ay her şeyden ama her şeyden vazgeçtik. Ama çember bir yerde öyle bir daralıyorki bizim kaçış yok. Sonunda kapıyorsunuz o virüsü. Şimdi de evde ayrı ayrı odalara düştük. Bakın dışarda gördüğünüz o kimi vampirler var ya onlar birer katil. Bunu böyle bilin. Buna sebep olana da hakkımı helal etmiyorum. Siz de etmeyin.
Ekleme: Favicovir ilacı kan pıhtılaştırma etkisi olduğundan yanında bir de kan sulandırıcı veriliyor
Annem babam koronada 12.günleri. İkisi de 60 yaş üstü. Verdikleri Favicovir isimli ilacı hiç kullanmadılar. Bazı doktorlar kullanın bazıları da kendinizi kötü hissetmiyorsanız kullanmayın diyor. İlaç ilk günkü dozu 8 hap sabah, 8 hap akşam kullanmalısınız deyince insan bi korkmuyor değil. Sonra gramaj hesabı yapınca 3.5 tane Parol ilacına denk geliyor. Yan etkilerinde ishal, karın ağrısı, mide bulantısı ve çok enteresan Bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Bu ilacı kullanıp üstüne ishal olmak, kusmak, bağışıklığı düşürmek falan düşününce doktor arkadaşım kullanmayın dedi. Ama birçok doktor kullanın dedi. Bu konuda bilgisi olan, deneyimleyen, bu ilaç konusunda fikri olan varsa aydınlatırsa sevinirim
Temennim odur ki Aralık ayına kadar havaların normalin üstünde olması. Bu Covid-19 deli fişek gibi. Okulların açılacağı, havaların soğuyacağı, grip sezonuna girileceği bir dönem için havalar ne kadar sıcak devam ederse o kadar iyi. En azından 2-3 aylık süreç içerisinde hem tedavi teknikleri gelişir hem de aşıya yaklaşmış oluruz
Virüsün insan vücudu üzerindeki garip bir etkisi= kanda oksijen yüzdesi normal sağlıklı bir insanda aralığı 95-100 arası. 93 rahatsızlık sınırı. 93'ün altında oldu mu vücudun takviye oksijen ihtiyacı doğuyor ve kişi bu rahatsızlığı hissediyor. 90 altındaki değerlerde artık bazı organların sağlıklı hücreleri oksijen yetersizliğinden ölmeye başlıyor. Süreç uzun sürüyorsa bu iş organ yetersizliğine gidiyor.
Ancak garip olan şu ki Covid hastalarında bugüne kadar birçok hastada bu değerler 80-85 bandına iniyor ancak hasta rahatsızlık hissetmiyor. Bu durum virüsün bazı hücrelerimizin reseptörleri üzerinde yanıltıcı etki gösterdiğine dair hamleler yaptığını söyleyen bilim adamları çıktı. Bunu bir yakınımızda da gördüm gerçekten. Doktor yorum getiremedi, önce cihaz yanlış ölçüyor dedi ancak tekrar tekrar aynı değeri gösterdi. İnternetten konuyu araştırayım dedim şoke oldum. Demek ki doktorlar bile dedikleri kadar gizemli bir süreç bu Covid-19.
Bu covid hakkında bir teori olarak bişeyler yazmak istedim. Bulunduğum şehir: Batman
Bugüne kadar sağlık bakanının sık sık en yoğun iller arasında gösterdiği şehirler arasında. Cidden de öyle. Bir an acaba sürü bağışıklığı mı oldu diye düşünmüyor değilim.
