Bu da benden.....![]()
![]()
Batman-Merkez/ Karayün-24 cm aldık. Orta kuvvette devam ediyor.
Bu da benden.....![]()
![]()
Batman-Merkez/ Karayün-24 cm aldık. Orta kuvvette devam ediyor.
Batman'daki arkadaşlar pencerelere koşun.
Böyle kaç saat devam eder
Akşam gün batımına kadar yolu var
Batman'daki arkadaşlar pencerelere koşun.
Heyecanlıyız, bakalım nasıl gelecek![]()
Hoşbulduk hocam, iyisiniz inşaallah
Teşekkür ederim hocam elhamdülillah siz nasılsınız.
İyiyim,çok teşekkür ederim. İş yoğunluğundan dolayı pek giremiyorum. İnşaallah bu kış döneminde beraber eğleniyor olacağız![]()
Hoşbulduk hocam,iyiyim teşekkür ederim. Sizler de iyisiniz inşaallah
Hoşgeldiniz hocam.
Hoşbulduk hocam, iyisiniz inşaallah
Uzun bir zamandan sonra Güneydoğu özlediği sisteme kavuşuyor. Herkese hayırlı olsun. Az mı çok mu demeden tadını çıkarın, zor bulunur bu tür sistemler çünkü
Hoşgeldin kardeşim uzun zamandır görünmüyordun inş iyisindir
Hoşbulduk hocam,iyiyim teşekkür ederim. Sizler de iyisiniz inşaallah
Uzun bir zamandan sonra Güneydoğu özlediği sisteme kavuşuyor. Herkese hayırlı olsun. Az mı çok mu demeden tadını çıkarın, zor bulunur bu tür sistemler çünkü
Hayırlı kandiller herkese. Allah'ın izni ile güzel bir sistem alıyoruz. Yağış haritalarındaki rakamlara çok takılmayın. Bölge geneli tatmin edecek güzel bir sistem. ![]()
![]()
Kütleler Batman üzerinden geçti, güzel seyirlik kar yağdı. Mardin tarafına kadar ilerler muhtemelen.
Hoş geldiniz hoca
Hoşbulduk kardeşim
Hoşgeldin hocam.
Hoşbulduk hocam.
Hoşgeldin kardesim ins bir sorun yoktur bu ezon hiç görünmedin
Hoşbulduk hocam, çok şükür iyiyim. Siz nasılsınız
AB merkezi ve alacağı konuma göre yağışların 200 km doğu batı, güney kuzey yer değiştirebilir son 24 saate kadar. Soğuk iyice yerleştikten sonra (pazar-pazartesi) yine modellerde muhtemelen güncellemeler ile beraber güney hattı boyunca kar görebiliriz. İzoterm sıklığının arttığı alan tam güneydoğu üzerinde. Modellere yansımasa da haftasonu-ptesi günleri hızlı geçiş yapacak kar ihtimali yüksek.
Herkese merhabalar. Perşembe ve cuma günü her sürprize açık bir sistem görünüyor. Daha önce buna benzer birçok senaryo görmüştük. Batman-Mardin ve özellikle Siirt-Şırnak civarı dikkat edilmeli.
Ayrıca şunu da belirtmek isterim. İçinde bulunduğunuz birçok binada bodrum katında sığınak olma zorunluluğu var. Bu sığınaklar herhangi bir geniş çaplı yangın, doğal afet gibi (deprem hariç) sonrası zehirli gaz salınımından apartman sakinlerinin geçici bir şekilde barınmasını sağlayacak wc, mutfak ve duş alanlarının olduğu, duvarlarının dayanıklı olduğu, oksijen desteğinin olduğu alanlardır. Kapıları yüksek güvenlikli, yangına dayanıklı malzemeden yapılır. Ancak bu sığınakları göremezsiniz. Çünkü bodrum katlarını atölye olarak kullanırlar. Sığınak için çok masraf yapmazlar. Şimdi sormak istiyorum. Şayet bir gün bir şehrimizde sanayi bölgesinde şiddetli bir patlama olsa, zehirli gazlar havaya karışırsa insanlarımız korunmasız biçimde kitlesel biçimde zehirlenip ölürsek buna da ASRIN FELAKETİ diyecek miyiz? KADER diyecek miyiz?
