Yazın en sevdiğim ayı ağustos. Ağustosu seviyor oluşumun nedeni de yazı sevmiyor olmam. böyle yazınca biraz karmaşık bir hal aldı. Fakat gerçekten nedeni bu, çünkü yaz mevsimsel olarak her ne kadar eylül ayının 23'üne kadar sürse de takvimsel olarak yazın son ayı ağustostur. Eylülde sıcaklar yaşansa bile yaz artık bitmiştir. Yaz psikolojisi insanları bir sonraki haziran ayında ziyaret etmek üzere ayrılmış, kış hazırlıkları başlamıştır.
Ağustos da yazın gidiciliğini hatırlatır. Kışlık konserve telaşı başlar, tatilciler yavaş yavaş evlerine dönme eğilimine girer. Kıyafet mağazalarının reyonlarında sweatshirtler boy gösterir.
Elbette bu yazdıklarım yazı sevenler için hüzünlü ve gelmesini istemedikleri bir zamanı simgeliyor. Yazı sevmeyen hava delileriyse beni anlayacaktır. Hatta kışı çok sevmeme rağmen yazın gidişi kışın gelişinden daha mutlu eder beni. Uzun bir süre için sıcakta kavrulmaktan, günün çoğunu mayışmış bir şekilde tembellikle geçirmekten, dışarı çıkmanın işkence haline gelmesinden, güneşten kaçınmaktan ve en önemlisi rahatsız edici böceklerden kurtuluşun müjdeliyicisidir yazın bitişi.
Bugün ağustos ayı başladı, bir yaz daha bitmek üzere. Evlerde kaynatılan kışlık domateslerin kokusu sokakları saracak. Kırtasiye malzemeleri marketlerde yerini alacak. Ağaçlar yaprak dökmenin hazırlığında. Eylülse çok yakında.