Beiträge von ldr1907

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Koronavirüs nedeniyle ölen İBB çalışanının ölüm raporuna "Bulaşıcı hastalık" yazıldı. fa2c26cc234aa7f7dbd.jpg

    Çok şaşırmaya gerek yok hocam. Birçok hekimimiz bunları söylüyor. Bu rakamlara güvenip sakın gevşemeyin. Bunları söylemek maalesef ülkemizde hainlik damgası olarak görülüyor.

    Ahmet saltık kendisi hekim. Türkiye'nin koronavirüs salgınına karşı önlem almakta geç kaldığını, gerçeklerin halının altına süpürüldüğünü, devekuşu politikası uygulandığını, geçen yıllara göre ölüm sayılarında artış olduğunu, açıklanan resmi sayıların kuşkulu olduğunu söyledi

    Türkiye'deki her beş hekimden dördünün üye olduğu Türk tabipler birliği, dünya sağlık örgütü'nün kodlarına göre raporlama yapılmadığını, böylece, ölüm sayılarının az gösterildiğini açıkladı… Türk tabipler birliği başkanı profesör Sinan Adıyaman, hekim.

    Son beş yılın ölüm sayılarını araştıran Türk toraks derneği, İstanbul'daki ölüm sayılarında geçen yıllara oranla ciddi artış olduğunu saptadı Türk toraks derneği'nin tamamı hekim.

    Serdar Savaş açıklanan sayıların gerçeği yansıtmadığını, istanbul'da mart ve nisan aylarında geçen yıllara göre ciddi ölüm artışı olduğunu açıkladı. Dünya sağlık örgütü avrupa programı direktörlüğü de yapan Serdar Savaş, hekim.

    Profesör Gaye Usluer, Dünya sağlık örgütü'nün kodlarına göre raporlama yapılmadığını, bu yüzden, açıklanan ölüm sayılarının gerçeği yansıtmadığını anlattı Gaye Usluer, hekim.

    Canan Kaftancıoğlu, koronavirüsten ölenlerin “bulaşıcı hastalık” ibaresiyle toprağa verildiğini, sırf istanbul'da hayatını kaybedenlerin sayısının bile türkiye genelinde açıklanan ölüm sayısından fazla olduğunu söyledi Canan Kaftancıoğlu, hekim.

    İzmir milletvekili Aytun Çıray, sağlık bakanının cevaplaması için Tbmm'de soru önergesi verdi, “koronavirüsten hayatını kaybedenlerin ölüm raporlarına başka hastalıklardan öldükleri mi yazılıyor, nisan ayında türkiye'de ‘bulaşıcı hastalık' ibaresiyle ölenlerin sayısı kaçtır?” diye sordu. Sağlık bakanlığı müsteşarlığı da yapan Aytun Çıray, hekim.

    Hatay büyükşehir belediye başkanı Lütfü savaş, Hatay'da yedi kişinin hayatını kaybettiğini, bunların sadece ikisine koronavirüs denildiğini, beşine “bulaşıcı hastalık” denildiğini açıkladı. Lütfü Savaş, hekim.

    Ordu milletvekili Mustafa Adıgüzel “covid testi negatif çıkan hastalar, vaka sayısına eklenmiyor, ama iyileşen hasta sayısına ekleniyor. böylece, iyileşen hasta sayısı, yeni vaka sayısından fazla oluyor. hasta kabul etmeden iyileştirdiğimiz onbinlerce insanla tıp tarihine geçeceğiz” dedi. Mustafa Adıgüzel, hekim.

    Konya eski milletvekili hüsnü bozkurt “Tüik'in ölüm sayısı vermesini yasaklıyorlar, mezarlıklar müdürlüklerinin ölüm sayısı vermesini yasaklıyorlar, klinik tanılı vakaları saymıyorlar, dünya sağlık örgütü'nün kodlarını kullanmıyorlar” dedi. Hüsnü bozkurt, hekim.

    Ekşiden alıntı. Arkadaş çok iyi özetlemiş şu anki durumu. Yasaklar gevşetilmemeli.

    Durum iyiye gidiyor falan filan feşmekan. peki bu durum kaç kişi arasında iyiye gidiyor? 20 yaş altı evde. üniversite öğrencileri evde. 65 yaş üstü evde. home office çalışanlar evde. hiç çalışmayanlar evde. dönüşümlü çalışanlar var bir kısmı evde. yani virüs şu anda sadece dışarıya çıkanlar arasında yayılıyor. peki sen okulları, avm'leri, otelleri açıp da evde kalan insanları dışarıya çıkmaya teşvik edersen virüs onlar arasında da yayılmaya başlamayacak mı? tekrar başa dönmeyecek miyiz?

    ülkenin nerdeyse tamamı sosyal hayatından vazgeçmiş olduğu için durum iyiye gidiyormuş gibi gözüküyor. peki bu sosyal hayat yeniden canlandırılacaksa ikinci dalga daha kuvvetli vurmaz mı? o yüzden virüslü tek bir insan kalmayıncaya kadar hiçbir yer açılmamalı. tüm ülkeye antikor testi yapılmalı. bağışıklık kazananlar hariç karantina devam etmeli. yurtdışından ise aşı bulununcaya kadar tek bir turist bile kabul edilmemeli. yoksa bu iş az gittik uz gittik dere tepe düz gittik bir de bakmışız ki geri gitmişiz'e döner.

    Valla açıklanan rakamların inandırıcılığına hiç girmiyorum ama 2 hafta önceki rezaletten sonra vakaların artması yerine acayip oranda düşmesi Allah'ın bize özel lütfu sanırım. 2 gün dışında sokağa çıkma yasağı yok, maskelerin çoğu ulaşmadı bana daha kod bile gelmedi. Pazarlar, marketler gayet dolu. Bir de bayram sonrası normal hayata geçiş yapabiliriz deniyor. Bizim işimiz kargo yapmak. İnsanlar evde kalınca iş yükü 4 kat arttı. Allah'a emanet yaşıyoruz işte. Yakalanmayız diye ümit ediyoruz.