Sibirya ciddi manada tehlikelidir. Ya avuç yalatır ya da balyoz gibi soğukları indirir. Ortası yoktur. Maalesef 15 gün önce dediğim senaryo yaşanıyor. Durgun bir döneme geçiyoruz. Ocak ilk haftasına kadar sürpriz olmazsa ılık tarafta kalıyoruz. Ama kış devam edecek.
Şu anki tabloya göre basınç merkezlerinin konumlanması, etki alanları ve yönlenişi en azından Aralık ayının son haftasına kadar soğukların inmesine pek geçit vermiyor. Sibirya yükseği her ne kadar önemli olsa bile zamanlaması ve şu anki pozisyondaki hareketi hiç hoş değil. Şu günlerde Sibirya ciddi manada sakinleşmesi lazım, sibirya sakinleşirse İskandinav doğusundan güneye soğuk bir koridor oluşur, Azor yükseği böyle bir durumda Avrupayı esir alır uzun dönem soğuk tarafta kalırız. Fakat şu anki haliyle sibirya böyle devam ederse soğuklar önce Avrupa'ya, sonra Akdeniz'e hatta dolanıp Mısır çöllerine kadar yolu açar. Bu bildiğimiz tipik bir balkan sistemine dönüşür, sonrası Türkiye'ye yüksek çöreklenir.
Diğer senaryo sibirya ve Azor uygun konum alıp bu şekliyle yukardan soğuk bir koridor açmalı. Bu da çok ince bir ayar, bu tür bir senaryoda son 48 saate kadar bile soğukların nereye kaçacağını modeller çıkartamaz, bir bakarsınız balkanlar, bir bakarsanız kafkasları göstermiştir. Çok oynak bir senaryo olur. O yüzden demem o ki Bugünlerde sibiryayı dikkatle izleyin derim, bu konumuyla devam ederse Ocak ilk haftayı bile çöp eder.
7-8 gün önce de 2006 yılını örnek gösterip Sibirya'nın sakinleşmesi gerektiği yoksa Azor'un izlanda ile baş edemeyip Sibirya yükseği bu gidişle Ocağ'ın ilk haftasına kadar çöp edebileceğini yazmıştım. Nitekim de öyle oldu. Şimdi Azor' un işi daha zor. İzlanda parazit gibi çoğalıyor, Doğuda sibirya set çekiyor. Azor da tek başına 1000lik AB çekirdeğini üzerimize salacak kadar güçlü değil. Yine de hava bu, sürprizlere açık. Azor bi iteklerse ortalığı çok fena şenlendirir.
Bence 23-28 arası henüz çöpe atılmış kadar kaçmadı. Her şey ufak bir kıpırdamaya bağlı. Azor izlandayı bloke edebilirse, soğuklar gümbür gümbür inecek. Ülkede kar görmeyen bir yer kalmaz.
Arkadaşlar çok saçma bir şey diyorsam bağışlayın. Amatör takipçiyim ve kafamda şöyle bir senaryo kurdum. Bugüne kadar oldu mu ya da olabilir mi?
Sibirya soğuk ve kuru bir sistem diyorsunuz. Sibirya kökenli sistem bölgemizde etkin iken Balkanlardan aynı anda yağışlı sistemin gelmesi mümkün mü? Gelmesi durumunda kar yağışları etkili olmaz mı?
Sibirya etkili iken Balkanlardan yağışlı bir sistemin gelmesi mümkün ancak o yağışlar güneydoğuya ulaşmaz, daha çok Marmara ve Karadenize yarar. Bizde sibiryadan soğuk girişi güçlü olup da doğu Akdenizde buna karşı tepki AB'si olursa güneyimizden bölgeye yağış sokulur, soğuk güçlü olduğu sürece ciddi manada bölge sistemi olur bol bol kar görülür. Bunun için de illaki tepki AB'si olmasına gerek yok. Soğukların giriş yönüne bağlı olarak yağış oluşturacak kadar nem ve soğuğun şiddeti önemli. Örnek olarak önümüzdeki 2-3 gün soğuklar kademe kademe bölgeye giriş yapıyor, soğuk şiddetini artırıncaya kadar havada nem kalmaz. Sonrası malum, coğrafya soğudu mu Yüksek basınç çöreklenir, yağış kesilir ve kuru soğuk olur. Son bir ihtimal soğuk yeteri kadar şiddetli ve kuru olsa bile, soğukların çekilmesine yakın kar yağışları olabiliyor bu da güneyimizden Akdeniz çanağının çalışmasına bağlı. Hocalarım yeşillendirebilir, eksik veya hatalı yazmış olabilirim
Sibirya soğuklarının Balkan soğuklarından farkı Yüksek kökenli olması sebebiyle yeryüzüne yakın pozisyon alarak hareket etmesidir. Önümüzdeki 3 gün Sibiryanın uzantısında kalmamızdan ötürü soğuk yiyoruz. Rüzgarı yere yakın eser.Sert ve kuru eser. Bu yüzden soğuk olduğundan daha fazla hissedilir. Ayın 22-23 gibi tarihlerde beklenen yağışların bırakın yağış cinsini yağışın olup olmayacağı bile bu tip sistemlerde tahmin etmek güç. Asıl merak ettiğimiz 23 sonrası İzlanda-Azor-sibirya arasındaki dengenin nasıl olacağı.
