Beiträge von bugrag

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    İyi pazarlar dilerim HF üyeleri.

    Dün bazı mesajlarda Türkiye'nin eskiden "güçsüz ve el pençe divan duran bir ülke" olarak ifade edilmesini üzüntüyle okudum. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu günden bu yana bağımsızlık ilkesinin ne derece önemli olduğu açıktır.

    Geçmişimizden ABD ile yaşanan birkaç kriz örnekleri verelim:

    1962 - Küba Füze Krizi

    Ekim 1962'de patlayan "Küba Füze Krizi", Soğuk Savaş'ın iki süper gücünü, ABD ve Sovyetler Birliği'ni, nükleer savaşın eşiğine getirdi.

    Sovyetler, Küba'dan nükleer silahlarını çekeceğini ancak önce ABD'nin Türkiye ve İtalya'daki nükleer başlıklarını geri çekmesi gerektiğinde ısrar etti.

    Faruk Loğoğlu'na göre, ABD ve Sovyetler Birliği arasında Türkiye'den silahların kaldırılması yönünde verilen kararın "Ankara'ya danışılmadan alınması", krizin dokusunu oluşturuyordu.

    1964 - Johnson Mektubu

    ABD'nin 36'ıncı başkanı Lyndon B. Johnson, 5 Haziran 1964'te dönemin başbakanı İsmet İnönü'ye ilettiği mektubunda Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri harekât düzenleyeceğinden haberdar olduğunu ve bundan endişe duyduğunu yazdı.

    İsmet İnönü'nün yanıtı ise "Yeni bir dünya kurulur. Türkiye de o dünyada yerini alır" oldu.

    1974 - Haşhaş ekiminin yeniden başlatılması

    Faruk Loğoğlu'nun dikkat çektiği bir başka kriz, 1974'te dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in haşhaş ekimini yeniden başlatmasıyla patlak verdi.

    1974 - İncirlik Üssü'nün kullanımının askıya alınması

    ABD, 1974 yılında (CHP-MSP Hükümeti) Kıbrıs Harekâtı sonrası Türkiye'ye silah ambargosu uygulamaya karar verdi.

    Türkiye, ülke sınırları içinde ABD'nin kullanımındaki İncirlik Üssü ve diğer üslerin kullanımını askıya alarak, buraların kontrolünü Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) devretti. ABD Kongresi'nin Eylül 1978'te ambargoyu kaldırması sonrası, İncirlik Üssü eskisi gibi faaliyet göstermeyi sürdürdü.

    Kaynak: https://www.bbc.com/turkce/amp/haberler-dunya-41553003

    Türkiye'nin kurulduğundan beridir en az şimdiki kadar bağımsız duruş sergilediği ve "el pençe divan" durmadığı açıktır. Umuyoruz ki şimdiki hükümetimiz de bu duruşu bozmaz ve tükürdüğünü yalamaz.

    Narsil hocam son dediğinize katılıyorum, eğer siyasi belirsizlikler/krizler olsaydı ve ekonomideki dayanım olmasaydı daha hızlı ve ani zararlar yaşardık diye düşünüyorum. Ancak dövizin Türkiye ekonomisine etkisini minimalize etmek veya kısıtlı görmek yanlıştır. Önümüzdeki aylarda, eğer dövizde düşüş gerçekleşmezse, sonuçlarını yüksek enflasyon olarak yaşayabiliriz.

    Peki ithal edilen ürünlerdeki (temel besin maddelerinden otomobillere, akaryakıttan ısınma ücretlerine) son yıllardaki pahalılaşma neyin sonucu, yani enflasyon neyin sonucu? Dış ticarete kapalı bir ülke değiliz, nitekim Türk Lirasının döviz karşısındaki değeri bizi oldukça etkiliyor eğer aşırı iyimser bakmazsak..

    @4 Şubat hocam ülke ekonomimiz pat diye çökecek kadar dayanıksız değil haklısınız, ancak dövizdeki bu sert artış (daha doğrusu Türk Lirasındaki sert değer kaybı) maatteessüf hepimizi etkiliyor ve etkileyecek. Kurdaki artış, enflasyonu, o da alım gücünü olumsuz anlamda etkilemekte. Son bir yıldaki ürün/hizmet fiyatlarındaki zamlara dikkat ederseniz bunu görebilirsiniz. En önemlisi de birçok farklı sektörde ithal edilen ürünler(birçok temel besin ürünleri de dahil) önümüzdeki süreçte doğrudan zamlanacak.