Öncelikle bakanlığın söylediği resmi rakamların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusuna girmeyecem ama şöyle bir gerçeğe bire bir şahit oldum bu şehirde. Hastalanan insanların yarısından fazlası kendini gizleme gibi garip davranışları var. Test yaptırmıyorlar. Sebebi= yasak damgası yiyeceklerini düşünmeleridir. Abartmıyorum çevremde en az 8 aile koronaya tümden yakalandı. Hiçbiri test yaptırmadı. Özellikle ailede kronik hastası olmayan ailelerin çoğu burda hastalığını gizledi ve gizlemeye devam ediyorlar. Şehrin her bir mahallesinde arkadaşlarımla görüşüyorum. Aynı durum onlarda da var. Durum bu olunca insanların çoğu burda hastalığı atlattı arkadaşlar. Sürü bağışıklığı gibi bişey oldu. İnsanlar hastalanıp evde hafif atlattıkları için başkaları bundan cesaret aldı ve daha çok yayıldı. İşin iyi tarafı çok büyük oranda hafif atlatıp iyileştiler. Tedbir konusuna gelince tedbirsizlikler son sürat devam ediyor. Hatta hastalığı atlatanlar artık çok daha rahat davranıyorlar. Bu durum sadece Batman özelinde değil de yurt genelinde olmuşsa o zaman önümüzdeki aylardan çok da ümitsiz olmamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü görünen şey benim gözümde Sürü Bağışıklı
Bulunduğum şehir Batman konusunda söyleyecek olursak= Bakan normale dönüyoruz dediği gün millet sanki virüs bitti de biz de eskisi gibi halaylar çekeriz dedi. Aynen de öyle oldu. Halaylar düğünler şenlikler bayramlar misafirler sarılmalar öpüşmeler... Denetimler yapılmadan 1 gün önce zaten haber veriliyordu. Ömründe hiç maske takmayan garson önceden haber verildi diye 3katlı maskeyi sembolik olarak taktığını gördüm. Bu gözler neler gördü neler...peki olan kime oldu. Bizim gibi her türlü tedbiri alan, zorunlu olmadıkça evden çıkmayana oldu. Çünkü artık neredeyse kapmayan kalmadı. Sürü Bağışıklığı oldu bildiğiniz. Bu sayfa açıldığı ilk günden bu yana biz ailece sıkı tedbirler uyguladık. Ama olmuyor. Kurtulamıyorsunuz bu meretten. Çünkü etrafınız ateş çemberi.
Annem babam 60 yaş üstü, evde ablamla beraber gücümüz yettiğince bakmaya çalışıyoruz. Gerçekten yazıldığı gibi çok zor bir durum. Filyasyon ekini gelip ilaç veriyor. 8 hap sabah 8 hap akşam kullanacaksın diyor. Bir de bunun yanında kan sulandırıcı kullanacaksın diyor. Bünyen kaldırırsa eyvallah, ama yok kaldıramazsa o zaman yan etkilerini gör sen. Kronik hastalığın var. İki seçeneğin var. Sonucu kestiremeyeceğin belki de Kalp Krizi yapıcak ya o ilaçları kullanacaksın, ya da evde ne bulduysan kim sana yardım edebildiyse. Kim sana bakabildiyse. Psikolojik olarak çok zor bir durum arkadaşlar. Heleki normal bir vatandaşsanız. Öbür türlü zenginseniz, paranız bolsa ya da siyasetçilerdenseniz korkmanıza gerek yok. Her türlü imkanınız var.
Oraj etkili oluyor. Barajın etkisini Eylül ayında görmeye başladık diye görüyorum bunu.
Yarın bölgemizde yağış geçişleri olabilir.
Yarın için yazın pek alışık olmadığımız şiddetli lodos da var. Dikkatli olmakta fayda var.
Her ne kadar bu hafta sıcak geçse de bu yıl güneydoğu hiç olmadığı kadar serin ve yağışlı bir haziran-temmuz dönemi geçirdi. Sadece temmuzun son haftası daha önce alışık olduğumuz o sıcak günleri yaşıyor olacağız. Ama işin ilginç yanı bu yaz sıcaklıklarda dalgalanma sözkonusu. Daha önce yaz başladı mı istikrarlı biçimde 40 derece altına inmez, Eylül ortası 38-39 derecelerde serinledi derdik. Bölgedeki yaz yağışları da bu sıcaklık dalgalanmasından ötürü. Barajın bu dönem etkisi çok olmasa da sonbahar başlangıcında görürüz. Çünkü yaz boyunca bölgedeki su yüzeyinden atmosfere su taşınıyor, sıcaklıklar yükseldikçe de hava daha çok su taşıyabilecek. Sonbahar başlangıcında ani soğumalar beraberinde şiddetli yağışlara sebep olabilir ya da daha önce eylülün sonlarında başlayan sağanaklar daha da öne çekilebilir.
Herkes bir dert yakınıyor. Tabi haklı olarak. Ama şunu da unutmayın. Sorumlusu hükümet diyenler olur milletin duyarsızlığı dersiniz ne derseniz deyin buna. Ama iş çözmeye gelince insanlar neden sessiz kalıyor. Mesela markette maske takmayan kasiyeri uyarmak, maske takmayan eczacıyı uyarmak, maske takmayan şoförü uyarmak bir vatandaşlık görevi değil mi? Çözmek biraz bizim elimizde değil mi? Konuşmayı bilmeyen bir milletiz, lütfen hakkınızı savunun. Uyarın, uymayanları şikayet edin.