Güneydoğuda mimar olarak birçok binanın şantiye kontrollerinde bulunurken şunu farkettim: Projeler mühendisler mimarlar tarafından usulüne göre yapılıyor. Belediye kontrolünden de onaylanıp geçiliyor. Ancak asıl mesele inşaata başlarken oluyor. Binanın projelere bağlı, sağlam yapılıp yapılmadığı Yapı Denetim firmaları tarafından yapılıyor. Bu Yapı Denetimler özel sektör. Yani birer TİCARİ İŞLETME. İş para-denetim kısmına gelince ağırlıklı olarak parayı düşünürler bu firmalar. Müteahitler iki yıl öncesine kadar kendi firmasını seçme özgürlüğüne sahipti. Şimdi kura ile seçiliyor. Müteahit olan şahıs anlaştığı yapı denetim firması ile perde arkası her türlü oyunu çevirebilecek fırsatlara sahip. (müteahit yapı denetime: "sen benim bu binanın demir beton işlerine gözlerini kapa, sonraki bütün binalarıma sen bakarsın. Paranı kazanırsın. Başka yapı denetimle anlaşmam. Hep senle çalışırız.) Sonra kolonun içine tuğla koyan mı dersin, betonu sıkıştırmayan mı dersin, demiri koymayan mı dersin, zemin etüd raporlarını değiştirenler mi dersin. Zamanında çok defa söyledik, anlattık, dilimizde tüy bitti. Asrın felaketi Deprem değil denetim işlerinin Özel Sektörün elinde olmasıdır. Bu işlerin bir an önce devletleştirilip tek bir merkezden yönetilecek bağımsız ve akademik sektörün içinde olacağı, veri ve raporların değiştirilemez bir sisteme ve bu sisteme herkesin ulaşabileceği şekilde düzenlenmesi gerekir. Bu arada bu firmalar 99 depremi sonrasında kurulmaya başlandı. En az 12 yıl şantiye deneyimi olan mühendisler bu firmalarda görev alıyordu ancak 2011 yılından itibaren 5 yıl deneyimi olan mühendisler de bu firmalara girmeye başladı. Tekrar söylüyorum, ÖZEL TİCARİ YAPI DENETİM KURUMU DİYE BİR ŞEY OLAMAZ.
Güneydoğuda son 5 yıldır mimar olarak şantiyelerde kendi gözlemlerime göre söylüyorum: bizim her yönden terbiye, ahlak, vicdan eğitimi almamız gerek. Ne iş güvenliği var, ne denetim var, ne işini layıkıyla yapmak var, liyakat yerlerde. Çok doluyum, çok şey söylemek istiyorum ama öfkelenince de bana stres oluyor. Çok söyledik zamanında. Şantiye şeflerini ve yapı denetim firmalarını, beton numune laboratuvarlarını sıkı denetim ve ciddi bir sisteme oturtalım diye. Her şey para değil diye. Liyakat liyakat liyakat diye diye dilimizde tüy bitti. Ne yerel yönetimler ne de bakanlıklar hiç oralı olmadı. Çünkü o koltuklarda oturanlar sadece para için oturanlar, torpil olarak oturanlardı. Ekmek yiyebilmen için piç olman lazım dediler. O gün suratlarına projeyi fırlattım ve mimarlığı bıraktım. Vicdanen şu an çok huzurluyum. Allah kimseye bırakmıyor. Sizlerden de tek ricam artık ders alıp kader nasip anlayışından çıkıp hesap soracak kadar akıllı olmanız. Yoksa bugün Hatay-maraş. Yarın İstanbul-Bursa.
Bu kadar büyük bir doğal afette dışardan mutlaka üst düzeyde yardım alınmalı kesinlikle. Adıyaman şehir merkezi dahil diğer 10 şehrin ilçeleri ve köyleri dahil maalesef çok çok çok cüzi iletişim sağlanıyor. Adıyaman'da şehir dışına kaçabilme fırsatı olanlar kaçtı. Diğerleri maalesef kaderine terk edildi. Bu kriz derinleşmeden ülkece bence hepimiz bir şekilde maddi, manevi, ulaşım, konaklama gibi birçok alanda ortak bir oluşum kurmalıyız. (tabi devlet nezdinde) Mesela AFAD tüm ülke birimleri, jandarmanın helikopterleri, ulaşım araçları, itfaiye birimleri toplanıp bölgeye hızlıca intikal edilmeli. Ekip yetersiz diye ilçe ve köyleri kaderlerine terk edemeyiz. Ölüm ile yaşam arasında kalan her bir can için ülkenin neresinde olursa olsun gerekirse ülkece tüm kurumları seferber etmeliyiz. Bir de kesinlikle bu tür durumlar için geniş çaplı tatbikatlar, vatandaşların eğitimi konusunda artık bir zorunlu eğitim süreçleri uygulanmalı.