Düzeltme yapayım İzmir artık günümüzde Türkiyenin önemli bir göç merkezi değil ,Turizime bağlı bir kentleşmede geçirmedi artan turist sayısı İzmire has bir şey değil Turizim dinamikleriyle alakalı bir şey su sorununu bunlarla açıklamak mümkün değil .1960 lardan itibaren kırdan kente başlayan hızlı göçün etkisiyle zaten bir çok kent plansız büyüdü İzmirinde bundan önce geleneksel bir merkez olduğunu unutmamak gerek .
Döngü konusunda size katılıyorum çok uzun ve detaylı bir konu .
Geçtiğimiz sene su kesintileri Çeşme'de başladı. Kaynaklara göre nispeten talep yüksek olduğu için. O manada turizmden bahsettim, zihinde canlandırması kolay olsun diye. Yoksa bunun sanayisi var, tarımı var... Gider bu şekilde.
Ben şahsen 2022-2025 gibi bir örüntünün 2040-2045 aralığına kadar yaşanacağını düşünmüyorum artık istatistiğe bağlı kalarak. İzmir her 15-20 senede bir 2-4 sene süren şiddetli bir kurak dönem geçiriyor ortalama olarak. 2022-2025'ten önce 2006-2008, ondan önce 1989-1992, ondan önce de 1970 ve 1950'lerde bu şekilde bir dönem olmuş. Ama tabi ki küresel ısınma faktörü de var kurak dönemlerin sıklığını ve şiddetini arttırabiliyor bu nedenle net konuşmak imkansız. Veri için teşekkürler ve elinize sağlık.
İzmir nüfusu 1990'dan yaklaşık 2 milyon. 2007'den yaklaşık 1 milyon fazla.
Turist sayısı 2010'lu yıllardan beri yaklaşık %100 arttı. İzmir turistik bir şehir.
Sıcaklıklar tutarlı bir şekilde artıyor ve yeni rekorlar kırılıyor.
Bu sene İzmir'de 8 ay sular kesildi. 2026 yılında teknolojimiz geçmişe göre çok daha üstün olmasına rağmen.
Doğanın dengelemesi gibi bir olgu her zaman geçerli değil. İstatistiksel olarak ortalamaya yaklaşmakla ilgili bir algıdan kaynaklanıyor. Doğa dengeleyecek de olsa insan ömrü sınırlı. Bu sene 8 ay su kesintisiyle dengeleyene kadar idare edildi. Başka bir zaman -örnek olarak- geceli gündüzlü 2 sene su kesintisi olabilir. Sonra yağış bol bir sene gelip eskisinden iyi olacak olsa da o 2 sene boyunca sen şehirde kurduğun medeniyeti devam ettirebilecek misin? İşçileri tutabilecek misin? Turistleri ağırlayabilecek misin? Bunların hepsi günümüzde birbirine bağlı ve oldukça girift meseleler. Anlatabilmişimdir umarım.
Yıllara göre İzmir'deki suyu görebileceğiniz bir grafik hazırladım. Faydalananlara afiyet olsun.
Ocak'tan bu aya oldukça büyük bir artış gerçekleşti.
Buna rağmen Şubat ayı hala 2018'den beri en az suyun olduğu Şubat ayı. (2018 öncesini bilmiyorum.)
Şubat ve sonrasında da güzel bir yağış öngörüldüğü için bereketli bir yıl olacağı ve artışların devam edeceği söylenebilir. Geçtiğimiz seneki seviyeleri geçmemiz an meselesi.
Su kesintilerinin geçen sene başladığı eşikten yukarıya çıkıldı.
Sonuç: Böyle giderse İzmir sadece bu seneki sıkıntısını "ertelemiş" olacak. Eğer bir daha 2023-2025 yıllarına benzer bir örüntü yaşanırsa İzmir için çok daha büyük problemler olabilir. Dolayısıyla Allah'ın verdiği bu geçici süre bir fırsat olarak kullanılmalıdır. Bu seneki artış 2025 seviyesini yakalamamızı sağlayacak ama 2024 seviyesini yakalamak zor gibi görünüyor. 2024 seviyesi de geçmiş yıllara göre kurak bir yıl. Yani bu sene yağışlı geçmiş olabilir ama önümüzdeki yıllardaki herhangi bir kuraklık yaşanması durumunda İzmir hala kırılgan.