Konu dışı olacak ama geçtiğimiz günlerde Siirt-Kurtalan ilçesinde 5.2'lik deprem olmuştu. Kurtalan'da tek başına güneydoğu fay hattından bağımsız bir fay kırığı var. En son 136 yıl önce bu yörede deprem olmuş. 136 yıl sonra bu sene depremin olması bence tesadüf değildir. Ilısu barajının bunda etkisi olduğunu düşünenlerdenim. Bilimsel çalışmalara göre bir fay hattı üzerinde baraj göletinin fay kırığı üzerinde yük bindirmesi sonucu deprem tetiklenir. Demekki doğaya müdahale karşısında doğa her şekilde dengesini buluyor. Bu kimi zaman öldüren bir deprem, bir kıtlık, bir kasırga, bir virüs...
Benim de konum Batman bu arada. Enverziyon Batman'da hep şiddetli olmuştur. Ve çok zararı olmuştur. Yağışın şeklini yağmurdan kara çevirme gibi bir faydası olmayacak soğuk.
Basıncın yükselmeye başladığı ve nemli havaların olduğu alanlarda sis çok kolay oluşur. Bu sene Batman ve çevre illerinde bulunan alanlarda kış dönemi yüksek basıncın olduğu dönemlerde diğer kış dönemlerinden farklı olarak daha fazla sis hadisesi oluşur. Sebep: Ilısu Barajı
Sistem için önümüzdeki 3 gün umut vadediyor. Bu 3 gün için gidişat gayet iyi. Sonrası yani ayın 23'ü kritik gün. O tarihlerde Azor'un hareketi belirleyici olacak, şayet gücünü toplayıp Avrupa'ya çöreklenirse tam bir ülke sistemi olur. Öncesinde sibiryanın etkisiyle soğumuş alt katmanlar, yer seviyesi düşecek her kar tanesini bozmadan biriktirir. Örtü olur mu olmaz mı muhabbetine bile gerek kalmaz. Biraz daha beklemek gerek. (Bu bir olası senaryo)
Gfs'nin ayın 18-19 için beklediği görüntü gelirse efsane kış 2006 senaryosu için yol açmış olur, 18-19 görüntüsü 23-24 için güzel bir kapı bırakıyor. 2006 kışı 14-28 Aralık dönemini arşivden bakmanızı öneririm. Yüksek oranda benzerlik gösteriyor, en azından 18-19'una kadar
Şu anki tabloya göre basınç merkezlerinin konumlanması, etki alanları ve yönlenişi en azından Aralık ayının son haftasına kadar soğukların inmesine pek geçit vermiyor. Sibirya yükseği her ne kadar önemli olsa bile zamanlaması ve şu anki pozisyondaki hareketi hiç hoş değil. Şu günlerde Sibirya ciddi manada sakinleşmesi lazım, sibirya sakinleşirse İskandinav doğusundan güneye soğuk bir koridor oluşur, Azor yükseği böyle bir durumda Avrupayı esir alır uzun dönem soğuk tarafta kalırız. Fakat şu anki haliyle sibirya böyle devam ederse soğuklar önce Avrupa'ya, sonra Akdeniz'e hatta dolanıp Mısır çöllerine kadar yolu açar. Bu bildiğimiz tipik bir balkan sistemine dönüşür, sonrası Türkiye'ye yüksek çöreklenir.
Diğer senaryo sibirya ve Azor uygun konum alıp bu şekliyle yukardan soğuk bir koridor açmalı. Bu da çok ince bir ayar, bu tür bir senaryoda son 48 saate kadar bile soğukların nereye kaçacağını modeller çıkartamaz, bir bakarsınız balkanlar, bir bakarsanız kafkasları göstermiştir. Çok oynak bir senaryo olur. O yüzden demem o ki Bugünlerde sibiryayı dikkatle izleyin derim, bu konumuyla devam ederse Ocak ilk haftayı bile çöp eder.
