Beiträge von ldr1907

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Hocam düzeltelim “olası yılbası sistem” diye. 2017 kışını sarıyer’de yaşamıs birisi olarak 9 senedir öyle bi kış görmedim umarım bu sene o efsanevi kışa benzer bi kış yaşarız. Karadeniz aşırı sıcak düzgün şartlar ve 850 sıcağı ve izobarlarla olusacak lake effect takip etmeyi çok özledik.

    O güzel sistemler o güzel atlara binip çekip gittiler.

    Karın sulusuna, modellerin keyfine kaldık.

    Yılbası sistemi yalan mı oldu hala bize dönme ihtimali var mı?

    Ortada daha kesinleşmiş bir sistem olmadı ki yalan olsun? Bu şehirde artık sağlam karlı sistem almak 50 tane parametrenin düzgün işlemesiyle ve bozulmamasıyla mümkün yani çok zor. O yüzden modeller 10 tane sistem gösterse bir tane ya geliyor ya kaçıyor. Biz de o biri kovalıyoruz. O yüzden beklentiyi zaten yüksek tutmayın Doğu'da yaşamıyoruz.

    1500 yılda 5 yada 6 defa deprem serileri yaşamış marmara denizinden bomba ile deprem yapacaklar, haarp gelecek suni deprem üretecek demek bilimle ters düşmek demektir. Konu içerisinde aynı şeyleri söyleyip tekrara düşüyoruz ama artık şu depremin nerede ne zaman olacağıyla değil alınabilecek önlemlerle orta-uzun vadeli planlarla uğraşmak lazım.

    Bir konuda şanssız bir nesiliz eğer marmara depremlerinide görürsek, yakın tarihimizdeki en önemli depremleri yaşamış olacağız. Ama sonraki nesiller en azından marmara denizi içerisinde hangi fay var nedir ne değildir hepsini görmüş öğrenmiş ve ona göre yerleşim planı yapmış olacaklar diye temenni ediyoruz..

    Aynen öyle hocam şansımıza son küçük kıyameti biz yaşayacağız gibi. Ondan sonra 200-250 senede zaten gelişen teknoloji, bina mühendisliği, yapay zeka vs ile deprem artık bir tehdit olmaktan çıkar diye düşünüyorum. Ama bizim nesil tam dönemine denk geldi.

    yalnız dün gece x te açtıkları söyleşide bu konuyu konuştular ve Ramazan hocanın bazı itirazları haklı. Misal mavi bölgeyle işaretli kısım creep yapıyor deniliyor, bu kadar alanda creep olmaz olsa olsa dar bir alanda olabilir dedi. Devamında Marmara denizi içerisindeki segmentasyonun soru işareti olduğu bu sebeple ortaya atılan iddiaların altının boş olduğunu söyledi.

    Ek olarakta 1999 depreminin tam olarak bittiği yer kesin, orası hersek deltasının ucu, ama bu adamların haritaya göre deprem çınarcık çukuruna kadar devam etmiş görünüyor. Hatta bu makalenin yazarlarından Recai hocada söyleşideydi onuda baya eleştirdi:)

    Hocam herkesi eleştiriyor her yazıya bir şey buluyor da kendi ne diyor ben anlamadım bin tane şey söylüyor. Bir yazısı, yayınlanmış bir makalesi vs var mı?

    Science dergisi ve New York Times gazetesi beklenen İstanbul depremi ile alakalı makale paylaşmış. Özellikle Science dergisi dünyanın en prestijli hakemli dergilerinden biri kabul ediliyor. Yani boş bir şey değil ne demişler diye baktım ve ekşi sözlükte bir yazar arkadaşımız çok güzel özet çıkarmış paylaşmak istedim. Özellikle daha önce de burada konuştuğumuz gibi makale sanki Cenk Yaltırak hocayı haklı çıkarıyor. Siz neler düşünüyorsunuz? Özet alıntı;


    ''makalede araştırmacılar son 20 yıldaki 5 ve üstü depremlerin: nerede başladığını, hangi yöne doğru kırıldığını ve artçıların nasıl yayıldığını deniz tabanı sismometreleri + kara istasyonlarıyla milimetrik hassasiyetle incelemiş. marmara denizi altındaki ana marmara fayı, istanbul’a doğru adım adım kırılıyor diyor kısaca. özetle araştırmalara göre küçük–orta depremler büyük istanbul depreminden önce fay boyunca doğuya doğru ilerleyen bir stres aktarımı yaratıyor.

    ilk bulgu diyor ki, kırılma doğuya doğru ilerliyor. çalışmanın en kritik sonucu bu. marmara denizi’nin batısından doğusuna doğru adım adım ilerleyen bir kırılma paterni var. yani 2000’lerin başı › batı marmara, 2010–2012 › orta marmara, 2019 ve sonrası ise istanbul’a daha yakın segmentler etki altında diyor.

    ikinci bulgu ise kilitli segmente yaklaşılması. kilitli segment, istanbul’un güneyinde bulunan fay parçası. uzun süredir büyük deprem üretmemiş ve enerji biriktiriyor. makale diyor ki (basitçe) son depremler, bu kilitli segmente giderek daha fazla stres aktarıyor. bu segment de yaklaşık m 7 – 7.4 potansiyeline sahip.