Ocak ayı son 5 yılın en yağışlı ayı olarak gerçekleşti. Mevcut su yılında yağış miktarı anlık 487 mm olarak geçen senenin üstüne 4 ayda çıkmış oldu. Geçtiğimiz su yılında toplam 462,5 mm yağış gerçekleşmişti.
Şubata girdiğimizde barajların önceki yıllara oranla daha fazla dolduğunu görüyoruz. Bu artış tam olarak yeterli mi? Henüz sürdürülebilir seviyeye daha gelinmediğini düşünüyorum. Ama şubatta da iyi bir yağış öngörülüyor. Yazın azalmayı düşürürsek -ki belediye çalışıyor- daha güvenli seviyelerde bitirilebilir yıl.
Mevcut durumda İzmir için iyi yağış alan bir sene yeterli değil. Kuraklığın olmadığı uzun bir dönem gerekiyor. Dolayısıyla mevcut durumun değişmesi gerekiyor. Bu da farklı havzalardan su alma, tarımda yeni teknolojilere geçme, gri su, arıtma suyu, yeraltı barajı gibi önlemlerle mümkün. Bana kalırsa tabiat İzmir'in problemini bir sene erteledi. Eğer tekrar sorun yaşanmasın isteniyorsa inovatif şeyler yapmak lazım.
Ocak ayı itibarıyla barajlardaki aktif su 61.9 mm3'e düşmüş durumda. Son yılların en düşük seviyesi.
Barajlardaki suyun 59.8 mm3'ü Güzelhisar Barajında. Normalde İzmir'e su vermeyen PETKİM'e ait baraj. Yazdan beri su alınmaya başlandı. Suyun çok fazla kullanılması PETKİM'le çıkar çatışmasına yol açabilir.
Yağışlar Ekim için iyiyken Kasım ve Aralık için bu sene sönük geçti. Ocak'ta ve Şubat'ta yüksek miktarda yağış gelmezse havaların ısındıktan sonraki yağışlar çok etkili olmuyor. 2025-2026 su yılında toplam yağışın minimum 650'ler civarında olması gerekiyor. Bunun da büyük kısmının Mart'a kadar yağmış olması gerekir. Bu senaryoda bile su kesintileri yine devam eder.
Ortalama sıcaklık yükselme trendinde. Daha sıcak yıllar daha yüksek buharlaşma, daha çok kuruluk demek.
Mevcut durumda kullanılan suların birçoğu kuyulardan geliyor. Kuyuların dolması uzun yıllar alabiliyor. İlerleyen zamanlar için kötü haber.
Nüfus giderek artıyor, İzmir her geçen yıl göç alıyor ve daha çok turist ağırlıyor. Talebin artması daha çok yağışa ihtiyaç olduğu anlamına gelebilir.
Bütün bunların İzmir'de her gün su kesilirken, barajların ölü hacmi kullanılırken ve kuyulara yüklenilmişken gerçekleştiğini de hesaba kattığımızda İzmir'i önümüzdeki yaz daha büyük su kesintileri bekliyor gibi görünüyor.
Çevre havzalardan su taşınması bir çözüm olabilir. İstanbul'u ayakta tutan şey bu.
Bir süredir İzmir'in verilerini tutuyorum. Sıcaklık, yağış ve baraj verilerini tek bir grafikte görselleştirdim. Barajlar için izsu, sıcaklık için wunderground, yağış için infoclimat verilerini kullandım.
Ocak 2018'den günümüze gelirken sıcaklık ortalamasının arttığı, yağışların düzensiz olduğu, son yıllardaki yağışların barajlar için yeterli olmadığı (muhtemelen talebin de artmasıyla) görülüyor. Eğer bu kış geçtiğimiz 5 sene gibi yağış alınırsa kuraklıktan kurtulmak kolay olmayacak gibi görünüyor. Beklenti altı yağış gelmesi durumunda ise seneye çok daha büyük kesintiler gelebilir. Ocak 2019 gibi bir yağış gelmesi durumunda ise kuraklık meselesi bir süre ötelenebilir.
Su kesintileri, barajlardaki ölü hacimlerin kullanılması, kuyulara yüklenilmesi gibi palyatif tedbirlerin de uzun vadeli çare olup olmayacakları meçhul.
Kısacası önümüzdeki aylardaki yağış miktarı yazın gerçekleşmesi muhtemel kuraklık için önemli.