Geçmiş olsun, Allah beterinden korusun. 5.2'lik deprem orta şiddette olsa bile bölge için ciddi bir deprem sayılır. Kurtalan depremin seyrek olduğu bir yer. Uzun zamandır sakin bir yöre olarak kalsa bile güneyinden tekil bir fay kırığı var, birikmiş olan enerjiydi. Daha fazla birikmeden bu seviyede kırılması bence daha iyi oldu.
Herkese merhaba, uzun bir aradan sonra yine bu sayfaya dönüp takibe başlıyoruz Öncelikle neredeyse bir seneye yakın dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkileyen malum covid salgınının bir an önce son bulmasını Allah'tan diliyorum.
Gelelim havaların durumuna...
Evet, hocalarımızın dediği gibi güçlü La-Nina kış dönemi bekleniyor. Doğrudan etkileri henüz kesin biçimde aktarılmasa da dünyanın iklimine daha önce genel manada nasıl etkilediğini arşivde görebiliyoruz. Çoğu uzun vadeli tahmin raporlarına göre bölgemiz soğuk ama kurak olarak tahmin edilse de meteorolojik hadiselerin bir kelebek etkisi gibi davrandığını, iklim değişikliği ve getirmiş olduğu kararsızlık ortamı öyleki kar mı yağmur mu sınırının çok hassas olduğu bölgemizde uzun vadeli tahminlerimizin gerçekleşmesinin çok güç olduğunu söylemek isterim. Bölgenin geçmiş dönem analizlerine göre yorumlarsak kurak bir sonbahar maalesef ki kurak bir kış dönemiyle devam etmiştir. Bölgenin kar alma potansiyelinin en yüksek olduğu dönemleri incelersek Aralık son haftası-Ocak ilk haftası ve Şubat ortası olarak görülüyor. Bu tarihlerde güçlü soğukları yakalayabilirsek kar alma ihtimalimiz yüksek. Temennim tahminlerimin yanlış çıkması ve bölgece en azından kışa girmeden önce bol yağışlı yağmurlu bir Aralık dönemi geçirmemiz.Sonrası bol kar yağışlı iki sistem yakalamak...
Başka ülkelerin gerçek vakaları açıklamaması bizi ilgilendirmemeli, başka ülkelerin yaptığı yanlışları emsal göstermemeliyiz fikrimce. En başta bu vakalar gerçeği yansıtacak şekilde aktarılmış olsaydı millet rehavete kapılmazdı, Millet daha çok tedbirli temkinli davranırdı. Bunda tek düşündükleri şey fikrimce yönetimin sert eleştiriler almak istemeyişiydi ve büyük hataydı. Bir yerde bu illaki açığa çıkacaktı. Sadece zaman kaybettik, saklamakla kazandığımız hiç bir şey olmadı, kaybettik
İstanbul özeli için söylüyorum: 14 günlük tam karantina olmadığı vakit, sağlık sistemi ne kadar güçlü olursa olsun bir yerden sonra kaldıramaz. O vakit resmi bir karantina olmasa bile millet kendi OHAL'ini ilan etmek zorunda kalır. Şu an için yapılması gereken en azından İstanbul gibi ülke ekonomisinde etkili olacak bazı büyükşehirlerde 14 günlük tam karantina uygulanmalı. Bu 14 gün için vatandaşa yetecek kadar para mı lazım? Çözümü çok basit. Bu yurdumun insanının alnının akıyla çalışıp fedakarlık yapıp zenginleştirdiği 3-5 müteahhit 1-2 ay dişini sıksın, bu millet için fedakarlık yapsın olur biter.
Üzüldüğüm durum 2 Türk doktor aşı konusunda dünyaya umut oluyor. Ülkeler sipariş kuyruğuna girerken, bizimkilerden ses seda çıkmaması. Aşı konusunda ülkece ne durumdayız, Çin aşısı alıyorsak ne zaman gelecek, güvenilirliği ne kadar gibi sorular-cevaplar duymak istiyoruz. Bir vatandaş olarak.
Uzun vadeli yasaklar gelmez, belki 3-4 günlük ya da hafta sonları yasakları olur. Ama bu dönem diğer yasaklı dönemlerden farklı olacaktır. Vaka sayısı arttıkça artık millet kendi OHAL'ini ilan eder. Millet kendi kendine iş yerini kapatmak zorunda kalacak, resmi bir karantina ilanı olmasına gerek kalmayacak. Kepenkler bir bir inmeye başlayınca caddeler sokaklar kendiliğinden boşalmaya sakinleşmeye başlanacak. Sonra vakalar hızlı biçimde düşmeye başlar. Sonra yine kısır döngü işlemeye devam eder. Bunu yaz dönemi bulunduğumuz şehirde bizzat yaşadık.