    üçüncü bahsedilen bulgu ise bu küçük depremlerin “rahatlama” olmadığı. bu çok önemli bir nokta. “küçük depremler büyük depremi önler”, “enerji boşaldı, risk azaldı” gibi söylemler bu durumda geçerli olmaz diyor. makale şunu söylüyor: bu depremler, fayın tamamını rahatlatmıyor. aksine, stresi doğuya taşıyor.

    makaledeki haritalar kırılmaların oklarla doğuya yöneldiğini, artçıların istanbul yönünde yoğunlaştığını, fayın doğusunun kilitli olduğunu çok net gösteriyor. burada bilim insanları tarih vermiyor, ama şunu kesin şekilde söylüyor: istanbul’un güneyindeki fay aktif, kilitli, stres alıyor ve son kırılmalar bu yöne ilerliyor. başka bir deyişle istanbul için deprem riskinin ortadan kalkmadığını, aksine mekanik olarak tutarlı bir şekilde arttığını gösteriyor. marmara denizi altındaki fay, istanbul’a doğru ilerleyen bir kırılma süreci içinde ve bu süreç büyük deprem potansiyeli taşıyan kilitli segmente ulaşmış durumda.

    bu makale, önceki marmara çalışmalarından neden farklı dersek: 1999 izmit depreminden sonra yapılan klasik marmara çalışmaları şunlara odaklanıyordu: hangi fay parçası kilitli, gps ölçümleri, deniz tabanı haritaları, paleosismoloji (tarihsel depremler). bunlar statik (durağan) çalışmalardı. büyük deprem bekleniyor ama ne zaman ve nasıl ilerliyor bilinmiyordu. bu makale fayı “canlı bir sistem” gibi ele alıyor. önceki çalışmalar: “bu fay kilitli” “şu kadar yıldır kırılmadı”dan öteye gitmiyordu. zaman yok, yön yok. makale ise şunu soruyor. bırakalım şimdi tarihsel depremleri, periyotları, fay şu an nasıl davranıyor? son 20 yıldaki depremleri inceliyor ve böylece kırılmanın yönünü net biçimde gösteriyor. bu daha önce varsayımdı, modeldi, teoriydi. ama gözlemsel kanıt yoktu. ayrıca “küçük depremler riski azaltır” fikrini de çürütüyor önceki bakış 5 -6 büyüklüğündeki depremler enerji boşaltıyor olabilirken bu makale diyor ki: hayır, bu depremler stresi başka segmente aktarıyor. yani: batı rahatlıyor, doğu geriliyor. bu da çok tehlikeli bir mekanizma.

    ama en önemli yenilik “progressıve rupture” kavramı. bu makale marmara için ilk kez şunu ortaya koyuyor: fay, tek seferde değil, parça parça ama yönlü bir şekilde kırılıyor. buna progressive eastward rupture deniyor. bu da şu demek diyor, bu küçük depremler, büyük depremlerin ön habercisi olabilir, özellikle kilitli segmente doğru ilerliyorsa. kısaca küçük kırılmalar, büyük depreme hoş geldin partisi hazırlığı için patlayan küçük konfetiler. ne kadar çok küçük deprem, o kadar yakın tarihli büyük deprem deniyor. her küçük kırık, stresi büyük kırılmaya taşıyor.

    önceki çalışmalardan teknik farkı ise şu : öncekiler gps, tarihsel süreç, statik harita, uzun zaman ölçeği üstünden ilerlerken, bu çalışma yüksek çözünürlüklü sismoloji, dinamik süreç, gerçek zamanlı davranış üzerinden teknik olarak incelenmiş.

    bu makale, “büyük deprem çok yakında olacak” demiyor sadece büyük depreme giden mekanizma çalışıyor diyor ve bu mekanizma istanbul yönünde net şekilde ilerliyor diyor. ''

    -okumaya durumu olmayanlar için makalenin tek cümlelik özeti - biz baktık, araştırdık, 7 ve üstü bir deprem geliyor, istanbul'a doğru geliyor ama zamanını bilemiyoruz -

    Modellerin son dönemlerde özellikle geçen sene attığı kazıklardan sonra benim hem güvenim hem de beklentim bayağı azaldı, o yüzden çok heyecan yapmadan usul usul takip ederim bu sene. Sabah efsane akşam kestane gösterip dalga geçmelerinden sıkıldım çünkü. Burada mesai yapıp heyecanla model takip edenlere saygım sonsuz ama ben de o güven fazla kırıldı. Bu sene umarım istikrar olur da son günlere doğru sistemler kaçmaz.

    25lerle 30larla bu iş çözülmez. Yazın ayvayı yedik. Barajlar %0-10 arasında debelenir durur artık.

    Genelde kış sonu barajlar %70-80 oluyor bir sorun olmuyor ama bu sene kış iyi geçmezse ve barajlar da o seviyelere gelmezse bu sefer iş ciddiye biner. Ben nasıl olsa Melen var diye rahat oluyorum ama orası yeter mi çok bilgim yok.

    Hocam dusunun iste karada fay olsa depremleri istanbul nasil hissederdi. Bu deprem tuzla fayi civarinda olmus olabilir buradaki fay buyuk deprem uretebilecek bir fay degil arada boyle ufak depremcikler olabiliyor. Bende yatiyordim anlik vurdu gecti. Gecmis olsun diyelim, daha buyuk sarsintilara hazirlikli olmamiz gerekiyor. Marmara denizinde katilimiz zamanini bekliyor..

    Geçen haftaki birkaç ufak depremciklerden sonra Marmara Denizi yine sessizliğe geçti daha önce olduğu gibi hocam. Umarız süreç yine böyle uzun yıllar sürer. Ama 6.2'den sonra insan biraz korkuyor, zaman çok az kaldı mı diye. Tabi bilemiyoruz ana şok öncesi yine böyle depremler olur mu olmaz mı zaman gösterecek.